Yetişkinlik Dönemi Din Eğitimi — Mustafa Köylü

Yetişkinlik Dönemi Din Eğitimi
Mustafa KöylüDem Yayınları
Yetişkinlik Dönemi Din Eğitimi
Mustafa KöylüŞimdiye kadar yetişkinlerin din eğitimi ihmal mi edilmiştir Elbette onlara da din eğitimi veriliyordu Nasıl ki insanoğlu daha kendisini tanımadan uzayı denizleri okyanusları ve diğer canlı ve cansız alemi tanımaya kalkıştıysa aynı durum eğitim alanında da kendisini göstermiş eğitimciler ve psikologlar işe yetişkinlerden başlayacakları veya en azından insanı bir bütün olarak ele alıp inceleyecekleri yerde çalışmalarının büyük bir kısmını çocuklara ayırmışlardır Dolayısıyla 17 asırdan 20 asrın ikinci yarısına kadar hep çocukların biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimleri incelenerek tüm eğitim ve öğretim çalışmaları onların bu özelliklerine göre ayarlanmış ya da geliştirilmiştir

Dem Yayınları
Şimdiye kadar yetişkinlerin din eğitimi ihmal mi edilmiştir Elbette onlara da din eğitimi veriliyordu Nasıl ki insanoğlu daha kendisini tanımadan uzayı denizleri okyanusları ve diğer canlı ve cansız alemi tanımaya kalkıştıysa aynı durum eğitim alanında da kendisini göstermiş eğitimciler ve psikologlar işe yetişkinlerden başlayacakları veya en azından insanı bir bütün olarak ele alıp inceleyecekleri yerde çalışmalarının büyük bir kısmını çocuklara ayırmışlardır Dolayısıyla 17 asırdan 20 asrın ikinci yarısına kadar hep çocukların biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimleri incelenerek tüm eğitim ve öğretim çalışmaları onların bu özelliklerine göre ayarlanmış ya da geliştirilmiştir

Dem Yayınları
Şimdiye kadar yetişkinlerin din eğitimi ihmal mi edilmiştir din eğitimi onlara çeşitli şekillerde verilmiyor muydu Elbette onlara da din eğitimi veriliyordu Ancak buradaki ikilem şu olmuştur Nasıl ki insanoğlu daha kendisini tanımadan uzayı denizleri okyanusları ve diğer canlı ve cansız alemi tanımaya kalkıştıysa aynı durum eğitim alanında da kendisini göstermiş eğitimciler ve psikologlar işe yetişkinlerden başlayacakları veya en azından insanı bir bütün olarak ele alıp inceleyecekleri yerde çalışmalarının büyük bir kısmını çocuklara ayırmışlardır Dolayısıyla 17 asırdan 20 asrın ikinci yarısına kadar hep çocukların biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimleri incelenerek tüm eğitim ve öğretim çalışmaları onların bu özelliklerine göre ayarlanmış ya da geliştirilmiştir Yetişkinlerin eğitimi bugünlere kadar ya tamamen ihmal edilmiş ya da çocuklar için geliştirilen eğitim ve öğretim metot ve ilkelerin yetişkinler için de aynı olacağı düşünülmüştür Oysa bu kabul edilebilecek bir durum değildir Zira nasıl ki çocuklarla yetişkinlerin fiziki sosyal ve psikolojik gelişimleri ilgi alaka ve kabiliyetleri birbirinden farklı ise aynı şekilde onların eğitim ve öğretimleri de farklı olacaktır İşte bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeler insanın yaşam süresinin uzamasıyla yetişkinler dünyasına ilişkin araştırmalarda yoğunlaşmış ortaya tamamen kendine özgü metot ve tekniklerle yetişkinlerin eğitimi ve öğretimi sanatı anlamına gelen andragoji bilim dalı oluşmuştur Artık şu anlaşılmıştır ki yetişkinler çocuk değildir o halde onların eğitimi ve öğretimi de farklı olmalıdır Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 296 Baskı Yılı 2014 Dili Türkçe Yayınevi Dem Yayınları

Dem Yayınları
Şimdiye kadar yetişkinlerin din eğitimi ihmal mi edilmiştir Elbette onlara da din eğitimi veriliyordu Nasıl ki insanoğlu daha kendisini tanımadan uzayı denizleri okyanusları ve diğer canlı ve cansız alemi tanımaya kalkıştıysa aynı durum eğitim alanında da kendisini göstermiş eğitimciler ve psikologlar işe yetişkinlerden başlayacakları veya en azından insanı bir bütün olarak ele alıp inceleyecekleri yerde çalışmalarının büyük bir kısmını çocuklara ayırmışlardır Dolayısıyla 17 asırdan 20 asrın ikinci yarısına kadar hep çocukların biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimleri incelenerek tüm eğitim ve öğretim çalışmaları onların bu özelliklerine göre ayarlanmış ya da geliştirilmiştir

Dem
Şimdiye kadar yetişkinlerin din eğitimi ihmal mi edilmiştir din eğitimi onlara çeşitli şekillerde verilmiyor muydu Elbette onlara da din eğitimi veriliyordu Ancak buradaki ikilem şu olmuştur Nasıl ki insanoğlu daha kendisini tanımadan uzayı denizleri okyanusları ve diğer canlı ve cansız alemi tanımaya kalkıştıysa aynı durum eğitim alanında da kendisini göstermiş eğitimciler ve psikologlara işe yetişkinlerden başlayacakları veya en azından insanı bir bütün olarak ele alıp inceleyecekleri yerde çalışmalarının büyük bir kısmını çocuklara ayırmışlardır Dolayısıyla 17 asırdan 20 asrın ikinci yarısına kadar hep çocukların biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimleri incelenerek tüm eğitim ve öğretim çalışmaları onların bu özelliklerine göre ayarlanmış ya da geliştirilmiştir Yetişkinlerin eğitimi bu günlere kadar ya tamamen ihmal edilmiş ya da çocuklar için geliştirilen eğitim ve öğretim metot ve ilkelerinin yetişkinler için de aynı olacağı düşünülmüştür Oysa bu kabul edilebilecek bir durum değildir Zira nasıl ki çocuklarla yetişkinlerin fiziki sosyal ve psikolojik gelişimleri ilgi alaka ve kabiliyetleri birbirinden farklı ise aynı şekilde onların eğitim ve öğretimleri de farklı olacaktır İşte bir taraftan bilim ve teknoloji alanında gelişmeler diğer taraftan insanın yaşam süresinin uzamasıyla yetişkinler dünyasına ilişkin araştırmalar da yoğunlaşmış ortaya tamamen kendine özgü metot ve tekniklerle yetişkinlerin eğitimi ve öğretimi sanatı anlamına gelen andragoji bilim dalı doğmuştur Artık şu anlaşılmıştır ki yetişkinler çocuk değildir o halde onların eğitimi ve öğretimi de farklı olmalıdır

Dem Yayınları
Şimdiye kadar yetişkinlerin din eğitimi ihmal mi edilmiştir Elbette onlara da din eğitimi veriliyordu Nasıl ki insanoğlu daha kendisini tanımadan uzayı denizleri okyanusları ve diğer canlı ve cansız alemi tanımaya kalkıştıysa aynı durum eğitim alanında da kendisini göstermiş eğitimciler ve psikologlar işe yetişkinlerden başlayacakları veya en azından insanı bir bütün olarak ele alıp inceleyecekleri yerde çalışmalarının büyük bir kısmını çocuklara ayırmışlardır Dolayısıyla 17 asırdan 20 asrın ikinci yarısına kadar hep çocukların biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimleri incelenerek tüm eğitim ve öğretim çalışmaları onların bu özelliklerine göre ayarlanmış ya da geliştirilmiştir

Dem Yayınları
Şimdiye kadar yetişkinlerin din eğitimi ihmal mi edilmiştir din eğitimi onlara çeşitli şekillerde verilmiyor muydu Elbette onlara da din eğitimi veriliyordu Ancak buradaki ikilem şu olmuştur Nasıl ki insanoğlu daha kendisini tanımadan uzayı denizleri okyanusları ve diğer canlı ve cansız alemi tanımaya kalkıştıysa aynı durum eğitim alanında da kendisini göstermiş eğitimciler ve psikologlar işe yetişkinlerden başlayacakları veya en azından insanı bir bütün olarak ele alıp inceleyecekleri yerde çalışmalarının büyük bir kısmını çocuklara ayırmışlardır Dolayısıyla 17 asırdan 20 asrın ikinci yarısına kadar hep çocukların biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimleri incelenerek tüm eğitim ve öğretim çalışmaları onların bu özelliklerine göre ayarlanmış ya da geliştirilmiştir Yetişkinlerin eğitimi bugünlere kadar ya tamamen ihmal edilmiş ya da çocuklar için geliştirilen eğitim ve öğretim metot ve ilkelerin yetişkinler için de aynı olacağı düşünülmüştür Oysa bu kabul edilebilecek bir durum değildir Zira nasıl ki çocuklarla yetişkinlerin fiziki sosyal ve psikolojik gelişimleri ilgi alaka ve kabiliyetleri birbirinden farklı ise aynı şekilde onların eğitim ve öğretimleri de farklı olacaktır İşte bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeler insanın yaşam süresinin uzamasıyla yetişkinler dünyasına ilişkin araştırmalarda yoğunlaşmış ortaya tamamen kendine özgü metot ve tekniklerle yetişkinlerin eğitimi ve öğretimi sanatı anlamına gelen andragoji bilim dalı oluşmuştur Artık şu anlaşılmıştır ki yetişkinler çocuk değildir o halde onların eğitimi ve öğretimi de farklı olmalıdır Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 296Baskı Yılı 2014Dili TürkçeYayınevi Dem Yayınları

Dem Yayınları
Mustafa Köylü tarafından kaleme alınan Yetişkinlik Dönemi Din Eğitimi Dem Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yetişkinlik Dönemi Din Eğitimi Mustafa Köylü Kitap Özeti Şimdiye kadar yetişkinlerin din eğitimi ihmal mi edilmiştir Elbette onlara da din eğitimi veriliyordu Nasıl ki insanoğlu daha kendisini tanımadan uzayı denizleri okyanusları ve diğer canlı ve cansız alemi tanımaya kalkıştıysa aynı durum eğitim alanında da kendisini göstermiş eğitimciler ve psikologlar işe yetişkinlerden başlayacakları veya en azından insanı bir bütün olarak ele alıp inceleyecekleri yerde çalışmalarının büyük bir kısmını çocuklara ayırmışlardır Dolayısıyla 17 asırdan 20 asrın ikinci yarısına kadar hep çocukların biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimleri incelenerek tüm eğitim ve öğretim çalışmaları onların bu özelliklerine göre ayarlanmış ya da geliştirilmiştir Yayınevi Dem Yayınları Yazar Mustafa Köylü Sayfa 283 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 15 00x22 00 cm Basım Yılı Aralık 2020 Barkod 9789756324066 Kategori İslam Kitapları İslam Eğitimi

Nobel Akademik Yayıncılık
Çocuğun biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimi kadar inanç gelişimi ve buna bağlı olarak verilecek dini eğitimi de son derece önemlidir Bu açıdan çocukluk dönemi din eğitiminde izlenecek yöntemler çocuğun sağlıklı bir kişilik gelişimi göstermesi açısından olduğu kadar sağlıklı bir dini gelişim göstermesi açısından da kritik bir süreci teşkil eder Bununla birlikte dini gelişim ve eğitim süreçlerinin diğer eğitim ve gelişim süreçleri yanında kendine özgü bir takım ilkeleri ve yöntemleri de vardır İşte bu kitap doğumdan itibaren yaklaşık on yaşına kadar çocuğun farklı gelişim özelliklerini ele alarak bilimsel bir yaklaşımla din eğitiminin aile okul ve medyada nasıl etkin ve doğru bir şekilde gerçekleştirilebileceğini göstermektedir

Dem Yayınları
Şimdiye kadar yetişkinlerin din eğitimi ihmal mi edilmiştir Elbette onlara da din eğitimi veriliyordu Nasıl ki insanoğlu daha kendisini tanımadan uzayı denizleri okyanusları ve diğer canlı ve cansız alemi tanımaya kalkıştıysa aynı durum eğitim alanında da kendisini göstermiş eğitimciler ve psikologlar işe yetişkinlerden başlayacakları veya en azından insanı bir bütün olarak ele alıp inceleyecekleri yerde çalışmalarının büyük bir kısmını çocuklara ayırmışlardır Dolayısıyla 17 asırdan 20 asrın ikinci yarısına kadar hep çocukların biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimleri incelenerek tüm eğitim ve öğretim çalışmaları onların bu özelliklerine göre ayarlanmış ya da geliştirilmiştir

Nobel Akademik Yayıncılık
Çocuğun biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimi kadar inanç gelişimi ve buna bağlı olarak verilecek dini eğitimi de son derece önemlidir Bu açıdan çocukluk dönemi din eğitiminde izlenecek yöntemler çocuğun sağlıklı bir kişilik gelişimi göstermesi açısından olduğu kadar sağlıklı bir dini gelişim göstermesi açısından da kritik bir süreci teşkil eder Bununla birlikte dini gelişim ve eğitim süreçlerinin diğer eğitim ve gelişim süreçleri yanında kendine özgü bir takım ilkeleri ve yöntemleri de vardır İşte bu kitap doğumdan itibaren yaklaşık on yaşına kadar çocuğun farklı gelişim özelliklerini ele alarak bilimsel bir yaklaşımla din eğitiminin aile okul ve medyada nasıl etkin ve doğru bir şekilde gerçekleştirilebileceğini göstermektedir Tanıtım Bülteninden

Nobel Akademik Yayıncılık
Çocuğun biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimi kadar inanç gelişimi ve buna bağlı olarak verilecek dini eğitimi de son derece önemlidir Bu açıdan çocukluk dönemi din eğitiminde izlenecek yöntemler çocuğun sağlıklı bir kişilik gelişimi göstermesi açısından olduğu kadar sağlıklı bir dini gelişim göstermesi açısından da kritik bir süreci teşkil eder Bununla birlikte dini gelişim ve eğitim süreçlerinin diğer eğitim ve gelişim süreçleri yanında kendine özgü bir takım ilkeleri ve yöntemleri de vardır İşte bu kitap doğumdan itibaren yaklaşık on yaşına kadar çocuğun farklı gelişim özelliklerini ele alarak bilimsel bir yaklaşımla din eğitiminin aile okul ve medyada nasıl etkin ve doğru bir şekilde gerçekleştirilebileceğini göstermektedir

Nobel Akademi
Çocuğun biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimi kadar inanç gelişimi ve buna bağlı olarak verilecek dini eğitimi de son derece önemlidir Bu açıdan çocukluk dönemi din eğitiminde izlenecek yöntemler çocuğun sağlıklı bir kişilik gelişimi göstermesi açısından olduğu kadar sağlıklı bir dini gelişim göstermesi açısından da kritik bir süreci teşkil eder Bununla birlikte dini gelişim ve eğitim süreçlerinin diğer eğitim ve gelişim süreçleri yanında kendine özgü bir takım ilkeleri ve yöntemleri de vardır İşte bu kitap doğumdan itibaren yaklaşık on yaşına kadar çocuğun farklı gelişim özelliklerini ele alarak bilimsel bir yaklaşımla din eğitiminin aile okul ve medyada nasıl etkin ve doğru bir şekilde gerçekleştirilebileceğini göstermektedir

Nobel Akademik Yayıncılık
Çocuğun biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimi kadar inanç gelişimi ve buna bağlı olarak verilecek dini eğitimi de son derece önemlidir Bu açıdan çocukluk dönemi din eğitiminde izlenecek yöntemler çocuğun sağlıklı bir kişilik gelişimi göstermesi açısından olduğu kadar sağlıklı bir dini gelişim göstermesi açısından da kritik bir süreci teşkil eder Bununla birlikte dini gelişim ve eğitim süreçlerinin diğer eğitim ve gelişim süreçleri yanında kendine özgü bir takım ilkeleri ve yöntemleri de vardır İşte bu kitap doğumdan itibaren yaklaşık on yaşına kadar çocuğun farklı gelişim özelliklerini ele alarak bilimsel bir yaklaşımla din eğitiminin aile okul ve medyada nasıl etkin ve doğru bir şekilde gerçekleştirilebileceğini göstermektedir

Nobel Akademik Yayıncılık
Çocuğun biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimi kadar inanç gelişimi ve buna bağlı olarak verilecek dini eğitimi de son derece önemlidir Bu açıdan çocukluk dönemi din eğitiminde izlenecek yöntemler çocuğun sağlıklı bir kişilik gelişimi göstermesi açısından olduğu kadar sağlıklı bir dini gelişim göstermesi açısından da kritik bir süreci teşkil eder Bununla birlikte dini gelişim ve eğitim süreçlerinin diğer eğitim ve gelişim süreçleri yanında kendine özgü bir takım ilkeleri ve yöntemleri de vardır İşte bu kitap doğumdan itibaren yaklaşık on yaşına kadar çocuğun farklı gelişim özelliklerini ele alarak bilimsel bir yaklaşımla din eğitiminin aile okul ve medyada nasıl etkin ve doğru bir şekilde gerçekleştirilebileceğini göstermektedir

Nobel Akademik Yayıncılık
Çocuğun biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimi kadar inanç gelişimi ve buna bağlı olarak verilecek dini eğitimi de son derece önemlidir Bu açıdan çocukluk dönemi din eğitiminde izlenecek yöntemler çocuğun sağlıklı bir kişilik gelişimi göstermesi açısından olduğu kadar sağlıklı bir dini gelişim göstermesi açısından da kritik bir süreci teşkil eder Bununla birlikte dini gelişim ve eğitim süreçlerinin diğer eğitim ve gelişim süreçleri yanında kendine özgü bir takım ilkeleri ve yöntemleri de vardır İşte bu kitap doğumdan itibaren yaklaşık on yaşına kadar çocuğun farklı gelişim özelliklerini ele alarak bilimsel bir yaklaşımla din eğitiminin aile okul ve medyada nasıl etkin ve doğru bir şekilde gerçekleştirilebileceğini göstermektedir Yayınevi Nobel Akademik Yayıncılık Yazar Cemil Oruç Sayfa 204 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x23 50 cm Basım Yılı Eylül 2022 Barkod 9786053207214 Kategori Din Egitimi Çocuk

Nobel Akademik Yayıncılık
Çocuğun biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimi kadar inanç gelişimi ve buna bağlı olarak verilecek dini eğitimi de son derece önemlidir Bu açıdan çocukluk dönemi din eğitiminde izlenecek yöntemler çocuğun sağlıklı bir kişilik gelişimi göstermesi açısından olduğu kadar sağlıklı bir dini gelişim göstermesi açısından da kritik bir süreci teşkil eder Bununla birlikte dini gelişim ve eğitim süreçlerinin diğer eğitim ve gelişim süreçleri yanında kendine özgü bir takım ilkeleri ve yöntemleri de vardır İşte bu kitap doğumdan itibaren yaklaşık on yaşına kadar çocuğun farklı gelişim özelliklerini ele alarak bilimsel bir yaklaşımla din eğitiminin aile okul ve medyada nasıl etkin ve doğru bir şekilde gerçekleştirilebileceğini göstermektedir

Nobel Akademik Yayıncılık
Çocuğun biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimi kadar inanç gelişimi ve buna bağlı olarak verilecek dini eğitimi de son derece önemlidir Bu açıdan çocukluk dönemi din eğitiminde izlenecek yöntemler çocuğun sağlıklı bir kişilik gelişimi göstermesi açısından olduğu kadar sağlıklı bir dini gelişim göstermesi açısından da kritik bir süreci teşkil eder Bununla birlikte dini gelişim ve eğitim süreçlerinin diğer eğitim ve gelişim süreçleri yanında kendine özgü bir takım ilkeleri ve yöntemleri de vardır İşte bu kitap doğumdan itibaren yaklaşık on yaşına kadar çocuğun farklı gelişim özelliklerini ele alarak bilimsel bir yaklaşımla din eğitiminin aile okul ve medyada nasıl etkin ve doğru bir şekilde gerçekleştirilebileceğini göstermektedir

Nobel
Çocuğun biyolojik psikolojik ve sosyal gelişimi kadar inanç gelişimi ve buna bağlı olarak verilecek dini eğitimi de son derece önemlidir Bu açıdan çocukluk dönemi din eğitiminde izlenecek yöntemler çocuğun sağlıklı bir kişilik gelişimi göstermesi açısından olduğu kadar sağlıklı bir dini gelişim göstermesi açısından da kritik bir süreci teşkil eder

Rağbet Yayınları
Müslümanlar İslâm ın ilk günlerinden itibaren Kur an ve Hz Peygamberin rehberliğinde eğitim faaliyetlerine başlamışlar günümüze kadar da her şart ve zeminde bu faaliyeti kesintisiz devam ettirmişlerdir İlk dönemlerde Hz Peygamberin önderliğinde camide başlayan eğitim faaliyetleri şartlara göre başta küttaplar saraylar edebiyat salonları alimlerin evleri kitapçı dükkanları çöl ve badiyeler kütüphaneler medreseler ve mektepler olmak üzere her alana yayılmıştır Bu faaliyetler neticesinde İslâm dünyası özellikle 9 Asırdan 16 Asrın sonlarına kadar ilim ve medeniyette altın çağlarını yaşamış bu dönemde önemli alimler filozoflar ve bilginler yetiştirmiştir Bunda temel faktör hiç kuşkusuz ilmi faaliyetlerin Allah rızası için ve ibadet aşkıyla yapılmış olmasıdır Bundan dolayıdır ki ilmi faaliyetleri sadece belirli bir zümre değil başta devlet adamları olmak üzere toplumun tüm kesimleri benimsemiş ve desteklemiştir Bunların yanında önemli bir faktör de İslâm eğitimcilerinin daha ilk asırlardan itibaren bir İslâm Eğitim Felsefesi oluşturma çabalarıdır Bugün Bilginin kaynağı nedir Eğitimin amacı ne olmalıdır Nasıl bir insan yetiştirmeliyiz Öğretmen öğrenci ve velilerin eğitim sürecinde görev ve sorumlulukları nelerdir Eğitimde hangi içeriği hangi yöntem ve tekniklerle vermeliyiz gibi eğitime dair pek çok sorunun cevabını ararken kendi mirasımızı ve birikimimizi ihmal etmekteyiz Elinizdeki çalışma bize en azından bu zengin ve değerli mirası hatırlatmakta ve yetişen nesli kendi geçmişiyle buluşturmayı gaye edinmektedir Bununla sahip olduğu mirası günün şartlarına uygun olarak değerlendiren geçmişiyle barışık yaşadığı zamanı doğru okuyan ve geleceğe umutla bakan nesiller yetişmesine katkı sağlamak istenmektedir Bu kitapta 9 Asırdan 18 Asra kadar yetişmiş önemli 21 müslüman düşünürün eğitimle ilgili görüşleri değerlendirilmiştir 21 düşünürün herbiri sahada konuyla ilgili çalışması bulunan akademisyenler tarafından yazılmıştır

Rağbet Yayınları
Müslümanlar İslâm ın ilk günlerinden itibaren Kur an ve Hz Peygamberin rehberliğinde eğitim faaliyetlerine başlamışlar günümüze kadar da her şart ve zeminde bu faaliyeti kesintisiz devam ettirmişlerdir İlk dönemlerde Hz Peygamberin önderliğinde camide başlayan eğitim faaliyetleri şartlara göre başta küttaplar saraylar edebiyat salonları alimlerin evleri kitapçı dükkanları çöl ve badiyeler kütüphaneler medreseler ve mektepler olmak üzere her alana yayılmıştır Bu faaliyetler neticesinde İslâm dünyası özellikle 9 Asırdan 16 Asrın sonlarına kadar ilim ve medeniyette altın çağlarını yaşamış bu dönemde önemli alimler filozoflar ve bilginler yetiştirmiştir Bunda temel faktör hiç kuşkusuz ilmi faaliyetlerin Allah rızası için ve ibadet aşkıyla yapılmış olmasıdır Bundan dolayıdır ki ilmi faaliyetleri sadece belirli bir zümre değil başta devlet adamları olmak üzere toplumun tüm kesimleri benimsemiş ve desteklemiştir Bunların yanında önemli bir faktör de İslâm eğitimcilerinin daha ilk asırlardan itibaren bir İslâm Eğitim Felsefesi oluşturma çabalarıdır Bugün Bilginin kaynağı nedir Eğitimin amacı ne olmalıdır Nasıl bir insan yetiştirmeliyiz Öğretmen öğrenci ve velilerin eğitim sürecinde görev ve sorumlulukları nelerdir Eğitimde hangi içeriği hangi yöntem ve tekniklerle vermeliyiz gibi eğitime dair pek çok sorunun cevabını ararken kendi mirasımızı ve birikimimizi ihmal etmekteyiz Elinizdeki çalışma bize en azından bu zengin ve değerli mirası hatırlatmakta ve yetişen nesli kendi geçmişiyle buluşturmayı gaye edinmektedir Bununla sahip olduğu mirası günün şartlarına uygun olarak değerlendiren geçmişiyle barışık yaşadığı zamanı doğru okuyan ve geleceğe umutla bakan nesiller yetişmesine katkı sağlamak istenmektedir Bu kitapta 9 Asırdan 18 Asra kadar yetişmiş önemli 21 müslüman düşünürün eğitimle ilgili görüşleri değerlendirilmiştir 21 düşünürün herbiri sahada konuyla ilgili çalışması bulunan akademisyenler tarafından yazılmıştır

Rağbet Yayınları
Müslümanlar İslâm ın ilk günlerinden itibaren Kur an ve Hz Peygamberin rehberliğinde eğitim faaliyetlerine başlamışlar günümüze kadar da her şart ve zeminde bu faaliyeti kesintisiz devam ettirmişlerdir İlk dönemlerde Hz Peygamberin önderliğinde camide başlayan eğitim faaliyetleri şartlara göre başta küttaplar saraylar edebiyat salonları alimlerin evleri kitapçı dükkanları çöl ve badiyeler kütüphaneler medreseler ve mektepler olmak üzere her alana yayılmıştır Bu faaliyetler neticesinde İslâm dünyası özellikle 9 Asırdan 16 Asrın sonlarına kadar ilim ve medeniyette altın çağlarını yaşamış bu dönemde önemli alimler filozoflar ve bilginler yetiştirmiştir Bunda temel faktör hiç kuşkusuz ilmi faaliyetlerin Allah rızası için ve ibadet aşkıyla yapılmış olmasıdır Bundan dolayıdır ki ilmi faaliyetleri sadece belirli bir zümre değil başta devlet adamları olmak üzere toplumun tüm kesimleri benimsemiş ve desteklemiştir Bunların yanında önemli bir faktör de İslâm eğitimcilerinin daha ilk asırlardan itibaren bir İslâm Eğitim Felsefesi oluşturma çabalarıdır Bugün Bilginin kaynağı nedir Eğitimin amacı ne olmalıdır Nasıl bir insan yetiştirmeliyiz Öğretmen öğrenci ve velilerin eğitim sürecinde görev ve sorumlulukları nelerdir Eğitimde hangi içeriği hangi yöntem ve tekniklerle vermeliyiz gibi eğitime dair pek çok sorunun cevabını ararken kendi mirasımızı ve birikimimizi ihmal etmekteyiz Elinizdeki çalışma bize en azından bu zengin ve değerli mirası hatırlatmakta ve yetişen nesli kendi geçmişiyle buluşturmayı gaye edinmektedir Bununla sahip olduğu mirası günün şartlarına uygun olarak değerlendiren geçmişiyle barışık yaşadığı zamanı doğru okuyan ve geleceğe umutla bakan nesiller yetişmesine katkı sağlamak istenmektedir Bu kitapta 9 Asırdan 18 Asra kadar yetişmiş önemli 21 müslüman düşünürün eğitimle ilgili görüşleri değerlendirilmiştir 21 düşünürün herbiri sahada konuyla ilgili çalışması bulunan akademisyenler tarafından yazılmıştır

Rağbet Yayınları
Müslümanlar İslâm ın ilk günlerinden itibaren Kur an ve Hz Peygamberin rehberliğinde eğitim faaliyetlerine başlamışlar günümüze kadar da her şart ve zeminde bu faaliyeti kesintisiz devam ettirmişlerdir İlk dönemlerde Hz Peygamberin önderliğinde camide başlayan eğitim faaliyetleri şartlara göre başta küttaplar saraylar edebiyat salonları alimlerin evleri kitapçı dükkanları çöl ve badiyeler kütüphaneler medreseler ve mektepler olmak üzere her alana yayılmıştır Bu faaliyetler neticesinde İslâm dünyası özellikle 9 Asırdan 16 Asrın sonlarına kadar ilim ve medeniyette altın çağlarını yaşamış bu dönemde önemli alimler filozoflar ve bilginler yetiştirmiştir Bunda temel faktör hiç kuşkusuz ilmi faaliyetlerin Allah rızası için ve ibadet aşkıyla yapılmış olmasıdır Bundan dolayıdır ki ilmi faaliyetleri sadece belirli bir zümre değil başta devlet adamları olmak üzere toplumun tüm kesimleri benimsemiş ve desteklemiştir Bunların yanında önemli bir faktör de İslâm eğitimcilerinin daha ilk asırlardan itibaren bir İslâm Eğitim Felsefesi oluşturma çabalarıdır Bugün Bilginin kaynağı nedir Eğitimin amacı ne olmalıdır Nasıl bir insan yetiştirmeliyiz Öğretmen öğrenci ve velilerin eğitim sürecinde görev ve sorumlulukları nelerdir Eğitimde hangi içeriği hangi yöntem ve tekniklerle vermeliyiz gibi eğitime dair pek çok sorunun cevabını ararken kendi mirasımızı ve birikimimizi ihmal etmekteyiz Elinizdeki çalışma bize en azından bu zengin ve değerli mirası hatırlatmakta ve yetişen nesli kendi geçmişiyle buluşturmayı gaye edinmektedir Bununla sahip olduğu mirası günün şartlarına uygun olarak değerlendiren geçmişiyle barışık yaşadığı zamanı doğru okuyan ve geleceğe umutla bakan nesiller yetişmesine katkı sağlamak istenmektedir Bu kitapta 9 Asırdan 18 Asra kadar yetişmiş önemli 21 müslüman düşünürün eğitimle ilgili görüşleri değerlendirilmiştir 21 düşünürün herbiri sahada konuyla ilgili çalışması bulunan akademisyenler tarafından yazılmıştır Yayınevi Rağbet Yayınları Yazar Ahmet Köç Sayfa 662 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 50 cm Basım Yılı Ekim 2023 Barkod 9786059475013 Kategori Diğer İslam Kitapları İslam Eğitimi

Müslümanlar İslâm ın ilk günlerinden itibaren Kur an ve Hz Peygamberin rehberliğinde eğitim faaliyetlerine başlamışlar günümüze kadar da her şart ve zeminde bu faaliyeti kesintisiz devam ettirmişlerdir İlk dönemlerde Hz Peygamberin önderliğinde camide başlayan eğitim faaliyetleri şartlara göre başta küttaplar saraylar edebiyat salonları alimlerin evleri kitapçı dükkanları çöl ve badiyeler kütüphaneler medreseler ve mektepler olmak üzere her alana yayılmıştır Bu faaliyetler neticesinde İslâm dünyası özellikle 9 Asırdan 16 Asrın sonlarına kadar ilim ve medeniyette altın çağlarını yaşamış bu dönemde önemli alimler filozoflar ve bilginler yetiştirmiştir Bunda temel faktör hiç kuşkusuz ilmi faaliyetlerin Allah rızası için ve ibadet aşkıyla yapılmış olmasıdır Bundan dolayıdır ki ilmi faaliyetleri sadece belirli bir zümre değil başta devlet adamları olmak üzere toplumun tüm kesimleri benimsemiş ve desteklemiştir Bunların yanında önemli bir faktör de İslâm eğitimcilerinin daha ilk asırlardan itibaren bir İslâm Eğitim Felsefesi oluşturma çabalarıdır Bugün Bilginin kaynağı nedir Eğitimin amacı ne olmalıdır Nasıl bir insan yetiştirmeliyiz Öğretmen öğrenci ve velilerin eğitim sürecinde görev ve sorumlulukları nelerdir Eğitimde hangi içeriği hangi yöntem ve tekniklerle vermeliyiz gibi eğitime dair pek çok sorunun cevabını ararken kendi mirasımızı ve birikimimizi ihmal etmekteyiz Elinizdeki çalışma bize en azından bu zengin ve değerli mirası hatırlatmakta ve yetişen nesli kendi geçmişiyle buluşturmayı gaye edinmektedir Bununla sahip olduğu mirası günün şartlarına uygun olarak değerlendiren geçmişiyle barışık yaşadığı zamanı doğru okuyan ve geleceğe umutla bakan nesiller yetişmesine katkı sağlamak istenmektedir Bu kitapta 9 Asırdan 18 Asra kadar yetişmiş önemli 21 müslüman düşünürün eğitimle ilgili görüşleri değerlendirilmiştir 21 düşünürün herbiri sahada konuyla ilgili çalışması bulunan akademisyenler tarafından yazılmıştır Yazar Mustafa Köylü Ahmet Koç Sayfa Sayısı 662 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mart 2017 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Rağbet Yayınları
üslümanlar İslâm ın ilk günlerinden itibaren Kur an ve Hz Peygamberin rehberliğinde eğitim faaliyetlerine başlamışlar günümüze kadar da her şart ve zeminde bu faaliyeti kesintisiz devam ettirmişlerdir İlk dönemlerde Hz Peygamberin önderliğinde camide başlayan eğitim faaliyetleri şartlara göre başta küttaplar saraylar edebiyat salonları alimlerin evleri kitapçı dükkanları çöl ve badiyeler kütüphaneler medreseler ve mektepler olmak üzere her alana yayılmıştır Bu faaliyetler neticesinde İslâm dünyası özellikle 9 Asırdan 16 Asrın sonlarına kadar ilim ve medeniyette altın çağlarını yaşamış bu dönemde önemli alimler filozoflar ve bilginler yetiştirmiştir Bunda temel faktör hiç kuşkusuz ilmi faaliyetlerin Allah rızası için ve ibadet aşkıyla yapılmış olmasıdır Bundan dolayıdır ki ilmi faaliyetleri sadece belirli bir zümre değil başta devlet adamları olmak üzere toplumun tüm kesimleri benimsemiş ve desteklemiştir Bunların yanında önemli bir faktör de İslâm eğitimcilerinin daha ilk asırlardan itibaren bir İslâm Eğitim Felsefesi oluşturma çabalarıdır Bugün Bilginin kaynağı nedir Eğitimin amacı ne olmalıdır Nasıl bir insan yetiştirmeliyiz Öğretmen öğrenci ve velilerin eğitim sürecinde görev ve sorumlulukları nelerdir Eğitimde hangi içeriği hangi yöntem ve tekniklerle vermeliyiz gibi eğitime dair pek çok sorunun cevabını ararken kendi mirasımızı ve birikimimizi ihmal etmekteyiz Elinizdeki çalışma bize en azından bu zengin ve değerli mirası hatırlatmakta ve yetişen nesli kendi geçmişiyle buluşturmayı gaye edinmektedir Bununla sahip olduğu mirası günün şartlarına uygun olarak değerlendiren geçmişiyle barışık yaşadığı zamanı doğru okuyan ve geleceğe umutla bakan nesiller yetişmesine katkı sağlamak istenmektedir Bu kitapta 9 Asırdan 18 Asra kadar yetişmiş önemli 21 müslüman düşünürün eğitimle ilgili görüşleri değerlendirilmiştir 21 düşünürün herbiri sahada konuyla ilgili çalışması bulunan akademisyenler tarafından yazılmıştır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img