Yetkin Düşünce Dergisi Yıl 9 Sayı 33 Ocak Şubat Mart 2026 — Kolektif

Yetkin Düşünce Dergisi Yıl 9 Sayı 33 Ocak Şubat Mart 2026
Kolektif
Yetkin Düşünce Dergisi
Yetkin Düşünce Dergisi Yıl 9 Sayı 33 Ocak Şubat Mart 2026
Kolektif
Yetkin Düşüncedergisi olarak 6 Sayı ile sizlerleyiz Bu sayıda kadim tartışma olan akıl vahy felsefe din ikilemini ve bu alanlardaki etkin rolü konumundan hareketle siyaseti de dâhil ederek ilişkilerini Felsefe siyaset ilahiyat dosyasıyla ele aldık Ama siz buna bir ara ilahiyat camiasını meşgul eden ilahiyat müfredatından felsefe derslerini kaldırmak veya azaltmak tartışmaları hatta girişimini de hatırlayarak Felsefeyi İlahiyattan kovmak gibi bir üst başlık da düşünebilirsiniz Soyut bir başlık gibi gelebilir ancak biz siyasi ve toplumsal hayatın inşasında çok önemli olduğunu düşünerek bu kavramları işledik Bu sayıda İlahiyatsız felsefe olur mu ilahiyat müfredatlarının yetiştirdiği profil bir siyaset felsefemiz var mı siyaset felsefesi açısından devlet tarih boyunca siyaset ilahiyat ilişkisi siyaset ve diyanet işleri başkanlığı bir siyasi tasarım olarak ilahiyat günümüzde felsefe ve yüzeyselleşme İslam düşünce tarihinde felsefeciler ve siyaset günümüzde ilahiyatta ve siyasette eksik olan ne günümüzde felsefede eksik olan ne Hikmetsiz siyaset dinsiz felsefe felsefesiz ilahiyat bunlar arasında hiyerarşik bir ilişki mi var yatay bir ilişki mi gibi soru ve sorunların cevabını aradık Değerli yazarlarımız farklı perspektiflerden farklı problem alanlarını analiz etti Ve sizlere bu sayıda şöyle bir fihrist çıkardık Bu sayıda yer alan yazarlarımız ve konu başlıkları Mustafa Tekin İlahiyat ın İnsan Krizi Mehmet Gönenç Felsefe ve İlahiyat Arasında Siyasi Bir Sorun Hak ve Güç Kadir Canatan Akıl Nakil İkileminden Kurtulmak Mustafa Öztürk Din İlahiyat Siyaset Esat Aslan Şüpheden İmana Aşiretimizin Geleceğini Düşünmek Ahmet Keleş Vahiy Akıl ve Din Felsefe Karşıtlığında Ontolojik Bir Çözümleme Ümit Aktaş Aliya ve Bilge Krallık Muhammet Özdemir Allah ın Emrinden Siyaset ve Felsefeye İlahiyat Düşüncesi İbrahim Görener Kur an a Felsefi Yaklaşımda Yarar Zarar Dengesi Yıldız Ramazanoğlu Aliya nın Düşünce Evreni Abbas Pirimoğlu Siyasalın Yol Göstericiliğinde İktidar ve Otoriteyi Anlamak Ayşe Yaşar Umutlu Türk Hukuk tarihinde Siyasi Yasa Hukuki Yasa Tartışmaları ve Günümüze Yansımaları Bilal Özçelik Kitabu l Muztazhiri Bağlamında Gazali ve Siyaset Düşüncesi Atasoy Müftüoğlu Maduniyetin İçselleştirilmesi Kültür Sanat Dursun Çiçek Görünen ve Görüntü Arasında Fotoğraf ve Görsel Düşüncenin İmkânı Söyleşi Mehmet Bayraktar Felsefeyi Türkiye den Kovmak İstiyorlar Biyografi Kadir Canatan Bir Bunalım Düşünürü Olarak Gazali Kitap Kritikleri Kadir Canatan Teolojik Politik İnceleme Spinoza Yusuf Yavuzyılmaz Despotizmin Doğası Abdurrahman el Kevakibi Sizlere yine nitelikli bir içerik sunma gayretinde olduk İlgi dikkat ve heyecanla okuyacağınızı umuyor görüş ve eleştirilerinizi bekliyoruz Latif Kınataş

Yetkin Düşünce Dergisi
İnsanlık tarihinin en kadim ve bir o kadar da yakıcı meselelerinden biri olan yalan Yetkin Düşünce nin 2026 yılındaki bu ilk sayısında masaya yatırılıyor Geleneksel olarak ahlaki bir sapma veya bireysel bir günah parantezine hapsedilen yalan bugün postmodernitenin sunduğu teknolojik imkânlar ve hakikat sonrası post truth atmosferiyle birlikte sistematik kurumsal ve hatta estetize edilmiş bir yönetim tekniğine dönüşmüş durumdadır Derginiz Yetkin Düşünce dokuzuncu yayın yılına girerken bu karmaşık olguyu felsefi teolojik sosyolojik ve psikolojik veçheleriyle irdeleyen kapsamlı bir dosya sunuyor Dosyamızın kavramsal çerçevesi yalanın sadece gerçek dışı bir beyan olmaktan çıkıp aldatma manipülasyon ve kitlesel duyarsızlık ile nasıl iç içe geçtiğini sorgulayarak açılıyor Mustafa Tekin kitlelerin hakikate olan mesafesini Bana Güzel Yalanlar Söyle mottosu üzerinden analiz ederken Muhammet Özdemir yalanın çağdaş dünyada nasıl bir sosyal para birimi haline geldiğini felsefi bir perspektifle tartışıyor Ahmet Keleş in Yalan söyleyebiliyorum o halde insanım kışkırtıcı başlığıyla sunduğu yazı ise yalanı varoluşsal bir imkân ve dilin kurucu bir unsuru olarak ontolojik düzlemde yeniden konumlandırıyor Yalanın iktidar ve sistemle olan kirli ittifakı dosyamızın bir diğer can alıcı noktasını oluşturuyor Ali Öner yalanın siyasal bir araç olarak meşrulaştırılma süreçlerini İslam düşüncesi ve modern felsefe arasındaki gerilimde ararken Kadir Canatan reklamdan propagandaya dijital dezenformasyondan algı yönetimine kadar kurumsal yalan mekanizmalarının nasıl işlediğini deşifre ediyor Yusuf Emrah Keskiner in Kolektif İkiyüzlülük analizi ise yalanın toplumsal güveni kılcal damarlardan başlayarak nasıl aşındırdığını gözler önüne seriyor Dosya kapsamında ayrıca Abdullah Ayaz dijital çağın yarattığı hakikat krizini Emrullah Zorlu mitolojideki kurucu yalanları Murat Çinici insan zihnindeki hatalı kodları Muhammed Coşkun yalanın rehabilite edilme biçimlerini Talip Tanır ise yalanın gündelik hayattaki seyrini inceliyor Cevdet Işık ın öznel özerklik ve yalan arasındaki ilişkiye dair yazısı ile Yıldız Ramazanoğlu nun yalanı tarihsel ve güncel boyutlarıyla ele aldığı ufuk açıcı söyleşisi bu sayının zihni arka planını tamamlıyor Yetkin Düşünce olarak hakikatin giderek muğlaklaştığı yalanın ise başarı ve strateji adı altında kutsandığı bir çağda bu dosyanın okurlarımız için bir farkındalık zemini oluşturmasını diliyoruz Bir sonraki sayımızda Bölgesel Savaş Küresel Kriz konusuna odaklanmak üzere sizleri yalanın ve hakikatin derinliklerine doğru bir yolculuğa davet ediyoruz İyi okumalar

Yetkin Düşünce Dergisi
Yetkin Düşünce dergisi olarak 6 Sayı ile sizlerleyiz Bu sayıda kadim tartışma olan akıl vahy felsefe din ikilemini ve bu alanlardaki etkin rolü konumundan hareketle siyaseti de dâhil ederek ilişkilerini Felsefe siyaset ilahiyat dosyasıyla ele aldık Ama siz buna bir ara ilahiyat camiasını meşgul eden ilahiyat müfredatından felsefe derslerini kaldırmak veya azaltmak tartışmaları hatta girişimini de hatırlayarak Felsefeyi İlahiyattan kovmak gibi bir üst başlık da düşünebilirsiniz Soyut bir başlık gibi gelebilir ancak biz siyasi ve toplumsal hayatın inşasında çok önemli olduğunu düşünerek bu kavramları işledik Bu sayıda İlahiyatsız felsefe olur mu ilahiyat müfredatlarının yetiştirdiği profil bir siyaset felsefemiz var mı siyaset felsefesi açısından devlet tarih boyunca siyaset ilahiyat ilişkisi siyaset ve diyanet işleri başkanlığı bir siyasi tasarım olarak ilahiyat günümüzde felsefe ve yüzeyselleşme İslam düşünce tarihinde felsefeciler ve siyaset günümüzde ilahiyatta ve siyasette eksik olan ne günümüzde felsefede eksik olan ne Hikmetsiz siyaset dinsiz felsefe felsefesiz ilahiyat bunlar arasında hiyerarşik bir ilişki mi var yatay bir ilişki mi gibi soru ve sorunların cevabını aradık Değerli yazarlarımız farklı perspektiflerden farklı problem alanlarını analiz etti Ve sizlere bu sayıda şöyle bir fihrist çıkardık Bu sayıda yer alan yazarlarımız ve konu başlıkları Mustafa Tekin İlahiyat ın İnsan Krizi Mehmet Gönenç Felsefe ve İlahiyat Arasında Siyasi Bir Sorun Hak ve Güç Kadir Canatan Akıl Nakil İkileminden Kurtulmak Mustafa Öztürk Din İlahiyat Siyaset Esat Aslan Şüpheden İmana Aşiretimizin Geleceğini Düşünmek Ahmet Keleş Vahiy Akıl ve Din Felsefe Karşıtlığında Ontolojik Bir Çözümleme Ümit Aktaş Aliya ve Bilge Krallık Muhammet Özdemir Allah ın Emrinden Siyaset ve Felsefeye İlahiyat Düşüncesi İbrahim Görener Kur an a Felsefi Yaklaşımda Yarar Zarar Dengesi Yıldız Ramazanoğlu Aliya nın Düşünce Evreni Ab

Yetkin Düşünce Dergisi
İnsanlık tarihinin en kadim ve bir o kadar da yakıcı meselelerinden biri olan yalan Yetkin Düşünce nin 2026 yılındaki bu ilk sayısında masaya yatırılıyor Geleneksel olarak ahlaki bir sapma veya bireysel bir günah parantezine hapsedilen yalan bugün postmodernitenin sunduğu teknolojik imkânlar ve hakikat sonrası post truth atmosferiyle birlikte sistematik kurumsal ve hatta estetize edilmiş bir yönetim tekniğine dönüşmüş durumdadır Derginiz Yetkin Düşünce dokuzuncu yayın yılına girerken bu karmaşık olguyu felsefi teolojik sosyolojik ve psikolojik veçheleriyle irdeleyen kapsamlı bir dosya sunuyor Dosyamızın kavramsal çerçevesi yalanın sadece gerçek dışı bir beyan olmaktan çıkıp aldatma manipülasyon ve kitlesel duyarsızlık ile nasıl iç içe geçtiğini sorgulayarak açılıyor Mustafa Tekin kitlelerin hakikate olan mesafesini Bana Güzel Yalanlar Söyle mottosu üzerinden analiz ederken Muhammet Özdemir yalanın çağdaş dünyada nasıl bir sosyal para birimi haline geldiğini felsefi bir perspektifle tartışıyor Ahmet Keleş in Yalan söyleyebiliyorum o halde insanım kışkırtıcı başlığıyla sunduğu yazı ise yalanı varoluşsal bir imkân ve dilin kurucu bir unsuru olarak ontolojik düzlemde yeniden konumlandırıyor Yalanın iktidar ve sistemle olan kirli ittifakı dosyamızın bir diğer can alıcı noktasını oluşturuyor Ali Öner yalanın siyasal bir araç olarak meşrulaştırılma süreçlerini İslam düşüncesi ve modern felsefe arasındaki gerilimde ararken Kadir Canatan reklamdan propagandaya dijital dezenformasyondan algı yönetimine kadar kurumsal yalan mekanizmalarının nasıl işlediğini deşifre ediyor Yusuf Emrah Keskiner in Kolektif İkiyüzlülük analizi ise yalanın toplumsal güveni kılcal damarlardan başlayarak nasıl aşındırdığını gözler önüne seriyor Dosya kapsamında ayrıca Abdullah Ayaz dijital çağın yarattığı hakikat krizini Emrullah Zorlu mitolojideki kurucu yalanları Murat Çinici insan zihnindeki hatalı kodları Muhammed Coşkun yalanın rehabilite edilme biçimlerini Talip Tanır ise yalanın gündelik hayattaki seyrini inceliyor Cevdet Işık ın öznel özerklik ve yalan arasındaki ilişkiye dair yazısı ile Yıldız Ramazanoğlu nun yalanı tarihsel ve güncel boyutlarıyla ele aldığı ufuk açıcı söyleşisi bu sayının zihni arka planını tamamlıyor Yetkin Düşünce olarak hakikatin giderek muğlaklaştığı yalanın ise başarı ve strateji adı altında kutsandığı bir çağda bu dosyanın okurlarımız için bir farkındalık zemini oluşturmasını diliyoruz Bir sonraki sayımızda Bölgesel Savaş Küresel Kriz konusuna odaklanmak üzere sizleri yalanın ve hakikatin derinliklerine doğru bir yolculuğa davet ediyoruz İyi okumalar

Yetkin Düşünce Dergisi
İnsanlık tarihinin en kadim ve bir o kadar da yakıcı meselelerinden biri olan yalan Yetkin Düşünce nin 2026 yılındaki bu ilk sayısında masaya yatırılıyor Geleneksel olarak ahlaki bir sapma veya bireysel bir günah parantezine hapsedilen yalan bugün postmodernitenin sunduğu teknolojik imkânlar ve hakikat sonrası post truth atmosferiyle birlikte sistematik kurumsal ve hatta estetize edilmiş bir yönetim tekniğine dönüşmüş durumdadır Derginiz Yetkin Düşünce dokuzuncu yayın yılına girerken bu karmaşık olguyu felsefi teolojik sosyolojik ve psikolojik veçheleriyle irdeleyen kapsamlı bir dosya sunuyor Dosyamızın kavramsal çerçevesi yalanın sadece gerçek dışı bir beyan olmaktan çıkıp aldatma manipülasyon ve kitlesel duyarsızlık ile nasıl iç içe geçtiğini sorgulayarak açılıyor Mustafa Tekin kitlelerin hakikate olan mesafesini Bana Güzel Yalanlar Söyle mottosu üzerinden analiz ederken Muhammet Özdemir yalanın çağdaş dünyada nasıl bir sosyal para birimi haline geldiğini felsefi bir perspektifle tartışıyor Ahmet Keleş in Yalan söyleyebiliyorum o halde insanım kışkırtıcı başlığıyla sunduğu yazı ise yalanı varoluşsal bir imkân ve dilin kurucu bir unsuru olarak ontolojik düzlemde yeniden konumlandırıyor Yalanın iktidar ve sistemle olan kirli ittifakı dosyamızın bir diğer can alıcı noktasını oluşturuyor Ali Öner yalanın siyasal bir araç olarak meşrulaştırılma süreçlerini İslam düşüncesi ve modern felsefe arasındaki gerilimde ararken Kadir Canatan reklamdan propagandaya dijital dezenformasyondan algı yönetimine kadar kurumsal yalan mekanizmalarının nasıl işlediğini deşifre ediyor Yusuf Emrah Keskiner in Kolektif İkiyüzlülük analizi ise yalanın toplumsal güveni kılcal damarlardan başlayarak nasıl aşındırdığını gözler önüne seriyor Dosya kapsamında ayrıca Abdullah Ayaz dijital çağın yarattığı hakikat krizini Emrullah Zorlu mitolojideki kurucu yalanları Murat Çinici insan zihnindeki hatalı kodları Muhammed Coşkun yalanın rehabilite edilme biçimlerini Talip Tanır ise yalanın gündelik hayattaki seyrini inceliyor Cevdet Işık ın öznel özerklik ve yalan arasındaki ilişkiye dair yazısı ile Yıldız Ramazanoğlu nun yalanı tarihsel ve güncel boyutlarıyla ele aldığı ufuk açıcı söyleşisi bu sayının zihni arka planını tamamlıyor Yetkin Düşünce olarak hakikatin giderek muğlaklaştığı yalanın ise başarı ve strateji adı altında kutsandığı bir çağda bu dosyanın okurlarımız için bir farkındalık zemini oluşturmasını diliyoruz Bir sonraki sayımızda Bölgesel Savaş Küresel Kriz konusuna odaklanmak üzere sizleri yalanın ve hakikatin derinliklerine doğru bir yolculuğa davet ediyoruz İyi okumalar