Yol Ayrımındakiler — Erol Maraşlı

Yol Ayrımındakiler
Erol MaraşlıBilgeoğuz Yayınları
Yol Ayrımındakiler
Erol MaraşlıBeş bin yıllık Türk ün ülküsünü şahikaya çıkarmak için yetiştirilmişlerdi Vatan için amasız fakatsız bahanesiz korkusuz ölmeyi göze alanlardı Milleti için uğruna can vermeye koşanlardı Devlet i ebediye için devletlû olmayı akıllarına getirmeden Alperen oldular Şanlı bir mücadele içinde kan kardeşiydiler Gün geldi ayrı düşüp Bozkurt iken birbirlerinin kurdu oldular Kimisi kara toprağa giderken kimilerine ikbal kapıları açıldı bazıları darağacında asıldı Yusufiye onların mekanı oldu Vatan millet devlet için mücadele ettiklerini sanıyorlardı Savundukları devletin başındakiler tarafından asıldılar ötelendiler suyu getirirken testilerini kırdılar Hepsinin yüreğini saran aşkın adı vatan sevgisi Türk milliyetçiliği idi Hor görülseler de suçlansalar da devlet kapılarından kovulsalar da yitip gitseler de işkence altında inleseler de gücenmeyecekler yorulmayacaklar terk edip gitmeyeceklerdi Ne yükler yüklendi çelim siz omuzlarımıza Ama inandık asrın müjdecisi çocuklar olduğumuza Belki kırlarda çiçek toplayamadık Belki yârimiz olmadı çiçek verecek Ama ölümüne sevdalandık vallahi Vallahi solduk hasretin şiddetinden Çiçek çiçek Analarım babalarım Ah garip yetim sabiler Kaç ak şamlar Allah ım Kaç akşamlar yaşlı gözlerle Yolları gözlediler Bir Eylül sabahı bir ana kesit Bir düdük Haramiler bastı kervanımızı Kan göllerinde yüzdürüldük alıntı Mâzi ile tekrar tekrar zihninde yaşayıp avunmaktan başka ne yapıyordu ki İstikbâl de meçhuldü Belki de cezaevinden çıkıp da uzanacak el tutunacak dal arayan gençler kapılacak cazibe merkezlerini de kaybet mişlerdi Geleceğe ait hayâlleri uçup gitmiş tutunacağı dallar kopmuş uzanacağı el de kalmamıştı Dalından koparılmış nesildi kimseler arayıp sormadı bizi Ateşte açan karanfillerdik be çocuk Mecaz değil gerçek Yaramızdan akan al boyaya parmağımızı banıp Ay yıldız çizdik sokaklara alıntı Başka sevdalar bilmeden tanımadan ülkü sevdası onlara yetecekti İşte salt bu dava için bunların hepsini gördüler yaşadılar Gençliğinin baharını yaşayamadan hazanı yaşayanlardı onlar İşte onların romanı Tanıtım Bülteninden

Bilgeoğuz Yayınları
Beş bin yıllık Türk ün ülküsünü şahikaya çıkarmak için yetiştirilmişlerdi Vatan için amasız fakatsız bahanesiz korkusuz ölmeyi göze alanlardı Milleti için uğruna can vermeye koşanlardı Devlet i ebediye için devletlû olmayı akıllarına getirmeden Alperen oldular Şanlı bir mücadele içinde kan kardeşiydiler Gün geldi ayrı düşüp Bozkurt iken birbirlerinin kurdu oldular Kimisi kara toprağa giderken kimilerine ikbal kapıları açıldı bazıları darağacında asıldı Yusufiye onların mekanı oldu Vatan millet devlet için mücadele ettiklerini sanıyorlardı Savundukları devletin başındakiler tarafından asıldılar ötelendiler suyu getirirken testilerini kırdılar Hepsinin yüreğini saran aşkın adı vatan sevgisi Türk milliyetçiliği idi Hor görülseler de suçlansalar da devlet kapılarından kovulsalar da yitip gitseler de işkence altında inleseler de gücenmeyecekler yorulmayacaklar terk edip gitmeyeceklerdi Ne yükler yüklendi çelim siz omuzlarımıza Ama inandık asrın müjdecisi çocuklar olduğumuza Belki kırlarda çiçek toplayamadık Belki yârimiz olmadı çiçek verecek Ama ölümüne sevdalandık vallahi Vallahi solduk hasretin şiddetinden Çiçek çiçek Analarım babalarım Ah garip yetim sabiler Kaç ak şamlar Allah ım Kaç akşamlar yaşlı gözlerle Yolları gözlediler Bir Eylül sabahı bir ana kesit Bir düdük Haramiler bastı kervanımızı Kan göllerinde yüzdürüldük alıntı Mâzi ile tekrar tekrar zihninde yaşayıp avunmaktan başka ne yapıyordu ki İstikbâl de meçhuldü Belki de cezaevinden çıkıp da uzanacak el tutunacak dal arayan gençler kapılacak cazibe merkezlerini de kaybet mişlerdi Geleceğe ait hayâlleri uçup gitmiş tutunacağı dallar kopmuş uzanacağı el de kalmamıştı Dalından koparılmış nesildi kimseler arayıp sormadı bizi Ateşte açan karanfillerdik be çocuk Mecaz değil gerçek Yaramızdan akan al boyaya parmağımızı banıp Ay yıldız çizdik sokaklara alıntı Başka sevdalar bilmeden tanımadan ülkü sevdası onlara yetecekti İşte salt bu dava için bunların hepsini gördüler yaşadılar Gençliğinin baharını yaşayamadan hazanı yaşayanlardı onlar İşte onların romanı

Bilgeoğuz Yayınları
Beş bin yıllık Türk ün ülküsünü şahikaya çıkarmak için yetiştirilmişlerdi Vatan için amasız fakatsız bahanesiz korkusuz ölmeyi göze alanlardı Milleti için uğruna can vermeye koşanlardı Devlet i ebediye için devletlû olmayı akıllarına getirmeden Alperen oldular Şanlı bir mücadele içinde kan kardeşiydiler Gün geldi ayrı düşüp Bozkurt iken birbirlerinin kurdu oldular Kimisi kara toprağa giderken kimilerine ikbal kapıları açıldı bazıları darağacında asıldı Yusufiye onların mekanı oldu Vatan millet devlet için mücadele ettiklerini sanıyorlardı Savundukları devletin başındakiler tarafından asıldılar ötelendiler suyu getirirken testilerini kırdılar Hepsinin yüreğini saran aşkın adı vatan sevgisi Türk milliyetçiliği idi Hor görülseler de suçlansalar da devlet kapılarından kovulsalar da yitip gitseler de işkence altında inleseler de gücenmeyecekler yorulmayacaklar terk edip gitmeyeceklerdi Ne yükler yüklendi çelim siz omuzlarımıza Ama inandık asrın müjdecisi çocuklar olduğumuza Belki kırlarda çiçek toplayamadık Belki yârimiz olmadı çiçek verecek Ama ölümüne sevdalandık vallahi Vallahi solduk hasretin şiddetinden Çiçek çiçek Analarım babalarım Ah garip yetim sabiler Kaç ak şamlar Allah ım Kaç akşamlar yaşlı gözlerle Yolları gözlediler Bir Eylül sabahı bir ana kesit Bir düdük Haramiler bastı kervanımızı Kan göllerinde yüzdürüldük alıntı Mâzi ile tekrar tekrar zihninde yaşayıp avunmaktan başka ne yapıyordu ki İstikbâl de meçhuldü Belki de cezaevinden çıkıp da uzanacak el tutunacak dal arayan gençler kapılacak cazibe merkezlerini de kaybet mişlerdi Geleceğe ait hayâlleri uçup gitmiş tutunacağı dallar kopmuş uzanacağı el de kalmamıştı Dalından koparılmış nesildi kimseler arayıp sormadı bizi Ateşte açan karanfillerdik be çocuk Mecaz değil gerçek Yaramızdan akan al boyaya parmağımızı banıp Ay yıldız çizdik sokaklara alıntı Başka sevdalar bilmeden tanımadan ülkü sevdası onlara yetecekti İşte salt bu dava için bunların hepsini gördüler yaşadılar Gençliğinin baharını yaşayamadan hazanı yaşayanlardı onlar İşte onların romanı

Bilgeoğuz Yayınları
Beş bin yıllık Türk ün ülküsünü şahikaya çıkarmak için yetiştirilmişlerdi Vatan için amasız fakatsız bahanesiz korkusuz ölmeyi göze alanlardı Milleti için uğruna can vermeye koşanlardı Devlet i ebediye için devletlû olmayı akıllarına getirmeden Alperen oldular Şanlı bir mücadele içinde kan kardeşiydiler Gün geldi ayrı düşüp Bozkurt iken birbirlerinin kurdu oldular Kimisi kara toprağa giderken kimilerine ikbal kapıları açıldı bazıları darağacında asıldı Yusufiye onların mekanı oldu Vatan millet devlet için mücadele ettiklerini sanıyorlardı Savundukları devletin başındakiler tarafından asıldılar ötelendiler suyu getirirken testilerini kırdılar Hepsinin yüreğini saran aşkın adı vatan sevgisi Türk milliyetçiliği idi Hor görülseler de suçlansalar da devlet kapılarından kovulsalar da yitip gitseler de işkence altında inleseler de gücenmeyecekler yorulmayacaklar terk edip gitmeyeceklerdi Ne yükler yüklendi çelim siz omuzlarımıza Ama inandık asrın müjdecisi çocuklar olduğumuza Belki kırlarda çiçek toplayamadık Belki yârimiz olmadı çiçek verecek Ama ölümüne sevdalandık vallahi Vallahi solduk hasretin şiddetinden Çiçek çiçek Analarım babalarım Ah garip yetim sabiler Kaç ak şamlar Allah ım Kaç akşamlar yaşlı gözlerle Yolları gözlediler Bir Eylül sabahı bir ana kesit Bir düdük Haramiler bastı kervanımızı Kan göllerinde yüzdürüldük alıntı Mâzi ile tekrar tekrar zihninde yaşayıp avunmaktan başka ne yapıyordu ki İstikbâl de meçhuldü Belki de cezaevinden çıkıp da uzanacak el tutunacak dal arayan gençler kapılacak cazibe merkezlerini de kaybet mişlerdi Geleceğe ait hayâlleri uçup gitmiş tutunacağı dallar kopmuş uzanacağı el de kalmamıştı Dalından koparılmış nesildi kimseler arayıp sormadı bizi Ateşte açan karanfillerdik be çocuk Mecaz değil gerçek Yaramızdan akan al boyaya parmağımızı banıp Ay yıldız çizdik sokaklara alıntı Başka sevdalar bilmeden tanımadan ülkü sevdası onlara yetecekti İş