Yazarak Yaşamak — Alim Kahraman

Yazarak Yaşamak
Alim KahramanBüyüyen Ay Yayınları
Yazarak Yaşamak
Alim KahramanÂlim Kahraman insan yüzlerini mekânı zamanı yaşamayı ve ölümü bir medeniyet dikkatinin ardından yansıttı Bu tanışıklığımız döneminden bu üç şehirdeki farklı mekânlara dağılmış birçok görüntüsü birbiri ardınca sökün ediyor şimdi Ankara da o yıllarda Mavera nın Selanik Caddesi deki bürosunda hatırlıyorum daha çok Elinde bir kurşun kalem önündeki kâğıda o haftaki gazete yazısını yazmaya çalışıyor Silgisi de hemen yanı başında Yazı ilerlemedikçe oflayıp pufluyor yazdığı birkaç kelimeyi silip tekrar başa dönüyor İstanbul dayız şimdi de Üsküdar ı çok seviyorum diyor Bazen çocukları da alıp Kuşkonmaz daki çay bahçesine gidiyorum Boğaza karşı saatlerce oturuyorum Bir gün buluşalım orada diyoruz Gerçekleştiremiyoruz Ankara Dikmen deyiz yıllar önce O gece beni evinde misafir ediyor Müthiş bir kar yağmış sabah erkenden kalkıp vadinin bir yamacındaki evinden yukarıya doğru tırmanıyoruz Kar yolları neredeyse tamamen örtmüş İşte adeta temizlik huzur ve sükûnun timsali olan bu kadının Balkan Harbi nin sıkıntılı günlerinde Kâbe toprağı dır diyerek İstanbul dan Üsküdar a geçtiğini belirten bir cümle var yazarın hatıraları içinde Ancak dikkat edildiğinde fark edilen bu cümle duvarın arka yüzüne açılan bir pencere kültürümüze ait kaybolmaya yüz tutmuş canlı bir iz olarak ne kadar değerli Nakiye Hanımın bu davranışında adeta bir Hicret o zor günlerde Kâbe ye sığınma duygusu seziliyor

Büyüyen Ay Yayınları
Âlim Kahraman insan yüzlerini mekânı zamanı yaşamayı ve ölümü bir medeniyet dikkatinin ardından yansıttı Bu tanışıklığımız döneminden bu üç şehirdeki farklı mekânlara dağılmış birçok görüntüsü birbiri ardınca sökün ediyor şimdi Ankara da o yıllarda Mavera nın Selanik Caddesi deki bürosunda hatırlıyorum daha çok Elinde bir kurşun kalem önündeki kâğıda o haftaki gazete yazısını yazmaya çalışıyor Silgisi de hemen yanı başında Yazı ilerlemedikçe oflayıp pufluyor yazdığı birkaç kelimeyi silip tekrar başa dönüyor İstanbul dayız şimdi de Üsküdar ı çok seviyorum diyor Bazen çocukları da alıp Kuşkonmaz daki çay bahçesine gidiyorum Boğaza karşı saatlerce oturuyorum Bir gün buluşalım orada diyoruz Gerçekleştiremiyoruz Ankara Dikmen deyiz yıllar önce O gece beni evinde misafir ediyor Müthiş bir kar yağmış sabah erkenden kalkıp vadinin bir yamacındaki evinden yukarıya doğru tırmanıyoruz Kar yolları neredeyse tamamen örtmüş İşte adeta temizlik huzur ve sükûnun timsali olan bu kadının Balkan Harbi nin sıkıntılı günlerinde Kâbe toprağı dır diyerek İstanbul dan Üsküdar a geçtiğini belirten bir cümle var yazarın hatıraları içinde Ancak dikkat edildiğinde fark edilen bu cümle duvarın arka yüzüne açılan bir pencere kültürümüze ait kaybolmaya yüz tutmuş canlı bir iz olarak ne kadar değerli Nakiye Hanımın bu davranışında adeta bir Hicret o zor günlerde Kâbe ye sığınma duygusu seziliyor

Büyüyen Ay Yayınları
Alim Kahraman insan yüzlerini mekânı zamanı yaşamayı ve ölümü bir medeniyet dikkatinin ardından yansıttı Bu tanışıklığımız döneminden bu üç şehirdeki farklı mekânlara dağılmış birçok görüntüsü birbiri ardınca sökün ediyor şimdi Ankara da o yıllarda Mavera nın Selanik Caddesi deki bürosunda hatırlıyorum daha çok Elinde bir kurşun kalem önündeki kâğıda o haftaki gazete yazısını yazmaya çalışıyor Silgisi de hemen yanı başında Yazı ilerlemedikçe oflayıp pufluyor yazdığı birkaç kelimeyi silip tekrar başa dönüyor İstanbul dayız şimdi de Üsküdar ı çok seviyorum diyor Bazen çocukları da alıp Kuşkonmaz daki çay bahçesine gidiyorum Boğaza karşı saatlerce oturuyorum Bir gün buluşalım orada diyoruz Gerçekleştiremiyoruz Ankara Dikmen deyiz yıllar önce O gece beni evinde misafir ediyor Müthiş bir kar yağmış sabah erkenden kalkıp vadinin bir yamacındaki evinden yukarıya doğru tırmanıyoruz Kar yolları neredeyse tamamen örtmüş İşte adeta temizlik huzur ve sükûnun timsali olan bu kadının Balkan Harbi nin sıkıntılı günlerinde Kâbe toprağı dır diyerek İstanbul dan Üsküdar a geçtiğini belirten bir cümle var yazarın hatıraları içinde Ancak dikkat edildiğinde fark edilen bu cümle duvarın arka yüzüne açılan bir pencere kültürümüze ait kaybolmaya yüz tutmuş canlı bir iz olarak ne kadar değerli Nakiye Hanımın bu davranışında adeta bir Hicret o zor günlerde Kâbe ye sığınma duygusu seziliyor

Büyüyen Ay Yayınları
Alim Kahraman insan yüzlerini mekânı zamanı yaşamayı ve ölümü bir medeniyet dikkatinin ardından yansıttı Bu tanışıklığımız döneminden bu üç şehirdeki farklı mekânlara dağılmış birçok görüntüsü birbiri ardınca sökün ediyor şimdi Ankara da o yıllarda Mavera nın Selanik Caddesi deki bürosunda hatırlıyorum daha çok Elinde bir kurşun kalem önündeki kâğıda o haftaki gazete yazısını yazmaya çalışıyor Silgisi de hemen yanı başında Yazı ilerlemedikçe oflayıp pufluyor yazdığı birkaç kelimeyi silip tekrar başa dönüyor İstanbul dayız şimdi de Üsküdar ı çok seviyorum diyor Bazen çocukları da alıp Kuşkonmaz daki çay bahçesine gidiyorum Boğaza karşı saatlerce oturuyorum Bir gün buluşalım orada diyoruz Gerçekleştiremiyoruz Ankara Dikmen deyiz yıllar önce O gece beni evinde misafir ediyor Müthiş bir kar yağmış sabah erkenden kalkıp vadinin bir yamacındaki evinden yukarıya doğru tırmanıyoruz Kar yolları neredeyse tamamen örtmüş İşte adeta temizlik huzur ve sükûnun timsali olan bu kadının Balkan Harbi nin sıkıntılı günlerinde Kâbe toprağı dır diyerek İstanbul dan Üsküdar a geçtiğini belirten bir cümle var yazarın hatıraları içinde Ancak dikkat edildiğinde fark edilen bu cümle duvarın arka yüzüne açılan bir pencere kültürümüze ait kaybolmaya yüz tutmuş canlı bir iz olarak ne kadar değerli Nakiye Hanımın bu davranışında adeta bir Hicret o zor günlerde Kâbe ye sığınma duygusu seziliyor

Büyüyen Ay
Âlim Kahraman insan yüzlerini mekânı zamanı yaşamayı ve ölümü bir medeniyet dikkatinin ardından yansıttı Bu tanışıklığımız döneminden bu üç şehirdeki farklı mekânlara dağılmış birçok görüntüsü birbiri ardınca sökün ediyor şimdi Ankara da o yıllarda Mavera nın Selanik Caddesi deki bürosunda hatırlıyorum daha çok Elinde bir kurşun kalem önündeki kâğıda o haftaki gazete yazısını yazmaya çalışıyor Silgisi de hemen yanı başında Yazı ilerlemedikçe oflayıp pufluyor yazdığı birkaç kelimeyi silip tekrar başa dönüyor İstanbul dayız şimdi de Üsküdar ı çok seviyorum diyor Bazen çocukları da alıp Kuşkonmaz daki çay bahçesine gidiyorum Boğaza karşı saatlerce oturuyorum Bir gün buluşalım orada diyoruz Gerçekleştiremiyoruz Ankara Dikmen deyiz yıllar önce O gece beni evinde misafir ediyor Müthiş bir kar yağmış sabah erkenden kalkıp vadinin bir yamacındaki evinden yukarıya doğru tırmanıyoruz Kar yolları neredeyse tamamen örtmüş İşte adeta temizlik huzur ve sükûnun timsali olan bu kadının Balkan Harbi nin sıkıntılı günlerinde Kâbe toprağı dır diyerek İstanbul dan Üsküdar a geçtiğini belirten bir cümle var yazarın hatıraları içinde Ancak dikkat edildiğinde fark edilen bu cümle duvarın arka yüzüne açılan bir pencere kültürümüze ait kaybolmaya yüz tutmuş canlı bir iz olarak ne kadar değerli Nakiye Hanımın bu davranışında adeta bir Hicret o zor günlerde Kâbe ye sığınma duygusu seziliyor

Büyüyen Ay Yayınları
Alim Kahraman insan yüzlerini mekânı zamanı yaşamayı ve ölümü bir medeniyet dikkatinin ardından yansıttı Bu tanışıklığımız döneminden bu üç şehirdeki farklı mekânlara dağılmış birçok görüntüsü birbiri ardınca sökün ediyor şimdi Ankara da o yıllarda Mavera nın Selanik Caddesi deki bürosunda hatırlıyorum daha çok Elinde bir kurşun kalem önündeki kâğıda o haftaki gazete yazısını yazmaya çalışıyor Silgisi de hemen yanı başında Yazı ilerlemedikçe oflayıp pufluyor yazdığı birkaç kelimeyi silip tekrar başa dönüyor İstanbul dayız şimdi de Üsküdar ı çok seviyorum diyor Bazen çocukları da alıp Kuşkonmaz daki çay bahçesine gidiyorum Boğaza karşı saatlerce oturuyorum Bir gün buluşalım orada diyoruz Gerçekleştiremiyoruz Ankara Dikmen deyiz yıllar önce O gece beni evinde misafir ediyor Müthiş bir kar yağmış sabah erkenden kalkıp vadinin bir yamacındaki evinden yukarıya doğru tırmanıyoruz Kar yolları neredeyse tamamen örtmüş İşte adeta temizlik huzur ve sükûnun timsali olan bu kadının Balkan Harbi nin sıkıntılı günlerinde Kâbe toprağı dır diyerek İstanbul dan Üsküdar a geçtiğini belirten bir cümle var yazarın hatıraları içinde Ancak dikkat edildiğinde fark edilen bu cümle duvarın arka yüzüne açılan bir pencere kültürümüze ait kaybolmaya yüz tutmuş canlı bir iz olarak ne kadar değerli Nakiye Hanımın bu davranışında adeta bir Hicret o zor günlerde Kâbe ye sığınma duygusu seziliyor