Yeni Türkiye nin Hedefleri

Yeni Türkiye nin Hedefleri
Alibi Yayıncılık
Yeni Türkiye nin Hedefleri
Türkiye miz çok zor günlerden geçiyor İçte ve dışta her gün yaşanan üzücü ve düşündürücü olaylar Nereye Gidiyoruz sorusunu sıklıkla akıllara getiriyor PKK terörü hortladı Çözüm Süreci fos çıktı ve tam bir çözümsüzlük sarmalına girdi Ülkemiz ateş topuna döndü Suriye güneyimizde kanayan bir yara Suriye ile birlikte IŞİD tehdit haline geldi Rusya ABD ve AB ile ilişkiler dibe vurdu 0 sorundan Hep Sorun durumuna gelindi Yalnızlaştık Başkanlık tartışmaları da son nokta oldu ve Türk Halkını gittikçe kutuplaşmaya götürüyor Gelecek günler tartışmalı günlerin habercisi gibi Osman Özbek AKP nin 14 yıllık bu iktidar sürecini mercek altına alıyor Bu süreci karanlık yıllar olarak adlandırıyor Bu yaşananları Türkiye nin nasıl bir enkaza çevrildiğini detayları ile anlatıyor Türkiye nin Karanlık Yılları hafıza tazelemek ve yaşananları bir daha irdelemek için bir başucu kitabı Osman Özbek kurtuluş için çözüm reçetelerini de kitap içinde detaylarıyla veriyor 14 yıllık enkazı kaldırmak ve bu enkazla yüzleşmek Türkiye nin en büyük sorunu Değerli gazeteci hukukçu Arslan Bulut kitabın özetini yapmış aslında AKP Cumhuriyet in kurucu felsefesini yıkarak ABD de yazılan gizli belge çerçevesinde yeni bir devlet kurma peşinde Bu bakımdan ya Türkiye durur ya da AKP İkisi bir arada yaşayamaz

Can Yayınları
Hakikaten benim gördüğüm manzarayı gördükten sonra yapılacak şey derhal bütün kuvvetimizi bütün önemli vasıtalarımızı bütün servet kaynaklarımızı ki İstanbul da toplanmıştı bunların tamamını bir an önce Anadolu ya atmak ve derhal hükümeti Anadolu ya nakletmek ateşkes hükümlerine aykırı yapılan en ufak bir harekete karşı derhal kuvvet kullanmak gerekiyordu Ve ben onu yapmak istiyordum Mustafa Kemal Atatürk ün 2 Şubat 1923 te İzmir de yaptığı bu konuşma nutuktan çok bir liderin halkıyla sohbeti olarak okunabilir İzmir in kurtuluşundan kısa bir süre sonra yapılan bu toplantıda Atatürk farklı kesimlerden insanlara hayalindeki Türkiye yi anlatır eğitimden kadın haklarına dinden askeriyeye çeşitli konulardaki düşüncelerini halkla paylaşır İzmir konuşması büyük badireler atlatmış bir halkın lideriyle samimi ilişkisini liderin halkına hesap verebilirliğini göstermesi açısından da önemli bir belge

Bilge Kültür Sanat
Bütün Türkler ve Türkiye için tekliflerde bulunan Ziya Gökalp ın birbirini tamamlayan üç uzun makalesini Yeni Türkiye nin Hedefleri başlığıyla bir araya getirdik Turancılık Ziya Gökalp ın esas umdesidir Onun yaşadığı dönemde 1917 de Bolşevik İhtilâli olmuş ve Türkler için bağımsızlık umudu doğmuştur İhtilâlden bir yıl sonra Yeni Mecmua da Rusya daki Türkler Ne Yapmalı makalesini yazmış ve ne yapılması gerektiğini bir bir sıralamıştır Bu makale ayrıca dergiden aynen alınarak kitapçık olarak da yayımlanmıştır Ziya Gökalp Yeni Türkiye kurulurken Türkçülüğün Esasları yla bütünleşecek görüşlerini açıklamıştır Doğru Yol Hâkimiyet i Milliye ve Umdelerin Tasnif Tahlil ve Tefsiri kitapçığı birtakım umdelerin toplamıdır Yeni Türkiye gazetesinde Yeni Türkiye nin Hedefleri genel başlığı altında tekliflerde bulunmuştur

Astana Yayınları
Bu kitabı Türkiye nin gerileyen tarım ve hayvancılık sektörünü dikkate alarak yazdım Amacım tarım kesiminin bir ekonomide yeri doldurulamayan bir kimliğe sahip olduğunu vurgulamaktır İkincisi ise Türkiye de bir türlü sermaye darboğazı aşılamamaktadır Bunun çözümünü yani denizlerle çevrili olan Türkiye de kıyı yatırımcılarına davet çıkarmak olacaktır Kıyı bankacılığı yaklaşımı da bu modele işlerlik kazandıran bir faktör olmaktadır Umudum kitapta işlenen konuların inisiyatif sahibi kimseleri harekete geçirmesidir Bu temennimdeki dayanağım ise İmam Şafi nin Bir delil ile 40 alimi yendim 40 delil ile bir cahili yenemedim sözüdür Geleceğini parlak bulduğum Türkiye yi daha yüksek refah seviyelerinde görmek beklentisi içinde kalarak saygılar sunuyorum

Değişim Yayınları
Bu kitapta Osmanlı dan günümüze havacılık alanında yapılan çalışmalara ilişkin genel bir araştırma ve bu araştırmanın sonucunda ortaya çıkan tablo okuyucuların ilgisine sunulmuştur Türkiye de özellikle son yirmi yılda savunma sanayi alanında çok önemli gelişmeler yaşandı Bu gelişmelere bağlı olarak dünyanın birçok farklı noktasında bu gelişmeler konuşulmaya başlandı Özellikle İHA ve SİHA lar Türkiye ye dönük ilginin merkezinde yer aldı Elbette Türkiye deki gelişmeler sadece bunlarla sınırlı değil Şu anda Türkiye kendi imkânlarıyla savunma sanayi alanındaki ihtiyaçlarını kendisi üretmeye başlamış durumda Bu gelişmeler ülkemiz adına umut verici Ancak kimilerine göre bu alanda kendi ayaklarımızın üzerinde durabilmek için geç kalmış gibi görünüyorken kimilerine göre yaşanan tüm aksaklıklara rağmen bugün gelinen nokta çok önemli Hazırlanan bu kitap ile tartışmalara mercek tutmaya ve Türkiye nin son yirmi yılda yakalamış olduğu ivmenin neden geçmişte yakalanamadığını anlamaya çalıştık Bu çerçevede özellikle havacılık alanında Osmanlı dan itibaren yapılan çalışmaları Cumhuriyet in ilanıyla birlikte neler yapıldığını ve bu alanda yürütülen çalışmaları inceledik Türkiye de millî bir savunma sanayi dendiğinde hiç şüphesiz Vecihi Hürkuş Selahattin Alan Nuri Killigil ve Nuri Demirağ gibi isimler öne çıkıyor Hürkuş Alan ve Demirağ daha çok havacılık çalışmalarıyla bilinirken Killigil Paşa ise yerli silah üretimiyle tanınmaktadır Bu kişilerin kısaca yaşantılarından eğitimlerinden devlet görevlerinden ve bu alandaki faaliyetlerinden bahsettik Bunun yanında Türkiye nin önemli iş insanlarından ve kazandığının neredeyse tamamını yine ülkesi için harcamaktan hiç çekinmeyen Nuri Demirağ ile ilgili biraz daha geniş bir tartışma yürüttük Çünkü Demirağ ın hikâyesi sıradan görülemez Çok büyük bir emek vatan sevgisi ve hayal kırıklığıyla dolu Türkiye nin savunma sanayi alanında yürüttüğü çalışmaların sürekli birileri tarafından engellenmeye çalıştığı çokça zikredilir Kamuoyunda genel bir şüphe durumu söz konusudur Adı konmamış bir müdahaleden bahsedilir ama kim ne amaçla Türkiye yi engellemek istemiş olabilir açıkça belirtilmez İşte Nuri Demirağ ın yaşadıkları bu tartışmaların bu spekülasyonların en somutlaşmış hâlidir Ülkesi için gece gündüz demeden çalışan üreten Demirağ sonunda çok büyük bir hayal kırıklığı yaşar Yaptıkları nedeniyle bırakın takdir edilmeyi bedel ödetilir iflas eder Yaptığı uçaklar hangarlarda çürümeye terk edilir İşte bu nedenle Demirağ ın hikâyesine ayrıca odaklandık O dönemlerde yaşananları en geniş şekliyle tartışıp anlama gayreti içerisinde olduk Türkiye nin bugün geldiği nokta ile o dönemde yaşanalar arasındaki benzerlikleri göstermeye çalıştık Dün Nuri Demirağ ın Türkiye için ürettiği uçaklardan rahatsız olanlar vardı Bugün de Bayraktar ın İHA ve SİHA larını tartışmaya açmak isteyenler mevcut Bu iki itirazın ne kadar birbirine benzer olduğunu gördük Bu kitap bir ekip çalışmasının meşakkatli ve uzun bir sürece yayılan emekleri ile ortaya çıkabildi Yazım ve araştırma süreçleri dikkat ve titizlikle ele alınarak tüm süreçlere hassasiyetle özen gösterildi

Toker Yayınları
Ziya Gökalp Malta daki sürgün hayatını tamamlayıp 19 Mayıs 1921 tarihinde yurda döndükten sonra Diyarbakır da Mefkure isimli bir dergi çıkarmak istedi Fakat şehrin valisi bu isme itiraz ettiği için dergisine Küçük Mecmua adını verdi Urfa nın Fransız Mardin in İngiliz işgali altında olduğu o dönemde dergisinde vatanperverane yazılar yazdı Sonra Ankara da Telif ve Tercüme Heyeti başkanlığına getirildiği için kitap ve dergi çalışmalarına bir süre ara verdi 11 Ağustos 1923 de Diyarbakır milletvekili seçilince yeniden yazı hayatına dönme fırsatı buldu Yeni Türkiye isimli gazeteyi kurdu Atatürk ün isteği ile bu gazetede ve Hakimiyet i Milliye de yeni yapılanmakta olan Türk Devleti nin düzenlenmesine yol gösterici çok değerli makaleler yazdı Yeni Türkiye nin Hedefleri isimli bu kitap Ziya Gökalp in 1 Temmuz 1923 ten itibaren aynı isimle Yeni Türkiye Gazetesi nde yazdığı o makalelerin bir araya getirilmesi ile hazırlanmıştır

Astana Yayınları
Türkiye nin Avrupa Birliği ne girme ve üye olma macerası yaklaşık yarım yüzyıl önce başladı ama bugüne kadar sonuçlanamadı Yirminci yüzyılın ikinci yarısında sürekli olarak bu doğrultuda girişimler gündeme geldi Türkiye Avrupa Birliği ne girmek ve yakın olmak için çaba gösterdikçe çaba gösterdikçe Avrupa Birliği ve de ülkeleri ülkemizi dışlayan ve iten bir yaklaşımı planlı olarak uyguladılar Türkiye nin her atağa geçmesinde yeni yeni taleplerle ülkemizi oyaladılar Bitmek tükenmek bilmeyen istekleri ile Türkiye nin kendi içinde bocalamasına neden oldular Buna karşın Türkiye Avrupa Birliği ne üye olabilmek için kendisinden istenen her türlü talebe fazlasıyla uyum göstermiştir Bu doğrultuda tam sekiz uyum paketi kabul edilmiş ve birçok yasal değişiklik yapılmıştır Her uyum paketinin kabulünün ertesinde yeni bir uyum paketiyle karşımıza çıkan Avrupa Birliği bitmek bilmeyen yeni isteklerini Türkiye nin önüne dayatmıştır Avrupa Birliği yıllarca bize bir uygarlık projesi olarak gösterilmiş ve bizim bu ailede yer alabilmemiz için yeniden yapılanmamız zorlanmıştır Aradan geçen yarım yüzyıllık dönem sonrasında Türkiye ye tam üyelik anlamında hiçbir güvence verilmemesi otuz yıldır Türklerin hakkı olan serbest dolaşım hakkının uygulanmaması Avrupa Birliği dönüştürme hakkını elinde tutarak Türkiye ye yeni bir Yugoslavya tipi dağılma modelini dayatması Türkiye nin ulusal çıkarları doğrultusunda bir arayışa izin vermemesi gümrük birliğine girme nedeniyle ortaya çıkan milyarlarca dolarlık dış borcu dengelemek için fon yardımlarını yapmaması fonları Türkiye yi parçalayacak ve dağıtacak sivil toplumculuk için kullandırması Türkiye Cumhuriyeti nin bekası için son derece olumsuz gelişmelerdir Son olarak dayatılan uyum paketleriyle devletimizin yetkili organları artık ülkemizin yarım yüzyıllık Avrupa macerasını hüsranla sonuçlanacağı gerçeğini yerinde ve zamanında değerlendirmeli ve Avrupa Birliği nin Türkiye nin tam ve eşit üyeliği konusunda güven verici adımlar atmadıkça ödün verme sürecini kesmeleri gerektiğini görmelidirler Bu kitap artık bir uygarlık projesinden daha çok yeni bir emperyalizm projesine dönüşen Avrupa Birliği macerasına son verilmesi gerektiğini Türk kamuoyuna anlatmak için hazırlanmıştır Türkiye Cumhuriyeti hiçbir zaman Avrupa Birliği nin sömürgesi ya da uydusu olmayacaktır