Yazı Devleti

Yazı Devleti
Liberte Yayınları
Yazı Devleti
Devlet toprakları üzerinde yaşayan insanlarla ilgili son sözü söyleyebilme gücüne sahip üstelik aksini yapmak isteyenleri fiziki şiddet kullanarak kendine boyun eğdirebilir de Devletin bu vasfı ikna yoluyla değil de gerekiyorsa fiziki şiddet kullanarak başkalarına kendi iyi hayat anlayışı nı dikte ettirmek isteyenler için oldukça önemli Meselâ yıllarca süren zorunlu eğitim devlet eliyle insanları bir kalıba dökmek için inanılmaz bir fırsat sunar Kısaca devlet biz fanileri ayartıcı bir tabiata sahip Bu kitap devlete dindar eleman yetiştirme gibi masum iddiaları da bulunan ama bir yerden sonra devlette yok olan fena fid devlet bir hareketin bürokratik bir darbeyle Türkiye Cumhuriyeti devletini ele geçirme çabasının hemen ertesinde basılmış oluyor Paralel yapı diye ifade ettiğimiz bu hareket devleti ele geçirmek isteyen son hareket de olmayacak kanaatimizce Zira bizdeki gibi oldukça iri bir devlet hep birilerinin iştahını kabartmaya devam edecek Fenafid Devlet bir bütün olarak bakıldığında buna dikkat çekmeyi hedefliyor Bizleri devletin ayartıcı gücünden uzak durmaya davet ediyor

Açılım Kitap
Messick İslâm ilim geleneğinin geçirdiği değişimi anlatmak için post modern alet edevâtı gayet ustaca kullanıyor Onun şehir planlarından hüsnühatta fıkıh şerhlerinden ulemânın ümmet içindeki konumuna kadar modernleşmeyle beraber kaybolan ve hâlâ hatırlanamayan birçok hakikatin aslında birbiriyle irtibatlı olduğunu gösteren tespitleri İslâm ın şekillendirdiği anlam dünyasında sözün ve metnin günümüzdekinden ne kadar farklı olduğunu öğrenmek isteyenler için gözardı edilemez bir çabayı temsil ediyor Eyyüp Said Kaya

La Kitap
Cehalet kavramların olguların belirsizliği bulanıklığıdır Bir kavram net ifade edilmemiş veya anlaşılmamışsa o kavramın bulanıklığı giderilmediği sürece birey hayatına yön çizemez toplum ise içine düştüğü kaos ve çalkantıdan kurtulamaz hastalanır giderek çürür çöker ve batar İdeologlar devleti anlatırken sağcılar devleti putlaştırıyor bilinmez erişilmez uğruna ölümlere gidilen bir gökselliğe taşıyorlar Solcular da devleti patronlaştırıyor mülkiyetini yüceltiyor tanrısallaştırıyorlar Ama her ikisi de kavramı hamaset balonunda şişirip uçuruyorlar Sonuç itibarıyla ortaya somut bir devlet tanımı konulmuyor Böyle olunca devlete sahip çıktığını zannedenler gerçekte neye sahip çıktığını bilmiyor devlete karşı duranlar da neye karşı durduklarını bilmiyor bindiği dalı kesiyorlar Ya da devlete sahip çıkıyormuş gibi yapanlarla karşıymış gibi yapanların kayıkçı kavgası arasındayız Bu kitap devlet kavramı ile ilgili en temel paradigmaları ele alıp bütünlüklü bir fikir oluşturmayı hedeflemektedir

Babil Kitaplığı
çev. Aziz Hikmet
Wael B Hallaq ın oldukça basit bir savı var Temsil ettiği değerlere göre yapılmış herhangi bir modern devlet tanımına göre İslami devlet hem bir imkânsızlık hem de çelişkili bir tamlamadır Bugün Müslümanlar onları yönlendiren entelektüeller de dâhil olmak üzere modern devleti kanıksamakta ve doğal bir gerçeklik olarak kabul etmektedir Ayrıca erken dönem İslami toplumların vatandaşlık demokrasi ve oy hakkı kavramlarını geliştirdikleri düşünülür Bu kitabın temel savı herhangi bir modern İslami devlet kavramsallaştırmasının tabiatı gereği kendisiyle çelişeceğidir Müslümanlar bugün dünya nüfusunun beşte birini oluşturuyor ve mademki modernite içinde yaşıyorlar öyleyse modern projeyi de yaşıyorlar İmkansız Devlet kitabı modern İslami devletin beraberinde getirdiği özçelişkilerin modernitenin ahlaki açmazlarından kaynaklandığını savunuyor Politik ve ekonomik meseleler yine bu öz çelişkiyle ilintili olarak söz konusu ahlaki açmazın bir türevidir Yani ahlaki birer mesele olan bu çelişkileri çözmek aslında politik ve ekonomik problemleri çözmek demektir Meseleyi daha açık ifade etmek gerekirse modern Müslüman devletin tabiatındaki çelişkiler caydırıcı dikey etkisinin ve modern devletin yatay iktidarının yetkinliği aracılığıyla sadece modern İslam ın krizi olarak tanımlanan olgunun bütün boyutlarını yakalamakla kalmaz ayrıca dünyamızdaki modern projenin ahlaki boyutlarını da baştan sona ele verir Bu sebeple İmkansız Devlet politika ve hukuka dair bir yorum girişiminden ziyade ahlaki düşünce üzerine bir deneme olarak değerlendirilmelidir

İletişim Yayınları
çev. Banu Yalkut
Martin van Bruinessen in bu kitabı Kürtler üzerine yapılmış ilk ve en kapsamlı saha araştırmasına dayanmaktadır Kürt coğrafyası üzerine antropolojik ve sosyolojik verileriyle öne çıkan Ağa Şeyh Devlet ilk baskısının yayımlanmasından bu zamana kadar bölgedeki ardı arkası kesilmeyen köklü sarsıntılarla ve altüst oluşlara rağmen klasik bir referans eser olma niteliğinden hiçbir şey kaybetmemiştir Yüzyıllardır sosyal hareketliliğin hiç bitmediği çatışmaların uzlaşmaların ve isyanların sürekli yaşandığı bir coğrafyada iyice girift hale gelen sosyal ilişkiler yumağının haritasını çıkarmaya çalışan Bruinessen kitabında esas olarak devletle ilişkileri çerçevesinde ağalık ve şeyhlik kurumunun siyasi iktidarla çatışan çakışan menfaatlerini ele alırken diğer yandan da bu iki muktedir güç arasında sıkışan topraklı topraksız Kürtlerin toplumsal konumlarına dair yaptığı nitelikli gözlemlerini okuyucuların dikkatine sunuyor Elinizdeki kitap tarikat aşiret ve siyasal mücadeleler tarihinden Kürtlerin sosyal gerçekliğini incelikle süzen konusunda çığır açan temel bir eserdir