MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Yeni Türk Sineması ve Deleuze Felsefesi — Tezcan Kaplan

Yeni Türk Sineması ve Deleuze Felsefesi
612,00
Fotoğraf Sinema TiyatroSinema İncelemeSinema

Yeni Türk Sineması ve Deleuze Felsefesi

Tezcan Kaplan

Kabalcı Yayınevi

2024576 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

Yeni Türk Sineması ve Deleuze Felsefesi

Tezcan Kaplan

Filmleri dönemlere göre değişen ama özünde aynı kalan sosyo ekonomik kalıplardan çıkardığımızda ne görür ve işitiriz Bu kalıpların tarihsel sınırlarını belirleyen yeni ye dair bitmek bilmeyen enflasyonda perdeden uzaklaştırılan sinemanın tekil mevcudiyeti değil midir Eğer bu mevcudiyeti yok sayacaksak söz gelimi bir roman okumak ile bir film izlemek arasında nasıl bir fark kalır Deleuze ü sinema çalışmaları için kıymetli kılan tam da bu farkı düşünebilme hâlidir Deleuze le birlikte hem sinemanın farkını hem de bu farktaki farklılaşmayı imge ve göstergeleri birlikte ele alabiliriz Deleuze filmlere ve onlarla birlikte yaşama bakışımızda bir perspektif değişimine işaret eder Yaşama içkin olan düşünce ile sinemaya içkin olan duyumsama eşzamanlıdır İkisi aynı anda olup biter Deleuze ün canlı imge tasavvurundaki imgeler evreninde oluşan aralık mefhumunun genişletilmiş hâlidir sinematik deneyim yaşamın bir anlığına epoché olarak perde veya ekranda askıya alınması Bu yüzeydeki imge ve göstergeler temsil edilmesi için bilince sunulmuş şeyler değildir Bilincin kendisi onlar arasında süregelen bir şeydir zaten evrensel akıştan bir kesittir Tersyüz etme burada devreye girer İmgeler evreninin bilince açılması değil bilincin imgeler evrenine açılması söz konusudur Her film bu evrene ait bir imge dünya dır Filmlerle bizim aramızda bilinç aracılığıyla doldurulan bir boşluktansa her yeni filmle birlikte yeniden açılan çatallanan bir önceye ve sonraya götüren imge ve gösterge problemleri vardır Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
639,00

Kabalcı Yayınevi

2024576 sf.
Şehadet Kitap

Filmleri dönemlere göre değişen ama özünde aynı kalan sosyo ekonomik kalıplardan çıkardığımızda ne görür ve işitiriz Bu kalıpların tarihsel sınırlarını belirleyen yeni ye dair bitmek bilmeyen enflasyonda perdeden uzaklaştırılan sinemanın tekil mevcudiyeti değil midir Eğer bu mevcudiyeti yok sayacaksak söz gelimi bir roman okumak ile bir film izlemek arasında nasıl bir fark kalır Deleuze ü sinema çalışmaları için kıymetli kılan tam da bu farkı düşünebilme hâlidir Deleuze le birlikte hem sinemanın farkını hem de bu farktaki farklılaşmayı imge ve göstergeleri birlikte ele alabiliriz Deleuze filmlere ve onlarla birlikte yaşama bakışımızda bir perspektif değişimine işaret eder Yaşama içkin olan düşünce ile sinemaya içkin olan duyumsama eşzamanlıdır İkisi aynı anda olup biter Deleuze ün canlı imge tasavvurundaki imgeler evreninde oluşan aralık mefhumunun genişletilmiş hâlidir sinematik deneyim yaşamın bir anlığına epoché olarak perde veya ekranda askıya alınması Bu yüzeydeki imge ve göstergeler temsil edilmesi için bilince sunulmuş şeyler değildir Bilincin kendisi onlar arasında süregelen bir şeydir zaten evrensel akıştan bir kesittir Tersyüz etme burada devreye girer İmgeler evreninin bilince açılması değil bilincin imgeler evrenine açılması söz konusudur Her film bu evrene ait bir imge dünya dır Filmlerle bizim aramızda bilinç aracılığıyla doldurulan bir boşluktansa her yeni filmle birlikte yeniden açılan çatallanan bir önceye ve sonraya götüren imge ve gösterge problemleri vardır

Kitap Sepeti
657,00

Kabalcı Yayınevi - Doruk Yayınları

2024576 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

YENİ TÜRK SİNEMASI VE DELEUZE FELSEFESİYazar TEZCAN KAPLANFilmleri dönemlere göre değişen ama özünde aynı kalan sosyo ekonomik kalıplardan çıkardığımızda ne görür ve işitiriz Bu kalıpların tarihsel sınırlarını belirleyen yeni ye dair bitmek bilmeyen enflasyonda perdeden uzaklaştırılan sinemanın tekil mevcudiyeti değil midir Eğer bu mevcudiyeti yok sayacaksak söz gelimi bir roman okumak ile bir film izlemek arasında nasıl bir fark kalır Deleuze ü sinema çalışmaları için kıymetli kılan tam da bu farkı düşünebilme hâlidir Deleuze le birlikte hem sinemanın farkını hem de bu farktaki farklılaşmayı imge ve göstergeleri birlikte ele alabiliriz Deleuze filmlere ve onlarla birlikte yaşama bakışımızda bir perspektif değişimine işaret eder Yaşama içkin olan düşünce ile sinemaya içkin olan duyumsama eşzamanlıdır İkisi aynı anda olup biter Deleuze ün canlı imge tasavvurundaki imgeler evreninde oluşan aralık mefhumunun genişletilmiş hâlidir sinematik deneyim yaşamın bir anlığına epoché olarak perde veya ekranda askıya alınması Bu yüzeydeki imge ve göstergeler temsil edilmesi için bilince sunulmuş şeyler değildir Bilincin kendisi onlar arasında süregelen bir şeydir zaten evrensel akıştan bir kesittir Tersyüz etme burada devreye girer İmgeler evreninin bilince açılması değil bilincin imgeler evrenine açılması söz konusudur Her film bu evrene ait bir imge dünya dır Filmlerle bizim aramızda bilinç aracılığıyla doldurulan bir boşluktansa her yeni filmle birlikte yeniden açılan çatallanan bir önceye ve sonraya götüren imge ve gösterge problemleri vardır

Pandora
720,00

Kabalcı

2024576 sf.
Pandora

YENİ TÜRK SİNEMASI VE DELEUZE FELSEFESİ Yazar TEZCAN KAPLAN Filmleri dönemlere göre değişen ama özünde aynı kalan sosyo ekonomik kalıplardan çıkardığımızda ne görür ve işitiriz Bu kalıpların tarihsel sınırlarını belirleyen yeni ye dair bitmek bilmeyen enflasyonda perdeden uzaklaştırılan sinemanın tekil mevcudiyeti değil midir Eğer bu mevcudiyeti yok sayacaksak söz gelimi bir roman okumak ile bir film izlemek arasında nasıl bir fark kalır Deleuze ü sinema çalışmaları için kıymetli kılan tam da bu farkı düşünebilme hâlidir Deleuze le birlikte hem sinemanın farkını hem de bu farktaki farklılaşmayı imge ve göstergeleri birlikte ele alabiliriz Deleuze filmlere ve onlarla birlikte yaşama bakışımızda bir perspektif değişimine işaret eder Yaşama içkin olan düşünce ile sinemaya içkin olan duyumsama eşzamanlıdır İkisi aynı anda olup biter Deleuze ün canlı imge tasavvurundaki imgeler evreninde oluşan aralık mefhumunun genişletilmiş hâlidir sinematik deneyim yaşamın bir anlığına epoché olarak perde veya ekranda askıya alınması Bu yüzeydeki imge ve göstergeler temsil edilmesi için bilince sunulmuş şeyler değildir Bilincin kendisi onlar arasında süregelen bir şeydir zaten evrensel akıştan bir kesittir Tersyüz etme burada devreye girer İmgeler evreninin bilince açılması değil bilincin imgeler evrenine açılması söz konusudur Her film bu evrene ait bir imge dünya dır Filmlerle bizim aramızda bilinç aracılığıyla doldurulan bir boşluktansa her yeni filmle birlikte yeniden açılan çatallanan bir önceye ve sonraya götüren imge ve gösterge problemleri vardır

D&R
737,10

Kabalcı Yayınevi

20241. baskı576 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

Filmleri dönemlere göre değişen ama özünde aynı kalan sosyo ekonomik kalıplardan çıkardığımızda ne görür ve işitiriz Bu kalıpların tarihsel sınırlarını belirleyen yeni ye dair bitmek bilmeyen enflasyonda perdeden uzaklaştırılan sinemanın tekil mevcudiyeti değil midir Eğer bu mevcudiyeti yok sayacaksak söz gelimi bir roman okumak ile bir film izlemek arasında nasıl bir fark kalır Deleuze ü sinema çalışmaları için kıymetli kılan tam da bu farkı düşünebilme hâlidir Deleuze le birlikte hem sinemanın farkını hem de bu farktaki farklılaşmayı imge ve göstergeleri birlikte ele alabiliriz Deleuze filmlere ve onlarla birlikte yaşama bakışımızda bir perspektif değişimine işaret eder Yaşama içkin olan düşünce ile sinemaya içkin olan duyumsama eşzamanlıdır İkisi aynı anda olup biter Deleuze ün canlı imge tasavvurundaki imgeler evreninde oluşan aralık mefhumunun genişletilmiş hâlidir sinematik deneyim yaşamın bir anlığına epoché olarak perde veya ekranda askıya alınması Bu yüzeydeki imge ve göstergeler temsil edilmesi için bilince sunulmuş şeyler değildir Bilincin kendisi onlar arasında süregelen bir şeydir zaten evrensel akıştan bir kesittir Tersyüz etme burada devreye girer İmgeler evreninin bilince açılması değil bilincin imgeler evrenine açılması söz konusudur Her film bu evrene ait bir imge dünya dır Filmlerle bizim aramızda bilinç aracılığıyla doldurulan bir boşluktansa her yeni filmle birlikte yeniden açılan çatallanan bir önceye ve sonraya götüren imge ve gösterge problemleri vardır Tanıtım Bülteninden

Nobel Kitap
765,00

Kabalcı Yayınevi - Doruk Yayınları

2024576 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

YENİ TÜRK SİNEMASI VE DELEUZE FELSEFESİYazar TEZCAN KAPLANFilmleri dönemlere göre değişen ama özünde aynı kalan sosyo ekonomik kalıplardan çıkardığımızda ne görür ve işitiriz Bu kalıpların tarihsel sınırlarını belirleyen yeni ye dair bitmek bilmeyen enflasyonda perdeden uzaklaştırılan sinemanın tekil mevcudiyeti değil midir Eğer bu mevcudiyeti yok sayacaksak söz gelimi bir roman okumak ile bir film izlemek arasında nasıl bir fark kalır Deleuze ü sinema çalışmaları için kıymetli kılan tam da bu farkı düşünebilme hâlidir Deleuze le birlikte hem sinemanın farkını hem de bu farktaki farklılaşmayı imge ve göstergeleri birlikte ele alabiliriz Deleuze filmlere ve onlarla birlikte yaşama bakışımızda bir perspektif değişimine işaret eder Yaşama içkin olan düşünce ile sinemaya içkin olan duyumsama eşzamanlıdır İkisi aynı anda olup biter Deleuze ün canlı imge tasavvurundaki imgeler evreninde oluşan aralık mefhumunun genişletilmiş hâlidir sinematik deneyim yaşamın bir anlığına epoché olarak perde veya ekranda askıya alınması Bu yüzeydeki imge ve göstergeler temsil edilmesi için bilince sunulmuş şeyler değildir Bilincin kendisi onlar arasında süregelen bir şeydir zaten evrensel akıştan bir kesittir Tersyüz etme burada devreye girer İmgeler evreninin bilince açılması değil bilincin imgeler evrenine açılması söz konusudur Her film bu evrene ait bir imge dünya dır Filmlerle bizim aramızda bilinç aracılığıyla doldurulan bir boşluktansa her yeni filmle birlikte yeniden açılan çatallanan bir önceye ve sonraya götüren imge ve gösterge problemleri vardır