Yolda Üç Kişi Tuna Kiremitçi — Tuna Kiremitçi

Yolda Üç Kişi Tuna Kiremitçi
Tuna KiremitçiDoğan Kitap
Yolda Üç Kişi Tuna Kiremitçi
Tuna KiremitçiYakup Leyla ve Halil yollarında gidiyorlardı Onları düşsel bir kavşakta ben buluşturdum Yol arkadaşlığı yapan bir üçlüden çok yazgıları kesişmiş üç kişi gibi geldiler bana Tanıdığım insanlardı hepsi içlerinde benden ve sevdiklerimden parçalar vardı iyi anlaşaklarını umuyordum başlangıçta ne var ki onları oluşturan çizgiler netleştikçe umduğum gibi geçimli olamayacklarını anlamak zorunda kaldım Onların yola bakışlarına beklentilerine ya da hüzünlerine göre değişiyordu her şey O zaman da yürüdükleri yol aynı olmaktan çıkıyor üçü için üç ayrı gerçeğe dönüşüyordu attıkları her adım onları yanlızca geçmişlerinden değil birbirlerinden de uzaklaştırıyordu böylece Zamanla bunun zaten tüm yollar için geçerli olduğunu iki kişinin aynı yoldan yürümesinin olanaksızlığını da öğrendim Yol imgesinin her daim taze kalmanısın asıl nedeni buydu demek ki

Kırmızı Kedi Yayınları
Yakup Leyla ve Halil yollarında gidiyorlardı Onları düşsel bir kavşakta ben buluşturdum Yol arkadaşlığı yapan bir üçlüden çok yazgıları kesişmiş üç kişi gibi geldiler bana Tanıdığım insanlardı hepsi içlerinde benden ve sevdiklerimden parçalar vardı İyi anlaşacaklarını umuyordum başlangıçta ne var ki onları oluşturan çizgiler netleştikçe umduğum gibi geçimli olamayacaklarını anlamak zorunda kaldım Onların yola bakışlarına beklentilerine ya da hüzünlerine göre değişiyordu her şey O zaman yürüdükleri yol aynı olmaktan çıkıyor üçü için üç ayrı gerçeğe dönüşüyordu Attıkları her adım onları yalnızca geçmişlerinden değil birbirlerinden de uzaklaştırıyordu böylece Zamanla bunun zaten tüm yollar için geçerli olduğunu iki kişinin aynı yoldan yürümesinin olanaksızlığını da öğrendim Yol imgesinin her daim taze kalmasının asıl nedeni buydu demek ki Tutkulu bir roman Bireyin savunusu olan bu güzel roman ironiyle mizahla dolu ve iyi bitiyor Siyasi sığınmacı burslu öğrenci ve gezgin sanatçı kimliğindeki okur Paris ten geçerek Berlin den La Rochelle e gider sonunda Türkiye ye varır Neden gittiğinin pek önemi yoktur önemli olan kesintisiz dönen çark ve her zaman hazır olan valizdir En azından zihinde

Kırmızı Kedi Yayınevi
Yakup Leyla ve Halil yollarında gidiyorlardı Onları düşsel bir kavşakta ben buluşturdum Yol arkadaşlığı yapan bir üçlüden çok yazgıları kesişmiş üç kişi gibi geldiler bana Tanıdığım insanlardı hepsi içlerinde benden ve sevdiklerimden parçalar vardı İyi anlaşacaklarını umuyordum başlangıçta ne var ki onları oluşturan çizgiler netleştikçe umduğum gibi geçimli olamayacaklarını anlamak zorunda kaldım Onların yola bakışlarına beklentilerine ya da hüzünlerine göre değişiyordu her şey O zaman yürüdükleri yol aynı olmaktan çıkıyor üçü için üç ayrı gerçeğe dönüşüyordu Attıkları her adım onları yalnızca geçmişlerinden değil birbirlerinden de uzaklaştırıyordu böylece Zamanla bunun zaten tüm yollar için geçerli olduğunu iki kişinin aynı yoldan yürümesinin olanaksızlığını da öğrendim Yol imgesinin her daim taze kalmasının asıl nedeni buydu demek ki

Kırmızı Kedi Yayınevi
Tuna Kiremitçi tarafından kaleme alınan Yolda Üç Kişi Kırmızı Kedi Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Yolda Üç Kişi Tuna Kiremitçi Kitap Özeti Yakup Leyla ve Halil yollarında gidiyorlardı Onları düşsel bir kavşakta ben buluşturdum Yol arkadaşlığı yapan bir üçlüden çok yazgıları kesişmiş üç kişi gibi geldiler bana Tanıdığım insanlardı hepsi içlerinde benden ve sevdiklerimden parçalar vardı İyi anlaşacaklarını umuyordum başlangıçta ne var ki onları oluşturan çizgiler netleştikçe umduğum gibi geçimli olamayacaklarını anlamak zorunda kaldım Onların yola bakışlarına beklentilerine ya da hüzünlerine göre değişiyordu her şey O zaman yürüdükleri yol aynı olmaktan çıkıyor üçü için üç ayrı gerçeğe dönüşüyordu Attıkları her adım onları yalnızca geçmişlerinden değil birbirlerinden de uzaklaştırıyordu böylece Zamanla bunun zaten tüm yollar için geçerli olduğunu iki kişinin aynı yoldan yürümesinin olanaksızlığını da öğrendim Yol imgesinin her daim taze kalmasının asıl nedeni buydu demek ki Tutkulu bir roman Bireyin savunusu olan bu güzel roman ironiyle mizahla dolu ve iyi bitiyor Siyasi sığınmacı burslu öğrenci ve gezgin sanatçı kimliğindeki okur Paris ten geçerek Berlin den La Rochelle e gider sonunda Türkiye ye varır Neden gittiğinin pek önemi yoktur önemli olan kesintisiz dönen çark ve her zaman hazır olan valizdir En azından zihinde Yayınevi Kırmızı Kedi Yayınevi Yazar Tuna Kiremitçi Sayfa 228 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Ağustos 2014 Barkod 9786054927586 Kategori Roman

DOĞAN KİTAP
Yakup Leyla Halil Aşkla tarihle ve yara izleriyle birbirine bağlanan üç kişi üç uzun yol Biri yirmi beş yaşında ömründe ilk kez ayak bastığı yabancı topraklarda hayatın ve dünyanın köşe bucağından haberdar oluyor tanıştıkları ve yaşadıklarıyla Uzakta şehrinde yaşayan bir kadına hayranlık duyuyor O kadın kırkına merdiven dayamış Bir oğlu ayrı yaşadığı bir kocası ona hayatı zindan etmiş ve etmekte olan bir babası aşkta bütünlenen bir devrimcilik geçmişi var Sonuncusu kadının kocası Hayatı nerdeyse bir büyük sırdan yaratılmış devrime inanmış cazibeli bir adam Yakup Leyla ve Halil Tuna Kiremitçi nin yeni romanı Yolda Üç Kişi de buluştular Üç ayrı dünya bir dünya kurdular Bazen birlikte yürüdüler bazen başka yollara saptılar geçmişlerini ortaya koydular Git Kendini Çok Sevdirmeden ve Bu İşte Bir Yalnızlık Var adlı romanlarıyla geniş bir okuyucu kitlesiyle buluşan Kiremitçi hem kendi kuşağına hem de 78 kuşağına içeriden baktığı yeni kitabında farklı bir anlatım yakalıyor Yazarı da romanın kurgusuna katıyor Anlatıcının varlığını bize sık sık hissettiriyor onun olaylara bakışını açık açık ele veriyor Tuna Kiremitçi kalemini bir kamera gibi kullanıyor Ama bu öyle bir kamera ki kahramanların içini de okuyor Yolda Üç Kişi duygulara seslenen duygulardan beslenen sağlam ve güçlü bir roman Yakup Leyla ve Halil yollarında gidiyorlardı Onları düşsel bir kavşakta ben buluşturdum Yol arkadaşlığı yapan bir üçlüden çok yazgıları kesişmiş üç kişi gibi geldiler bana Tanıdığım insanlardı hepsi içlerinde benden ve sevdiklerimden parçalar vardı İyi anlaşacaklarını umuyordum başlangıçta ne var ki onları oluşturan çizgiler netleştikçe umduğum gibi geçimli olamayacaklarını anlamak zorunda kaldım İstemesem de öğrendim Yoldaş da olsalar aynı yolun yolcusu değillerdi Çünkü her yaratıcı yaşam kendi okyanusunu içinde taşır Hepsinin derinliklerinde adını bilmediğimiz canlılar karanlıklar vardır Diplerinde yan gelmiş şilepler küflü ticaret gemileri uzun parmaklı bir sultanın en son yüzlerce yıl önce okşamış olduğu altınlar yatar Burada en tehlikeli uğraş dalgıçlıktır İçimizin günışığı görmeyen derinliklerine dalınca orada neyle karşılaşacağımızı bilemeyiz Dar ağızlı mağaralar ya da avizeleri yosun tutmuş yolcu gemileri bizim için yeni hazinlere açılan kapılar da olabilir sonunda kısılıp kalacağımız birer tuzak da Emin olabileceğimiz tek şey okyanusun hepsini aynı aşkla içine aldığıdır Gelin gibi süslenmiş yelkenlileri de çağırır savaşa yolladığımız donanmaları da Geçmişte bize umut taşımış yelkenleri aşkla dolmuş toplarından öfkemizi kusmuş o gemileri bekleyen kopkoyu bir unutuluştur Batan her geminin ardından okyanus yüzeyinde geçici bir yara izi kalır Sonra o da yitip gider

KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ
Yakup Leyla ve Halil yollarında gidiyorlardı Onları düşsel bir kavşakta ben buluşturdum Yol arkadaşlığı yapan bir üçlüden çok yazgıları kesişmiş üç kişi gibi geldiler bana Tanıdığım insanlardı hepsi içlerinde benden ve sevdiklerimden parçalar vardı İyi anlaşacaklarını umuyordum başlangıçta ne var ki onları oluşturan çizgiler netleştikçe umduğum gibi geçimli olamayacaklarını anlamak zorunda kaldım Onların yola bakışlarına beklentilerine ya da hüzünlerine göre değişiyordu her şey O zaman yürüdükleri yol aynı olmaktan çıkıyor üçü için üç ayrı gerçeğe dönüşüyordu Attıkları her adım onları yalnızca geçmişlerinden değil birbirlerinden de uzaklaştırıyordu böylece Zamanla bunun zaten tüm yollar için geçerli olduğunu iki kişinin aynı yoldan yürümesinin olanaksızlığını da öğrendim Yol imgesinin her daim taze kalmasının asıl nedeni buydu demek ki Tutkulu bir roman Bireyin savunusu olan bu güzel roman ironiyle mizahla dolu ve iyi bitiyor Siyasi sığınmacı burslu öğrenci ve gezgin sanatçı kimliğindeki okur Paris ten geçerek Berlin den La Rochelle e gider sonunda Türkiye ye varır Neden gittiğinin pek önemi yoktur önemli olan kesintisiz dönen çark ve her zaman hazır olan valizdir En azından zihinde