Yıkıcı Politika 21 Yüzyıl İçin Bir Manifesto — Antonio Negri

Yıkıcı Politika 21 Yüzyıl İçin Bir Manifesto
Antonio NegriOtonom Yayıncılık
Yıkıcı Politika 21 Yüzyıl İçin Bir Manifesto
Antonio NegriToplumsal emek ve iletişimsel zekanın içerdiği özgül öznellik yıkıcı güce yol açar Bu yıkıcılık sömürüyü amaç edinmiş her şeyin yıkımıdır Yıkıcılık sömürüden ayrılamaz olan belli belirsiz korkunç ve muazzam bir şekilde toplumun içinde işleyen şiddetin yok edilmesidir Yıkıcılık güce eşit güçle karşı koymaktır Emek gücü ne kadar entelektüel ve toplumsal hale gelirse sömürüden ayrılamaz olan şiddet o kadar entelektüel ve toplumsal bir karakter kazanır Şiddet genel bir tarzda yaygınlaşır toplumun bütününü kuşatır ve bütün gözeneklerine nüfuz eder Peki yıkıcılık o zaman neye işaret eder Yıkıcılık güçlü ve belirgin bir güçtür o yıkımın olumlu yönüdür Bu yıkıcı nitelik eşitlik özgürlük ayrıma karşı koyma ölüme karşı koyma yaşamın zenginleştirilmesi gelecek bilgi ve toplum için planlar ve benzer ölçüde etik öneme sahip başka birçok küçük şey gibi tartışılamaz ve vazgeçilemez bazı hakikatlerin dile getirilmesinde yatar Yıkıcılık hakikatin radikal doğasıdır Bu radikalizmin uygulanmış bir biçimidir Yıkıcılık kitlelerin dingin ve bastırılamaz eşit karşı gücüdür Antonio Negri

Otonom Yayıncılık
Yıkıcı Politika İtalya da 1960 lardaki yoğun işçi militanlığı 1970 lerle beraber mücadele halindeki yeni toplumsal öznelerin ortaya çıkışı ve 1980 lerle gelen baskı döneminin ardından Negri nin Fransa daki sürgün yıllarında kaleme aldığı yazılardan oluşur Bu yönüyle kitap aslında devrimci bir düşünürün içinden geldiği teorik ve politik hareketin birikimlerini devralarak yükselişe geçen toplumsal hareketlerin barındırdığı yeni kurucu öznellikler ve değerler temelinde yeni bir politik paradigmanın kuruluşu içindeki serüvenini resmeder gibidir Bu yazılarda diğer Marksizm türleri arasında İtalyan işçiciliğine özgünlüğünü veren salt sermayenin tahakkümcü doğası yerine emeğin kurucu öznelliğine sermayeden ve devletten ayrı otonom gücüne yapılan vurgu sürer Ancak sermayenin bütün toplumu fabrika merkezli bir toplumsal örgütlenmeye tabi kıldığı dönemin antagonist gücü olarak tanımlanan kitlesel işçi yerini toplumun içine yayılmış ve merkezsizleşmiş bir üretim sürecinin öznesi olarak toplumsal işçiye bırakır Marx ın özellikle Grundrisse ve Kapital in yayınlanmamış altıncı bölümünde emeğin biçimsel boyunduruğundan gerçek boyunduruğuna geçiş üzerine tartışmasında bir potansiyel olarak bulunan toplumsal işçi artık bir gerçekliğe dönüşmüştür Toplumsal işçi yalnızca değerin ve artı değerin değil iş için gerekli bütün toplumsal elbirliğinin de doğrudan üreticisi durumundadır Toplumsal işçinin öznelliğinin kuruculuğu toplumun bütününe yayılmış olan emek sürecini yeniden kendinin kılabilme gücünde yatar Bu gücün kendini doğrudan bir politik güç olarak ifade edebilmesinin koşulları olarak toplumsal pratik ve örgütlenme üzerine bu yeni öznelliğin antagonist üretimi temelinde yeniden düşünülür Bu yönüyle Yıkıcı Politika Negri nin serüveninin sonraki uğrakları olarak tanıdığımız imparatorluk ve çokluk paradigmasının da kurucusudur Sona ermekte olan bir kriz yüzyılının içinde yeniden canlanan toplumsal hareketlerden yeni bir politik öznelliğin kuruculuğunu soyutlamaya çalışan bu yazılar Negri nin ötesinde Otonomist Marksist geleneğin soykütüğünde ayırt edici bir uğrağın ifadesidir Bu soykütüğünün keşfine bir katkısı olması dileğiyle