Yeşilçam Günlüğü — Ayşe Şasa

Yeşilçam Günlüğü
Ayşe ŞasaDergah Yayınları
Yeşilçam Günlüğü
Ayşe ŞasaTeknoloji akılla varlığın arasını açtı deniyor Bu bağı yeniden kuracak olan eğer böyle bir bağı kurmak mümkünse dervişane bakıştır tasavvuftur Türk sinemasının 30 yıllık senaristi Ayşe Şasa Yeşilçam Günlüğü nde sinemamızın sorunlarına taze bir açıdan yaklaşmayı denerken temelini metafizikten alan yeni bir sinema anlayışının da zeminini oluşturmaya çalışıyor Arka Kapak

Gelenek Yayıncılık
Ayşe Şasa çoğumuzun hepimizin içine düştüğümüzü post modern çağ çukurundan ve tıpatıp birbirine benzer yaşamalardan farklı bir yerde duruyor bizi kendince ışıklı bullduğu yeni bir yola çağırıyor Belki bu ideolojiler kadar inançların da çöküş çağında bu kişisel çağrı bazı ruhlarda akis yapabilir ve kimi karanlık yolları aydınlatabilir Bu kitaba göz atmak da bu yolda mütevazı ama etkili bir adım olabilir Atilla Dorsay Ayşe Şasa son zamanlarda tasavvuf temeli üzerine oturmuş yeni bir sinema anlayışının imkanlarını araştıran bir düşünür niteliğiyle karşımıza çıkmakta Beşir Ayvazoğlu Sinemamızın tasavvuf ilkesi ışığında araştırılması bildiğim kadarıyla sinema yazımı alanında ilk ve bu açıdan çok orijinal Giovanni Scognamillo Yeşilçam Günlüğü ıstıraplı bir arayışın öyküsü olduğu kadar hatta daha önce Türk sinemasını bir süreç olarak kavramak ve incelemek çabası olarak da nitelenebilir

Küre Yayınları
Modern Batı medeniyetinin bir ürünü olarak zuhur eden sinemayı İslam medeniyetinin insanları kendilerine has bir tarz ve yöntemle kullanırlar Yine bizler İslam medeniyet dairesinde yaşayan insanlar sinemanın kuramsal hedeflerini kendi medeniyetimizin ana eğilimlerine ana vizyonuna uygun olarak tarif etmekte özgürüz Bizler Batı sinemasının ürünlerini de kendimize has açıdan okuma bu konuda kendi değerlerimizi ve vizyonumuzu temel alan tahlil ve eleştiri yöntemleri kullanma imkânlarına sahibiz Bütün bu eğilimler neticesinde modern Batının teknolojik bir ürünü olarak zuhur eden sinema Geleneğe mâl edilmiş olur Geçenlerde çok genç bir derviş dostum bana şöyle dedi Sinemayı seviyordum tasavvuf ile ilgileniyordum Bu ikisi arasında bağlantı kurmam ise Yeşilçam Günlüğü ile tanışmamdan sonra gerçekleşti Hal böyle ise maksat hasıl olmuştur Hz Mevlana Âlemde her ne ise aradığın bil ki onun cevabı karşılığı kendi kalbindedir der Sinemanın sırlarını kurallarını geleneğini hikmetini kendi kalbinde arayan birinin günlüğüdür Yeşilçam Günlüğü Ben burada zaman zaman düşüncenin sistematiğini zorlamak bozmak pahasına samimi bir arayışın merhalelerini kalbî titreşimlerini kaydetmeye çalıştım Zaman içinde bu küçük günlük birilerine sinemayı onun ürünlerini onun hikmetlerini kalbin ışığında aşkın ışığında okumayı ilham ederse ne mutlu bana

Küre Yayınları
Modern Batı medeniyetinin bir ürünü olarak zuhur eden sinemayı İslam medeniyetinin insanları kendilerine has bir tarz ve yöntemle kullanırlar Yine bizler İslam medeniyet dairesinde yaşayan insanlar sinemanın kuramsal hedeflerini kendi medeniyetimizin ana eğilimlerine ana vizyonuna uygun olarak tarif etmekte özgürüz Bizler Batı sinemasının ürünlerini de kendimize has açıdan okuma bu konuda kendi değerlerimizi ve vizyonumuzu temel alan tahlil ve eleştiri yöntemleri kullanma imkânlarına sahibiz Bütün bu eğilimler neticesinde modern Batının teknolojik bir ürünü olarak zuhur eden sinema Geleneğe mâl edilmiş olur Geçenlerde çok genç bir derviş dostum bana şöyle dedi Sinemayı seviyordum tasavvuf ile ilgileniyordum Bu ikisi arasında bağlantı kurmam ise Yeşilçam Günlüğü ile tanışmamdan sonra gerçekleşti Hal böyle ise maksat hasıl olmuştur Hz Mevlana Âlemde her ne ise aradığın bil ki onun cevabı karşılığı kendi kalbindedir der Sinemanın sırlarını kurallarını geleneğini hikmetini kendi kalbinde arayan birinin günlüğüdür Yeşilçam Günlüğü Ben burada zaman zaman düşüncenin sistematiğini zorlamak bozmak pahasına samimi bir arayışın merhalelerini kalbî titreşimlerini kaydetmeye çalıştım Zaman içinde bu küçük günlük birilerine sinemayı onun ürünlerini onun hikmetlerini kalbin ışığında aşkın ışığında okumayı ilham ederse ne mutlu bana

Ketebe Yayınları
Tu rk sinemasının yu zeyini du n olduğu gibi bugu n de baştan başa kaplayan o kurşun rengi benliksizlik kendi varoluş yasalarına bilinçsizce ve ahlâksızca sırt çevirmiş bir toplum yönetiminin Tu rk toplumunun yakın tarihine ait kolektif bir aldanışın sefil sonucundan başka bir şey değildir diyen Ayşe Şasa 1990 yılında Tu rk sineması u zerine Dergâh dergisinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle hazırlanan Yeşilçam Gu nlu ğu nde sinemanın 60 lı yıllardan beri içine zorla itildiği yavan bir gerçekliğin kalıplarını çözmeye uğraşıyor Tu rkiye de sinemanın değişimine ve dönu şu mu ne göz atmak ve sorunların köku ne inebilmek için sanat ve özelde sinema u zerine bu tu n bir medeniyet birikimini seferber ederek şu mullu bir du şu nme çabasına girişiyor Şasa nın öne su rdu ğu şekliyle Tu rk sineması medeniyet birikimini gelenek ekseninde kullanmadığı su rece bir hikmet sineması oluşturmayacağı gibi sentez gerekçesiyle Doğu ile Batı yı eklemleyen kof akımlarla da bir kuram oluşturamaz Yeşilçam Gu nlu ğu Tu rk sinemasının geçirdiği su reçleri derinlemesine ele alan bir metin olmasının yanı sıra ıstıraplı bir arayışın da öyku su

Ketebe Yayınları
Tu rk sinemasının yu zeyini du n olduğu gibi bugu n de baştan başa kaplayan o kurşun rengi benliksizlik kendi varoluş yasalarına bilinçsizce ve ahlâksızca sırt çevirmiş bir toplum yönetiminin Tu rk toplumunun yakın tarihine ait kolektif bir aldanışın sefil sonucundan başka bir şey değildir diyen Ayşe Şasa 1990 yılında Tu rk sineması u zerine Dergâh dergisinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle hazırlanan Yeşilçam Gu nlu ğu nde sinemanın 60 lı yıllardan beri içine zorla itildiği yavan bir gerçekliğin kalıplarını çözmeye uğraşıyor Tu rkiye de sinemanın değişimine ve dönu şu mu ne göz atmak ve sorunların köku ne inebilmek için sanat ve özelde sinema u zerine bu tu n bir medeniyet birikimini seferber ederek şu mullu bir du şu nme çabasına girişiyor Şasa nın öne su rdu ğu şekliyle Tu rk sineması medeniyet birikimini gelenek ekseninde kullanmadığı su rece bir hikmet sineması oluşturmayacağı gibi sentez gerekçesiyle Doğu ile Batı yı eklemleyen kof akımlarla da bir kuram oluşturamaz Yeşilçam Gu nlu ğu Tu rk sinemasının geçirdiği su reçleri derinlemesine ele alan bir metin olmasının yanı sıra ıstıraplı bir arayışın da öyku su

Ketebe Yayınları
Tu rk sinemasının yu zeyini du n olduğu gibi bugu n de baştan başa kaplayan o kurşun rengi benliksizlik kendi varoluş yasalarına bilinçsizce ve ahlâksızca sırt çevirmiş bir toplum yönetiminin Tu rk toplumunun yakın tarihine ait kolektif bir aldanışın sefil sonucundan başka bir şey değildir diyen Ayşe Şasa 1990 yılında Tu rk sineması u zerine Dergâh dergisinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle hazırlanan Yeşilçam Gu nlu ğu nde sinemanın 60 lı yıllardan beri içine zorla itildiği yavan bir gerçekliğin kalıplarını çözmeye uğraşıyor Tu rkiye de sinemanın değişimine ve dönu şu mu ne göz atmak ve sorunların köku ne inebilmek için sanat ve özelde sinema u zerine bu tu n bir medeniyet birikimini seferber ederek şu mullu bir du şu nme çabasına girişiyor Şasa nın öne su rdu ğu şekliyle Tu rk sineması medeniyet birikimini gelenek ekseninde kullanmadığı su rece bir hikmet sineması oluşturmayacağı gibi sentez gerekçesiyle Doğu ile Batı yı eklemleyen kof akımlarla da bir kuram oluşturamaz Yeşilçam Gu nlu ğu Tu rk sinemasının geçirdiği su reçleri derinlemesine ele alan bir metin olmasının yanı sıra ıstıraplı bir arayışın da öyku su

Ketebe Yayınları
Tu rk sinemasının yu zeyini du n olduğu gibi bugu n de baştan başa kaplayan o kurşun rengi benliksizlik kendi varoluş yasalarına bilinçsizce ve ahlâksızca sırt çevirmiş bir toplum yönetiminin Tu rk toplumunun yakın tarihine ait kolektif bir aldanışın sefil sonucundan başka bir şey değildir diyen Ayşe Şasa 1990 yılında Tu rk sineması u zerine Dergâh dergisinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle hazırlanan Yeşilçam Gu nlu ğu nde sinemanın 60 lı yıllardan beri içine zorla itildiği yavan bir gerçekliğin kalıplarını çözmeye uğraşıyor Tu rkiye de sinemanın değişimine ve dönu şu mu ne göz atmak ve sorunların köku ne inebilmek için sanat ve özelde sinema u zerine bu tu n bir medeniyet birikimini seferber ederek şu mullu bir du şu nme çabasına girişiyor Şasa nın öne su rdu ğu şekliyle Tu rk sineması medeniyet birikimini gelenek ekseninde kullanmadığı su rece bir hikmet sineması oluşturmayacağı gibi sentez gerekçesiyle Doğu ile Batı yı eklemleyen kof akımlarla da bir kuram oluşturamaz Yeşilçam Gu nlu ğu Tu rk sinemasının geçirdiği su reçleri derinlemesine ele alan bir metin olmasının yanı sıra ıstıraplı bir arayışın da öyku su

KETEBE YAYINEVİ
Tu rk sinemasının yu zeyini du n olduğu gibi bugu n de baştan başa kaplayan o kurşun rengi benliksizlik kendi varoluş yasalarına bilinçsizce ve ahlâksızca sırt çevirmiş bir toplum yönetiminin Tu rk toplumunun yakın tarihine ait kolektif bir aldanışın sefil sonucundan başka bir şey değildir diyen Ayşe Şasa 1990 yılında Tu rk sineması u zerine Dergâh dergisinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle hazırlanan Yeşilçam Gu nlu ğu nde sinemanın 60 lı yıllardan beri içine zorla itildiği yavan bir gerçekliğin kalıplarını çözmeye uğraşıyor Tu rkiye de sinemanın değişimine ve dönu şu mu ne göz atmak ve sorunların köku ne inebilmek için sanat ve özelde sinema u zerine bu tu n bir medeniyet birikimini seferber ederek şu mullu bir du şu nme çabasına girişiyor Şasa nın öne su rdu ğu şekliyle Tu rk sineması medeniyet birikimini gelenek ekseninde kullanmadığı su rece bir hikmet sineması oluşturmayacağı gibi sentez gerekçesiyle Doğu ile Batı yı eklemleyen kof akımlarla da bir kuram oluşturamaz Yeşilçam Gu nlu ğu Tu rk sinemasının geçirdiği su reçleri derinlemesine ele alan bir metin olmasının yanı sıra ıstıraplı bir arayışın da öyku su

Ketebe
Tu rk sinemasının yu zeyini du n olduğu gibi bugu n de baştan başa kaplayan o kurşun rengi benliksizlik kendi varoluş yasalarına bilinçsizce ve ahlâksızca sırt çevirmiş bir toplum yönetiminin Tu rk toplumunun yakın tarihine ait kolektif bir aldanışın sefil sonucundan başka bir şey değildir diyen Ayşe Şasa 1990 yılında Tu rk sineması u zerine Dergâh dergisinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle hazırlanan Yeşilçam Gu nlu ğu nde sinemanın 60 lı yıllardan beri içine zorla itildiği yavan bir gerçekliğin kalıplarını çözmeye uğraşıyor Tu rkiye de sinemanın değişimine ve dönu şu mu ne göz atmak ve sorunların köku ne inebilmek için sanat ve özelde sinema u zerine bu tu n bir medeniyet birikimini seferber ederek şu mullu bir du şu nme çabasına girişiyor Şasa nın öne su rdu ğu şekliyle Tu rk sineması medeniyet birikimini gelenek ekseninde kullanmadığı su rece bir hikmet sineması oluşturmayacağı gibi sentez gerekçesiyle Doğu ile Batı yı eklemleyen kof akımlarla da bir kuram oluşturamaz Yeşilçam Gu nlu ğu Tu rk sinemasının geçirdiği su reçleri derinlemesine ele alan bir metin olmasının yanı sıra ıstıraplı bir arayışın da öyku su Tanıtım Bülteninden

Ketebe
Tu rk sinemasının yu zeyini du n olduğu gibi bugu n de baştan başa kaplayan o kurşun rengi benliksizlik kendi varoluş yasalarına bilinçsizce ve ahlâksızca sırt çevirmiş bir toplum yönetiminin Tu rk toplumunun yakın tarihine ait kolektif bir aldanışın sefil sonucundan başka bir şey değildir diyen Ayşe Şasa 1990 yılında Tu rk sineması u zerine Dergâh dergisinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle hazırlanan Yeşilçam Gu nlu ğu nde sinemanın 60 lı yıllardan beri içine zorla itildiği yavan bir gerçekliğin kalıplarını çözmeye uğraşıyor Tu rkiye de sinemanın değişimine ve dönu şu mu ne göz atmak ve sorunların köku ne inebilmek için sanat ve özelde sinema u zerine bu tu n bir medeniyet birikimini seferber ederek şu mullu bir du şu nme çabasına girişiyor Şasa nın öne su rdu ğu şekliyle Tu rk sineması medeniyet birikimini gelenek ekseninde kullanmadığı su rece bir hikmet sineması oluşturmayacağı gibi sentez gerekçesiyle Doğu ile Batı yı eklemleyen kof akımlarla da bir kuram oluşturamaz Yeşilçam Gu nlu ğu Tu rk sinemasının geçirdiği su reçleri derinlemesine ele alan bir metin olmasının yanı sıra ıstıraplı bir arayışın da öyku su

Ketebe Yayıncılık
Tu rk sinemasının yu zeyini du n olduğu gibi bugu n de baştan başa kaplayan o kurşun rengi benliksizlik kendi varoluş yasalarına bilinçsizce ve ahlâksızca sırt çevirmiş bir toplum yönetiminin Tu rk toplumunun yakın tarihine ait kolektif bir aldanışın sefil sonucundan başka bir şey değildir diyen Ayşe Şasa 1990 yılında Tu rk sineması u zerine Dergâh dergisinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle hazırlanan Yeşilçam Gu nlu ğu nde sinemanın 60 lı yıllardan beri içine zorla itildiği yavan bir gerçekliğin kalıplarını çözmeye uğraşıyor Tu rkiye de sinemanın değişimine ve dönu şu mu ne göz atmak ve sorunların köku ne inebilmek için sanat ve özelde sinema u zerine bu tu n bir medeniyet birikimini seferber ederek şu mullu bir du şu nme çabasına girişiyor Şasa nın öne su rdu ğu şekliyle Tu rk sineması medeniyet birikimini gelenek ekseninde kullanmadığı su rece bir hikmet sineması oluşturmayacağı gibi sentez gerekçesiyle Doğu ile Batı yı eklemleyen kof akımlarla da bir kuram oluşturamaz Yeşilçam Gu nlu ğu Tu rk sinemasının geçirdiği su reçleri derinlemesine ele alan bir metin olmasının yanı sıra ıstıraplı bir arayışın da öyku su

Ketebe
Tu rk sinemasının yüzeyini dün olduğu gibi bugün de baştan başa kaplayan o kurşun rengi benliksizlik kendi varoluş yasalarına bilinçsizce ve ahlâksızca sırt çevirmiş bir toplum yönetiminin Türk toplumunun yakın tarihine ait kolektif bir aldanışın sefil sonucundan başka bir şey değildir diyen Ayşe Şasa 1990 yılında Türk sineması üzerine Dergâh dergisinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle hazırlanan Yeşilçam Günlüğü nde sinemanın 60 lı yıllardan beri içine zorla itildiği yavan bir gerçekliğin kalıplarını çözmeye uğraşıyor Türkiye de sinemanın değişimine ve dönüşümüne göz atmak ve sorunların köküne inebilmek için sanat ve özelde sinema üzerine bütün bir medeniyet birikimini seferber ederek şümullü bir düşünme çabasına girişiyor Şasa nın öne sürdüğü şekliyle Türk sineması medeniyet birikimini gelenek ekseninde kullanmadığı sürece bir hikmet sineması oluşturmayacağı gibi sentez gerekçesiyle Doğu ile Batı yı eklemleyen kof akımlarla da bir kuram oluşturamaz Yeşilçam Günlüğü Türk sinemasının geçirdiği süreçleri derinlemesine ele alan bir metin olmasının yanı sıra ıstıraplı bir arayışın da öyküsü

Ketebe Yayınları
Tu rk sinemasının yu zeyini du n olduğu gibi bugu n de baştan başa kaplayan o kurşun rengi benliksizlik kendi varoluş yasalarına bilinçsizce ve ahlâksızca sırt çevirmiş bir toplum yönetiminin Tu rk toplumunun yakın tarihine ait kolektif bir aldanışın sefil sonucundan başka bir şey değildir diyen Ayşe Şasa 1990 yılında Tu rk sineması u zerine Dergâh dergisinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle hazırlanan Yeşilçam Gu nlu ğu nde sinemanın 60 lı yıllardan beri içine zorla itildiği yavan bir gerçekliğin kalıplarını çözmeye uğraşıyor Tu rkiye de sinemanın değişimine ve dönu şu mu ne göz atmak ve sorunların köku ne inebilmek için sanat ve özelde sinema u zerine bu tu n bir medeniyet birikimini seferber ederek şu mullu bir du şu nme çabasına girişiyor Şasa nın öne su rdu ğu şekliyle Tu rk sineması medeniyet birikimini gelenek ekseninde kullanmadığı su rece bir hikmet sineması oluşturmayacağı gibi sentez gerekçesiyle Doğu ile Batı yı eklemleyen kof akımlarla da bir kuram oluşturamaz Yeşilçam Gu nlu ğu Tu rk sinemasının geçirdiği su reçleri derinlemesine ele alan bir metin olmasının yanı sıra ıstıraplı bir arayışın da öyku su

Ketebe Yayınları
Ayşe Şasa tarafından kaleme alınan Yeşilçam Günlüğü Ketebe Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yeşilçam Günlüğü Ayşe Şasa Kitap Özeti Tu rk sinemasının yu zeyini du n olduğu gibi bugu n de baştan başa kaplayan o kurşun rengi benliksizlik kendi varoluş yasalarına bilinçsizce ve ahlâksızca sırt çevirmiş bir toplum yönetiminin Tu rk toplumunun yakın tarihine ait kolektif bir aldanışın sefil sonucundan başka bir şey değildir diyen Ayşe Şasa 1990 yılında Tu rk sineması u zerine Dergâh dergisinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle hazırlanan Yeşilçam Gu nlu ğu nde sinemanın 60 lı yıllardan beri içine zorla itildiği yavan bir gerçekliğin kalıplarını çözmeye uğraşıyor Tu rkiye de sinemanın değişimine ve dönu şu mu ne göz atmak ve sorunların köku ne inebilmek için sanat ve özelde sinema u zerine bu tu n bir medeniyet birikimini seferber ederek şu mullu bir du şu nme çabasına girişiyor Şasa nın öne su rdu ğu şekliyle Tu rk sineması medeniyet birikimini gelenek ekseninde kullanmadığı su rece bir hikmet sineması oluşturmayacağı gibi sentez gerekçesiyle Doğu ile Batı yı eklemleyen kof akımlarla da bir kuram oluşturamaz Yeşilçam Gu nlu ğu Tu rk sinemasının geçirdiği su reçleri derinlemesine ele alan bir metin olmasının yanı sıra ıstıraplı bir arayışın da öyku su Yayınevi Ketebe Yayınları Yazar Ayşe Şasa Sayfa 240 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Aralık 2022 Barkod 9786256999329 Kategori Anı Mektup Günlük Deneme

Ketebe Yayınları
Tu rk sinemasının yu zeyini du n olduğu gibi bugu n de baştan başa kaplayan o kurşun rengi benliksizlik kendi varoluş yasalarına bilinçsizce ve ahlâksızca sırt çevirmiş bir toplum yönetiminin Tu rk toplumunun yakın tarihine ait kolektif bir aldanışın sefil sonucundan başka bir şey değildir diyen Ayşe Şasa 1990 yılında Tu rk sineması u zerine Dergâh dergisinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle hazırlanan Yeşilçam Gu nlu ğu nde sinemanın 60 lı yıllardan beri içine zorla itildiği yavan bir gerçekliğin kalıplarını çözmeye uğraşıyor Tu rkiye de sinemanın değişimine ve dönu şu mu ne göz atmak ve sorunların köku ne inebilmek için sanat ve özelde sinema u zerine bu tu n bir medeniyet birikimini seferber ederek şu mullu bir du şu nme çabasına girişiyor Şasa nın öne su rdu ğu şekliyle Tu rk sineması medeniyet birikimini gelenek ekseninde kullanmadığı su rece bir hikmet sineması oluşturmayacağı gibi sentez gerekçesiyle Doğu ile Batı yı eklemleyen kof akımlarla da bir kuram oluşturamaz Yeşilçam Gu nlu ğu Tu rk sinemasının geçirdiği su reçleri derinlemesine ele alan bir metin olmasının yanı sıra ıstıraplı bir arayışın da öyku su

Ketebe Yayınları
Tu rk sinemasının yu zeyini du n olduğu gibi bugu n de baştan başa kaplayan o kurşun rengi benliksizlik kendi varoluş yasalarına bilinçsizce ve ahlâksızca sırt çevirmiş bir toplum yönetiminin Tu rk toplumunun yakın tarihine ait kolektif bir aldanışın sefil sonucundan başka bir şey değildir diyen Ayşe Şasa 1990 yılında Tu rk sineması u zerine Dergâh dergisinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle hazırlanan Yeşilçam Gu nlu ğu nde sinemanın 60 lı yıllardan beri içine zorla itildiği yavan bir gerçekliğin kalıplarını çözmeye uğraşıyor Tu rkiye de sinemanın değişimine ve dönu şu mu ne göz atmak ve sorunların köku ne inebilmek için sanat ve özelde sinema u zerine bu tu n bir medeniyet birikimini seferber ederek şu mullu bir du şu nme çabasına girişiyor Şasa nın öne su rdu ğu şekliyle Tu rk sineması medeniyet birikimini gelenek ekseninde kullanmadığı su rece bir hikmet sineması oluşturmayacağı gibi sentez gerekçesiyle Doğu ile Batı yı eklemleyen kof akımlarla da bir kuram oluşturamaz Yeşilçam Gu nlu ğu Tu rk sinemasının geçirdiği su reçleri derinlemesine ele alan bir metin olmasının yanı sıra ıstıraplı bir arayışın da öyku su

DERGAH YAYINLARI
Türk sinemasının 30 yıllık senaristi Ayşe Şasa Yeşilçam Günlüğü nde sinemamızın sorunlarına taze bir açıdan yaklaşmayı denerken temelini metafizikten alan yeni bir sinema anlayışının da zeminini oluşturmaya çalışıyor

Ketebe Yayınları
Tu rk sinemasının yu zeyini du n olduğu gibi bugu n de baştan başa kaplayan o kurşun rengi benliksizlik kendi varoluş yasalarına bilinçsizce ve ahlâksızca sırt çevirmiş bir toplum yönetiminin Tu rk toplumunun yakın tarihine ait kolektif bir aldanışın sefil sonucundan başka bir şey değildir diyen Ayşe Şasa 1990 yılında Tu rk sineması u zerine Dergâh dergisinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle hazırlanan Yeşilçam Gu nlu ğu nde sinemanın 60 lı yıllardan beri içine zorla itildiği yavan bir gerçekliğin kalıplarını çözmeye uğraşıyor Tu rkiye de sinemanın değişimine ve dönu şu mu ne göz atmak ve sorunların köku ne inebilmek için sanat ve özelde sinema u zerine bu tu n bir medeniyet birikimini seferber ederek şu mullu bir du şu nme çabasına girişiyor Şasa nın öne su rdu ğu şekliyle Tu rk sineması medeniyet birikimini gelenek ekseninde kullanmadığı su rece bir hikmet sineması oluşturmayacağı gibi sentez gerekçesiyle Doğu ile Batı yı eklemleyen kof akımlarla da bir kuram oluşturamaz Yeşilçam Gu nlu ğu Tu rk sinemasının geçirdiği su reçleri derinlemesine ele alan bir metin olmasının yanı sıra ıstıraplı bir arayışın da öyku su