Yaşamayı Bilme Sanatı Görgü — Belma Aksun

Yaşamayı Bilme Sanatı Görgü
Belma AksunÖtüken Neşriyat
Yaşamayı Bilme Sanatı Görgü
Belma AksunAda vapuruna binmiş inanılmaz bir karmaşa itiş kakışla güverteye çıkıyorduk Arkamdaki delikanlıların neredeyse sırtımdan atlayıp öne geçme telaşında olduklarını farkettim Dehşet bir şeydi Ellerinden gelse üzerimize basıp ezip geçeceklerdi önümüze Bunlar o ataların torunları mıydı Hani vapurdan inerken birbirlerine yol vermeleri yüzünden bir semte Beylerbeyi adının verilmesine sebep olan o beyfendi saygı nezaket kibarlık âbidesi insanların ahfadından mıydılar gerçekten Sokakta trende tramvayda parkta bahçede vb hemen her yerde gözle görülür bir kabalık vurdumduymazlık kol geziyor gibiydi Pek kimse de bundan şikayetçi görünmüyor kaba nezaketsiz olduğunu fark etmiyor harala gürele mutlu mesut yaşayıp duruyordu işte Yani kimsenin terbiyeli nazik kibar olayım kendime bir çeki düzen vereyim diye bir derdi yok gibiydi Oysa makine için yağ ne kadar elzemse toplum için de terbiye ve nezaket o kadar elzem di Kim bilir belki de kimi çocukların birden boy atıp serpiliverdikleri için ne yapacaklarını nasıl davranacaklarını bilmedikleri gibi biz de pek kısacık bir sürede büyük değişim dönüşüm geçirmiş zenginleşip gelişivermiştik de onun hazımsızlığını şaşkınlığını yaşadığımız uyum zorluğu çektiğimiz bir geçiş dönemi geçiriyorduk İşte böyle bir dönemde GÖRGÜ kitabı çıkartmak akıntıya kürek çekmek olur Neye yarar kim alır okur ki demeyip Nasrettin Hoca nın göle maya çalması misali ilk baskısı 1980 yılında yayımlanmış Yaşamayı Bilme Sanatı GÖRGÜ nin yeni bölümler eklenip yerli yabancı anektodlarla zenginleştirilerek yeni baştan kaleme alınmış baskısı bu kitap Sadece bir GÖRGÜ kitabı olarak değil aynı zamanda akıcı üslubuyla zevkle keyfle okunabilecek sık sık başvurulabilecek bir başucu kitabı

Ötüken Neşriyat
Ada vapuruna binmiş inanılmaz bir karmaşa itiş kakışla güverteye çıkıyorduk Arkamdaki delikanlıların neredeyse sırtımdan atlayıp öne geçme telaşında olduklarını farkettim Dehşet bir şeydi Ellerinden gelse üzerimize basıp ezip geçeceklerdi önümüze Bunlar o ataların torunları mıydı Hani vapurdan inerken birbirlerine yol vermeleri yüzünden bir semte Beylerbeyi adının verilmesine sebep olan o beyfendi saygı nezaket kibarlık âbidesi insanların ahfadından mıydılar gerçekten Sokakta trende tramvayda parkta bahçede vb hemen her yerde gözle görülür bir kabalık vurdumduymazlık kol geziyor gibiydi Pek kimse de bundan şikayetçi görünmüyor kaba nezaketsiz olduğunu fark etmiyor harala gürele mutlu mesut yaşayıp duruyordu işte Yani kimsenin terbiyeli nazik kibar olayım kendime bir çeki düzen vereyim diye bir derdi yok gibiydi Oysa makine için yağ ne kadar elzemse toplum için de terbiye ve nezaket o kadar elzem di Kim bilir belki de kimi çocukların birden boy atıp serpiliverdikleri için ne yapacaklarını nasıl davranacaklarını bilmedikleri gibi biz de pek kısacık bir sürede büyük değişim dönüşüm geçirmiş zenginleşip gelişivermiştik de onun hazımsızlığını şaşkınlığını yaşadığımız uyum zorluğu çektiğimiz bir geçiş dönemi geçiriyorduk İşte böyle bir dönemde Görgü kitabı çıkartmak akıntıya kürek çekmek olur Neye yarar kim alır okur ki demeyip Nasrettin Hoca nın göle maya çalması misali ilk baskısı 1980 yılında yayımlanmış Yaşamayı Bilme Sanatı Görgü nin yeni bölümler eklenip yerli yabancı anektodlarla zenginleştirilerek yeni baştan kaleme alınmış baskısı bu kitap Sadece bir Görgü kitabı olarak değil aynı zamanda akıcı üslubuyla zevkle keyfle okunabilecek sık sık başvurulabilecek bir başucu kitabı
Yaşamayı Bilme Sanatı Görgü
Belma Aksun
Ötüken Neşriyat
Ada vapuruna binmiş inanılmaz bir karmaşa itiş kakışla güverteye çıkıyorduk Arkamdaki delikanlıların neredeyse sırtımdan atlayıp öne geçme telaşında olduklarını farkettim Dehşet bir şeydi Ellerinden gelse üzerimize basıp ezip geçeceklerdi önümüze Bunlar o ataların torunları mıydı Hani vapurdan inerken birbirlerine yol vermeleri yüzünden bir semte Beylerbeyi adının verilmesine sebep olan o beyfendi saygı nezaket kibarlık âbidesi insanların ahfadından mıydılar gerçekten Sokakta trende tramvayda parkta bahçede vb hemen her yerde gözle görülür bir kabalık vurdumduymazlık kol geziyor gibiydi Pek kimse de bundan şikayetçi görünmüyor kaba nezaketsiz olduğunu fark etmiyor harala gürele mutlu mesut yaşayıp duruyordu işte Yani kimsenin terbiyeli nazik kibar olayım kendime bir çeki düzen vereyim diye bir derdi yok gibiydi Oysa makine için yağ ne kadar elzemse toplum için de terbiye ve nezaket o kadar elzem di Kim bilir belki de kimi çocukların birden boy atıp serpiliverdikleri için ne yapacaklarını nasıl davranacaklarını bilmedikleri gibi biz de pek kısacık bir sürede büyük değişim dönüşüm geçirmiş zenginleşip gelişivermiştik de onun hazımsızlığını şaşkınlığını yaşadığımız uyum zorluğu çektiğimiz bir geçiş dönemi geçiriyorduk İşte böyle bir dönemde Görgü kitabı çıkartmak akıntıya kürek çekmek olur Neye yarar kim alır okur ki demeyip Nasrettin Hoca nın göle maya çalması misali ilk baskısı 1980 yılında yayımlanmış Yaşamayı Bilme Sanatı Görgü nin yeni bölümler eklenip yerli yabancı anektodlarla zenginleştirilerek yeni baştan kaleme alınmış baskısı bu kitap Sadece birGörgü kitabı olarak değil aynı zamanda akıcı üslubuyla zevkle keyfle okunabilecek sık sık başvurulabilecek bir başucu kitabı

Ötüken Neşriyat
Ada vapuruna binmiş inanılmaz bir karmaşa itiş kakışla güverteye çıkıyorduk Arkamdaki delikanlıların neredeyse sırtımdan atlayıp öne geçme telaşında olduklarını farkettim Dehşet bir şeydi Ellerinden gelse üzerimize basıp ezip geçeceklerdi önümüze Bunlar o ataların torunları mıydı Hani vapurdan inerken birbirlerine yol vermeleri yüzünden bir semte Beylerbeyi adının verilmesine sebep olan o beyfendi saygı nezaket kibarlık âbidesi insanların ahfadından mıydılar gerçekten Sokakta trende tramvayda parkta bahçede vb hemen her yerde gözle görülür bir kabalık vurdumduymazlık kol geziyor gibiydi Pek kimse de bundan şikayetçi görünmüyor kaba nezaketsiz olduğunu fark etmiyor harala gürele mutlu mesut yaşayıp duruyordu işte Yani kimsenin terbiyeli nazik kibar olayım kendime bir çeki düzen vereyim diye bir derdi yok gibiydi Oysa makine için yağ ne kadar elzemse toplum için de terbiye ve nezaket o kadar elzem di Kim bilir belki de kimi çocukların birden boy atıp serpiliverdikleri için ne yapacaklarını nasıl davranacaklarını bilmedikleri gibi biz de pek kısacık bir sürede büyük değişim dönüşüm geçirmiş zenginleşip gelişivermiştik de onun hazımsızlığını şaşkınlığını yaşadığımız uyum zorluğu çektiğimiz bir geçiş dönemi geçiriyorduk İşte böyle bir dönemde GÖRGÜ kitabı çıkartmak akıntıya kürek çekmek olur Neye yarar kim alır okur ki demeyip Nasrettin Hoca nın göle maya çalması misali ilk baskısı 1980 yılında yayımlanmış Yaşamayı Bilme Sanatı GÖRGÜ nin yeni bölümler eklenip yerli yabancı anektodlarla zenginleştirilerek yeni baştan kaleme alınmış baskısı bu kitap Sadece bir GÖRGÜ kitabı olarak değil aynı zamanda akıcı üslubuyla zevkle keyfle okunabilecek sık sık başvurulabilecek bir başucu kitabı

Ötüken Neşriyat
Ada vapuruna binmiş inanılmaz bir karmaşa itiş kakışla güverteye çıkıyorduk Arkamdaki delikanlıların neredeyse sırtımdan atlayıp öne geçme telaşında olduklarını farkettim Dehşet bir şeydi Ellerinden gelse üzerimize basıp ezip geçeceklerdi önümüze Bunlar o ataların torunları mıydı Hani vapurdan inerken birbirlerine yol vermeleri yüzünden bir semte Beylerbeyi adının verilmesine sebep olan o beyfendi saygı nezaket kibarlık âbidesi insanların ahfadından mıydılar gerçekten Sokakta trende tramvayda parkta bahçede vb hemen her yerde gözle görülür bir kabalık vurdumduymazlık kol geziyor gibiydi Pek kimse de bundan şikayetçi görünmüyor kaba nezaketsiz olduğunu fark etmiyor harala gürele mutlu mesut yaşayıp duruyordu işte Yani kimsenin terbiyeli nazik kibar olayım kendime bir çeki düzen vereyim diye bir derdi yok gibiydi Oysa makine için yağ ne kadar elzemse toplum için de terbiye ve nezaket o kadar elzem di Kim bilir belki de kimi çocukların birden boy atıp serpiliverdikleri için ne yapacaklarını nasıl davranacaklarını bilmedikleri gibi biz de pek kısacık bir sürede büyük değişim dönüşüm geçirmiş zenginleşip gelişivermiştik de onun hazımsızlığını şaşkınlığını yaşadığımız uyum zorluğu çektiğimiz bir geçiş dönemi geçiriyorduk İşte böyle bir dönemde GÖRGÜ kitabı çıkartmak akıntıya kürek çekmek olur Neye yarar kim alır okur ki demeyip Nasrettin Hoca nın göle maya çalması misali ilk baskısı 1980 yılında yayımlanmış Yaşamayı Bilme Sanatı GÖRGÜ nin yeni bölümler eklenip yerli yabancı anektodlarla zenginleştirilerek yeni baştan kaleme alınmış baskısı bu kitap Sadece bir GÖRGÜ kitabı olarak değil aynı zamanda akıcı üslubuyla zevkle keyfle okunabilecek sık sık başvurulabilecek bir başucu kitabı

Ötüken Neşriyat
Ada vapuruna binmiş inanılmaz bir karmaşa itiş kakışla güverteye çıkıyorduk Arkamdaki delikanlıların neredeyse sırtımdan atlayıp öne geçme telaşında olduklarını farkettim Dehşet bir şeydi Ellerinden gelse üzerimize basıp ezip geçeceklerdi önümüze Bunlar o ataların torunları mıydı Hani vapurdan inerken birbirlerine yol vermeleri yüzünden bir semte Beylerbeyi adının verilmesine sebep olan o beyfendi saygı nezaket kibarlık âbidesi insanların ahfadından mıydılar gerçekten Sokakta trende tramvayda parkta bahçede vb hemen her yerde gözle görülür bir kabalık vurdumduymazlık kol geziyor gibiydi Pek kimse de bundan şikayetçi görünmüyor kaba nezaketsiz olduğunu fark etmiyor harala gürele mutlu mesut yaşayıp duruyordu işte Yani kimsenin terbiyeli nazik kibar olayım kendime bir çeki düzen vereyim diye bir derdi yok gibiydi Oysa makine için yağ ne kadar elzemse toplum için de terbiye ve nezaket o kadar elzem di Kim bilir belki de kimi çocukların birden boy atıp serpiliverdikleri için ne yapacaklarını nasıl davranacaklarını bilmedikleri gibi biz de pek kısacık bir sürede büyük değişim dönüşüm geçirmiş zenginleşip gelişivermiştik de onun hazımsızlığını şaşkınlığını yaşadığımız uyum zorluğu çektiğimiz bir geçiş dönemi geçiriyorduk İşte böyle bir dönemde Görgü kitabı çıkartmak akıntıya kürek çekmek olur Neye yarar kim alır okur ki demeyip Nasrettin Hoca nın göle maya çalması misali ilk baskısı 1980 yılında yayımlanmış Yaşamayı Bilme Sanatı Görgü nin yeni bölümler eklenip yerli yabancı anektodlarla zenginleştirilerek yeni baştan kaleme alınmış baskısı bu kitap Sadece bir Görgü kitabı olarak değil aynı zamanda akıcı üslubuyla zevkle keyfle okunabilecek sık sık başvurulabilecek bir başucu kitabı

Ötüken Neşriyat
Ada vapuruna binmiş inanılmaz bir karmaşa itiş kakışla güverteye çıkıyorduk Arkamdaki delikanlıların neredeyse sırtımdan atlayıp öne geçme telaşında olduklarını farkettim Dehşet bir şeydi Ellerinden gelse üzerimize basıp ezip geçeceklerdi önümüze Bunlar o ataların torunları mıydı Hani vapurdan inerken birbirlerine yol vermeleri yüzünden bir semte Beylerbeyi adının verilmesine sebep olan o beyfendi saygı nezaket kibarlık âbidesi insanların ahfadından mıydılar gerçekten Sokakta trende tramvayda parkta bahçede vb hemen her yerde gözle görülür bir kabalık vurdumduymazlık kol geziyor gibiydi Pek kimse de bundan şikayetçi görünmüyor kaba nezaketsiz olduğunu fark etmiyor harala gürele mutlu mesut yaşayıp duruyordu işte Yani kimsenin terbiyeli nazik kibar olayım kendime bir çeki düzen vereyim diye bir derdi yok gibiydi Oysa makine için yağ ne kadar elzemse toplum için de terbiye ve nezaket o kadar elzem di Kim bilir belki de kimi çocukların birden boy atıp serpiliverdikleri için ne yapacaklarını nasıl davranacaklarını bilmedikleri gibi biz de pek kısacık bir sürede büyük değişim dönüşüm geçirmiş zenginleşip gelişivermiştik de onun hazımsızlığını şaşkınlığını yaşadığımız uyum zorluğu çektiğimiz bir geçiş dönemi geçiriyorduk İşte böyle bir dönemde GÖRGÜ kitabı çıkartmak akıntıya kürek çekmek olur Neye yarar kim alır okur ki demeyip Nasrettin Hoca nın göle maya çalması misali ilk baskısı 1980 yılında yayımlanmış Yaşamayı Bilme Sanatı GÖRGÜ nin yeni bölümler eklenip yerli yabancı anektodlarla zenginleştirilerek yeni baştan kaleme alınmış baskısı bu kitap Sadece bir GÖRGÜ kitabı olarak değil aynı zamanda akıcı üslubuyla zevkle keyfle okunabilecek sık sık başvurulabilecek bir başucu kitabı Tanıtım Bülteninden

Ötüken Neşriyat
Ada vapuruna binmiş inanılmaz bir karmaşa itiş kakışla güverteye çıkıyorduk Arkamdaki delikanlıların neredeyse sırtımdan atlayıp öne geçme telaşında olduklarını farkettim Dehşet bir şeydi Ellerinden gelse üzerimize basıp ezip geçeceklerdi önümüze Bunlar o ataların torunları mıydı Hani vapurdan inerken birbirlerine yol vermeleri yüzünden bir semte Beylerbeyi adının verilmesine sebep olan o beyfendi saygı nezaket kibarlık âbidesi insanların ahfadından mıydılar gerçekten Sokakta trende tramvayda parkta bahçede vb hemen her yerde gözle görülür bir kabalık vurdumduymazlık kol geziyor gibiydi Pek kimse de bundan şikayetçi görünmüyor kaba nezaketsiz olduğunu fark etmiyor harala gürele mutlu mesut yaşayıp duruyordu işte Yani kimsenin terbiyeli nazik kibar olayım kendime bir çeki düzen vereyim diye bir derdi yok gibiydi Oysa makine için yağ ne kadar elzemse toplum için de terbiye ve nezaket o kadar elzem di Kim bilir belki de kimi çocukların birden boy atıp serpiliverdikleri için ne yapacaklarını nasıl davranacaklarını bilmedikleri gibi biz de pek kısacık bir sürede büyük değişim dönüşüm geçirmiş zenginleşip gelişivermiştik de onun hazımsızlığını şaşkınlığını yaşadığımız uyum zorluğu çektiğimiz bir geçiş dönemi geçiriyorduk İşte böyle bir dönemde GÖRGÜ kitabı çıkartmak akıntıya kürek çekmek olur Neye yarar kim alır okur ki demeyip Nasrettin Hoca nın göle maya çalması misali ilk baskısı 1980 yılında yayımlanmış Yaşamayı Bilme Sanatı GÖRGÜ nin yeni bölümler eklenip yerli yabancı anektodlarla zenginleştirilerek yeni baştan kaleme alınmış baskısı bu kitap Sadece bir GÖRGÜ kitabı olarak değil aynı zamanda akıcı üslubuyla zevkle keyfle okunabilecek sık sık başvurulabilecek bir başucu kitabı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img