Yediden Diriliş — Refik Balay

Yediden Diriliş
Refik BalayHayat Yayınları
Yediden Diriliş
Refik BalayFırtınalı bir mevsimde yolu bulmak yolda yürümek ve yol olmak için Tarihin her devrinde insanlar ve toplumlar varoluş krizine girmiştir Ancak hiçbiri bugünkü kadar derin sarsıcı ve yıkıcı olmamıştır Küresel ölçekte bir çığlık var Bu çığlık aklı yarılmış ruhu delinmiş kolu kanadı kırılmış imanı doğranmış insanın çığlığıdır Ancak Gürültü Çağı bu çığlıkları bastırmakta çekilen nice acıları oyun ve eğlence anaforuna takarak duyulmaz hâle getirmektedir Batı nın her seferinde ambalajlayıp insanlığın önüne koyduğu tekno konformizm geçici narkoz etkisi yaratmaktan öte bir işe yaramamaktadır İnsanlık Cahiliye Devri nin en koyu buhranlarını yaşamakta ancak yaşadığı buhranın onu adım adım büyük bir tükenişe götürdüğünden bigâne görünmektedir Sezai Karakoç un ifadesiyle insanlık Batıyı içmekte ancak başına diktiği şeyin su değil içini kavuran bir asit olduğunu unutmuş görünmektedir Evet insanlık Batıyı içiyor Fakat bu içiş onun şifasını değil hastalanmasını ve zehirlenmesini artırıyor İnsanlığın Allah a hakikate ve fıtrata olan yolculuğu modern eşkıyalar küresel iblisler taşeron teröristler organize soyguncular ve doyumsuz şarlatanlar tarafından kesilmiş durumdadır İnsanlar yerinden yurdundan canından malından aklından dininden ve neslinden edilmiş toprağın altı üstünden daha güvenli hale gelmiştir Fıtrata dayalı varoluş sistemi üç damardan beslenir Bunlar iman ruh ve hakikattir İman ruhun ruh da hakikatin ikiz kardeşidir Bunların birbirinden ayrıldığı bir sistemde varoluş sancısı baş gösterir Bu sancıyı dindirmek ne maddenin ne eğlencenin ne de konforun işidir İnsana şah damarından daha yakın olan Allah ile bağı yeniden kurulmadıkça eşya insana insan Yaradan a ait kılınmadıkça dünyaya sahip olmak için değil şahit olmak için gelindiği bilincine varılmadıkça çağlar üstü hakikat sistemine demir atılmadıkça insanı nesneleştiren bilgi sistemi ahlakileştirilmedikçe insanı ruh fukarası haline getiren eğitim sistemine neşter vurulmadıkça doğru yol doğru insanla buluşturulmadıkça insanlık makro kıyamete kadar tedrici bir şekilde şiddetlenerek devam edecek olan mikro kıyametleri yaşamaya devam edecektir

Hayat Yayınları
Refik Balay tarafından kaleme alınan Yediden Diriliş Hayat Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yediden Diriliş Refik Balay Kitap Özeti Fırtınalı bir mevsimde yolu bulmak yolda yürümek ve yol olmak için Tarihin her devrinde insanlar ve toplumlar varoluş krizine girmiştir Ancak hiçbiri bugünkü kadar derin sarsıcı ve yıkıcı olmamıştır Küresel ölçekte bir çığlık var Bu çığlık aklı yarılmış ruhu delinmiş kolu kanadı kırılmış imanı doğranmış insanın çığlığıdır Ancak Gürültü Çağı bu çığlıkları bastırmakta çekilen nice acıları oyun ve eğlence anaforuna takarak duyulmaz hâle getirmektedir Batı nın her seferinde ambalajlayıp insanlığın önüne koyduğu tekno konformizm geçici narkoz etkisi yaratmaktan öte bir işe yaramamaktadır İnsanlık Cahiliye Devri nin en koyu buhranlarını yaşamakta ancak yaşadığı buhranın onu adım adım büyük bir tükenişe götürdüğünden bigâne görünmektedir Sezai Karakoç un ifadesiyle insanlık Batıyı içmekte ancak başına diktiği şeyin su değil içini kavuran bir asit olduğunu unutmuş görünmektedir Evet insanlık Batıyı içiyor Fakat bu içiş onun şifasını değil hastalanmasını ve zehirlenmesini artırıyor İnsanlığın Allah a hakikate ve fıtrata olan yolculuğu modern eşkıyalar küresel iblisler taşeron teröristler organize soyguncular ve doyumsuz şarlatanlar tarafından kesilmiş durumdadır İnsanlar yerinden yurdundan canından malından aklından dininden ve neslinden edilmiş toprağın altı üstünden daha güvenli hale gelmiştir Fıtrata dayalı varoluş sistemi üç damardan beslenir Bunlar iman ruh ve hakikattir İman ruhun ruh da hakikatin ikiz kardeşidir Bunların birbirinden ayrıldığı bir sistemde varoluş sancısı baş gösterir Bu sancıyı dindirmek ne maddenin ne eğlencenin ne de konforun işidir İnsana şah damarından daha yakın olan Allah ile bağı yeniden kurulmadıkça eşya insana insan Yaradan a ait kılınmadıkça dünyaya sahip olmak için değil şahit olmak için gelindiği bilincine varılmadıkça çağlar üstü hakikat sistemine demir atılmadıkça insanı nesneleştiren bilgi sistemi ahlakileştirilmedikçe insanı ruh fukarası haline getiren eğitim sistemine neşter vurulmadıkça doğru yol doğru insanla buluşturulmadıkça insanlık makro kıyamete kadar tedrici bir şekilde şiddetlenerek devam edecek olan mikro kıyametleri yaşamaya devam edecektir Yayınevi Hayat Yayınları Yazar Refik Balay Sayfa 200 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2018 Barkod 9786051512709 Kategori Deneme Edebiyat Deneme

Hayat Yayınları
Fırtınalı bir mevsimde yolu bulmak yolda yürümek ve yol olmak için Tarihin her devrinde insanlar ve toplumlar varoluş krizine girmiştir Ancak hiçbiri bugünkü kadar derin sarsıcı ve yıkıcı olmamıştır Küresel ölçekte bir çığlık var Bu çığlık aklı yarılmış ruhu delinmiş kolu kanadı kırılmış imanı doğranmış insanın çığlığıdır Ancak Gürültü Çağı bu çığlıkları bastırmakta çekilen nice acıları oyun ve eğlence anaforuna takarak duyulmaz hâle getirmektedir Batı nın her seferinde ambalajlayıp insanlığın önüne koyduğu tekno konformizm geçici narkoz etkisi yaratmaktan öte bir işe yaramamaktadır İnsanlık Cahiliye Devri nin en koyu buhranlarını yaşamakta ancak yaşadığı buhranın onu adım adım büyük bir tükenişe götürdüğünden bigâne görünmektedir Sezai Karakoç un ifadesiyle insanlık Batıyı içmekte ancak başına diktiği şeyin su değil içini kavuran bir asit olduğunu unutmuş görünmektedir Evet insanlık Batıyı içiyor Fakat bu içiş onun şifasını değil hastalanmasını ve zehirlenmesini artırıyor İnsanlığın Allah a hakikate ve fıtrata olan yolculuğu modern eşkıyalar küresel iblisler taşeron teröristler organize soyguncular ve doyumsuz şarlatanlar tarafından kesilmiş durumdadır İnsanlar yerinden yurdundan canından malından aklından dininden ve neslinden edilmiş toprağın altı üstünden daha güvenli hale gelmiştir Fıtrata dayalı varoluş sistemi üç damardan beslenir Bunlar iman ruh ve hakikattir İman ruhun ruh da hakikatin ikiz kardeşidir Bunların birbirinden ayrıldığı bir sistemde varoluş sancısı baş gösterir Bu sancıyı dindirmek ne maddenin ne eğlencenin ne de konforun işidir İnsana şah damarından daha yakın olan Allah ile bağı yeniden kurulmadıkça eşya insana insan Yaradan a ait kılınmadıkça dünyaya sahip olmak için değil şahit olmak için gelindiği bilincine varılmadıkça çağlar üstü hakikat sistemine demir atılmadıkça insanı nesneleştiren bilgi sistemi ahlakileştirilmedikçe insanı ruh fukarası haline getiren eğitim sistemine neşter vurulmadıkça doğru yol doğru insanla buluşturulmadıkça insanlık makro kıyamete kadar tedrici bir şekilde şiddetlenerek devam edecek olan mikro kıyametleri yaşamaya devam edecektir

Hayat Yayınları
Fırtınalı bir mevsimde yolu bulmak yolda yürümek ve yol olmak için Tarihin her devrinde insanlar ve toplumlar varoluş krizine girmiştir Ancak hiçbiri bugünkü kadar derin sarsıcı ve yıkıcı olmamıştır Küresel ölçekte bir çığlık var Bu çığlık aklı yarılmış ruhu delinmiş kolu kanadı kırılmış imanı doğranmış insanın çığlığıdır Ancak Gürültü Çağı bu çığlıkları bastırmakta çekilen nice acıları oyun ve eğlence anaforuna takarak duyulmaz hâle getirmektedir Batı nın her seferinde ambalajlayıp insanlığın önüne koyduğu tekno konformizm geçici narkoz etkisi yaratmaktan öte bir işe yaramamaktadır İnsanlık Cahiliye Devri nin en koyu buhranlarını yaşamakta ancak yaşadığı buhranın onu adım adım büyük bir tükenişe götürdüğünden bigâne görünmektedir Sezai Karakoç un ifadesiyle insanlık Batıyı içmekte ancak başına diktiği şeyin su değil içini kavuran bir asit olduğunu unutmuş görünmektedir Evet insanlık Batıyı içiyor Fakat bu içiş onun şifasını değil hastalanmasını ve zehirlenmesini artırıyor İnsanlığın Allah a hakikate ve fıtrata olan yolculuğu modern eşkıyalar küresel iblisler taşeron teröristler organize soyguncular ve doyumsuz şarlatanlar tarafından kesilmiş durumdadır İnsanlar yerinden yurdundan canından malından aklından dininden ve neslinden edilmiş toprağın altı üstünden daha güvenli hale gelmiştir Fıtrata dayalı varoluş sistemi üç damardan beslenir Bunlar iman ruh ve hakikattir İman ruhun ruh da hakikatin ikiz kardeşidir Bunların birbirinden ayrıldığı bir sistemde varoluş sancısı baş gösterir Bu sancıyı dindirmek ne maddenin ne eğlencenin ne de konforun işidir İnsana şah damarından daha yakın olan Allah ile bağı yeniden kurulmadıkça eşya insana insan Yaradan a ait kılınmadıkça dünyaya sahip olmak için değil şahit olmak için gelindiği bilincine varılmadıkça çağlar üstü hakikat sistemine demir atılmadıkça insanı nesneleştiren bilgi sistemi ahlakileştirilmedikçe insanı ruh fukarası haline getiren eğitim sistemine neşter vurulmadıkça doğru yol doğru insanla buluşturulmadıkça insanlık makro kıyamete kadar tedrici bir şekilde şiddetlenerek devam edecek olan mikro kıyametleri yaşamaya devam edecektir

Hayat Yayınları
Fırtınalı bir mevsimde yolu bulmak yolda yürümek ve yol olmak için Tarihin her devrinde insanlar ve toplumlar varoluş krizine girmiştir Ancak hiçbiri bugünkü kadar derin sarsıcı ve yıkıcı olmamıştır Küresel ölçekte bir çığlık var Bu çığlık aklı yarılmış ruhu delinmiş kolu kanadı kırılmış imanı doğranmış insanın çığlığıdır Ancak Gürültü Çağı bu çığlıkları bastırmakta çekilen nice acıları oyun ve eğlence anaforuna takarak duyulmaz hâle getirmektedir Batı nın her seferinde ambalajlayıp insanlığın önüne koyduğu tekno konformizm geçici narkoz etkisi yaratmaktan öte bir işe yaramamaktadır İnsanlık Cahiliye Devri nin en koyu buhranlarını yaşamakta ancak yaşadığı buhranın onu adım adım büyük bir tükenişe götürdüğünden bigâne görünmektedir Sezai Karakoç un ifadesiyle insanlık Batıyı içmekte ancak başına diktiği şeyin su değil içini kavuran bir asit olduğunu unutmuş görünmektedir Evet insanlık Batıyı içiyor Fakat bu içiş onun şifasını değil hastalanmasını ve zehirlenmesini artırıyor İnsanlığın Allah a hakikate ve fıtrata olan yolculuğu modern eşkıyalar küresel iblisler taşeron teröristler organize soyguncular ve doyumsuz şarlatanlar tarafından kesilmiş durumdadır İnsanlar yerinden yurdundan canından malından aklından dininden ve neslinden edilmiş toprağın altı üstünden daha güvenli hale gelmiştir Fıtrata dayalı varoluş sistemi üç damardan beslenir Bunlar iman ruh ve hakikattir İman ruhun ruh da hakikatin ikiz kardeşidir Bunların birbirinden ayrıldığı bir sistemde varoluş sancısı baş gösterir Bu sancıyı dindirmek ne maddenin ne eğlencenin ne de konforun işidir İnsana şah damarından daha yakın olan Allah ile bağı yeniden kurulmadıkça eşya insana insan Yaradan a ait kılınmadıkça dünyaya sahip olmak için değil şahit olmak için gelindiği bilincine varılmadıkça çağlar üstü hakikat sistemine demir atılmadıkça insanı nesneleştiren bilgi sistemi ahlakileştirilmedikçe insanı ruh fukarası haline getiren eğitim sistemine neşter vurulmadıkça doğru yol doğru insanla buluşturulmadıkça insanlık makro kıyamete kadar tedrici bir şekilde şiddetlenerek devam edecek olan mikro kıyametleri yaşamaya devam edecektir

Hayat
Fırtınalı bir mevsimde yolu bulmak yolda yürümek ve yol olmak için Tarihin her devrinde insanlar ve toplumlar varoluş krizine girmiştir Ancak hiçbiri bugünkü kadar derin sarsıcı ve yıkıcı olmamıştır Küresel ölçekte bir çığlık var Bu çığlık aklı yarılmış ruhu delinmiş kolu kanadı kırılmış imanı doğranmış insanın çığlığıdır Ancak Gürültü Çağı bu çığlıkları bastırmakta çekilen nice acıları oyun ve eğlence anaforuna takarak duyulmaz hâle getirmektedir Batı nın her seferinde ambalajlayıp insanlığın önüne koyduğu tekno konformizm geçici narkoz etkisi yaratmaktan öte bir işe yaramamaktadır İnsanlık Cahiliye Devri nin en koyu buhranlarını yaşamakta ancak yaşadığı buhranın onu adım adım büyük bir tükenişe götürdüğünden bigâne görünmektedir Sezai Karakoç un ifadesiyle insanlık Batıyı içmekte ancak başına diktiği şeyin su değil içini kavuran bir asit olduğunu unutmuş görünmektedir Evet insanlık Batıyı içiyor Fakat bu içiş onun şifasını değil hastalanmasını ve zehirlenmesini artırıyor İnsanlığın Allah a hakikate ve fıtrata olan yolculuğu modern eşkıyalar küresel iblisler taşeron teröristler organize soyguncular ve doyumsuz şarlatanlar tarafından kesilmiş durumdadır İnsanlar yerinden yurdundan canından malından aklından dininden ve neslinden edilmiş toprağın altı üstünden daha güvenli hale gelmiştir Fıtrata dayalı varoluş sistemi üç damardan beslenir Bunlar iman ruh ve hakikattir İman ruhun ruh da hakikatin ikiz kardeşidir Bunların birbirinden ayrıldığı bir sistemde varoluş sancısı baş gösterir Bu sancıyı dindirmek ne maddenin ne eğlencenin ne de konforun işidir İnsana şah damarından daha yakın olan Allah ile bağı yeniden kurulmadıkça eşya insana insan Yaradan a ait kılınmadıkça dünyaya sahip olmak için değil şahit olmak için gelindiği bilincine varılmadıkça çağlar üstü hakikat sistemine demir atılmadıkça insanı nesneleştiren bilgi sistemi ahlakileştirilmedikçe insanı ruh fukarası haline getiren eğitim sistemine neşter vurulmadıkça doğru yol doğru insanla buluşturulmadıkça insanlık makro kıyamete kadar tedrici bir şekilde şiddetlenerek devam edecek olan mikro kıyametleri yaşamaya devam edecektir

Hayat Yayınları
Fırtınalı bir mevsimde yolu bulmak yolda yürümek ve yol olmak için Tarihin her devrinde insanlar ve toplumlar varoluş krizine girmiştir Ancak hiçbiri bugünkü kadar derin sarsıcı ve yıkıcı olmamıştır Küresel ölçekte bir çığlık var Bu çığlık aklı yarılmış ruhu delinmiş kolu kanadı kırılmış imanı doğranmış insanın çığlığıdır Ancak Gürültü Çağı bu çığlıkları bastırmakta çekilen nice acıları oyun ve eğlence anaforuna takarak duyulmaz hâle getirmektedir Batı nın her seferinde ambalajlayıp insanlığın önüne koyduğu tekno konformizm geçici narkoz etkisi yaratmaktan öte bir işe yaramamaktadır İnsanlık Cahiliye Devri nin en koyu buhranlarını yaşamakta ancak yaşadığı buhranın onu adım adım büyük bir tükenişe götürdüğünden bigâne görünmektedir Sezai Karakoç un ifadesiyle insanlık Batıyı içmekte ancak başına diktiği şeyin su değil içini kavuran bir asit olduğunu unutmuş görünmektedir Evet insanlık Batıyı içiyor Fakat bu içiş onun şifasını değil hastalanmasını ve zehirlenmesini artırıyor İnsanlığın Allah a hakikate ve fıtrata olan yolculuğu modern eşkıyalar küresel iblisler taşeron teröristler organize soyguncular ve doyumsuz şarlatanlar tarafından kesilmiş durumdadır İnsanlar yerinden yurdundan canından malından aklından dininden ve neslinden edilmiş toprağın altı üstünden daha güvenli hale gelmiştir Fıtrata dayalı varoluş sistemi üç damardan beslenir Bunlar iman ruh ve hakikattir İman ruhun ruh da hakikatin ikiz kardeşidir Bunların birbirinden ayrıldığı bir sistemde varoluş sancısı baş gösterir Bu sancıyı dindirmek ne maddenin ne eğlencenin ne de konforun işidir İnsana şah damarından daha yakın olan Allah ile bağı yeniden kurulmadıkça eşya insana insan Yaradan a ait kılınmadıkça dünyaya sahip olmak için değil şahit olmak için gelindiği bilincine varılmadıkça çağlar üstü hakikat sistemine demir atılmadıkça insanı nesneleştiren bilgi sistemi ahlakileştirilmedikçe insanı ruh fukarası haline getiren eğitim sistemine neşter vurulmadıkça doğru yol doğru insanla buluşturulmadıkça insanlık makro kıyamete kadar tedrici bir şekilde şiddetlenerek devam edecek olan mikro kıyametleri yaşamaya devam edecektir

Hayat Yayınları
Fırtınalı bir mevsimde yolu bulmak yolda yürümek ve yol olmak için Tarihin her devrinde insanlar ve toplumlar varoluş krizine girmiştir Ancak hiçbiri bugünkü kadar derin sarsıcı ve yıkıcı olmamıştır Küresel ölçekte bir çığlık var Bu çığlık aklı yarılmış ruhu delinmiş kolu kanadı kırılmış imanı doğranmış insanın çığlığıdır Ancak Gürültü Çağı bu çığlıkları bastırmakta çekilen nice acıları oyun ve eğlence anaforuna takarak duyulmaz hâle getirmektedir Batı nın her seferinde ambalajlayıp insanlığın önüne koyduğu tekno konformizm geçici narkoz etkisi yaratmaktan öte bir işe yaramamaktadır İnsanlık Cahiliye Devri nin en koyu buhranlarını yaşamakta ancak yaşadığı buhranın onu adım adım büyük bir tükenişe götürdüğünden bigâne görünmektedir Sezai Karakoç un ifadesiyle insanlık Batıyı içmekte ancak başına diktiği şeyin su değil içini kavuran bir asit olduğunu unutmuş görünmektedir Evet insanlık Batıyı içiyor Fakat bu içiş onun şifasını değil hastalanmasını ve zehirlenmesini artırıyor İnsanlığın Allah a hakikate ve fıtrata olan yolculuğu modern eşkıyalar küresel iblisler taşeron teröristler organize soyguncular ve doyumsuz şarlatanlar tarafından kesilmiş durumdadır İnsanlar yerinden yurdundan canından malından aklından dininden ve neslinden edilmiş toprağın altı üstünden daha güvenli hale gelmiştir Fıtrata dayalı varoluş sistemi üç damardan beslenir Bunlar iman ruh ve hakikattir İman ruhun ruh da hakikatin ikiz kardeşidir Bunların birbirinden ayrıldığı bir sistemde varoluş sancısı baş gösterir Bu sancıyı dindirmek ne maddenin ne eğlencenin ne de konforun işidir İnsana şah damarından daha yakın olan Allah ile bağı yeniden kurulmadıkça eşya insana insan Yaradan a ait kılınmadıkça dünyaya sahip olmak için değil şahit olmak için gelindiği bilincine varılmadıkça çağlar üstü hakikat sistemine demir atılmadıkça insanı nesneleştiren bilgi sistemi ahlakileştirilmedikçe insanı ruh fukarası haline getiren eğitim sistemine neşter vuru

Hayat Yayınları
Fırtınalı bir mevsimde yolu bulmak yolda yürümek ve yol olmak için Tarihin her devrinde insanlar ve toplumlar varoluş krizine girmiştir Ancak hiçbiri bugünkü kadar derin sarsıcı ve yıkıcı olmamıştır Küresel ölçekte bir çığlık var Bu çığlık aklı yarılmış ruhu delinmiş kolu kanadı kırılmış imanı doğranmış insanın çığlığıdır Ancak Gürültü Çağı bu çığlıkları bastırmakta çekilen nice acıları oyun ve eğlence anaforuna takarak duyulmaz hâle getirmektedir Batı nın her seferinde ambalajlayıp insanlığın önüne koyduğu tekno konformizm geçici narkoz etkisi yaratmaktan öte bir işe yaramamaktadır İnsanlık Cahiliye Devri nin en koyu buhranlarını yaşamakta ancak yaşadığı buhranın onu adım adım büyük bir tükenişe götürdüğünden bigâne görünmektedir Sezai Karakoç un ifadesiyle insanlık Batıyı içmekte ancak başına diktiği şeyin su değil içini kavuran bir asit olduğunu unutmuş görünmektedir Evet insanlık Batıyı içiyor Fakat bu içiş onun şifasını değil hastalanmasını ve zehirlenmesini artırıyor İnsanlığın Allah a hakikate ve fıtrata olan yolculuğu modern eşkıyalar küresel iblisler taşeron teröristler organize soyguncular ve doyumsuz şarlatanlar tarafından kesilmiş durumdadır İnsanlar yerinden yurdundan canından malından aklından dininden ve neslinden edilmiş toprağın altı üstünden daha güvenli hale gelmiştir Fıtrata dayalı varoluş sistemi üç damardan beslenir Bunlar iman ruh ve hakikattir İman ruhun ruh da hakikatin ikiz kardeşidir Bunların birbirinden ayrıldığı bir sistemde varoluş sancısı baş gösterir Bu sancıyı dindirmek ne maddenin ne eğlencenin ne de konforun işidir İnsana şah damarından daha yakın olan Allah ile bağı yeniden kurulmadıkça eşya insana insan Yaradan a ait kılınmadıkça dünyaya sahip olmak için değil şahit olmak için gelindiği bilincine varılmadıkça çağlar üstü hakikat sistemine demir atılmadıkça insanı nesneleştiren bilgi sistemi ahlakileştirilmedikçe insanı ruh fukarası haline getiren eğitim sistemine neşter vurulmadıkça doğru yol doğru insanla buluşturulmadıkça insanlık makro kıyamete kadar tedrici bir şekilde şiddetlenerek devam edecek olan mikro kıyametleri yaşamaya devam edecektir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img