Yönsüz Okuma — Ayda Ontaç Güner

Yönsüz Okuma
Ayda Ontaç GünerHece Yayınları
Yönsüz Okuma
Ayda Ontaç GünerBir metni anlamak ona belirli bir yön vermek midir yoksa metnin olası tüm yönlerine açık kalarak onu çoğaltmak mı Yönsüz Okuma edebiyat eleştirisinin alışıldık yollarına bu temel soruyla yaklaşan yerleşik yorum kalıplarını sarsan ve metni yeniden düşünmeye çağıran güçlü bir çalışma Peyami Safa nın Fatih Harbiye romanı Türk edebiyatında uzun yıllar boyunca Doğu Batı karşıtlığı ekseninde okunmuş karakterler ve mekânlar bu ikili zıtlığın temsilcileri olarak yorumlanmıştır Ancak bu yaklaşım metnin imkânlarını genişletmekten çok daraltan bir alışkanlığa dönüşür Ayda Ontaç Güner bu kitapta söz konusu yorum geleneğini eleştirel bir dikkatle yeniden masaya yatırarak romanı tek bir doğrultuya mahkûm eden bu yönlü okuma biçimini sorgular Yazar metnin anlamını sabitleyen bu yaklaşımın karşısına yönsüz okuma kavramını yerleştiriyor Bu kavram edebî metnin doğasına ilişkin esaslı bir teklif olarak öne çıkar Edebiyat anlamın çoğaldığı bir sahadır Metin kendisini sınırlayan yorumlara karşı direnir farklı bağlamlarda yeniden açılır yeni anlam katmanları üretir Bu çalışma tam da bu çoğulluk imkânını görünür kılmayı hedefler Yönsüz Okuma Fatih Harbiye yi Doğu ve Batı karşıtlığındaki sınırlı çerçevenin dışına taşıyarak ara mekân çok kültürlülük karakterin canlılığı ve anlatının çoğul doğası üzerinden yeniden düşünür Mekânın ilişkiler ağı içinde kurulduğunu karakterlerin ise dönüşüm potansiyeli taşıdığını gösterir Böylece romanın zannedildiği gibi iki kutuplu bir yapıdan ibaret olmadığını heterojen belirsiz ve dinamik bir anlam alanı sunduğunu ortaya koyar

Hece Yayınları
Bir metni anlamak ona belirli bir yön vermek midir yoksa metnin olası tüm yönlerine açık kalarak onu çoğaltmak mı Yönsüz Okuma edebiyat eleştirisinin alışıldık yollarına bu temel soruyla yaklaşan yerleşik yorum kalıplarını sarsan ve metni yeniden düşünmeye çağıran güçlü bir çalışma Peyami Safa nın Fatih Harbiye romanı Türk edebiyatında uzun yıllar boyunca Doğu Batı karşıtlığı ekseninde okunmuş karakterler ve mekânlar bu ikili zıtlığın temsilcileri olarak yorumlanmıştır Ancak bu yaklaşım metnin imkânlarını genişletmekten çok daraltan bir alışkanlığa dönüşür Ayda Ontaç Güner bu kitapta söz konusu yorum geleneğini eleştirel bir dikkatle yeniden masaya yatırarak romanı tek bir doğrultuya mahkûm eden bu yönlü okuma biçimini sorgular Yazar metnin anlamını sabitleyen bu yaklaşımın karşısına yönsüz okuma kavramını yerleştiriyor Bu kavram edebî metnin doğasına ilişkin esaslı bir teklif olarak öne çıkar Edebiyat anlamın çoğaldığı bir sahadır Metin kendisini sınırlayan yorumlara karşı direnir farklı bağlamlarda yeniden açılır yeni anlam katmanları üretir Bu çalışma tam da bu çoğulluk imkânını görünür kılmayı hedefler Yönsüz Okuma Fatih Harbiye yi Doğu ve Batı karşıtlığındaki sınırlı çerçevenin dışına taşıyarak ara mekân çok kültürlülük karakterin canlılığı ve anlatının çoğul doğası üzerinden yeniden düşünür Mekânın ilişkiler ağı içinde kurulduğunu karakterlerin ise dönüşüm potansiyeli taşıdığını gösterir Böylece romanın zannedildiği gibi iki kutuplu bir yapıdan ibaret olmadığını heterojen belirsiz ve dinamik bir anlam alanı sunduğunu ortaya koyar Bu kitap edebiyat eleştirisinin sınırlarını tartışan okur ile metin arasındaki ilişkiyi yeniden kuran teorik bir müdahale niteliği taşır Okuru hazır anlamlarla yetinmeye değil metinle birlikte düşünmeye ve onun açtığı imkânlar içinde çoğalmaya davet eder Bazen bir metni anlamak ona bir yön tayin etmekten çok verili yönlerin dışına çıkabilme cesaretiyle derinlik kazanır Tanıtım Bülteninden

Hece Yayınları
Bir metni anlamak ona belirli bir yön vermek midir yoksa metnin olası tüm yönlerine açık kalarak onu çoğaltmak mı Yönsüz Okuma edebiyat eleştirisinin alışıldık yollarına bu temel soruyla yaklaşan yerleşik yorum kalıplarını sarsan ve metni yeniden düşünmeye çağıran güçlü bir çalışma Peyami Safa nın Fatih Harbiye romanı Türk edebiyatında uzun yıllar boyunca Doğu Batı karşıtlığı ekseninde okunmuş karakterler ve mekânlar bu ikili zıtlığın temsilcileri olarak yorumlanmıştır Ancak bu yaklaşım metnin imkânlarını genişletmekten çok daraltan bir alışkanlığa dönüşür Ayda Ontaç Güner bu kitapta söz konusu yorum geleneğini eleştirel bir dikkatle yeniden masaya yatırarak romanı tek bir doğrultuya mahkûm eden bu yönlü okuma biçimini sorgular Yazar metnin anlamını sabitleyen bu yaklaşımın karşısına yönsüz okuma kavramını yerleştiriyor Bu kavram edebî metnin doğasına ilişkin esaslı bir teklif olarak öne çıkar Edebiyat anlamın çoğaldığı bir sahadır Metin kendisini sınırlayan yorumlara karşı direnir farklı bağlamlarda yeniden açılır yeni anlam katmanları üretir Bu çalışma tam da bu çoğulluk imkânını görünür kılmayı hedefler Yönsüz Okuma Fatih Harbiye yi Doğu ve Batı karşıtlığındaki sınırlı çerçevenin dışına taşıyarak ara mekân çok kültürlülük karakterin canlılığı ve anlatının çoğul doğası üzerinden yeniden düşünür Mekânın ilişkiler ağı içinde kurulduğunu karakterlerin ise dönüşüm potansiyeli taşıdığını gösterir Böylece romanın zannedildiği gibi iki kutuplu bir yapıdan ibaret olmadığını heterojen belirsiz ve dinamik bir anlam alanı sunduğunu ortaya koyar

Hece Yayınları
Bir metni anlamak ona belirli bir yön vermek midir yoksa metnin olası tüm yönlerine açık kalarak onu çoğaltmak mı Yönsüz Okuma edebiyat eleştirisinin alışıldık yollarına bu temel soruyla yaklaşan yerleşik yorum kalıplarını sarsan ve metni yeniden düşünmeye çağıran güçlü bir çalışma Peyami Safa nın Fatih Harbiye romanı Türk edebiyatında uzun yıllar boyunca Doğu Batı karşıtlığı ekseninde okunmuş karakterler ve mekânlar bu ikili zıtlığın temsilcileri olarak yorumlanmıştır Ancak bu yaklaşım metnin imkânlarını genişletmekten çok daraltan bir alışkanlığa dönüşür Ayda Ontaç Güner bu kitapta söz konusu yorum geleneğini eleştirel bir dikkatle yeniden masaya yatırarak romanı tek bir doğrultuya mahkûm eden bu yönlü okuma biçimini sorgular Yazar metnin anlamını sabitleyen bu yaklaşımın karşısına yönsüz okuma kavramını yerleştiriyor Bu kavram edebî metnin doğasına ilişkin esaslı bir teklif olarak öne çıkar Edebiyat anlamın çoğaldığı bir sahadır Metin kendisini sınırlayan yorumlara karşı direnir farklı bağlamlarda yeniden açılır yeni anlam katmanları üretir Bu çalışma tam da bu çoğulluk imkânını görünür kılmayı hedefler Yönsüz Okuma Fatih Harbiye yi Doğu ve Batı karşıtlığındaki sınırlı çerçevenin dışına taşıyarak ara mekân çok kültürlülük karakterin canlılığı ve anlatının çoğul doğası üzerinden yeniden düşünür Mekânın ilişkiler ağı içinde kurulduğunu karakterlerin ise dönüşüm potansiyeli taşıdığını gösterir Böylece romanın zannedildiği gibi iki kutuplu bir yapıdan ibaret olmadığını heterojen belirsiz ve dinamik bir anlam alanı sunduğunu ortaya koyar Bu kitap edebiyat eleştirisinin sınırlarını tartışan okur ile metin arasındaki ilişkiyi yeniden kuran teorik bir müdahale niteliği taşır Okuru hazır anlamlarla yetinmeye değil metinle birlikte düşünmeye ve onun açtığı imkânlar içinde çoğalmaya davet eder Bazen bir metni anlamak ona bir yön tayin etmekten çok verili yönlerin dışına çıkabilme cesaretiyle derinlik kazanır

Hece Yayınları
Bir metni anlamak ona belirli bir yön vermek midir yoksa metnin olası tüm yönlerine açık kalarak onu çoğaltmak mı Yönsüz Okuma edebiyat eleştirisinin alışıldık yollarına bu temel soruyla yaklaşan yerleşik yorum kalıplarını sarsan ve metni yeniden düşünmeye çağıran güçlü bir çalışma Peyami Safa nın Fatih Harbiye romanı Türk edebiyatında uzun yıllar boyunca Doğu Batı karşıtlığı ekseninde okunmuş karakterler ve mekânlar bu ikili zıtlığın temsilcileri olarak yorumlanmıştır Ancak bu yaklaşım metnin imkânlarını genişletmekten çok daraltan bir alışkanlığa dönüşür Ayda Ontaç Güner bu kitapta söz konusu yorum geleneğini eleştirel bir dikkatle yeniden masaya yatırarak romanı tek bir doğrultuya mahkûm eden bu yönlü okuma biçimini sorgular Yazar metnin anlamını sabitleyen bu yaklaşımın karşısına yönsüz okuma kavramını yerleştiriyor Bu kavram edebî metnin doğasına ilişkin esaslı bir teklif olarak öne çıkar Edebiyat anlamın çoğaldığı bir sahadır Metin kendisini sınırlayan yorumlara karşı direnir farklı bağlamlarda yeniden açılır yeni anlam katmanları üretir Bu çalışma tam da bu çoğulluk imkânını görünür kılmayı hedefler Yönsüz Okuma Fatih Harbiye yi Doğu ve Batı karşıtlığındaki sınırlı çerçevenin dışına taşıyarak ara mekân çok kültürlülük karakterin canlılığı ve anlatının çoğul doğası üzerinden yeniden düşünür Mekânın ilişkiler ağı içinde kurulduğunu karakterlerin ise dönüşüm potansiyeli taşıdığını gösterir Böylece romanın zannedildiği gibi iki kutuplu bir yapıdan ibaret olmadığını heterojen belirsiz ve dinamik bir anlam alanı sunduğunu ortaya koyar Bu kitap edebiyat eleştirisinin sınırlarını tartışan okur ile metin arasındaki ilişkiyi yeniden kuran teorik bir müdahale niteliği taşır Okuru hazır anlamlarla yetinmeye değil metinle birlikte düşünmeye ve onun açtığı imkânlar içinde çoğalmaya davet eder Bazen bir metni anlamak ona bir yön tayin etmekten çok verili yönlerin dışına çıkabilme cesaretiyle derinlik kazanır

Hece Yayınları
Bir metni anlamak ona belirli bir yön vermek midir yoksa metnin olası tüm yönlerine açık kalarak onu çoğaltmak mı Yönsüz Okuma edebiyat eleştirisinin alışıldık yollarına bu temel soruyla yaklaşan yerleşik yorum kalıplarını sarsan ve metni yeniden düşünmeye çağıran güçlü bir çalışma Peyami Safa nın Fatih Harbiye romanı Türk edebiyatında uzun yıllar boyunca Doğu Batı karşıtlığı ekseninde okunmuş karakterler ve mekânlar bu ikili zıtlığın temsilcileri olarak yorumlanmıştır Ancak bu yaklaşım metnin imkânlarını genişletmekten çok daraltan bir alışkanlığa dönüşür Ayda Ontaç Güner bu kitapta söz konusu yorum geleneğini eleştirel bir dikkatle yeniden masaya yatırarak romanı tek bir doğrultuya mahkûm eden bu yönlü okuma biçimini sorgular Yazar metnin anlamını sabitleyen bu yaklaşımın karşısına yönsüz okuma kavramını yerleştiriyor Bu kavram edebî metnin doğasına ilişkin esaslı bir teklif olarak öne çıkar Edebiyat anlamın çoğaldığı bir sahadır Metin kendisini sınırlayan yorumlara karşı direnir farklı bağlamlarda yeniden açılır yeni anlam katmanları üretir Bu çalışma tam da bu çoğulluk imkânını görünür kılmayı hedefler Yönsüz Okuma Fatih Harbiye yi Doğu ve Batı karşıtlığındaki sınırlı çerçevenin dışına taşıyarak ara mekân çok kültürlülük karakterin canlılığı ve anlatının çoğul doğası üzerinden yeniden düşünür Mekânın ilişkiler ağı içinde kurulduğunu karakterlerin ise dönüşüm potansiyeli taşıdığını gösterir Böylece romanın zannedildiği gibi iki kutuplu bir yapıdan ibaret olmadığını heterojen belirsiz ve dinamik bir anlam alanı sunduğunu ortaya koyar

Hece Yayınları
Bir metni anlamak ona belirli bir yön vermek midir yoksa metnin olası tüm yönlerine açık kalarak onu çoğaltmak mı Yönsüz Okuma edebiyat eleştirisinin alışıldık yollarına bu temel soruyla yaklaşan yerleşik yorum kalıplarını sarsan ve metni yeniden düşünmeye çağıran güçlü bir çalışma Peyami Safa nın Fatih Harbiye romanı Türk edebiyatında uzun yıllar boyunca Doğu Batı karşıtlığı ekseninde okunmuş karakterler ve mekânlar bu ikili zıtlığın temsilcileri olarak yorumlanmıştır Ancak bu yaklaşım metnin imkânlarını genişletmekten çok daraltan bir alışkanlığa dönüşür Ayda Ontaç Güner bu kitapta söz konusu yorum geleneğini eleştirel bir dikkatle yeniden masaya yatırarak romanı tek bir doğrultuya mahkûm eden bu yönlü okuma biçimini sorgular Yazar metnin anlamını sabitleyen bu yaklaşımın karşısına yönsüz okuma kavramını yerleştiriyor Bu kavram edebî metnin doğasına ilişkin esaslı bir teklif olarak öne çıkar Edebiyat anlamın çoğaldığı bir sahadır Metin kendisini sınırlayan yorumlara karşı direnir farklı bağlamlarda yeniden açılır yeni anlam katmanları üretir Bu çalışma tam da bu çoğulluk imkânını görünür kılmayı hedefler Yönsüz Okuma Fatih Harbiye yi Doğu ve Batı karşıtlığındaki sınırlı çerçevenin dışına taşıyarak ara mekân çok kültürlülük karakterin canlılığı ve anlatının çoğul doğası üzerinden yeniden düşünür Mekânın ilişkiler ağı içinde kurulduğunu karakterlerin ise dönüşüm potansiyeli taşıdığını gösterir Böylece romanın zannedildiği gibi iki kutuplu bir yapıdan ibaret olmadığını heterojen belirsiz ve dinamik bir anlam alanı sunduğunu ortaya koyar Bu kitap edebiyat eleştirisinin sınırlarını tartışan okur ile metin arasındaki ilişkiyi yeniden kuran teorik bir müdahale niteliği taşır Okuru hazır anlamlarla yetinmeye değil metinle birlikte düşünmeye ve onun açtığı imkânlar içinde çoğalmaya davet eder Bazen bir metni anlamak ona bir yön tayin etmekten çok verili yönlerin dışına çıkabilme cesaretiyle derinlik kazanır

Hece
Bir metni anlamak ona belirli bir yön vermek midir yoksa metnin olası tüm yönlerine açık kalarak onu çoğaltmak mı Yönsüz Okuma edebiyat eleştirisinin alışıldık yollarına bu temel soruyla yaklaşan yerleşik yorum kalıplarını sarsan ve metni yeniden düşünmeye çağıran güçlü bir çalışma Peyami Safa nın Fatih Harbiye romanı Türk edebiyatında uzun yıllar boyunca Doğu Batı karşıtlığı ekseninde okunmuş karakterler ve mekânlar bu ikili zıtlığın temsilcileri olarak yorumlanmıştır Ancak bu yaklaşım metnin imkânlarını genişletmekten çok daraltan bir alışkanlığa dönüşür Ayda Ontaç Güner bu kitapta söz konusu yorum geleneğini eleştirel bir dikkatle yeniden masaya yatırarak romanı tek bir doğrultuya mahkûm eden bu yönlü okuma biçimini sorgular Yazar metnin anlamını sabitleyen bu yaklaşımın karşısına yönsüz okuma kavramını yerleştiriyor Bu kavram edebî metnin doğasına ilişkin esaslı bir teklif olarak öne çıkar Edebiyat anlamın çoğaldığı bir sahadır Metin kendisini sınırlayan yorumlara karşı direnir farklı bağlamlarda yeniden açılır yeni anlam katmanları üretir Bu çalışma tam da bu çoğulluk imkânını görünür kılmayı hedefler Yönsüz Okuma Fatih Harbiye yi Doğu ve Batı karşıtlığındaki sınırlı çerçevenin dışına taşıyarak ara mekân çok kültürlülük karakterin canlılığı ve anlatının çoğul doğası üzerinden yeniden düşünür Mekânın ilişkiler ağı içinde kurulduğunu karakterlerin ise dönüşüm potansiyeli taşıdığını gösterir Böylece romanın zannedildiği gibi iki kutuplu bir yapıdan ibaret olmadığını heterojen belirsiz ve dinamik bir anlam alanı sunduğunu ortaya koyar Bu kitap edebiyat eleştirisinin sınırlarını tartışan okur ile metin arasındaki ilişkiyi yeniden kuran teorik bir müdahale niteliği taşır Okuru hazır anlamlarla yetinmeye değil metinle birlikte düşünmeye ve onun açtığı imkânlar içinde çoğalmaya davet eder Bazen bir metni anlamak ona bir yön tayin etmekten çok verili yönlerin dışına çıkabilme cesaretiyle derinlik kazanır