MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Yeni Despotizm — Bülent Diken

Yeni Despotizm
231,20
Araştıma İnceleme ReferansDüşünceSiyaset Bilimi

Yeni Despotizm

Bülent Diken

Metis Yayıncılık

2024208 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Yeni Despotizm

Bülent Diken

Siyasal düşüncedeki merkezi önemine karşın günümüzde despotizm kavramı eskide kalmış istisnai bir yönetim biçimine işaret ediyor gibi Oysa paradoksal bir şekilde günümüzde gitgide ekonomiye ve güvenliğe indirgenen bir dünyada sıklıkla yasa ile yasasızlık arasındaki ayrımı aşan ve böylelikle bulanıklaştıran despotik emirler verildiğine tanık oluyoruz Kitleler de bu sırada piyasanın dayatmalarına ve resmi makamlara itiyadi bir itaatkârlığı benimsemiş görünüyor Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki kimi ülkeyi şirket gibi kimi ömür boyu diktatörlükle yönetmeye hevesli kimi de bu iki yolu birden kullanmak isteyen birtakım güçlü liderlere tahammül ediliyor bununla da kalmayıp onlara açıkça davetiye çıkarılıyor Görünürdeki farklılıklarına rağmen bu otoriter liderlerin hepsi demokrasiye karşı tutkulu bir düşmanlık besliyorlar ve insanları demokrasinin her türlü tezahürü aleyhinde kışkırtmakta çok azimliler Çoğunlukların onların peşinden gönüllü olarak gittiği demokrasinin hemen her yerde askıya alındığı küresel çapta bir istisna siyasetinin koyu gölgesi altında yaşıyoruz Despotların yönettiği bu dünyada despotizm sadece bir siyaset sanatı olarak meşrulaştırılıp benimsenmekle kalmıyor bir kült ür olarak da normalleştiriliyor Despotizm bugün yeniden canlandırılırken kendisini inkâr eden antidespotik hatta demokratik olarak gören ve gösteren bir yapı sergiliyor Ama unutmamalı Baudelaire in vaktiyle yazdığı gibi şeytanın en büyük kurnazlığı insanları şeytanın var olmadığına inandırmasıdır Eğer kandırma despotizmin tanımlayıcı özelliğiyse despotik yönetimlerin en büyük kandırmacası insanları despotik olmadıklarına ikna etmeleridir Bülent Diken YAZAR HAKKINDA Lancaster ve Kadir Has Üniversitelerinde Sosyal ve Kültürel Teori dersleri veriyor Araştırma alanları esasen sosyal teori siyaset felsefesi sinema sosyolojisi kentleşme ve göçmenlikten oluşuyor Başlıca kitapları Strangers Ambivalence and Social Theory 1998 Yabancılar Müphemlik ve Sosyal Teori The Culture of Exception 2005 İstisna Kültürü Carsten B Laustsen ile birlikte Filmlerle Sosyoloji Metis 2010 Carsten B Laustsen ile birlikte Nihilizm Ayrıntı 2011 İsyan Devrim Eleştiri Metis 2013 God Politics Economy Routledge 2015 ve Nuri Bilge Ceylan Sineması Metis 2018 Graeme Gilloch ve Craig Hammond ile birlikte

Kitap Ambarı
238,00

Metis Yayınları

2024208 sf.
İnce Kapak13,5 x 19,5
Kitap Ambarı

Siyasal düşüncedeki merkezi önemine karşın günümüzde despotizm kavramı eskide kalmış istisnai bir yönetim biçimine işaret ediyor gibi Oysa paradoksal bir şekilde günümüzde gitgide ekonomiye ve güvenliğe indirgenen bir dünyada sıklıkla yasa ile yasasızlık arasındaki ayrımı aşan ve böylelikle bulanıklaştıran despotik emirler verildiğine tanık oluyoruz Kitleler de bu sırada piyasanın dayatmalarına ve resmi makamlara itiyadi bir itaatkârlığı benimsemiş görünüyor Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki kimi ülkeyi şirket gibi kimi ömür boyu diktatörlükle yönetmeye hevesli kimi de bu iki yolu birden kullanmak isteyen birtakım güçlü liderlere tahammül ediliyor bununla da kalmayıp onlara açıkça davetiye çıkarılıyor Görünürdeki farklılıklarına rağmen bu otoriter liderlerin hepsi demokrasiye karşı tutkulu bir düşmanlık besliyorlar ve insanları demokrasinin her türlü tezahürü aleyhinde kışkırtmakta çok azimliler Çoğunlukların onların peşinden gönüllü olarak gittiği demokrasinin hemen her yerde askıya alındığı küresel çapta bir istisna siyasetinin koyu gölgesi altında yaşıyoruz Despotların yönettiği bu dünyada despotizm sadece bir siyaset sanatı olarak meşrulaştırılıp benimsenmekle kalmıyor bir kült ür olarak da normalleştiriliyor Despotizm bugün yeniden canlandırılırken kendisini inkâr eden antidespotik hatta demokratik olarak gören ve gösteren bir yapı sergiliyor Ama unutmamalı Baudelaire in vaktiyle yazdığı gibi şeytanın en büyük kurnazlığı insanları şeytanın var olmadığına inandırmasıdır Eğer kandırma despotizmin tanımlayıcı özelliğiyse despotik yönetimlerin en büyük kandırmacası insanları despotik olmadıklarına ikna etmeleridir Bülent Diken Tanıtım Bülteninden

Ekin Kitap
265,20

Metis Yayınları

Aralık 2024208 sf.
Ekin Kitap

Siyasal düşüncedeki merkezi önemine karşın günümüzde despotizm kavramı eskide kalmış istisnai bir yönetim biçimine işaret ediyor gibi Oysa paradoksal bir şekilde günümüzde gitgide ekonomiye ve güvenliğe indirgenen bir dünyada sıklıkla yasa ile yasasızlık arasındaki ayrımı aşan ve böylelikle bulanıklaştıran despotik emirler verildiğine tanık oluyoruz Kitleler de bu sırada piyasanın dayatmalarına ve resmi makamlara itiyadi bir itaatkârlığı benimsemiş görünüyor Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki kimi ülkeyi şirket gibi kimi ömür boyu diktatörlükle yönetmeye hevesli kimi de bu iki yolu birden kullanmak isteyen birtakım güçlü liderlere tahammül ediliyor bununla da kalmayıp onlara açıkça davetiye çıkarılıyor Görünürdeki farklılıklarına rağmen bu otoriter liderlerin hepsi demokrasiye karşı tutkulu bir düşmanlık besliyorlar ve insanları demokrasinin her türlü tezahürü aleyhinde kışkırtmakta çok azimliler Çoğunlukların onların peşinden gönüllü olarak gittiği demokrasinin hemen her yerde askıya alındığı küresel çapta bir istisna siyasetinin koyu gölgesi altında yaşıyoruz Despotların yönettiği bu dünyada despotizm sadece bir siyaset sanatı olarak meşrulaştırılıp benimsenmekle kalmıyor bir kült ür olarak da normalleştiriliyor Despotizm bugün yeniden canlandırılırken kendisini inkâr eden antidespotik hatta demokratik olarak gören ve gösteren bir yapı sergiliyor Ama unutmamalı Baudelaire in vaktiyle yazdığı gibi şeytanın en büyük kurnazlığı insanları şeytanın var olmadığına inandırmasıdır Eğer kandırma despotizmin tanımlayıcı özelliğiyse despotik yönetimlerin en büyük kandırmacası insanları despotik olmadıklarına ikna etmeleridir Bülent Diken YAZAR HAKKINDA Lancaster ve Kadir Has Üniversitelerinde Sosyal ve Kültürel Teori dersleri veriyor Araştırma alanları esasen sosyal teori siyaset felsefesi sinema sosyolojisi kentleşme ve göçmenlikten oluşuyor Başlıca kitapları Strangers Ambivalence and Social Theory 1998 Yabancılar Müphemlik ve Sosyal Teori The Culture of Exception 2005 İstisna Kültürü Carsten B Laustsen ile birlikte Filmlerle Sosyoloji Metis 2010 Carsten B Laustsen ile birlikte Nihilizm Ayrıntı 2011 İsyan Devrim Eleştiri Metis 2013 God Politics Economy Routledge 2015 ve Nuri Bilge Ceylan Sineması Metis 2018 Graeme Gilloch ve Craig Hammond ile birlikte

Nobel Kitap
272,00

Metis Yayınları

2024208 sf.
Nobel Kitap

Siyasal düşüncedeki merkezi önemine karşın günümüzde despotizm kavramı eskide kalmış istisnai bir yönetim biçimine işaret ediyor gibi Oysa paradoksal bir şekilde günümüzde gitgide ekonomiye ve güvenliğe indirgenen bir dünyada sıklıkla yasa ile yasasızlık arasındaki ayrımı aşan ve böylelikle bulanıklaştıran despotik emirler verildiğine tanık oluyoruz Kitleler de bu sırada piyasanın dayatmalarına ve resmi makamlara itiyadi bir itaatkârlığı benimsemiş görünüyor Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki kimi ülkeyi şirket gibi kimi ömür boyu diktatörlükle yönetmeye hevesli kimi de bu iki yolu birden kullanmak isteyen birtakım güçlü liderlere tahammül ediliyor bununla da kalmayıp onlara açıkça davetiye çıkarılıyor Görünürdeki farklılıklarına rağmen bu otoriter liderlerin hepsi demokrasiye karşı tutkulu bir düşmanlık besliyorlar ve insanları demokrasinin her türlü tezahürü aleyhinde kışkırtmakta çok azimliler Çoğunlukların onların peşinden gönüllü olarak gittiği demokrasinin hemen her yerde askıya alındığı küresel çapta bir istisna siyasetinin koyu gölgesi altında yaşıyoruz Despotların yönettiği bu dünyada despotizm sadece bir siyaset sanatı olarak meşrulaştırılıp benimsenmekle kalmıyor bir kült ür olarak da normalleştiriliyor Despotizm bugün yeniden canlandırılırken kendisini inkâr eden antidespotik hatta demokratik olarak gören ve gösteren bir yapı sergiliyor Ama unutmamalı Baudelaire in vaktiyle yazdığı gibi şeytanın en büyük kurnazlığı insanları şeytanın var olmadığına inandırmasıdır Eğer kandırma despotizmin tanımlayıcı özelliğiyse despotik yönetimlerin en büyük kandırmacası insanları despotik olmadıklarına ikna etmeleridir Bülent DikenYAZAR HAKKINDA Lancaster ve Kadir Has Üniversitelerinde Sosyal ve Kültürel Teori dersleri veriyor Araştırma alanları esasen sosyal teori siyaset felsefesi sinema sosyolojisi kentleşme ve göçmenlikten oluşuyor Başlıca kitapları Strangers Ambivalence and Social Theory 1998 Yabancılar Müphemlik ve Sosyal T

Kitap Sepeti
272,00

Metis Yayınları

2024208 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Siyasal düşüncedeki merkezi önemine karşın günümüzde despotizm kavramı eskide kalmış istisnai bir yönetim biçimine işaret ediyor gibi Oysa paradoksal bir şekilde günümüzde gitgide ekonomiye ve güvenliğe indirgenen bir dünyada sıklıkla yasa ile yasasızlık arasındaki ayrımı aşan ve böylelikle bulanıklaştıran despotik emirler verildiğine tanık oluyoruz Kitleler de bu sırada piyasanın dayatmalarına ve resmi makamlara itiyadi bir itaatkârlığı benimsemiş görünüyor Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki kimi ülkeyi şirket gibi kimi ömür boyu diktatörlükle yönetmeye hevesli kimi de bu iki yolu birden kullanmak isteyen birtakım güçlü liderlere tahammül ediliyor bununla da kalmayıp onlara açıkça davetiye çıkarılıyor Görünürdeki farklılıklarına rağmen bu otoriter liderlerin hepsi demokrasiye karşı tutkulu bir düşmanlık besliyorlar ve insanları demokrasinin her türlü tezahürü aleyhinde kışkırtmakta çok azimliler Çoğunlukların onların peşinden gönüllü olarak gittiği demokrasinin hemen her yerde askıya alındığı küresel çapta bir istisna siyasetinin koyu gölgesi altında yaşıyoruz Despotların yönettiği bu dünyada despotizm sadece bir siyaset sanatı olarak meşrulaştırılıp benimsenmekle kalmıyor bir kült ür olarak da normalleştiriliyor Despotizm bugün yeniden canlandırılırken kendisini inkâr eden antidespotik hatta demokratik olarak gören ve gösteren bir yapı sergiliyor Ama unutmamalı Baudelaire in vaktiyle yazdığı gibi şeytanın en büyük kurnazlığı insanları şeytanın var olmadığına inandırmasıdır Eğer kandırma despotizmin tanımlayıcı özelliğiyse despotik yönetimlerin en büyük kandırmacası insanları despotik olmadıklarına ikna etmeleridir Bülent DikenYAZAR HAKKINDA Lancaster ve Kadir Has Üniversitelerinde Sosyal ve Kültürel Teori dersleri veriyor Araştırma alanları esasen sosyal teori siyaset felsefesi sinema sosyolojisi kentleşme ve göçmenlikten oluşuyor Başlıca kitapları Strangers Ambivalence and Social Theory 1998 Yabancılar Müphemlik ve Sosyal Teori The Culture of Exception 2005 İstisna Kültürü Carsten B Laustsen ile birlikte Filmlerle Sosyoloji Metis 2010 Carsten B Laustsen ile birlikte Nihilizm Ayrıntı 2011 İsyan Devrim Eleştiri Metis 2013 God Politics Economy Routledge 2015 ve Nuri Bilge Ceylan Sineması Metis 2018 Graeme Gilloch ve Craig Hammond ile birlikte

Pelikan Kitabevi
272,00

Metis Yayınları

208 sf.
13x19
Pelikan Kitabevi

Siyasal düşüncedeki merkezi önemine karşın günümüzde despotizm kavramı eskide kalmış istisnai bir yönetim biçimine işaret ediyor gibi Oysa paradoksal bir şekilde günümüzde gitgide ekonomiye ve güvenliğe indirgenen bir dünyada sıklıkla yasa ile yasasızlık arasındaki ayrımı aşan ve böylelikle bulanıklaştıran despotik emirler verildiğine tanık oluyoruz Kitleler de bu sırada piyasanın dayatmalarına ve resmi makamlara itiyadi bir itaatkârlığı benimsemiş görünüyor Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki kimi ülkeyi şirket gibi kimi ömür boyu diktatörlükle yönetmeye hevesli kimi de bu iki yolu birden kullanmak isteyen birtakım güçlü liderlere tahammül ediliyor bununla da kalmayıp onlara açıkça davetiye çıkarılıyor Görünürdeki farklılıklarına rağmen bu otoriter liderlerin hepsi demokrasiye karşı tutkulu bir düşmanlık besliyorlar ve insanları demokrasinin her türlü tezahürü aleyhinde kışkırtmakta çok azimliler Çoğunlukların onların peşinden gönüllü olarak gittiği demokrasinin hemen her yerde askıya alındığı küresel çapta bir istisna siyasetinin koyu gölgesi altında yaşıyoruz Despotların yönettiği bu dünyada despotizm sadece bir siyaset sanatı olarak meşrulaştırılıp benimsenmekle kalmıyor bir kült ür olarak da normalleştiriliyor Despotizm bugün yeniden canlandırılırken kendisini inkâr eden antidespotik hatta demokratik olarak gören ve gösteren bir yapı sergiliyor Ama unutmamalı Baudelaire in vaktiyle yazdığı gibi şeytanın en büyük kurnazlığı insanları şeytanın var olmadığına inandırmasıdır Eğer kandırma despotizmin tanımlayıcı özelliğiyse despotik yönetimlerin en büyük kandırmacası insanları despotik olmadıklarına ikna etmeleridir Bülent Diken YAZAR HAKKINDA Lancaster ve Kadir Has Üniversitelerinde Sosyal ve Kültürel Teori dersleri veriyor Araştırma alanları esasen sosyal teori siyaset felsefesi sinema sosyolojisi kentleşme ve göçmenlikten oluşuyor Başlıca kitapları Strangers Ambivalence and Social Theory 1998 Yabancılar Müphemlik ve Sosyal Teori The Culture of Exception 2005 İstisna Kültürü Carsten B Laustsen ile birlikte Filmlerle Sosyoloji Metis 2010 Carsten B Laustsen ile birlikte Nihilizm Ayrıntı 2011 İsyan Devrim Eleştiri Metis 2013 God Politics Economy Routledge 2015 ve Nuri Bilge Ceylan Sineması Metis 2018 Graeme Gilloch ve Craig Hammond ile birlikte

Kitapsan
272,00

METİS YAYINLARI

2024208 sf.
Kitapsan

Siyasal düşüncedeki merkezi önemine karşın günümüzde despotizm kavramı eskide kalmış istisnai bir yönetim biçimine işaret ediyor gibi Oysa paradoksal bir şekilde günümüzde gitgide ekonomiye ve güvenliğe indirgenen bir dünyada sıklıkla yasa ile yasasızlık arasındaki ayrımı aşan ve böylelikle bulanıklaştıran despotik emirler verildiğine tanık oluyoruz Kitleler de bu sırada piyasanın dayatmalarına ve resmi makamlara itiyadi bir itaatkârlığı benimsemiş görünüyor Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki kimi ülkeyi şirket gibi kimi ömür boyu diktatörlükle yönetmeye hevesli kimi de bu iki yolu birden kullanmak isteyen birtakım güçlü liderlere tahammül ediliyor bununla da kalmayıp onlara açıkça davetiye çıkarılıyor Görünürdeki farklılıklarına rağmen bu otoriter liderlerin hepsi demokrasiye karşı tutkulu bir düşmanlık besliyorlar ve insanları demokrasinin her türlü tezahürü aleyhinde kışkırtmakta çok azimliler Çoğunlukların onların peşinden gönüllü olarak gittiği demokrasinin hemen her yerde askıya alındığı küresel çapta bir istisna siyasetinin koyu gölgesi altında yaşıyoruz Despotların yönettiği bu dünyada despotizm sadece bir siyaset sanatı olarak meşrulaştırılıp benimsenmekle kalmıyor bir kült ür olarak da normalleştiriliyor Despotizm bugün yeniden canlandırılırken kendisini inkâr eden antidespotik hatta demokratik olarak gören ve gösteren bir yapı sergiliyor Ama unutmamalı Baudelaire in vaktiyle yazdığı gibi şeytanın en büyük kurnazlığı insanları şeytanın var olmadığına inandırmasıdır Eğer kandırma despotizmin tanımlayıcı özelliğiyse despotik yönetimlerin en büyük kandırmacası insanları despotik olmadıklarına ikna etmeleridir Bülent Diken YAZAR HAKKINDA Lancaster ve Kadir Has Üniversitelerinde Sosyal ve Kültürel Teori dersleri veriyor Araştırma alanları esasen sosyal teori siyaset felsefesi sinema sosyolojisi kentleşme ve göçmenlikten oluşuyor Başlıca kitapları Strangers Ambivalence and Social Theory 1998 Yabancılar Müphemlik ve Sosyal Teori The Culture of Exception 2005 İstisna Kültürü Carsten B Laustsen ile birlikte Filmlerle Sosyoloji Metis 2010 Carsten B Laustsen ile birlikte Nihilizm Ayrıntı 2011 İsyan Devrim Eleştiri Metis 2013 God Politics Economy Routledge 2015 ve Nuri Bilge Ceylan Sineması Metis 2018 Graeme Gilloch ve Craig Hammond ile birlikte Yayınevi METİS YAYINLARI Yazar BÜLENT DİKEN Sayfa Sayısı 208 SAYFA Yıl 2024

Pandora
289,00

Metis

2024208 sf.

çev. Ay, Ayşecan

Pandora

Siyasal düşüncedeki merkezi önemine karşın günümüzde despotizm kavramı eskide kalmış istisnai bir yönetim biçimine işaret ediyor gibi Oysa paradoksal bir şekilde günümüzde gitgide ekonomiye ve güvenliğe indirgenen bir dünyada sıklıkla yasa ile yasasızlık arasındaki ayrımı aşan ve böylelikle bulanıklaştıran despotik emirler verildiğine tanık oluyoruz Kitleler de bu sırada piyasanın dayatmalarına ve resmi makamlara itiyadi bir itaatkârlığı benimsemiş görünüyor Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki kimi ülkeyi şirket gibi kimi ömür boyu diktatörlükle yönetmeye hevesli kimi de bu iki yolu birden kullanmak isteyen birtakım güçlü liderlere tahammül ediliyor bununla da kalmayıp onlara açıkça davetiye çıkarılıyor Görünürdeki farklılıklarına rağmen bu otoriter liderlerin hepsi demokrasiye karşı tutkulu bir düşmanlık besliyorlar ve insanları demokrasinin her türlü tezahürü aleyhinde kışkırtmakta çok azimliler Çoğunlukların onların peşinden gönüllü olarak gittiği demokrasinin hemen her yerde askıya alındığı küresel çapta bir istisna siyasetinin koyu gölgesi altında yaşıyoruz Despotların yönettiği bu dünyada despotizm sadece bir siyaset sanatı olarak meşrulaştırılıp benimsenmekle kalmıyor bir kült ür olarak da normalleştiriliyor Despotizm bugün yeniden canlandırılırken kendisini inkâr eden antidespotik hatta demokratik olarak gören ve gösteren bir yapı sergiliyor Ama unutmamalı Baudelaire in vaktiyle yazdığı gibi şeytanın en büyük kurnazlığı insanları şeytanın var olmadığına inandırmasıdır Eğer kandırma despotizmin tanımlayıcı özelliğiyse despotik yönetimlerin en büyük kandırmacası insanları despotik olmadıklarına ikna etmeleridir

D&R
340,00

Metis Yayınları

20241. baskı208 sf.
13,5 x 19,52. HamurTürkçe
D&R

Siyasal düşüncedeki merkezi önemine karşın günümüzde despotizm kavramı eskide kalmış istisnai bir yönetim biçimine işaret ediyor gibi Oysa paradoksal bir şekilde günümüzde gitgide ekonomiye ve güvenliğe indirgenen bir dünyada sıklıkla yasa ile yasasızlık arasındaki ayrımı aşan ve böylelikle bulanıklaştıran despotik emirler verildiğine tanık oluyoruz Kitleler de bu sırada piyasanın dayatmalarına ve resmi makamlara itiyadi bir itaatkârlığı benimsemiş görünüyor Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki kimi ülkeyi şirket gibi kimi ömür boyu diktatörlükle yönetmeye hevesli kimi de bu iki yolu birden kullanmak isteyen birtakım güçlü liderlere tahammül ediliyor bununla da kalmayıp onlara açıkça davetiye çıkarılıyor Görünürdeki farklılıklarına rağmen bu otoriter liderlerin hepsi demokrasiye karşı tutkulu bir düşmanlık besliyorlar ve insanları demokrasinin her türlü tezahürü aleyhinde kışkırtmakta çok azimliler Çoğunlukların onların peşinden gönüllü olarak gittiği demokrasinin hemen her yerde askıya alındığı küresel çapta bir istisna siyasetinin koyu gölgesi altında yaşıyoruz Despotların yönettiği bu dünyada despotizm sadece bir siyaset sanatı olarak meşrulaştırılıp benimsenmekle kalmıyor bir kült ür olarak da normalleştiriliyor Despotizm bugün yeniden canlandırılırken kendisini inkâr eden antidespotik hatta demokratik olarak gören ve gösteren bir yapı sergiliyor Ama unutmamalı Baudelaire in vaktiyle yazdığı gibi şeytanın en büyük kurnazlığı insanları şeytanın var olmadığına inandırmasıdır Eğer kandırma despotizmin tanımlayıcı özelliğiyse despotik yönetimlerin en büyük kandırmacası insanları despotik olmadıklarına ikna etmeleridir Bülent Diken Tanıtım Bülteninden

Kita Kitap
340,00

Metis Yayınları

Aralık 20241. baskı208 sf.
Ciltsiz13,00 x 19,50 cm2. HamurTürkçe

çev. Ayşecan Ay

Kita Kitap

Siyasal düşüncedeki merkezi önemine karşın günümüzde despotizm kavramı eskide kalmış istisnai bir yönetim biçimine işaret ediyor gibi Oysa paradoksal bir şekilde günümüzde gitgide ekonomiye ve güvenliğe indirgenen bir dünyada sıklıkla yasa ile yasasızlık arasındaki ayrımı aşan ve böylelikle bulanıklaştıran despotik emirler verildiğine tanık oluyoruz Kitleler de bu sırada piyasanın dayatmalarına ve resmi makamlara itiyadi bir itaatkârlığı benimsemiş görünüyor Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki kimi ülkeyi şirket gibi kimi ömür boyu diktatörlükle yönetmeye hevesli kimi de bu iki yolu birden kullanmak isteyen birtakım güçlü liderlere tahammül ediliyor bununla da kalmayıp onlara açıkça davetiye çıkarılıyor Görünürdeki farklılıklarına rağmen bu otoriter liderlerin hepsi demokrasiye karşı tutkulu bir düşmanlık besliyorlar ve insanları demokrasinin her türlü tezahürü aleyhinde kışkırtmakta çok azimliler Çoğunlukların onların peşinden gönüllü olarak gittiği demokrasinin hemen her yerde askıya alındığı küresel çapta bir istisna siyasetinin koyu gölgesi altında yaşıyoruz Despotların yönettiği bu dünyada despotizm sadece bir siyaset sanatı olarak meşrulaştırılıp benimsenmekle kalmıyor bir kült ür olarak da normalleştiriliyor Despotizm bugün yeniden canlandırılırken kendisini inkâr eden antidespotik hatta demokratik olarak gören ve gösteren bir yapı sergiliyor Ama unutmamalı Baudelaire in vaktiyle yazdığı gibi şeytanın en büyük kurnazlığı insanları şeytanın var olmadığına inandırmasıdır Eğer kandırma despotizmin tanımlayıcı özelliğiyse despotik yönetimlerin en büyük kandırmacası insanları despotik olmadıklarına ikna etmeleridir Bülent Diken img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img