Yol — Eren Tümer

Yol
Eren TümerVaveyla
Yol
Eren TümerYürümesi pek kolay olmayan bir yol bu Sözcüklerden cümlelerden nokta ve virgüllerden ibaret bir dilin anlatmaya yetmediği yerde çizgilerin gölgelerin karalamaların ve siluetlerin eşlik ettiği hüzünlü bir yol Bir yürüyüşün eskizi Tüm uykulardan ayrık ve kendi başına buyruk düşlerdi gördükleri Sözcüksüz cümleler ritimsiz şarkılar uyaksız şiirler ve kahramansız kalmış kimsesiz öykülerdi kulaklarına çalınan Işıksız kentler renksiz peyzajlar kıpırtısız insanlardı gözlerine ilişen Tastamam bir yalnızlıktı bu çoğulluğun içindeki yalnızlığın insanın göğsüne tıpkı bir öküzün oturuşu gibi ağır ağır çöküşü yani adeta soluksuz bırakışı Ve umudun bir ömrün tamamını ölümle hiç hesaplaşmadan yaşamış olma hissi kadar imkânsız oluşu Derinliklerinde hiçbir endişe belirmeyen gözlerin pervasızca üzerinde gezindiği herhangi bir yerde olmak istedi Sonra hayatı boyunca hiçbir yük taşımamış dertsiz ve uyuşuk gövdelerden herhangi biri olmak hiç can çekişmeden iyi ve yüce olanı daha iyi anlamanın hazzına varmak ve insana tüm güzellikleri tek solukta vaat edebilen büyüleyici sesler işitmek Başlamak üzere olan bu yolculuğa kadar var olduğuna dair inancını pekiştiren her kıpırtı aslında kayıp bir zamanın içinde bir uçtan ötekine savrulup duran tiz bir ruhun çaresiz debelenmeleriydi Şimdi atacağı her adımla birlikte üst üste yığılı binalardan başka bir şey olmayan bu şehir bir müddet sonra tıpkı soluk renkli bir fotoğraf gibi donuk bir anın sureti olacak ve onunla birlikte ona ait tüm uğultular göz kamaştırıcı ışıklar yansımalar ve görüntüler belki de sonsuza dek geride kalacaktı Tanıtım Bülteninden

Vaveyla Yayıncılık
Yürümesi pek kolay olmayan bir yol bu Sözcüklerden cümlelerden nokta ve virgüllerden ibaret bir dilin anlatmaya yetmediği yerde çizgilerin gölgelerin karalamaların ve siluetlerin eşlik ettiği hüzünlü bir yol Bir yürüyüşün eskizi Tüm uykulardan ayrık ve kendi başına buyruk düşlerdi gördükleri Sözcüksüz cümleler ritimsiz şarkılar uyaksız şiirler ve kahramansız kalmış kimsesiz öykülerdi kulaklarına çalınan Işıksız kentler renksiz peyzajlar kıpırtısız insanlardı gözlerine ilişen Tastamam bir yalnızlıktı bu çoğulluğun içindeki yalnızlığın insanın göğsüne tıpkı bir öküzün oturuşu gibi ağır ağır çöküşü yani adeta soluksuz bırakışı Ve umudun bir ömrün tamamını ölümle hiç hesaplaşmadan yaşamış olma hissi kadar imkânsız oluşu Derinliklerinde hiçbir endişe belirmeyen gözlerin pervasızca üzerinde gezindiği herhangi bir yerde olmak istedi Sonra hayatı boyunca hiçbir yük taşımamış dertsiz ve uyuşuk gövdelerden herhangi biri olmak hiç can çekişmeden iyi ve yüce olanı daha iyi anlamanın hazzına varmak ve insana tüm güzellikleri tek solukta vaat edebilen büyüleyici sesler işitmek Başlamak üzere olan bu yolculuğa kadar var olduğuna dair inancını pekiştiren her kıpırtı aslında kayıp bir zamanın içinde bir uçtan ötekine savrulup duran tiz bir ruhun çaresiz debelenmeleriydi Şimdi atacağı her adımla birlikte üst üste yığılı binalardan başka bir şey olmayan bu şehir bir müddet sonra tıpkı soluk renkli bir fotoğraf gibi donuk bir anın sureti olacak ve onunla birlikte ona ait tüm uğultular göz kamaştırıcı ışıklar yansımalar ve görüntüler belki de sonsuza dek geride kalacaktı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Vaveyla Yayıncılık
Eren Tümer tarafından kaleme alınan Yol Vaveyla Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Yol Eren Tümer Kitap Özeti Yürümesi pek kolay olmayan bir yol bu Sözcüklerden cümlelerden nokta ve virgüllerden ibaret bir dilin anlatmaya yetmediği yerde çizgilerin gölgelerin karalamaların ve siluetlerin eşlik ettiği hüzünlü bir yol Bir yürüyüşün eskizi Tüm uykulardan ayrık ve kendi başına buyruk düşlerdi gördükleri Sözcüksüz cümleler ritimsiz şarkılar uyaksız şiirler ve kahramansız kalmış kimsesiz öykülerdi kulaklarına çalınan Işıksız kentler renksiz peyzajlar kıpırtısız insanlardı gözlerine ilişen Tastamam bir yalnızlıktı bu çoğulluğun içindeki yalnızlığın insanın göğsüne tıpkı bir öküzün oturuşu gibi ağır ağır çöküşü yani adeta soluksuz bırakışı Ve umudun bir ömrün tamamını ölümle hiç hesaplaşmadan yaşamış olma hissi kadar imkânsız oluşu Derinliklerinde hiçbir endişe belirmeyen gözlerin pervasızca üzerinde gezindiği herhangi bir yerde olmak istedi Sonra hayatı boyunca hiçbir yük taşımamış dertsiz ve uyuşuk gövdelerden herhangi biri olmak hiç can çekişmeden iyi ve yüce olanı daha iyi anlamanın hazzına varmak ve insana tüm güzellikleri tek solukta vaat edebilen büyüleyici sesler işitmek Başlamak üzere olan bu yolculuğa kadar var olduğuna dair inancını pekiştiren her kıpırtı aslında kayıp bir zamanın içinde bir uçtan ötekine savrulup duran tiz bir ruhun çaresiz debelenmeleriydi Şimdi atacağı her adımla birlikte üst üste yığılı binalardan başka bir şey olmayan bu şehir bir müddet sonra tıpkı soluk renkli bir fotoğraf gibi donuk bir anın sureti olacak ve onunla birlikte ona ait tüm uğultular göz kamaştırıcı ışıklar yansımalar ve görüntüler belki de sonsuza dek geride kalacaktı Yayınevi Vaveyla Yayıncılık Yazar Eren Tümer Sayfa 80 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2021 Barkod 9786257946407 Kategori Öykü

VAVEYLA YAYINCILIK
Yürümesi pek kolay olmayan bir yol bu Sözcüklerden cümlelerden nokta ve virgüllerden ibaret bir dilin anlatmaya yetmediği yerde çizgilerin gölgelerin karalamaların ve siluetlerin eşlik ettiği hüzünlü bir yol Bir yürüyüşün eskizi Tüm uykulardan ayrık ve kendi başına buyruk düşlerdi gördükleri Sözcüksüz cümleler ritimsiz şarkılar uyaksız şiirler ve kahramansız kalmış kimsesiz öykülerdi kulaklarına çalınan Işıksız kentler renksiz peyzajlar kıpırtısız insanlardı gözlerine ilişen Tastamam bir yalnızlıktı bu çoğulluğun içindeki yalnızlığın insanın göğsüne tıpkı bir öküzün oturuşu gibi ağır ağır çöküşü yani adeta soluksuz bırakışı Ve umudun bir ömrün tamamını ölümle hiç hesaplaşmadan yaşamış olma hissi kadar imkânsız oluşu Derinliklerinde hiçbir endişe belirmeyen gözlerin pervasızca üzerinde gezindiği herhangi bir yerde olmak istedi Sonra hayatı boyunca hiçbir yük taşımamış dertsiz ve uyuşuk gövdelerden herhangi biri olmak hiç can çekişmeden iyi ve yüce olanı daha iyi anlamanın hazzına varmak ve insana tüm güzellikleri tek solukta vaat edebilen büyüleyici sesler işitmek Başlamak üzere olan bu yolculuğa kadar var olduğuna dair inancını pekiştiren her kıpırtı aslında kayıp bir zamanın içinde bir uçtan ötekine savrulup duran tiz bir ruhun çaresiz debelenmeleriydi Şimdi atacağı her adımla birlikte üst üste yığılı binalardan başka bir şey olmayan bu şehir bir müddet sonra tıpkı soluk renkli bir fotoğraf gibi donuk bir anın sureti olacak ve onunla birlikte ona ait tüm uğultular göz kamaştırıcı ışıklar yansımalar ve görüntüler belki de sonsuza dek geride kalacaktı