Yıldızın Parladığı An — Şevki Özbilen

Yıldızın Parladığı An
Şevki ÖzbilenErgenekon
Yıldızın Parladığı An
Şevki ÖzbilenMavi bir gecede maviliklere yayılıp giden mavi bir çığlık duyar gibi oldu Havin in sesi sandı Ak köpüklerde mavi sular azgın dalgalarda çağıltısına devam ederken mavi suların karanlık derinliklerinde bir adam bütün hayatını yeniden yaşıyordu Geceydi Karanlık bir kuyuya baş aşağı düşer gibi karanlıkta karanlık suların derinliğine doğru kendiliğinden çekilip gider gibiydi Derinden çok derinden bilinmeyen bir yerlerden onu çağıran bir ses duyar gibi oldu Yoksa ona mı öyle gelmişti Havin in sesi sandı önce İçinde yüreğinin bir yerinde çok eskilerde kalmış bir anıyı hatırlar gibi oldu Soğuktu İçine işleyen üşüten titreten hatta donduran bir soğuk vardı Kah başı aşağı kah ayakları yukarı gelerek inanılmaz hışırtılar arasında durmadan çırpınıyor ne tuhaftır ki çırpındıkça daha bir derinlere doğru battığını bilinmeyen güçler tarafından çekildiğini yönlendirildiğini hissediyordu Torosların yamaçlarında bir ırmak kıyısındaydı Portakal bahçelerinde portakal çiçekleri arasındaydı Ortalık mis gibi portakal çiçeği hıltan peryavşan kokuyordu Yüreğinde Havin vardı gözlerinde Havinin gözleri ellerinde Havinin elleri vardı sımsıcak Başına taç koyduğu Havin in yüzündeki inanılmaz tebessümü gözlerinin önünden hiç gitmiyordu

Ergenekon
Mavi bir gecede maviliklere yayılıp giden mavi bir çığlık duyar gibi oldu Havin in sesi sandı Ak köpüklerde mavi sular azgın dalgalarda çağıltısına devam ederken mavi suların karanlık derinliklerinde bir adam bütün hayatını yeniden yaşıyordu Geceydi Karanlık bir kuyuya baş aşağı düşer gibi karanlıkta karanlık suların derinliğine doğru kendiliğinden çekilip gider gibiydi Derinden çok derinden bilinmeyen bir yerlerden onu çağıran bir ses duyar gibi oldu Yoksa ona mı öyle gelmişti Havin in sesi sandı önce İçinde yüreğinin bir yerinde çok eskilerde kalmış bir anıyı hatırlar gibi oldu Soğuktu İçine işleyen üşüten titreten hatta donduran bir soğuk vardı Kah başı aşağı kah ayakları yukarı gelerek inanılmaz hışırtılar arasında durmadan çırpınıyor ne tuhaftır ki çırpındıkça daha bir derinlere doğru battığını bilinmeyen güçler tarafından çekildiğini yönlendirildiğini hissediyordu Torosların yamaçlarında bir ırmak kıyısındaydı Portakal bahçelerinde portakal çiçekleri arasındaydı Ortalık mis gibi portakal çiçeği hıltan peryavşan kokuyordu Yüreğinde Havin vardı gözlerinde Havinin gözleri ellerinde Havinin elleri vardı sımsıcak Başına taç koyduğu Havin in yüzündeki inanılmaz tebessümü gözlerinin önünden hiç gitmiyordu

Ergenekon
Şevki Özbilen tarafından kaleme alınan Yıldızın Parladığı An Ergenekon eseri olarak okurlarla buluşuyor Yıldızın Parladığı An Şevki Özbilen Kitap Özeti Mavi bir gecede maviliklere yayılıp giden mavi bir çığlık duyar gibi oldu Havin in sesi sandı Ak köpüklerde mavi sular azgın dalgalarda çağıltısına devam ederken mavi suların karanlık derinliklerinde bir adam bütün hayatını yeniden yaşıyordu Geceydi Karanlık bir kuyuya baş aşağı düşer gibi karanlıkta karanlık suların derinliğine doğru kendiliğinden çekilip gider gibiydi Derinden çok derinden bilinmeyen bir yerlerden onu çağıran bir ses duyar gibi oldu Yoksa ona mı öyle gelmişti Havin in sesi sandı önce İçinde yüreğinin bir yerinde çok eskilerde kalmış bir anıyı hatırlar gibi oldu Soğuktu İçine işleyen üşüten titreten hatta donduran bir soğuk vardı Kah başı aşağı kah ayakları yukarı gelerek inanılmaz hışırtılar arasında durmadan çırpınıyor ne tuhaftır ki çırpındıkça daha bir derinlere doğru battığını bilinmeyen güçler tarafından çekildiğini yönlendirildiğini hissediyordu Torosların yamaçlarında bir ırmak kıyısındaydı Portakal bahçelerinde portakal çiçekleri arasındaydı Ortalık mis gibi portakal çiçeği hıltan peryavşan kokuyordu Yüreğinde Havin vardı gözlerinde Havinin gözleri ellerinde Havinin elleri vardı sımsıcak Başına taç koyduğu Havin in yüzündeki inanılmaz tebessümü gözlerinin önünden hiç gitmiyordu Yayınevi Ergenekon Yazar Şevki Özbilen Sayfa 510 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Ağustos 2020 Barkod 9786057687654 Kategori Edebiyat Kitapları Tarihsel Romanlar

Ergenekon Yayınları

Ergenekon Yayınevi
Yıldızın Parladığı An Mavi bir gecede maviliklere yayılıp giden mavi bir çığlık duyar gibi oldu Havin in sesi sandı Ak köpüklerde mavi sular azgın dalgalarda çağıltısına devam ederken mavi suların karanlık derinliklerinde bir adam bütün hayatını yeniden yaşıyordu Geceydi Karanlık bir kuyuya baş aşağı düşer gibi karanlıkta karanlık suların derinliğine doğru kendiliğinden çekilip gider gibiydi Derinden çok derinden bilinmeyen bir yerlerden onu çağıran bir ses duyar gibi oldu Yoksa ona mı öyle gelmişti Havin in sesi sandı önce İçinde yüreğinin bir yerinde çok eskilerde kalmış bir anıyı hatırlar gibi oldu Soğuktu İçine işleyen üşüten titreten hatta donduran bir soğuk vardı Kah başı aşağı kah ayakları yukarı gelerek inanılmaz hışırtılar arasında durmadan çırpınıyor ne tuhaftır ki çırpındıkça daha bir derinlere doğru battığını bilinmeyen güçler tarafından çekildiğini yönlendirildiğini hissediyordu Torosların yamaçlarında bir ırmak kıyısındaydı Portakal bahçelerinde portakal çiçekleri arasındaydı Ortalık mis gibi portakal çiçeği hıltan peryavşan kokuyordu Yüreğinde Havin vardı gözlerinde Havinin gözleri ellerinde Havinin elleri vardı sımsıcak Başına taç koyduğu Havin in yüzündeki inanılmaz tebessümü gözlerinin önünden hiç gitmiyordu