Yitirdiğim Sen
Ritim Sanat Yayınları
Bir sandalın üstünde gidiyorum tüm kaybolmuşluğumla acılarımı yelken yaptım hüzün rüzgârına uzaklaştıkça senden kasvet vuruyor bu keder denizinin kıyısına Şimdi bana deseler ki kalbini nerde bıraktın korkarım ismini anmaya Ürkek bir güvercin gibi salıverilmek istiyor yüreğim tutsak kafesinden Hava soğuk gökyüzü gri ve kirli içimdeki gönül kuşu maviye sen maziye hasret şimdi ne benim hevesim ne de senin hakkın var aşk kanatlarını tekrar çırpmaya Manzarası vefasızlık olmuş bu aşkın alevi ısıtmaz artık gökyüzümüzü Ben o gökyüzünden vazgeçtim artık toprak gibi sakinlik istiyorum yoruldum rotası belli olmayan bu aşk gemisinde yol almaktan Terk edip o gemiyi açılınca yalnızlıklar ummanına anladım ki insan zaten hep yalnızmış şu kısacık hayatta Artık hiçbir kızgınlığım yok ne sana ne de bu hayata Sadece biraz kırgınım ama oda kendime Bu aşkı hak etmeyene hak etmeyecek kadar değer verdim diye Şimdi ağlamayı bırak ve sil gözyaşlarını tıpkı benim gibi kendi elinle sil