Yıkarak Yapmak — Uğur Tanyeli

Yıkarak Yapmak
Uğur TanyeliMetis Yayıncılık
Yıkarak Yapmak
Uğur TanyeliYıkarak yapmaktan söz ediyorum çünkü genelde ilerici öncü avangart gibi sıfatlarla anılan pek çok kişi ve yönelim eskileri gözden çıkaramayan hatta onları çağdaş olanı gerekçelendirmek için hikmet deposu gibi kullanan argümanlar dile getirdiler Sonuçta bunların tümü bir tür zombi üretimi Bu kitap işte o zombileri o yaşayan ölüleri teşhis etmeye ve tartışmaya yönelik bir çaba Anarşi terimini kullanıyorum çünkü mimarlık bilgi alanında egemen iktidar yapılarını söylemleri önyargıları stereotipleri inançları sorunlaştırmak istiyorum Onların çok zayıf düşünce konstrüksiyonları oluşturduğuna inanıyorum İktidarlarını da paradoksal olarak o zafiyetlerine borçlular Bunlara inanılır ikna olunur ve söylemsel ve veya tasarımsal pratiklerde bulunmaya fütursuzca devam edilir İman edilmekten vazgeçilseydi tüm bir düşünsel konstrüksiyonun altı oyulacak zeminsiz kalınacaktı Çok daha önemli hedefim ise mimarlık söylemlerinde gizli totalitarizm Mimarlık düşüncesinin çoğu metninde dünyanın mimarın kişisel becerisiyle cennet kılınabileceği gibi totalitaryen bir beklentiden söz edilir ve çoğu zaman bundan hiç rahatsızlık duyulmaz Böyle bir inanç aslında tasarlayan öznenin vehmedilmiş iktidarından çok siyasal otoritenin denetimsiz gerçek iktidarına uzanan kanala su taşıyor Diktatoryel iddiaların meşrulaştırılması imkânlarını ortaya koyuyor Şöyle de diyebilirim Mimarın tasarımsal iktidarı ile siyasal yöneticinin toplum mühendisliği yapma iktidarı arasındaki mesafe çok kısa Her ikisi de toplumsallık üzerinde kurulması amaçlanan bir diktaya özlem duyuyor Uğur Tanyeli

Metis Yayınları
Yıkarak yapmaktan söz ediyorum çünkü genelde ilerici öncü avangart gibi sıfatlarla anılan pek çok kişi ve yönelim eskileri gözden çıkaramayan hatta onları çağdaş olanı gerekçelendirmek için hikmet deposu gibi kullanan argümanlar dile getirdiler Sonuçta bunların tümü bir tür zombi üretimi Bu kitap işte o zombileri o yaşayan ölüleri teşhis etmeye ve tartışmaya yönelik bir çaba Anarşi terimini kullanıyorum çünkü mimarlık bilgi alanında egemen iktidar yapılarını söylemleri önyargıları stereotipleri inançları sorunlaştırmak istiyorum Onların çok zayıf düşünce konstrüksiyonları oluşturduğuna inanıyorum İktidarlarını da paradoksal olarak o zafiyetlerine borçlular Bunlara inanılır ikna olunur ve söylemsel ve veya tasarımsal pratiklerde bulunmaya fütursuzca devam edilir İman edilmekten vazgeçilseydi tüm bir düşünsel konstrüksiyonun altı oyulacak zeminsiz kalınacaktı Çok daha önemli hedefim ise mimarlık söylemlerinde gizli totalitarizm Mimarlık düşüncesinin çoğu metninde dünyanın mimarın kişisel becerisiyle cennet kılınabileceği gibi totalitaryen bir beklentiden söz edilir ve çoğu zaman bundan hiç rahatsızlık duyulmaz Böyle bir inanç aslında tasarlayan öznenin vehmedilmiş iktidarından çok siyasal otoritenin denetimsiz gerçek iktidarına uzanan kanala su taşıyor Diktatoryel iddiaların meşrulaştırılması imkânlarını ortaya koyuyor Şöyle de diyebilirim Mimarın tasarımsal iktidarı ile siyasal yöneticinin toplum mühendisliği yapma iktidarı arasındaki mesafe çok kısa Her ikisi de toplumsallık üzerinde kurulması amaçlanan bir diktaya özlem duyuyor Uğur Tanyeli Tanıtım Bülteninden

Metis Yayınları
Yıkarak yapmaktan söz ediyorum çünkü genelde ilerici öncü avangart gibi sıfatlarla anılan pek çok kişi ve yönelim eskileri gözden çıkaramayan hatta onları çağdaş olanı gerekçelendirmek için hikmet deposu gibi kullanan argümanlar dile getirdiler Sonuçta bunların tümü bir tür zombi üretimi Bu kitap işte o zombileri o yaşayan ölüleri teşhis etmeye ve tartışmaya yönelik bir çaba Anarşi terimini kullanıyorum çünkü mimarlık bilgi alanında egemen iktidar yapılarını söylemleri önyargıları stereotipleri inançları sorunlaştırmak istiyorum Onların çok zayıf düşünce konstrüksiyonları oluşturduğuna inanıyorum İktidarlarını da paradoksal olarak o zafiyetlerine borçlular Bunlara inanılır ikna olunur ve söylemsel ve veya tasarımsal pratiklerde bulunmaya fütursuzca devam edilir İman edilmekten vazgeçilseydi tüm bir düşünsel konstrüksiyonun altı oyulacak zeminsiz kalınacaktı Çok daha önemli hedefim ise mimarlık söylemlerinde gizli totalitarizm Mimarlık düşüncesinin çoğu metninde dünyanın mimarın kişisel becerisiyle cennet kılınabileceği gibi totalitaryen bir beklentiden söz edilir ve çoğu zaman bundan hiç rahatsızlık duyulmaz Böyle bir inanç aslında tasarlayan öznenin vehmedilmiş iktidarından çok siyasal otoritenin denetimsiz gerçek iktidarına uzanan kanala su taşıyor Diktatoryel iddiaların meşrulaştırılması imkânlarını ortaya koyuyor Şöyle de diyebilirim Mimarın tasarımsal iktidarı ile siyasal yöneticinin toplum mühendisliği yapma iktidarı arasındaki mesafe çok kısa Her ikisi de toplumsallık üzerinde kurulması amaçlanan bir diktaya özlem duyuyor Uğur Tanyeli Tanıtım Bülteninden

Metis Yayınları
Yıkarak yapmaktan söz ediyorum çünkü genelde ilerici öncü avangart gibi sıfatlarla anılan pek çok kişi ve yönelim eskileri gözden çıkaramayan hatta onları çağdaş olanı gerekçelendirmek için hikmet deposu gibi kullanan argümanlar dile getirdiler Sonuçta bunların tümü bir tür zombi üretimi Bu kitap işte o zombileri o yaşayan ölüleri teşhis etmeye ve tartışmaya yönelik bir çaba Anarşi terimini kullanıyorum çünkü mimarlık bilgi alanında egemen iktidar yapılarını söylemleri önyargıları stereotipleri inançları sorunlaştırmak istiyorum Onların çok zayıf düşünce konstrüksiyonları oluşturduğuna inanıyorum İktidarlarını da paradoksal olarak o zafiyetlerine borçlular Bunlara inanılır ikna olunur ve söylemsel ve veya tasarımsal pratiklerde bulunmaya fütursuzca devam edilir İman edilmekten vazgeçilseydi tüm bir düşünsel konstrüksiyonun altı oyulacak zeminsiz kalınacaktı Çok daha önemli hedefim ise mimarlık söylemlerinde gizli totalitarizm Mimarlık düşüncesinin çoğu metninde dünyanın mimarın kişisel becerisiyle cennet kılınabileceği gibi totalitaryen bir beklentiden söz edilir ve çoğu zaman bundan hiç rahatsızlık duyulmaz Böyle bir inanç aslında tasarlayan öznenin vehmedilmiş iktidarından çok siyasal otoritenin denetimsiz gerçek iktidarına uzanan kanala su taşıyor Diktatoryel iddiaların meşrulaştırılması imkânlarını ortaya koyuyor Şöyle de diyebilirim Mimarın tasarımsal iktidarı ile siyasal yöneticinin toplum mühendisliği yapma iktidarı arasındaki mesafe çok kısa Her ikisi de toplumsallık üzerinde kurulması amaçlanan bir diktaya özlem duyuyor Uğur Tanyeli

Metis Yayınları
Yıkarak yapmaktan söz ediyorum çünkü genelde ilerici öncü avangart gibi sıfatlarla anılan pek çok kişi ve yönelim eskileri gözden çıkaramayan hatta onları çağdaş olanı gerekçelendirmek için hikmet deposu gibi kullanan argümanlar dile getirdiler Sonuçta bunların tümü bir tür zombi üretimi Bu kitap işte o zombileri o yaşayan ölüleri teşhis etmeye ve tartışmaya yönelik bir çaba Anarşi terimini kullanıyorum çünkü mimarlık bilgi alanında egemen iktidar yapılarını söylemleri önyargıları stereotipleri inançları sorunlaştırmak istiyorum Onların çok zayıf düşünce konstrüksiyonları oluşturduğuna inanıyorum İktidarlarını da paradoksal olarak o zafiyetlerine borçlular Bunlara inanılır ikna olunur ve söylemsel ve veya tasarımsal pratiklerde bulunmaya fütursuzca devam edilir İman edilmekten vazgeçilseydi tüm bir düşünsel konstrüksiyonun altı oyulacak zeminsiz kalınacaktı Çok daha önemli hedefim ise mimarlık söylemlerinde gizli totalitarizm Mimarlık düşüncesinin çoğu metninde dünyanın mimarın kişisel becerisiyle cennet kılınabileceği gibi totalitaryen bir beklentiden söz edilir ve çoğu zaman bundan hiç rahatsızlık duyulmaz Böyle bir inanç aslında tasarlayan öznenin vehmedilmiş iktidarından çok siyasal otoritenin denetimsiz gerçek iktidarına uzanan kanala su taşıyor Diktatoryel iddiaların meşrulaştırılması imkânlarını ortaya koyuyor Şöyle de diyebilirim Mimarın tasarımsal iktidarı ile siyasal yöneticinin toplum mühendisliği yapma iktidarı arasındaki mesafe çok kısa Her ikisi de toplumsallık üzerinde kurulması amaçlanan bir diktaya özlem duyuyor Uğur Tanyeli

METİS YAYINLARI
Yayınevi METİS YAYINLARI Yazar UĞUR TANYELİ Baskı 1 BAKI Sayfa Sayısı 367 SAYFA Yıl 2017

Metis Yayınları
Uğur Tanyeli tarafından kaleme alınan Yıkarak Yapmak Metis Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yıkarak Yapmak Uğur Tanyeli Kitap Özeti Yıkarak yapmaktan söz ediyorum çünkü genelde ilerici öncü avangart gibi sıfatlarla anılan pek çok kişi ve yönelim eskileri gözden çıkaramayan hatta onları çağdaş olanı gerekçelendirmek için hikmet deposu gibi kullanan argümanlar dile getirdiler Sonuçta bunların tümü bir tür zombi üretimi Bu kitap işte o zombileri o yaşayan ölüleri teşhis etmeye ve tartışmaya yönelik bir çaba Anarşi terimini kullanıyorum çünkü mimarlık bilgi alanında egemen iktidar yapılarını söylemleri önyargıları stereotipleri inançları sorunlaştırmak istiyorum Onların çok zayıf düşünce konstrüksiyonları oluşturduğuna inanıyorum İktidarlarını da paradoksal olarak o zafiyetlerine borçlular Bunlara inanılır ikna olunur ve söylemsel ve veya tasarımsal pratiklerde bulunmaya fütursuzca devam edilir İman edilmekten vazgeçilseydi tüm bir düşünsel konstrüksiyonun altı oyulacak zeminsiz kalınacaktı Çok daha önemli hedefim ise mimarlık söylemlerinde gizli totalitarizm Mimarlık düşüncesinin çoğu metninde dünyanın mimarın kişisel becerisiyle cennet kılınabileceği gibi totalitaryen bir beklentiden söz edilir ve çoğu zaman bundan hiç rahatsızlık duyulmaz Böyle bir inanç aslında tasarlayan öznenin vehmedilmiş iktidarından çok siyasal otoritenin denetimsiz gerçek iktidarına uzanan kanala su taşıyor Diktatoryel iddiaların meşrulaştırılması imkânlarını ortaya koyuyor Şöyle de diyebilirim Mimarın tasarımsal iktidarı ile siyasal yöneticinin toplum mühendisliği yapma iktidarı arasındaki mesafe çok kısa Her ikisi de toplumsallık üzerinde kurulması amaçlanan bir diktaya özlem duyuyor Uğur Tanyeli Yayınevi Metis Yayınları Yazar Uğur Tanyeli Sayfa 376 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Kasım 2017 Barkod 9786053160854 Kategori Mimarlık

Metis Yayınları
Yıkarak yapmaktan söz ediyorum çünkü genelde ilerici öncü avangart gibi sıfatlarla anılan pek çok kişi ve yönelim eskileri gözden çıkaramayan hatta onları çağdaş olanı gerekçelendirmek için hikmet deposu gibi kullanan argümanlar dile getirdiler Sonuçta bunların tümü bir tür zombi üretimi Bu kitap işte o zombileri o yaşayan ölüleri teşhis etmeye ve tartışmaya yönelik bir çaba Anarşi terimini kullanıyorum çünkü mimarlık bilgi alanında egemen iktidar yapılarını söylemleri önyargıları stereotipleri inançları sorunlaştırmak istiyorum Onların çok zayıf düşünce konstrüksiyonları oluşturduğuna inanıyorum İktidarlarını da paradoksal olarak o zafiyetlerine borçlular Bunlara inanılır ikna olunur ve söylemsel ve veya tasarımsal pratiklerde bulunmaya fütursuzca devam edilir İman edilmekten vazgeçilseydi tüm bir düşünsel konstrüksiyonun altı oyulacak zeminsiz kalınacaktı Çok daha önemli hedefim ise mimarlık söylemlerinde gizli totalitarizm Mimarlık düşüncesinin çoğu metninde dünyanın mimarın kişisel becerisiyle cennet kılınabileceği gibi totalitaryen bir beklentiden söz edilir ve çoğu zaman bundan hiç rahatsızlık duyulmaz Böyle bir inanç aslında tasarlayan öznenin vehmedilmiş iktidarından çok siyasal otoritenin denetimsiz gerçek iktidarına uzanan kanala su taşıyor Diktatoryel iddiaların meşrulaştırılması imkânlarını ortaya koyuyor Şöyle de diyebilirim Mimarın tasarımsal iktidarı ile siyasal yöneticinin toplum mühendisliği yapma iktidarı arasındaki mesafe çok kısa Her ikisi de toplumsallık üzerinde kurulması amaçlanan bir diktaya özlem duyuyor Uğur Tanyeli

Metis
Yıkarak yapmaktan söz ediyorum çünkü genelde ilerici öncü avangart gibi sıfatlarla anılan pek çok kişi ve yönelim eskileri gözden çıkaramayan hatta onları çağdaş olanı gerekçelendirmek için hikmet deposu gibi kullanan argümanlar dile getirdiler Sonuçta bunların tümü bir tür zombi üretimi Bu kitap işte o zombileri o yaşayan ölüleri teşhis etmeye ve tartışmaya yönelik bir çaba Anarşi terimini kullanıyorum çünkü mimarlık bilgi alanında egemen iktidar yapılarını söylemleri önyargıları stereotipleri inançları sorunlaştırmak istiyorum Onların çok zayıf düşünce konstrüksiyonları oluşturduğuna inanıyorum İktidarlarını da paradoksal olarak o zafiyetlerine borçlular Bunlara inanılır ikna olunur ve söylemsel ve veya tasarımsal pratiklerde bulunmaya fütursuzca devam edilir İman edilmekten vazgeçilseydi tüm bir düşünsel konstrüksiyonun altı oyulacak zeminsiz kalınacaktı Çok daha önemli hedefim ise mimarlık söylemlerinde gizli totalitarizm Mimarlık düşüncesinin çoğu metninde dünyanın mimarın kişisel becerisiyle cennet kılınabileceği gibi totalitaryen bir beklentiden söz edilir ve çoğu zaman bundan hiç rahatsızlık duyulmaz Böyle bir inanç aslında tasarlayan öznenin vehmedilmiş iktidarından çok siyasal otoritenin denetimsiz gerçek iktidarına uzanan kanala su taşıyor Diktatoryel iddiaların meşrulaştırılması imkânlarını ortaya koyuyor Şöyle de diyebilirim Mimarın tasarımsal iktidarı ile siyasal yöneticinin toplum mühendisliği yapma iktidarı arasındaki mesafe çok kısa Her ikisi de toplumsallık üzerinde kurulması amaçlanan bir diktaya özlem duyuyor Uğur Tanyeli YAZAR HAKKINDA Uğur Tanyeli 1952 de Ankara da doğdu 1976 da bugünkü adıyla MSGSÜ Mimarlık Fakültesi nden mezun olarak aynı yılın sonunda adı geçen kurumda asistanlık görevine başladı 1982 91 arasında İTÜ Mimarlık Fakültesi nde çalıştı 1990 91 de Michigan Üniversitesi Orta Doğu ve Kuzey Afrika Araştırmaları Merkezi nde konuk öğretim üyesi olarak bulundu 1990 dan beri Arredamento Mimarlık dergisinin yayın koordinatörlüğünü yürütmektedir Çalışmaları Türkiye modernliğinin fiziksel çevre bağlamında irdelenmesi üzerinde yoğunlaşmaktadır

Metis Yayınları
Yıkarak yapmaktan söz ediyorum çünkü genelde ilerici öncü avangart gibi sıfatlarla anılan pek çok kişi ve yönelim eskileri gözden çıkaramayan hatta onları çağdaş olanı gerekçelendirmek için hikmet deposu gibi kullanan argümanlar dile getirdiler Sonuçta bunların tümü bir tür zombi üretimi Bu kitap işte o zombileri o yaşayan ölüleri teşhis etmeye ve tartışmaya yönelik bir çaba Önsöz Yerine Neden Anarşist ve Yıkıcı s 9 11 Başlığı Yıkarak Yapmak Anarşist Bir Mimarlık Kuramı İçin Altlık olan bir kitabın daha en baştan bazı açıklamalara ihtiyacı var Örneğin şöyle sorulara yanıt vermek gerekecek Yıkmakla yapmanın içsel bir bağlantısı mı var ki başlıkta yıkarak yapmak gibi bir ifade kullanılıyor Anarşist bir mimarlık kuramı ne demek Ve nihayet kitap neden bir mimarlık kuramı inşa etmek yerine mimarlık kuramı için sadece bir altlık oluşturma iddiasında Ömer Erdem Mimarlar anonimleşemiyorsa Hürriyet Kitap Sanat 4 Mayıs 2017 Bir Uğur Tanyeli kitabıyla karşılaşmanın her zaman heyecan verici tarafları var Önünüzde hep yepyeni düşünme yolları açılır mimarlık bir uzmanlık alanı olmaktan çıkar kültür tarihi edebiyat ve felsefe gibi pek çok konuyla birleşen özgün yorumlara kavuşur Yeni kitabı Yıkarak Yapmak da mimarlık ekseninde ilerlese de aslında çağdaş düşünce tarihi eleştirisi Ve yıkarak yapmak nitelemesini eleştirerek ilerlemek diye anlamak da pek ala mümkün Bütün çalışmalarının ana karakteri eleştirellik aslında Tanyeli nin Mesleğini meşrebini yöntemini egosunu parlatıp yüceltmeden ilerleyen ve toplumsallaşan bilgi belge ve yorumla genişleyen soğukkanlı bir eleştirellik bu Verili olanı sorgulayıp karşı çıkmak ana şiarı Gökhan Kodalak Yeraltı Mimarlık Kuramı Yıkarak Yapmak ve Uğur Tanyeli Manifold 2 Mayıs 2017 Uğur Tanyeli yeni çıkan Yıkarak Yapmak Anarşist Bir Mimarlık Kuramı İçin Altlık adlı kitabında daha önce yapmadığı bir şeyi yapıyor bunca yıllık külliyatında ilk kez mimarlık kuramını başlığa taşıyor Oysaki kitap geleneksel ayrımlarla konuşmak istersek bir mimarlık tarihi hatta bir mimarlık eleştirisi kitabı olarak adlandırılmalı Belli ki Tanyeli bu geleneksel ayrımlarla konuşmak istemiyor Mimarlığı pratik kuram tarih eleştiri diye fanuslara kapatmak yerine mimarlığın tüm düşünme ve eyleme kapasitelerini çaprazlamasına kesen yeni bir mimari yaklaşım içinden konuşmak istiyor Kitabın başlığında bahsi geçen mimarlık kuramı bu anlamda mimarlık düşüncesine dair bir alt disiplinin sınırlarını belirlemeyi değil mimarlığı sınırötesi düşünsel güzergâhlarda yolculuğa çıkarmayı vadediyor Peki ama nasıl çaprazlanıyor mimarlık nasıl kuruluyor bu sınırötesi ilişkiler Tanyeli öncelikle mimarlığın zamanla ilişkisini çaprazlamakla işe koyuluyor Ele aldığı her konuyu bir yandan tarihyazımsal bir hassasiyetle kendi tarihsel bağlamındaki ilişki örüntüleri içerisinden okuyor fakat diğer yandan bu konuları bağlamötesi sıçrayışlarla asırlar arasında çizdiği zikzaklarla birbirine dokuyor Bu rastlantısal bir metodolojik tercih değil Tanyeli için çünkü mimarlığın kendisi zaten zamanötesi etkileşimlerden o Özlem Gülçiçek Yıkarak yapmak Birim Dergisi Sayı 386 Haziran 2021 Yıkarak yapmak düşüncenin sorgulamaya ve eylemeye meyyal düşüncenin en yapıcı duraklarından dayanaklarından Bazen kendiliğinden fark etmeden akan bir pratik bazen zor ve cesur kararlar gerektiren bir yol ayrımı bazen de durup uzaktan bakınca zaten yıkılmış belki hiç varolmamışı görebilmenin getirdiği yeni ihtimaller Çokça tesadüf ama teyelliler de birbirlerine Hiç yıkma deneyimi olmayınca başka birikim ihtimallerini de görmek tanımak hatta göz göze gelmek bile kolay değil Bazı sıkışmış hayatlarda ve bazı sıkışmış zamanlarda çatışmasız bir değişim mümkün değil çatışmasızlığın kendisi bir yıkım hatta Muhayyel bir huzurun kollarında bir büyüyüp küçülen bir kafes Öte yandan biriktirdiklerimizi tahakküme esir etmeden paylaşmanın yıkmadan dönüşmenin de ihtimalini güzelliğini unutmamak gerek Yıkarak yapmak hem merakla bakmak da demek yapmak için yıkmak da gerek Ama zor iş nihayetinde kaosta yolumuzu bulmaya çalışıyoruz Haliyle yoruluyoruz yıkmaya ve yapmaya eş zamanlı devam ediyoruz

Metis Yayınları
Yıkarak yapmaktan söz ediyorum çünkü genelde ilerici öncü avangart gibi sıfatlarla anılan pek çok kişi ve yönelim eskileri gözden çıkaramayan hatta onları çağdaş olanı gerekçelendirmek için hikmet deposu gibi kullanan argümanlar dile getirdiler Sonuçta bunların tümü bir tür zombi üretimi Bu kitap işte o zombileri o yaşayan ölüleri teşhis etmeye ve tartışmaya yönelik bir çaba Anarşi terimini kullanıyorum çünkü mimarlık bilgi alanında egemen iktidar yapılarını söylemleri önyargıları stereotipleri inançları sorunlaştırmak istiyorum Onların çok zayıf düşünce konstrüksiyonları oluşturduğuna inanıyorum İktidarlarını da paradoksal olarak o zafiyetlerine borçlular Bunlara inanılır ikna olunur ve söylemsel ve veya tasarımsal pratiklerde bulunmaya fütursuzca devam edilir İman edilmekten vazgeçilseydi tüm bir düşünsel konstrüksiyonun altı oyulacak zeminsiz kalınacaktı Çok daha önemli hedefim ise mimarlık söylemlerinde gizli totalitarizm Mimarlık düşüncesinin çoğu metninde dünyanın mimarın kişisel becerisiyle cennet kılınabileceği gibi totalitaryen bir beklentiden söz edilir ve çoğu zaman bundan hiç rahatsızlık duyulmaz Böyle bir inanç aslında tasarlayan öznenin vehmedilmiş iktidarından çok siyasal otoritenin denetimsiz gerçek iktidarına uzanan kanala su taşıyor Diktatoryel iddiaların meşrulaştırılması imkânlarını ortaya koyuyor Şöyle de diyebilirim Mimarın tasarımsal iktidarı ile siyasal yöneticinin toplum mühendisliği yapma iktidarı arasındaki mesafe çok kısa Her ikisi de toplumsallık üzerinde kurulması amaçlanan bir diktaya özlem duyuyor Uğur Tanyeli img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img