MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Yıkık Kentli Kadınlar — Müge İplikçi

Yıkık Kentli Kadınlar
1,26
Anı Mektup GünlükAlman EdebiyatıAnı Mektup ve Günlük Kitapları

Yıkık Kentli Kadınlar

Müge İplikçi

Metis Yayıncılık

2002134 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Yıkık Kentli Kadınlar

Müge İplikçi

17 Ağustos 1999 depremi üzerinden yıllar geçmesine geçmesine rağmen güncelliğinden bir şey kaybetmedi Çünkü on binlerce insanın enkaz altında can vermesinin sorumlusu depremden çok toplumun kendisiydi Ne devlet ne de toplum kentlerini inşa ederken doğayı hesaba katmamıştı Bu bir bilmeme sorunu da değildi Günübirlik hırs ve çıkarların belirlediği bir hayat tarzı nın cezasıydı bir çeşit O günden bugüne deprem depremzedeler ve çıkarılması gereken derslerle ilgili çok şey söylendi yazıldı Ancak değişen ne oldu sorusu yeni deprem felaketlerine rağmen hâlâ ortada duruyor Bilgi Üniversitesi nde araştırma görevlisi olan Müge İplikçi toplumsal belleği taze tutacak kitabı için Yalova Gölcük ve Değirmendere de 17 Ağustos u yaşayan sekiz kadınla görüştü Onlarla söyleşiler yaptı Farklı yaşam inanç ve düşüncelere sahip bu sekiz kadın deprem anını sonrasını anlattı Yıkık Kentli Kadınlar söyleşilerle oluşmuş bir kitap ama bir söyleşi kitabı değil Sekiz kadın öykülerini kendileri yazıyor bir anlamda Yazar gerçeğin bu yeniden kurgusunda sadece aracılık görevi üstleniyor Gerçeği en yalın haliyle vermek kitabın amacı Her tanık deprem anına dönüyor Deprem anı ise onları önceki hayalleri düşüncelerine götürüyor Sonra bugünkü bilinçlerine ve umutlarına Orada çocuklarını eşini dostlarını evini ve hayallerini kaybetmiş ve yıkıntılardan yeni bir hayat inşa eden kadınları görüyoruz

Kita Kitap
1,85

Metis Yayınları

1. baskı1 sf.
2. HamurTürkçe
Kita Kitap

img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kitap Sepeti
97,50

Everest Yayınları

2011146 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Çağdaş edebiyatımızın usta yazarlarından Müge İplikçi 17 Ağustos depreminde kentleri yıkılan çocuklarını ailelerini kaybeden kadınların gözünden anlattığı Yıkık Kentli Kadınlar da hâlâ sarılmamış bir yarayı yeniden gündeme taşıyor Kitap üzerinden yıllar geçmesine rağmen tartışılacak bir sürü konuyu barındırıyor Bunların başında deprem konusunda alınmayan önlemler başı çekiyor Yöneticilerin bu konudaki duyarsızlığı anlaşılır gibi değil Her şey bir yana bu söyleşileri kaleme alırken kadın olmanın etrafında örülmüş olan engebeler kendiliğinden merkeze oturmuştu Yaşanan dramın bu gerçeği olduğu gibi çırılçıplak ortaya çıkarması çok düşündürücüydü Olup biteni görmek için ne feminist literatürü bilmek gerekiyordu ne de bu konulara duyarlı olmak Her şey ayan beyan ortadaydı Hâlâ öyle Bugün Türkiye de kadınlar üzerindeki baskıyı onlara yönelik şiddeti gördüğümüzde hissettiklerimiz hissedebileceklerimiz gibi Depremin ötesinde yaşanan bir insanlık ayıbıydı Bu ayıbın en büyük bedelini ödeyen erse kadınlar Tıpkı bugün kadın cinayetlerinde tanık olduklarımız gibi Müge İplikçi

BKM Kitap
97,50

EVEREST YAYINLARI

2011146 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Çağdaş edebiyatımızın usta yazarlarından Müge İplikçi 17 Ağustos depreminde kentleri yıkılan çocuklarını ailelerini kaybeden kadınların gözünden anlattığı Yıkık Kentli Kadınlar da hâlâ sarılmamış bir yarayı yeniden gündeme taşıyor Kitap üzerinden yıllar geçmesine rağmen tartışılacak bir sürü konuyu barındırıyor Bunların başında deprem konusunda alınmayan önlemler başı çekiyor Yöneticilerin bu konudaki duyarsızlığı anlaşılır gibi değil Her şey bir yana bu söyleşileri kaleme alırken kadın olmanın etrafında örülmüş olan engebeler kendiliğinden merkeze oturmuştu Yaşanan dramın bu gerçeği olduğu gibi çırılçıplak ortaya çıkarması çok düşündürücüydü Olup biteni görmek için ne feminist literatürü bilmek gerekiyordu ne de bu konulara duyarlı olmak Her şey ayan beyan ortadaydı Hâlâ öyle Bugün Türkiye de kadınlar üzerindeki baskıyı onlara yönelik şiddeti gördüğümüzde hissettiklerimiz hissedebileceklerimiz gibi Depremin ötesinde yaşanan bir insanlık ayıbıydı Bu ayıbın en büyük bedelini ödeyen erse kadınlar Tıpkı bugün kadın cinayetlerinde tanık olduklarımız gibi Müge İplikçi

Tamadres
97,50

Everest Yayınları

Ağustos 2011146 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Çağdaş edebiyatımızın usta yazarlarından Müge İplikçi 17 Ağustos depreminde kentleri yıkılan çocuklarını ailelerini kaybeden kadınların gözünden anlattığı Yıkık Kentli Kadınlar da hâlâ sarılmamış bir yarayı yeniden gündeme taşıyor Kitap üzerinden yıllar geçmesine rağmen tartışılacak bir sürü konuyu barındırıyor Bunların başında deprem konusunda alınmayan önlemler başı çekiyor Yöneticilerin bu konudaki duyarsızlığı anlaşılır gibi değil Her şey bir yana bu söyleşileri kaleme alırken kadın olmanın etrafında örülmüş olan engebeler kendiliğinden merkeze oturmuştu Yaşanan dramın bu gerçeği olduğu gibi çırılçıplak ortaya çıkarması çok düşündürücüydü Olup biteni görmek için ne feminist literatürü bilmek gerekiyordu ne de bu konulara duyarlı olmak Her şey ayan beyan ortadaydı Hâlâ öyle Bugün Türkiye de kadınlar üzerindeki baskıyı onlara yönelik şiddeti gördüğümüzde hissettiklerimiz hissedebileceklerimiz gibi Depremin ötesinde yaşanan bir insanlık ayıbıydı Bu ayıbın en büyük bedelini ödeyenlerse kadınlar Tıpkı bugün kadın cinayetlerinde tanık olduklarımız gibi Müge İplikçi

Everest Yayınları
97,50

Everest Yayınları

2011-08-17146 sf.
Ciltsiz13,5 X 19,51. Hamur
Everest Yayınları

Çağdaş edebiyatımızın usta yazarlarından Müge İplikçi 17 Ağustos depreminde kentleri yıkılan çocuklarını ailelerini kaybeden kadınların gözünden anlattığı Yıkık Kentli Kadınlar da hâlâ sarılmamış bir yarayı yeniden gündeme taşıyor Kitap üzerinden yıllar geçmesine rağmen tartışılacak bir sürü konuyu barındırıyor Bunların başında deprem konusunda alınmayan önlemler başı çekiyor Yöneticilerin bu konudaki duyarsızlığı anlaşılır gibi değil Her şey bir yana bu söyleşileri kaleme alırken kadın olmanın etrafında örülmüş olan engebeler kendiliğinden merkeze oturmuştu Yaşanan dramın bu gerçeği olduğu gibi çırılçıplak ortaya çıkarması çok düşündürücüydü Olup biteni görmek için ne feminist literatürü bilmek gerekiyordu ne de bu konulara duyarlı olmak Her şey ayan beyan ortadaydı Hâlâ öyle Bugün Türkiye de kadınlar üzerindeki baskıyı onlara yönelik şiddeti gördüğümüzde hissettiklerimiz hissedebileceklerimiz gibi Depremin ötesinde yaşanan bir insanlık ayıbıydı Bu ayıbın en büyük bedelini ödeyenlerse kadınlar Tıpkı bugün kadın cinayetlerinde tanık olduklarımız gibi Müge İplikçi

Alfa Kitap
97,50

Everest Yayınları

2011146 sf.
Ciltsiz13,5 X 19,51. Hamur
Alfa Kitap

Çağdaş edebiyatımızın usta yazarlarından Müge İplikçi 17 Ağustos depreminde kentleri yıkılan çocuklarını ailelerini kaybeden kadınların gözünden anlattığı Yıkık Kentli Kadınlar da hâlâ sarılmamış bir yarayı yeniden gündeme taşıyor Kitap üzerinden yıllar geçmesine rağmen tartışılacak bir sürü konuyu barındırıyor Bunların başında deprem konusunda 39 alınmayan 39 önlemler başı çekiyor Yöneticilerin bu konudaki duyarsızlığı anlaşılır gibi değil Her şey bir yana bu söyleşileri kaleme alırken kadın olmanın etrafında örülmüş olan engebeler kendiliğinden merkeze oturmuştu Yaşanan dramın bu gerçeği olduğu gibi çırılçıplak ortaya çıkarması çok düşündürücüydü Olup biteni görmek için ne feminist literatürü bilmek gerekiyordu ne de bu konulara duyarlı olmak Her şey ayan beyan ortadaydı Hâlâ öyle Bugün Türkiye 39 de kadınlar üzerindeki baskıyı onlara yönelik şiddeti gördüğümüzde hissettiklerimiz hissedebileceklerimiz gibi Depremin ötesinde yaşanan bir insanlık ayıbıydı Bu ayıbın en büyük bedelini ödeyenlerse kadınlar Tıpkı bugün kadın cinayetlerinde tanık olduklarımız gibi Müge İplikçi

Kitap Ambarı
99,00

Everest Yayınları

2011
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Çağdaş edebiyatımızın usta yazarlarından Müge İplikçi 17 Ağustos depreminde kentleri yıkılan çocuklarını ailelerini kaybeden kadınların gözünden anlattığı Yıkık Kentli Kadınlar da hâlâ sarılmamış bir yarayı yeniden gündeme taşıyor Kitap üzerinden yıllar geçmesine rağmen tartışılacak bir sürü konuyu barındırıyor Bunların başında deprem konusunda alınmayan önlemler başı çekiyor Yöneticilerin bu konudaki duyarsızlığı anlaşılır gibi değil Her şey bir yana bu söyleşileri kaleme alırken kadın olmanın etrafında örülmüş olan engebeler kendiliğinden merkeze oturmuştu Yaşanan dramın bu gerçeği olduğu gibi çırılçıplak ortaya çıkarması çok düşündürücüydü Olup biteni görmek için ne feminist literatürü bilmek gerekiyordu ne de bu konulara duyarlı olmak Her şey ayan beyan ortadaydı Hâlâ öyle Bugün Türkiye de kadınlar üzerindeki baskıyı onlara yönelik şiddeti gördüğümüzde hissettiklerimiz hissedebileceklerimiz gibi Depremin ötesinde yaşanan bir insanlık ayıbıydı Bu ayıbın en büyük bedelini ödeyen erse kadınlar Tıpkı bugün kadın cinayetlerinde tanık olduklarımız gibi Sayfa Sayısı 146 Baskı Yılı 2011 Dili Türkçe Yayınevi Everest Yayınları

Şehadet Kitap
103,50

Everest Yayınları

2011146 sf.
Şehadet Kitap

Çağdaş edebiyatımızın usta yazarlarından Müge İplikçi 17 Ağustos depreminde kentleri yıkılan çocuklarını ailelerini kaybeden kadınların gözünden anlattığı Yıkık Kentli Kadınlar da hâlâ sarılmamış bir yarayı yeniden gündeme taşıyor Kitap üzerinden yıllar geçmesine rağmen tartışılacak bir sürü konuyu barındırıyor Bunların başında deprem konusunda alınmayan önlemler başı çekiyor Yöneticilerin bu konudaki duyarsızlığı anlaşılır gibi değil Her şey bir yana bu söyleşileri kaleme alırken kadın olmanın etrafında örülmüş olan engebeler kendiliğinden merkeze oturmuştu Yaşanan dramın bu gerçeği olduğu gibi çırılçıplak ortaya çıkarması çok düşündürücüydü Olup biteni görmek için ne feminist literatürü bilmek gerekiyordu ne de bu konulara duyarlı olmak Her şey ayan beyan ortadaydı Hâlâ öyle Bugün Türkiye de kadınlar üzerindeki baskıyı onlara yönelik şiddeti gördüğümüzde hissettiklerimiz hissedebileceklerimiz gibi Depremin ötesinde yaşanan bir insanlık ayıbıydı Bu ayıbın en büyük bedelini ödeyen erse kadınlar Tıpkı bugün kadın cinayetlerinde tanık olduklarımız gibi Müge İplikçi

Kitap Yurdu
120,00

EVEREST YAYINLARI

17.08.2011146 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Çağdaş edebiyatımızın usta yazarlarından Müge İplikçi 17 Ağustos depreminde kentleri yıkılan çocuklarını ailelerini kaybeden kadınların gözünden anlattığı Yıkık Kentli Kadınlar da hâlâ sarılmamış bir yarayı yeniden gündeme taşıyor Kitap üzerinden yıllar geçmesine rağmen tartışılacak bir sürü konuyu barındırıyor Bunların başında deprem konusunda alınmayan önlemler başı çekiyor Yöneticilerin bu konudaki duyarsızlığı anlaşılır gibi değil Her şey bir yana bu söyleşileri kaleme alırken kadın olmanın etrafında örülmüş olan engebeler kendiliğinden merkeze oturmuştu Yaşanan dramın bu gerçeği olduğu gibi çırılçıplak ortaya çıkarması çok düşündürücüydü Olup biteni görmek için ne feminist literatürü bilmek gerekiyordu ne de bu konulara duyarlı olmak Her şey ayan beyan ortadaydı Hâlâ öyle Bugün Türkiye de kadınlar üzerindeki baskıyı onlara yönelik şiddeti gördüğümüzde hissettiklerimiz hissedebileceklerimiz gibi Depremin ötesinde yaşanan bir insanlık ayıbıydı Bu ayıbın en büyük bedelini ödeyen erse kadınlar Tıpkı bugün kadın cinayetlerinde tanık olduklarımız gibi Müge İplikçi

Ekin Kitap
123,00

Everest Yayınları

2011146 sf.
Ekin Kitap

Çağdaş edebiyatımızın usta yazarlarından Müge İplikçi 17 Ağustos depreminde kentleri yıkılan çocuklarını ailelerini kaybeden kadınların gözünden anlattığı Yıkık Kentli Kadınlar da hâlâ sarılmamış bir yarayı yeniden gündeme taşıyor Kitap üzerinden yıllar geçmesine rağmen tartışılacak bir sürü konuyu barındırıyor Bunların başında deprem konusunda alınmayan önlemler başı çekiyor Yöneticilerin bu konudaki duyarsızlığı anlaşılır gibi değil Her şey bir yana bu söyleşileri kaleme alırken kadın olmanın etrafında örülmüş olan engebeler kendiliğinden merkeze oturmuştu Yaşanan dramın bu gerçeği olduğu gibi çırılçıplak ortaya çıkarması çok düşündürücüydü Olup biteni görmek için ne feminist literatürü bilmek gerekiyordu ne de bu konulara duyarlı olmak Her şey ayan beyan ortadaydı Hâlâ öyle Bugün Türkiye de kadınlar üzerindeki baskıyı onlara yönelik şiddeti gördüğümüzde hissettiklerimiz hissedebileceklerimiz gibi Depremin ötesinde yaşanan bir insanlık ayıbıydı Bu ayıbın en büyük bedelini ödeyen erse kadınlar Tıpkı bugün kadın cinayetlerinde tanık olduklarımız gibi Müge İplikçi

Pandora
127,50

Everest

2011146 sf.
Pandora

Çağdaş edebiyatımızın usta yazarlarından Müge İplikçi 17 Ağustos depreminde kentleri yıkılan çocuklarını ailelerini kaybeden kadınların gözünden anlattığı Yıkık Kentli Kadınlar da hâlâ sarılmamış bir yarayı yeniden gündeme taşıyor Kitap üzerinden yıllar geçmesine rağmen tartışılacak bir sürü konuyu barındırıyor Bunların başında deprem konusunda alınmayan önlemler başı çekiyor Yöneticilerin bu konudaki duyarsızlığı anlaşılır gibi değil Her şey bir yana bu söyleşileri kaleme alırken kadın olmanın etrafında örülmüş olan engebeler kendiliğinden merkeze oturmuştu Yaşanan dramın bu gerçeği olduğu gibi çırılçıplak ortaya çıkarması çok düşündürücüydü Olup biteni görmek için ne feminist literatürü bilmek gerekiyordu ne de bu konulara duyarlı olmak Her şey ayan beyan ortadaydı Hâlâ öyle Bugün Türkiye de kadınlar üzerindeki baskıyı onlara yönelik şiddeti gördüğümüzde hissettiklerimiz hissedebileceklerimiz gibi Depremin ötesinde yaşanan bir insanlık ayıbıydı Bu ayıbın en büyük bedelini ödeyen erse kadınlar Tıpkı bugün kadın cinayetlerinde tanık olduklarımız gibi Müge İplikçi

Nobel Kitap
132,00

Everest Yayınları

2011146 sf.
Nobel Kitap

Çağdaş edebiyatımızın usta yazarlarından Müge İplikçi 17 Ağustos depreminde kentleri yıkılan çocuklarını ailelerini kaybeden kadınların gözünden anlattığı Yıkık Kentli Kadınlar da hâlâ sarılmamış bir yarayı yeniden gündeme taşıyor Kitap üzerinden yıllar geçmesine rağmen tartışılacak bir sürü konuyu barındırıyor Bunların başında deprem konusunda alınmayan önlemler başı çekiyor Yöneticilerin bu konudaki duyarsızlığı anlaşılır gibi değil Her şey bir yana bu söyleşileri kaleme alırken kadın olmanın etrafında örülmüş olan engebeler kendiliğinden merkeze oturmuştu Yaşanan dramın bu gerçeği olduğu gibi çırılçıplak ortaya çıkarması çok düşündürücüydü Olup biteni görmek için ne feminist literatürü bilmek gerekiyordu ne de bu konulara duyarlı olmak Her şey ayan beyan ortadaydı Hâlâ öyle Bugün Türkiye de kadınlar üzerindeki baskıyı onlara yönelik şiddeti gördüğümüzde hissettiklerimiz hissedebileceklerimiz gibi Depremin ötesinde yaşanan bir insanlık ayıbıydı Bu ayıbın en büyük bedelini ödeyen erse kadınlar Tıpkı bugün kadın cinayetlerinde tanık olduklarımız gibi Müge İplikçi

Kita Kitap
150,00

Everest Yayınları

20112. baskı146 sf.
2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Çağdaş edebiyatımızın usta yazarlarından Müge İplikçi 17 Ağustos depreminde kentleri yıkılan çocuklarını ailelerini kaybeden kadınların gözünden anlattığı Yıkık Kentli Kadınlar da hâlâ sarılmamış bir yarayı yeniden gündeme taşıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

D&R
150,00

Everest Yayınları - Anı Dizisi

2011
Türkçe
D&R

Çağdaş edebiyatımızın usta yazarlarından Müge İplikçi 17 Ağustos depreminde kentleri yıkılan çocuklarını ailelerini kaybeden kadınların gözünden anlattığı Yıkık Kentli Kadınlar da hâlâ sarılmamış bir yarayı yeniden gündeme taşıyor Kitap üzerinden yıllar geçmesine rağmen tartışılacak bir sürü konuyu barındırıyor Bunların başında deprem konusunda alınmayan önlemler başı çekiyor Yöneticilerin bu konudaki duyarsızlığı anlaşılır gibi değil Her şey bir yana bu söyleşileri kaleme alırken kadın olmanın etrafında örülmüş olan engebeler kendiliğinden merkeze oturmuştu Yaşanan dramın bu gerçeği olduğu gibi çırılçıplak ortaya çıkarması çok düşündürücüydü Olup biteni görmek için ne feminist literatürü bilmek gerekiyordu ne de bu konulara duyarlı olmak Her şey ayan beyan ortadaydı Hâlâ öyle Bugün Türkiye de kadınlar üzerindeki baskıyı onlara yönelik şiddeti gördüğümüzde hissettiklerimiz hissedebileceklerimiz gibi Depremin ötesinde yaşanan bir insanlık ayıbıydı Bu ayıbın en büyük bedelini ödeyen erse kadınlar Tıpkı bugün kadın cinayetlerinde tanık olduklarımız gibi Sayfa Sayısı 146Baskı Yılı 2011Dili TürkçeYayınevi Everest Yayınları

Metis Kitap

Metis Yayınları

2002134 sf.
13X19,5 cm
Metis Kitap

17 Ağustos 1999 depremi üzerinden yıllar geçmesine geçmesine rağmen güncelliğinden bir şey kaybetmedi Çünkü on binlerce insanın enkaz altında can vermesinin sorumlusu depremden çok toplumun kendisiydi Ne devlet ne de toplum kentlerini inşa ederken doğayı hesaba katmamıştı Bu bir bilmeme sorunu da değildi Günübirlik hırs ve çıkarların belirlediği bir hayat tarzı nın cezasıydı bir çeşit Ayşegül Baykan Sunuş Kaygan Zeminde Yaşamak s 11 13 Depremle ilgili bilgilerimiz muhtelif Daha önce bilmediğimiz derinliklere karanlık noktalara birçok kanaldan ışık tutuldu 1999 depreminin ardından Bilim adamları kendi dallarının birikimlerini son buluşlarını aktardı her gün Jeolog ve mühendisler olası depremlerin fay hatlarını çizdiler şiddetlerini belirlediler aşağı yukarı Ekonomistler depremin maliyetini hesapladılar Dış yardımlar krediler belirlendi bütçe dengeleri yapıldı Tek tek gördük televizyonda ve okuduk gazete ve dergilerde yıkılan binaları kayıplara karışan geçim kaynağı fabrikaları tesisleri bankaları parkları Bunlar maddi kayıplardı Bir de manevi kayıplar oldu Uzman psikologlar değişik yönleriyle anlattılar kederi korkuyu gidenlerin ardından tutulan yası rayından çıkan akli dengeleri Onlara kilitlenmiş bir ulusla paylaştılar bilgilerini Tüm bu uzman görüşlerle depremin neden sonuç ilişkileri bu sonuçlara varan analitik yapılar kavramsal araçlar yöntemler ve belli istatistik hata oranları içinde gerçeğin kendisi sunuldu kamuoyuna Deprem betimlendi açıklandı doğası ortaya çıkarıldı Disiplinlerin biçimsel gereği olarak depremin bilgisi böylece maddi manevi nesnel öznel ikilemler içerisinde irdelendi ve bir bütünlük içinde aktarıldı bizlere Somut bir nesnellik ve soyut bir maneviyat arasında kalan pek çok bilgi unutuldu oysa ki Müge İplikçi Önsöz s 15 Kadın çalışmalarına her zaman ilgi duymuş biri olarak bu yaşamöykülerinin kadınlara ait olması benim özel tercihimdi Ancak bir süre sonra gördüm ki deprem bölgesinde hemen her şeyin yükü kadınların sırtında bu olgu genelgeçer zamanın ve yaşadığımız çarpık modernleşmenin bir açmazı olarak karşımızda duruyor Bu yüzden bir aşamadan sonra kadın çalışmalarına duyduğum ilgiyi yazarlığı ve hatta metodolojik kaygıları kapı önünde bırakıp içeri girdim ve sadece onları dinledim mümkün olduğunca bitaraf olmaya çalışarak Karin Karakaşlı Yaşam mimarları Radikal 2 4 Nisan 2002 Kişisel tarihinizin hani o ayağınızın altından zeminin kaydığı makus zamanlarında ne yaparsınız Anlatılamayacak denli büyük ve kesif bir acı yaşadığınızda Seçenekler fazla değildir aslında seçme gücü de yoktur insanın Ya yorgan altına gömülürsünüz ana rahmine geri dönüş içgüdüsüyle ya da en yalan eğlencelerin uyuşturuculuğuna terk edersiniz benliğinizi Bir de en zorunu yapmak var anlatmak paylaşmak derinlere gömmeyi tercih edeceklerinizi Sekiz cesur kadın tam da bunu yapıyor bugünlerde Yasemin Yazıcı Yıkık kentli kadınların hikâyesi Cumhuriyet Kitap 30 Mayıs 2002 Kentler barındırdığı insanların ruhunu taşıyorsa yıkık kentin ruhunu nasıl taşıyabilmektedir insanlar Üstelik bu ruhlar evinin sahipleri kadınlarsa yok olan ve artık hayalsiz kalan evleri sonrasında acılarını nasıl omuzlayıp taşımaktadırlar