MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Yemek Mekan Kimlik — Abdulkadir Önkol

Yemek Mekan Kimlik
280,00
GenelKültür TarihiDin

Yemek Mekan Kimlik

Abdulkadir Önkol

Grafiker Yayınları

2026-01-051. baskı212 sf.
Karton160-235-0Kitap KağıdıTürkçe
Teklif KitapEn ucuz

Yemek Mekan Kimlik

Abdulkadir Önkol

Dünya bir ev olsaydı mutfağı Gaziantep olurdu Necdet Olca Yesemek Gaziantep Mutfağı Bir kentin hafızası nerede saklıdır Gaziantep için bu sorunun cevabı çoğu zaman sofrada ocak başında ve ustadan çırağa aktarılan mutfak bilgisinde gizlidir Elinizdeki bu kitap Gaziantep mutfağının UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı na dâhil olmasıyla birlikte yaşadığı dönüşümü yemeğin hayat bulduğu mekânlar üzerinden izleyerek bu soruya kapsamlı bir yanıt aramaktadır Gaziantep in 2015 yılında Türkiye nin ilk gastronomi şehri ilan edilmesi yerel mutfağı küresel bir vitrine taşırken beraberinde önemli tartışmaları da getirmiştir Gelenek nasıl korunmaktadır Piyasa dinamikleriyle temas eden mutfak bilgisi neye dönüşmektedir Markalaşma sosyal medya ve kültür endüstrisi yerel kimliği güçlendiren araçlar mı yoksa onu tek tipleştiren riskler mi taşımaktadır Bu çalışma Gaziantep in merkez ilçelerinde yer alan yemek mekânlarını odağına alarak UNESCO süreci öncesi ve sonrasını karşılaştırmalı biçimde incelemektedir Menülerin değişiminden usta çırak ilişkilerine coğrafi işaretlerden sunum estetiğine kadar uzanan çok katmanlı bir analizle geleneğin modern dünyada nasıl yeniden üretildiğini gözler önüne sermektedir Halk bilimi perspektifiyle kaleme alınan kitap yemeği yalnızca bir lezzet ya da turistik ürün olarak değil yaşayan aktarılan ve mekânla anlam kazanan bir kültürel miras olarak ele almaktadır Gaziantep örneğinden hareketle bu eser günümüz dünyasında kültürel mirasın sembolik değeri ile piyasa değeri arasındaki hassas dengeyi anlamak isteyen herkes için önemli bir başvuru kaynağı sunmaktadır Lezzetin belleğin ve endüstrinin kesiştiği bu yolculukta okuyucuyu geleneğin dönüşümüne yakından tanıklık etmeye davet etmektedir

Benli Kitap
280,00

Grafiker Yayınları

2026-01-051. baskı212 sf.
Karton160-235-0Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

Dünya bir ev olsaydı mutfağı Gaziantep olurdu Necdet Olca Yesemek Gaziantep Mutfağı Bir kentin hafızası nerede saklıdır Gaziantep için bu sorunun cevabı çoğu zaman sofrada ocak başında ve ustadan çırağa aktarılan mutfak bilgisinde gizlidir Elinizdeki bu kitap Gaziantep mutfağının UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı na dâhil olmasıyla birlikte yaşadığı dönüşümü yemeğin hayat bulduğu mekânlar üzerinden izleyerek bu soruya kapsamlı bir yanıt aramaktadır Gaziantep in 2015 yılında Türkiye nin ilk gastronomi şehri ilan edilmesi yerel mutfağı küresel bir vitrine taşırken beraberinde önemli tartışmaları da getirmiştir Gelenek nasıl korunmaktadır Piyasa dinamikleriyle temas eden mutfak bilgisi neye dönüşmektedir Markalaşma sosyal medya ve kültür endüstrisi yerel kimliği güçlendiren araçlar mı yoksa onu tek tipleştiren riskler mi taşımaktadır Bu çalışma Gaziantep in merkez ilçelerinde yer alan yemek mekânlarını odağına alarak UNESCO süreci öncesi ve sonrasını karşılaştırmalı biçimde incelemektedir Menülerin değişiminden usta çırak ilişkilerine coğrafi işaretlerden sunum estetiğine kadar uzanan çok katmanlı bir analizle geleneğin modern dünyada nasıl yeniden üretildiğini gözler önüne sermektedir Halk bilimi perspektifiyle kaleme alınan kitap yemeği yalnızca bir lezzet ya da turistik ürün olarak değil yaşayan aktarılan ve mekânla anlam kazanan bir kültürel miras olarak ele almaktadır Gaziantep örneğinden hareketle bu eser günümüz dünyasında kültürel mirasın sembolik değeri ile piyasa değeri arasındaki hassas dengeyi anlamak isteyen herkes için önemli bir başvuru kaynağı sunmaktadır Lezzetin belleğin ve endüstrinin kesiştiği bu yolculukta okuyucuyu geleneğin dönüşümüne yakından tanıklık etmeye davet etmektedir

Kitap Ambarı
284,00

Grafiker Yayınları

2026212 sf.
İnce Kapak16 x 23,5
Kitap Ambarı

Dünya bir ev olsaydı mutfağı Gaziantep olurdu Necdet Olca Yesemek Gaziantep Mutfağı Bir kentin hafızası nerede saklıdır Gaziantep için bu sorunun cevabı çoğu zaman sofrada ocak başında ve ustadan çırağa aktarılan mutfak bilgisinde gizlidir Elinizdeki bu kitap Gaziantep mutfağının UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı na dâhil olmasıyla birlikte yaşadığı dönüşümü yemeğin hayat bulduğu mekânlar üzerinden izleyerek bu soruya kapsamlı bir yanıt aramaktadır Gaziantep in 2015 yılında Türkiye nin ilk gastronomi şehri ilan edilmesi yerel mutfağı küresel bir vitrine taşırken beraberinde önemli tartışmaları da getirmiştir Gelenek nasıl korunmaktadır Piyasa dinamikleriyle temas eden mutfak bilgisi neye dönüşmektedir Markalaşma sosyal medya ve kültür endüstrisi yerel kimliği güçlendiren araçlar mı yoksa onu tek tipleştiren riskler mi taşımaktadır Bu çalışma Gaziantep in merkez ilçelerinde yer alan yemek mekânlarını odağına alarak UNESCO süreci öncesi ve sonrasını karşılaştırmalı biçimde incelemektedir Menülerin değişiminden usta çırak ilişkilerine coğrafi işaretlerden sunum estetiğine kadar uzanan çok katmanlı bir analizle geleneğin modern dünyada nasıl yeniden üretildiğini gözler önüne sermektedir Halk bilimi perspektifiyle kaleme alınan kitap yemeği yalnızca bir lezzet ya da turistik ürün olarak değil yaşayan aktarılan ve mekânla anlam kazanan bir kültürel miras olarak ele almaktadır Gaziantep örneğinden hareketle bu eser günümüz dünyasında kültürel mirasın sembolik değeri ile piyasa değeri arasındaki hassas dengeyi anlamak isteyen herkes için önemli bir başvuru kaynağı sunmaktadır Lezzetin belleğin ve endüstrinin kesiştiği bu yolculukta okuyucuyu geleneğin dönüşümüne yakından tanıklık etmeye davet etmektedir Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
304,00

Grafiker Yayınları

2026212 sf.
Şehadet Kitap

Dünya bir ev olsaydı mutfağı Gaziantep olurdu Necdet Olca Yesemek Gaziantep Mutfağı Bir kentin hafızası nerede saklıdır Gaziantep için bu sorunun cevabı çoğu zaman sofrada ocak başında ve ustadan çırağa aktarılan mutfak bilgisinde gizlidir Elinizdeki bu kitap Gaziantep mutfağının UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı na dâhil olmasıyla birlikte yaşadığı dönüşümü yemeğin hayat bulduğu mekânlar üzerinden izleyerek bu soruya kapsamlı bir yanıt aramaktadır Gaziantep in 2015 yılında Türkiye nin ilk gastronomi şehri ilan edilmesi yerel mutfağı küresel bir vitrine taşırken beraberinde önemli tartışmaları da getirmiştir Gelenek nasıl korunmaktadır Piyasa dinamikleriyle temas eden mutfak bilgisi neye dönüşmektedir Markalaşma sosyal medya ve kültür endüstrisi yerel kimliği güçlendiren araçlar mı yoksa onu tek tipleştiren riskler mi taşımaktadır Bu çalışma Gaziantep in merkez ilçelerinde yer alan yemek mekânlarını odağına alarak UNESCO süreci öncesi ve sonrasını karşılaştırmalı biçimde incelemektedir Menülerin değişiminden usta çırak ilişkilerine coğrafi işaretlerden sunum estetiğine kadar uzanan çok katmanlı bir analizle geleneğin modern dünyada nasıl yeniden üretildiğini gözler önüne sermektedir Halk bilimi perspektifiyle kaleme alınan kitap yemeği yalnızca bir lezzet ya da turistik ürün olarak değil yaşayan aktarılan ve mekânla anlam kazanan bir kültürel miras olarak ele almaktadır Gaziantep örneğinden hareketle bu eser günümüz dünyasında kültürel mirasın sembolik değeri ile piyasa değeri arasındaki hassas dengeyi anlamak isteyen herkes için önemli bir başvuru kaynağı sunmaktadır Lezzetin belleğin ve endüstrinin kesiştiği bu yolculukta okuyucuyu geleneğin dönüşümüne yakından tanıklık etmeye davet etmektedir

Ekin Kitap
328,00

Grafiker Yayınları

Ocak 2026212 sf.
Ekin Kitap

Dünya bir ev olsaydı mutfağı Gaziantep olurdu Necdet Olca Yesemek Gaziantep Mutfağı Bir kentin hafızası nerede saklıdır Gaziantep için bu sorunun cevabı çoğu zaman sofrada ocak başında ve ustadan çırağa aktarılan mutfak bilgisinde gizlidir Elinizdeki bu kitap Gaziantep mutfağının UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı na dâhil olmasıyla birlikte yaşadığı dönüşümü yemeğin hayat bulduğu mekânlar üzerinden izleyerek bu soruya kapsamlı bir yanıt aramaktadır Gaziantep in 2015 yılında Türkiye nin ilk gastronomi şehri ilan edilmesi yerel mutfağı küresel bir vitrine taşırken beraberinde önemli tartışmaları da getirmiştir Gelenek nasıl korunmaktadır Piyasa dinamikleriyle temas eden mutfak bilgisi neye dönüşmektedir Markalaşma sosyal medya ve kültür endüstrisi yerel kimliği güçlendiren araçlar mı yoksa onu tek tipleştiren riskler mi taşımaktadır Bu çalışma Gaziantep in merkez ilçelerinde yer alan yemek mekânlarını odağına alarak UNESCO süreci öncesi ve sonrasını karşılaştırmalı biçimde incelemektedir Menülerin değişiminden usta çırak ilişkilerine coğrafi işaretlerden sunum estetiğine kadar uzanan çok katmanlı bir analizle geleneğin modern dünyada nasıl yeniden üretildiğini gözler önüne sermektedir Halk bilimi perspektifiyle kaleme alınan kitap yemeği yalnızca bir lezzet ya da turistik ürün olarak değil yaşayan aktarılan ve mekânla anlam kazanan bir kültürel miras olarak ele almaktadır Gaziantep örneğinden hareketle bu eser günümüz dünyasında kültürel mirasın sembolik değeri ile piyasa değeri arasındaki hassas dengeyi anlamak isteyen herkes için önemli bir başvuru kaynağı sunmaktadır Lezzetin belleğin ve endüstrinin kesiştiği bu yolculukta okuyucuyu geleneğin dönüşümüne yakından tanıklık etmeye davet etmektedir

Nobel Kitap
348,00

Grafiker Yayınları

2026212 sf.
16x23.5 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Dünya bir ev olsaydı mutfağı Gaziantep olurdu Necdet Olca Yesemek Gaziantep Mutfağı Bir kentin hafızası nerede saklıdır Gaziantep için bu sorunun cevabı çoğu zaman sofrada ocak başında ve ustadan çırağa aktarılan mutfak bilgisinde gizlidir Elinizdeki bu kitap Gaziantep mutfağının UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı na dâhil olmasıyla birlikte yaşadığı dönüşümü yemeğin hayat bulduğu mekânlar üzerinden izleyerek bu soruya kapsamlı bir yanıt aramaktadır Gaziantep in 2015 yılında Türkiye nin ilk gastronomi şehri ilan edilmesi yerel mutfağı küresel bir vitrine taşırken beraberinde önemli tartışmaları da getirmiştir Gelenek nasıl korunmaktadır Piyasa dinamikleriyle temas eden mutfak bilgisi neye dönüşmektedir Markalaşma sosyal medya ve kültür endüstrisi yerel kimliği güçlendiren araçlar mı yoksa onu tek tipleştiren riskler mi taşımaktadır Bu çalışma Gaziantep in merkez ilçelerinde yer alan yemek mekânlarını odağına alarak UNESCO süreci öncesi ve sonrasını karşılaştırmalı biçimde incelemektedir Menülerin değişiminden usta çırak ilişkilerine coğrafi işaretlerden sunum estetiğine kadar uzanan çok katmanlı bir analizle geleneğin modern dünyada nasıl yeniden üretildiğini gözler önüne sermektedir Halk bilimi perspektifiyle kaleme alınan kitap yemeği yalnızca bir lezzet ya da turistik ürün olarak değil yaşayan aktarılan ve mekânla anlam kazanan bir kültürel miras olarak ele almaktadır Gaziantep örneğinden hareketle bu eser günümüz dünyasında kültürel mirasın sembolik değeri ile piyasa değeri arasındaki hassas dengeyi anlamak isteyen herkes için önemli bir başvuru kaynağı sunmaktadır Lezzetin belleğin ve endüstrinin kesiştiği bu yolculukta okuyucuyu geleneğin dönüşümüne yakından tanıklık etmeye davet etmektedir

Pandora
400,00

Grafiker

2026212 sf.
Pandora

Dünya bir ev olsaydı mutfağı Gaziantep olurdu Necdet Olca Yesemek Gaziantep Mutfağı Bir kentin hafızası nerede saklıdır Gaziantep için bu sorunun cevabı çoğu zaman sofrada ocak başında ve ustadan çırağa aktarılan mutfak bilgisinde gizlidir Elinizdeki bu kitap Gaziantep mutfağının UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı na dâhil olmasıyla birlikte yaşadığı dönüşümü yemeğin hayat bulduğu mekânlar üzerinden izleyerek bu soruya kapsamlı bir yanıt aramaktadır Gaziantep in 2015 yılında Türkiye nin ilk gastronomi şehri ilan edilmesi yerel mutfağı küresel bir vitrine taşırken beraberinde önemli tartışmaları da getirmiştir Gelenek nasıl korunmaktadır Piyasa dinamikleriyle temas eden mutfak bilgisi neye dönüşmektedir Markalaşma sosyal medya ve kültür endüstrisi yerel kimliği güçlendiren araçlar mı yoksa onu tek tipleştiren riskler mi taşımaktadır Bu çalışma Gaziantep in merkez ilçelerinde yer alan yemek mekânlarını odağına alarak UNESCO süreci öncesi ve sonrasını karşılaştırmalı biçimde incelemektedir Menülerin değişiminden usta çırak ilişkilerine coğrafi işaretlerden sunum estetiğine kadar uzanan çok katmanlı bir analizle geleneğin modern dünyada nasıl yeniden üretildiğini gözler önüne sermektedir Halk bilimi perspektifiyle kaleme alınan kitap yemeği yalnızca bir lezzet ya da turistik ürün olarak değil yaşayan aktarılan ve mekânla anlam kazanan bir kültürel miras olarak ele almaktadır Gaziantep örneğinden hareketle bu eser günümüz dünyasında kültürel mirasın sembolik değeri ile piyasa değeri arasındaki hassas dengeyi anlamak isteyen herkes için önemli bir başvuru kaynağı sunmaktadır Lezzetin belleğin ve endüstrinin kesiştiği bu yolculukta okuyucuyu geleneğin dönüşümüne yakından tanıklık etmeye davet etmektedir