Yıldızlı Gece — Mehmet Sait Taşkıran

Yıldızlı Gece
Mehmet Sait TaşkıranNota Bene Yayınları
Yıldızlı Gece
Mehmet Sait TaşkıranMehmet Sait Taşkıran tarafından kaleme alınan Yıldızlı Gece Nota Bene Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yıldızlı Gece Mehmet Sait Taşkıran Kitap Özeti Bakışlarından okunan tam da buydu Haklıydı bir bakıma Yaşamak ile görmek gördüğün üzerine düşlemek farklıydı Dün gece İhsan ın kaldığı lojmanın penceresinden dışarıyı izlerken tam karşımda duran dağın doruğu Van Gogh un yıldızlı gecelerine götürmüştü beni Yıldızlar esen rüzgarla bir olup dağın çevresinde dönüyorlardı sanki Ona dağın tepesine gece vakti hiç çıkıp çıkmadığını sormuştum Umursamaz bir tavra bürünüp kısa bir yanıtla geçiştirmişti sorumu Çıkmadım Hiç çıkılmaz mı gidilmez mi Karanlık bir gecede yıldızlarla bir olunmaz mı Kar beyazı bir yeryüzü ile yıldızlı bir gökyüzü arasında kalınmaz mı Odunları daha tutuşmadan yutan sobalı oda aslan pusuda geyik yavrusuyla tedirgin onlar da odada Kapının ardında Karakoncolos Fırtınası pencerede Yıldızlı Gece bitmeyen uzun bir kış Uzaktaki kayalıklardan bakan kurtlar karacalar tilkiler vaşaklar gece kuşları baykuşlar yarasalar ayıboğanlar Havada Kaçağın Külleri ve is kokusu Doğu Ekspresi unutulmuş yitik bir yola sapmış tek yolcusu yabancı en çok da kendine Kar beyazın yuttuğu örttüğü kış cinine teslim bir dünya Beyazlar içinde bir düş ülkesi Lapa lapa yağan karın tipinin boranın söndüremediği gözlerden uzak bir yangının külleri havada dönüp dururken Mehmet Sait Taşkıran masalsı bir dille anlattığı öyküleriyle okuru unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor Yolları özleyenlere Yayınevi Nota Bene Yayınları Yazar Mehmet Sait Taşkıran Sayfa 96 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Şubat 2016 Barkod 9786059679015 Kategori Öykü

Nota Bene Yayınları
Bakışlarından okunan tam da buydu Haklıydı bir bakıma Yaşamak ile görmek gördüğün üzerine düşlemek farklıydı Dün gece İhsan ın kaldığı lojmanın penceresinden dışarıyı izlerken tam karşımda duran dağın doruğu Van Gogh un yıldızlı gecelerine götürmüştü beni Yıldızlar esen rüzgârla bir olup dağın çevresinde dönüyorlardı sanki Ona dağın tepesine gece vakti hiç çıkıp çıkmadığını sormuştum Umursamaz bir tavra bürünüp kısa bir yanıtla geçiştirmişti sorumu Çıkmadım Hiç çıkılmaz mı gidilmez mi Karanlık bir gecede yıldızlarla bir olunmaz mı Kar beyazı bir yeryüzü ile yıldızlı bir gökyüzü arasında kalınmaz mı Odunları daha tutuşmadan yutan sobalı oda aslan pusuda geyik yavrusuyla tedirgin onlar da odada Kapının ardında Karakoncolos Fırtınası pencerede Yıldızlı Gece bitmeyen uzun bir kış Uzaktaki kayalıklardan bakan kurtlar karacalar tilkiler vaşaklar gece kuşları baykuşlar yarasalar ayıboğanlar Havada Kaçağın Külleri ve is kokusu Doğu Ekspresi unutulmuş yitik bir yola sapmış tek yolcusu yabancı en çok da kendine Kar beyazın yuttuğu örttüğü kış cinine teslim bir dünya Beyazlar içinde bir düş ülkesi Lapa lapa yağan karın tipinin boranın söndüremediği gözlerden uzak bir yangının külleri havada dönüp dururken Mehmet Sait Taşkıran masalsı bir dille anlattığı öyküleriyle okuru unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor Yolları özleyenlere

Notabene Yayınları
Bakışlarından okunan tam da buydu Haklıydı bir bakıma Yaşamak ile görmek gördüğün üzerine düşlemek farklıydı Dün gece İhsan ın kaldığı lojmanın penceresinden dışarıyı izlerken tam karşımda duran dağın doruğu Van Gogh un yıldızlı gecelerine götürmüştü beni Yıldızlar esen rüzgârla bir olup dağın çevresinde dönüyorlardı sanki Ona dağın tepesine gece vakti hiç çıkıp çıkmadığını sormuştum Umursamaz bir tavra bürünüp kısa bir yanıtla geçiştirmişti sorumu Çıkmadım Hiç çıkılmaz mı gidilmez mi Karanlık bir gecede yıldızlarla bir olunmaz mı Kar beyazı bir yeryüzü ile yıldızlı bir gökyüzü arasında kalınmaz mı Odunları daha tutuşmadan yutan sobalı oda aslan pusuda geyik yavrusuyla tedirgin onlar da odada Kapının ardında Karakoncolos Fırtınası pencerede Yıldızlı Gece bitmeyen uzun bir kış Uzaktaki kayalıklardan bakan kurtlar karacalar tilkiler vaşaklar gece kuşları baykuşlar yarasalar ayıboğanlar Havada Kaçağın Külleri ve is kokusu Doğu Ekspresi unutulmuş yitik bir yola sapmış tek yolcusu yabancı en çok da kendine Kar beyazın yuttuğu örttüğü kış cinine teslim bir dünya Beyazlar içinde bir düş ülkesi Lapa lapa yağan karın tipinin boranın söndüremediği gözlerden uzak bir yangının külleri havada dönüp dururken Mehmet Sait Taşkıran masalsı bir dille anlattığı öyküleriyle okuru unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor Yolları özleyenlere

NotaBene Yayınları
Bakışlarından okunan tam da buydu Haklıydı bir bakıma Yaşamak ile görmek gördüğün üzerine düşlemek farklıydı Dün gece İhsan ın kaldığı lojmanın penceresinden dışarıyı izlerken tam karşımda duran dağın doruğu Van Gogh un yıldızlı gecelerine götürmüştü beni Yıldızlar esen rüzgarla bir olup dağın çevresinde dönüyorlardı sanki Ona dağın tepesine gece vakti hiç çıkıp çıkmadığını sormuştum Umursamaz bir tavra bürünüp kısa bir yanıtla geçiştirmişti sorumu Çıkmadım Hiç çıkılmaz mı gidilmez mi Karanlık bir gecede yıldızlarla bir olunmaz mı Kar beyazı bir yeryüzü ile yıldızlı bir gökyüzü arasında kalınmaz mı Odunları daha tutuşmadan yutan sobalı oda aslan pusuda geyik yavrusuyla tedirgin onlar da odada Kapının ardındaKarakoncolosFırtınası penceredeYıldızlıGece bitmeyen uzun bir kış Uzaktaki kayalıklardan bakan kurtlar karacalar tilkiler vaşaklar gece kuşları baykuşlar yarasalar ayıboğanlar HavadaKaçağınKüllerive is kokusu DoğuEkspresiunutulmuş yitik bir yola sapmış tek yolcusu yabancı en çok da kendine Kar beyazın yuttuğu örttüğü kış cinine teslim bir dünya Beyazlar içinde bir düş ülkesi Lapa lapa yağan karın tipinin boranın söndüremediği gözlerden uzak bir yangının külleri havada dönüp dururken Mehmet Sait Taşkıran masalsı bir dille anlattığı öyküleriyle okuru unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor Yolları özleyenlere

Nota Bene Yayınları
Bakışlarından okunan tam da buydu Haklıydı bir bakıma Yaşamak ile görmek gördüğün üzerine düşlemek farklıydı Dün gece İhsan ın kaldığı lojmanın penceresinden dışarıyı izlerken tam karşımda duran dağın doruğu Van Gogh un yıldızlı gecelerine götürmüştü beni Yıldızlar esen rüzgarla bir olup dağın çevresinde dönüyorlardı sanki Ona dağın tepesine gece vakti hiç çıkıp çıkmadığını sormuştum Umursamaz bir tavra bürünüp kısa bir yanıtla geçiştirmişti sorumu Çıkmadım Hiç çıkılmaz mı gidilmez mi Karanlık bir gecede yıldızlarla bir olunmaz mı Kar beyazı bir yeryüzü ile yıldızlı bir gökyüzü arasında kalınmaz mı Odunları daha tutuşmadan yutan sobalı oda aslan pusuda geyik yavrusuyla tedirgin onlar da odada Kapının ardında Karakoncolos Fırtınası pencerede Yıldızlı Gece bitmeyen uzun bir kış Uzaktaki kayalıklardan bakan kurtlar karacalar tilkiler vaşaklar gece kuşları baykuşlar yarasalar ayıboğanlar Havada Kaçağın Külleri ve is kokusu Doğu Ekspresi unutulmuş yitik bir yola sapmış tek yolcusu yabancı en çok da kendine Kar beyazın yuttuğu örttüğü kış cinine teslim bir dünya Beyazlar içinde bir düş ülkesi Lapa lapa yağan karın tipinin boranın söndüremediği gözlerden uzak bir yangının külleri havada dönüp dururken Mehmet Sait Taşkıran masalsı bir dille anlattığı öyküleriyle okuru unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor Yolları özleyenlere

Nota Bene
Bakışlarından okunan tam da buydu Haklıydı bir bakıma Yaşamak ile görmek gördüğün üzerine düşlemek farklıydı Dün gece İhsan ın kaldığı lojmanın penceresinden dışarıyı izlerken tam karşımda duran dağın doruğu Van Gogh un yıldızlı gecelerine götürmüştü beni Yıldızlar esen rüzgârla bir olup dağın çevresinde dönüyorlardı sanki Ona dağın tepesine gece vakti hiç çıkıp çıkmadığını sormuştum Umursamaz bir tavra bürünüp kısa bir yanıtla geçiştirmişti sorumu Çıkmadım Hiç çıkılmaz mı gidilmez mi Karanlık bir gecede yıldızlarla bir olunmaz mı Kar beyazı bir yeryüzü ile yıldızlı bir gökyüzü arasında kalınmaz mı Odunları daha tutuşmadan yutan sobalı oda aslan pusuda geyik yavrusuyla tedirgin onlar da odada Kapının ardında Karakoncolos Fırtınası pencerede Yıldızlı Gece bitmeyen uzun bir kış Uzaktaki kayalıklardan bakan kurtlar karacalar tilkiler vaşaklar gece kuşları baykuşlar yarasalar ayıboğanlar Havada Kaçağın Külleri ve is kokusu Doğu Ekspresi unutulmuş yitik bir yola sapmış tek yolcusu yabancı en çok da kendine Kar beyazın yuttuğu örttüğü kış cinine teslim bir dünya Beyazlar içinde bir düş ülkesi Lapa lapa yağan karın tipinin boranın söndüremediği gözlerden uzak bir yangının külleri havada dönüp dururken Mehmet Sait Taşkıran masalsı bir dille anlattığı öyküleriyle okuru unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor Yolları özleyenlere

NOTABENE YAYINLARI
Bakışlarından okunan tam da buydu Haklıydı bir bakıma Yaşamak ile görmek gördüğün üzerine düşlemek farklıydı Dün gece İhsan ın kaldığı lojmanın penceresinden dışarıyı izlerken tam karşımda duran dağın doruğu Van Gogh un yıldızlı gecelerine götürmüştü beni Yıldızlar esen rüzgârla bir olup dağın çevresinde dönüyorlardı sanki Ona dağın tepesine gece vakti hiç çıkıp çıkmadığını sormuştum Umursamaz bir tavra bürünüp kısa bir yanıtla geçiştirmişti sorumu Çıkmadım Hiç çıkılmaz mı gidilmez mi Karanlık bir gecede yıldızlarla bir olunmaz mı Kar beyazı bir yeryüzü ile yıldızlı bir gökyüzü arasında kalınmaz mı Odunları daha tutuşmadan yutan sobalı oda aslan pusuda geyik yavrusuyla tedirgin onlar da odada Kapının ardında Karakoncolos Fırtınası pencerede Yıldızlı Gece bitmeyen uzun bir kış Uzaktaki kayalıklardan bakan kurtlar karacalar tilkiler vaşaklar gece kuşları baykuşlar yarasalar ayıboğanlar Havada Kaçağın Külleri ve is kokusu Doğu Ekspresi unutulmuş yitik bir yola sapmış tek yolcusu yabancı en çok da kendine Kar beyazın yuttuğu örttüğü kış cinine teslim bir dünya Beyazlar içinde bir düş ülkesi Lapa lapa yağan karın tipinin boranın söndüremediği gözlerden uzak bir yangının külleri havada dönüp dururken Mehmet Sait Taşkıran masalsı bir dille anlattığı öyküleriyle okuru unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor Yolları özleyenlere

Nota Bene Yayınları
Bakışlarından okunan tam da buydu Haklıydı bir bakıma Yaşamak ile görmek gördüğün üzerine düşlemek farklıydı Dün gece İhsan ın kaldığı lojmanın penceresinden dışarıyı izlerken tam karşımda duran dağın doruğu Van Gogh un yıldızlı gecelerine götürmüştü beni Yıldızlar esen rüzgarla bir olup dağın çevresinde dönüyorlardı sanki Ona dağın tepesine gece vakti hiç çıkıp çıkmadığını sormuştum Umursamaz bir tavra bürünüp kısa bir yanıtla geçiştirmişti sorumu Çıkmadım Hiç çıkılmaz mı gidilmez mi Karanlık bir gecede yıldızlarla bir olunmaz mı Kar beyazı bir yeryüzü ile yıldızlı bir gökyüzü arasında kalınmaz mı Odunları daha tutuşmadan yutan sobalı oda aslan pusuda geyik yavrusuyla tedirgin onlar da odada Kapının ardında Karakoncolos Fırtınası pencerede Yıldızlı Gece bitmeyen uzun bir kış Uzaktaki kayalıklardan bakan kurtlar karacalar tilkiler vaşaklar gece kuşları baykuşlar yarasalar ayıboğanlar Havada Kaçağın Külleri ve is kokusu Doğu Ekspresi unutulmuş yitik bir yola sapmış tek yolcusu yabancı en çok da kendine Kar beyazın yuttuğu örttüğü kış cinine teslim bir dünya Beyazlar içinde bir düş ülkesi Lapa lapa yağan karın tipinin boranın söndüremediği gözlerden uzak bir yangının külleri havada dönüp dururken Mehmet Sait Taşkıran masalsı bir dille anlattığı öyküleriyle okuru unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor Yolları özleyenlere

Nota Bene Yayınları
Bakışlarından okunan tam da buydu Haklıydı bir bakıma Yaşamak ile görmek gördüğün üzerine düşlemek farklıydı Dün gece İhsan ın kaldığı lojmanın penceresinden dışarıyı izlerken tam karşımda duran dağın doruğu Van Gogh un yıldızlı gecelerine götürmüştü beni Yıldızlar esen rüzgarla bir olup dağın çevresinde dönüyorlardı sanki Ona dağın tepesine gece vakti hiç çıkıp çıkmadığını sormuştum Umursamaz bir tavra bürünüp kısa bir yanıtla geçiştirmişti sorumu img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img