Yıldırım — Müzeyyen Yılmaz

Yıldırım
Müzeyyen YılmazMola Kitap
Yıldırım
Müzeyyen Yılmazimg src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

MOLA KİTAP
Ceyda Dedi can vermeye hazırlanan birinin ses tonuna eş Karşı taraf yeniden duraksamış acı içinde yutkunmuştu Arabası Dedi ve sustu Daha fazlasına devam edemedi Hıçkırıyordu Numan ağlıyordu Kemal Allahın rahmetine kavuşmuş üstüne toprak serpilmiş emellerinin hesabını tanrıya veriyordu Aldığı ödüllerin ve başarılarının sayısız olduğuna birebir tanık olmuştu İki kez onu denizin dibinden kendi elleriyle tekneye aldığını anımsadı içi burkuldu O zaman sormuştu kim diye O Ceyda Demişti Numan ona Sonra paraf edilmiş adının açılımını yapmıştı Bunu yaparken nasıl da gururla bakmıştı arkadaşına Tuttuğunu koparan Cesur Erdemli Yardım sever Dürüst ve Atak Ama sadece bu kadarını öğrenmemişti Onun asi ruhlu ve kural tanımaz biri olduğunu amirine ve müdürüne diklendiğinde görmüştü Üzgün bir tavırla başını sallayarak Üzgünüm müdürüm Dedi Neredeyse o da ağlamak üzereydi Arabada kimse yok Kemal gölden çıkartılan haşat arabayı gördüğü anda canı canından olmuştu Arabaya abandığında canı artık bedeninde değildi Ruhu gökyüzüne çoktan taşınmıştı Gözlerinden süzülen yaşlar dur duraksızdı Numan ne diyeceğini bilemiyordu Bu durumda teselli sözler çok anlamsız ve bir o kadar da aptalca olurdu Yürekleri ölürken sözlerin hiçbir anlamı kalmıyordu Gözlerinden akan yaşları elinin tersiyle hızla silerken Dalgıçlar gölü santim santim tarayacaklar Kemal Dedi Sesi titriyordu Bedeni titriyordu Ruhu titriyordu Bu nasıl bir acıydı ki karşı konulamıyordu