MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Yayla — Fakir Baykurt

Yayla
276,50
Türk EdebiyatıROMAN ÖYKÜRoman Çağdaş Türk Edebiyatı

Yayla

Fakir Baykurt

Literatür Yayıncılık

2008
İnce Kapak
Kitap AmbarıEn ucuz

Yayla

Fakir Baykurt

Eşsiz doğal güzelliği tertemiz havası ve çeşit çeşit bitkileriyle Ballıdere köyünün cennetidir Morsay Yaylası Yaz gelince köyün bir kısmı buraya göçer Onlardan biri de Çakır Hasan dır Karısını gelinini ve üç torununu takıp peşine göçer gelir yaylaya Bir çadıra sığışmak zordur ama biraz mecburiyetten biraz da burada şifa bulduklarına inandıklarından vazgeçemezler bu mevsimlik göçten Günlerden bir gün bir kazı ekibi gelir Morsay Yaylası na Anlarlar o zaman doğası kadar tarihinin de zengin olduğunu bu yörenin Kazı Ekibi nde işçinin köylünün sorunlarına duyarlı pırıl pırıl gençler ve büyüklük taslamayan kibir nedir bilmeyen bir profesör vardır Asım Al dır adı ama herkes ona Hoca Bey diye hitap eder Hoca Bey le Çakır Hasan dost olur kısa sürede Dilleri ayrı gönülleri birdir ne de olsa Çakır Hasan Hoca Bey e çok rağbet eder Hoca Bey de ilgisini esirgemez ondan Herkesin keyfi yerindedir anlayacağınız Ne var ki bu güneşli tablo Çakır Hasan ın güzeller güzeli torunu Gülcan hastalanınca puslanıverir Bildikleri her yolu denerler iyi olması için Kazı Ekibi ndekiler ise ellerinden gelen yardımı yaparlar Lakin Gülcan bir türlü iyileşmez Hastaneye yetiştirilmesi gerekmektedir tez elden Ama nasıl hangi araçla Tek çare Hoca Bey e tahsis edilen ciptir Ne var ki bu da onun iki dudağı arasından çıkacak tek kelimeye bağlıdır Evet ya da hayır Fakir Baykurt bu romanında memur zihniyetini benimseyip kalıpları dışına çıkamayan insanları eleştiriyor Daha doğrusu bu tip insanlardan yola çıkarak sağlık sorunları başta olmak üzere memleketin pek çok sorununu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor Sayfa Sayısı 279 Baskı Yılı 2008 Dili Türkçe Yayınevi Literatür Yayıncılık

Tamadres
316,00

Literatür Yayıncılık

Ocak 2008279 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Eşsiz doğal güzelliği tertemiz havası ve çeşit çeşit bitkileriyle Ballıdere köyünün cennetidir Morsay Yaylası Yaz gelince köyün bir kısmı buraya göçer Onlardan biri de Çakır Hasan dır Karısını gelinini ve üç torununu takıp peşine göçer gelir yaylaya Bir çadıra sığışmak zordur ama biraz mecburiyetten biraz da burada şifa bulduklarına inandıklarından vazgeçemezler bu mevsimlik göçten Günlerden bir gün bir kazı ekibi gelir Morsay Yaylası na Anlarlar o zaman doğası kadar tarihinin de zengin olduğunu bu yörenin Kazı Ekibi nde işçinin köylünün sorunlarına duyarlı pırıl pırıl gençler ve büyüklük taslamayan kibir nedir bilmeyen bir profesör vardır Asım Al dır adı ama herkes ona Hoca Bey diye hitap eder Hoca Bey le Çakır Hasan dost olur kısa sürede Dilleri ayrı gönülleri birdir ne de olsa Çakır Hasan Hoca Bey e çok rağbet eder Hoca Bey de ilgisini esirgemez ondan Herkesin keyfi yerindedir anlayacağınız Ne var ki bu güneşli tablo Çakır Hasan ın güzeller güzeli torunu Gülcan hastalanınca puslanıverir Bildikleri her yolu denerler iyi olması için Kazı Ekibi ndekiler ise ellerinden gelen yardımı yaparlar Lakin Gülcan bir türlü iyileşmez Hastaneye yetiştirilmesi gerekmektedir tez elden Ama nasıl hangi araçla Tek çare Hoca Bey e tahsis edilen ciptir Ne var ki bu da onun iki dudağı arasından çıkacak tek kelimeye bağlıdır Evet ya da hayır Fakir Baykurt bu romanında memur zihniyetini benimseyip kalıpları dışına çıkamayan insanları eleştiriyor Daha doğrusu bu tip insanlardan yola çıkarak sağlık sorunları başta olmak üzere memleketin pek çok sorununu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor

Şehadet Kitap
316,00

Literatür Yayıncılık Dağıtım

2008279 sf.
Şehadet Kitap

Eşsiz doğal güzelliği tertemiz havası ve çeşit çeşit bitkileriyle Ballıdere köyünün cennetidir Morsay Yaylası Yaz gelince köyün bir kısmı buraya göçer Onlardan biri de Çakır Hasan dır Karısını gelinini ve üç torununu takıp peşine göçer gelir yaylaya Bir çadıra sığışmak zordur ama biraz mecburiyetten biraz da burada şifa bulduklarına inandıklarından vazgeçemezler bu mevsimlik göçten Günlerden bir gün bir kazı ekibi gelir Morsay Yaylası na Anlarlar o zaman doğası kadar tarihinin de zengin olduğunu bu yörenin Kazı Ekibi nde işçinin köylünün sorunlarına duyarlı pırıl pırıl gençler ve büyüklük taslamayan kibir nedir bilmeyen bir profesör vardır Asım Al dır adı ama herkes ona Hoca Bey diye hitap eder Hoca Bey le Çakır Hasan dost olur kısa sürede Dilleri ayrı gönülleri birdir ne de olsa Çakır Hasan Hoca Bey e çok rağbet eder Hoca Bey de ilgisini esirgemez ondan Herkesin keyfi yerindedir anlayacağınız Ne var ki bu güneşli tablo Çakır Hasan ın güzeller güzeli torunu Gülcan hastalanınca puslanıverir Bildikleri her yolu denerler iyi olması için Kazı Ekibi ndekiler ise ellerinden gelen yardımı yaparlar Lakin Gülcan bir türlü iyileşmez Hastaneye yetiştirilmesi gerekmektedir tez elden Ama nasıl hangi araçla Tek çare Hoca Bey e tahsis edilen ciptir Ne var ki bu da onun iki dudağı arasından çıkacak tek kelimeye bağlıdır Evet ya da hayır Fakir Baykurt bu romanında memur zihniyetini benimseyip kalıpları dışına çıkamayan insanları eleştiriyor Daha doğrusu bu tip insanlardan yola çıkarak sağlık sorunları başta olmak üzere memleketin pek çok sorununu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor

Kitapsan
316,00

LİTERATÜR

Kitapsan

Eşsiz doğal güzelliği tertemiz havası ve çeşit çeşit bitkileriyle Ballıdere köyünün cennetidir Morsay Yaylası Yaz gelince köyün bir kısmı buraya göçer Onlardan biri de Çakır Hasan dır Karısını gelinini ve üç torununu takıp peşine göçer gelir yaylaya Bir çadıra sığışmak zordur ama biraz mecburiyetten biraz da burada şifa bulduklarına inandıklarından vazgeçemezler bu mevsimlik göçten Günlerden bir gün bir kazı ekibi gelir Morsay Yaylası na Anlarlar o zaman doğası kadar tarihinin de zengin olduğunu bu yörenin Kazı Ekibi nde işçinin köylünün sorunlarına duyarlı pırıl pırıl gençler ve büyüklük taslamayan kibir nedir bilmeyen bir profesör vardır Asım Al dır adı ama herkes ona Hoca Bey diye hitap eder Hoca Bey le Çakır Hasan dost olur kısa sürede Dilleri ayrı gönülleri birdir ne de olsa Çakır Hasan Hoca Bey e çok rağbet eder Hoca Bey de ilgisini esirgemez ondan Herkesin keyfi yerindedir anlayacağınız Ne var ki bu güneşli tablo Çakır Hasan ın güzeller güzeli torunu Gülcan hastalanınca puslanıverir Bildikleri her yolu denerler iyi olması için Kazı Ekibi ndekiler ise ellerinden gelen yardımı yaparlar Lakin Gülcan bir türlü iyileşmez Hastaneye yetiştirilmesi gerekmektedir tez elden Ama nasıl hangi araçla Tek çare Hoca Bey e tahsis edilen ciptir Ne var ki bu da onun iki dudağı arasından çıkacak tek kelimeye bağlıdır Evet ya da hayır Fakir Baykurt bu romanında memur zihniyetini benimseyip kalıpları dışına çıkamayan insanları eleştiriyor Daha doğrusu bu tip insanlardan yola çıkarak sağlık sorunları başta olmak üzere memleketin pek çok sorununu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor Yayınevi LİTERATÜR Yazar FAKİR BAYKURT

Kitap Sepeti
327,85

Literatür Yayıncılık

2025279 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Eşsiz doğal güzelliği tertemiz havası ve çeşit çeşit bitkileriyle Ballıdere köyünün cennetidir Morsay Yaylası Yaz gelince köyün bir kısmı buraya göçer Onlardan biri de Çakır Hasan dır Karısını gelinini ve üç torununu takıp peşine göçer gelir yaylaya Bir çadıra sığışmak zordur ama biraz mecburiyetten biraz da burada şifa bulduklarına inandıklarından vazgeçemezler bu mevsimlik göçten Günlerden bir gün bir kazı ekibi gelir Morsay Yaylası na Anlarlar o zaman doğası kadar tarihinin de zengin olduğunu bu yörenin Kazı Ekibi nde işçinin köylünün sorunlarına duyarlı pırıl pırıl gençler ve büyüklük taslamayan kibir nedir bilmeyen bir profesör vardır Asım Al dır adı ama herkes ona Hoca Bey diye hitap eder Hoca Bey le Çakır Hasan dost olur kısa sürede Dilleri ayrı gönülleri birdir ne de olsa Çakır Hasan Hoca Bey e çok rağbet eder Hoca Bey de ilgisini esirgemez ondan Herkesin keyfi yerindedir anlayacağınız Ne var ki bu güneşli tablo Çakır Hasan ın güzeller güzeli torunu Gülcan hastalanınca puslanıverir Bildikleri her yolu denerler iyi olması için Kazı Ekibi ndekiler ise ellerinden gelen yardımı yaparlar Lakin Gülcan bir türlü iyileşmez Hastaneye yetiştirilmesi gerekmektedir tez elden Ama nasıl hangi araçla Tek çare Hoca Bey e tahsis edilen ciptir Ne var ki bu da onun iki dudağı arasından çıkacak tek kelimeye bağlıdır Evet ya da hayır Fakir Baykurt bu romanında memur zihniyetini benimseyip kalıpları dışına çıkamayan insanları eleştiriyor Daha doğrusu bu tip insanlardan yola çıkarak sağlık sorunları başta olmak üzere memleketin pek çok sorununu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor

Pandora
340,00

Literatür

2008279 sf.
Pandora

Eşsiz doğal güzelliği tertemiz havası ve çeşit çeşit bitkileriyle Ballıdere köyünün cennetidir Morsay Yaylası Yaz gelince köyün bir kısmı buraya göçer Onlardan biri de Çakır Hasan dır Karısını gelinini ve üç torununu takıp peşine göçer gelir yaylaya Bir çadıra sığışmak zordur ama biraz mecburiyetten biraz da burada şifa bulduklarına inandıklarından vazgeçemezler bu mevsimlik göçten Günlerden bir gün bir kazı ekibi gelir Morsay Yaylası na Anlarlar o zaman doğası kadar tarihinin de zengin olduğunu bu yörenin Kazı Ekibi nde işçinin köylünün sorunlarına duyarlı pırıl pırıl gençler ve büyüklük taslamayan kibir nedir bilmeyen bir profesör vardır Asım Al dır adı ama herkes ona Hoca Bey diye hitap eder Hoca Bey le Çakır Hasan dost olur kısa sürede Dilleri ayrı gönülleri birdir ne de olsa Çakır Hasan Hoca Bey e çok rağbet eder Hoca Bey de ilgisini esirgemez ondan Herkesin keyfi yerindedir anlayacağınız Ne var ki bu güneşli tablo Çakır Hasan ın güzeller güzeli torunu Gülcan hastalanınca puslanıverir Bildikleri her yolu denerler iyi olması için Kazı Ekibi ndekiler ise ellerinden gelen yardımı yaparlar Lakin Gülcan bir türlü iyileşmez Hastaneye yetiştirilmesi gerekmektedir tez elden Ama nasıl hangi araçla Tek çare Hoca Bey e tahsis edilen ciptir Ne var ki bu da onun iki dudağı arasından çıkacak tek kelimeye bağlıdır Evet ya da hayır Fakir Baykurt bu romanında memur zihniyetini benimseyip kalıpları dışına çıkamayan insanları eleştiriyor Daha doğrusu bu tip insanlardan yola çıkarak sağlık sorunları başta olmak üzere memleketin pek çok sorununu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor

Yargı Yayınevi
355,50

Literatür Yayıncılık

279 sf.
13x19
Yargı Yayınevi

Yayla Kitap AçıklamasıEşsiz doğal güzelliği tertemiz havası ve çeşit çeşit bitkileriyle Ballıdere köyünün cennetidir Morsay Yaylası Yaz gelince köyün bir kısmı buraya göçer Onlardan biri de Çakır Hasan dır Karısını gelinini ve üç torununu takıp peşine göçer gelir yaylaya Bir çadıra sığışmak zordur ama biraz mecburiyetten biraz da burada şifa bulduklarına inandıklarından vazgeçemezler bu mevsimlik göçten Günlerden bir gün bir kazı ekibi gelir Morsay Yaylası na Anlarlar o zaman doğası kadar tarihinin de zengin olduğunu bu yörenin Kazı Ekibi nde işçinin köylünün sorunlarına duyarlı pırıl pırıl gençler ve büyüklük taslamayan kibir nedir bilmeyen bir profesör vardır Asım Al dır adı ama herkes ona Hoca Bey diye hitap eder Hoca Bey le Çakır Hasan dost olur kısa sürede Dilleri ayrı gönülleri birdir ne de olsa Çakır Hasan Hoca Bey e çok rağbet eder Hoca Bey de ilgisini esirgemez ondan Herkesin keyfi yerindedir anlayacağınız Ne var ki bu güneşli tablo Çakır Hasan ın güzeller güzeli torunu Gülcan hastalanınca puslanıverir Bildikleri her yolu denerler iyi olması için Kazı Ekibi ndekiler ise ellerinden gelen yardımı yaparlar Lakin Gülcan bir türlü iyileşmez Hastaneye yetiştirilmesi gerekmektedir tez elden Ama nasıl hangi araçla Tek çare Hoca Bey e tahsis edilen ciptir Ne var ki bu da onun iki dudağı arasından çıkacak tek kelimeye bağlıdır Evet ya da hayır Fakir Baykurt bu romanında memur zihniyetini benimseyip kalıpları dışına çıkamayan insanları eleştiriyor Daha doğrusu bu tip insanlardan yola çıkarak sağlık sorunları başta olmak üzere memleketin pek çok sorununu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor

Nobel Kitap
367,35

Literatür Yayıncılık

2025279 sf.
14x22 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Eşsiz doğal güzelliği tertemiz havası ve çeşit çeşit bitkileriyle Ballıdere köyünün cennetidir Morsay Yaylası Yaz gelince köyün bir kısmı buraya göçer Onlardan biri de Çakır Hasan dır Karısını gelinini ve üç torununu takıp peşine göçer gelir yaylaya Bir çadıra sığışmak zordur ama biraz mecburiyetten biraz da burada şifa bulduklarına inandıklarından vazgeçemezler bu mevsimlik göçten Günlerden bir gün bir kazı ekibi gelir Morsay Yaylası na Anlarlar o zaman doğası kadar tarihinin de zengin olduğunu bu yörenin Kazı Ekibi nde işçinin köylünün sorunlarına duyarlı pırıl pırıl gençler ve büyüklük taslamayan kibir nedir bilmeyen bir profesör vardır Asım Al dır adı ama herkes ona Hoca Bey diye hitap eder Hoca Bey le Çakır Hasan dost olur kısa sürede Dilleri ayrı gönülleri birdir ne de olsa Çakır Hasan Hoca Bey e çok rağbet eder Hoca Bey de ilgisini esirgemez ondan Herkesin keyfi yerindedir anlayacağınız Ne var ki bu güneşli tablo Çakır Hasan ın güzeller güzeli torunu Gülcan hastalanınca puslanıverir Bildikleri her yolu denerler iyi olması için Kazı Ekibi ndekiler ise ellerinden gelen yardımı yaparlar Lakin Gülcan bir türlü iyileşmez Hastaneye yetiştirilmesi gerekmektedir tez elden Ama nasıl hangi araçla Tek çare Hoca Bey e tahsis edilen ciptir Ne var ki bu da onun iki dudağı arasından çıkacak tek kelimeye bağlıdır Evet ya da hayır Fakir Baykurt bu romanında memur zihniyetini benimseyip kalıpları dışına çıkamayan insanları eleştiriyor Daha doğrusu bu tip insanlardan yola çıkarak sağlık sorunları başta olmak üzere memleketin pek çok sorununu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor

Kitap Yurdu

ADAM YAYINCILIK

24.12.1999274 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cm3. Hm. KağıtTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Yayla toplumcu gerçekçi bir roman Morsay yaylasındaki köylülerin hayatını gelenek göreneklerini zor koşullar altındaki hayat mücadelelerini somut gözlemle yansıtırken bu toplumsal çevrede onları kaynaşmaya çalışan bürokratları aydınları öğrencileri yozlaşmış kasaba memurlarının ve insanlarını da gerçekçi bir gözlemle sergiler