Yeni Dünya — Sabahattin Ali

Yeni Dünya
Sabahattin AliVenedik Yayınları
Yeni Dünya
Sabahattin AliStefan Zweig 1881 de Viyana da dünyaya geldi Avrupa da iyi bir eğitim gördü 1 Dünya Savaşı sırasında İsviçre de ikamet etti Savaş sonrasında ilk evliliğini Frederike von Winternit le yaptı 1934 de Nazi baskısı nedeniyle ülkesini terk etti 1939 da ikinci evliliğini Lotte Altman la yaptı Sonra New York a ardından da Brezilya ya gitti ve buraya yerleşti 1942 de intihar etti Çeşitli sebepler söylense de bu intiharın asıl sebebi hiç bilinmedi Stefan Zweig öykü ve romanlarının yanında yazdığı yaşam öyküleriyle de hala yaşayan bir yazardır Yaşamından geriye onlarca eser bırakmıştır Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Bir Çöküşün Öyküsü Satranç Amok Koşucusu Olağanüstü Bir Gece Yakıcı Sır ve Mecburiyet en ünlü eserleri arasında yer alır

Yeni Dünya E Kitap

Sözcü Kitabevi
Sıska kadın bir an tereddüt etti Karşısındakini etraftaki seyircileri kin dolu fakat halsiz bakışlarla süzdü sonra yavaşça doğrularak ortaya çıktı ve oyuna katıldı

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
Hala bir şey çıkmadı Galiba bu yolu yapmayacaklar Köylü de bana yardım etmiyor Pek ölü mahluklar Belki de pek akıllı mahluklar da boşuna yere uğraşmak istemiyorlar İçimde hiç sevk kalmadı İnsana birkaç kelime ile cevap verseler yine neyse fakat ne evet ne hayır Sanki bu istidaları ses vermez bir derin kuyuya atmışız Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetler denkler sarılmış bir kamyon görünüyor bir bataklıkta dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak yıkılacak gibi olarak ağır ağır ilerliyor Bu o kadar üzücü bir manzara ki tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor Bazan koşup yolu avuçlarımla düzeltmek orada hiç olmazsa beş on metrelik bir yeri bir yol haline koyarak kendini hisseme düşen vazifeyi yapmış olmak istiyorum

Yapı Kredi Yayınları
1930 lu yıllarda öyküye taze bir soluk getiren Sabahattin Ali hikâyelerinde insanın zavallılığını ve gücünü sarsılmaz bir üslupla masalsı ve destansı biçimde yansıtmayı başardı Şiir hikâye ve roman yazan çeviriler yapan Ali tüm eserlerinde insan ruhuna ayna tuttu ve gerçeğe bu aynadan baktı Türk edebiyatının büyük yazarından içinde sinemaya da aktarılan Hasanboğuldu nun olduğu 13 düşünen öykü Tanıtım Bülteninden

Yapı Kredi Yayınları
Hala bir şey çıkmadı Galiba bu yolu yapmayacaklar Köylü de bana yardım ediyor Pek ölü mahluklar Belki de pek akıllı mahluklar da boşuna yere uğraşmak istemiyorlar İçimde hiç şevk kalmadı İnsana birkaç kelime ile cevap verseler yine neyse fakat ne evet ne hayır Sanki bu istidaları ses vermez bir derin kuyuya atmışız Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetler denkler sarılmış bir kamyon görünüyor bir bataklıkla dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak yıkılacak gibi olarak ağır ağır ilerliyor Bu o kadar üzücü bir manzara ki tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor Bazan koşup yolu avuçlarımlar düzeltmek orada hiç olmazsa beş on metrelik bir yeri bir yol haline koyarak kendi hisseme düşen vazifeyi yapmış olmak istiyorum Asfalt Yol adlı öyküden Türk edebiyatının büyük yazarından düşünen ve söyleyen öyküler

Yapı Kredi Yayınları
Hala bir şey çıkmadı Galiba bu yolu yapmayacaklar Köylü de bana yardım ediyor Pek ölü mahluklar Belki de pek akıllı mahluklar da boşuna yere uğraşmak istemiyorlar İçimde hiç şevk kalmadı İnsana birkaç kelime ile cevap verseler yine neyse fakat ne evet ne hayır Sanki bu istidaları ses vermez bir derin kuyuya atmışız Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetler denkler sarılmış bir kamyon görünüyor bir bataklıkla dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak yıkılacak gibi olarak ağır ağır ilerliyor Bu o kadar üzücü bir manzara ki tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor Bazan koşup yolu avuçlarımlar düzeltmek orada hiç olmazsa beş on metrelik bir yeri bir yol haline koyarak kendi hisseme düşen vazifeyi yapmış olmak istiyorum Asfalt Yol adlı öyküdenTürk edebiyatının büyük yazarından düşünen ve söyleyen öyküler

çev. Onca Tapınç
Yeni Dünya Hala bir şey çıkmadı Galiba bu yolu yapmayacaklar Köylü de bana yardım ediyor Pek ölü mahluklar Belki de pek akıllı mahluklar da boşuna yere uğraşmak istemiyorlar İçimde hiç şevk kalmadı İnsana birkaç kelime ile cevap verseler yine neyse fakat ne evet ne hayır Sanki bu istidaları ses vermez bir derin kuyuya atmışız Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetler denkler sarılmış bir kamyon görünüyor bir bataklıkla dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak yıkılacak gibi olarak ağır ağır ilerliyor Bu o kadar üzücü bir manzara ki tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor Bazan koşup yolu avuçlarımlar düzeltmek orada hiç olmazsa beş on metrelik bir yeri bir yol haline koyarak kendi hisseme düşen vazifeyi yapmış olmak istiyorum Asfalt Yol adlı öyküden Türk edebiyatının büyük yazarından düşünen ve söyleyen öyküler Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 124 Çeviri Onca Tapınç Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2023 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Yade Kitap
Mevsim mart başlarıydı Karlar erimiş köyün yolları bazı çukur ve gün görmez yerlerde pis kokulu bir çamur yığını hâline gelmişti Dört yana koşuşan tavuklarla çocukların saçtığı çamur efendilerin ütülü külotlarına sıçramış ve yüzlerini buruşturmuştu Tekrar düğün evine döndüler şimdi boşalmış olan yarı karanlık odada oturup köylerimizin medenileşmesi çarelerini bulmaya başladılar Fakat on dakikadan fazla bu mevzuda duramadılar şehir dedikodularına maaş ücret barem meselelerine geçtiler ve biraz sonra da uyuyuverdiler

İlksatır Yayınevi
Türk edebiyatının büyük ustalarından Sabahattin Ali nin öykülerini bir araya getiren Yeni Dünya modern Türk hikâyeciliğinin en önemli kitaplarından biri Köy ve kasaba hayatının gündelik dünyasının sıradan kahramanların tutkularının eşitlik ihtiyacının taşra eğlencelerinin meddah anlatılarının bu toprakların insanının masala dönüşüveren gerçekliğin yoksunluğun çarpıcı öyküleri Bu sırada Yeni Dünya nın incecik vücudu ortada gerilmiş bir yay gibi hareketsiz duruyor ve bekliyordu Sazın ilk vuruşlarıyla birlikte bu vücut kendisinden beklenmeyen bir çeviklikle harekete geçti Boyalı saçlarını savurup yüzüne dökerek ve başını bir göğsüne bir arkaya atarak ortada fırıl fırıl dönmeye başladı Şimdi Deli Emine ona yetişemiyordu Ellerini başının üstünde birleştirip kaşıkları dışarıda kalan sapları görünmeyecek kadar hızla birbirine vuran kısa fakat yine görünmeyecek hızlı adımlar atan Yeni Dünya ya çarptıkça bu sefer o sendeliyordu

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali Yeni Dünya da 1936 1942 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanan hikâyelerini bir araya getirir O her bir karakterini arayıp bulmuş sanatında gerçeği esas almış ve kimi zaman gerçeğin kurgudan daha çıldırtıcı olabileceğini bizlere göstermiştir Bunun en inandırıcı örneklerinden biri Yeni Dünya öyküsüdür Taşra eğlencelerinin eskimiş artık yüzüne bakılmayan bir çengisidir Yeni Dünya ve bu isme ancak bir Sabahattin Ali öyküsünde rastlanabilir Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Yapı Kredi Yayınları
Hala bir şey çıkmadı Galiba bu yolu yapmayacaklar Köylü de bana yardım ediyor Pek ölü mahluklar Belki de pek akıllı mahluklar da boşuna yere uğraşmak istemiyorlar İçimde hiç şevk kalmadı İnsana birkaç kelime ile cevap verseler yine neyse fakat ne evet ne hayır Sanki bu istidaları ses vermez bir derin kuyuya atmışız Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetler denkler sarılmış bir kamyon görünüyor bir bataklıkla dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak yıkılacak gibi olarak ağır ağır ilerliyor Bu o kadar üzücü bir manzara ki tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor Bazan koşup yolu avuçlarımlar düzeltmek orada hiç olmazsa beş on metrelik bir yeri bir yol haline koyarak kendi hisseme düşen vazifeyi yapmış olmak istiyorum Asfalt Yol adlı öyküdenTürk edebiyatının büyük yazarından düşünen ve söyleyen öyküler

Yapı Kredi Yayınları
Hala bir şey çıkmadı Galiba bu yolu yapmayacaklar Köylü de bana yardım etmiyor Pek ölü mahluklar Belki de pek akıllı mahluklar da boşuna yere uğraşmak istemiyorlar İçimde hiç şevk kalmadı İnsana birkaç kelime ile cevap verseler yine neyse fakat ne evet ne hayır Sanki bu istidaları ses vermez derin bir kuyuya atmışız Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetler denkler sarılmış bir kamyon görünüyor bir bataklıkta dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak yıkılacak gibi olarak ağır ağır ilerliyor Bu o kadar üzücü bir manzara ki tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor Bazan koşup yolu avuçlarımla düzeltmek orada hiç olmazsa beş on metrelik bir yeri bir yol haline koyarak kendi hisseme düşne vazifeyi yapmış olmak istiyorum Asfalt Yol adlı öyküden

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali Yeni Dünya da 1936 1942 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanan hikâyelerini bir araya getirir O her bir karakterini arayıp bulmuş sanatında gerçeği esas almış ve kimi zaman gerçeğin kurgudan daha çıldırtıcı olabileceğini bizlere göstermiştir Bunun en inandırıcı örneklerinden biri Yeni Dünya öyküsüdür Taşra eğlencelerinin eskimiş artık yüzüne bakılmayan bir çengisidir Yeni Dünya ve bu isme ancak bir Sabahattin Ali öyküsünde rastlanabilir Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali Yeni Dünya da 1936 1942 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanan hikâyelerini bir araya getirir O her bir karakterini arayıp bulmuş sanatında gerçeği esas almış ve kimi zaman gerçeğin kurgudan daha çıldırtıcı olabileceğini bizlere göstermiştir Bunun en inandırıcı örneklerinden biri Yeni Dünya öyküsüdür Taşra eğlencelerinin eskimiş artık yüzüne bakılmayan bir çengisidir Yeni Dünya ve bu isme ancak bir Sabahattin Ali öyküsünde rastlanabilir

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali Yeni Dünya da 1936 1942 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanan hikâyelerini bir araya getirir O her bir karakterini arayıp bulmuş sanatında gerçeği esas almış ve kimi zaman gerçeğin kurgudan daha çıldırtıcı olabileceğini bizlere göstermiştir Bunun en inandırıcı örneklerinden biri Yeni Dünya öyküsüdür Taşra eğlencelerinin eskimiş artık yüzüne bakılmayan bir çengisidir Yeni Dünya ve bu isme ancak bir Sabahattin Ali öyküsünde rastlanabilir Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali Yeni Dünya da 1936 1942 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanan hikâyelerini bir araya getirir O her bir karakterini arayıp bulmuş sanatında gerçeği esas almış ve kimi zaman gerçeğin kurgudan daha çıldırtıcı olabileceğini bizlere göstermiştir Bunun en inandırıcı örneklerinden biri Yeni Dünya öyküsüdür Taşra eğlencelerinin eskimiş artık yüzüne bakılmayan bir çengisidir Yeni Dünya ve bu isme ancak bir Sabahattin Ali öyküsünde rastlanabilir Tanıtım Bülteninden

çev. Ruken Kızıler
Yeni Dünya Sabahattin Ali Yeni Dünya da 1936 1942 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanan hikâyelerini bir araya getirir O her bir karakterini arayıp bulmuş sanatında gerçeği esas almış ve kimi zaman gerçeğin kurgudan daha çıldırtıcı olabileceğini bizlere göstermiştir Bunun en inandırıcı örneklerinden biri Yeni Dünya öyküsüdür Taşra eğlencelerinin eskimiş artık yüzüne bakılmayan bir çengisidir Yeni Dünya ve bu isme ancak bir Sabahattin Ali öyküsünde rastlanabilir Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 148 Çeviri Ruken Kızıler Ebat 12X20 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2023 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

YAPI KREDİ YAYINLARI
Hala bir şey çıkmadı Galiba bu yolu yapmayacaklar Köylü de bana yardım ediyor Pek ölü mahluklar Belki de pek akıllı mahluklar da boşuna yere uğraşmak istemiyorlar İçimde hiç şevk kalmadı İnsana birkaç kelime ile cevap verseler yine neyse fakat ne evet ne hayır Sanki bu istidaları ses vermez bir derin kuyuya atmışız Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetler denkler sarılmış bir kamyon görünüyor bir bataklıkla dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak yıkılacak gibi olarak ağır ağır ilerliyor Bu o kadar üzücü bir manzara ki tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor Bazan koşup yolu avuçlarımlar düzeltmek orada hiç olmazsa beş on metrelik bir yeri bir yol haline koyarak kendi hisseme düşen vazifeyi yapmış olmak istiyorum Asfalt Yol adlı öyküden Türk edebiyatının büyük yazarından düşünen ve söyleyen öyküler Yayınevi YAPI KREDİ YAYINLARI Yazar SABAHATTİN ALİ

Akçağ Yayınları
Kızlar iki üç günde bir gelip saçlarına maşa vurdururlardı Allah bereket versin beş on kuruşları nasip olurdu Günün birinde baktım kızlardan biri işini bitirince çekip gideceğine Yusuf un dükkânında oturup sohbet ediyor Allah Allah dedim Yusuf un da konuşacak lafı olur mu ki Kız da ona söyleyecek ne bulur Anahtarı uzatıp Al Emmioğlu bu sende kalsın Selamını aldım artık buralarda duramam Herhâlde onu bulmalıyım dedi Aman Yusuf etme Yusuf demeye vakit kalmadan çekti gitti İşte o gidiş Düşünceli bir tavırla başını sallayarak Çoluk çocuğu ortada kaldı dedi Bu kadar sene karşıbekarşı esnaflık ettik Aynı sanatın ekmeğini yedik Onlara bakmak bize düştü artık İçimde tuhaf bir utanma vardı Güzel bir manzara için bir günlük alışkanlığımı değiştirmek bir gecelik rahatımı feda etmek bana kaybedilmiş bir alışveriş gibi gelirken bir kuru selamın arkasından başını alıp giden Yusuf u ve onun içinde kim bilir ne dünyalar yaşayan saçsız başını düşünüyordum Dört elle sarıldığımız birçok kıymetin uğrunda sahici bir insan gibi kalbimiz ve kafamızla yaşamayı feda ettiğimiz binlerce sözde önemli şeyin ne kadar kolay fırlatılıp atılabileceğini bana öğreten Yusuf Benden de sana selam olsun Tanıtım Bülteninden

İlksatır Yayınevi
Türk edebiyatının büyük ustalarından Sabahattin Ali nin öykülerini bir araya getiren Yeni Dünya modern Türk hikâyeciliğinin en önemli kitaplarından biri Köy ve kasaba hayatının gündelik dünyasının sıradan kahramanların tutkularının eşitlik ihtiyacının taşra eğlencelerinin meddah anlatılarının bu toprakların insanının masala dönüşüveren gerçekliğin yoksunluğun çarpıcı öyküleri Bu sırada Yeni Dünya nın incecik vücudu ortada gerilmiş bir yay gibi hareketsiz duruyor ve bekliyordu Sazın ilk vuruşlarıyla birlikte bu vücut kendisinden beklenmeyen bir çeviklikle harekete geçti Boyalı saçlarını savurup yüzüne dökerek ve başını bir göğsüne bir arkaya atarak ortada fırıl fırıl dönmeye başladı Şimdi Deli Emine ona yetişemiyordu Ellerini başının üstünde birleştirip kaşıkları dışarıda kalan sapları görünmeyecek kadar hızla birbirine vuran kısa fakat yine görünmeyecek hızlı adımlar atan Yeni Dünya ya çarptıkça bu sefer o sendeliyordu

Yade Kitap
Mevsim mart başlarıydı Karlar erimiş köyün yolları bazı çukur ve gün görmez yerlerde pis kokulu bir çamur yığını hâline gelmişti Dört yana koşuşan tavuklarla çocukların saçtığı çamur efendilerin ütülü külotlarına sıçramış ve yüzlerini buruşturmuştu Tekrar düğün evine döndüler şimdi boşalmış olan yarı karanlık odada oturup köylerimizin medenileşmesi çarelerini bulmaya başladılar Fakat on dakikadan fazla bu mevzuda duramadılar şehir dedikodularına maaş ücret barem meselelerine geçtiler ve biraz sonra da uyuyuverdiler

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali Yeni Dünya da 1936 1942 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanan hikâyelerini bir araya getirir O her bir karakterini arayıp bulmuş sanatında gerçeği esas almış ve kimi zaman gerçeğin kurgudan daha çıldırtıcı olabileceğini bizlere göstermiştir Bunun en inandırıcı örneklerinden biri Yeni Dünya öyküsüdür Taşra eğlencelerinin eskimiş artık yüzüne bakılmayan bir çengisidir Yeni Dünya ve bu isme ancak bir Sabahattin Ali öyküsünde rastlanabilir Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

İş Bankası Kültür Yayınları
Yeni Dünya Sabahattin Ali Yeni Dünya da 1936 1942 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanan hikâyelerini bir araya getirir O her bir karakterini arayıp bulmuş sanatında gerçeği esas almış ve kimi zaman gerçeğin kurgudan daha çıldırtıcı olabileceğini bizlere göstermiştir Bunun en inandırıcı örneklerinden biri Yeni Dünya öyküsüdür Taşra eğlencelerinin eskimiş artık yüzüne bakılmayan bir çengisidir Yeni Dünya ve bu isme ancak bir Sabahattin Ali öyküsünde rastlanabilir Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Yade Kitap
Mevsim mart başlarıydı Karlar erimiş köyün yolları bazı çukur ve gün görmez yerlerde pis kokulu bir çamur yığını hâline gelmişti Dört yana koşuşan tavuklarla çocukların saçtığı çamur efendilerin ütülü külotlarına sıçramış ve yüzlerini buruşturmuştu Tekrar düğün evine döndüler şimdi boşalmış olan yarı karanlık odada oturup köylerimizin medenileşmesi çarelerini bulmaya başladılar Fakat on dakikadan fazla bu mevzuda duramadılar şehir dedikodularına maaş ücret barem meselelerine geçtiler ve biraz sonra da uyuyuverdiler

Yapı Kredi
Hala bir şey çıkmadı Galiba bu yolu yapmayacaklar Köylü de bana yardım etmiyor Pek ölü mahluklar Belki de pek akıllı mahluklar da boşuna yere uğraşmak istemiyorlar İçimde hiç şevk kalmadı İnsana birkaç kelime ile cevap verseler yine neyse fakat ne evet ne hayır Sanki bu istidaları ses vermez derin bir kuyuya atmışız Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum Bazen tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetler denkler sarılmış bir kamyon görünüyor bir bataklıkta dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak yıkılacak gibi olarak ağır ağır ilerliyor Bu o kadar üzücü bir manzara ki tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor Bazen koşup yolu avuçlarımla düzeltmek orada hiç olmazsa beş on metrelik bir yeri bir yol haline koyarak kendi hisseme düşen vazifeyi yapmış olmak istiyorum Asfalt Yol adlı öyküden

Yapı Kredi Yayınları
Yeni Dünya Yapı Kredi Yayınları1930 lu yıllarda öyküye taze bir soluk getiren Sabahattin Ali hikâyelerinde insanın zavallılığını ve gücünü sarsılmaz bir üslupla masalsı ve destansı biçimde yansıtmayı başardı Şiir hikâye ve roman yazan çeviriler yapan Ali tüm eserlerinde insan ruhuna ayna tuttu ve gerçeğe bu aynadan baktı Türk edebiyatının büyük yazarından içinde sinemaya da aktarılan Hasanboğuldu nun olduğu 13 düşünen öykü

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Yeni Dünya İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yeni Dünya Sabahattin Ali Kitap Özeti Sabahattin Ali Yeni Dünya da 1936 1942 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanan hikâyelerini bir araya getirir O her bir karakterini arayıp bulmuş sanatında gerçeği esas almış ve kimi zaman gerçeğin kurgudan daha çıldırtıcı olabileceğini bizlere göstermiştir Bunun en inandırıcı örneklerinden biri Yeni Dünya öyküsüdür Taşra eğlencelerinin eskimiş artık yüzüne bakılmayan bir çengisidir Yeni Dünya ve bu isme ancak bir Sabahattin Ali öyküsünde rastlanabilir Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 148 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x20 50 cm Basım Yılı Haziran 2025 Barkod 9786257070355 Kategori Roman

Venedik Yayınları
Sabahattin Ali nin 1943 de yazdığı Öykü kitabıdır Kitap yazarın hikâye alanında önemli bir yetkinliğe ulaştığının göstergesi olması bakından önemlidir Kasaba ve köy yaşamı dışında düşkün kadınları ele alan hikâyeler önemli bir yer tutar

Akçağ Yayınları
Kızlar iki üç günde bir gelip saçlarına maşa vurdururlardı Allah bereket versin beş on kuruşları nasip olurdu Günün birinde baktım kızlardan biri işini bitirince çekip gideceğine Yusuf un dükkânında oturup sohbet ediyor Allah Allah dedim Yusuf un da konuşacak lafı olur mu ki Kız da ona söyleyecek ne bulur Anahtarı uzatıp Al Emmioğlu bu sende kalsın Selamını aldım artık buralarda duramam Herhâlde onu bulmalıyım dedi Aman Yusuf etme Yusuf demeye vakit kalmadan çekti gitti İşte o gidiş Düşünceli bir tavırla başını sallayarak Çoluk çocuğu ortada kaldı dedi Bu kadar sene karşıbekarşı esnaflık ettik Aynı sanatın ekmeğini yedik Onlara bakmak bize düştü artık İçimde tuhaf bir utanma vardı Güzel bir manzara için bir günlük alışkanlığımı değiştirmek bir gecelik rahatımı feda etmek bana kaybedilmiş bir alışveriş gibi gelirken bir kuru selamın arkasından başını alıp giden Yusuf u ve onun içinde kim bilir ne dünyalar yaşayan saçsız başını düşünüyordum Dört elle sarıldığımız birçok kıymetin uğrunda sahici bir insan gibi kalbimiz ve kafamızla yaşamayı feda ettiğimiz binlerce sözde önemli şeyin ne kadar kolay fırlatılıp atılabileceğini bana öğreten Yusuf Benden de sana selam olsun

Akçağ
Kızlar iki üç günde bir gelip saçlarına maşa vurdururlardı Allah bereket versin beş on kuruşları nasip olurdu Günün birinde baktım kızlardan biri işini bitirince çekip gideceğine Yusuf un dükkânında oturup sohbet ediyor Allah Allah dedim Yusuf un da konuşacak lafı olur mu ki Kız da ona söyleyecek ne bulur Anahtarı uzatıp Al Emmioğlu bu sende kalsın Selamını aldım artık buralarda duramam Herhâlde onu bulmalıyım dedi Aman Yusuf etme Yusuf demeye vakit kalmadan çekti gitti İşte o gidiş Düşünceli bir tavırla başını sallayarak Çoluk çocuğu ortada kaldı dedi Bu kadar sene karşıbekarşı esnaflık ettik Aynı sanatın ekmeğini yedik Onlara bakmak bize düştü artık İçimde tuhaf bir utanma vardı Güzel bir manzara için bir günlük alışkanlığımı değiştirmek bir gecelik rahatımı feda etmek bana kaybedilmiş bir alışveriş gibi gelirken bir kuru selamın arkasından başını alıp giden Yusuf u ve onun içinde kim bilir ne dünyalar yaşayan saçsız başını düşünüyordum Dört elle sarıldığımız birçok kıymetin uğrunda sahici bir insan gibi kalbimiz ve kafamızla yaşamayı feda ettiğimiz binlerce sözde önemli şeyin ne kadar kolay fırlatılıp atılabileceğini bana öğreten Yusuf Benden de sana selam olsun

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali Yeni Dünya da 1936 1942 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanan hikâyelerini bir araya getirir O her bir karakterini arayıp bulmuş sanatında gerçeği esas almış ve kimi zaman gerçeğin kurgudan daha çıldırtıcı olabileceğini bizlere göstermiştir Bunun en inandırıcı örneklerinden biri Yeni Dünya öyküsüdür Taşra eğlencelerinin eskimiş artık yüzüne bakılmayan bir çengisidir Yeni Dünya ve bu isme ancak bir Sabahattin Ali öyküsünde rastlanabilir Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

İş Bankası
Sabahattin Ali Yeni Dünya da 1936 1942 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanan hikâyelerini bir araya getirir O her bir karakterini arayıp bulmuş sanatında gerçeği esas almış ve kimi zaman gerçeğin kurgudan daha çıldırtıcı olabileceğini bizlere göstermiştir Bunun en inandırıcı örneklerinden biri Yeni Dünya öyküsüdür Taşra eğlencelerinin eskimiş artık yüzüne bakılmayan bir çengisidir Yeni Dünya ve bu isme ancak bir Sabahattin Ali öyküsünde rastlanabilir

Yade Kitap
Mevsim mart başlarıydı Karlar erimiş köyün yolları bazı çukur ve gün görmez yerlerde pis kokulu bir çamur yığını hâline gelmişti Dört yana koşuşan tavuklarla çocukların saçtığı çamur efendilerin ütülü külotlarına sıçramış ve yüzlerini buruşturmuştu Tekrar düğün evine döndüler şimdi boşalmış olan yarı karanlık odada oturup köylerimizin medenileşmesi çarelerini bulmaya başladılar Fakat on dakikadan fazla bu mevzuda duramadılar şehir dedikodularına maaş ücret barem meselelerine geçtiler ve biraz sonra da uyuyuverdiler

İlksatır
Türk edebiyatının büyük ustalarından Sabahattin Ali nin öykülerini bir araya getiren Yeni Dünya modern Türk hikâyeciliğinin en önemli kitaplarından biri Köy ve kasaba hayatının gündelik dünyasının sıradan kahramanların tutkularının eşitlik ihtiyacının taşra eğlencelerinin meddah anlatılarının bu toprakların insanının masala dönüşüveren gerçekliğin yoksunluğun çarpıcı öyküleri Bu sırada Yeni Dünya nın incecik vücudu ortada gerilmiş bir yay gibi hareketsiz duruyor ve bekliyordu Sazın ilk vuruşlarıyla birlikte bu vücut kendisinden beklenmeyen bir çeviklikle harekete geçti Boyalı saçlarını savurup yüzüne dökerek ve başını bir göğsüne bir arkaya atarak ortada fırıl fırıl dönmeye başladı Şimdi Deli Emine ona yetişemiyordu Ellerini başının üstünde birleştirip kaşıkları dışarıda kalan sapları görünmeyecek kadar hızla birbirine vuran kısa fakat yine görünmeyecek hızlı adımlar atan Yeni Dünya ya çarptıkça bu sefer o sendeliyordu

Yapı Kredi Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Yeni Dünya Yapı Kredi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yeni Dünya Sabahattin Ali Kitap Özeti Hala bir şey çıkmadı Galiba bu yolu yapmayacaklar Köylü de bana yardım ediyor Pek ölü mahluklar Belki de pek akıllı mahluklar da boşuna yere uğraşmak istemiyorlar İçimde hiç şevk kalmadı İnsana birkaç kelime ile cevap verseler yine neyse fakat ne evet ne hayır Sanki bu istidaları ses vermez bir derin kuyuya atmışız Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetler denkler sarılmış bir kamyon görünüyor bir bataklıkla dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak yıkılacak gibi olarak ağır ağır ilerliyor Bu o kadar üzücü bir manzara ki tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor Bazan koşup yolu avuçlarımlar düzeltmek orada hiç olmazsa beş on metrelik bir yeri bir yol haline koyarak kendi hisseme düşen vazifeyi yapmış olmak istiyorum Asfalt Yol adlı öyküden Türk edebiyatının büyük yazarından düşünen ve söyleyen öyküler Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 124 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Haziran 2025 Barkod 9789750806612 Kategori Öykü Türk Edebiyatı

Anonim Yayıncılık
Bugün ömrümün en mesut günü idi Şehrin kenarında taklar kurulmuştu bütün memurlar resmi elbiselerini giyip gelmişler Hususi muhasebe müdürü bile bej pardösüsünün üstüne silindir şapkayı oturtmuş 1 55 boyu ile ön tarafta yer almış Ben de bir kat elbisemi silip ütüledim ve öyle geldim Maarif müdürü ters ters bakıyor ama ne derse desin bir gün köyden ayrılmakla kıyamet kopmaz ya Bu yol bir parça benim eserim demektir Halk ve köylü uzaktan seyrediyorlardı yanlarına gittim konuştum sevincimden herkesi kucaklayacağım geliyor Yerime döndükten sonra aklıma geldi köylülere yakına gelmeleri için işaret ettim Bu yol herkesten evvel onların demektir Birkaç tanesi ilerleyecek oldu jandarmalar bırakmadı ben de sesimi çıkarmadım ama neşemin yarısı kaçtı

Can Yayınları
Karanlıktan yüzünü kamçılayan kar ve rüzgârdan dizlerine sıçrayan çamurdan ve duyduğu seslerden korkuyordu Açlığı sıska kardeşlerinin korkunç gözlerini yorgunluğunu unutmuştu Bir an evvel varmak ocakta küllenen bir odun parçasıyla aydınlanan toprak dama girmek ve bir köşede saklanmak istiyordu Ne yatmak ne dinlenmek sadece bir dört duvar arasında bulunmak Bu geniş karanlıktan bu seslerden kaçmak Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Akçağ Yayınları
Kızlar iki üç günde bir gelip saçlarına maşa vurdururlardı Allah bereket versin beş on kuruşları nasip olurdu Günün birinde baktım kızlardan biri işini bitirince çekip gideceğine Yusuf un dükkânında oturup sohbet ediyor Allah Allah dedim Yusuf un da konuşacak lafı olur mu ki Kız da ona söyleyecek ne bulur Anahtarı uzatıp Al Emmioğlu bu sende kalsın Selamını aldım artık buralarda duramam Herhâlde onu bulmalıyım dedi Aman Yusuf etme Yusuf demeye vakit kalmadan çekti gitti İşte o gidiş Düşünceli bir tavırla başını sallayarak Çoluk çocuğu ortada kaldı dedi Bu kadar sene karşıbekarşı esnaflık ettik Aynı sanatın ekmeğini yedik Onlara bakmak bize düştü artık İçimde tuhaf bir utanma vardı Güzel bir manzara için bir günlük alışkanlığımı değiştirmek bir gecelik rahatımı feda etmek bana kaybedilmiş bir alışveriş gibi gelirken bir kuru selamın arkasından başını alıp giden Yusuf u ve onun içinde kim bilir ne dünyalar yaşayan saçsız başını düşünüyordum Dört elle sarıldığımız birçok kıymetin uğrunda sahici bir insan gibi kalbimiz ve kafamızla yaşamayı feda ettiğimiz binlerce sözde önemli şeyin ne kadar kolay fırlatılıp atılabileceğini bana öğreten Yusuf Benden de sana selam olsun

Parodi Yayınları
Yeni Dünya nın incecik vücudu ortada gerilmiş bir yay gibi hareketsiz duruyor ve bekliyordu Sazın ilk vuruşlarıyla birlikte bu vücut kendisinden beklenmeyen bir çeviklikle harekete geçti Boyalı saçlarını savurup yüzüne dökerek ve başını bir göğsüne bir arkaya atarak ortada fırıl fırıl dönmeye başladı Şimdi Deli Emine ona yetişemiyordu Ellerini başının üstünde birleştirip kaşıkları dışarıda kalan sapları görünmeyecek kadar hızla birbirine vuran kısa fakat yine görünmeyecek hızlı adımlar atan Yeni Dünya ya çarptıkça bu sefer o sendeliyordu Herkesin baktığı fakat görmediği duyduğu halde dinlemediği kimi hikayeler vardır Bu yüzden kendi öyküsünü anlatacak kadar güçlü olur bazıları Tıpkı Sabahattin Ali nin eşsiz kaleminden dökülüp insana kendi serüvenini anlatan öykülerinden bir araya getirdiğimiz bu seçkideki gibi

Sözcü Kitabevi
Sıska kadın bir an tereddüt etti Karşısındakini etraftaki seyircileri kin dolu fakat halsiz bakışlarla süzdü sonra yavaşça doğrularak ortaya çıktı ve oyuna katıldı Yeni Dünya dan

Can Yayınları
Karanlıktan yüzünü kamçılayan kar ve rüzgârdan dizlerine sıçrayan çamurdan ve duyduğu seslerden korkuyordu Açlığı sıska kardeşlerinin korkunç gözlerini yorgunluğunu unutmuştu Bir an evvel varmak ocakta küllenen bir odun parçasıyla aydınlanan toprak dama girmek ve bir köşede saklanmak istiyordu Ne yatmak ne dinlenmek sadece bir dört duvar arasında bulunmak Bu geniş karanlıktan bu seslerden kaçmak Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Yeni Dünya nın incecik vücudu ortada gerilmiş bir yay gibi hareketsiz duruyor ve bekliyordu Sazın ilk vuruşlarıyla birlikte bu vücut kendisinden beklenmeyen bir çeviklikle harekete geçti Boyalı saçlarını savurup yüzüne dökerek ve başını bir göğsüne bir arkaya atarak ortada fırıl fırıl dönmeye başladı Şimdi Deli Emine ona yetişemiyordu Ellerini başının üstünde birleştirip kaşıkları dışarıda kalan sapları görünmeyecek kadar hızla birbirine vuran kısa fakat yine görünmeyecek hızlı adımlar atan Yeni Dünya ya çarptıkça bu sefer o sendeliyordu Herkesin baktığı fakat görmediği duyduğu halde dinlemediği kimi hikayeler vardır Bu yüzden kendi öyküsünü anlatacak kadar güçlü olur bazıları Tıpkı Sabahattin Ali nin eşsiz kaleminden dökülüp insana kendi serüvenini anlatan öykülerinden bir araya getirdiğimiz bu seçkideki gibi Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 112 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Aralık 2020 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Anonim Yayıncılık
Bugün ömrümün en mesut günü idi Şehrin kenarında taklar kurulmuştu bütün memurlar resmi elbiselerini giyip gelmişler Hususi muhasebe müdürü bile bej pardösüsünün üstüne silindir şapkayı oturtmuş 1 55 boyu ile ön tarafta yer almış Ben de bir kat elbisemi silip ütüledim ve öyle geldim Maarif müdürü ters ters bakıyor ama ne derse desin bir gün köyden ayrılmakla kıyamet kopmaz ya Bu yol bir parça benim eserim demektir Halk ve köylü uzaktan seyrediyorlardı yanlarına gittim konuştum sevincimden herkesi kucaklayacağım geliyor Yerime döndükten sonra aklıma geldi köylülere yakına gelmeleri için işaret ettim Bu yol herkesten evvel onların demektir Birkaç tanesi ilerleyecek oldu jandarmalar bırakmadı ben de sesimi çıkarmadım ama neşemin yarısı kaçtı

Çınar Yayınları
Ertesi sabah köyün ıslak damlarını ve taze ekilmiş tarlaları buğulandıran bir güneş altında arabalar yeniden koşuldu atlar yeniden eyerlendi şehirden getirilen fayton gelin evinin önüne çekildi Yüzünü örten kalın duvağın altında boyuna gözlerini silen kısa boylu bir kızcağız iki tarafa tutulan çarşafların arasından hızla geçerek faytona Yakup Ağa nın şişman karısı ile görümcesinin arasına oturdu Gelin arabasının başlarına çevreler bağlanmış atları davuldan ürkerek tepindi Bir sürü çocuk yalınayak birçoğunun elinde birer kara ekmek gelini görmek için arabanın etrafına yığıldılar Şehirli efendiler kendilerine rahat bir araba ve altlarına yumuşak minderler seçtiler Deli Emine dünkü delikanlıları bulup ortalarına oturdu düğün sahibi Hüseyin dünkünden daha yorgun ve üzgün şuraya buraya koştu Nihayet arabalar ve atlılar yola düzüldüler Kafile köyün dışına çıkmış bir hayli de ilerlemişti ki bir çocuk koşa koşa arkalarından yetişti Yeni Dünya yı bıraktıkları evin sahibi olan ihtiyar kadın da daha arkadan bağıra bağıra geliyordu Sondaki birkaç araba durdu Yeni Dünya nın bu köyde unutulup yola çıkıldığı kimsenin aklına gelmemişti

Yade Yayınları
Mevsim mart başlarıydı Karlar erimiş köyün yolları bazıçukur ve gün görmez yerlerde pis kokulu bir çamur yığını hâline gelmişti Dört yana koşuşan tavuklarla çocuklarınsaçtığı çamur efendilerin ütülü külotlarına sıçramış ve yüzlerini buruşturmuştu Tekrar düğün evine döndüler şimdi boşalmış olan yarı karanlık odada oturup köylerimizin medenileşmesi çarelerini bulmaya başladılar Fakat on dakikadan fazla bu mevzuda duramadılar şehir dedikodularına maaş ücret barem meselelerine geçtilerve biraz sonra da uyuyuverdiler img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İlkSatır Yayınları

Yapı Kredi Yayınları
1930 lu yıllarda öyküye taze bir soluk getiren Sabahattin Ali hikâyelerinde insanın zavallılığını ve gücünü sarsılmaz bir üslupla masalsı ve destansı biçimde yansıtmayı başardı Şiir hikâye ve roman yazan çeviriler yapan Ali tüm eserlerinde insan ruhuna ayna tuttu ve gerçeğe bu aynadan baktı Türk edebiyatının büyük yazarından içinde sinemaya da aktarılan Hasanboğuldu nun olduğu 13 düşünen öykü Tanıtım Bülteninden

Çınar Yayınları
Ertesi sabah köyün ıslak damlarını ve taze ekilmiş tarlaları buğulandıran bir güneş altında arabalar yeniden koşuldu atlar yeniden eyerlendi şehirden getirilen fayton gelin evinin önüne çekildi Yüzünü örten kalın duvağın altında boyuna gözlerini silen kısa boylu bir kızcağız iki tarafa tutulan çarşafların arasından hızla geçerek faytona Yakup Ağa nın şişman karısı ile görümcesinin arasına oturdu Gelin arabasının başlarına çevreler bağlanmış atları davuldan ürkerek tepindi Bir sürü çocuk yalınayak birçoğunun elinde birer kara ekmek gelini görmek için arabanın etrafına yığıldılar Şehirli efendiler kendilerine rahat bir araba ve altlarına yumuşak minderler seçtiler Deli Emine dünkü delikanlıları bulup ortalarına oturdu düğün sahibi Hüseyin dünkünden daha yorgun ve üzgün şuraya buraya koştu Nihayet arabalar ve atlılar yola düzüldüler Kafile köyün dışına çıkmış bir hayli de ilerlemişti ki bir çocuk koşa koşa arkalarından yetişti Yeni Dünya yı bıraktıkları evin sahibi olan ihtiyar kadın da daha arkadan bağıra bağıra geliyordu Sondaki birkaç araba durdu Yeni Dünya nın bu köyde unutulup yola çıkıldığı kimsenin aklına gelmemişti

Can Yayınları
Karanlıktan yüzünü kamçılayan kar ve rüzgârdan dizlerine sıçrayan çamurdan ve duyduğu seslerden korkuyordu Açlığı sıska kardeşlerinin korkunç gözlerini yorgunluğunu unutmuştu Bir an evvel varmak ocakta küllenen bir odun parçasıyla aydınlanan toprak dama girmek ve bir köşede saklanmak istiyordu Ne yatmak ne dinlenmek sadece bir dört duvar arasında bulunmak Bu geniş karanlıktan bu seslerden kaçmak Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor Tanıtım Bülteninden

Parola Yayınları
Yolun yapılmasına başlandı bile Bankalardan borç alınmış bilmem kaç senede ödenecekmiş Borç taksitlerine karşılık olmak üzere hastahane tahsisatından biraz kırpılmış ve önümüzdeki sene maarif kadrosu biraz kısılacakmış İşin buraya varacağını hiç düşünmemiştim Fakat daha ortada bir şey yok Vakitsiz telaş etmeyelim Para bulmak isteyince maariften önce akla gelecek bir çok şeyler var Mesela vali çok alakadar olduğu bu yol meselesi için şimdilik vali konağı yaptırmaktan vaz geçebilir Ulusal edebiyatımızın ölümsüz yazarı bu eserinde yazdıklarıyla bugüne adete ışık tutuyor Dün yazdıklarıyla sanki bugünü de görmüş yorumları okuyucuya bırakıyoruz

Sözcü Kitabevi
Sıska kadın bir an tereddüt etti Karşısındakini etraftaki seyircileri kin dolu fakat halsiz bakışlarla süzdü sonra yavaşça doğrularak ortaya çıktı ve oyuna katıldı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Yeni Dünya Bugün ömrümün en mesut günü idi Şehrin kenarında taklar kurulmuştu bütün memurlar resmi elbiselerini giyip gelmişler Hususi muhasebe müdürü bile bej pardösüsünün üstüne silindir şapkayı oturtmuş 1 55 boyu ile ön tarafta yer almış Ben de bir kat elbisemi silip ütüledim ve öyle geldim Maarif müdürü ters ters bakıyor ama ne derse desin bir gün köyden ayrılmakla kıyamet kopmaz ya Bu yol bir parça benim eserim demektir Halk ve köylü uzaktan seyrediyorlardı yanlarına gittim konuştum sevincimden herkesi kucaklayacağım geliyor Yerime döndükten sonra aklıma geldi köylülere yakına gelmeleri için işaret ettim Bu yol herkesten evvel onların demektir Birkaç tanesi ilerleyecek oldu jandarmalar bırakmadı ben de sesimi çıkarmadım ama neşemin yarısı kaçtı Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 152 Çeviri Ebat 0X0 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2021 Kağıt Cinsi 2 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Parola Yayınları
Yolun yapılmasına başlandı bile Bankalardan borç alınmış bilmem kaç senede ödenecekmiş Borç taksitlerine karşılık olmak üzere hastahane tahsisatından biraz kırpılmış ve önümüzdeki sene maarif kadrosu biraz kısılacakmış İşin buraya varacağını hiç düşünmemiştim Fakat daha ortada bir şey yok Vakitsiz telaş etmeyelim Para bulmak isteyince maariften önce akla gelecek bir çok şeyler var Mesela vali çok alakadar olduğu bu yol meselesi için şimdilik vali konağı yaptırmaktan vaz geçebilir Ulusal edebiyatımızın ölümsüz yazarı bu eserinde yazdıklarıyla bugüne adete ışık tutuyor Dün yazdıklarıyla sanki bugünü de görmüş yorumları okuyucuya bırakıyoruz

Can Yayınları
Karanlıktan yüzünü kamçılayan kar ve rüzgârdan dizlerine sıçrayan çamurdan ve duyduğu seslerden korkuyordu Açlığı sıska kardeşlerinin korkunç gözlerini yorgunluğunu unutmuştu Bir an evvel varmak ocakta küllenen bir odun parçasıyla aydınlanan toprak dama girmek ve bir köşede saklanmak istiyordu Ne yatmak ne dinlenmek sadece bir dört duvar arasında bulunmak Bu geniş karanlıktan bu seslerden kaçmak Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Can Yayınları
Karanlıktan yüzünü kamçılayan kar ve rüzgârdan dizlerine sıçrayan çamurdan ve duyduğu seslerden korkuyordu Açlığı sıska kardeşlerinin korkunç gözlerini yorgunluğunu unutmuştu Bir an evvel varmak ocakta küllenen bir odun parçasıyla aydınlanan toprak dama girmek ve bir köşede saklanmak istiyordu Ne yatmak ne dinlenmek sadece bir dört duvar arasında bulunmak Bu geniş karanlıktan bu seslerden kaçmak Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Karanlıktan yüzünü kamçılayan kar ve rüzgârdan dizlerine sıçrayan çamurdan ve duyduğu seslerden korkuyordu Açlığı sıska kardeşlerinin korkunç gözlerini yorgunluğunu unutmuştu Bir an evvel varmak ocakta küllenen bir odun parçasıyla aydınlanan toprak dama girmek ve bir köşede saklanmak istiyordu Ne yatmak ne dinlenmek sadece bir dört duvar arasında bulunmak Bu geniş karanlıktan bu seslerden kaçmak Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 160 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2023 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Dokuz Yayınları
Kaçmak her zamanki gibi her şeyden kaçmak Görmekten duymaktan ve beraber ızdırap çekmekten kaçmak İçimde buna isyan eden bir şey vardı Eserlerinde toplumcu yönüyle dikkat çeken çıkan Sabahattin Ali Yeni Dünya daki öykülerinde insancıl ve hassas duruşuyla öne çıkıyor Tıpkı yazarın diğer kitaplarındaki gibi insan ı merkezine alan 13 öykünün tamamı yozlaşma yabancılaşma sosyal adaletsizlik ve despotizm ana temalarından oluşurken esas güçlerini samimiyetlerinden ve sadeliklerinden alıyor Yazar bizlerden biri olduğunu haykırırcasına sıcacık bir Anadolu nefesi üflüyor okurunun gönlüne O nefes ardında incecik bir sızı bırakarak dağılıveriyor Her satırı okurun yüreğine dokunan insana dair ince bir duyarlılığın ürünü olan bu eseri okurla buluşturmanın mutluluğunu duyuyoruz

Can Yayınları
Karanlıktan yüzünü kamçılayan kar ve rüzgârdan dizlerine sıçrayan çamurdan ve duyduğu seslerden korkuyordu Açlığı sıska kardeşlerinin korkunç gözlerini yorgunluğunu unutmuştu Bir an evvel varmak ocakta küllenen bir odun parçasıyla aydınlanan toprak dama girmek ve bir köşede saklanmak istiyordu Ne yatmak ne dinlenmek sadece bir dört duvar arasında bulunmak Bu geniş karanlıktan bu seslerden kaçmak Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Çınar Yayınları
Ertesi sabah köyün ıslak damlarını ve taze ekilmiş tarlaları buğulandıran bir güneş altında arabalar yeniden koşuldu atlar yeniden eyerlendi şehirden getirilen fayton gelin evinin önüne çekildi Yüzünü örten kalın duvağın altında boyuna gözlerini silen kısa boylu bir kızcağız iki tarafa tutulan çarşafların arasından hızla geçerek faytona Yakup Ağa nın şişman karısı ile görümcesinin arasına oturdu Gelin arabasının başlarına çevreler bağlanmış atları davuldan ürkerek tepindi Bir sürü çocuk yalınayak birçoğunun elinde birer kara ekmek gelini görmek için arabanın etrafına yığıldılar Şehirli efendiler kendilerine rahat bir araba ve altlarına yumuşak minderler seçtiler Deli Emine dünkü delikanlıları bulup ortalarına oturdu düğün sahibi Hüseyin dünkünden daha yorgun ve üzgün şuraya buraya koştu Nihayet arabalar ve atlılar yola düzüldüler Kafile köyün dışına çıkmış bir hayli de ilerlemişti ki bir çocuk koşa koşa arkalarından yetişti YeniDünya yı bıraktıkları evin sahibi olan ihtiyar kadın da daha arkadan bağıra bağıra geliyordu Sondaki birkaç araba durdu Yeni Dünya nın bu köyde unutulup yola çıkıldığı kimsenin aklına gelmemişti Tanıtım Bülteninden

CAN YAYINLARI
Karanlıktan yüzünü kamçılayan kar ve rüzgârdan dizlerine sıçrayan çamurdan ve duyduğu seslerden korkuyordu Açlığı sıska kardeşlerinin korkunç gözlerini yorgunluğunu unutmuştu Bir an evvel varmak ocakta küllenen bir odun parçasıyla aydınlanan toprak dama girmek ve bir köşede saklanmak istiyordu Ne yatmak ne dinlenmek sadece bir dört duvar arasında bulunmak Bu geniş karanlıktan bu seslerden kaçmak Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Akçağ Basım Yayım Pazarlama
Kızlar iki üç günde bir gelip saçlarına maşa vurdururlardı Allah bereket versin beş on kuruşları nasip olurdu Günün birinde baktım kızlardan biri işini bitirince çekip gideceğine Yusuf un dükkânında oturup sohbet ediyor Allah Allah dedim Yusuf un da konuşacak lafı olur mu ki Kız da ona söyleyecek ne bulur Anahtarı uzatıp Al Emmioğlu bu sende kalsın Selamını aldım artık buralarda duramam Herhâlde onu bulmalıyım dedi Aman Yusuf etme Yusuf demeye vakit kalmadan çekti gitti İşte o gidiş Düşünceli bir tavırla başını sallayarak Çoluk çocuğu ortada kaldı dedi Bu kadar sene karşıbekarşı esnaflık ettik Aynı sanatın ekmeğini yedik Onlara bakmak bize düştü artık İçimde tuhaf bir utanma vardı Güzel bir manzara için bir günlük alışkanlığımı değiştirmek bir gecelik rahatımı feda etmek bana kaybedilmiş bir alışveriş gibi gelirken bir kuru selamın arkasından başını alıp giden Yusuf u ve onun içinde kim bilir ne dünyalar yaşayan saçsız başını düşünüyordum Dört elle sarıldığımız birçok kıymetin uğrunda sahici bir insan gibi kalbimiz ve kafamızla yaşamayı feda ettiğimiz binlerce sözde önemli şeyin ne kadar kolay fırlatılıp atılabileceğini bana öğreten Yusuf Benden de sana selam olsun

Can Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Yeni Dünya Can Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yeni Dünya Sabahattin Ali Kitap Özeti Karanlıktan yüzünü kamçılayan kar ve rüzgârdan dizlerine sıçrayan çamurdan ve duyduğu seslerden korkuyordu Açlığı sıska kardeşlerinin korkunç gözlerini yorgunluğunu unutmuştu Bir an evvel varmak ocakta küllenen bir odun parçasıyla aydınlanan toprak dama girmek ve bir köşede saklanmak istiyordu Ne yatmak ne dinlenmek sadece bir dört duvar arasında bulunmak Bu geniş karanlıktan bu seslerden kaçmak Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor Yayınevi Can Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Kasım 2024 Barkod 9789750738999 Kategori Öykü

KP Kitap Pazarı Yayınları
Bu civarda kendilerine Aptal denilen Türkmenlerden iki davulcu bembeyaz ve uzun şalvarlarını uçurup davullarını havada savurarak toprak damlardan birinin üzerinde oynuyordu Biri yaşlı biri gençti Baba oğul oldukları ilk bakışta anlaşılacak kadar birbirlerine benziyorlardı Yaşlısı esmer yüzlü kırçıl sakallı orta boylu bir adamdı Halinden umulmadık bir çeviklikle sıçrıyor dönüyor davulunu fırlatıp yeniden tutuyor tokmağını havada çeviriyor bu sırada hiç aralık vermeden boyuna çalıyordu Genci biraz daha uzun boylu zayıf ve adamakıllı güzeldi Babasına göre daha ağır davranıyor arada sırada dönüp hoplasa bile daha çok olduğu yerde davuluyla beraber eğilip doğrularak ve başını ikide birde geriye fırlatıp kasketinin altından yüzüne dökülen simsiyah saçlarını yana atarak babasını aşka getirmek ister gibi bütün kuvvetiyle çalıyordu Köy bir sırtın üzerine set set sıralanmış evlerden ibaretti ve alt taraftaki evin damı üst taraftakinin önünden geçen sokaktı Bütün bu damların üstü genç ihtiyar kadınlarla dolmuştu Bir kısmı öbek öbek olmuş konuşuyor bir kısmı kucağındaki yahut yanındaki bebeklerle uğraşıyor onları emziriyor bir kısmı da aşağıda davulcuların etrafında itişip kakışan biraz daha büyükçe çocuklara bağırıyordu Tanıtım Bülteninden

Dokuz Yayınları
Kaçmak her zamanki gibi her şeyden kaçmak Görmekten duymaktan ve beraber ızdırap çekmekten kaçmak İçimde buna isyan eden bir şey vardı Eserlerinde toplumcu yönüyle dikkat çeken çıkan Sabahattin Ali Yeni Dünya daki öykülerinde insancıl ve hassas duruşuyla öne çıkıyor Tıpkı yazarın diğer kitaplarındaki gibi insan ı merkezine alan 13 öykünün tamamı yozlaşma yabancılaşma sosyal adaletsizlik ve despotizm ana temalarından oluşurken esas güçlerini samimiyetlerinden ve sadeliklerinden alıyor Yazar bizlerden biri olduğunu haykırırcasına sıcacık bir Anadolu nefesi üflüyor okurunun gönlüne O nefes ardında incecik bir sızı bırakarak dağılıveriyor Her satırı okurun yüreğine dokunan insana dair ince bir duyarlılığın ürünü olan bu eseri okurla buluşturmanın mutluluğunu duyuyoruz

çev. Burçin Çelik
Kaçmak her zamanki gibi her şeyden kaçmak Görmekten duymaktan ve beraber ızdırap çekmekten kaçmak İçimde buna isyan eden bir şey vardı Eserlerinde toplumcu yönüyle dikkat çeken çıkan Sabahattin Ali Yeni Dünya daki öykülerinde insancıl ve hassas duruşuyla öne çıkıyor Tıpkı yazarın diğer kitaplarındaki gibi insan ı merkezine alan 13 öykünün tamamı yozlaşma yabancılaşma sosyal adaletsizlik ve despotizm ana temalarından oluşurken esas güçlerini samimiyetlerinden ve sadeliklerinden alıyor Yazar bizlerden biri olduğunu haykırırcasına sıcacık bir Anadolu nefesi üflüyor okurunun gönlüne O nefes ardında incecik bir sızı bırakarak dağılıveriyor Her satırı okurun yüreğine dokunan insana dair ince bir duyarlılığın ürünü olan bu eseri okurla buluşturmanın mutluluğunu duyuyoruz Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 160 Çeviri Burçin Çelik Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Şubat 2022 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Anonim Yayınları

Nilüfer Yayıncılık
Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetlerle denkler sarılmış bir kamyon görünüyor bir bataklıkta dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak yıkılacak gibi olarak ağır ağır ilerliyor Bu o kadar üzücü bir manzara ki tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor

Edebiyatist
Yeni Dünya Sabahattin Ali nin ilk defa 1943 yılında yayımlanan öykü kitabıdır Yeni Dünya 1936 ile 1942 yılları arasında gazete ve dergilerde yayınlanmış 13 hikayesinden oluşmaktadır Kasaba ve köy yaşamının ön planda olduğu bu hikayeler Sabahattin Ali nin hikaye yazarlığında önemli bir yetkinliğe kavuştuğunun da göstergesidir

KİTAPPAZARI Yayınları
Bu civarda kendilerine Aptal denilen Türkmenlerden iki davulcu bembeyaz ve uzun şalvarlarını uçurup davullarını havada savurarak toprak damlardan birinin üzerinde oynuyordu Biri yaşlı biri gençti Baba oğul oldukları ilk bakışta anlaşılacak kadar birbirlerine benziyorlardı Yaşlısı esmer yüzlü kırçıl sakallı orta boylu bir adamdı Halinden umulmadık bir çeviklikle sıçrıyor dönüyor davulunu fırlatıp yeniden tutuyor tokmağını havada çeviriyor bu sırada hiç aralık vermeden boyuna çalıyordu Genci biraz daha uzun boylu zayıf ve adamakıllı güzeldi Babasına göre daha ağır davranıyor arada sırada dönüp hoplasa bile daha çok olduğu yerde davuluyla beraber eğilip doğrularak ve başını ikide birde geriye fırlatıp kasketinin altından yüzüne dökülen simsiyah saçlarını yana atarak babasını aşka getirmek ister gibi bütün kuvvetiyle çalıyordu Köy bir sırtın üzerine set set sıralanmış evlerden ibaretti ve alt taraftaki evin damı üst taraftakinin önünden geçen sokaktı Bütün bu damların üstü genç ihtiyar kadınlarla dolmuştu Bir kısmı öbek öbek olmuş konuşuyor bir kısmı kucağındaki yahut yanındaki bebeklerle uğraşıyor onları emziriyor bir kısmı da aşağıda davulcuların etrafında itişip kakışan biraz daha büyükçe çocuklara bağırıyordu

Çınar Yayınları
Ertesi sabah köyün ıslak damlarını ve taze ekilmiş tarlaları buğulandıran bir güneş altında arabalar yeniden koşuldu atlar yeniden eyerlendi şehirden getirilen fayton gelin evinin önüne çekildi Yüzünü örten kalın duvağın altında boyuna gözlerini silen kısa boylu bir kızcağız iki tarafa tutulan çarşafların arasından hızla geçerek faytona Yakup Ağa nın şişman karısı ile görümcesinin arasına oturdu Gelin arabasının başlarına çevreler bağlanmış atları davuldan ürkerek tepindi Bir sürü çocuk yalınayak birçoğunun elinde birer kara ekmek gelini görmek için arabanın etrafına yığıldılar Şehirli efendiler kendilerine rahat bir araba ve altlarına yumuşak minderler seçtiler Deli Emine dünkü delikanlıları bulup ortalarına oturdu düğün sahibi Hüseyin dünkünden daha yorgun ve üzgün şuraya buraya koştu Nihayet arabalar ve atlılar yola düzüldüler Kafile köyün dışına çıkmış bir hayli de ilerlemişti ki bir çocuk koşa koşa arkalarından yetişti Yeni Dünya yı bıraktıkları evin sahibi olan ihtiyar kadın da daha arkadan bağıra bağıra geliyordu Sondaki birkaç araba durdu Yeni Dünya nın bu köyde unutulup yola çıkıldığı kimsenin aklına gelmemişti

Çınar Yayınları
Ertesi sabah köyün ıslak damlarını ve taze ekilmiş tarlaları buğulandıran bir güneş altında arabalar yeniden koşuldu atlar yeniden eyerlendi şehirden getirilen fayton gelin evinin önüne çekildi Yüzünü örten kalın duvağın altında boyuna gözlerini silen kısa boylu bir kızcağız iki tarafa tutulan çarşafların arasından hızla geçerek faytona Yakup Ağa nın şişman karısı ile görümcesinin arasına oturdu Gelin arabasının başlarına çevreler bağlanmış atları davuldan ürkerek tepindi Bir sürü çocuk yalınayak birçoğunun elinde birer kara ekmek gelini görmek için arabanın etrafına yığıldılar Şehirli efendiler kendilerine rahat bir araba ve altlarına yumuşak minderler seçtiler Deli Emine dünkü delikanlıları bulup ortalarına oturdu düğün sahibi Hüseyin dünkünden daha yorgun ve üzgün şuraya buraya koştu Nihayet arabalar ve atlılar yola düzüldüler Kafile köyün dışına çıkmış bir hayli de ilerlemişti ki bir çocuk koşa koşa arkalarından yetişti Yeni Dünya yı bıraktıkları evin sahibi olan ihtiyar kadın da daha arkadan bağıra bağıra geliyordu Sondaki birkaç araba durdu Yeni Dünya nın bu köyde unutulup yola çıkıldığı kimsenin aklına gelmemişti

Nilüfer Yayınları
bütün yazılarını yeşil mürekkeple yazmıştır Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetlerle denkler sarılmış bir kamyon görünüyor bir bataklıkta dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak yıkılacak gibi olarak ağır ağır ilerliyor Bu o kadar üzücü bir manzara ki tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor

Can
Karanlıktan yüzünü kamçılayan kar ve rüzgârdan dizlerine sıçrayan çamurdan ve duyduğu seslerden korkuyordu Açlığı sıska kardeşlerinin korkunç gözlerini yorgunluğunu unutmuştu Bir an evvel varmak ocakta küllenen bir odun parçasıyla aydınlanan toprak dama girmek ve bir köşede saklanmak istiyordu Ne yatmak ne dinlenmek sadece bir dört duvar arasında bulunmak Bu geniş karanlıktan bu seslerden kaçmak Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Puslu Yayıncılık
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü

Ayrıntı Yayınları
Yeni Dünya Sabahattin Ali nin dördüncü öykü kitabıdır Unutulan görmezden gelinen insanların hayatlarının karanlıktan çıkartılarak görünür hale getirilmesi çabası Yeni Dünya da çok daha sert sarsıcı bir şekilde ortaya konulur Taşra kasabalarındaki gece hayatı içinde sefilleşen erkekler düşkün bir yaşantı içindeyken bile insanca davranabilen kadınlar dengesiz halka yabancılaşmış aydınlar kardeşlerine bakmanın sorumluluğu altında perişan olan çocuklar ve çocuğunu yaşatmak için umutsuzluk içinde kapıları aşındıran anneler sırayla sahne alırlar Gördüklerini herkesin görmesini isteyen Sabahattin Ali insanları yakalarından tutup oraya yoksul hayatların karanlığa çekildiği yerlere götürmek ister O kadar güçlü bir şekilde yapar ki bunu her bir öykü kişisi sorunları tutkuları ve arzularıyla somut birer insan olarak gözümüzün önünde belirir elle tutulur bir varlığa dönüşür Yeni Dünya da bütün teferruatıyla hayatı ihtiva eden öyküler yer alıyor özlemleri ve hayal kırıklıkları bencillikleri ve cömertlikleri iyicil ve kötücül yanlarıyla hayat içinde varolan insanların anlatıldığı öyküler SABAHATTİN ALİ 25 Şubat 1907 de Bulgaristan da Gümülcine Sancağına bağlı Eğridere ilçesinde doğdu 1921 yılında Edremit İptidaî Mektebi ni bitirdi 1922 yılında Balıkesir Öğretmen Okulu na girdi İlk şiirleri dönemin edebiyat dergileri Çağlayan ve Servet i Fünun da yayımlandı 1927 yılında İstanbul Erkek Öğretmen Okulu na geçti son sınıfı burada okudu ve ardından Yozgat Cumhuriyet İlkokulu na atandı 1928 de Milli Eğitim Bakanlığı nca açılan bir sınavı kazanarak dil öğrenmesi için Almanya ya gönderildi Ölümünden sonra Asım Bezirci tarafından derlenerek yayımlanacak bazı şiirlerini Berlin deyken yazdı Dünya edebiyatının önemli yazarlarının ve sosyalist düşünürlerin yapıtlarıyla tanıştı Dört yıllık öğrenim sürecini tamamlayamadan ikinci yılın sonunda 1930 da Türkiye ye döndü 1934 yılında ilk şiir kitabı Dağlar ve Rüzgâr ı yayımladı Aynı yıl MEB Talim ve Terbiye Dairesi mümeyyizliğine atandı Halk şiirinden esintiler taşıyan bu ilk kitabı 1935 yılında Değirmen ve 1936 yılında Kağnı adlı öykü kitapları izledi Aynı yıl Max Memmerich ten Tarihte Garip Vakalar ı çevirdi Ardı arkası kesilmeyen davalar takip koşulları altında hayatını sürdürme zorluğu ve tekrar tutuklanma tehdidi yazarı yurtdışına çıkma kararı almaya itti Pasaport talebinin reddedilmesi üzerine kaçak yollardan Bulgaristan a geçmek isterken 1948 de Nisan ayının ilk günlerinde öldürüldü Cesedi 16 Haziran günü Kırklareli ne bağlı Sazara köyü yakınlarında bir çoban tarafından bulundu

Parola Yayınları
Yolun yapılmasına başlandı bile Bankalardan borç alınmış bilmem kaç senede ödenecekmiş Borç taksitlerine karşılık olmak üzere hastahane tahsisatından biraz kırpılmış ve önümüzdeki sene maarif kadrosu biraz kısılacakmış İşin buraya varacağını hiç düşünmemiştim Fakat daha ortada bir şey yok Vakitsiz telaş etmeyelim Para bulmak isteyince maariften önce akla gelecek bir çok şeyler var Mesela vali çok alakadar olduğu bu yol meselesi için şimdilik vali konağı yaptırmaktan vaz geçebilir Ulusal edebiyatımızın ölümsüz yazarı bu eserinde yazdıklarıyla bugüne adete ışık tutuyor Dün yazdıklarıyla sanki bugünü de görmüş yorumları okuyucuya bırakıyoruz Tanıtım Bülteninden

Parodi Yayınları
Yeni Dünya nın incecik vücudu ortada gerilmiş bir yay gibi hareketsiz duruyor ve bekliyordu Sazın ilk vuruşlarıyla birlikte bu vücut kendisinden beklenmeyen bir çeviklikle harekete geçti Boyalı saçlarını savurup yüzüne dökerek ve başını bir göğsüne bir arkaya atarak ortada fırıl fırıl dönmeye başladı Şimdi Deli Emine ona yetişemiyordu Ellerini başının üstünde birleştirip kaşıkları dışarıda kalan sapları görünmeyecek kadar hızla birbirine vuran kısa fakat yine görünmeyecek hızlı adımlar atan Yeni Dünya ya çarptıkça bu sefer o sendeliyordu Herkesin baktığı fakat görmediği duyduğu halde dinlemediği kimi hikayeler vardır Bu yüzden kendi öyküsünü anlatacak kadar güçlü olur bazıları Tıpkı Sabahattin Ali nin eşsiz kaleminden dökülüp insana kendi serüvenini anlatan öykülerinden bir araya getirdiğimiz bu seçkideki gibi

Edebiyatist
Yeni Dünya Sabahattin Ali nin ilk defa 1943 yılında yayımlanan öykü kitabıdır Yeni Dünya 1936 ile 1942 yılları arasında gazete ve dergilerde yayınlanmış 13 hikayesinden oluşmaktadır Kasaba ve köy yaşamının ön planda olduğu bu hikayeler Sabahattin Ali nin hikaye yazarlığında önemli bir yetkinliğe kavuştuğunun da göstergesidir

Çınar
Ertesi sabah köyün ıslak damlarını ve taze ekilmiş tarlaları buğulandıran bir güneş altında arabalar yeniden koşuldu atlar yeniden eyerlendi şehirden getirilen fayton gelin evinin önüne çekildi Yüzünü örten kalın duvağın altında boyuna gözlerini silen kısa boylu bir kızcağız iki tarafa tutulan çarşafların arasından hızla geçerek faytona Yakup Ağa nın şişman karısı ile görümcesinin arasına oturdu Gelin arabasının başlarına çevreler bağlanmış atları davuldan ürkerek tepindi Bir sürü çocuk yalınayak birçoğunun elinde birer kara ekmek gelini görmek için arabanın etrafına yığıldılar Şehirli efendiler kendilerine rahat bir araba ve altlarına yumuşak minderler seçtiler Deli Emine dünkü delikanlıları bulup ortalarına oturdu düğün sahibi Hüseyin dünkünden daha yorgun ve üzgün şuraya buraya koştu Nihayet arabalar ve atlılar yola düzüldüler Kafile köyün dışına çıkmış bir hayli de ilerlemişti ki bir çocuk koşa koşa arkalarından yetişti Yeni Dünya yı bıraktıkları evin sahibi olan ihtiyar kadın da daha arkadan bağıra bağıra geliyordu Sondaki birkaç araba durdu Yeni Dünya nın bu köyde unutulup yola çıkıldığı kimsenin aklına gelmemişti

Akçağ Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Yeni Dünya Akçağ Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yeni Dünya Sabahattin Ali Kitap Özeti Kızlar iki üç günde bir gelip saçlarına maşa vurdururlardı Allah bereket versin beş on kuruşları nasip olurdu Günün birinde baktım kızlardan biri işini bitirince çekip gideceğine Yusufun dükkânında oturup sohbet ediyor Allah Allah dedim Yusufun da konuşacak lafı olur mu ki Kız da ona söyleyecek ne bulur Anahtarı uzatıp Al Emmioğlu bu sende kalsın Selamını aldım artık buralarda duramam Herhâlde onu bulmalıyım dedi Aman Yusuf etme Yusuf demeye vakit kalmadan çekti gitti İşte o gidiş Düşünceli bir tavırla başını sallayarak Çoluk çocuğu ortada kaldı dedi Bu kadar sene karşıbekarşı esnaflık ettik Aynı sanatın ekmeğini yedik Onlara bakmak bize düştü artık İçimde tuhaf bir utanma vardı Güzel bir manzara için bir günlük alışkanlığımı değiştirmek bir gecelik rahatımı feda etmek bana kaybedilmiş bir alışveriş gibi gelirken bir kuru selamın arkasından başını alıp giden Yusufu ve onun içinde kim bilir ne dünyalar yaşayan saçsız başını düşünüyordum Dört elle sarıldığımız birçok kıymetin uğrunda sahici bir insan gibi kalbimiz ve kafamızla yaşamayı feda ettiğimiz binlerce sözde önemli şeyin ne kadar kolay fırlatılıp atılabileceğini bana öğreten Yusuf Benden de sana selam olsun Yayınevi Akçağ Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 143 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x20 00 cm Basım Yılı Nisan 2021 Barkod 9786053426110 Kategori Edebiyat Kitapları Klasikler Roman

Ayrıntı Yayınları
Ayın gayet az olan ışığı kapı arasında duran kadının yüzüne vurmuş ve yarısını aydınlatmıştı Her tarafım titremeye başladı Karşımda kımıldamadan duran bu çehrenin bir ölüden farkı yoktu Çukurdaki gözleri büsbütün kaybolmuş dişsiz ağzının etrafındaki dudakları daha çok incelmiş ve buruşmuştu Aklımdan derhal iki lirayı eline sıkıştırarak oradan kaçmak geçti Kaçmak her zamanki gibi her şeyden kaçmak Görmekten duymaktan ve beraber ıstırap çekmekten kaçmak Isıtmak İçin Yeni Dünya Sabahattin Ali nin dördüncü öykü kitabıdır Unutulan görmezden gelinen insanların hayatlarının karanlıktan çıkartılarak görünür hale getirilmesi çabası Yeni Dünya da çok daha sert sarsıcı bir şekilde ortaya konulur Taşra kasabalarındaki gece hayatı içinde sefilleşen erkekler düşkün bir yaşantı içindeyken bile insanca davranabilen kadınlar dengesiz halka yabancılaşmış aydınlar kardeşlerine bakmanın sorumluluğu altında perişan olan çocuklar ve çocuğunu yaşatmak için umutsuzluk içinde kapıları aşındıran anneler sırayla sahne alırlar Gördüklerini herkesin görmesini isteyen Sabahattin Ali insanları yakalarından tutup oraya yoksul hayatların karanlığa çekildiği yerlere götürmek ister O kadar güçlü bir şekilde yapar ki bunu her bir öykü kişisi sorunları tutkuları ve arzularıyla somut birer insan olarak gözümüzün önünde belirir elle tutulur bir varlığa dönüşür Yeni Dünya da bütün teferruatıyla hayatı ihtiva eden öyküler yer alıyor özlemleri ve hayal kırıklıkları bencillikleri ve cömertlikleri iyicil ve kötücül yanlarıyla hayat içinde varolan insanların anlatıldığı öyküler

Ayrıntı Yayınları
Yeni Dünya Sabahattin Ali nin dördüncü öykü kitabıdır Unutulan görmezden gelinen insanların hayatlarının karanlıktan çıkartılarak görünür hale getirilmesi çabası Yeni Dünya da çok daha sert sarsıcı bir şekilde ortaya konulur Taşra kasabalarındaki gece hayatı içinde sefilleşen erkekler düşkün bir yaşantı içindeyken bile insanca davranabilen kadınlar dengesiz halka yabancılaşmış aydınlar kardeşlerine bakmanın sorumluluğu altında perişan olan çocuklar ve çocuğunu yaşatmak için umutsuzluk içinde kapıları aşındıran anneler sırayla sahne alırlar Gördüklerini herkesin görmesini isteyen Sabahattin Ali insanları yakalarından tutup oraya yoksul hayatların karanlığa çekildiği yerlere götürmek ister O kadar güçlü bir şekilde yapar ki bunu her bir öykü kişisi sorunları tutkuları ve arzularıyla somut birer insan olarak gözümüzün önünde belirir elle tutulur bir varlığa dönüşür Yeni Dünya da bütün teferruatıyla hayatı ihtiva eden öyküler yer alıyor özlemleri ve hayal kırıklıkları bencillikleri ve cömertlikleri iyicil ve kötücül yanlarıyla hayat içinde varolan insanların anlatıldığı öyküler Tanıtım Bülteninden

Mühür Kitaplığı
Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü

Puslu Yayıncılık
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü

Parola Yayınları
Yolun yapılmasına başlandı bile Bankalardan borç alınmış bilmem kaç senede ödenecekmiş Borç taksitlerine karşılık olmak üzere hastahane tahsisatından biraz kırpılmış ve önümüzdeki sene maarif kadrosu biraz kısılacakmış İşin buraya varacağını hiç düşünmemiştim Fakat daha ortada bir şey yok Vakitsiz telaş etmeyelim Para bulmak isteyince maariften önce akla gelecek bir çok şeyler var Mesela vali çok alakadar olduğu bu yol meselesi için şimdilik vali konağı yaptırmaktan vaz geçebilir Ulusal edebiyatımızın ölümsüz yazarı bu eserinde yazdıklarıyla bugüne adete ışık tutuyor Dün yazdıklarıyla sanki bugünü de görmüş yorumları okuyucuya bırakıyoruz

Venedik Yayınları
Sabahattin Ali nin 1943 de yazdığı Öykü kitabıdır Kitap yazarın hikâye alanında önemli bir yetkinliğe ulaştığının göstergesi olması bakından önemlidir Kasaba ve köy yaşamı dışında düşkün kadınları ele alan hikâyeler önemli bir yer tutar

Çınar Yayınları
Ertesi sabah köyün ıslak damlarını ve taze ekilmiş tarlaları buğulandıran bir güneş altında arabalar yeniden koşuldu atlar yeniden eyerlendi şehirden getirilen fayton gelin evinin önüne çekildi Yüzünü örten kalın duvağın altında boyuna gözlerini silen kısa boylu bir kızcağız iki tarafa tutulan çarşafların arasından hızla geçerek faytona Yakup Ağa nın şişman karısı ile görümcesinin arasına oturdu Gelin arabasının başlarına çevreler bağlanmış atları davuldan ürkerek tepindi Bir sürü çocuk yalınayak birçoğunun elinde birer kara ekmek gelini görmek için arabanın etrafına yığıldılar Şehirli efendiler kendilerine rahat bir araba ve altlarına yumuşak minderler seçtiler Deli Emine dünkü delikanlıları bulup ortalarına oturdu düğün sahibi Hüseyin dünkünden daha yorgun ve üzgün şuraya buraya koştu Nihayet arabalar ve atlılar yola düzüldüler Kafile köyün dışına çıkmış bir hayli de ilerlemişti ki bir çocuk koşa koşa arkalarından yetişti Yeni Dünya yı bıraktıkları evin sahibi olan ihtiyar kadın da daha arkadan bağıra bağıra geliyordu Sondaki birkaç araba durdu Yeni Dünya nın bu köyde unutulup yola çıkıldığı kimsenin aklına gelmemişti

Can Yayınları
Yeni Dünya Can YayınlarıKaranlıktan yüzünü kamçılayan kar ve rüzgârdan dizlerine sıçrayan çamurdan ve duyduğu seslerden korkuyordu Açlığı sıska kardeşlerinin korkunç gözlerini yorgunluğunu unutmuştu Bir an evvel varmak ocakta küllenen bir odun parçasıyla aydınlanan toprak dama girmek ve bir köşede saklanmak istiyordu Ne yatmak ne dinlenmek sadece bir dört duvar arasında bulunmak Bu geniş karanlıktan bu seslerden kaçmak Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Çınar Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Yeni Dünya Çınar Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yeni Dünya Sabahattin Ali Kitap Özeti Ertesi sabah köyün ıslak damlarını ve taze ekilmiş tarlaları buğulandıran bir güneş altında arabalar yeniden koşuldu atlar yeniden eyerlendi şehirden getirilen fayton gelin evinin önüne çekildi Yüzünü örten kalın duvağın altında boyuna gözlerini silen kısa boylu bir kızcağız iki tarafa tutulan çarşafların arasından hızla geçerek faytona Yakup Ağa nın şişman karısı ile görümcesinin arasına oturdu Gelin arabasının başlarına çevreler bağlanmış atları davuldan ürkerek tepindi Bir sürü çocuk yalınayak birçoğunun elinde birer kara ekmek gelini görmek için arabanın etrafına yığıldılar Şehirli efendiler kendilerine rahat bir araba ve altlarına yumuşak minderler seçtiler Deli Emine dünkü delikanlıları bulup ortalarına oturdu düğün sahibi Hüseyin dünkünden daha yorgun ve üzgün şuraya buraya koştu Nihayet arabalar ve atlılar yola düzüldüler Kafile köyün dışına çıkmış bir hayli de ilerlemişti ki bir çocuk koşa koşa arkalarından yetişti Yeni Dünya yı bıraktıkları evin sahibi olan ihtiyar kadın da daha arkadan bağıra bağıra geliyordu Sondaki birkaç araba durdu Yeni Dünya nın bu köyde unutulup yola çıkıldığı kimsenin aklına gelmemişti Yayınevi Çınar Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 152 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Nisan 2022 Barkod 9789753484541 Kategori Öykü

Mahzen Yayıncılık
Bu işi bana yakıştıramadın değil mi diye sordu Başımı tasdik makamında öyle süratle salladım ki adam tekrar ve daha çok güldü Sonra ciddileşerek uzun zaman önüne baktı Ben de bir şey soramıyor sarhoş oldukları için artık istenilen şarkıyı söylemeyen ve keyiflerine göre bağırıp oyuna kalkan kadınlara bakıyordum Arkadaşım da yazmaktan yorulmuş sırtını bir ağaca verip ayaklarını uzatarak gözlüklerinin arkasından etrafı seyre dalmıştı serin bir rüzgâr etrafımızdaki birçok derelerin ve şelalelerin sesini iri ağaçların yaprak hışırtısıyla karıştırıyor ve uzaklara götürüyordu Karanlık fakat berrak gökyüzünde yıldızların sayısı beş on misli artmış ve gök kubbesi üstümüze doğru bir hayli alçalmış görünüyordu

Mahzen Yayıncılık
Bu işi bana yakıştıramadın değil mi diye sordu Başımı tasdik makamında öyle süratle salladım ki adam tekrar ve daha çok güldü Sonra ciddileşerek uzun zaman önüne baktı Ben de bir şey soramıyor sarhoş oldukları için artık istenilen şarkıyı söylemeyen ve keyiflerine göre bağırıp oyuna kalkan kadınlara bakıyordum Arkadaşım da yazmaktan yorulmuş sırtını bir ağaca verip ayaklarını uzatarak gözlüklerinin arkasından etrafı seyre dalmıştı serin bir rüzgâr etrafımızdaki birçok derelerin ve şelalelerin sesini iri ağaçların yaprak hışırtısıyla karıştırıyor ve uzaklara götürüyordu Karanlık fakat berrak gökyüzünde yıldızların sayısı beş on misli artmış ve gök kubbesi üstümüze doğru bir hayli alçalmış görünüyordu

Nilüfer Yayınları
bütün yazılarını yeşil mürekkeple yazmıştır Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetlerle denkler sarılmış bir kamyon görünüyor bir bataklıkta dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak yıkılacak gibi olarak ağır ağır ilerliyor Bu o kadar üzücü bir manzara ki tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor

Dokuz Yayınları
Kaçmak her zamanki gibi her şeyden kaçmak Görmekten duymaktan ve beraber ızdırap çekmekten kaçmak İçimde buna isyan eden bir şey vardı Eserlerinde toplumcu yönüyle dikkat çeken çıkan Sabahattin Ali Yeni Dünya daki öykülerinde insancıl ve hassas duruşuyla öne çıkıyor Tıpkı yazarın diğer kitaplarındaki gibi insan ı merkezine alan 13 öykünün tamamı yozlaşma yabancılaşma sosyal adaletsizlik ve despotizm ana temalarından oluşurken esas güçlerini samimiyetlerinden ve sadeliklerinden alıyor Yazar bizlerden biri olduğunu haykırırcasına sıcacık bir Anadolu nefesi üflüyor okurunun gönlüne O nefes ardında incecik bir sızı bırakarak dağılıveriyor Her satırı okurun yüreğine dokunan insana dair ince bir duyarlılığın ürünü olan bu eseri okurla buluşturmanın mutluluğunu duyuyoruz

Anonim Yayıncılık
Bugün ömrümün en mesut günü idi Şehrin kenarında taklar kurulmuştu bütün memurlar resmi elbiselerini giyip gelmişler Hususi muhasebe müdürü bile bej pardösüsünün üstüne silindir şapkayı oturtmuş 1 55 boyu ile ön tarafta yer almış Ben de bir kat elbisemi silip ütüledim ve öyle geldim Maarif müdürü ters ters bakıyor ama ne derse desin bir gün köyden ayrılmakla kıyamet kopmaz ya Bu yol bir parça benim eserim demektir Halk ve köylü uzaktan seyrediyorlardı yanlarına gittim konuştum sevincimden herkesi kucaklayacağım geliyor Yerime döndükten sonra aklıma geldi köylülere yakına gelmeleri için işaret ettim Bu yol herkesten evvel onların demektir Birkaç tanesi ilerleyecek oldu jandarmalar bırakmadı ben de sesimi çıkarmadım ama neşemin yarısı kaçtı

Ayrıntı Yayınları
Yeni Dünya Sabahattin Ali nin dördüncü öykü kitabıdır Unutulan görmezden gelinen insanların hayatlarının karanlıktan çıkartılarak görünür hale getirilmesi çabası Yeni Dünya da çok daha sert sarsıcı bir şekilde ortaya konulur Taşra kasabalarındaki gece hayatı içinde sefilleşen erkekler düşkün bir yaşantı içindeyken bile insanca davranabilen kadınlar dengesiz halka yabancılaşmış aydınlar kardeşlerine bakmanın sorumluluğu altında perişan olan çocuklar ve çocuğunu yaşatmak için umutsuzluk içinde kapıları aşındıran anneler sırayla sahne alırlar Gördüklerini herkesin görmesini isteyen Sabahattin Ali insanları yakalarından tutup oraya yoksul hayatların karanlığa çekildiği yerlere götürmek ister O kadar güçlü bir şekilde yapar ki bunu her bir öykü kişisi sorunları tutkuları ve arzularıyla somut birer insan olarak gözümüzün önünde belirir elle tutulur bir varlığa dönüşür Yeni Dünya da bütün teferruatıyla hayatı ihtiva eden öyküler yer alıyor özlemleri ve hayal kırıklıkları bencillikleri ve cömertlikleri iyicil ve kötücül yanlarıyla hayat içinde varolan insanların anlatıldığı öyküler

AYRINTI YAYINLARI
Yeni Dünya Sabahattin Ali nin dördüncü öykü kitabıdır Unutulan görmezden gelinen insanların hayatlarının karanlıktan çıkartılarak görünür hale getirilmesi çabası Yeni Dünya da çok daha sert sarsıcı bir şekilde ortaya konulur Taşra kasabalarındaki gece hayatı içinde sefilleşen erkekler düşkün bir yaşantı içindeyken bile insanca davranabilen kadınlar dengesiz halka yabancılaşmış aydınlar kardeşlerine bakmanın sorumluluğu altında perişan olan çocuklar ve çocuğunu yaşatmak için umutsuzluk içinde kapıları aşındıran anneler sırayla sahne alırlar Gördüklerini herkesin görmesini isteyen Sabahattin Ali insanları yakalarından tutup oraya yoksul hayatların karanlığa çekildiği yerlere götürmek ister O kadar güçlü bir şekilde yapar ki bunu her bir öykü kişisi sorunları tutkuları ve arzularıyla somut birer insan olarak gözümüzün önünde belirir elle tutulur bir varlığa dönüşür Yeni Dünya da bütün teferruatıyla hayatı ihtiva eden öyküler yer alıyor özlemleri ve hayal kırıklıkları bencillikleri ve cömertlikleri iyicil ve kötücül yanlarıyla hayat içinde varolan insanların anlatıldığı öyküler Yayınevi AYRINTI YAYINLARI Yazar SABAHATTİN ALİ Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 157 SAYFA Yıl 2019

İthaki Yayınları
Rahatımın kaçacağından korkarak bir sersemlik zırhının içine saklanmıştım Artık kendi kendimden utanıyordum Birkaç kere ayağa kalktım Aynaya bakmak orada göreceğim zavallı çehreye tükürmek istedim Bu kadarına cesaret edemedim Kendi kendime Ne yapabilirdim Elimden ne gelirdi Ben kimim ki diyor fakat yine kendim Hiç olmazsa kaçmazdın Hiç olmazsa dinlerdin Kim olursan ol Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü diye cevap veriyordum Sabahattin Ali nin 1930 lu yılların sonlarına doğru kaleme aldığı on üç öyküden oluşan kitabı Yeni Dünya fakirliğin çaresizliğin ve acımasızlığın kol gezdiği Anadolu yu kendine has diliyle anlattığı okura küçük bir çocuğun attığı her adımda dizine vuran güğümün acısını derinden hissettirdiği bir eser Hayatını taşrada dans ederek kazanan bir kadının atandığı köye yol yapılması için çabalayan bir öğretmenin ailesini geçindirmenin yükünü omuzlarında taşıyan Hasan ın aşktan içi yanan bir garip berberin sevdasını kanıtlamak için ovadan dağa tuz çuvalı taşırken yitip giden bir gencin ve diğer birçok sıkıntılı yaşamın gerçek öykülerini rahatı yerinde olanları huzursuz ederek ustalıkla anlatıyor yazar Yeni Dünya Sabahattin Ali nin sözünü sakınmadığı eleştirel gerçekçi bir öykü derlemesi

Dokuz Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Yeni Dünya Dokuz Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yeni Dünya Sabahattin Ali Kitap Özeti Kaçmak her zamanki gibi her şeyden kaçmak Görmekten duymaktan ve beraber ızdırap çekmekten kaçmak İçimde buna isyan eden bir şey vardı Eserlerinde toplumcu yönüyle dikkat çeken çıkan Sabahattin Ali Yeni Dünya daki öykülerinde insancıl ve hassas duruşuyla öne çıkıyor Tıpkı yazarın diğer kitaplarındaki gibi insan ı merkezine alan 13 öykünün tamamı yozlaşma yabancılaşma sosyal adaletsizlik ve despotizm ana temalarından oluşurken esas güçlerini samimiyetlerinden ve sadeliklerinden alıyor Yazar bizlerden biri olduğunu haykırırcasına sıcacık bir Anadolu nefesi üflüyor okurunun gönlüne O nefes ardında incecik bir sızı bırakarak dağılıveriyor Her satırı okurun yüreğine dokunan insana dair ince bir duyarlılığın ürünü olan bu eseri okurla buluşturmanın mutluluğunu duyuyoruz Yayınevi Dokuz Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Şubat 2022 Barkod 9786257050777 Kategori Öykü

Anonim Yayıncılık
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Yeni Dünya Anonim Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Yeni Dünya Sabahattin Ali Kitap Özeti Bugün ömrümün en mesut günü idi Şehrin kenarında taklar kurulmuştu bütün memurlar resmi elbiselerini giyip gelmişler Hususi muhasebe müdürü bile bej pardösüsünün üstüne silindir şapkayı oturtmuş 1 55 boyu ile ön tarafta yer almış Ben de bir kat elbisemi silip ütüledim ve öyle geldim Maarif müdürü ters ters bakıyor ama ne derse desin bir gün köyden ayrılmakla kıyamet kopmaz ya Bu yol bir parça benim eserim demektir Halk ve köylü uzaktan seyrediyorlardı yanlarına gittim konuştum sevincimden herkesi kucaklayacağım geliyor Yerime döndükten sonra aklıma geldi köylülere yakına gelmeleri için işaret ettim Bu yol herkesten evvel onların demektir Birkaç tanesi ilerleyecek oldu jandarmalar bırakmadı ben de sesimi çıkarmadım ama neşemin yarısı kaçtı Yayınevi Anonim Yayıncılık Yazar Sabahattin Ali Sayfa 152 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı 2021 Barkod 9786053033875 Kategori Klasikler

Mühür Kitaplığı
Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü

İthaki Yayınları
Rahatımın kaçacağından korkarak bir sersemlik zırhının içine saklanmıştım Artık kendi kendimden utanıyordum Birkaç kere ayağa kalktım Aynaya bakmak orada göreceğim zavallı çehreye tükürmek istedim Bu kadarına cesaret edemedim Kendi kendime Ne yapabilirdim Elimden ne gelirdi Ben kimim ki diyor fakat yine kendim Hiç olmazsa kaçmazdın Hiç olmazsa dinlerdin Kim olursan ol Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü diye cevap veriyordum Sabahattin Ali nin 1930 lu yılların sonlarına doğru kaleme aldığı on üç öyküden oluşan kitabı Yeni Dünya fakirliğin çaresizliğin ve acımasızlığın kol gezdiği Anadolu yu kendine has diliyle anlattığı okura küçük bir çocuğun attığı her adımda dizine vuran güğümün acısını derinden hissettirdiği bir eser Hayatını taşrada dans ederek kazanan bir kadının atandığı köye yol yapılması için çabalayan bir öğretmenin ailesini geçindirmenin yükünü omuzlarında taşıyan Hasan ın aşktan içi yanan bir garip berberin sevdasını kanıtlamak için ovadan dağa tuz çuvalı taşırken yitip giden bir gencin ve diğer birçok sıkıntılı yaşamın gerçek öykülerini rahatı yerinde olanları huzursuz ederek ustalıkla anlatıyor yazar Yeni Dünya Sabahattin Ali nin sözünü sakınmadığı eleştirel gerçekçi bir öykü derlemesi

Can Yayınları
Karanlıktan yüzünü kamçılayan kar ve rüzgârdan dizlerine sıçrayan çamurdan ve duyduğu seslerden korkuyordu Açlığı sıska kardeşlerinin korkunç gözlerini yorgunluğunu unutmuştu Bir an evvel varmak ocakta küllenen bir odun parçasıyla aydınlanan toprak dama girmek ve bir köşede saklanmak istiyordu Ne yatmak ne dinlenmek sadece bir dört duvar arasında bulunmak Bu geniş karanlıktan bu seslerden kaçmak Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Can Yayınları
Yeni Dünya Kitap Açıklaması Karanlıktan yüzünü kamçılayan kar ve rüzgârdan dizlerine sıçrayan çamurdan ve duyduğu seslerden korkuyordu Açlığı sıska kardeşlerinin korkunç gözlerini yorgunluğunu unutmuştu Bir an evvel varmak ocakta küllenen bir odun parçasıyla aydınlanan toprak dama girmek ve bir köşede saklanmak istiyordu Ne yatmak ne dinlenmek sadece bir dört duvar arasında bulunmak Bu geniş karanlıktan bu seslerden kaçmak Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

Ayrıntı Yayınları
Yeni Dünya Sabahattin Ali nin dördüncü öykü kitabıdır Unutulan görmezden gelinen insanların hayatlarının karanlıktan çıkartılarak görünür hale getirilmesi çabası Yeni Dünya da çok daha sert sarsıcı bir şekilde ortaya konulur Taşra kasabalarındaki gece hayatı içinde sefilleşen erkekler düşkün bir yaşantı içindeyken bile insanca davranabilen kadınlar dengesiz halka yabancılaşmış aydınlar kardeşlerine bakmanın sorumluluğu altında perişan olan çocuklar ve çocuğunu yaşatmak için umutsuzluk içinde kapıları aşındıran anneler sırayla sahne alırlar Gördüklerini herkesin görmesini isteyen Sabahattin Ali insanları yakalarından tutup oraya yoksul hayatların karanlığa çekildiği yerlere götürmek ister O kadar güçlü bir şekilde yapar ki bunu her bir öykü kişisi sorunları tutkuları ve arzularıyla somut birer insan olarak gözümüzün önünde belirir elle tutulur bir varlığa dönüşür Yeni Dünya da bütün teferruatıyla hayatı ihtiva eden öyküler yer alıyor özlemleri ve hayal kırıklıkları bencillikleri ve cömertlikleri iyicil ve kötücül yanlarıyla hayat içinde varolan insanların anlatıldığı öyküler

Ayrıntı
Yeni Dünya Sabahattin Ali nin dördüncü öykü kitabıdır Unutulan görmezden gelinen insanların hayatlarının karanlıktan çıkartılarak görünür hale getirilmesi çabası Yeni Dünya da çok daha sert sarsıcı bir şekilde ortaya konulur Taşra kasabalarındaki gece hayatı içinde sefilleşen erkekler düşkün bir yaşantı içindeyken bile insanca davranabilen kadınlar dengesiz halka yabancılaşmış aydınlar kardeşlerine bakmanın sorumluluğu altında perişan olan çocuklar ve çocuğunu yaşatmak için umutsuzluk içinde kapıları aşındıran anneler sırayla sahne alırlar Gördüklerini herkesin görmesini isteyen Sabahattin Ali insanları yakalarından tutup oraya yoksul hayatların karanlığa çekildiği yerlere götürmek ister O kadar güçlü bir şekilde yapar ki bunu her bir öykü kişisi sorunları tutkuları ve arzularıyla somut birer insan olarak gözümüzün önünde belirir elle tutulur bir varlığa dönüşür Yeni Dünya da bütün teferruatıyla hayatı ihtiva eden öyküler yer alıyor özlemleri ve hayal kırıklıkları bencillikleri ve cömertlikleri iyicil ve kötücül yanlarıyla hayat içinde varolan insanların anlatıldığı öyküler

Parola Yayınları
Yolun yapılmasına başlandı bile Bankalardan borç alınmış bilmem kaç senede ödenecekmiş Borç taksitlerine karşılık olmak üzere hastahane tahsisatından biraz kırpılmış ve önümüzdeki sene maarif kadrosu biraz kısılacakmış İşin buraya varacağını hiç düşünmemiştim Fakat daha ortada bir şey yok Vakitsiz telaş etmeyelim Para bulmak isteyince maariften önce akla gelecek bir çok şeyler var Mesela vali çok alakadar olduğu bu yol meselesi için şimdilik vali konağı yaptırmaktan vaz geçebilir Ulusal edebiyatımızın ölümsüz yazarı bu eserinde yazdıklarıyla bugüne adete ışık tutuyor Dün yazdıklarıyla sanki bugünü de görmüş yorumları okuyucuya bırakıyoruz Tanıtım Bülteninden

Türkmen Kitabevi
Yeni Dünya

Fark Yayınları
Hasan Anamla babama danıştım onlar da emmilerimle danıştılar Ovalıya varanın ovalıdan kız alanın onduğunu gören yok Deli kız deli kız dediler Yüksekoba da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın Ben de Herkesin yiğidi kendine göreymiş dedim Peki öyleyse dediler bir sına bakalım senin yiğidin Kazdağı ndaki yörük Emine ye er olacak adam mı Konuşup kavil ettik Zeytinli den kırk has okka tuz aldım bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş Hasan Boğuldu adlı öyküden Sabahattin Ali nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar farklı bakış açıları sunuyor Tanıtım Bülteninden

Kitappazarı Yayınları
Bu civarda kendilerine Aptal denilen Türkmenlerden iki davulcu bembeyaz ve uzun şalvarlarını uçurup davullarını havada savurarak toprak damlardan birinin üzerinde oynuyordu Biri yaşlı biri gençti Baba oğul oldukları ilk bakışta anlaşılacak kadar birbirlerine benziyorlardı Yaşlısı esmer yüzlü kırçıl sakallı orta boylu bir adamdı Halinden umulmadık bir çeviklikle sıçrıyor dönüyor davulunu fırlatıp yeniden tutuyor tokmağını havada çeviriyor bu sırada hiç aralık vermeden boyuna çalıyordu Genci biraz daha uzun boylu zayıf ve adamakıllı güzeldi Babasına göre daha ağır davranıyor arada sırada dönüp hoplasa bile daha çok olduğu yerde davuluyla beraber eğilip doğrularak ve başını ikide birde geriye fırlatıp kasketinin altından yüzüne dökülen simsiyah saçlarını yana atarak babasını aşka getirmek ister gibi bütün kuvvetiyle çalıyordu Köy bir sırtın üzerine set set sıralanmış evlerden ibaretti ve alt taraftaki evin damı üst taraftakinin önünden geçen sokaktı Bütün bu damların üstü genç ihtiyar kadınlarla dolmuştu Bir kısmı öbek öbek olmuş konuşuyor bir kısmı kucağındaki yahut yanındaki bebeklerle uğraşıyor onları emziriyor bir kısmı da aşağıda davulcuların etrafında itişip kakışan biraz daha büyükçe çocuklara bağırıyordu

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

Parodi Yayınları
Yeni Dünya nın incecik vücudu ortada gerilmiş bir yay gibi hareketsiz duruyor ve bekliyordu Sazın ilk vuruşlarıyla birlikte bu vücut kendisinden beklenmeyen bir çeviklikle harekete geçti Boyalı saçlarını savurup yüzüne dökerek ve başını bir göğsüne bir arkaya atarak ortada fırıl fırıl dönmeye başladı Şimdi Deli Emine ona yetişemiyordu Ellerini başının üstünde birleştirip kaşıkları dışarıda kalan sapları görünmeyecek kadar hızla birbirine vuran kısa fakat yine görünmeyecek hızlı adımlar atan Yeni Dünya ya çarptıkça bu sefer o sendeliyordu Herkesin baktığı fakat görmediği duyduğu halde dinlemediği kimi hikayeler vardır Bu yüzden kendi öyküsünü anlatacak kadar güçlü olur bazıları Tıpkı Sabahattin Ali nin eşsiz kaleminden dökülüp insana kendi serüvenini anlatan öykülerinden bir araya getirdiğimiz bu seçkideki gibi

İthaki Yayınları
Rahatımın kaçacağından korkarak bir sersemlik zırhının içine saklanmıştım Artık kendi kendimden utanıyordum Birkaç kere ayağa kalktım Aynaya bakmak orada göreceğim zavallı çehreye tükürmek istedim Bu kadarına cesaret edemedim Kendi kendime Ne yapabilirdim Elimden ne gelirdi Ben kimim ki diyor fakat yine kendim Hiç olmazsa kaçmazdın Hiç olmazsa dinlerdin Kim olursan ol Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü diye cevap veriyordum Sabahattin Ali nin 1930 lu yılların sonlarına doğru kaleme aldığı on üç öyküden oluşan kitabıYeni Dünya fakirliğin çaresizliğin ve acımasızlığın kol gezdiği Anadolu yu kendine has diliyle anlattığı okura küçük bir çocuğun attığı her adımda dizine vuran güğümün acısını derinden hissettirdiği bir eser Hayatını taşrada dans ederek kazanan bir kadının atandığı köye yol yapılması için çabalayan bir öğretmenin ailesini geçindirmenin yükünü omuzlarında taşıyan Hasan ın aşktan içi yanan bir garip berberin sevdasını kanıtlamak için ovadan dağa tuz çuvalı taşırken yitip giden bir gencin ve diğer birçok sıkıntılı yaşamın gerçek öykülerini rahatı yerinde olanları huzursuz ederek ustalıkla anlatıyor yazar Yeni Dünya Sabahattin Ali nin sözünü sakınmadığı eleştirel gerçekçi bir öykü derlemesi Tanıtım Bülteninden

Fark Yayınları
Hasan Anamla babama danıştım onlar da emmilerimle danıştılar Ovalıya varanın ovalıdan kız alanın onduğunu gören yok Deli kız deli kız dediler Yüksekoba da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın Ben de Herkesin yiğidi kendine göreymiş dedim Peki öyleyse dediler bir sına bakalım senin yiğidin Kazdağı ndaki yörük Emine ye er olacak adam mı Konuşup kavil ettik Zeytinli den kırk has okka tuz aldım bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş Hasan Boğuldu adlı öyküdenSabahattin Ali nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar farklı bakış açıları sunuyor

Puslu Yayıncılık
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü

Türkmen Kitabevi
Sabahattin Ali öykü ve roman yazarıdır 1907 tarihinde doğmuştur İlkokulu Edremit te Balıkesir ve İstanbul öğretmen okullarında okumuştur Yozgat a ilkokul öğretmeni olarak atanmıştır İstanbul da yapılan bir sınavı kazanarak MEB nca Almanya ya gönderilmiş yurda dönüşünde yeterlilik sınavını verip Almanca öğretmeni olmuştur Aydın ve Konya ortaokullarında çalışmıştır MEB Neşriyat Müdürlüğü nde Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmen öğretmen ve dramaturg olarak çalışmıştır Aziz Nesin ile birlikte Marko Paşa isimli gazeteyi çıkarmıştır Siyasal içerikli yazılarından dolayı üç ay hapis yatmıştır 1948 yılında vefat etmiştir Edebiyata şiirle girmiştir Çağlayan Dergisi Öyküleri Resimli Ay da yayımlanmıştır Nazım Hikmet in etkisiyle öykü ve romanda yoğunlaşmış çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar tiyatro eleştirileri yazmış ve çeviriler yapmıştır Çevirileri arasında en bilineni Fontamara dır Gözleme dayalı içeriğini toplumsal olaylardan Anadolu hayatından aldığı öykülerinde gerçekçi bir tutumla ezilen bireylerin acılarını eşitsizliklerini işlemiştir Olaylardaki sağlamlık tasvirlerdeki ustalık ve detayların verilişi günümüz Türk öykücülüğünün öncülerinden sayılmasına neden olmuştur

Mühür Kitaplığı
Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü

Mahzen Yayıncılık
Bu işi bana yakıştıramadın değil mi diye sordu Başımı tasdik makamında öyle süratle salladım ki adam tekrar ve daha çok güldü Sonra ciddileşerek uzun zaman önüne baktı Ben de bir şey soramıyor sarhoş oldukları için artık istenilen şarkıyı söylemeyen ve keyiflerine göre bağırıp oyuna kalkan kadınlara bakıyordum Arkadaşım da yazmaktan yorulmuş sırtını bir ağaca verip ayaklarını uzatarak gözlüklerinin arkasından etrafı seyre dalmıştı serin bir rüzgâr etrafımızdaki birçok derelerin ve şelalelerin sesini iri ağaçların yaprak hışırtısıyla karıştırıyor ve uzaklara götürüyordu Karanlık fakat berrak gökyüzünde yıldızların sayısı beş on misli artmış ve gök kubbesi üstümüze doğru bir hayli alçalmış görünüyordu

İthaki Yayınları
Rahatımın kaçacağından korkarak bir sersemlik zırhının içine saklanmıştım Artık kendi kendimden utanıyordum Birkaç kere ayağa kalktım Aynaya bakmak orada göreceğim zavallı çehreye tükürmek istedim Bu kadarına cesaret edemedim Kendi kendime Ne yapabilirdim Elimden ne gelirdi Ben kimim ki diyor fakat yine kendim Hiç olmazsa kaçmazdın Hiç olmazsa dinlerdin Kim olursan ol Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü diye cevap veriyordum Sabahattin Ali nin 1930 lu yılların sonlarına doğru kaleme aldığı on üç öyküden oluşan kitabı Yeni Dünya fakirliğin çaresizliğin ve acımasızlığın kol gezdiği Anadolu yu kendine has diliyle anlattığı okura küçük bir çocuğun attığı her adımda dizine vuran güğümün acısını derinden hissettirdiği bir eser Hayatını taşrada dans ederek kazanan bir kadının atandığı köye yol yapılması için çabalayan bir öğretmenin ailesini geçindirmenin yükünü omuzlarında taşıyan Hasan ın aşktan içi yanan bir garip berberin sevdasını kanıtlamak için ovadan dağa tuz çuvalı taşırken yitip giden bir gencin ve diğer birçok sıkıntılı yaşamın gerçek öykülerini rahatı yerinde olanları huzursuz ederek ustalıkla anlatıyor yazar Yeni Dünya Sabahattin Ali nin sözünü sakınmadığı eleştirel gerçekçi bir öykü derlemesi

İTHAKİ YAYINLARI
Rahatımın kaçacağından korkarak bir sersemlik zırhının içine saklanmıştım Artık kendi kendimden utanıyordum Birkaç kere ayağa kalktım Aynaya bakmak orada göreceğim zavallı çehreye tükürmek istedim Bu kadarına cesaret edemedim Kendi kendime Ne yapabilirdim Elimden ne gelirdi Ben kimim ki diyor fakat yine kendim Hiç olmazsa kaçmazdın Hiç olmazsa dinlerdin Kim olursan ol Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü diye cevap veriyordum Sabahattin Ali nin 1930 lu yılların sonlarına doğru kaleme aldığı on üç öyküden oluşan kitabı Yeni Dünya fakirliğin çaresizliğin ve acımasızlığın kol gezdiği Anadolu yu kendine has diliyle anlattığı okura küçük bir çocuğun attığı her adımda dizine vuran güğümün acısını derinden hissettirdiği bir eser Hayatını taşrada dans ederek kazanan bir kadının atandığı köye yol yapılması için çabalayan bir öğretmenin ailesini geçindirmenin yükünü omuzlarında taşıyan Hasan ın aşktan içi yanan bir garip berberin sevdasını kanıtlamak için ovadan dağa tuz çuvalı taşırken yitip giden bir gencin ve diğer birçok sıkıntılı yaşamın gerçek öykülerini rahatı yerinde olanları huzursuz ederek ustalıkla anlatıyor yazar Yeni Dünya Sabahattin Ali nin sözünü sakınmadığı eleştirel gerçekçi bir öykü derlemesi

Everest Yayınları
Belki yanılıyorum Maksim Gorki nin etkileri var gibi geliyor bana Onda da en yalın gerçekler şiirleşiverir yer yer gerçek dünya masallaşıverir Öykücülüğündeki bu yön şairliğinden geliyor olmalı Muzaffer Hacıhasanoğlu 1973 Yeni Dünya nın bir özelliği de S Ali nin gözleyici gerçekçilikten yavaş yavaş eleştirici gerçekliğe yönelmesidir Asfalt Yol Bir Konferans adlı hikâyeler bu yönelişin ürünleridir Asım Bezirci 1973 Sabahattin Ali yi öykülerinde yer yer Ömer Seyfettin kadar şaşırtıcı ve sert yer yer neredeyse Zola kadar açık sözlü ama öte yandan kimi zaman Sait Faik kadar duyarlı bulurum Ne var ki bu duyarlılık farklı türden bir sıcaklıkla sarar beni Belirgin bir tedirginliği de yanında getirerek Sulhi Dölek 1998

Everest Yayınları
Belki yanılıyorum Maksim Gorki nin etkileri var gibi geliyor bana Onda da en yalın gerçekler şiirleşiverir yer yer gerçek dünya masallaşıverir Öykücülüğündeki bu yön şairliğinden geliyor olmalı Muzaffer Hacıhasanoğlu 1973 Yeni Dünya nın bir özelliği de S Ali nin gözleyici gerçekçilikten yavaş yavaş eleştirici gerçekliğe yönelmesidir Asfalt Yol Bir Konferans adlı hikâyeler bu yönelişin ürünleridir Asım Bezirci 1973 Sabahattin Ali yi öykülerinde yer yer Ömer Seyfettin kadar şaşırtıcı ve sert yer yer neredeyse Zola kadar açık sözlü ama öte yandan kimi zaman Sait Faik kadar duyarlı bulurum Ne var ki bu duyarlılık farklı türden bir sıcaklıkla sarar beni Belirgin bir tedirginliği de yanında getirerek Sulhi Dölek 1998

Everest Yayınları
Belki yanılıyorum Maksim Gorki nin etkileri var gibi geliyor bana Onda da en yalın gerçekler şiirleşiverir yer yer gerçek dünya masallaşıverir Öykücülüğündeki bu yön şairliğinden geliyor olmalı Muzaffer Hacıhasanoğlu 1973 Yeni Dünya nın bir özelliği de S Ali nin gözleyici gerçekçilikten yavaş yavaş eleştirici gerçekliğe yönelmesidir Asfalt Yol Bir Konferans adlı hikâyeler bu yönelişin ürünleridir Asım Bezirci 1973 Sabahattin Ali yi öykülerinde yer yer Ömer Seyfettin kadar şaşırtıcı ve sert yer yer neredeyse Zola kadar açık sözlü ama öte yandan kimi zaman Sait Faik kadar duyarlı bulurum Ne var ki bu duyarlılık farklı türden bir sıcaklıkla sarar beni Belirgin bir tedirginliği de yanında getirerek Sulhi Dölek 1998

Everest Yayınları
Belki yanılıyorum Maksim Gorki nin etkileri var gibi geliyor bana Onda da en yalın gerçekler şiirleşiverir yer yer gerçek dünya masallaşıverir Öykücülüğündeki bu yön şairliğinden geliyor olmalı Muzaffer Hacıhasanoğlu 1973 Yeni Dünya nın bir özelliği de S Ali nin gözleyici gerçekçilikten yavaş yavaş eleştirici gerçekliğe yönelmesidir Asfalt Yol Bir Konferans adlı hikâyeler bu yönelişin ürünleridir Asım Bezirci 1973 Sabahattin Ali yi öykülerinde yer yer Ömer Seyfettin kadar şaşırtıcı ve sert yer yer neredeyse Zola kadar açık sözlü ama öte yandan kimi zaman Sait Faik kadar duyarlı bulurum Ne var ki bu duyarlılık farklı türden bir sıcaklıkla sarar beni Belirgin bir tedirginliği de yanında getirerek Sulhi Dölek 1998

Kitap Pazarı Yayınları
Bu civarda kendilerine Aptal denilen Türkmenlerden iki davulcu bembeyaz ve uzun şalvarlarını uçurup davullarını havada savurarak toprak damlardan birinin üzerinde oynuyordu Biri yaşlı biri gençti Baba oğul oldukları ilk bakışta anlaşılacak kadar birbirlerine benziyorlardı Yaşlısı esmer yüzlü kırçıl sakallı orta boylu bir adamdı Halinden umulmadık bir çeviklikle sıçrıyor dönüyor davulunu fırlatıp yeniden tutuyor tokmağını havada çeviriyor bu sırada hiç aralık vermeden boyuna çalıyordu Genci biraz daha uzun boylu zayıf ve adamakıllı güzeldi Babasına göre daha ağır davranıyor arada sırada dönüp hoplasa bile daha çok olduğu yerde davuluyla beraber eğilip doğrularak ve başını ikide birde geriye fırlatıp kasketinin altından yüzüne dökülen simsiyah saçlarını yana atarak babasını aşka getirmek ister gibi bütün kuvvetiyle çalıyordu Köy bir sırtın üzerine set set sıralanmış evlerden ibaretti ve alt taraftaki evin damı üst taraftakinin önünden geçen sokaktı Bütün bu damların üstü genç ihtiyar kadınlarla dolmuştu Bir kısmı öbek öbek olmuş konuşuyor bir kısmı kucağındaki yahut yanındaki bebeklerle uğraşıyor onları emziriyor bir kısmı da aşağıda davulcuların etrafında itişip kakışan biraz daha büyükçe çocuklara bağırıyordu

KİTAPPAZARI Yayınları
Bu civarda kendilerine Aptal denilen Türkmenlerden iki davulcu bembeyaz ve uzun şalvarlarını uçurup davullarını havada savurarak toprak damlardan birinin üzerinde oynuyordu Biri yaşlı biri gençti Baba oğul oldukları ilk bakışta anlaşılacak kadar birbirlerine benziyorlardı Yaşlısı esmer yüzlü kırçıl sakallı orta boylu bir adamdı Halinden umulmadık bir çeviklikle sıçrıyor dönüyor davulunu fırlatıp yeniden tutuyor tokmağını havada çeviriyor bu sırada hiç aralık vermeden boyuna çalıyordu Genci biraz daha uzun boylu zayıf ve adamakıllı güzeldi Babasına göre daha ağır davranıyor arada sırada dönüp hoplasa bile daha çok olduğu yerde davuluyla beraber eğilip doğrularak ve başını ikide birde geriye fırlatıp kasketinin altından yüzüne dökülen simsiyah saçlarını yana atarak babasını aşka getirmek ister gibi bütün kuvvetiyle çalıyordu Köy bir sırtın üzerine set set sıralanmış evlerden ibaretti ve alt taraftaki evin damı üst taraftakinin önünden geçen sokaktı Bütün bu damların üstü genç ihtiyar kadınlarla dolmuştu Bir kısmı öbek öbek olmuş konuşuyor bir kısmı kucağındaki yahut yanındaki bebeklerle uğraşıyor onları emziriyor bir kısmı da aşağıda davulcuların etrafında itişip kakışan biraz daha büyükçe çocuklara bağırıyordu

Puslu Yayıncılık
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü

Kopernik
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

İthaki Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Yeni Dünya İthaki Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yeni Dünya Sabahattin Ali Kitap Özeti Rahatımın kaçacağından korkarak bir sersemlik zırhının içine saklanmıştım Artık kendi kendimden utanıyordum Birkaç kere ayağa kalktım Aynaya bakmak orada göreceğim zavallı çehreye tükürmek istedim Bu kadarına cesaret edemedim Kendi kendime Ne yapabilirdim Elimden ne gelirdi Ben kimim ki diyor fakat yine kendim Hiç olmazsa kaçmazdın Hiç olmazsa dinlerdin Kim olursan ol Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü diye cevap veriyordum Sabahattin Ali nin 1930 lu yılların sonlarına doğru kaleme aldığı on üç öyküden oluşan kitabı Yeni Dünya fakirliğin çaresizliğin ve acımasızlığın kol gezdiği Anadolu yu kendine has diliyle anlattığı okura küçük bir çocuğun attığı her adımda dizine vuran güğümün acısını derinden hissettirdiği bir eser Hayatını taşrada dans ederek kazanan bir kadının atandığı köye yol yapılması için çabalayan bir öğretmenin ailesini geçindirmenin yükünü omuzlarında taşıyan Hasan ın aşktan içi yanan bir garip berberin sevdasını kanıtlamak için ovadan dağa tuz çuvalı taşırken yitip giden bir gencin ve diğer birçok sıkıntılı yaşamın gerçek öykülerini rahatı yerinde olanları huzursuz ederek ustalıkla anlatıyor yazar Yeni Dünya Sabahattin Ali nin sözünü sakınmadığı eleştirel gerçekçi bir öykü derlemesi Yayınevi İthaki Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 00 cm Basım Yılı Şubat 2024 Barkod 9786258401387 Kategori Klasikler Türk Edebiyatı

Fark Yayınları
Hasan Anamla babama danıştım onlar da emmilerimle danıştılar Ovalıya varanın ovalıdan kız alanın onduğunu gören yok Deli kız deli kız dediler Yüksekoba da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın Ben de Herkesin yiğidi kendine göreymiş dedim Peki öyleyse dediler bir sına bakalım senin yiğidin Kazdağı ndaki yörük Emine ye er olacak adam mı Konuşup kavil ettik Zeytinli den kırk has okka tuz aldım bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş Hasan Boğuldu adlı öyküden Sabahattin Ali nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar farklı bakış açıları sunuyor

Hasrem Yayınları
Onun satırlarına âşık olacaksınız görmeden sevecek olmayan varlığını yanı başınızda hissedeceksiniz Ruhu cümleleri tasvirleri öyle güzel ki Her hikayesinde başka acısının üstüne çiçek ekmiş bir adam Her konusu yarım kalmış bir ukdenin peşinden koşan dimağın yorgunluğunu taşıyor Sade gündelik zamanın efendiliğini ve hanımefendiliğini kaybetmemiş anlatımı büyüleyici bir dili var Her bir hikâye hayatın içinden Toplumsal sorunlara insanlığın zaafına hayatın gidişatına ironik bir bakış açmış Ayrıca Sırça Köşk hikâyesi zamanında erkân ı devleti tarafından yasaklanan bir öyküdür Devlete bir başkaldırı olarak görüldü Olur bazen olur İnsan dedikleri mahlûkun içinde neler kaynaştığını biliyor muyuz Öyle anlar olur ki en ummadığımız adam en beklemediğimiz şeyleri yapabilir İnsanın içini bir dert kemirmeyince yüzü böyle solar gözleri böyle dalar mı Menfaatini düşünmeyen bir insan olur mu Eline fırsat geçirdiği an çalmayan bir kişi göstersene bana Ha Bir kişi

Telgrafhane Yayınları
Sen burada bekle ben lazım gelenlere haber verir ve yine gelirim dedim Evden dışarı fırladım Biraz daha yükselen ayın yarı aydınlattığı sokaklarda bütün kuvvetimle koşuyordum Gözlerimden süzülen yaşlar rüzgârın yüzüme savurduğu tozlarla karışarak çamur oluyor ve yanaklarımda donuyordu Ben içimde dayanılmaz bir acı ile ve önüme çıkacak bütün insanları yakalarından tutup oraya götürmek arzusuyla artık uyumaya hazırlanan şehrin ortasına doğru koşuyordum Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Yeni Dünya yı okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Fark Yayınları
Arka Kapak Yazısı Hasan Anamla babama danıştım onlar da emmilerimle danıştılar Ovalıya varanın ovalıdan kız alanın onduğunu gören yok Deli kız deli kız dediler Yüksekoba da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın Ben de Herkesin yiğidi kendine göreymiş dedim Peki öyleyse dediler bir sına bakalım senin yiğidin Kazdağı ndaki yörük Emine ye er olacak adam mı Konuşup kavil ettik Zeytinli den kırk has okka tuz aldım bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş Hasan Boğuldu adlı öyküden Sabahattin Ali nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar farklı bakış açıları sunuyor

Mirhan Kitap
Hasan Anamla babama danıştım onlar da emmilerimle danıştılar Ovalıya varanın ovalıdan kız alanın onduğunu gören yok Deli kız deli kız dediler Yüksekoba da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın Ben de Herkesin yiğidi kendine göreymiş dedim Peki öyleyse dediler bir sına bakalım senin yiğidin Kazdağı ndaki yörük Emine ye er olacak adam mı Konuşup kavil ettik Zeytinli den kırk has okka tuz aldım bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş Hasan Boğuldu adlı öyküdenSabahattin Ali nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar farklı bakış açıları sunuyor

İthaki
Rahatımın kaçacağından korkarak bir sersemlik zırhının içine saklanmıştım Artık kendi kendimden utanıyordum Birkaç kere ayağa kalktım Aynaya bakmak orada göreceğim zavallı çehreye tükürmek istedim Bu kadarına cesaret edemedim Kendi kendime Ne yapabilirdim Elimden ne gelirdi Ben kimim ki diyor fakat yine kendim Hiç olmazsa kaçmazdın Hiç olmazsa dinlerdin Kim olursan ol Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü diye cevap veriyordum Sabahattin Ali nin 1930 lu yılların sonlarına doğru kaleme aldığı on üç öyküden oluşan kitabı Yeni Dünya fakirliğin çaresizliğin ve acımasızlığın kol gezdiği Anadolu yu kendine has diliyle anlattığı okura küçük bir çocuğun attığı her adımda dizine vuran güğümün acısını derinden hissettirdiği bir eser Hayatını taşrada dans ederek kazanan bir kadının atandığı köye yol yapılması için çabalayan bir öğretmenin ailesini geçindirmenin yükünü omuzlarında taşıyan Hasan ın aşktan içi yanan bir garip berberin sevdasını kanıtlamak için ovadan dağa tuz çuvalı taşırken yitip giden bir gencin ve diğer birçok sıkıntılı yaşamın gerçek öykülerini rahatı yerinde olanları huzursuz ederek ustalıkla anlatıyor yazar Yeni Dünya Sabahattin Ali nin sözünü sakınmadığı eleştirel gerçekçi bir öykü derlemesi

Telgrafhane Yayınları
Sen burada bekle ben lazım gelenlere haber verir ve yine gelirim dedim Evden dışarı fırladım Biraz daha yükselen ayın yarı aydınlattığı sokaklarda bütün kuvvetimle koşuyordum Gözlerimden süzülen yaşlar rüzgârın yüzüme savurduğu tozlarla karışarak çamur oluyor ve yanaklarımda donuyordu Ben içimde dayanılmaz bir acı ile ve önüme çıkacak bütün insanları yakalarından tutup oraya götürmek arzusuyla artık uyumaya hazırlanan şehrin ortasına doğru koşuyordum Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Yeni Dünya yı okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz
Yeni Dünya
Sabahattin Ali
Anonim Yayıncılık
Bugün ömrümün en mesut günü idi Şehrin kenarında taklar kurulmuştu bütün memurlar resmi elbiselerini giyip gelmişler Hususi muhasebe müdürü bile bej pardösüsünün üstüne silindir şapkayı oturtmuş 1 55 boyu ile ön tarafta yer almış Ben de bir kat elbisemi silip ütüledim ve öyle geldim Maarif müdürü ters ters bakıyor ama ne derse desin bir gün köyden ayrılmakla kıyamet kopmaz ya Bu yol bir parça benim eserim demektir Halk ve köylü uzaktan seyrediyorlardı yanlarına gittim konuştum sevincimden herkesi kucaklayacağım geliyor Yerime döndükten sonra aklıma geldi köylülere yakına gelmeleri için işaret ettim Bu yol herkesten evvel onların demektir Birkaç tanesi ilerleyecek oldu jandarmalar bırakmadı ben de sesimi çıkarmadım ama neşemin yarısı kaçtı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Hasrem Yayınları
Sabahattin Ali öyküleri içinde bir devrim açan Yeni Dünya 1936 42 yıllarında dergilerde yayımlanan öykülerin derlenerek oluştuğu kitabıdır Sabahattin Ali nin ustalık ürünüdür Dış dünyaya ait gözlemler iç dünyaya ait hissiyatlarla harmanlanınca kahramanları çok başarılı bir şekilde satırlara oturtur ve ortaya derinlikli öyküler çıkar Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü Bu kadın kapıya bir şey söylemek umuduyla gelmişti Müthiş ayazda belki de saatlerce beklemişti İki gün evvel çamaşırımı yıkadığı halde bana çamaşırım olup olmadığını sordu Maksadı meydandaydı Kadını böyle açıkça dilenecek hale getirdiğim halde aptal gibi hiçbir şey anlayamamıştım Daha doğrusu kafamı bir şeyleri anlamaktan menetmiştim Rahatımın kaçacağından korkarak bir sersemlik zırhının içine saklanmıştım Artık kendi kendimden utanıyordum

Türkmen Kitabevi
Sabahattin Ali öykü ve roman yazarıdır 1907 tarihinde doğmuştur İlkokulu Edremit te Balıkesir ve İstanbul öğretmen okullarında okumuştur Yozgat a ilkokul öğretmeni olarak atanmıştır İstanbul da yapılan bir sınavı kazanarak MEB nca Almanya ya gönderilmiş yurda dönüşünde yeterlilik sınavını verip Almanca öğretmeni olmuştur Aydın ve Konya ortaokullarında çalışmıştır MEB Neşriyat Müdürlüğü nde Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmen öğretmen ve dramaturg olarak çalışmıştır Aziz Nesin ile birlikte Marko Paşa isimli gazeteyi çıkarmıştır Siyasal içerikli yazılarından dolayı üç ay hapis yatmıştır 1948 yılında vefat etmiştir Edebiyata şiirle girmiştir Çağlayan Dergisi Öyküleri Resimli Ay da yayımlanmıştır Nazım Hikmet in etkisiyle öykü ve romanda yoğunlaşmış çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar tiyatro eleştirileri yazmış ve çeviriler yapmıştır Çevirileri arasında en bilineni Fontamara dır Gözleme dayalı içeriğini toplumsal olaylardan Anadolu hayatından aldığı öykülerinde gerçekçi bir tutumla ezilen bireylerin acılarını eşitsizliklerini işlemiştir Olaylardaki sağlamlık tasvirlerdeki ustalık ve detayların verilişi günümüz Türk öykücülüğünün öncülerinden sayılmasına neden olmuştur

Hasrem
Sabahattin Ali öyküleri içinde bir devrim açan Yeni Dünya 1936 42 yıllarında dergilerde yayımlanan öykülerin derlenerek oluştuğu kitabıdır Sabahattin Ali nin ustalık ürünüdür Dış dünyaya ait gözlemler iç dünyaya ait hissiyatlarla harmanlanınca kahramanları çok başarılı bir şekilde satırlara oturtur ve ortaya derinlikli öyküler çıkar Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü Bu kadın kapıya bir şey söylemek umuduyla gelmişti Müthiş ayazda belki de saatlerce beklemişti İki gün evvel çamaşırımı yıkadığı halde bana çamaşırım olup olmadığını sordu Maksadı meydandaydı Kadını böyle açıkça dilenecek hale getirdiğim halde aptal gibi hiçbir şey anlayamamıştım Daha doğrusu kafamı bir şeyleri anlamaktan menetmiştim Rahatımın kaçacağından korkarak bir sersemlik zırhının içine saklanmıştım Artık kendi kendimden utanıyordum Tanıtım Bülteninden

Türkmen Kitabevi
Sabahattin Ali öykü ve roman yazarıdır 1907 tarihinde doğmuştur İlkokulu Edremit te Balıkesir ve İstanbul öğretmen okullarında okumuştur Yozgat a ilkokul öğretmeni olarak atanmıştır İstanbul da yapılan bir sınavı kazanarak MEB nca Almanya ya gönderilmiş yurda dönüşünde yeterlilik sınavını verip Almanca öğretmeni olmuştur Aydın ve Konya ortaokullarında çalışmıştır MEB Neşriyat Müdürlüğü nde Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmen öğretmen ve dramaturg olarak çalışmıştır Aziz Nesin ile birlikte Marko Paşa isimli gazeteyi çıkarmıştır Siyasal içerikli yazılarından dolayı üç ay hapis yatmıştır 1948 yılında vefat etmiştir Edebiyata şiirle girmiştir Çağlayan Dergisi Öyküleri Resimli Ay da yayımlanmıştır Nazım Hikmet in etkisiyle öykü ve romanda yoğunlaşmış çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar tiyatro eleştirileri yazmış ve çeviriler yapmıştır Çevirileri arasında en bilineni Fontamara dır Gözleme dayalı içeriğini toplumsal olaylardan Anadolu hayatından aldığı öykülerinde gerçekçi bir tutumla ezilen bireylerin acılarını eşitsizliklerini işlemiştir Olaylardaki sağlamlık tasvirlerdeki ustalık ve detayların verilişi günümüz Türk öykücülüğünün öncülerinden sayılmasına neden olmuştur

Ren Kitap
Körleşen ruhum rahatının ve muvazanesinin bozulmasından korkuyordu Yeni Dünya da Sabahattin Ali nin diğer hikâyelerindeki gibi aşkı imkânsızlığı çaresizliği daha fazla işlediğini görürüz Hastalıkla kavuşamamakla ve güçsüzlükle çevrelenmiş sıradan insanların dramını en yalın kelimelerle işleyen usta hikâyeci bazen her şeyi değiştirebilecek kudretteyken hiçbir şey yapamayan insanları karşımıza çıkarır Bazen kolay görünen ama fark edilmeyen bir el tarafından engellenen durumlarda hikâyelerin kahramanları kaderlerine razı gelmek zorunda kalır Olaylardan ziyade işlenen durumların öne çıktığı Sabahattin Ali hikâyeleri en derinimizde sakladığımız duygulara dahi dokunabilecek ustalıkta kaleme alınmıştır Dört elle sarıldığımız birçok kıymetlerin uğrunda sahici bir insan gibi kalbimiz ve kafamızla yaşamayı feda ettiğimiz binlerce sözde mühim şeylerin ne kadar kolay fırlatılıp atılabileceğini bana öğreten Yusuf Benden sana selam olsun

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

Remzi Kitabevi
Sabahattin Ali Yeni Dünya da diğer eserlerinde olduğu gibi gözleme dayalı bir anlatımla yaşanan olayların çelişki ve tedirginliklerini yansıtmaktadır Bu öykülerde ayrıca hüzün ve trajik durumlar yazarın dünya görüşüyle de örtüşmektedir Bir olgunluk dönemi eseri olan Yeni Dünya da köy ve kasaba insanlarının gündelik yaşamları alabildiğine yalın bir dille öyküleşmektedir Hasanboğuldu adlı öykü filme de çekilmiştir Kürk Mantolu Madonna ile aynı yıl yayımlanan bu öyküler sıradan gibi görünen kahramanların tutkularına ve sarsıcı serüvenlerine yer vermektedir

Telgrafhane Yayınları
Sen burada bekle ben lazım gelenlere haber verir ve yine gelirim dedim Evden dışarı fırladım Biraz daha yükselen ayın yarı aydınlattığı sokaklarda bütün kuvvetimle koşuyordum Gözlerimden süzülen yaşlar rüzgârın yüzüme savurduğu tozlarla karışarak çamur oluyor ve yanaklarımda donuyordu Ben içimde dayanılmaz bir acı ile ve önüme çıkacak bütün insanları yakalarından tutup oraya götürmek arzusuyla artık uyumaya hazırlanan şehrin ortasına doğru koşuyordum Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Yeni Dünya yı okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Telgrafhane
Sen burada bekle ben lazım gelenlere haber verir ve yine gelirim dedim Evden dışarı fırladım Biraz daha yükselen ayın yarı aydınlattığı sokaklarda bütün kuvvetimle koşuyordum Gözlerimden süzülen yaşlar rüzgârın yüzüme savurduğu tozlarla karışarak çamur oluyor ve yanaklarımda donuyordu Ben içimde dayanılmaz bir acı ile ve önüme çıkacak bütün insanları yakalarından tutup oraya götürmek arzusuyla artık uyumaya hazırlanan şehrin ortasına doğru koşuyordum Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Yeni Dünya yı okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Remzi Kitabevi
Sabahattin Ali Yeni Dünya da diğer eserlerinde olduğu gibi gözleme dayalı bir anlatımla yaşanan olayların çelişki ve tedirginliklerini yansıtmaktadır Bu öykülerde ayrıca hüzün ve trajik durumlar yazarın dünya görüşüyle de örtüşmektedir Bir olgunluk dönemi eseri olan Yeni Dünya da köy ve kasaba insanlarının gündelik yaşamları alabildiğine yalın bir dille öyküleşmektedir Hasanboğuldu adlı öykü filme de çekilmiştir Kürk Mantolu Madonna ile aynı yıl yayımlanan bu öyküler sıradan gibi görünen kahramanların tutkularına ve sarsıcı serüvenlerine yer vermektedir

Remzi Kitabevi
Sabahattin Ali Yeni Dünya da diğer eserlerinde olduğu gibi gözleme dayalı bir anlatımla yaşanan olayların çelişki ve tedirginliklerini yansıtmaktadır Bu öykülerde ayrıca hüzün ve trajik durumlar yazarın dünya görüşüyle de örtüşmektedir Bir olgunluk dönemi eseri olan Yeni Dünya da köy ve kasaba insanlarının gündelik yaşamları alabildiğine yalın bir dille öyküleşmektedir Hasanboğuldu adlı öykü filme de çekilmiştir Kürk Mantolu Madonna ile aynı yıl yayımlanan bu öyküler sıradan gibi görünen kahramanların tutkularına ve sarsıcı serüvenlerine yer vermektedir

Remzi Kitabevi
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Yeni Dünya Remzi Kitabevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Yeni Dünya Sabahattin Ali Kitap Özeti Sabahattin Ali Yeni Dünya da diğer eserlerinde olduğu gibi gözleme dayalı bir anlatımla yaşanan olayların çelişki ve tedirginliklerini yansıtmaktadır Bu öykülerde ayrıca hüzün ve trajik durumlar yazarın dünya görüşüyle de örtüşmektedir Bir olgunluk dönemi eseri olan Yeni Dünya da köy ve kasaba insanlarının gündelik yaşamları alabildiğine yalın bir dille öyküleşmektedir Hasanboğuldu adlı öykü filme de çekilmiştir Kürk Mantolu Madonna ile aynı yıl yayımlanan bu öyküler sıradan gibi görünen kahramanların tutkularına ve sarsıcı serüvenlerine yer vermektedir Yayınevi Remzi Kitabevi Yazar Sabahattin Ali Sayfa 136 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 40x19 80 cm Basım Yılı Eylül 2019 Barkod 9789751419101 Kategori Roman Türk Edebiyatı

Telgrafhane Yayınları
Sen burada bekle ben lazım gelenlere haber verir ve yine gelirim dedim Evden dışarı fırladım Biraz daha yükselen ayın yarı aydınlattığı sokaklarda bütün kuvvetimle koşuyordum Gözlerimden süzülen yaşlar rüzgârın yüzüme savurduğu tozlarla karışarak çamur oluyor ve yanaklarımda donuyordu Ben içimde dayanılmaz bir acı ile ve önüme çıkacak bütün insanları yakalarından tutup oraya götürmek arzusuyla artık uyumaya hazırlanan şehrin ortasına doğru koşuyordum Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Yeni Dünya yı okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Everest Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Yeni Dünya Everest Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yeni Dünya Sabahattin Ali Kitap Özeti Belki yanılıyorum Maksim Gorki nin etkileri var gibi geliyor bana Onda da en yalın gerçekler şiirleşiverir yer yer gerçek dünya masallaşıverir Öykücülüğündeki bu yön şairliğinden geliyor olmalı Muzaffer Hacıhasanoğlu 1973 Yeni Dünya nın bir özelliği de S Ali nin gözleyici gerçekçilikten yavaş yavaş eleştirici gerçekliğe yönelmesidir Asfalt Yol Bir Konferans adlı hikâyeler bu yönelişin ürünleridir Asım Bezirci 1973 Sabahattin Ali yi öykülerinde yer yer Ömer Seyfettin kadar şaşırtıcı ve sert yer yer neredeyse Zola kadar açık sözlü ama öte yandan kimi zaman Sait Faik kadar duyarlı bulurum Ne var ki bu duyarlılık farklı türden bir sıcaklıkla sarar beni Belirgin bir tedirginliği de yanında getirerek Sulhi Dölek 1998 Yayınevi Everest Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 168 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Aralık 2020 Barkod 9786051855431 Kategori Öykü Türk Edebiyatı

Mirhan Kitap
Hasan Anamla babama danıştım onlar da emmilerimle danıştılar Ovalıya varanın ovalıdan kız alanın onduğunu gören yok Deli kız deli kız dediler Yüksekoba da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın Ben de Herkesin yiğidi kendine göreymiş dedim Peki öyleyse dediler bir sına bakalım senin yiğidin Kazdağı ndaki yörük Emine ye er olacak adam mı Konuşup kavil ettik Zeytinli den kırk has okka tuz aldım bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş Hasan Boğuldu adlı öyküdenSabahattin Ali nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar farklı bakış açıları sunuyor

İthaki Yayınları
Rahatımın kaçacağından korkarak bir sersemlik zırhının içine saklanmıştım Artık kendi kendimden utanıyordum Birkaç kere ayağa kalktım Aynaya bakmak orada göreceğim zavallı çehreye tükürmek istedim Bu kadarına cesaret edemedim Kendi kendime Ne yapabilirdim Elimden ne gelirdi Ben kimim ki diyor fakat yine kendim Hiç olmazsa kaçmazdın Hiç olmazsa dinlerdin Kim olursan ol Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü diye cevap veriyordum Sabahattin Ali nin 1930 lu yılların sonlarına doğru kaleme aldığı on üç öyküden oluşan kitabı Yeni Dünya fakirliğin çaresizliğin ve acımasızlığın kol gezdiği Anadolu yu kendine has diliyle anlattığı okura küçük bir çocuğun attığı her adımda dizine vuran güğümün acısını derinden hissettirdiği bir eser Hayatını taşrada dans ederek kazanan bir kadının atandığı köye yol yapılması için çabalayan bir öğretmenin ailesini geçindirmenin yükünü omuzlarında taşıyan Hasan ın aşktan içi yanan bir garip berberin sevdasını kanıtlamak için ovadan dağa tuz çuvalı taşırken yitip giden bir gencin ve diğer birçok sıkıntılı yaşamın gerçek öykülerini rahatı yerinde olanları huzursuz ederek ustalıkla anlatıyor yazar Yeni Dünya Sabahattin Ali nin sözünü sakınmadığı eleştirel gerçekçi bir öykü derlemesi

Remzi Kitabevi
Kır ve kasaba yaşamından öyküler Sabahattin Ali Yeni Dünya da diğer eserlerinde olduğu gibi gözleme dayalı bir anlatımla yaşanan olayların çelişki ve tedirginliklerini yansıtmaktadır Bu öykülerde ayrıca hüzün ve trajik durumlar yazarın dünya görüşüyle de örtüşmektedir Bir olgunluk dönemi eseri olan Yeni Dünya da köy ve kasaba insanlarının gündelik yaşamları alabildiğine yalın bir dille öyküleşmektedir Hasanboğuldu adlı öykü filme de çekilmiştir Kürk Mantolu Madonna ile aynı yıl yayımlanan bu öyküler sıradan gibi görünen kahramanların tutkularına ve sarsıcı serüvenlerine yer vermektedir

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Mirhan Kitap
Hasan Anamla babama danıştım onlar da emmilerimle danıştılar Ovalıya varanın ovalıdan kız alanın onduğunu gören yok Deli kız deli kız dediler Yüksekoba da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın Ben de Herkesin yiğidi kendine göreymiş dedim Peki öyleyse dediler bir sına bakalım senin yiğidin Kazdağı ndaki yörük Emine ye er olacak adam mı Konuşup kavil ettik Zeytinli den kırk has okka tuz aldım bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş Hasan Boğuldu adlı öyküden Sabahattin Ali nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar farklı bakış açıları sunuyor

Mirhan Kitap
Hasan Anamla babama danıştım onlar da emmilerimle danıştılar Ovalıya varanın ovalıdan kız alanın onduğunu gören yok Deli kız deli kız dediler Yüksekoba da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın Ben de Herkesin yiğidi kendine göreymiş dedim Peki öyleyse dediler bir sına bakalım senin yiğidin Kazdağı ndaki yörük Emine ye er olacak adam mı Konuşup kavil ettik Zeytinli den kırk has okka tuz aldım bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş Hasan Boğuldu adlı öyküdenSabahattin Ali nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar farklı bakış açıları sunuyor

Sierra Kitap
Sabahattin Ali nin keskin gözlem gücü ve etkileyici anlatım tarzıyla kaleme aldığı Yeni Dünya Anadolu nun renkli ve zengin yaşam mozaiklerini gözler önüne seriyor Bu öykü derlemesi toplumun farklı kesimlerinden insanların hayatlarına dokunarak onların umutlarını hayal kırıklıklarını ve mücadelelerini samimi ve gerçekçi bir dille anlatıyor Yeni Dünya okuyucuları sıradan hayatların derinliklerinde saklı olan sıra dışı hikayeleri keşfetmeye davet ediyor Her bir öykü Sabahattin Ali nin ustalığını ve insana dair derin anlayışını yansıtan birer pencered gibi Yeni Dünya Arabalar Beş Kuruşa Ayran ve Hasanboğuldu gibi öykülerle Anadolu nun sosyo kültürel dokusunu yaşam koşullarını ve bireylerin iç dünyalarını gözler önüne seriyor Bu eser okuyuculara yalnızca bir okuma deneyimi değil aynı zamanda geçmişin izlerini taşıyan derin bir içsel yolculuk vaat ediyor Yeni Dünya Türk edebiyatının vazgeçilmezlerinden biri olarak edebiyatseverlerin kitaplıklarında mutlaka yer alması gereken bir klasik niteliğinde

Halk Kitabevi
Sıska kadın bir an tereddüt etti Karşısındakini etraftaki seyircileri kin dolu fakat halsiz bakışlarla süzdü sonra yavaşça doğrularak ortaya çıktı ve oyuna katıldı

Everest Yayınları
Belki yanılıyorum Maksim Gorki nin etkileri var gibi geliyor bana Onda da en yalın gerçekler şiirleşiverir yer yer gerçek dünya masallaşıverir Öykücülüğündeki bu yön şairliğinden geliyor olmalı Muzaffer Hacıhasanoğlu 1973 Yeni Dünya nın bir özelliği de S Ali nin gözleyici gerçekçilikten yavaş yavaş eleştirici gerçekliğe yönelmesidir Asfalt Yol Bir Konferans adlı hikâyeler bu yönelişin ürünleridir Asım Bezirci 1973 Sabahattin Ali yi öykülerinde yer yer Ömer Seyfettin kadar şaşırtıcı ve sert yer yer neredeyse Zola kadar açık sözlü ama öte yandan kimi zaman Sait Faik kadar duyarlı bulurum Ne var ki bu duyarlılık farklı türden bir sıcaklıkla sarar beni Belirgin bir tedirginliği de yanında getirerek Sulhi Dölek 1998

Remzi
Sabahattin Ali Yeni Dünya da diğer eserlerinde olduğu gibi gözleme dayalı bir anlatımla yaşanan olayların çelişki ve tedirginliklerini yansıtmaktadır Bu öykülerde ayrıca hüzün ve trajik durumlar yazarın dünya görüşüyle de örtüşmektedir Bir olgunluk dönemi eseri olan Yeni Dünya da köy ve kasaba insanlarının gündelik yaşamları alabildiğine yalın bir dille öyküleşmektedir Hasanboğuldu adlı öykü filme de çekilmiştir Kürk Mantolu Madonna ile aynı yıl yayımlanan bu öyküler sıradan gibi görünen kahramanların tutkularına ve sarsıcı serüvenlerine yer vermektedir

Fark Yayınları
Hasan Anamla babama danıştım onlar da emmilerimle danıştılar Ovalıya varanın ovalıdan kız alanın onduğunu gören yok Deli kız deli kız dediler Yüksekoba da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın Ben de Herkesin yiğidi kendine göreymiş dedim Peki öyleyse dediler bir sına bakalım senin yiğidin Kazdağı ndaki yörük Emine ye er olacak adam mı Konuşup kavil ettik Zeytinli den kırk has okka tuz aldım bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş Hasan Boğuldu adlı öyküden Sabahattin Ali nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar farklı bakış açıları sunuyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İthaki Yayınları
Rahatımın kaçacağından korkarak bir sersemlik zırhının içine saklanmıştım Artık kendi kendimden utanıyordum Birkaç kere ayağa kalktım Aynaya bakmak orada göreceğim zavallı çehreye tükürmek istedim Bu kadarına cesaret edemedim Kendi kendime Ne yapabilirdim Elimden ne gelirdi Ben kimim ki diyor fakat yine kendim Hiç olmazsa kaçmazdın Hiç olmazsa dinlerdin Kim olursan ol Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü diye cevap veriyordum Sabahattin Ali nin 1930 lu yılların sonlarına doğru kaleme aldığı on üç öyküden oluşan kitabı Yeni Dünya fakirliğin çaresizliğin ve acımasızlığın kol gezdiği Anadolu yu kendine has diliyle anlattığı okura küçük bir çocuğun attığı her adımda dizine vuran güğümün acısını derinden hissettirdiği bir eser Hayatını taşrada dans ederek kazanan bir kadının atandığı köye yol yapılması için çabalayan bir öğretmenin ailesini geçindirmenin yükünü omuzlarında taşıyan Hasan ın aşktan içi yanan bir garip berberin sevdasını kanıtlamak için ovadan dağa tuz çuvalı taşırken yitip giden bir gencin ve diğer birçok sıkıntılı yaşamın gerçek öykülerini rahatı yerinde olanları huzursuz ederek ustalıkla anlatıyor yazar Yeni Dünya Sabahattin Ali nin sözünü sakınmadığı eleştirel gerçekçi bir öykü derlemesi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

REMZİ KİTABEVİ
Sabahattin Ali Yeni Dünya da diğer eserlerinde olduğu gibi gözleme dayalı bir anlatımla yaşanan olayların çelişki ve tedirginliklerini yansıtmaktadır Bu öykülerde ayrıca hüzün ve trajik durumlar yazarın dünya görüşüyle de örtüşmektedir Bir olgunluk dönemi eseri olan Yeni Dünya da köy ve kasaba insanlarının gündelik yaşamları alabildiğine yalın bir dille öyküleşmektedir Hasanboğuldu adlı öykü filme de çekilmiştir Kürk Mantolu Madonna ile aynı yıl yayımlanan bu öyküler sıradan gibi görünen kahramanların tutkularına ve sarsıcı serüvenlerine yer vermektedir

Dorlion Yayınları
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Hasrem Yayınları
Sabahattin Ali öyküleri içinde bir devrim açan Yeni Dünya 1936 42 yıllarında dergilerde yayımlanan öykülerin derlenerek oluştuğu kitabıdır Sabahattin Ali nin ustalık ürünüdür Dış dünyaya ait gözlemler iç dünyaya ait hissiyatlarla harmanlanınca kahramanları çok başarılı bir şekilde satırlara oturtur ve ortaya derinlikli öyküler çıkar Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü Bu kadın kapıya bir şey söylemek umuduyla gelmişti Müthiş ayazda belki de saatlerce beklemişti İki gün evvel çamaşırımı yıkadığı halde bana çamaşırım olup olmadığını sordu Maksadı meydandaydı Kadını böyle açıkça dilenecek hale getirdiğim halde aptal gibi hiçbir şey anlayamamıştım Daha doğrusu kafamı bir şeyleri anlamaktan menetmiştim Rahatımın kaçacağından korkarak bir sersemlik zırhının içine saklanmıştım Artık kendi kendimden utanıyordum

Ren Kitap
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Yeni Dünya Ren Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Yeni Dünya Sabahattin Ali Kitap Özeti Körleşen ruhum rahatının ve muvazanesinin bozulmasından korkuyordu Yeni Dünya da Sabahattin Ali nin diğer hikâyelerindeki gibi aşkı imkânsızlığı çaresizliği daha fazla işlediğini görürüz Hastalıkla kavuşamamakla ve güçsüzlükle çevrelenmiş sıradan insanların dramını en yalın kelimelerle işleyen usta hikâyeci bazen her şeyi değiştirebilecek kudretteyken hiçbir şey yapamayan insanları karşımıza çıkarır Bazen kolay görünen ama fark edilmeyen bir el tarafından engellenen durumlarda hikâyelerin kahramanları kaderlerine razı gelmek zorunda kalır Olaylardan ziyade işlenen durumların öne çıktığı Sabahattin Ali hikâyeleri en derinimizde sakladığımız duygulara dahi dokunabilecek ustalıkta kaleme alınmıştır Dört elle sarıldığımız birçok kıymetlerin uğrunda sahici bir insan gibi kalbimiz ve kafamızla yaşamayı feda ettiğimiz binlerce sözde mühim şeylerin ne kadar kolay fırlatılıp atılabileceğini bana öğreten Yusuf Benden sana selam olsun Yayınevi Ren Kitap Yazar Sabahattin Ali Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2019 Barkod 9786057944436 Kategori Roman

Dorlion Yayınevi
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Halk Kitabevi
Sıska kadın bir an tereddüt etti Karşısındakini etraftaki seyircileri kin dolu fakat halsiz bakışlarla süzdü sonra yavaşça doğrularak ortaya çıktı ve oyuna katıldı

Ren Kitap
Körleşen ruhum rahatının ve muvazanesinin bozulmasından korkuyordu Yeni Dünya da Sabahattin Ali nin diğer hikâyelerindeki gibi aşkı imkânsızlığı çaresizliği daha fazla işlediğini görürüz Hastalıkla kavuşamamakla ve güçsüzlükle çevrelenmiş sıradan insanların dramını en yalın kelimelerle işleyen usta hikâyeci bazen her şeyi değiştirebilecek kudretteyken hiçbir şey yapamayan insanları karşımıza çıkarır Bazen kolay görünen ama fark edilmeyen bir el tarafından engellenen durumlarda hikâyelerin kahramanları kaderlerine razı gelmek zorunda kalır Olaylardan ziyade işlenen durumların öne çıktığı Sabahattin Ali hikâyeleri en derinimizde sakladığımız duygulara dahi dokunabilecek ustalıkta kaleme alınmıştır Dört elle sarıldığımız birçok kıymetlerin uğrunda sahici bir insan gibi kalbimiz ve kafamızla yaşamayı feda ettiğimiz binlerce sözde mühim şeylerin ne kadar kolay fırlatılıp atılabileceğini bana öğreten Yusuf Benden sana selam olsun Tanıtım Bülteninden

Elpida Yayıncılık
Hasan demiş Anamla babamla danıştım onlar da emmilerimle danıştılar Ovalıya varanın ovalıdan kız alanın iflah olduğunu gören yok Deli kız deli kız dediler Yüksekoba da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın Ben de Herkesin yiğidi kendi gönlüne göreymiş dedim Peki öyleyse dediler Bir sına bakalım senin yiğidin Kazdağı ndaki yörük Emine ye er olacak adam mı Konuşup anlaştık Zeytinli den kırk has okka tuz aldım bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş Hasan Boğuldu adlı öyküden Sabahattin Ali nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içerisinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar farklı bakış açıları sunuyor Tanıtım Bülteninden

Everest Yayınları
Belki yanılıyorum Maksim Gorki nin etkileri var gibi geliyor bana Onda da en yalın gerçekler şiirleşiverir yer yer gerçek dünya masallaşıverir Öykücülüğündeki bu yön şairliğinden geliyor olmalı Muzaffer Hacıhasanoğlu 1973 Yeni Dünya nın bir özelliği de S Ali nin gözleyici gerçekçilikten yavaş yavaş eleştirici gerçekliğe yönelmesidir Asfalt Yol Bir Konferans adlı hikâyeler bu yönelişin ürünleridir Asım Bezirci 1973 Sabahattin Ali yi öykülerinde yer yer Ömer Seyfettin kadar şaşırtıcı ve sert yer yer neredeyse Zola kadar açık sözlü ama öte yandan kimi zaman Sait Faik kadar duyarlı bulurum Ne var ki bu duyarlılık farklı türden bir sıcaklıkla sarar beni Belirgin bir tedirginliği de yanında getirerek Sulhi Dölek 1998 img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ren Kitap
Körleşen ruhum rahatının ve muvazanesinin bozulmasından korkuyordu Yeni Dünya da Sabahattin Ali nin diğer hikâyelerindeki gibi aşkı imkânsızlığı çaresizliği daha fazla işlediğini görürüz Hastalıkla kavuşamamakla ve güçsüzlükle çevrelenmiş sıradan insanların dramını en yalın kelimelerle işleyen usta hikâyeci bazen her şeyi değiştirebilecek kudretteyken hiçbir şey yapamayan insanları karşımıza çıkarır Bazen kolay görünen ama fark edilmeyen bir el tarafından engellenen durumlarda hikâyelerin kahramanları kaderlerine razı gelmek zorunda kalır Olaylardan ziyade işlenen durumların öne çıktığı Sabahattin Ali hikâyeleri en derinimizde sakladığımız duygulara dahi dokunabilecek ustalıkta kaleme alınmıştır Dört elle sarıldığımız birçok kıymetlerin uğrunda sahici bir insan gibi kalbimiz ve kafamızla yaşamayı feda ettiğimiz binlerce sözde mühim şeylerin ne kadar kolay fırlatılıp atılabileceğini bana öğreten Yusuf Benden sana selam olsun

Sierra Kitap
Sabahattin Ali nin keskin gözlem gücü ve etkileyici anlatım tarzıyla kaleme aldığı Yeni Dünya Anadolu nun renkli ve zengin yaşam mozaiklerini gözler önüne seriyor Bu öykü derlemesi toplumun farklı kesimlerinden insanların hayatlarına dokunarak onların umutlarını hayal kırıklıklarını ve mücadelelerini samimi ve gerçekçi bir dille anlatıyor Yeni Dünya okuyucuları sıradan hayatların derinliklerinde saklı olan sıra dışı hikayeleri keşfetmeye davet ediyor Her bir öykü Sabahattin Ali nin ustalığını ve insana dair derin anlayışını yansıtan birer pencered gibi Yeni Dünya Arabalar Beş Kuruşa Ayran ve Hasanboğuldu gibi öykülerle Anadolu nun sosyo kültürel dokusunu yaşam koşullarını ve bireylerin iç dünyalarını gözler önüne seriyor Bu eser okuyuculara yalnızca bir okuma deneyimi değil aynı zamanda geçmişin izlerini taşıyan derin bir içsel yolculuk vaat ediyor Yeni Dünya Türk edebiyatının vazgeçilmezlerinden biri olarak edebiyatseverlerin kitaplıklarında mutlaka yer alması gereken bir klasik niteliğinde

Elpida Yayıncılık
Hasan demiş Anamla babamla danıştım onlar da emmilerimle danıştılar Ovalıya varanın ovalıdan kız alanın iflah olduğunu gören yok Deli kız deli kız dediler Yüksekoba da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın Ben de Herkesin yiğidi kendi gönlüne göreymiş dedim Peki öyleyse dediler Bir sına bakalım senin yiğidin Kazdağı ndaki yörük Emine ye er olacak adam mı Konuşup anlaştık Zeytinli den kırk has okka tuz aldım bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş Hasan Boğuldu adlı öyküden Sabahattin Ali nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içerisinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar farklı bakış açıları sunuyor

Halk Kitabevi
Sıska kadın bir an tereddüt etti Karşısındakini etraftaki seyircileri kin dolu fakat halsiz bakışlarla süzdü sonra yavaşça doğrularak ortaya çıktı ve oyuna katıldı

DORLİON YAYINLARI
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Elips Kitap
Yeni Dünya önce ne söylendiğini anlamamış gibi yüzünü buruşturup sesin geldiği tarafa döndü kırmızı gözlerini büzerek karanlığa bir müddet baktı Sonra sahiden yerine oturmak ister gibi ellerini yanlarına salıverdi Fakat bir an tereddüt ettiği görüldü Bu anda kafasından neler geçtiği içinde nelerin olup bittiği bilinemezdi ama senelerden beri savaştığı meydanı bu kadar kolay bırakıp çekilmek istemediği belliydi Yüzünü yeniden bir allık kapladı Yanakları birkaç kere ürperdi Birinin üstüne atılmak istiyormuş gibi gözlerini orada bulunanlarda hırsla dolaştırdı ve kapının yanında oturan ihtiyar âşığı görünce haykırdı Doğru dürüst çalsana be Nereden bulmuşlar senin gibi sersemi Ninni mi çalıyorsun

Elips Kitap
Yeni Dünya önce ne söylendiğini anlamamış gibi yüzünü buruşturup sesin geldiği tarafa döndü kırmızı gözlerini büzerek karanlığa bir müddet baktı Sonra sahiden yerine oturmak ister gibi ellerini yanlarına salıverdi Fakat bir an tereddüt ettiği görüldü Bu anda kafasından neler geçtiği içinde nelerin olup bittiği bilinemezdi ama senelerden beri savaştığı meydanı bu kadar kolay bırakıp çekilmek istemediği belliydi Yüzünü yeniden bir allık kapladı Yanakları birkaç kere ürperdi Birinin üstüne atılmak istiyormuş gibi gözlerini orada bulunanlarda hırsla dolaştırdı ve kapının yanında oturan ihtiyar âşığı görünce haykırdı Doğru dürüst çalsana be Nereden bulmuşlar senin gibi sersemi Ninni mi çalıyorsun

Dorlion
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Ren Kitap
Körleşen ruhum rahatının ve muvazanesinin bozulmasından korkuyordu Yeni Dünya da Sabahattin Ali nin diğer hikâyelerindeki gibi aşkı imkânsızlığı çaresizliği daha fazla işlediğini görürüz Hastalıkla kavuşamamakla ve güçsüzlükle çevrelenmiş sıradan insanların dramını en yalın kelimelerle işleyen usta hikâyeci bazen her şeyi değiştirebilecek kudretteyken hiçbir şey yapamayan insanları karşımıza çıkarır Bazen kolay görünen ama fark edilmeyen bir el tarafından engellenen durumlarda hikâyelerin kahramanları kaderlerine razı gelmek zorunda kalır Olaylardan ziyade işlenen durumların öne çıktığı Sabahattin Ali hikâyeleri en derinimizde sakladığımız duygulara dahi dokunabilecek ustalıkta kaleme alınmıştır Dört elle sarıldığımız birçok kıymetlerin uğrunda sahici bir insan gibi kalbimiz ve kafamızla yaşamayı feda ettiğimiz binlerce sözde mühim şeylerin ne kadar kolay fırlatılıp atılabileceğini bana öğreten Yusuf Benden sana selam olsun

Elpida Yayıncılık
Hasan demiş Anamla babamla danıştım onlar da emmilerimle danıştılar Ovalıya varanın ovalıdan kız alanın iflah olduğunu gören yok Deli kız deli kız dediler Yüksekoba da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın Ben de Herkesin yiğidi kendi gönlüne göreymiş dedim Peki öyleyse dediler Bir sına bakalım senin yiğidin Kazdağı ndaki yörük Emine ye er olacak adam mı Konuşup anlaştık Zeytinli den kırk has okka tuz aldım bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş Hasan Boğuldu adlı öyküden Sabahattin Ali nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içerisinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar farklı bakış açıları sunuyor

Dorlion Yayınları
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Talep Yayıncılık
Sabahattin Ali nin Yeni Dünya adlı eseri insan ilişkilerini ve Anadolu nun köy hayatını güçlü bir biçimde işleyen öykülerden oluşur Yeni Dünya da yer alan hikayeler yoksulluk adaletsizlik ve çaresizlik gibi evrensel temaları işlerken karakterlerin iç dünyalarını ve toplumla olan çatışmalarını da ustalıkla anlatır Sabahattin Ali nin özellikle köy yaşamını ve köylülerin sorunlarını yansıtmadaki başarısı eserin kalıcılığını sağlayan önemli unsurlardan biridir Hikayeler hem dönemin sosyo ekonomik yapısına ışık tutar hem de bireylerin bu yapı içerisindeki varoluş mücadelesini gözler önüne serer Eserdeki her bir hikaye okuru düşündüren ve duygulandıran derinlikli anlatımlarıyla dikkat çeker Yeni Dünya toplumsal gerçekçilik akımının önde gelen örneklerinden biri olarak hem döneminin hem de günümüzün okurları için önemli bir eser olmaya devam etmektedir

Sierra Kitap
Sabahattin Ali nin keskin gözlem gücü ve etkileyici anlatım tarzıyla kaleme aldığı Yeni Dünya Anadolu nun renkli ve zengin yaşam mozaiklerini gözler önüne seriyor Bu öykü derlemesi toplumun farklı kesimlerinden insanların hayatlarına dokunarak onların umutlarını hayal kırıklıklarını ve mücadelelerini samimi ve gerçekçi bir dille anlatıyor Yeni Dünya okuyucuları sıradan hayatların derinliklerinde saklı olan sıra dışı hikayeleri keşfetmeye davet ediyor Her bir öykü Sabahattin Ali nin ustalığını ve insana dair derin anlayışını yansıtan birer pencered gibi Yeni Dünya Arabalar Beş Kuruşa Ayran ve Hasanboğuldu gibi öykülerle Anadolu nun sosyo kültürel dokusunu yaşam koşullarını ve bireylerin iç dünyalarını gözler önüne seriyor Bu eser okuyuculara yalnızca bir okuma deneyimi değil aynı zamanda geçmişin izlerini taşıyan derin bir içsel yolculuk vaat ediyor Yeni Dünya Türk edebiyatının vazgeçilmezlerinden biri olarak edebiyatseverlerin kitaplıklarında mutlaka yer alması gereken bir klasik niteliğinde

Elpida Yayıncılık
Hasan demiş Anamla babamla danıştım onlar da emmilerimle danıştılar Ovalıya varanın ovalıdan kız alanın iflah olduğunu gören yok Deli kız deli kız dediler Yüksekoba da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın Ben de Herkesin yiğidi kendi gönlüne göreymiş dedim Peki öyleyse dediler Bir sına bakalım senin yiğidin Kazdağı ndaki yörük Emine ye er olacak adam mı Konuşup anlaştık Zeytinli den kırk has okka tuz aldım bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş Hasan Boğuldu adlı öyküden Sabahattin Ali nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içerisinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar farklı bakış açıları sunuyor

Halk Kitabevi
Sıska kadın bir an tereddüt etti Karşısındakini etraftaki seyircileri kin dolu fakat halsiz bakışlarla süzdü sonra yavaşça doğrularak ortaya çıktı ve oyuna katıldı

Talep Yayıncılık
Sabahattin Alinin Yeni Dünya adlı eseri insan ilişkilerini ve Anadolunun köy hayatını güçlü bir biçimde işleyen öykülerden oluşur Yeni Dünyada yer alan hikayeler yoksulluk adaletsizlik ve çaresizlik gibi evrensel temaları işlerken karakterlerin iç dünyalarını ve toplumla olan çatışmalarını da ustalıkla anlatır Sabahattin Alinin özellikle köy yaşamını ve köylülerin sorunlarını yansıtmadaki başarısı eserin kalıcılığını sağlayan önemli unsurlardan biridir Hikayeler hem dönemin sosyo ekonomik yapısına ışık tutar hem de bireylerin bu yapı içerisindeki varoluş mücadelesini gözler önüne serer Eserdeki her bir hikaye okuru düşündüren ve duygulandıran derinlikli anlatımlarıyla dikkat çeker Yeni Dünya toplumsal gerçekçilik akımının önde gelen örneklerinden biri olarak hem döneminin hem de günümüzün okurları için önemli bir eser olmaya devam etmektedir

Elips Kitap
Yeni Dünya önce ne söylendiğini anlamamış gibi yüzünü buruşturup sesin geldiği tarafa döndü kırmızı gözlerini büzerek karanlığa bir müddet baktı Sonra sahiden yerine oturmak ister gibi ellerini yanlarına salıverdi Fakat bir an tereddüt ettiği görüldü Bu anda kafasından neler geçtiği içinde nelerin olup bittiği bilinemezdi ama senelerden beri savaştığı meydanı bu kadar kolay bırakıp çekilmek istemediği belliydi Yüzünü yeniden bir allık kapladı Yanakları birkaç kere ürperdi Birinin üstüne atılmak istiyormuş gibi gözlerini orada bulunanlarda hırsla dolaştırdı ve kapının yanında oturan ihtiyar âşığı görünce haykırdı Doğru dürüst çalsana be Nereden bulmuşlar senin gibi sersemi Ninni mi çalıyorsun

Kule Kitap
Dava Vekili Hüseyin Avni nin yılışık tavırları ve kart zamparalığı artık Hanende Melek in canını sıkmaya başlamıştı Ona acımayacaktı belki ama işte şu perişan çocukların hâli ne olacaktı Mahpushanede Süleyman Efendi nin cenazesi ortada kaldı karısı ise Çaydanlık peşinde İstasyonda Ayran içen olmadı dönmek lazım Evde kardeşler aç bakraç giderek ağırlaşıyor hava soğuk uzakta kurtlar uluyor Çocuğu Isıtmak İçin sadece yıkatacak biraz çamaşır lazımdı Bir Selam nelere kādir Berber Yusuf her şeyi ardında bıraktı Koca Recep i kabadayılıktan yeni Bir Mesleğin Başlangıcı na götüren süreç işte böyle başladı Oturak Âlemlerinin eski gözdesi Yeni Dünya Deli Emine yle rekabet edebilecek mi Kerim Ağa nın serveti ne kendine ne İki Kadın ına yâr oldu Aliye sıtma hastası Aliye ye sulfato lazım Zavallı Mustafa Aliye nin hasta olduğuna doktoru inandırmak için daha ne yapsın Ova köylerinden Zeytinlili Bahçıvan Hasan Yüksekobalı yörük kızı Emine ye yanık Emine de ona sevdalı Ne var ki Tanıtım Bülteninden

Kule Kitap
Dava Vekili Hüseyin Avni nin yılışık tavırları ve kart zamparalığı artık Hanende Melek in canını sıkmaya başlamıştı Ona acımayacaktı belki ama işte şu perişan çocukların hâli ne olacaktı Mahpushanede Süleyman Efendi nin cenazesi ortada kaldı karısı ise Çaydanlık peşinde İstasyonda Ayran içen olmadı dönmek lazım Evde kardeşler aç bakraç giderek ağırlaşıyor hava soğuk uzakta kurtlar uluyor Çocuğu Isıtmak İçin sadece yıkatacak biraz çamaşır lazımdı Bir Selam nelere kādir Berber Yusuf her şeyi ardında bıraktı Koca Recep i kabadayılıktan yeni Bir Mesleğin Başlangıcı na götüren süreç işte böyle başladı Oturak Âlemlerinin eski gözdesi Yeni Dünya Deli Emine yle rekabet edebilecek mi Kerim Ağa nın serveti ne kendine ne İki Kadın ına yâr oldu Aliye sıtma hastası Aliye ye sulfato lazım Zavallı Mustafa Aliye nin hasta olduğuna doktoru inandırmak için daha ne yapsın Ova köylerinden Zeytinlili Bahçıvan Hasan Yüksekobalı yörük kızı Emine ye yanık Emine de ona sevdalı Ne var ki

Ren
Körleşen ruhum rahatının ve muvazanesinin bozulmasından korkuyordu Yeni Dünya da Sabahattin Ali nin diğer hikâyelerindeki gibi aşkı imkânsızlığı çaresizliği daha fazla işlediğini görürüz Hastalıkla kavuşamamakla ve güçsüzlükle çevrelenmiş sıradan insanların dramını en yalın kelimelerle işleyen usta hikâyeci bazen her şeyi değiştirebilecek kudretteyken hiçbir şey yapamayan insanları karşımıza çıkarır Bazen kolay görünen ama fark edilmeyen bir el tarafından engellenen durumlarda hikâyelerin kahramanları kaderlerine razı gelmek zorunda kalır Olaylardan ziyade işlenen durumların öne çıktığı Sabahattin Ali hikâyeleri en derinimizde sakladığımız duygulara dahi dokunabilecek ustalıkta kaleme alınmıştır Dört elle sarıldığımız birçok kıymetlerin uğrunda sahici bir insan gibi kalbimiz ve kafamızla yaşamayı feda ettiğimiz binlerce sözde mühim şeylerin ne kadar kolay fırlatılıp atılabileceğini bana öğreten Yusuf Benden sana selam olsun

Elpida Yayıncılık
Hasan demiş Anamla babamla danıştım onlar da emmilerimle danıştılar Ovalıya varanın ovalıdan kız alanın iflah olduğunu gören yok Deli kız deli kız dediler Yüksekoba da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın Ben de Herkesin yiğidi kendi gönlüne göreymiş dedim Peki öyleyse dediler Bir sına bakalım senin yiğidin Kazdağı ndaki yörük Emine ye er olacak adam mı Konuşup anlaştık Zeytinli den kırk has okka tuz aldım bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş Hasan Boğuldu adlı öyküden Sabahattin Ali nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içerisinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar farklı bakış açıları sunuyor

Talep Yayıncılık
Sabahattin Ali nin Yeni Dünya adlı eseri insan ilişkilerini ve Anadolu nun köy hayatını güçlü bir biçimde işleyen öykülerden oluşur Yeni Dünya da yer alan hikayeler yoksulluk adaletsizlik ve çaresizlik gibi evrensel temaları işlerken karakterlerin iç dünyalarını ve toplumla olan çatışmalarını da ustalıkla anlatır Sabahattin Ali nin özellikle köy yaşamını ve köylülerin sorunlarını yansıtmadaki başarısı eserin kalıcılığını sağlayan önemli unsurlardan biridir Hikayeler hem dönemin sosyo ekonomik yapısına ışık tutar hem de bireylerin bu yapı içerisindeki varoluş mücadelesini gözler önüne serer Eserdeki her bir hikaye okuru düşündüren ve duygulandıran derinlikli anlatımlarıyla dikkat çeker Yeni Dünya toplumsal gerçekçilik akımının önde gelen örneklerinden biri olarak hem döneminin hem de günümüzün okurları için önemli bir eser olmaya devam etmektedir

Kule Kitap
Dava Vekili Hüseyin Avni nin yılışık tavırları ve kart zamparalığı artık Hanende Melek in canını sıkmaya başlamıştı Ona acımayacaktı belki ama işte şu perişan çocukların hâli ne olacaktı Mahpushanede Süleyman Efendi nin cenazesi ortada kaldı karısı ise Çaydanlık peşinde İstasyonda Ayran içen olmadı dönmek lazım Evde kardeşler aç bakraç giderek ağırlaşıyor hava soğuk uzakta kurtlar uluyor Çocuğu Isıtmak İçin sadece yıkatacak biraz çamaşır lazımdı Bir Selam nelere kādir Berber Yusuf her şeyi ardında bıraktı Koca Recep i kabadayılıktan yeni Bir Mesleğin Başlangıcı na götüren süreç işte böyle başladı Oturak Âlemlerinin eski gözdesi Yeni Dünya Deli Emine yle rekabet edebilecek mi Kerim Ağa nın serveti ne kendine ne İki Kadın ına yâr oldu Aliye sıtma hastası Aliye ye sulfato lazım Zavallı Mustafa Aliye nin hasta olduğuna doktoru inandırmak için daha ne yapsın Ova köylerinden Zeytinlili Bahçıvan Hasan Yüksekobalı yörük kızı Emine ye yanık Emine de ona sevdalı Ne var ki

E-Kitap Yayıncılık
Mevsim mart başlarıydı Karlar erimiş köyün yolları bazı çukur ve gün görmez yerlerde pis kokulu bir çamur yığını haline gelmişti Dört yana koşuşan tavuklarla çocukların saçtığı çamur efendilerin ütülü külotlarına sıçramış ve yüzlerini buruşturmuştu Tekrar düğün evine döndüler şimdi boşalmış olan yarı karanlık odada oturup köylerimizin medenileşmesi çarelerini bulmaya başladılar Fakat on dakikadan fazla bu mevzuda duramadılar şehir dedikodularına maaş ücret barem meselelerine geçtiler ve biraz sonra da uyuyuverdiler Deli Emine akşama doğru yüzü keyifli bir gülüşle parlayarak köye geldi İşte onun kıymeti böyle eninde sonunda anlaşılır ve şöhretine kapılıp Yeni Dünya yı çağıranlar nihayet ona muhtaç olurlardı Arkasında bir sürü meraklı ile beraber odaya girince evvela oturanların kibar kibar ellerini sıktı bir köşede kendisine hiç saklanmadan düşmanca bakan Yeni Dünyaya tepeden bir boncur fırlattı sonra bir kenara oturarak acele hareketlerle oyuna hazırlanmaya başladı

Elips Kitap
Yeni Dünya önce ne söylendiğini anlamamış gibi yüzünü buruşturup sesin geldiği tarafa döndü kırmızı gözlerini büzerek karanlığa bir müddet baktı Sonra sahiden yerine oturmak ister gibi ellerini yanlarına salıverdi Fakat bir an tereddüt ettiği görüldü Bu anda kafasından neler geçtiği içinde nelerin olup bittiği bilinemezdi ama senelerden beri savaştığı meydanı bu kadar kolay bırakıp çekilmek istemediği belliydi Yüzünü yeniden bir allık kapladı Yanakları birkaç kere ürperdi Birinin üstüne atılmak istiyormuş gibi gözlerini orada bulunanlarda hırsla dolaştırdı ve kapının yanında oturan ihtiyar âşığı görünce haykırdı Doğru dürüst çalsana be Nereden bulmuşlar senin gibi sersemi Ninni mi çalıyorsun img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kule Kitap
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Yeni Dünya Kule Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Yeni Dünya Sabahattin Ali Kitap Özeti Dava Vekili Hüseyin Avni nin yılışık tavırları ve kart zamparalığı artık Hanende Melek in canını sıkmaya başlamıştı Ona acımayacaktı belki ama işte şu perişan çocukların hâli ne olacaktı Mahpushanede Süleyman Efendi nin cenazesi ortada kaldı karısı ise Çaydanlık peşinde İstasyonda Ayran içen olmadı dönmek lazım Evde kardeşler aç bakraç giderek ağırlaşıyor hava soğuk uzakta kurtlar uluyor Çocuğu Isıtmak İçin sadece yıkatacak biraz çamaşır lazımdı Bir Selam nelere kadir Berber Yusuf her şeyi ardında bıraktı Koca Recep i kabadayılıktan yeni Bir Mesleğin Başlangıcı na götüren süreç işte böyle başladı Oturak Âlemlerinin eski gözdesi Yeni Dünya Deli Emine yle rekabet edebilecek mi Kerim Ağa nın serveti ne kendine ne İki Kadın ına yâr oldu Aliye sıtma hastası Aliye ye sulfato lazım Zavallı Mustafa Aliye nin hasta olduğuna doktoru inandırmak için daha ne yapsın Ova köylerinden Zeytinlili Bahçıvan Hasan Yüksekobalı yörük kızı Emine ye yanık Emine de ona sevdalı Ne var ki Yayınevi Kule Kitap Yazar Sabahattin Ali Sayfa 172 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Ocak 2025 Barkod 9786256086180 Kategori Roman

Kule Kitap
Dava Vekili Hüseyin Avni nin yılışık tavırları ve kart zamparalığı artık Hanende Melek in canını sıkmaya başlamıştı Ona acımayacaktı belki ama işte şu perişan çocukların hâli ne olacaktı Mahpushanede Süleyman Efendi nin cenazesi ortada kaldı karısı ise Çaydanlık peşinde İstasyonda Ayran içen olmadı dönmek lazım Evde kardeşler aç bakraç giderek ağırlaşıyor hava soğuk uzakta kurtlar uluyor Çocuğu Isıtmak İçin sadece yıkatacak biraz çamaşır lazımdı Bir Selam nelere kādir Berber Yusuf her şeyi ardında bıraktı Koca Recep i kabadayılıktan yeni Bir Mesleğin Başlangıcı na götüren süreç işte böyle başladı Oturak Âlemlerinin eski gözdesi Yeni Dünya Deli Emine yle rekabet edebilecek mi Kerim Ağa nın serveti ne kendine ne İki Kadın ına yâr oldu Aliye sıtma hastası Aliye ye sulfato lazım Zavallı Mustafa Aliye nin hasta olduğuna doktoru inandırmak için daha ne yapsın Ova köylerinden Zeytinlili Bahçıvan Hasan Yüksekobalı yörük kızı Emine ye yanık Emine de ona sevdalı Ne var ki

E-Kitap Yayıncılık
Mevsim mart başlarıydı Karlar erimiş köyün yolları bazı çukur ve gün görmez yerlerde pis kokulu bir çamur yığını haline gelmişti Dört yana koşuşan tavuklarla çocukların saçtığı çamur efendilerin ütülü külotlarına sıçramış ve yüzlerini buruşturmuştu Tekrar düğün evine döndüler şimdi boşalmış olan yarı karanlık odada oturup köylerimizin medenileşmesi çarelerini bulmaya başladılar Fakat on dakikadan fazla bu mevzuda duramadılar şehir dedikodularına maaş ücret barem meselelerine geçtiler ve biraz sonra da uyuyuverdiler Deli Emine akşama doğru yüzü keyifli bir gülüşle parlayarak köye geldi İşte onun kıymeti böyle eninde sonunda anlaşılır ve şöhretine kapılıp Yeni Dünya yı çağıranlar nihayet ona muhtaç olurlardı Arkasında bir sürü meraklı ile beraber odaya girince evvela oturanların kibar kibar ellerini sıktı bir köşede kendisine hiç saklanmadan düşmanca bakan Yeni Dünyaya tepeden bir boncur fırlattı sonra bir kenara oturarak acele hareketlerle oyuna hazırlanmaya başladı

Talep Yayıncılık
Sabahattin Ali nin Yeni Dünya adlı eseri insan ilişkilerini ve Anadolu nun köy hayatını güçlü bir biçimde işleyen öykülerden oluşur Yeni Dünya da yer alan hikayeler yoksulluk adaletsizlik ve çaresizlik gibi evrensel temaları işlerken karakterlerin iç dünyalarını ve toplumla olan çatışmalarını da ustalıkla anlatır Sabahattin Ali nin özellikle köy yaşamını ve köylülerin sorunlarını yansıtmadaki başarısı eserin kalıcılığını sağlayan önemli unsurlardan biridir Hikayeler hem dönemin sosyo ekonomik yapısına ışık tutar hem de bireylerin bu yapı içerisindeki varoluş mücadelesini gözler önüne serer Eserdeki her bir hikaye okuru düşündüren ve duygulandıran derinlikli anlatımlarıyla dikkat çeker Yeni Dünya toplumsal gerçekçilik akımının önde gelen örneklerinden biri olarak hem döneminin hem de günümüzün okurları için önemli bir eser olmaya devam etmektedir

E-Kitap Yayıncılık
Mevsim mart başlarıydı Karlar erimiş köyün yolları bazı çukur ve gün görmez yerlerde pis kokulu bir çamur yığını haline gelmişti Dört yana koşuşan tavuklarla çocukların saçtığı çamur efendilerin ütülü külotlarına sıçramış ve yüzlerini buruşturmuştu Tekrar düğün evine döndüler şimdi boşalmış olan yarı karanlık odada oturup köylerimizin medenileşmesi çarelerini bulmaya başladılar Fakat on dakikadan fazla bu mevzuda duramadılar şehir dedikodularına maaş ücret barem meselelerine geçtiler ve biraz sonra da uyuyuverdiler Deli Emine akşama doğru yüzü keyifli bir gülüşle parlayarak köye geldi İşte onun kıymeti böyle eninde sonunda anlaşılır ve şöhretine kapılıp Yeni Dünya yı çağıranlar nihayet ona muhtaç olurlardı Arkasında bir sürü meraklı ile beraber odaya girince evvela oturanların kibar kibar ellerini sıktı bir köşede kendisine hiç saklanmadan düşmanca bakan Yeni Dünyaya tepeden bir boncur fırlattı sonra bir kenara oturarak acele hareketlerle oyuna hazırlanmaya başladı

Kule
Dava Vekili Hüseyin Avni nin yılışık tavırları ve kart zamparalığı artık Hanende Melek in canını sıkmaya başlamıştı Ona acımayacaktı belki ama işte şu perişan çocukların hâli ne olacaktı Mahpushanede Süleyman Efendi nin cenazesi ortada kaldı karısı ise Çaydanlık peşinde İstasyonda Ayran içen olmadı dönmek lazım Evde kardeşler aç bakraç giderek ağırlaşıyor hava soğuk uzakta kurtlar uluyor Çocuğu Isıtmak İçin sadece yıkatacak biraz çamaşır lazımdı Bir Selam nelere kadir Berber Yusuf her şeyi ardında bıraktı Koca Recep i kabadayılıktan yeni Bir Mesleğin Başlangıcı na götüren süreç işte böyle başladı Oturak Âlemlerinin eski gözdesi Yeni Dünya Deli Emine yle rekabet edebilecek mi Kerim Ağa nın serveti ne kendine ne İki Kadın ına yâr oldu Aliye sıtma hastası Aliye ye sulfato lazım Zavallı Mustafa Aliye nin hasta olduğuna doktoru inandırmak için daha ne yapsın Ova köylerinden Zeytinlili Bahçıvan Hasan Yüksekobalı yörük kızı Emine ye yanık Emine de ona sevdalı Ne var ki

Nilüfer
bütün yazılarını yeşil mürekkeple yazmıştır Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetlerle denkler sarılmış bir kamyon görünüyor bir bataklıkta dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak yıkılacak gibi olarak ağır ağır ilerliyor Bu o kadar üzücü bir manzara ki tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor

Elips
Yeni Dünya önce ne söylendiğini anlamamış gibi yüzünü buruşturup sesin geldiği tarafa döndü kırmızı gözlerini büzerek karanlığa bir müddet baktı Sonra sahiden yerine oturmak ister gibi ellerini yanlarına salıverdi Fakat bir an tereddüt ettiği görüldü Bu anda kafasından neler geçtiği içinde nelerin olup bittiği bilinemezdi ama senelerden beri savaştığı meydanı bu kadar kolay bırakıp çekilmek istemediği belliydi Yüzünü yeniden bir allık kapladı Yanakları birkaç kere ürperdi Birinin üstüne atılmak istiyormuş gibi gözlerini orada bulunanlarda hırsla dolaştırdı ve kapının yanında oturan ihtiyar âşığı görünce haykırdı Doğru dürüst çalsana be Nereden bulmuşlar senin gibi sersemi Ninni mi çalıyorsun

Mühür Kitaplığı
Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü

MK Mirhan Kitap
Hasan Anamla babama danıştım onlar da emmilerimle danıştılar Ovalıya varanın ovalıdan kız alanın onduğunu gören yok Deli kız deli kız dediler Yüksekoba da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın Ben de Herkesin yiğidi kendine göreymiş dedim Peki öyleyse dediler bir sına bakalım senin yiğidin Kazdağı ndaki yörük Emine ye er olacak adam mı Konuşup kavil ettik Zeytinli den kırk has okka tuz aldım bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur Çıkamazsan kaderimiz böyleymiş Hasan Boğuldu adlı öyküden Sabahattin Ali nin kaleminden yazılmış on üç güzel öyküyü içinde barındıran Yeni Dünya bizlere yeni ufuklar farklı bakış açıları sunuyor

E-Kitap Yayıncılık
Mevsim mart başlarıydı Karlar erimiş köyün yolları bazı çukur ve gün görmez yerlerde pis kokulu bir çamur yığını haline gelmişti Dört yana koşuşan tavuklarla çocukların saçtığı çamur efendilerin ütülü külotlarına sıçramış ve yüzlerini buruşturmuştu Tekrar düğün evine döndüler şimdi boşalmış olan yarı karanlık odada oturup köylerimizin medenileşmesi çarelerini bulmaya başladılar Fakat on dakikadan fazla bu mevzuda duramadılar şehir dedikodularına maaş ücret barem meselelerine geçtiler ve biraz sonra da uyuyuverdiler Deli Emine akşama doğru yüzü keyifli bir gülüşle parlayarak köye geldi İşte onun kıymeti böyle eninde sonunda anlaşılır ve şöhretine kapılıp Yeni Dünya yı çağıranlar nihayet ona muhtaç olurlardı Arkasında bir sürü meraklı ile beraber odaya girince evvela oturanların kibar kibar ellerini sıktı bir köşede kendisine hiç saklanmadan düşmanca bakan Yeni Dünyaya tepeden bir boncur fırlattı sonra bir kenara oturarak acele hareketlerle oyuna hazırlanmaya başladı

Anonim
Bugün ömrümün en mesut günü idi Şehrin kenarında taklar kurulmuştu bütün memurlar resmi elbiselerini giyip gelmişler Hususi muhasebe müdürü bile bej pardösüsünün üstüne silindir şapkayı oturtmuş 1 55 boyu ile ön tarafta yer almış Ben de bir kat elbisemi silip ütüledim ve öyle geldim Maarif müdürü ters ters bakıyor ama ne derse desin bir gün köyden ayrılmakla kıyamet kopmaz ya Bu yol bir parça benim eserim demektir Halk ve köylü uzaktan seyrediyorlardı yanlarına gittim konuştum sevincimden herkesi kucaklayacağım geliyor Yerime döndükten sonra aklıma geldi köylülere yakına gelmeleri için işaret ettim Bu yol herkesten evvel onların demektir Birkaç tanesi ilerleyecek oldu jandarmalar bırakmadı ben de sesimi çıkarmadım ama neşemin yarısı kaçtı

Türkmen
Sabahattin Ali öykü ve roman yazarıdır 1907 tarihinde doğmuştur İlkokulu Edremit te Balıkesir ve İstanbul öğretmen okullarında okumuştur Yozgat a ilkokul öğretmeni olarak atanmıştır İstanbul da yapılan bir sınavı kazanarak MEB nca Almanya ya gönderilmiş yurda dönüşünde yeterlilik sınavını verip Almanca öğretmeni olmuştur Aydın ve Konya ortaokullarında çalışmıştır MEB Neşriyat Müdürlüğü nde Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmen öğretmen ve dramaturg olarak çalışmıştır Aziz Nesin ile birlikte Marko Paşa isimli gazeteyi çıkarmıştır Siyasal içerikli yazılarından dolayı üç ay hapis yatmıştır 1948 yılında vefat etmiştir Edebiyata şiirle girmiştir Çağlayan Dergisi Öyküleri Resimli Ay da yayımlanmıştır Nazım Hikmet in etkisiyle öykü ve romanda yoğunlaşmış çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar tiyatro eleştirileri yazmış ve çeviriler yapmıştır Çevirileri arasında en bilineni Fontamara dır Gözleme dayalı içeriğini toplumsal olaylardan Anadolu hayatından aldığı öykülerinde gerçekçi bir tutumla ezilen bireylerin acılarını eşitsizliklerini işlemiştir Olaylardaki sağlamlık tasvirlerdeki ustalık ve detayların verilişi günümüz Türk öykücülüğünün öncülerinden sayılmasına neden olmuştur

İthaki Yayınları
Rahatımın kaçacağından korkarak bir sersemlik zırhının içine saklanmıştım Artık kendi kendimden utanıyordum Birkaç kere ayağa kalktım Aynaya bakmak orada göreceğim zavallı çehreye tükürmek istedim Bu kadarına cesaret edemedim Kendi kendime Ne yapabilirdim Elimden ne gelirdi Ben kimim ki diyor fakat yine kendim Hiç olmazsa kaçmazdın Hiç olmazsa dinlerdin Kim olursan ol Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü diye cevap veriyordum Sabahattin Ali nin 1930 lu yılların sonlarına doğru kaleme aldığı on üç öyküden oluşan kitabı Yeni Dünya fakirliğin çaresizliğin ve acımasızlığın kol gezdiği Anadolu yu kendine has diliyle anlattığı okura küçük bir çocuğun attığı her adımda dizine vuran güğümün acısını derinden hissettirdiği bir eser Hayatını taşrada dans ederek kazanan bir kadının atandığı köye yol yapılması için çabalayan bir öğretmenin ailesini geçindirmenin yükünü omuzlarında taşıyan Hasan ın aşktan içi yanan bir garip berberin sevdasını kanıtlamak için ovadan dağa tuz çuvalı taşırken yitip giden bir gencin ve diğer birçok sıkıntılı yaşamın gerçek öykülerini rahatı yerinde olanları huzursuz ederek ustalıkla anlatıyor yazar Yeni Dünya Sabahattin Ali nin sözünü sakınmadığı eleştirel gerçekçi bir öykü derlemesi

Hasrem Yayınları
Sabahattin Ali öyküleri içinde bir devrim açan Yeni Dünya 1936 42 yıllarında dergilerde yayımlanan öykülerin derlenerek oluştuğu kitabıdır Sabahattin Ali nin ustalık ürünüdür Dış dünyaya ait gözlemler iç dünyaya ait hissiyatlarla harmanlanınca kahramanları çok başarılı bir şekilde satırlara oturtur ve ortaya derinlikli öyküler çıkar Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır Hiç olmazsa bir tek sözü Bu kadın kapıya bir şey söylemek umuduyla gelmişti Müthiş ayazda belki de saatlerce beklemişti İki gün evvel çamaşırımı yıkadığı halde bana çamaşırım olup olmadığını sordu Maksadı meydandaydı Kadını böyle açıkça dilenecek hale getirdiğim halde aptal gibi hiçbir şey anlayamamıştım Daha doğrusu kafamı bir şeyleri anlamaktan menetmiştim Rahatımın kaçacağından korkarak bir sersemlik zırhının içine saklanmıştım Artık kendi kendimden utanıyordum

Talep Yayıncılık
Sabahattin Ali nin Yeni Dünya adlı eseri insan ilişkilerini ve Anadolu nun köy hayatını güçlü bir biçimde işleyen öykülerden oluşur Yeni Dünya da yer alan hikayeler yoksulluk adaletsizlik ve çaresizlik gibi evrensel temaları işlerken karakterlerin iç dünyalarını ve toplumla olan çatışmalarını da ustalıkla anlatır Sabahattin Ali nin özellikle köy yaşamını ve köylülerin sorunlarını yansıtmadaki başarısı eserin kalıcılığını sağlayan önemli unsurlardan biridir Hikayeler hem dönemin sosyo ekonomik yapısına ışık tutar hem de bireylerin bu yapı içerisindeki varoluş mücadelesini gözler önüne serer Eserdeki her bir hikaye okuru düşündüren ve duygulandıran derinlikli anlatımlarıyla dikkat çeker Yeni Dünya toplumsal gerçekçilik akımının önde gelen örneklerinden biri olarak hem döneminin hem de günümüzün okurları için önemli bir eser olmaya devam etmektedir