Yemeğin Psikopolitikası — Mihalis Mentinis

Yemeğin Psikopolitikası
Mihalis MentinisAyrıntı Yayınları
Yemeğin Psikopolitikası
Mihalis MentinisDeleuze ve Guattari makinesel bir asamblaj içinde bedenlerin zorunlu kaçınılmaz ya da izin verilen alaşımını düzenleyen şeyin her şeyden önce bir beslenme rejimi ve cinsellik rejimi olduğunu ileri sürer Bu görüş neoliberal simgesel düzende şef figürünün merkeziyeti açısından argümanımıza katkıda bulunmaktadır Bedenlerin birbirine karışmasının benliklerin birbirine karışmasıyla ayrışmaz bir şekilde ilintili olduğunu göz önünde tutacak olursak çağdaş beslenme rejiminde kilit bir role sahip sahip olan şef figürünün psikopolitik açıdan da önemli bir role sahip olduğunu söylemeye lüzum yoktur Foucault ya bakacak olursak bu durum daha da açık hale gelir Foucault modern dünyanın kontrollü diyet kaygısının cinsellikle ilgili bir takıntıya dönüştüğü savının artık geçerli olmadığı görüşündedir Doğrusunu söylemek gerekirse bugün artık yemek ve dolayısıyla da beslenme rejimi ahlak kurallarının bölgesi bilimsel araştırma konusu bireyselleşmeci düşünümsellik anlamında ayrıcalıklı bir konum elde etme iddiasındadır ve dolayısıyla neoliberal asamblajın yeniden şekillenişinde daha önce olduğundan çok daha büyük bir öneme sahiptir Bir başka deyişle ne yediğimiz nasıl ve ne miktarda yediğimiz kiminle ve nerede yediğimiz kim olduğumuzu belirlemede cinsel faaliyetlerimizden daha önemli ya da en azından eşit bir konuma yerleşmiştir Mihalis Mentinis bu kitapta yemeğin ve yemek yapmanın psikopolitik fonksiyonunu eleştirel bir şekilde incelerken konuyu farklı coğrafyalar ve disiplinler bağlamında ele almaktadır Gastronomik faaliyetleri ünlü şef ikonundan ekonomik krizlere anoreksiyadan yamyamlığa geniş bir çerçevede ele alan Mentinis çağdaş mutfak kültürünün neoliberal gelişme süresince bir aşamadan başka bir aşamaya geçişi işaret eden bir ritüeller dizisi olarak anlaşılabileceğini ileri sürmektedir Bu kitap sunduğu kapsayıcı teorik ve analitik çerçeveyle yemeğe ve yemek yapmaya dair farklı bakış açıları sunmaktadır

Ayrıntı Yayınları
Deleuze ve Guattari makinesel bir asamblaj içinde bedenlerin zorunlu kaçınılmaz ya da izin verilen alaşımını düzenleyen şeyin her şeyden önce bir beslenme rejimi ve cinsellik rejimi olduğunu ileri sürer Bu görüş neoliberal simgesel düzende şef figürünün merkeziyeti açısından argümanımıza katkıda bulunmaktadır Bedenlerin birbirine karışmasının benliklerin birbirine karışmasıyla ayrışmaz bir şekilde ilintili olduğunu göz önünde tutacak olursak çağdaş beslenme rejiminde kilit bir role sahip sahip olan şef figürünün psikopolitik açıdan da önemli bir role sahip olduğunu söylemeye lüzum yoktur Foucault ya bakacak olursak bu durum daha da açık hale gelir Foucault modern dünyanın kontrollü diyet kaygısının cinsellikle ilgili bir takıntıya dönüştüğü savının artık geçerli olmadığı görüşündedir Doğrusunu söylemek gerekirse bugün artık yemek ve dolayısıyla da beslenme rejimi ahlak kurallarının bölgesi bilimsel araştırma konusu bireyselleşmeci düşünümsellik anlamında ayrıcalıklı bir konum elde etme iddiasındadır ve dolayısıyla neoliberal asamblajın yeniden şekillenişinde daha önce olduğundan çok daha büyük bir öneme sahiptir Bir başka deyişle ne yediğimiz nasıl ve ne miktarda yediğimiz kiminle ve nerede yediğimiz kim olduğumuzu belirlemede cinsel faaliyetlerimizden daha önemli ya da en azından eşit bir konuma yerleşmiştir Mihalis Mentinis bu kitapta yemeğin ve yemek yapmanın psikopolitik fonksiyonunu eleştirel bir şekilde incelerken konuyu farklı coğrafyalar ve disiplinler bağlamında ele almaktadır Gastronomik faaliyetleri ünlü şef ikonundan ekonomik krizlere anoreksiyadan yamyamlığa geniş bir çerçevede ele alan Mentinis çağdaş mutfak kültürünün neoliberal gelişme süresince bir aşamadan başka bir aşamaya geçişi işaret eden bir ritüeller dizisi olarak anlaşılabileceğini ileri sürmektedir Bu kitap sunduğu kapsayıcı teorik ve analitik çerçeveyle yemeğe ve yemek yapmaya dair farklı bakış açıları sunmaktadır Tanıtım Bülteninden

Ayrıntı Yayınları
Deleuze ve Guattari makinesel bir asamblaj içinde bedenlerin zorunlu kaçınılmaz ya da izin verilen alaşımını düzenleyen şeyin her şeyden önce bir beslenme rejimi ve cinsellik rejimi olduğunu ileri sürer Bu görüş neoliberal simgesel düzende şef figürünün merkeziyeti açısından argümanımıza katkıda bulunmaktadır Bedenlerin birbirine karışmasının benliklerin birbirine karışmasıyla ayrışmaz bir şekilde ilintili olduğunu göz önünde tutacak olursak çağdaş beslenme rejiminde kilit bir role sahip sahip olan şef figürünün psikopolitik açıdan da önemli bir role sahip olduğunu söylemeye lüzum yoktur Foucault ya bakacak olursak bu durum daha da açık hale gelir Foucault modern dünyanın kontrollü diyet kaygısının cinsellikle ilgili bir takıntıya dönüştüğü savının artık geçerli olmadığı görüşündedir Doğrusunu söylemek gerekirse bugün artık yemek ve dolayısıyla da beslenme rejimi ahlak kurallarının bölgesi bilimsel araştırma konusu bireyselleşmeci düşünümsellik anlamında ayrıcalıklı bir konum elde etme iddiasındadır ve dolayısıyla neoliberal asamblajın yeniden şekillenişinde daha önce olduğundan çok daha büyük bir öneme sahiptir Bir başka deyişle ne yediğimiz nasıl ve ne miktarda yediğimiz kiminle ve nerede yediğimiz kim olduğumuzu belirlemede cinsel faaliyetlerimizden daha önemli ya da en azından eşit bir konuma yerleşmiştir Mihalis Mentinis bu kitapta yemeğin ve yemek yapmanın psikopolitik fonksiyonunu eleştirel bir şekilde incelerken konuyu farklı coğrafyalar ve disiplinler bağlamında ele almaktadır Gastronomik faaliyetleri ünlü şef ikonundan ekonomik krizlere anoreksiyadan yamyamlığa geniş bir çerçevede ele alan Mentinis çağdaş mutfak kültürünün neoliberal gelişme süresince bir aşamadan başka bir aşamaya geçişi işaret eden bir ritüeller dizisi olarak anlaşılabileceğini ileri sürmektedir Bu kitap sunduğu kapsayıcı teorik ve analitik çerçeveyle yemeğe ve yemek yapmaya dair farklı bakış açıları sunmaktadır Tanıtım Bülteninden

Ayrıntı Yayınları
Deleuze ve Guattari makinesel bir asamblaj içinde bedenlerin zorunlu kaçınılmaz ya da izin verilen alaşımını düzenleyen şeyin her şeyden önce bir beslenme rejimi ve cinsellik rejimi olduğunu ileri sürer Bu görüş neoliberal simgesel düzende şef figürünün merkeziyeti açısından argümanımıza katkıda bulunmaktadır Bedenlerin birbirine karışmasının benliklerin birbirine karışmasıyla ayrışmaz bir şekilde ilintili olduğunu göz önünde tutacak olursak çağdaş beslenme rejiminde kilit bir role sahip sahip olan şef figürünün psikopolitik açıdan da önemli bir role sahip olduğunu söylemeye lüzum yoktur Foucault ya bakacak olursak bu durum daha da açık hale gelir Foucault modern dünyanın kontrollü diyet kaygısının cinsellikle ilgili bir takıntıya dönüştüğü savının artık geçerli olmadığı görüşündedir Doğrusunu söylemek gerekirse bugün artık yemek ve dolayısıyla da beslenme rejimi ahlak kurallarının bölgesi bilimsel araştırma konusu bireyselleşmeci düşünümsellik anlamında ayrıcalıklı bir konum elde etme iddiasındadır ve dolayısıyla neoliberal asamblajın yeniden şekillenişinde daha önce olduğundan çok daha büyük bir öneme sahiptir Bir başka deyişle ne yediğimiz nasıl ve ne miktarda yediğimiz kiminle ve nerede yediğimiz kim olduğumuzu belirlemede cinsel faaliyetlerimizden daha önemli ya da en azından eşit bir konuma yerleşmiştir Mihalis Mentinis bu kitapta yemeğin ve yemek yapmanın psikopolitik fonksiyonunu eleştirel bir şekilde incelerken konuyu farklı coğrafyalar ve disiplinler bağlamında ele almaktadır Gastronomik faaliyetleri ünlü şef ikonundan ekonomik krizlere anoreksiyadan yamyamlığa geniş bir çerçevede ele alan Mentinis çağdaş mutfak kültürünün neoliberal gelişme süresince bir aşamadan başka bir aşamaya geçişi işaret eden bir ritüeller dizisi olarak anlaşılabileceğini ileri sürmektedir Bu kitap sunduğu kapsayıcı teorik ve analitik çerçeveyle yemeğe ve yemek yapmaya dair farklı bakış açıları sunmaktadır

Ayrıntı Yayınları
çev. Nazlı Sinanoğlu İnanç
Deleuze ve Guattari makinesel bir asamblaj içinde bedenlerin zorunlu kaçınılmaz ya da izin verilen alaşımını düzenleyen şeyin her şeyden önce bir beslenme rejimi ve cinsellik rejimi olduğunu ileri sürer Bu görüş neoliberal simgesel düzende şef figürünün merkeziyeti açısından argümanımıza katkıda bulunmaktadır Bedenlerin birbirine karışmasının benliklerin birbirine karışmasıyla ayrışmaz bir şekilde ilintili olduğunu göz önünde tutacak olursak çağdaş beslenme rejiminde kilit bir role sahip sahip olan şef figürünün psikopolitik açıdan da önemli bir role sahip olduğunu söylemeye lüzum yoktur Foucault ya bakacak olursak bu durum daha da açık hale gelir Foucault modern dünyanın kontrollü diyet kaygısının cinsellikle ilgili bir takıntıya dönüştüğü savının artık geçerli olmadığı görüşündedir Doğrusunu söylemek gerekirse bugün artık yemek ve dolayısıyla da beslenme rejimi ahlak kurallarının bölgesi bilimsel araştırma konusu bireyselleşmeci düşünümsellik anlamında ayrıcalıklı bir konum elde etme iddiasındadır ve dolayısıyla neoliberal asamblajın yeniden şekillenişinde daha önce olduğundan çok daha büyük bir öneme sahiptir Bir başka deyişle ne yediğimiz nasıl ve ne miktarda yediğimiz kiminle ve nerede yediğimiz kim olduğumuzu belirlemede cinsel faaliyetlerimizden daha önemli ya da en azından eşit bir konuma yerleşmiştir Mihalis Mentinis bu kitapta yemeğin ve yemek yapmanın psikopolitik fonksiyonunu eleştirel bir şekilde incelerken konuyu farklı coğrafyalar ve disiplinler bağlamında ele almaktadır Gastronomik faaliyetleri ünlü şef ikonundan ekonomik krizlere anoreksiyadan yamyamlığa geniş bir çerçevede ele alan Mentinis çağdaş mutfak kültürünün neoliberal gelişme süresince bir aşamadan başka bir aşamaya geçişi işaret eden bir ritüeller dizisi olarak anlaşılabileceğini ileri sürmektedir Bu kitap sunduğu kapsayıcı teorik ve analitik çerçeveyle yemeğe ve yemek yapmaya dair farklı bakış açıları sunmaktadır

Ayrıntı Yayınları
Deleuze ve Guattari makinesel bir asamblaj içinde bedenlerin zorunlu kaçınılmaz ya da izin verilen alaşımını düzenleyen şeyin her şeyden önce bir beslenme rejimi ve cinsellik rejimi olduğunu ileri sürer Bu görüş neoliberal simgesel düzende şef figürünün merkeziyeti açısından argümanımıza katkıda bulunmaktadır Bedenlerin birbirine karışmasının benliklerin birbirine karışmasıyla ayrışmaz bir şekilde ilintili olduğunu göz önünde tutacak olursak çağdaş beslenme rejiminde kilit bir role sahip sahip olan şef figürünün psikopolitik açıdan da önemli bir role sahip olduğunu söylemeye lüzum yoktur Foucault ya bakacak olursak bu durum daha da açık hale gelir Foucault modern dünyanın kontrollü diyet kaygısının cinsellikle ilgili bir takıntıya dönüştüğü savının artık geçerli olmadığı görüşündedir Doğrusunu söylemek gerekirse bugün artık yemek ve dolayısıyla da beslenme rejimi ahlak kurallarının bölgesi bilimsel araştırma konusu bireyselleşmeci düşünümsellik anlamında ayrıcalıklı bir konum elde etme iddiasındadır ve dolayısıyla neoliberal asamblajın yeniden şekillenişinde daha önce olduğundan çok daha büyük bir öneme sahiptir Bir başka deyişle ne yediğimiz nasıl ve ne miktarda yediğimiz kiminle ve nerede yediğimiz kim olduğumuzu belirlemede cinsel faaliyetlerimizden daha önemli ya da en azından eşit bir konuma yerleşmiştir Mihalis Mentinis bu kitapta yemeğin ve yemek yapmanın psikopolitik fonksiyonunu eleştirel bir şekilde incelerken konuyu farklı coğrafyalar ve disiplinler bağlamında ele almaktadır Gastronomik faaliyetleri ünlü şef ikonundan ekonomik krizlere anoreksiyadan yamyamlığa geniş bir çerçevede ele alan Mentinis çağdaş mutfak kültürünün neoliberal gelişme süresince bir aşamadan başka bir aşamaya geçişi işaret eden bir ritüeller dizisi olarak anlaşılabileceğini ileri sürmektedir Bu kitap sunduğu kapsayıcı teorik ve analitik çerçeveyle yemeğe ve yemek yapmaya dair farklı bakış açıları sunmaktadır

Ayrıntı
çev. İnanç, Nazlı Sinanoğlu
Deleuze ve Guattari makinesel bir asamblaj içinde bedenlerin zorunlu kaçınılmaz ya da izin verilen alaşımını düzenleyen şeyin her şeyden önce bir beslenme rejimi ve cinsellik rejimi olduğunu ileri sürer Bu görüş neoliberal simgesel düzende şef figürünün merkeziyeti açısından argümanımıza katkıda bulunmaktadır Bedenlerin birbirine karışmasının benliklerin birbirine karışmasıyla ayrışmaz bir şekilde ilintili olduğunu göz önünde tutacak olursak çağdaş beslenme rejiminde kilit bir role sahip sahip olan şef figürünün psikopolitik açıdan da önemli bir role sahip olduğunu söylemeye lüzum yoktur Foucault ya bakacak olursak bu durum daha da açık hale gelir Foucault modern dünyanın kontrollü diyet kaygısının cinsellikle ilgili bir takıntıya dönüştüğü savının artık geçerli olmadığı görüşündedir Doğrusunu söylemek gerekirse bugün artık yemek ve dolayısıyla da beslenme rejimi ahlak kurallarının bölgesi bilimsel araştırma konusu bireyselleşmeci düşünümsellik anlamında ayrıcalıklı bir konum elde etme iddiasındadır ve dolayısıyla neoliberal asamblajın yeniden şekillenişinde daha önce olduğundan çok daha büyük bir öneme sahiptir Bir başka deyişle ne yediğimiz nasıl ve ne miktarda yediğimiz kiminle ve nerede yediğimiz kim olduğumuzu belirlemede cinsel faaliyetlerimizden daha önemli ya da en azından eşit bir konuma yerleşmiştir Mihalis Mentinis bu kitapta yemeğin ve yemek yapmanın psikopolitik fonksiyonunu eleştirel bir şekilde incelerken konuyu farklı coğrafyalar ve disiplinler bağlamında ele almaktadır Gastronomik faaliyetleri ünlü şef ikonundan ekonomik krizlere anoreksiyadan yamyamlığa geniş bir çerçevede ele alan Mentinis çağdaş mutfak kültürünün neoliberal gelişme süresince bir aşamadan başka bir aşamaya geçişi işaret eden bir ritüeller dizisi olarak anlaşılabileceğini ileri sürmektedir Bu kitap sunduğu kapsayıcı teorik ve analitik çerçeveyle yemeğe ve yemek yapmaya dair farklı bakış açıları sunmaktadır

Ayrıntı Yayınları
Mihalis Mentinis tarafından kaleme alınan Yemeğin Psikopolitikası Ayrıntı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yemeğin Psikopolitikası Mihalis Mentinis Kitap Özeti Deleuze ve Guattari makinesel bir asamblaj içinde bedenlerin zorunlu kaçınılmaz ya da izin verilen alaşımını düzenleyen şeyin her şeyden önce bir beslenme rejimi ve cinsellik rejimi olduğunu ileri sürer Bu görüş neoliberal simgesel düzende şef figürünün merkeziyeti açısından argümanımıza katkıda bulunmaktadır Bedenlerin birbirine karışmasının benliklerin birbirine karışmasıyla ayrışmaz bir şekilde ilintili olduğunu göz önünde tutacak olursak çağdaş beslenme rejiminde kilit bir role sahip sahip olan şef figürünün psikopolitik açıdan da önemli bir role sahip olduğunu söylemeye lüzum yoktur Foucault ya bakacak olursak bu durum daha da açık hale gelir Foucault modern dünyanın kontrollü diyet kaygısının cinsellikle ilgili bir takıntıya dönüştüğü savının artık geçerli olmadığı görüşündedir Doğrusunu söylemek gerekirse bugün artık yemek ve dolayısıyla da beslenme rejimi ahlak kurallarının bölgesi bilimsel araştırma konusu bireyselleşmeci düşünümsellik anlamında ayrıcalıklı bir konum elde etme iddiasındadır ve dolayısıyla neoliberal asamblajın yeniden şekillenişinde daha önce olduğundan çok daha büyük bir öneme sahiptir Bir başka deyişle ne yediğimiz nasıl ve ne miktarda yediğimiz kiminle ve nerede yediğimiz kim olduğumuzu belirlemede cinsel faaliyetlerimizden daha önemli ya da en azından eşit bir konuma yerleşmiştir Mihalis Mentinis bu kitapta yemeğin ve yemek yapmanın psikopolitik fonksiyonunu eleştirel bir şekilde incelerken konuyu farklı coğrafyalar ve disiplinler bağlamında ele almaktadır Gastronomik faaliyetleri ünlü şef ikonundan ekonomik krizlere anoreksiyadan yamyamlığa geniş bir çerçevede ele alan Mentinis çağdaş mutfak kültürünün neoliberal gelişme süresince bir aşamadan başka bir aşamaya geçişi işaret eden bir ritüeller dizisi olarak anlaşılabileceğini ileri sürmektedir Bu kitap sunduğu kapsayıcı teorik ve analitik çerçeveyle yemeğe ve yemek yapmaya dair farklı bakış açıları sunmaktadır Yayınevi Ayrıntı Yayınları Yazar Mihalis Mentinis Sayfa 192 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Ekim 2021 Barkod 9786053145554 Kategori Yemek Kitapları Genel Psikoloji

Ayrıntı Yayınları
çev. Nazlı Sinanoğlu İnanç
Deleuze ve Guattari makinesel bir asamblaj içinde bedenlerin zorunlu kaçınılmaz ya da izin verilen alaşımını düzenleyen şeyin her şeyden önce bir beslenme rejimi ve cinsellik rejimi olduğunu ileri sürer Bu görüş neoliberal simgesel düzende şef figürünün merkeziyeti açısından argümanımıza katkıda bulunmaktadır Bedenlerin birbirine karışmasının benliklerin birbirine karışmasıyla ayrışmaz bir şekilde ilintili olduğunu göz önünde tutacak olursak çağdaş beslenme rejiminde kilit bir role sahip sahip olan şef figürünün psikopolitik açıdan da önemli bir role sahip olduğunu söylemeye lüzum yoktur Foucault ya bakacak olursak bu durum daha da açık hale gelir Foucault modern dünyanın kontrollü diyet kaygısının cinsellikle ilgili bir takıntıya dönüştüğü savının artık geçerli olmadığı görüşündedir Doğrusunu söylemek gerekirse bugün artık yemek ve dolayısıyla da beslenme rejimi ahlak kurallarının bölgesi bilimsel araştırma konusu bireyselleşmeci düşünümsellik anlamında ayrıcalıklı bir konum elde etme iddiasındadır ve dolayısıyla neoliberal asamblajın yeniden şekillenişinde daha önce olduğundan çok daha büyük bir öneme sahiptir Bir başka deyişle ne yediğimiz nasıl ve ne miktarda yediğimiz kiminle ve nerede yediğimiz kim olduğumuzu belirlemede cinsel faaliyetlerimizden daha önemli ya da en azından eşit bir konuma yerleşmiştir Mihalis Mentinis bu kitapta yemeğin ve yemek yapmanın psikopolitik fonksiyonunu eleştirel bir şekilde incelerken konuyu farklı coğrafyalar ve disiplinler bağlamında ele almaktadır Gastronomik faaliyetleri ünlü şef ikonundan ekonomik krizlere anoreksiyadan yamyamlığa geniş bir çerçevede ele alan Mentinis çağdaş mutfak kültürünün neoliberal gelişme süresince bir aşamadan başka bir aşamaya geçişi işaret eden bir ritüeller dizisi olarak anlaşılabileceğini ileri sürmektedir Bu kitap sunduğu kapsayıcı teorik ve analitik çerçeveyle yemeğe ve yemek yapmaya dair farklı bakış açıları sunmaktadır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img