Yılankayası
Akçağ Yayınları
Aşk kavgasız olmaz diyordu kendi kendime Ona göre sessiz sakin sütliman denecek şekilde dalgasız denizlerde yüzmeye alışmış olam gemiler karşılarına çıkacak ilk fırtınada alabora olur batarlardı Sevenler hayatın gel gitlerine çok önceden hazır olmalıydılar Aşktaki kavga işte bu hazırlanışın göstergesiydi Gönüle ilk giren sevgi bir kor gibidir Zamanla üzeri küllenir gibi olsa da ömür boyu hiç sönmez İnsanın başına ne gelirse gelsin gönül ilk sevdiğini unutmaz Sevgiyi yüce kılan da budur Yani unutmamak vefalı olmak anılara saygı göstermek insan olana bu yakışır çünkü Göz gördüğünü unutsa da gönül gördüğünü unutmaz Göz dışa gönül ise içe daha da içe bakar Göz ufuklara kadar görebildiği halde gönlün ötelerin ötesini görebilmesi bundandır Güzelsu yun çağlayanı üzerine boşalıyor gibi geldi Yıkandı durulandı tenizlendi Haşattu vadisinin bunaltıcı yaz sıcaklarından sırılsıklam tere batan vücudu hücre hücre serinledi Hafifçe nemlenen gözlerinde oluşan gökkuşağının altından terkisine atladı Onu arkadan sımsıkı kucakladı başını sırtına yaslayıp içeri girdi yüreğinin tam ortasına oturdu Sonra bütün kapıları kapattı Bundan böyle kimse giremez buraya İstesem ben bile giremem dedi İşte şimdi iki bedende bir gönül olmuşlardı Sonra sitem yüklü sesle fısıldadı Beni burakıp gidecek miydin yoksa Bütün bunları diyemedi Düşündüklerinin hiçbirini yapamadı yine img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img