Yolun Gölgesi — Behçet Çelik

Yolun Gölgesi
Behçet ÇelikYolun Gölgesi
Behçet ÇelikHele bir varalım dengimizi bohçamızı çözelim pılımızı pırtımızı saçalım ayaklarımızı pabuçlarımızdan çıkartıp uzatalım bir süre daha gövdeden kopmuş kertenkele kuyruğu gibi titreyeceğimizi bilsek de sonrasında bütün sarsıntılar diner nasılsa Öykücülüğümüzün usta kalemlerinden Behçet Çelik yeni kitabı Yolun Gölgesi nde çağımızın en önemli sorunlarından birini edebi bir dille didik didik ediyor Yerinden yurdundan olmak bile isteye yaşadığı yerleri terk etmek sürgüne gönderilmek dönememek döndüğünde bulamamak ya da yerle bir olmuş bulmak neler yaşatır insana Yol nedir Sadece gidenlerin değil hepimizin üstüne yolun gölgesi düşer Bizden önceleri başkalarının geçtiği izler sesler anılar bıraktığı yolun gölgesi sırtımızda zihnimizde bir ağrıdır Çelik in titizlikle ördüğü düzyazısında Yolun Gölgesi yeni bir menzil Yazar Behçet Çelik Sayfa Sayısı 136 Çeviri Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Haziran 2017 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

İletişim Yayınları
Sırtüstü bıraktı kendisini belli belirsiz salınan suyun hissettirdiklerinin beşik rahatlığı ya da sevgili parmaklarının ılıklığıyla alakası yoktu Sonsuz bir belirsizlik tuhaf bir dengesizlikti Öfkenin kırgınlıkla açılmanın kapanmayla dansı Asfalttaki arabalar dalgaları değil deniz bitmek bilmez bir yolun sarsıntısını taklit ediyordu çocuklar sahilde kumla oynarken bile savaşı büyükler insanı ses de sessizliği ya da tam tersi Yolun Gölgesi nde yerlerinden yurtlarından göç etmek zorunda kalan ya da doğup büyüdükleri şehirlerde kendilerini sürgünde bulan insanların hikâyelerini anlatıyor Behçet Çelik Politikanın bu bir çırpıda söylenen kelimenin çıktığı ağızların yine aynı hızla mahvettiği hayatları hayatın sadece hayatta kalma çabasına dönüşmesini Sadece onları değil tanık olanların hikâyelerini de Yaşadığımız çağın karanlık gölgesi başkalarının yasaklanmış sokaklarına perdeleri sıkıca örtülmüş evlerine vurduğunda kendi korunaklı hayatları ev içlerindeki dirlik düzeni dağılanları iç dünyaları zehirlenip çözülenleri kelimelerden hatta dostluklardan yakınlıklardan azap duyanları Güncelin sıcağında yaşananları ait oldukları zamanın ve mekânın ötesine taşıyan öyküler

İletişim Yayınları
Sırtüstü bıraktı kendisini belli belirsiz salınan suyunhissettirdiklerinin beşik rahatlığı ya da sevgili parmaklarınınılıklığıyla alakası yoktu Sonsuz bir belirsizlik tuhaf birdengesizlikti Öfkenin kırgınlıkla açılmanın kapanmayladansı Asfalttaki arabalar dalgaları değil deniz bitmek bilmezbir yolun sarsıntısını taklit ediyordu çocuklar sahilde kumlaoynarken bile savaşı büyükler insanı ses de sessizliği ya datam tersi Yolun Gölgesi nde yerlerinden yurtlarından göç etmekzorunda kalan ya da doğup büyüdükleri şehirlerde kendilerinisürgünde bulan insanların hikâyelerini anlatıyor BehçetÇelik Politikanın bu bir çırpıda söylenen kelimenin çıktığıağızların yine aynı hızla mahvettiği hayatları hayatın sadecehayatta kalma çabasına dönüşmesini Sadece onları değil tanık olanların hikâyelerini de Yaşadığımız çağın karanlıkgölgesi başkalarının yasaklanmış sokaklarına perdeleri sıkıcaörtülmüş evlerine vurduğunda kendi korunaklı hayatları eviçlerindeki dirlik düzeni dağılanları iç dünyaları zehirlenipçözülenleri kelimelerden hatta dostluklardan yakınlıklardanazap duyanları Güncelin sıcağında yaşananları ait oldukları zamanın vemekânın ötesine taşıyan öyküler Tanıtım Bülteninden

İletişim Yayınları
Sırtüstü bıraktı kendisini belli belirsiz salınan suyun hissettirdiklerinin beşik rahatlığı ya da sevgili parmaklarının ılıklığıyla alakası yoktu Sonsuz bir belirsizlik tuhaf bir dengesizlikti Öfkenin kırgınlıkla açılmanın kapanmayla dansı Asfalttaki arabalar dalgaları değil deniz bitmek bilmez bir yolun sarsıntısını taklit ediyordu çocuklar sahilde kumla oynarken bile savaşı büyükler insanı ses de sessizliği ya da tam tersi Yolun Gölgesi nde yerlerinden yurtlarından göç etmek zorunda kalan ya da doğup büyüdükleri şehirlerde kendilerini sürgünde bulan insanların hikâyelerini anlatıyor Behçet Çelik Politikanın bu bir çırpıda söylenen kelimenin çıktığı ağızların yine aynı hızla mahvettiği hayatları hayatın sadece hayatta kalma çabasına dönüşmesini Sadece onları değil tanık olanların hikâyelerini de Yaşadığımız çağın karanlık gölgesi başkalarının yasaklanmış sokaklarına perdeleri sıkıca örtülmüş evlerine vurduğunda kendi korunaklı hayatları ev içlerindeki dirlik düzeni dağılanları iç dünyaları zehirlenip çözülenleri kelimelerden hatta dostluklardan yakınlıklardan azap duyanları Güncelin sıcağında yaşananları ait oldukları zamanın ve mekânın ötesine taşıyan öyküler

İletişim Yayınevi
Sırtüstü bıraktı kendisini belli belirsiz salınan suyun hissettirdiklerinin beşik rahatlığı ya da sevgili parmaklarının ılıklığıyla alakası yoktu Sonsuz bir belirsizlik tuhaf bir dengesizlikti Öfkenin kırgınlıkla açılmanın kapanmayla dansı Asfalttaki arabalar dalgaları değil deniz bitmek bilmez bir yolun sarsıntısını taklit ediyordu çocuklar sahilde kumla oynarken bile savaşı büyükler insanı ses de sessizliği ya da tam tersi Yolun Gölgesi nde yerlerinden yurtlarından göç etmek zorunda kalan ya da doğup büyüdükleri şehirlerde kendilerini sürgünde bulan insanların hikâyelerini anlatıyor Behçet Çelik Politikanın bu bir çırpıda söylenen kelimenin çıktığı ağızların yine aynı hızla mahvettiği hayatları hayatın sadece hayatta kalma çabasına dönüşmesini Sadece onları değil tanık olanların hikâyelerini de Yaşadığımız çağın karanlık gölgesi başkalarının yasaklanmış sokaklarına perdeleri sıkıca örtülmüş evlerine vurduğunda kendi korunaklı hayatları ev içlerindeki dirlik düzeni dağılanları iç dünyaları zehirlenip çözülenleri kelimelerden hatta dostluklardan yakınlıklardan azap duyanları Güncelin sıcağında yaşananları ait oldukları zamanın ve mekânın ötesine taşıyan öyküler

İletişim Yayınları
Sırtüstü bıraktı kendisini belli belirsiz salınan suyun hissettirdiklerinin beşik rahatlığı ya da sevgili parmaklarının ılıklığıyla alakası yoktu Sonsuz bir belirsizlik tuhaf bir dengesizlikti Öfkenin kırgınlıkla açılmanın kapanmayla dansı Asfalttaki arabalar dalgaları değil deniz bitmek bilmez bir yolun sarsıntısını taklit ediyordu çocuklar sahilde kumla oynarken bile savaşı büyükler insanı ses de sessizliği ya da tam tersi Yolun Gölgesi nde yerlerinden yurtlarından göç etmek zorunda kalan ya da doğup büyüdükleri şehirlerde kendilerini sürgünde bulan insanların hikâyelerini anlatıyor Behçet Çelik Politikanın bu bir çırpıda söylenen kelimenin çıktığı ağızların yine aynı hızla mahvettiği hayatları hayatın sadece hayatta kalma çabasına dönüşmesini Sadece onları değil tanık olanların hikâyelerini de Yaşadığımız çağın karanlık gölgesi başkalarının yasaklanmış sokaklarına perdeleri sıkıca örtülmüş evlerine vurduğunda kendi korunaklı hayatları ev içlerindeki dirlik düzeni dağılanları iç dünyaları zehirlenip çözülenleri kelimelerden hatta dostluklardan yakınlıklardan azap duyanları Güncelin sıcağında yaşananları ait oldukları zamanın ve mekânın ötesine taşıyan öyküler Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın

İLETİŞİM YAYINLARI
Sırtüstü bıraktı kendisini belli belirsiz salınan suyun hissettirdiklerinin beşik rahatlığı ya da sevgili parmaklarının ılıklığıyla alakası yoktu Sonsuz bir belirsizlik tuhaf bir dengesizlikti Öfkenin kırgınlıkla açılmanın kapanmayla dansı Asfalttaki arabalar dalgaları değil deniz bitmek bilmez bir yolun sarsıntısını taklit ediyordu çocuklar sahilde kumla oynarken bile savaşı büyükler insanı ses de sessizliği ya da tam tersi Yolun Gölgesi nde yerlerinden yurtlarından göç etmek zorunda kalan ya da doğup büyüdükleri şehirlerde kendilerini sürgünde bulan insanların hikâyelerini anlatıyor Behçet Çelik Politikanın bu bir çırpıda söylenen kelimenin çıktığı ağızların yine aynı hızla mahvettiği hayatları hayatın sadece hayatta kalma çabasına dönüşmesini Sadece onları değil tanık olanların hikâyelerini de Yaşadığımız çağın karanlık gölgesi başkalarının yasaklanmış sokaklarına perdeleri sıkıca örtülmüş evlerine vurduğunda kendi korunaklı hayatları ev içlerindeki dirlik düzeni dağılanları iç dünyaları zehirlenip çözülenleri kelimelerden hatta dostluklardan yakınlıklardan azap duyanları Güncelin sıcağında yaşananları ait oldukları zamanın ve mekânın ötesine taşıyan öyküler

İletişim
Sırtüstü bıraktı kendisini belli belirsiz salınan suyun hissettirdiklerinin beşik rahatlığı ya da sevgili parmaklarının ılıklığıyla alakası yoktu Sonsuz bir belirsizlik tuhaf bir dengesizlikti Öfkenin kırgınlıkla açılmanın kapanmayla dansı Asfalttaki arabalar dalgaları değil deniz bitmek bilmez bir yolun sarsıntısını taklit ediyordu çocuklar sahilde kumla oynarken bile savaşı büyükler insanı ses de sessizliği ya da tam tersi Yolun Gölgesi nde yerlerinden yurtlarından göç etmek zorunda kalan ya da doğup büyüdükleri şehirlerde kendilerini sürgünde bulan insanların hikâyelerini anlatıyor Behçet Çelik Politikanın bu bir çırpıda söylenen kelimenin çıktığı ağızların yine aynı hızla mahvettiği hayatları hayatın sadece hayatta kalma çabasına dönüşmesini Sadece onları değil tanık olanların hikâyelerini de Yaşadığımız çağın karanlık gölgesi başkalarının yasaklanmış sokaklarına perdeleri sıkıca örtülmüş evlerine vurduğunda kendi korunaklı hayatları ev içlerindeki dirlik düzeni dağılanları iç dünyaları zehirlenip çözülenleri kelimelerden hatta dostluklardan yakınlıklardan azap duyanları Güncelin sıcağında yaşananları ait oldukları zamanın ve mekânın ötesine taşıyan öyküler

Can Yayınları
Yolun Gölgesi Kitap Açıklaması Hele bir varalım dengimizi bohçamızı çözelim pılımızı pırtımızı saçalım ayaklarımızı pabuçlarımızdan çıkartıp uzatalım bir süre daha gövdeden kopmuş kertenkele kuyruğu gibi titreyeceğimizi bilsek de sonrasında bütün sarsıntılar diner nasılsa Öykücülüğümüzün usta kalemlerinden Behçet Çelik yeni kitabı Yolun Gölgesi nde çağımızın en önemli sorunlarından birini edebi bir dille didik didik ediyor Yerinden yurdundan olmak bile isteye yaşadığı yerleri terk etmek sürgüne gönderilmek dönememek döndüğünde bulamamak ya da yerle bir olmuş bulmak neler yaşatır insana Yol nedir Sadece gidenlerin değil hepimizin üstüne yolun gölgesi düşer Bizden önceleri başkalarının geçtiği izler sesler anılar bıraktığı yolun gölgesi sırtımızda zihnimizde bir ağrıdır Çelik in titizlikle ördüğü düzyazısında Yolun Gölgesi yeni bir menzil

CAN YAYINLARI
Hele bir varalım dengimizi bohçamızı çözelim pılımızı pırtımızı saçalım ayaklarımızı pabuçlarımızdan çıkartıp uzatalım bir süre daha gövdeden kopmuş kertenkele kuyruğu gibi titreyeceğimizi bilsek de sonrasında bütün sarsıntılar diner nasılsa Öykücülüğümüzün usta kalemlerinden Behçet Çelik yeni kitabı Yolun Gölgesi nde çağımızın en önemli sorunlarından birini edebi bir dille didik didik ediyor Yerinden yurdundan olmak bile isteye yaşadığı yerleri terk etmek sürgüne gönderilmek dönememek döndüğünde bulamamak ya da yerle bir olmuş bulmak neler yaşatır insana Yol nedir Sadece gidenlerin değil hepimizin üstüne yolun gölgesi düşer Bizden önceleri başkalarının geçtiği izler sesler anılar bıraktığı yolun gölgesi sırtımızda zihnimizde bir ağrıdır Çelik in titizlikle ördüğü düzyazısında Yolun Gölgesi yeni bir menzil