Yirminci Yüzyılın Sonu

Yirminci Yüzyılın Sonu
Ketebe Yayınları
Yirminci Yüzyılın Sonu
20 yüzyılın tarihine ekonomik kültürel ve siyasi güçler üzerinden değil de tartışmalı ve tarihe yön vermiş isimler üzerinden bakmaya ne dersiniz Stalin den Hitler e Churchill den Roosevelt e kadar 20 yüzyıla damga vurmuş isimler verdikleri kararlarla pek çok alanda etkin oldular Günün sonunda insanlığa bıraktıkları miras geleceğimizin nereye doğru gittiğine ayna tutuyor ve bugün uluslararası arenada yaşananlara dair farklı bakış açıları geliştirmemizi sağlıyor John Lukacs Yirminci Yüzyılın Kısa Tarihi nde kendi iddiasına göre 1914 te Birinci Dünya Savaşı ile başlayan ve 1989 da Berlin Duvarı nın yıkılmasıyla sona eren ve hayli kısa süren 20 Yüzyılı yalnızca Avrupa nın tarihiyle sınırlandırmıyor Güney Amerika dan Uzak Doğu ya tüm dünyayı kapsayan bir bakış açısıyla ele alıyor

Ketebe Yayınları
Dünyaca ünlü tarihçi John Lukacs çok farklı bir bakışla yirminci yüzyılın kışkırtıcı bir özetini yapıyor Lukacs olaylara ve olgulara özgün yaklaşımı yüzyıla damgasını vuran belli başlı dönemleri ele alarak bugün nerede olduğumuzu buraya nasıl geldiğimizi ve nereye doğru gittiğimizi ortaya koyuyor Ona göre 20 yüzyılda çarpışma demokrasi ve komünizm arasında değil milliyetçiliğin değişik formları arasında yaşandı Geçip giden koca yüzyılın en büyük olayı Rus Devrimi değil iki dünya savaşı yüzyılın en büyük devrimci portresi ise Lenin ya da Mao değil bizzat Hitler di Sonrasındaki soğuk savaş ise Amerika ile Sovyetler Birliği ni bir kez bile karşı karşıya getirmeyen bir illüzyondu Kitap Sovyetler Birliği nin yıkılması Yugoslavya da yaşananlar Doğu Avrupa ülkelerinin karakteri yeniden birleşen Almanya üzerinden şaşırtıcı bir perspektif sunuyor ve sadece bir yüzyılın değil aynı zamanda modern çağın da sonunu ilan ediyor Hangisi daha zalimdi Bunun için kurbanlarının sayısını kıyaslamanın bir yararı yoktur Tüm insan karakteristikleri gibi zalimlik de bir nicelik değil nitelik konusudur Hitler in zalimliği soğuk ve zihinseldi Stalin inki Gürcü sıcaklığındaydı ve kanında saklıydı

İmge Kitabevi
çev. Recep Boztemur
Uzun Yirminci Yüzyıl sermaye birikimiyle devlet kurma faaliyetleri arasındaki ilişkiyi kapitalizmin 700 yıllık uzun dönemi içinde incelemektedir Giovanni Arrighi dünya tarihini biçimlendiren kurumlar ve yapılar arasındaki bağlantıları büyük bir ustalıkla kurduğu toplumsal kuram karşılaştırmalı tarih ve tarihsel anlatı senteziyle yorumlamaktadır Arrighi Braudel in yaklaşımını izleyerek kapitalizmin tarihinin ekonomik ve siyasal güç ağlarını yeni bir biçimde kurgulayan yeni bir hegemonyacı gücün dünya ölçeğinde giderek genişleyen ekonomik alanlarının denetimini ele geçirmeyi başardığı birbirini izleyen uzun yüzyıllardan oluştuğunu belirtmektedir Bu eserde hegemonyacı sınıflar ve devletler tarafından sermaye devlet gücü ve jeopolitik arasında kurulan tarihsel ilişkilerin yavaş yavaş belirmeleri ve doğuşları dünya ölçeğinde tarihsel önem kazanmaları ve şiddetli bir biçimde yerlerini başka türden ilişkilere terk etmeleri ayrıntılı bir şekilde incelenmektedir Arrighi bu çerçeve içinde Floransalı Venedikli Cenevizli Hollandalı İngiliz ve son olarak Amerikan kapitalizm tarzlarının geçirdiği süreçleri açıklamaktadır Uzun Yirminci Yüzyıl Amerikan dünya gücünün oluşumunu belirleyen ve şimdi bu gücün yerini kurulmakta olan yeni bir tarihsel yapıya terk etmeye zorlayan devlet sermaye ilişkilerinin incelenmesiyle sona ermektedir