MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Yeniçağ Felsefesinde Apriori Problemi — Uluğ Nutku

Yeniçağ Felsefesinde Apriori Problemi
161,00
DüşünceGENEL FELSEFEGenel

Yeniçağ Felsefesinde Apriori Problemi

Uluğ Nutku

Doğu Batı Yayınları

2016
İnce Kapak
Kitap AmbarıEn ucuz

Yeniçağ Felsefesinde Apriori Problemi

Uluğ Nutku

Bir felsefe disiplini olarak Epistemoloji belki metafizik etik estetik tarih dil vb felsefeleri kadar ilgi çekmez Ama modern çağın başlangıcında yeni bilimlerin ortaya çıkmasında kanun özelliği kazanan bilgiler ile bunların etrafında zuhur eden yeni problemler örgüsü üzerindeki düşüncelerin son derece belirleyici etkisi olur İnsan bilgisinin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği bilginin kaynağı ve kökeni şüpheye yer bı rakmayacak şekilde kesin bilginin mümkün olup olmadığı insanın bilme yeteneği ve neyi bilip neyi bilemeyeceği gibi sorular ve tartışmalar üzerinden Batı düşüncesinin şekillendiğini ve dünyadaki diğer düşünüş biçimlerinden ayrıldığını görürüz Varlığın bir bütün olarak kavranılmasında insanın varlıktaki yerinin belirlenmesi bakımından bilgi sı nırları içinde insan görüşünün tebarüz ettirilmesi üzerine yapılan bu tartışmalarda bir yanda Descartes Leibniz gibi Kıta felsefecilerinin rasyonalistlerin akılda doğuştan a priori bilgilerin idelerin ve ilkelerin olduğu kesin bilgilerin yanıltıcı bilgiden ayrılabileceği gibi düşünceleri varken diğer yanda Locke Hume gibi İngiliz empiristlerin zihnin tabula rasa olduğu tecrübenin ve ampirik verilerin mutlaklaşması düşünceleri yer alır Ve tüm bunların üzerinde Kant ın eleştirel düşüncesi yükselir Bilme uğraşının hem metafizik hem de bilim olma yönünde kavramsız algılar kör algısız kavramlar boştur diyerek kriterleri belirleyen odur Yeniçağ da yeni bilimlerin ortaya çıkmasında ve insanın bilme gücünün özgüven patlaması yaşamasında tüm bu tartışmaların ve neticesinde de Batı düşüncesinde bilginin sınırlarını kesin olarak çizen Kant ın rolü büyüktür Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
163,30

Doğu Batı Yayınları

2016106 sf.
Şehadet Kitap

Bir felsefe disiplini olarak Epistemoloji belki me tafizik etik estetik tarih dil vb felsefeleri kadar ilgi çek mez Ama modern çağın başlangıcında yeni bi limlerin ortaya çıkmasında kanun özelliği kazanan bilgiler ile bun ların etrafında zuhur eden yeni prob lemler örgüsü üzerindeki düşüncelerin son derece belirleyici etkisi olur İnsan bilgisinin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği bilginin kaynağı ve kökeni şüpheye yer bı rakmayacak şekilde kesin bilginin mümkün olup olmadığı insanın bilme yeteneği ve neyi bilip neyi bilemeyeceği gibi sorular ve tartışmalar üzerinden Batı düşüncesinin şekillendiğini ve dünyadaki diğer düşünüş biçimlerinden ayrıldığını görürüz Varlığın bir bütün olarak kavranılmasında insanın varlıktaki yerinin belirlenmesi bakımından bilgi sı nırları içinde insan görüşünün tebarüz ettirilmesi üzerine yapılan bu tartışmalarda bir yanda Des cartes Leibniz gibi Kıta felsefecilerinin rasyona listlerin akılda doğuştan a priori bilgilerin idelerin ve ilkelerin olduğu kesin bilgilerin yanıltıcı bilgiden ay rılabileceği gibi düşünceleri varken diğer yanda Loc ke Hume gibi İngiliz empiristlerin zihnin tabula rasa olduğu tecrübenin ve ampirik verilerin mutlaklaşması düşünceleriyer alır Ve tüm bunların üzerinde Kant ın eleştirel düşüncesi yükselir Bilme uğraşının hem metafizik hem de bilim olma yönünde kavramsız algılar kör algısız kav ramlar boştur diyerek kriterleri belirleyen odur Ye niçağ da yeni bilimlerin ortaya çıkmasında ve insa nın bilme gücünün özgüven patlaması yaşamasında tüm bu tartışmaların ve neticesinde de Batı düşün cesinde bilginin sınırlarını kesin olarak çizen Kant ın rolü büyüktür

Kitap Yurdu
164,45

DOĞU BATI YAYINLARI

13.07.2020106 sf.
Karton Kapak14 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Bir felsefe disiplini olarak Epistemoloji belki me tafizik etik estetik tarih dil vb felsefeleri kadar ilgi çek mez Ama modern çağın başlangıcında yeni bi limlerin ortaya çıkmasında kanun özelliği kazanan bilgiler ile bun ların etrafında zuhur eden yeni prob lemler örgüsü üzerindeki düşüncelerin son derece belirleyici etkisi olur İnsan bilgisinin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği bilginin kaynağı ve kökeni şüpheye yer bı rakmayacak şekilde kesin bilginin mümkün olup olmadığı insanın bilme yeteneği ve neyi bilip neyi bilemeyeceği gibi sorular ve tartışmalar üzerinden Batı düşüncesinin şekillendiğini ve dünyadaki diğer düşünüş biçimlerinden ayrıldığını görürüz Varlığın bir bütün olarak kavranılmasında insanın varlıktaki yerinin belirlenmesi bakımından bilgi sı nırları içinde insan görüşünün tebarüz ettirilmesi üzerine yapılan bu tartışmalarda bir yanda Des cartes Leibniz gibi Kıta felsefecilerinin rasyona listlerin akılda doğuştan a priori bilgilerin idelerin ve ilkelerin olduğu kesin bilgilerin yanıltıcı bilgiden ay rılabileceği gibi düşünceleri varken diğer yanda Loc ke Hume gibi İngiliz empiristlerin zihnin tabula rasa olduğu tecrübenin ve ampirik verilerin mutlaklaşması düşünceleri yer alır Ve tüm bunların üzerinde Kant ın eleştirel düşüncesi yükselir Bilme uğraşının hem metafizik hem de bilim olma yönünde kavramsız algılar kör algısız kav ramlar boştur diyerek kriterleri belirleyen odur Ye niçağ da yeni bilimlerin ortaya çıkmasında ve insa nın bilme gücünün özgüven patlaması yaşamasında tüm bu tartışmaların ve neticesinde de Batı düşün cesinde bilginin sınırlarını kesin olarak çizen Kant ın rolü büyüktür

Kitap Sepeti
172,50

Doğu Batı Yayınları

2020109 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Bir felsefe disiplini olarak Epistemoloji belki metafizik etik estetik tarih dil vb felsefeleri kadar ilgi çekmez Ama modern çağın başlangıcında yeni bilimlerin ortaya çıkmasında kanun özelliği kazanan bilgiler ile bunların etrafında zuhur eden yeni problemler örgüsü üzerindeki düşüncelerin son derece belirleyici etkisi olur İnsan bilgisinin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği bilginin kaynağı ve kökeni şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin bilginin mümkün olup olmadığı insanın bilme yeteneği ve neyi bilip neyi bilemeyeceği gibi sorular ve tartışmalar üzerinden Batı düşüncesinin şekillendiğini ve dünyadaki diğer düşünüş biçimlerinden ayrıldığını görürüz Varlığın bir bütün olarak kavranılmasında insanın varlıktaki yerinin belirlenmesi bakımından bilgi sınırları içinde insan görüşünün tebarüz ettirilmesi üzerine yapılan bu tartışmalarda bir yanda Descartes Leibniz gibi Kıta felsefecilerinin rasyonalistlerin akılda doğuştan a priori bilgilerin idelerin ve ilkelerin olduğu kesin bilgilerin yanıltıcı bilgiden ayrılabileceği gibi düşünceleri varken diğer yanda Locke Hume gibi İngiliz empiristlerin zihnin tabula rasa olduğu tecrübenin ve ampirik verilerin mutlaklaşması düşünceleri yer alır Ve tüm bunların üzerinde Kant ın eleştirel düşüncesi yükselir Bilme uğraşının hem metafizik hem de bilim olma yönünde kavramsız algılar kör algısız kavramlar boştur diyerek kriterleri belirleyen odur Yeniçağ da yeni bilimlerin ortaya çıkmasında ve insanın bilme gücünün özgüven patlaması yaşamasında tüm bu tartışmaların ve neticesinde de Batı düşüncesinde bilginin sınırlarını kesin olarak çizen Kant ın rolü büyüktür

Pandora
184,00

Doğu-Batı

2016106 sf.
Pandora

Bir felsefe disiplini olarak Epistemoloji belki metafizik etik estetik tarih dil vb felsefeleri kadar ilgi çekmez Ama modern çağın başlangıcında yeni bilimlerin ortaya çıkmasında kanun özelliği kazanan bilgiler ile bunların etrafında zuhur eden yeni problemler örgüsü üzerindeki düşüncelerin son derece belirleyici etkisi olur İnsan bilgisinin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği bilginin kaynağı ve kökeni şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin bilginin mümkün olup olmadığı insanın bilme yeteneği ve neyi bilip neyi bilemeyeceği gibi sorular ve tartışmalar üzerinden Batı düşüncesinin şekillendiğini ve dünyadaki diğer düşünüş biçimlerinden ayrıldığını görürüz Varlığın bir bütün olarak kavranılmasında insanın varlıktaki yerinin belirlenmesi bakımından bilgi sınırları içinde insan görüşünün tebarüz ettirilmesi üzerine yapılan bu tartışmalarda bir yanda Descartes Leibniz gibi Kıta felsefecilerinin rasyonalistlerin akılda doğuştan a priori bilgilerin idelerin ve ilkelerin olduğu kesin bilgilerin yanıltıcı bilgiden ayrılabileceği gibi düşünceleri varken diğer yanda Locke Hume gibi İngiliz empiristlerin zihnin tabula rasa olduğu tecrübenin ve ampirik verilerin mutlaklaşması düşünceleri yer alır Ve tüm bunların üzerinde Kant ın eleştirel düşüncesi yükselir Bilme uğraşının hem metafizik hem de bilim olma yönünde kavramsız algılar kör algısız kavramlar boştur diyerek kriterleri belirleyen odur Yeniçağ da yeni bilimlerin ortaya çıkmasında ve insanın bilme gücünün özgüven patlaması yaşamasında tüm bu tartışmaların ve neticesinde de Batı düşüncesinde bilginin sınırlarını kesin olarak çizen Kant ın rolü büyüktür

Ucuz Kitap Al
195,50

Doğu Batı Yayınları

Haziran 2020109 sf.
14.00x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Uluğ Nutku tarafından kaleme alınan Yeniçağ Felsefesinde Apriori Problemi Doğu Batı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yeniçağ Felsefesinde Apriori Problemi Uluğ Nutku Kitap Özeti Bir felsefe disiplini olarak Epistemoloji belki metafizik etik estetik tarih dil vb felsefeleri kadar ilgi çekmez Ama modern çağın başlangıcında yeni bilimlerin ortaya çıkmasında kanun özelliği kazanan bilgiler ile bunların etrafında zuhur eden yeni problemler örgüsü üzerindeki düşüncelerin son derece belirleyici etkisi olur İnsan bilgisinin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği bilginin kaynağı ve kökeni şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin bilginin mümkün olup olmadığı insanın bilme yeteneği ve neyi bilip neyi bilemeyeceği gibi sorular ve tartışmalar üzerinden Batı düşüncesinin şekillendiğini ve dünyadaki diğer düşünüş biçimlerinden ayrıldığını görürüz Varlığın bir bütün olarak kavranılmasında insanın varlıktaki yerinin belirlenmesi bakımından bilgi sınırları içinde insan görüşünün tebarüz ettirilmesi üzerine yapılan bu tartışmalarda bir yanda Descartes Leibniz gibi Kıta felsefecilerinin rasyonalistlerin akılda doğuştan a priori bilgilerin idelerin ve ilkelerin olduğu kesin bilgilerin yanıltıcı bilgiden ayrılabileceği gibi düşünceleri varken diğer yanda Locke Hume gibi İngiliz empiristlerin zihnin tabula rasa olduğu tecrübenin ve ampirik verilerin mutlaklaşması düşünceleri yer alır Ve tüm bunların üzerinde Kant ın eleştirel düşüncesi yükselir Bilme uğraşının hem metafizik hem de bilim olma yönünde kavramsız algılar kör algısız kavramlar boştur diyerek kriterleri belirleyen odur Yeniçağ da yeni bilimlerin ortaya çıkmasında ve insanın bilme gücünün özgüven patlaması yaşamasında tüm bu tartışmaların ve neticesinde de Batı düşüncesinde bilginin sınırlarını kesin olarak çizen Kant ın rolü büyüktür Yayınevi Doğu Batı Yayınları Yazar Uluğ Nutku Sayfa 109 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Haziran 2020 Barkod 9786055063832 Kategori Düşünce

Nobel Kitap
200,10

Doğu Batı Yayınları

2020109 sf.
Ciltsiz14x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Bir felsefe disiplini olarak Epistemoloji belki metafizik etik estetik tarih dil vb felsefeleri kadar ilgi çekmez Ama modern çağın başlangıcında yeni bilimlerin ortaya çıkmasında kanun özelliği kazanan bilgiler ile bunların etrafında zuhur eden yeni problemler örgüsü üzerindeki düşüncelerin son derece belirleyici etkisi olur İnsan bilgisinin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği bilginin kaynağı ve kökeni şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin bilginin mümkün olup olmadığı insanın bilme yeteneği ve neyi bilip neyi bilemeyeceği gibi sorular ve tartışmalar üzerinden Batı düşüncesinin şekillendiğini ve dünyadaki diğer düşünüş biçimlerinden ayrıldığını görürüz Varlığın bir bütün olarak kavranılmasında insanın varlıktaki yerinin belirlenmesi bakımından bilgi sınırları içinde insan görüşünün tebarüz ettirilmesi üzerine yapılan bu tartışmalarda bir yanda Descartes Leibniz gibi Kıta felsefecilerinin rasyonalistlerin akılda doğuştan a priori bilgilerin idelerin ve ilkelerin olduğu kesin bilgilerin yanıltıcı bilgiden ayrılabileceği gibi düşünceleri varken diğer yanda Locke Hume gibi İngiliz empiristlerin zihnin tabula rasa olduğu tecrübenin ve ampirik verilerin mutlaklaşması düşünceleri yer alır Ve tüm bunların üzerinde Kant ın eleştirel düşüncesi yükselir Bilme uğraşının hem metafizik hem de bilim olma yönünde kavramsız algılar kör algısız kavramlar boştur diyerek kriterleri belirleyen odur Yeniçağ da yeni bilimlerin ortaya çıkmasında ve insanın bilme gücünün özgüven patlaması yaşamasında tüm bu tartışmaların ve neticesinde de Batı düşüncesinde bilginin sınırlarını kesin olarak çizen Kant ın rolü büyüktür

Kitapsan
207,00

DOĞU BATI YAYINLARI

20161. baskı106 sf.
TÜRKÇE
Kitapsan

Bir felsefe disiplini olarak Epistemoloji belki metafizik etik estetik tarih dil vb felsefeleri kadar ilgi çekmez Ama modern çağın başlangıcında yeni bilimlerin ortaya çıkmasında kanun özelliği kazanan bilgiler ile bunların etrafında zuhur eden yeni problemler örgüsü üzerindeki düşüncelerin son derece belirleyici etkisi olur İnsan bilgisinin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği bilginin kaynağı ve kökeni şüpheye yer bı rakmayacak şekilde kesin bilginin mümkün olup olmadığı insanın bilme yeteneği ve neyi bilip neyi bilemeyeceği gibi sorular ve tartışmalar üzerinden Batı düşüncesinin şekillendiğini ve dünyadaki diğer düşünüş biçimlerinden ayrıldığını görürüz Varlığın bir bütün olarak kavranılmasında insanın varlıktaki yerinin belirlenmesi bakımından bilgi sı nırları içinde insan görüşünün tebarüz ettirilmesi üzerine yapılan bu tartışmalarda bir yanda Descartes Leibniz gibi Kıta felsefecilerinin rasyonalistlerin akılda doğuştan a priori bilgilerin idelerin ve ilkelerin olduğu kesin bilgilerin yanıltıcı bilgiden ayrılabileceği gibi düşünceleri varken diğer yanda Locke Hume gibi İngiliz empiristlerin zihnin tabula rasa olduğu tecrübenin ve ampirik verilerin mutlaklaşması düşünceleri yer alır Ve tüm bunların üzerinde Kant ın eleştirel düşüncesi yükselir Bilme uğraşının hem metafizik hem de bilim olma yönünde kavramsız algılar kör algısız kavramlar boştur diyerek kriterleri belirleyen odur Yeniçağ da yeni bilimlerin ortaya çıkmasında ve insanın bilme gücünün özgüven patlaması yaşamasında tüm bu tartışmaların ve neticesinde de Batı düşüncesinde bilginin sınırlarını kesin olarak çizen Kant ın rolü büyüktür Tanıtım Bülteninden Yayınevi DOĞU BATI YAYINLARI Yazar ULUĞ NUTKU Baskı 1 BASKI Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 106 SAYFA Yıl 2016

D&R
207,00

Doğu Batı Yayınları

2016
Türkçe
D&R

Bir felsefe disiplini olarak Epistemoloji belki metafizik etik estetik tarih dil vb felsefeleri kadar ilgi çekmez Ama modern çağın başlangıcında yeni bilimlerin ortaya çıkmasında kanun özelliği kazanan bilgiler ile bunların etrafında zuhur eden yeni problemler örgüsü üzerindeki düşüncelerin son derece belirleyici etkisi olur İnsan bilgisinin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği bilginin kaynağı ve kökeni şüpheye yer bı rakmayacak şekilde kesin bilginin mümkün olup olmadığı insanın bilme yeteneği ve neyi bilip neyi bilemeyeceği gibi sorular ve tartışmalar üzerinden Batı düşüncesinin şekillendiğini ve dünyadaki diğer düşünüş biçimlerinden ayrıldığını görürüz Varlığın bir bütün olarak kavranılmasında insanın varlıktaki yerinin belirlenmesi bakımından bilgi sı nırları içinde insan görüşünün tebarüz ettirilmesi üzerine yapılan bu tartışmalarda bir yanda Descartes Leibniz gibi Kıta felsefecilerinin rasyonalistlerin akılda doğuştan a priori bilgilerin idelerin ve ilkelerin olduğu kesin bilgilerin yanıltıcı bilgiden ayrılabileceği gibi düşünceleri varken diğer yanda Locke Hume gibi İngiliz empiristlerin zihnin tabula rasa olduğu tecrübenin ve ampirik verilerin mutlaklaşması düşünceleri yer alır Ve tüm bunların üzerinde Kant ın eleştirel düşüncesi yükselir Bilme uğraşının hem metafizik hem de bilim olma yönünde kavramsız algılar kör algısız kavramlar boştur diyerek kriterleri belirleyen odur Yeniçağ da yeni bilimlerin ortaya çıkmasında ve insanın bilme gücünün özgüven patlaması yaşamasında tüm bu tartışmaların ve neticesinde de Batı düşüncesinde bilginin sınırlarını kesin olarak çizen Kant ın rolü büyüktür Tanıtım Bülteninden