Yeryüzü — Ömer Köstek

Yeryüzü
Ömer KöstekTheReplika Yayınları
Yeryüzü
Ömer KöstekÖmer Köstek in ikinci romanı Yeryüzü raflarda Hafıza Gerçeklik ve Rüyaların Kesişim Noktası Gözlerin kapanmadan göremezsin üçlemesinin ikinci halkası olan Yeryüzü Ölen Kurtulur okuru bir kez daha Mehmet Alp in zihinsel evrenine davet ediyor İlk romanda Yeraltı nın karanlık dehlizlerinde dolaşan Mehmet Alp ikinci romanında yüzeye yani yeryüzüne çıkıyor fakat karşılaştığı şey gerçeğin pürüzsüz yüzeyi değil parçalanmış zaman kırılmış hatıralar ve yeniden yazılan hayat hikâyeleri Roman okuru daha ilk sayfalarda bir akıl hastanesinin soğuk duvarlarına taşıyor Orada doktorlarla ve diğer hastalarla kurulan her temas bir tür ayna işlevi görüyor Doktor Mete yalnızca tıbbi bir otorite değil Mehmet Alp in bilinçaltının kırık parçalarını birleştirmeye çalışan çoğu zaman da onun söylediklerinin ardındaki hakikati kavramaya çalışan bir tanık Hastane toplumsal normların dışına taşan her ruhu bastıran bir yer olmaktan çıkıyor bireyin kendi içindeki çatlaklarıyla yüzleştiği bir geçide dönüşüyor Bu yüzleşmenin en beklenmedik duraklarından biri ise Ari Bey in antika dükkânı İstanbul un eski sokaklarından birinde gizlenen bu dükkân sıradan bir eşya toplayıcısı değildir Raflara dizilmiş objeler Alp in zihninin katmanlarını açan anahtarlara dönüşüyor Bir köstekli saat bir kırık ayna unutulmuş bir mektup Her biri geçmişin gölgelerinden bugüne sızan bir hikâye barındırıyor Ari Bey yalnızca bir antikacı değil hafıza bekçisi hatıraları koruyan sessiz bir arşivci gibi bu romanın merkezine yerleşiyor Yeryüzü okura yalnızca bir bireyin içsel yolculuğunu değil aynı zamanda toplumun normal dediği her şeyin sorgulandığı bir alanı sunuyor Mehmet Alp in gözünden gerçeklik yalnızca yaşanan olayların toplamı değil yeniden kurgulanan yeniden yazılan sürekli eksilen ve çoğalan bir metin Rüyalar hatıralar belgeler ve kâğıtlar iç içe geçiyor okur da tıpkı kahramanımız gibi gördüğü şeyin bir düş mü yoksa hakikat mi olduğuna karar veremiyor Ömer Köstek üçlemenin bu ikinci romanında hem bireysel hem de toplumsal hafızayı sorguluyor Delilik norm hastalık ve tedavi kavramlarını ters yüz ediyor Bir yanda hastanenin soğuk odaları diğer yanda antika dükkânının tozlu rafları İkisinin arasında gidip gelen Mehmet Alp in hikâyesi okura da şu soruyu fısıldıyor Gerçeklik mi bizi iyileştirir yoksa hayaller mi The Replika Yayınları etiketiyle yayımlanan Yeryüzü bir roman olmanın ötesinde hafıza zaman kayıp ve yeniden doğuş üzerine kurulmuş bir edebî deneyim Tanıtım Bülteninden

TheReplika Yayınları
Ömer Köstek in ikinci romanı Yeryüzü raflarda Hafıza Gerçeklik ve Rüyaların Kesişim Noktası Gözlerin kapanmadan göremezsin üçlemesinin ikinci halkası olan Yeryüzü Ölen Kurtulur okuru bir kez daha Mehmet Alp in zihinsel evrenine davet ediyor İlk romanda Yeraltı nın karanlık dehlizlerinde dolaşan Mehmet Alp ikinci romanında yüzeye yani yeryüzüne çıkıyor fakat karşılaştığı şey gerçeğin pürüzsüz yüzeyi değil parçalanmış zaman kırılmış hatıralar ve yeniden yazılan hayat hikâyeleri Roman okuru daha ilk sayfalarda bir akıl hastanesinin soğuk duvarlarına taşıyor Orada doktorlarla ve diğer hastalarla kurulan her temas bir tür ayna işlevi görüyor Doktor Mete yalnızca tıbbi bir otorite değil Mehmet Alp in bilinçaltının kırık parçalarını birleştirmeye çalışan çoğu zaman da onun söylediklerinin ardındaki hakikati kavramaya çalışan bir tanık Hastane toplumsal normların dışına taşan her ruhu bastıran bir yer olmaktan çıkıyor bireyin kendi içindeki çatlaklarıyla yüzleştiği bir geçide dönüşüyor Bu yüzleşmenin en beklenmedik duraklarından biri ise Ari Bey in antika dükkânı İstanbul un eski sokaklarından birinde gizlenen bu dükkân sıradan bir eşya toplayıcısı değildir Raflara dizilmiş objeler Alp in zihninin katmanlarını açan anahtarlara dönüşüyor Bir köstekli saat bir kırık ayna unutulmuş bir mektup Her biri geçmişin gölgelerinden bugüne sızan bir hikâye barındırıyor Ari Bey yalnızca bir antikacı değil hafıza bekçisi hatıraları koruyan sessiz bir arşivci gibi bu romanın merkezine yerleşiyor Yeryüzü okura yalnızca bir bireyin içsel yolculuğunu değil aynı zamanda toplumun normal dediği her şeyin sorgulandığı bir alanı sunuyor Mehmet Alp in gözünden gerçeklik yalnızca yaşanan olayların toplamı değil yeniden kurgulanan yeniden yazılan sürekli eksilen ve çoğalan bir metin Rüyalar hatıralar belgeler ve kâğıtlar iç içe geçiyor okur da tıpkı kahramanımız gibi gördüğü şeyin bir düş mü yoksa hakikat mi olduğuna karar veremiyor Ömer Köstek üçlemenin bu ikinci romanında hem bireysel hem de toplumsal hafızayı sorguluyor Delilik norm hastalık ve tedavi kavramlarını ters yüz ediyor Bir yanda hastanenin soğuk odaları diğer yanda antika dükkânının tozlu rafları İkisinin arasında gidip gelen Mehmet Alp in hikâyesi okura da şu soruyu fısıldıyor Gerçeklik mi bizi iyileştirir yoksa hayaller mi The Replika Yayınları etiketiyle yayımlanan Yeryüzü bir roman olmanın ötesinde hafıza zaman kayıp ve yeniden doğuş üzerine kurulmuş bir edebî deneyim Tanıtım Bülteninden