Yolcu ve Eşkıya — Nuhan Nebi Çam

Yolcu ve Eşkıya
Nuhan Nebi ÇamÖtüken Neşriyat
Yolcu ve Eşkıya
Nuhan Nebi ÇamBir kasabadan geçiyordum Üzeyir de bir kasabadan geçiyordu Peygamber uyumuştu Yanı başında bir çıkında azığı duruyordu Eşeği uyanıktı ve sineklerini kovalıyordu Tam yüz yıl geçiyor Gözlerimi kırpmadan mağarayı ve oradaki insanı izliyorum Üzeyir ölmüştür Tanrının kudretini gösterircesine yüz yıllık din lenmenin arkasından peygamber gözlerini aralıyor ve kalkıyor Kolları bacakları uyuşmuştur Esniyor Sağa sola kollarını geriyor Rahatlıyor Bu uyku bana çok iyi geldi diyor Üzeyir uyuduğunu sanıyor Acıkmıştır Gözleri azığını arıyor bulamıyor Gözleri eşeğini arıyor Elçi bir kemik yığınıyla karşılaşıyor Şaşkındır Hayretler içindedir Bu uyku diyor Bu uyku nasıl bir uykuymuş Ekmeğim küflere karışmış eşeğimin kemikleri toz olup dağılmış Allahım senin kudretin senin sonsuz gücün Balkonda sokak lambasının loş ışıklarla vurduğu masamda Üzeyirin menkıbesini okuyorum Kasaba engin bir uykunun kollarında Çekirgeler uzaktan ve derinden bağırıyor

Ötüken Neşriyat
Bir kasabadan geçiyordum Üzeyir de bir kasabadan geçiyordu Peygamber uyumuştu Yanı başında bir çıkında azığı duruyordu Eşeği uyanıktı ve sineklerini kovalıyordu Tam yüz yıl geçiyor Gözlerimi kırpmadan mağarayı ve oradaki insanı izliyorum Üzeyir ölmüştür Tanrı nın kudretini gösterircesine yüz yıllık din lenmenin arkasından peygamber gözlerini aralıyor ve kalkıyor Kolları bacakları uyuşmuştur Esniyor Sağa sola kollarını geriyor Rahatlıyor Bu uyku bana çok iyi geldi diyor Üzeyir uyuduğunu sanıyor Acıkmıştır Gözleri azığını arıyor bulamıyor Gözleri eşeğini arıyor Elçi bir kemik yığınıyla karşılaşıyor Şaşkındır Hayretler içindedir Bu uyku diyor Bu uyku nasıl bir uykuymuş Ekmeğim küflere karışmış eşeğimin kemikleri toz olup dağılmış Allah ım senin kudretin senin sonsuz gücün Balkonda sokak lambasının loş ışıklarla vurduğu masamda Üzeyir in menkıbesini okuyorum Kasaba engin bir uykunun kollarında Çekirgeler uzaktan ve derinden bağırıyor

Ötüken Neşriyat
Bir kasabadan geçiyordum Üzeyir de bir kasabadan geçiyordu Peygamber uyumuştu Yanı başında bir çıkında azığı duruyordu Eşeği uyanıktı ve sineklerini kovalıyordu Tam yüz yıl geçiyor Gözlerimi kırpmadan mağarayı ve oradaki insanı izliyorum Üzeyir ölmüştür Tanrı nın kudretini gösterircesine yüz yıllık din lenmenin arkasından peygamber gözlerini aralıyor ve kalkıyor Kolları bacakları uyuşmuştur Esniyor Sağa sola kollarını geriyor Rahatlıyor Bu uyku bana çok iyi geldi diyor Üzeyir uyuduğunu sanıyor Acıkmıştır Gözleri azığını arıyor bulamıyor Gözleri eşeğini arıyor Elçi bir kemik yığınıyla karşılaşıyor Şaşkındır Hayretler içindedir Bu uyku diyor Bu uyku nasıl bir uykuymuş Ekmeğim küflere karışmış eşeğimin kemikleri toz olup dağılmış Allah ım senin kudretin senin sonsuz gücün Balkonda sokak lambasının loş ışıklarla vurduğu masamda Üzeyir in menkıbesini okuyorum Kasaba engin bir uykunun kollarında Çekirgeler uzaktan ve derinden bağırıyor

Ötüken
Bir kasabadan geçiyordum Üzeyir de bir kasabadan geçiyordu Peygamber uyumuştu Yanı başında bir çıkında azığı duruyordu Eşeği uyanıktı ve sineklerini kovalıyordu Tam yüz yıl geçiyor Gözlerimi kırpmadan mağarayı ve oradaki insanı izliyorum Üzeyir ölmüştür Tanrı nın kudretini gösterircesine yüz yıllık din lenmenin arkasından peygamber gözlerini aralıyor ve kalkıyor Kolları bacakları uyuşmuştur Esniyor Sağa sola kollarını geriyor Rahatlıyor Bu uyku bana çok iyi geldi diyor Üzeyir uyuduğunu sanıyor Acıkmıştır Gözleri azığını arıyor bulamıyor Gözleri eşeğini arıyor Elçi bir kemik yığınıyla karşılaşıyor Şaşkındır Hayretler içindedir Bu uyku diyor Bu uyku nasıl bir uykuymuş Ekmeğim küflere karışmış eşeğimin kemikleri toz olup dağılmış Allah ım senin kudretin senin sonsuz gücün Balkonda sokak lambasının loş ışıklarla vurduğu masamda Üzeyir in menkıbesini okuyorum Kasaba engin bir uykunun kollarında Çekirgeler uzaktan ve derinden bağırıyor

Ötüken Neşriyat
Bir kasabadan geçiyordum Üzeyir de bir kasabadan geçiyordu Peygamber uyumuştu Yanı başında bir çıkında azığı duruyordu Eşeği uyanıktı ve sineklerini kovalıyordu Tam yüz yıl geçiyor Gözlerimi kırpmadan mağarayı ve oradaki insanı izliyorum Üzeyir ölmüştür Tanrı nın kudretini gösterircesine yüz yıllık din lenmenin arkasından peygamber gözlerini aralıyor ve kalkıyor Kolları bacakları uyuşmuştur Esniyor Sağa sola kollarını geriyor Rahatlıyor Bu uyku bana çok iyi geldi diyor Üzeyir uyuduğunu sanıyor Acıkmıştır Gözleri azığını arıyor bulamıyor Gözleri eşeğini arıyor Elçi bir kemik yığınıyla karşılaşıyor Şaşkındır Hayretler içindedir Bu uyku diyor Bu uyku nasıl bir uykuymuş Ekmeğim küflere karışmış eşeğimin kemikleri toz olup dağılmış Allah ım senin kudretin senin sonsuz gücün Balkonda sokak lambasının loş ışıklarla vurduğu masamda Üzeyir in menkıbesini okuyorum Kasaba engin bir uykunun kollarında Çekirgeler uzaktan ve derinden bağırıyor

Ötüken Neşriyat
Bir kasabadan geçiyordum Üzeyir de bir kasabadan geçiyordu Peygamber uyumuştu Yanı başında bir çıkında azığı duruyordu Eşeği uyanıktı ve sineklerini kovalıyordu Tam yüz yıl geçiyor Gözlerimi kırpmadan mağarayı ve oradaki insanı izliyorum Üzeyir ölmüştür Tanrı nın kudretini gösterircesine yüz yıllık din lenmenin arkasından peygamber gözlerini aralıyor ve kalkıyor Kolları bacakları uyuşmuştur Esniyor Sağa sola kollarını geriyor Rahatlıyor Bu uyku bana çok iyi geldi diyor Üzeyir uyuduğunu sanıyor Acıkmıştır Gözleri azığını arıyor bulamıyor Gözleri eşeğini arıyor Elçi bir kemik yığınıyla karşılaşıyor Şaşkındır Hayretler içindedir Bu uyku diyor Bu uyku nasıl bir uykuymuş Ekmeğim küflere karışmış eşeğimin kemikleri toz olup dağılmış Allah ım senin kudretin senin sonsuz gücün Balkonda sokak lambasının loş ışıklarla vurduğu masamda Üzeyir in menkıbesini okuyorum Kasaba engin bir uykunun kollarında Çekirgeler uzaktan ve derinden bağırıyor