Yaşlanma Üzerine — Jean Amery

Yaşlanma Üzerine
Jean AmerySel Yayıncılık
Yaşlanma Üzerine
Jean AmeryYaşlanma vaat edildiği gibi bilgeliğe ve huzurlu bir limana yolculuk mudur yoksa bedenin ve zihnin geri döndürülemez bir çöküşe biyolojik bir hiçliğe doğru sürüklenişi mi Jean Améry Yaşlanma Üzerine de bu soruyu her türden sahte iyimserliği elinin tersiyle itip sarsıcı bir dürüstlükle yanıtlarken ne bir teselli ne de bir tür rehberlik sunar Yaşlanmanın modern toplumlarda sıklıkla dile getirildiği gibi ikinci bahar değil insanın düpedüz dünyasızlaşarak kendi içsel zamanına hapsolduğu çetin bir yüzleşme süreci olduğunu anlatır Améry deneyimi ve acıyı görünmez kılan söylemlere şiddetle karşı çıkar Yaşlanma zahmetlidir çilelidir ve ıstırap doludur Üstelik kapitalist düzende de tahammül edilemez bir fazlalıktır Dünyamız varolmak değil meta sahibi olmak üzerine kurulu olduğundan ve yalnızca bir şeye sahip olduğumuzda varolabildiğimizden Améry dünyasızlaşma anlamına gelen yaşlanmanın gerçek anlamıyla mülksüzleşme olduğunu ileri sürer Böylece yaşlanma bir yandan toplumsal olarak inşa edilen benliğin çözülmesine dönüşürken diğer yandan yaşlanan insana kendi varlığıyla gerçek anlamda ilk kez karşı karşıya kalma imkânı verir Marcel Proust Jean Paul Sartre Simone de Beauvoir ve Thomas Mann gibi yazarların yalnızca eserlerini değil bizzat yaşlanan insanlar olarak kendilerini de metne dahil eden Améry biyolojik kültürel ve toplumsal yaşlanmanın birbirine örülerek deneyimlendiği bu nihai yolculuk hakkındaki hakikatle yüzleşmeye okuru kendiyle mutlak anlamda varoluşçu bir hesaplaşmaya çağırıyor Ölüm üzerine düşünülecek hiçbir şey yoktur dâhi de b udala da bu konuda aynı derecedeyetersiz kalır

Sel Yayıncılık
Yaşlanma vaat edildiği gibi bilgeliğe ve huzurlu bir limana yolculuk mudur yoksa bedenin ve zihnin geri döndürülemez bir çöküşe biyolojik bir hiçliğe doğru sürüklenişi mi Jean Améry Yaşlanma Üzerine de bu soruyu her türden sahte iyimserliği elinin tersiyle itip sarsıcı bir dürüstlükle yanıtlarken ne bir teselli ne de bir tür rehberlik sunar Yaşlanmanın modern toplumlarda sıklıkla dile getirildiği gibi ikinci bahar değil insanın düpedüz dünyasızlaşarak kendi içsel zamanına hapsolduğu çetin bir yüzleşme süreci olduğunu anlatır Améry deneyimi ve acıyı görünmez kılan söylemlere şiddetle karşı çıkar Yaşlanma zahmetlidir çilelidir ve ıstırap doludur Üstelik kapitalist düzende de tahammül edilemez bir fazlalıktır Dünyamız varolmak değil meta sahibi olmak üzerine kurulu olduğundan ve yalnızca bir şeye sahip olduğumuzda varolabildiğimizden Améry dünyasızlaşma anlamına gelen yaşlanmanın gerçek anlamıyla mülksüzleşme olduğunu ileri sürer Böylece yaşlanma bir yandan toplumsal olarak inşa edilen benliğin çözülmesine dönüşürken diğer yandan yaşlanan insana kendi varlığıyla gerçek anlamda ilk kez karşı karşıya kalma imkânı verir Marcel Proust Jean Paul Sartre Simone de Beauvoir ve Thomas Mann gibi yazarların yalnızca eserlerini değil bizzat yaşlanan insanlar olarak kendilerini de metne dahil eden Améry biyolojik kültürel ve toplumsal yaşlanmanın birbirine örülerek deneyimlendiği bu nihai yolculuk hakkındaki hakikatle yüzleşmeye okuru kendiyle mutlak anlamda varoluşçu bir hesaplaşmaya çağırıyor Ölüm üzerine düşünülecek hiçbir şey yoktur dâhi de budala da bu konuda aynı derecede yetersiz kalır Tanıtım Bülteninden

Sel Yayıncılık
Yaşlanma vaat edildiği gibi bilgeliğe ve huzurlu bir limana yolculuk mudur yoksa bedenin ve zihnin geri döndürülemez bir çöküşe biyolojik bir hiçliğe doğru sürüklenişi mi Jean Améry Yaşlanma Üzerine de bu soruyu her türden sahte iyimserliği elinin tersiyle itip sarsıcı bir dürüstlükle yanıtlarken ne bir teselli ne de bir tür rehberlik sunar Yaşlanmanın modern toplumlarda sıklıkla dile getirildiği gibi ikinci bahar değil insanın düpedüz dünyasızlaşarak kendi içsel zamanına hapsolduğu çetin bir yüzleşme süreci olduğunu anlatır Améry deneyimi ve acıyı görünmez kılan söylemlere şiddetle karşı çıkar Yaşlanma zahmetlidir çilelidir ve ıstırap doludur Üstelik kapitalist düzende de tahammül edilemez bir fazlalıktır Dünyamız varolmak değil meta sahibi olmak üzerine kurulu olduğundan ve yalnızca bir şeye sahip olduğumuzda varolabildiğimizden Améry dünyasızlaşma anlamına gelen yaşlanmanın gerçek anlamıyla mülksüzleşme olduğunu ileri sürer Böylece yaşlanma bir yandan toplumsal olarak inşa edilen benliğin çözülmesine dönüşürken diğer yandan yaşlanan insana kendi varlığıyla gerçek anlamda ilk kez karşı karşıya kalma imkânı verir Marcel Proust Jean Paul Sartre Simone de Beauvoir ve Thomas Mann gibi yazarların yalnızca eserlerini değil bizzat yaşlanan insanlar olarak kendilerini de metne dahil eden Améry biyolojik kültürel ve toplumsal yaşlanmanın birbirine örülerek deneyimlendiği bu nihai yolculuk hakkındaki hakikatle yüzleşmeye okuru kendiyle mutlak anlamda varoluşçu bir hesaplaşmaya çağırıyor Ölüm üzerine düşünülecek hiçbir şey yoktur dâhi de budala da bu konuda aynı derecedeyetersiz kalır

Sel Yayıncılık
Yaşlanma vaat edildiği gibi bilgeliğe ve huzurlu bir limana yolculuk mudur yoksa bedenin ve zihnin geri döndürülemez bir çöküşe biyolojik bir hiçliğe doğru sürüklenişi mi Jean Améry Yaşlanma Üzerine de bu soruyu her türden sahte iyimserliği elinin tersiyle itip sarsıcı bir dürüstlükle yanıtlarken ne bir teselli ne de bir tür rehberlik sunar Yaşlanmanın modern toplumlarda sıklıkla dile getirildiği gibi ikinci bahar değil insanın düpedüz dünyasızlaşarak kendi içsel zamanına hapsolduğu çetin bir yüzleşme süreci olduğunu anlatır Améry deneyimi ve acıyı görünmez kılan söylemlere şiddetle karşı çıkar Yaşlanma zahmetlidir çilelidir ve ıstırap doludur Üstelik kapitalist düzende de tahammül edilemez bir fazlalıktır Dünyamız varolmak değil meta sahibi olmak üzerine kurulu olduğundan ve yalnızca bir şeye sahip olduğumuzda varolabildiğimizden Améry dünyasızlaşma anlamına gelen yaşlanmanın gerçek anlamıyla mülksüzleşme olduğunu ileri sürer Böylece yaşlanma bir yandan toplumsal olarak inşa edilen benliğin çözülmesine dönüşürken diğer yandan yaşlanan insana kendi varlığıyla gerçek anlamda ilk kez karşı karşıya kalma imkânı verir Marcel Proust Jean Paul Sartre Simone de Beauvoir ve Thomas Mann gibi yazarların yalnızca eserlerini değil bizzat yaşlanan insanlar olarak kendilerini de metne dahil eden Améry biyolojik kültürel ve toplumsal yaşlanmanın birbirine örülerek deneyimlendiği bu nihai yolculuk hakkındaki hakikatle yüzleşmeye okuru kendiyle mutlak anlamda varoluşçu bir hesaplaşmaya çağırıyor Ölüm üzerine düşünülecek hiçbir şey yoktur dâhi de budala da bu konuda aynı derecedeyetersiz kalır

Sel Yayıncılık
Yaşlanma vaat edildiği gibi bilgeliğe ve huzurlu bir limana yolculuk mudur yoksa bedenin ve zihnin geri döndürülemez bir çöküşe biyolojik bir hiçliğe doğru sürüklenişi mi Jean Améry Yaşlanma Üzerine de bu soruyu her türden sahte iyimserliği elinin tersiyle itip sarsıcı bir dürüstlükle yanıtlarken ne bir teselli ne de bir tür rehberlik sunar Yaşlanmanın modern toplumlarda sıklıkla dile getirildiği gibi ikinci bahar değil insanın düpedüz dünyasızlaşarak kendi içsel zamanına hapsolduğu çetin bir yüzleşme süreci olduğunu anlatır Améry deneyimi ve acıyı görünmez kılan söylemlere şiddetle karşı çıkar Yaşlanma zahmetlidir çilelidir ve ıstırap doludur Üstelik kapitalist düzende de tahammül edilemez bir fazlalıktır Dünyamız varolmak değil meta sahibi olmak üzerine kurulu olduğundan ve yalnızca bir şeye sahip olduğumuzda varolabildiğimizden Améry dünyasızlaşma anlamına gelen yaşlanmanın gerçek anlamıyla mülksüzleşme olduğunu ileri sürer Böylece yaşlanma bir yandan toplumsal olarak inşa edilen benliğin çözülmesine dönüşürken diğer yandan yaşlanan insana kendi varlığıyla gerçek anlamda ilk kez karşı karşıya kalma imkânı verir Marcel Proust Jean Paul Sartre Simone de Beauvoir ve Thomas Mann gibi yazarların yalnızca eserlerini değil bizzat yaşlanan insanlar olarak kendilerini de metne dahil eden Améry biyolojik kültürel ve toplumsal yaşlanmanın birbirine örülerek deneyimlendiği bu nihai yolculuk hakkındaki hakikatle yüzleşmeye okuru kendiyle mutlak anlamda varoluşçu bir hesaplaşmaya çağırıyor Ölüm üzerine düşünülecek hiçbir şey yoktur dâhi de budala da bu konuda aynı derecedeyetersiz kalır

çev. Tunç Türel
Yaşlanma vaat edildiği gibi bilgeliğe ve huzurlu bir limana yolculuk mudur yoksa bedenin ve zihnin geri döndürülemez bir çöküşe biyolojik bir hiçliğe doğru sürüklenişi mi Jean Améry Yaşlanma Üzerinede bu soruyu her türden sahte iyimserliği elinin tersiyle itip sarsıcı bir dürüstlükle yanıtlarken ne bir teselli ne de bir tür rehberlik sunar Yaşlanmanın modern toplumlarda sıklıkla dile getirildiği gibi ikinci bahar değil insanın düpedüz dünyasızlaşarak kendi içsel zamanına hapsolduğu çetin bir yüzleşme süreci olduğunu anlatır Améry deneyimi ve acıyı görünmez kılan söylemlere şiddetle karşı çıkar Yaşlanma zahmetlidir çilelidir ve ıstırap doludur Üstelik kapitalist düzende de tahammül edilemez bir fazlalıktır Dünyamız varolmak değil meta sahibi olmak üzerine kurulu olduğundan ve yalnızca bir şeye sahip olduğumuzda varolabildiğimizden Améry dünyasızlaşma anlamına gelen yaşlanmanın gerçek anlamıyla mülksüzleşme olduğunu ileri sürer Böylece yaşlanma bir yandan toplumsal olarak inşa edilen benliğin çözülmesine dönüşürken diğer yandan yaşlanan insana kendi varlığıyla gerçek anlamda ilk kez karşı karşıya kalma imkânı verir Marcel Proust Jean Paul Sartre Simone de Beauvoir ve Thomas Mann gibi yazarların yalnızca eserlerini değil bizzat yaşlanan insanlar olarak kendilerini de metne dahil eden Améry biyolojik kültürel ve toplumsal yaşlanmanın birbirine örülerek deneyimlendiği bu nihai yolculuk hakkındaki hakikatle yüzleşmeye okuru kendiyle mutlak anlamda varoluşçu bir hesaplaşmaya çağırıyor Ölüm üzerine düşünülecek hiçbir şey yoktur dâhi de budala da bu konuda aynı derecedeyetersiz kalır Yazar Jean Amery Sayfa Sayısı 128 Çeviri Tunç Türel Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Aralık 2025 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Sel Yayıncılık
çev. Tunç Türel

Sel
çev. Tunç Türel
Yaşlanma vaat edildiği gibi bilgeliğe ve huzurlu bir limana yolculuk mudur yoksa bedenin ve zihnin geri döndürülemez bir çöküşe biyolojik bir hiçliğe doğru sürüklenişi mi Jean Améry Yaşlanma Üzerine de bu soruyu her türden sahte iyimserliği elinin tersiyle itip sarsıcı bir dürüstlükle yanıtlarken ne bir teselli ne de bir tür rehberlik sunar Yaşlanmanın modern toplumlarda sıklıkla dile getirildiği gibi ikinci bahar değil insanın düpedüz dünyasızlaşarak kendi içsel zamanına hapsolduğu çetin bir yüzleşme süreci olduğunu anlatır Améry deneyimi ve acıyı görünmez kılan söylemlere şiddetle karşı çıkar Yaşlanma zahmetlidir çilelidir ve ıstırap doludur Üstelik kapitalist düzende de tahammül edilemez bir fazlalıktır Dünyamız varolmak değil meta sahibi olmak üzerine kurulu olduğundan ve yalnızca bir şeye sahip olduğumuzda varolabildiğimizden Améry dünyasızlaşma anlamına gelen yaşlanmanın gerçek anlamıyla mülksüzleşme olduğunu ileri sürer Böylece yaşlanma bir yandan toplumsal olarak inşa edilen benliğin çözülmesine dönüşürken diğer yandan yaşlanan insana kendi varlığıyla gerçek anlamda ilk kez karşı karşıya kalma imkânı verir Marcel Proust Jean Paul Sartre Simone de Beauvoir ve Thomas Mann gibi yazarların yalnızca eserlerini değil bizzat yaşlanan insanlar olarak kendilerini de metne dahil eden Améry biyolojik kültürel ve toplumsal yaşlanmanın birbirine örülerek deneyimlendiği bu nihai yolculuk hakkındaki hakikatle yüzleşmeye okuru kendiyle mutlak anlamda varoluşçu bir hesaplaşmaya çağırıyor Ölüm üzerine düşünülecek hiçbir şey yoktur dâhi de budala da bu konuda aynı derecedeyetersiz kalır
Yaşlanma Üzerine
Jean Amery
Kitap Hakkında Yaşlanma vaat edildiği gibi bilgeliğe ve huzurlu bir limana yolculuk mudur yoksa bedenin ve zihnin geri döndürülemez bir çöküşe biyolojik bir hiçliğe doğru sürüklenişi mi Jean Améry Yaşlanma Üzerine de bu soruyu her türden sahte iyimserliği elinin tersiyle itip sarsıcı bir dürüstlükle yanıtlarken ne bir teselli ne de bir tür rehberlik sunar Yaşlanmanın modern toplumlarda sıklıkla dile getirildiği gibi ikinci bahar değil insanın düpedüz dünyasızlaşarak kendi içsel zamanına hapsolduğu çetin bir yüzleşme süreci olduğunu anlatır Améry deneyimi ve acıyı görünmez kılan söylemlere şiddetle karşı çıkar Yaşlanma zahmetlidir çilelidir ve ıstırap doludur Üstelik kapitalist düzende de tahammül edilemez bir fazlalıktır Dünyamız varolmak değil meta sahibi olmak üzerine kurulu olduğundan ve yalnızca bir şeye sahip olduğumuzda varolabildiğimizden Améry dünyasızlaşma anlamına gelen yaşlanmanın gerçek anlamıyla mülksüzleşme olduğunu ileri sürer Böylece yaşlanma bir yandan toplumsal olarak inşa edilen benliğin çözülmesine dönüşürken diğer yandan yaşlanan insana kendi varlığıyla gerçek anlamda ilk kez karşı karşıya kalma imkânı verir Marcel Proust Jean Paul Sartre Simone de Beauvoir ve Thomas Mann gibi yazarların yalnızca eserlerini değil bizzat yaşlanan insanlar olarak kendilerini de metne dahil eden Améry biyolojik kültürel ve toplumsal yaşlanmanın birbirine örülerek deneyimlendiği bu nihai yolculuk hakkındaki hakikatle yüzleşmeye okuru kendiyle mutlak anlamda varoluşçu bir hesaplaşmaya çağırıyor Ölüm üzerine düşünülecek hiçbir şey yoktur dâhi de budala da bu konuda aynı derecedeyetersiz kalır Ürün Özellikleri Yazar Jean Amery Çevirmen Tunç Türel Yayınevi Sel ISBN 9786256462939 Sayfa Sayısı 128 Boyut 13 5 x 19 5 cm Dil Türkçe Cilt Tipi Karton Kapak