Yeni Paradigmayı Oluşturmak

Yeni Paradigmayı Oluşturmak
Yordam Kitap
Yeni Paradigmayı Oluşturmak
Mevcut kapitalist emperyalist sistem ve onun neoliberal uygulamaları sürdürülebilir midir Fikret Başkaya sürdürülemeyeceği kanaatinde ve Yeni Paradigmayı Oluşturmak ı yazma amacını şöyle dile getiriyor Bu kitap neden böyle olduğuna neden bir sürdürülemezlik durumunun ortaya çıktığına dair bir netleşme sağlama amacı taşıyor Ardından Eğer sürdürülemeyeceğini kabul ediyorsak radikal bir düşünce devrimine yeni bir Rönesansa ihtiyaç var diyen Başkaya bu Rönesansın unsurlarını tartışmaya başlıyor Önce muasır medeniyet seviyesi hemen peşinden de ilerleme modernleşme çağdaşlaşma büyüme kalkınma ve sürdürülebilir kalkınma kavramları enine boyuna sorgulanıyor Türkiye de yaklaşık 90 yıldır muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkma şarkısı söyleniyor Oysa üzerine çıkılması gereken muasır medeniyet kapitalist yıkıcılıktan ve barbarlıktan başkası değil diyen Fikret Başkaya söz konusu muasırlaşma hedefiyle örtüşen Avrupa yı da bir büyük sermaye ve Atlantik projesi olan Avrupa Birliği nin bugün geldiği nokta itibarıyla ele alıyor Sürdürülebilir kalkınma kavramının oksimoron niteliğine büyüme mitine tarımın bugün gelip dayandığı çıkmazlara toprağın öldürülmesine vb değinen çalışmasında doğayı ve canlıları yok eden kalkınma anlayışını bütün boyutlarıyla ortaya koyuyor Başkaya Demokrasi STK lar kültüralizm ve Politik İslam tartışmalarının ardından kapitalizmden çıkışın alternatiflerini komüncü mülkiyet biçimlerini ortaya koyarak ve Yeni bir paradigma için 12 öneri sini paylaşarak tamamlıyor kitabını Yine Başkaya nın sözleriyle Ya geçerli paradigmadan kapitalizmden vakitlice çıkılacak ya da insanlığın bir geleceği olmayacak

Öteki Yayınevi
Geçerli eğilimler ve süreçler insanlığı ve uygarlığı hızla geri dönüşü olmayan bir eşiğe doğru sürüklüyor ve bu durum oligarşik kapitalist yağma ve talandan kaynaklanıyor Dolayısıyla geçerli kapitalist üretim ve tüketim sürecinden çıkmadan insanlığın ve uygarlığın geleceğe hastalıklara aşağılanmaya doğal çevre tahribatına vb diğer tarafta kürsel oligarşinin aşırı tüketimi eşlik ediyor ve insani toplumsal ekolojik sorunlar ve kötülükler de işte bu eşitliksizten kaynaklanıyor O halde her ülkede ve dünya ölçeğinde özellikle de emperyalist merkezlerde şimdilerde Güney denilen çevre arasındaki eşitsizliğin ortadan kaldırılması gezegen üzerindeki yaşamı güvence altına almanın vazgeçilmez koşulu haline gelmiş bulunuyor Bu durumdan çıkmak için birincisi geçerli zenginlik refah ve mutluluk anlayışının değişmesi gerekiyor ikincisi üretim ve tüketim modelinin değişmesi gerekiyor üçüncüsü de son derece eşitsiz olan servet ve gelir eşitsizliğiyle malül emperyalist ülkelerde tüketimin kayda değer ölçüde kısılması gerekiyor ki oralardaki tüketim kayda değer imkan versin ve nihayet dördüncüsü de yeryüzünün lanetlilerinin emperyalist merkezleri körü körüne taklit etme aymazlığından kurtulmaları gerekiyor Zira özendiklerinde özenilmeye değer pek bir şey yok Türkiye de yaklaşık 90 yıldır muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkma şarkısı söyleniyor Oysa üzerine çıkılması gereken muasır medeniyet kapitalist yıkıcılıktan ve barbarlıktan başkası değil Ekonomik büyüme sayesinde GSYH artışıyla işsizliğin yoksulluğun ve sefaletin sorun olmaktan çıkacağı refahın gerçekleşeceği söyleniyor Oysa işsizliğin yoksulluğun sefaletin anlam yitiminin ve çirkinliğin nedeni kapitalist büyümenin kendisi dolayısıyla tam bir ilişki tersliği söz konusu Artık şifa diye sunulan ilaç çoktan hastalığın nedeni haline gelmiş durumda e daha çok GSHY artışı sadece hastalığı daha da derinleştirilebilir Bu da daha geç olmadan yeni zenginlik refah ve mutluluk tanımına yeni bir insan insan insan toplum ve toplum doğa anlayışına yeni bir yaşam tarzına ihtiyacımız olduğu anlamına geliyor