Yaşamak Üç Defa — Seyit Göktepe

Yaşamak Üç Defa
Seyit GöktepeEverest Yayınları
Yaşamak Üç Defa
Seyit GöktepeYazmak tek işim Altın bilezik koluma Gönlüme zincir Bir idim söz bağına girdim Beş idim güle vuruldum aşka erdim On beş idim gençliğimin denizinde fırtınada sınandım Sınavlara girdim Sınıfımı her sene iftiharla geçtim Yirmi idim bir başka baktım kâinata Güvercin donunda ceme girdim Yirmi beş sabah saatlerinde penceresini açtım odanın rüzgârı dinledim Başka kitaplar başka suretler değişirdim sahaflardan zamanla Her birini özüme vazgeçilmez kılavuz bildim Kardeşlerim oldu sözcüklerden Kardeşlerim oldu söz ateşinde pervane Oturdum sohbet ettim Yüz bin çiçekten bir lokmacık bala düşmekti niyetim Ağzımda kalan tadı ömrümün manası belledim Otuz idim şükür her hikâyemde bir kez daha özümü sözüm ile şerh ettim Çıplağım ruhumla dağlanıyor etim İnsan alemin içindedir Alem insanın içinde Yaşamak Üç Defa daki öykülerde Seyit Göktepe bu birliğin işaretlerini arıyor Görünen âlemin sesini müziğini kokusunu tadını rengini kalbinde ve aklında pişirip görünmeyenin sırrına açılıyor Ve bu arayıştan doğan efsun ile yazının sonsuzluğuna sığmıyor Yeryüzünde var olmanın göğe bakmanın suyu ateşi toprağı ve rüzgârı duymanın bir iken bin bin iken bir olmanın coşkunluğu içinde yaşamanın özüne ermeye çalışıyor

Everest Yayınları
Yazmak tek işim Altın bilezik koluma Gönlüme zincir Bir idim söz bağına girdim Beş idim güle vuruldum aşka erdim On beş idim gençliğimin denizinde fırtınada sınandım Sınavlara girdim Sınıfımı her sene iftiharla geçtim Yirmi idim bir başka baktım kâinata Güvercin donunda ceme girdim Yirmi beş sabah saatlerinde penceresini açtım odanın rüzgârı dinledim Başka kitaplar başka suretler değişirdim sahaflardan zamanla Her birini özüme vazgeçilmez kılavuz bildim Kardeşlerim oldu sözcüklerden Kardeşlerim oldu söz ateşinde pervane Oturdum sohbet ettim Yüz bin çiçekten bir lokmacık bala düşmekti niyetim Ağzımda kalan tadı ömrümün manası belledim Otuz idim şükür her hikâyemde bir kez daha özümü sözüm ile şerh ettim Çıplağım ruhumla dağlanıyor etim İnsan âlemin içindedir Âlem insanın içinde Yaşamak Üç Defa daki öykülerde Seyit Göktepe bu birliğin işaretlerini arıyor Görünen âlemin sesini müziğini kokusunu tadını rengini kalbinde ve aklında pişirip görünmeyenin sırrına açılıyor Ve bu arayıştan doğan efsun ile yazının sonsuzluğuna sığmıyor Yeryüzünde var olmanın göğe bakmanın suyu ateşi toprağı ve rüzgârı duymanın bir iken bin bin iken bir olmanın coşkunluğu içinde yaşamanın özüne ermeye çalışıyor

Everest Yayınları
Yazmak tek işim Altın bilezik koluma Gönlüme zincir Bir idim söz bağına girdim Beş idim güle vuruldum aşka erdim On beş idim gençliğimin denizinde fırtınada sınandım Sınavlara girdim Sınıfımı her sene iftiharla geçtim Yirmi idim bir başka baktım kâinata Güvercin donunda ceme girdim Yirmi beş sabah saatlerinde penceresini açtım odanın rüzgârı dinledim Başka kitaplar başka suretler değişirdim sahaflardan zamanla Her birini özüme vazgeçilmez kılavuz bildim Kardeşlerim oldu sözcüklerden Kardeşlerim oldu söz ateşinde pervane Oturdum sohbet ettim Yüz bin çiçekten bir lokmacık bala düşmekti niyetim Ağzımda kalan tadı ömrümün manası belledim Otuz idim şükür her hikâyemde bir kez daha özümü sözüm ile şerh ettim Çıplağım ruhumla dağlanıyor etim İnsan âlemin içindedir Âlem insanın içinde Yaşamak Üç Defa daki öykülerde Seyit Göktepe bu birliğin işaretlerini arıyor Görünen âlemin sesini müziğini kokusunu tadını rengini kalbinde ve aklında pişirip görünmeyenin sırrına açılıyor Ve bu arayıştan doğan efsun ile yazının sonsuzluğuna sığmıyor Yeryüzünde var olmanın göğe bakmanın suyu ateşi toprağı ve rüzgârı duymanın bir iken bin bin iken bir olmanın coşkunluğu içinde yaşamanın özüne ermeye çalışıyor

Everest Yayınları
Yazmak tek işim Altın bilezik koluma Gönlüme zincir Bir idim söz bağına girdim Beş idim güle vuruldum aşka erdim On beş idim gençliğimin denizinde fırtınada sınandım Sınavlara girdim Sınıfımı her sene iftiharla geçtim Yirmi idim bir başka baktım kâinata Güvercin donunda ceme girdim Yirmi beş sabah saatlerinde penceresini açtım odanın rüzgârı dinledim Başka kitaplar başka suretler değişirdim sahaflardan zamanla Her birini özüme vazgeçilmez kılavuz bildim Kardeşlerim oldu sözcüklerden Kardeşlerim oldu söz ateşinde pervane Oturdum sohbet ettim Yüz bin çiçekten bir lokmacık bala düşmekti niyetim Ağzımda kalan tadı ömrümün manası belledim Otuz idim şükür her hikâyemde bir kez daha özümü sözüm ile şerh ettim Çıplağım ruhumla dağlanıyor etim İnsan âlemin içindedir Âlem insanın içinde Yaşamak Üç Defa 39 daki öykülerde Seyit Göktepe bu birliğin işaretlerini arıyor Görünen âlemin sesini müziğini kokusunu tadını rengini kalbinde ve aklında pişirip görünmeyenin sırrına açılıyor Ve bu arayıştan doğan efsun ile yazının sonsuzluğuna sığmıyor Yeryüzünde var olmanın göğe bakmanın suyu ateşi toprağı ve rüzgârı duymanın bir iken bin bin iken bir olmanın coşkunluğu içinde yaşamanın özüne ermeye çalışıyor

Everest Yayınları
Yazmak tek işim Altın bilezik koluma Gönlüme zincir Bir idim söz bağına girdim Beş idim güle vuruldum aşka erdim On beş idim gençliğimin denizinde fırtınada sınandım Sınavlara girdim Sınıfımı her sene iftiharla geçtim Yirmi idim bir başka baktım kâinata Güvercin donunda ceme girdim Yirmi beş sabah saatlerinde penceresini açtım odanın rüzgârı dinledim Başka kitaplar başka suretler değişirdim sahaflardan zamanla Her birini özüme vazgeçilmez kılavuz bildim Kardeşlerim oldu sözcüklerden Kardeşlerim oldu söz ateşinde pervane Oturdum sohbet ettim Yüz bin çiçekten bir lokmacık bala düşmekti niyetim Ağzımda kalan tadı ömrümün manası belledim Otuz idim şükür her hikâyemde bir kez daha özümü sözüm ile şerh ettim Çıplağım ruhumla dağlanıyor etim İnsan âlemin içindedir Âlem insanın içinde Yaşamak Üç Defa daki öykülerde Seyit Göktepe bu birliğin işaretlerini arıyor Görünen âlemin sesini müziğini kokusunu tadını rengini kalbinde ve aklında pişirip görünmeyenin sırrına açılıyor Ve bu arayıştan doğan efsun ile yazının sonsuzluğuna sığmıyor Yeryüzünde var olmanın göğe bakmanın suyu ateşi toprağı ve rüzgârı duymanın bir iken bin bin iken bir olmanın coşkunluğu içinde yaşamanın özüne ermeye çalışıyor Sayfa Sayısı 122 Baskı Yılı 2010 Dili Türkçe Yayınevi Everest Yayınları

Everest Yayınları
Yazmak tek işim Altın bilezik koluma Gönlüme zincir Bir idim söz bağına girdim Beş idim güle vuruldum aşka erdim On beş idim gençliğimin denizinde fırtınada sınandım Sınavlara girdim Sınıfımı her sene iftiharla geçtim Yirmi idim bir başka baktım kâinata Güvercin donunda ceme girdim Yirmi beş sabah saatlerinde penceresini açtım odanın rüzgârı dinledim Başka kitaplar başka suretler değişirdim sahaflardan zamanla Her birini özüme vazgeçilmez kılavuz bildim Kardeşlerim oldu sözcüklerden Kardeşlerim oldu söz ateşinde pervane Oturdum sohbet ettim Yüz bin çiçekten bir lokmacık bala düşmekti niyetim Ağzımda kalan tadı ömrümün manası belledim Otuz idim şükür her hikâyemde bir kez daha özümü sözüm ile şerh ettim Çıplağım ruhumla dağlanıyor etim İnsan âlemin içindedir Âlem insanın içinde Yaşamak Üç Defa daki öykülerde Seyit Göktepe bu birliğin işaretlerini arıyor Görünen âlemin sesini müziğini kokusunu tadını rengini kalbinde ve aklında pişirip görünmeyenin sırrına açılıyor Ve bu arayıştan doğan efsun ile yazının sonsuzluğuna sığmıyor Yeryüzünde var olmanın göğe bakmanın suyu ateşi toprağı ve rüzgârı duymanın bir iken bin bin iken bir olmanın coşkunluğu içinde yaşamanın özüne ermeye çalışıyor

EVEREST YAYINLARI
Yazmak tek işim Altın bilezik koluma Gönlüme zincir Bir idim söz bağına girdim Beş idim güle vuruldum aşka erdim On beş idim gençliğimin denizinde fırtınada sınandım Sınavlara girdim Sınıfımı her sene iftiharla geçtim Yirmi idim bir başka baktım kâinata Güvercin donunda ceme girdim Yirmi beş sabah saatlerinde penceresini açtım odanın rüzgârı dinledim Başka kitaplar başka suretler değişirdim sahaflardan zamanla Her birini özüme vazgeçilmez kılavuz bildim Kardeşlerim oldu sözcüklerden Kardeşlerim oldu söz ateşinde pervane Oturdum sohbet ettim Yüz bin çiçekten bir lokmacık bala düşmekti niyetim Ağzımda kalan tadı ömrümün manası belledim Otuz idim şükür her hikâyemde bir kez daha özümü sözüm ile şerh ettim Çıplağım ruhumla dağlanıyor etim İnsan âlemin içindedir Âlem insanın içinde Yaşamak Üç Defa daki öykülerde Seyit Göktepe bu birliğin işaretlerini arıyor Görünen âlemin sesini müziğini kokusunu tadını rengini kalbinde ve aklında pişirip görünmeyenin sırrına açılıyor Ve bu arayıştan doğan efsun ile yazının sonsuzluğuna sığmıyor Yeryüzünde var olmanın göğe bakmanın suyu ateşi toprağı ve rüzgârı duymanın bir iken bin bin iken bir olmanın coşkunluğu içinde yaşamanın özüne ermeye çalışıyor

Everest
Yazmak tek işim Altın bilezik koluma Gönlüme zincir Bir idim söz bağına girdim Beş idim güle vuruldum aşka erdim On beş idim gençliğimin denizinde fırtınada sınandım Sınavlara girdim Sınıfımı her sene iftiharla geçtim Yirmi idim bir başka baktım kâinata Güvercin donunda ceme girdim Yirmi beş sabah saatlerinde penceresini açtım odanın rüzgârı dinledim Başka kitaplar başka suretler değişirdim sahaflardan zamanla Her birini özüme vazgeçilmez kılavuz bildim Kardeşlerim oldu sözcüklerden Kardeşlerim oldu söz ateşinde pervane Oturdum sohbet ettim Yüz bin çiçekten bir lokmacık bala düşmekti niyetim Ağzımda kalan tadı ömrümün manası belledim Otuz idim şükür her hikâyemde bir kez daha özümü sözüm ile şerh ettim Çıplağım ruhumla dağlanıyor etim İnsan âlemin içindedir Âlem insanın içinde Yaşamak Üç Defa daki öykülerde Seyit Göktepe bu birliğin işaretlerini arıyor Görünen âlemin sesini müziğini kokusunu tadını rengini kalbinde ve aklında pişirip görünmeyenin sırrına açılıyor Ve bu arayıştan doğan efsun ile yazının sonsuzluğuna sığmıyor Yeryüzünde var olmanın göğe bakmanın suyu ateşi toprağı ve rüzgârı duymanın bir iken bin bin iken bir olmanın coşkunluğu içinde yaşamanın özüne ermeye çalışıyor

Everest Yayınları
Yazmak tek işim Altın bilezik koluma Gönlüme zincir Bir idim söz bağına girdim Beş idim güle vuruldum aşka erdim On beş idim gençliğimin denizinde fırtınada sınandım Sınavlara girdim Sınıfımı her sene iftiharla geçtim Yirmi idim bir başka baktım kâinata Güvercin donunda ceme girdim Yirmi beş sabah saatlerinde penceresini açtım odanın rüzgârı dinledim Başka kitaplar başka suretler değişirdim sahaflardan zamanla Her birini özüme vazgeçilmez kılavuz bildim Kardeşlerim oldu sözcüklerden Kardeşlerim oldu söz ateşinde pervane Oturdum sohbet ettim Yüz bin çiçekten bir lokmacık bala düşmekti niyetim Ağzımda kalan tadı ömrümün manası belledim Otuz idim şükür her hikâyemde bir kez daha özümü sözüm ile şerh ettim Çıplağım ruhumla dağlanıyor etim İnsan alemin içindedir Alem insanın içinde Yaşamak Üç Defa daki öykülerde Seyit Göktepe bu birliğin işaretlerini arıyor Görünen âlemin sesini müziğini kokusunu tadını rengini kalbinde ve aklında pişirip görünmeyenin sırrına açılıyor Ve bu arayıştan doğan efsun ile yazının sonsuzluğuna sığmıyor Yeryüzünde var olmanın göğe bakmanın suyu ateşi toprağı ve rüzgârı duymanın bir iken bin bin iken bir olmanın coşkunluğu içinde yaşamanın özüne ermeye çalışıyor

Everest Yayınları - Öykü Dizisi
Yazmak tek işim Altın bilezik koluma Gönlüme zincir Bir idim söz bağına girdim Beş idim güle vuruldum aşka erdim On beş idim gençliğimin denizinde fırtınada sınandım Sınavlara girdim Sınıfımı her sene iftiharla geçtim Yirmi idim bir başka baktım kâinata Güvercin donunda ceme girdim Yirmi beş sabah saatlerinde penceresini açtım odanın rüzgârı dinledim Başka kitaplar başka suretler değişirdim sahaflardan zamanla Her birini özüme vazgeçilmez kılavuz bildim Kardeşlerim oldu sözcüklerden Kardeşlerim oldu söz ateşinde pervane Oturdum sohbet ettim Yüz bin çiçekten bir lokmacık bala düşmekti niyetim Ağzımda kalan tadı ömrümün manası belledim Otuz idim şükür her hikâyemde bir kez daha özümü sözüm ile şerh ettim Çıplağım ruhumla dağlanıyor etim İnsan âlemin içindedir Âlem insanın içinde Yaşamak Üç Defa daki öykülerde Seyit Göktepe bu birliğin işaretlerini arıyor Görünen âlemin sesini müziğini kokusunu tadını rengini kalbinde ve aklında pişirip görünmeyenin sırrına açılıyor Ve bu arayıştan doğan efsun ile yazının sonsuzluğuna sığmıyor Yeryüzünde var olmanın göğe bakmanın suyu ateşi toprağı ve rüzgârı duymanın bir iken bin bin iken bir olmanın coşkunluğu içinde yaşamanın özüne ermeye çalışıyor Sayfa Sayısı 122Baskı Yılı 2010Dili TürkçeYayınevi Everest Yayınları

Yazmak tek işim Altın bilezik koluma Gönlüme zincir Bir idim söz bağına girdim Beş idim güle vuruldum aşka erdim On beş idim gençliğimin denizinde fırtınada sınandım Sınavlara girdim Sınıfımı her sene iftiharla geçtim Yirmi idim bir başka baktım kâinata Güvercin donunda ceme girdim Yirmi beş sabah saatlerinde penceresini açtım odanın rüzgârı dinledim Başka kitaplar başka suretler değişirdim sahaflardan zamanla Her birini özüme vazgeçilmez kılavuz bildim Kardeşlerim oldu sözcüklerden Kardeşlerim oldu söz ateşinde pervane Oturdum sohbet ettim Yüz bin çiçekten bir lokmacık bala düşmekti niyetim Ağzımda kalan tadı ömrümün manası belledim