Yüksel Arslan Ferit Edgü Mektuplar 1957 2008 — Yüksel Arslan

Yüksel Arslan Ferit Edgü Mektuplar 1957 2008
Yüksel ArslanKitap Yayınevi
Yüksel Arslan Ferit Edgü Mektuplar 1957 2008
Yüksel ArslanBu kitapta bir yazarla bir çizerin mektupları yer alıyor Başka bir deyişle bu kitap iki yazar çizerin kitabı Yazarın resme olan düşkünlüğü kadar çizer de yazına düşkün Her ikisi de ilk gençlik yıllarından beri kitap hastası kitap kurdu Daha ilk tanışmalarından itibaren İstanbul 1955 sanatla ve yazınla olan ilgileri benzerlik göstermiş aynı kitapları okuyup aynı soruları sormuşlar Bugün yarım yüzyıl sonra benzemezliklerinde bile birbirlerinin benzeri olup çıkmışlar Bakın Yüksel Arslan 1996da ne yazmış Sevgili Edgü Arslan Geçen gün 13 05 96 Galeride çok korktum Bu ünlü otoskopi hotoskopi olgusuna maruz kalacağımı beklemiyordum Michêele ve Selçukla konuşurken bir an salonun dibinde 7 8 metre ötemde birini gördüm ve kendi kendime dedim ki Bu benim Kendime doğru yaklaşırken 3 4 metre kala gördüm ki bu sendin İnanılır gibi değil ama gerçek Şimdi düşünüyorum da ne kendim ne sen 10 yıldır karşılaşmak ve tanımak için çalıştığım İNSANOĞLUnun kendisiydi bu Ülkemizde pek sık karşılaşılmayan sözcüğü her ikisi de sevmese de entelektüel bir dostluğu yansıtıyor bu mektupların her sözcüğü Dille oynamayı seven kendilerine özgü bir humor anlayışı olan birçok ünlü ünsüz yaşayan ölmüş sanatçı yazardan sözeden yüzyıllar hatta binyıllaröncesinin sanatına düşünürlerine gönderide bulunan tabii sürekli birbirleriyle ve kendileriyle dalga geçmekten de bıkmayan bu iki dostun mektup metinlerni yazınsal birer metin olarak okumak belki de en doğru yöntem Yüksel Arslanın tüm mektupları okunaklı el yazısıyla yazılmış ve hemen tümü resimli Bu görsel nitelikleri dolayısıyla kitapta bunlardan bazılarına yer verdik

Kitap Yayınevi
Bu kitapta bir yazarla bir çizerin mektupları yer alıyor Başka bir deyişle bu kitap iki yazar çizerin kitabı Yazarın resme olan düşkünlüğü kadar çizer de yazına düşkün Her ikisi de ilk gençlik yıllarından beri kitap hastası kitap kurdu Daha ilk tanışmalarından itibaren İstanbul 1955 sanatla ve yazınla olan ilgileri benzerlik göstermiş aynı kitapları okuyup aynı soruları sormuşlar Bugün yarım yüzyıl sonra benzemezliklerinde bile birbirlerinin benzeri olup çıkmışlar Bakın Yüksel Arslan 1996 da ne yazmış Sevgili Edgü Arslan Geçen gün 13 05 96 Galeri de çok korktum Bu ünlü otoskopi hotoskopi olgusuna maruz kalacağımı beklemiyordum Michêele ve Selçuk la konuşurken bir an salonun dibinde 7 8 metre ötemde birini gördüm ve kendi kendime dedim ki Bu benim Kendime doğru yaklaşırken 3 4 metre kala gördüm ki bu sendin İnanılır gibi değil ama gerçek Şimdi düşünüyorum da ne kendim ne sen 10 yıldır karşılaşmak ve tanımak için çalıştığım İnsanoğlu nun kendisiydi bu Ülkemizde pek sık karşılaşılmayan sözcüğü her ikisi de sevmese de entelektüel bir dostluğu yansıtıyor bu mektupların her sözcüğü Dille oynamayı seven kendilerine özgü bir humor anlayışı olan birçok ünlü ünsüz yaşayan ölmüş sanatçı yazardan sözeden yüzyıllar hatta binyıllaröncesinin sanatına düşünürlerine gönderide bulunan tabii sürekli birbirleriyle ve kendileriyle dalga geçmekten de bıkmayan bu iki dostun mektup metinler ni yazınsal birer metin olarak okumak belki de en doğru yöntem Yüksel Arslan ın tüm mektupları okunaklı el yazısıyla yazılmış ve hemen tümü resimli Bu görsel nitelikleri dolayısıyla kitapta bunlardan bazılarına yer verdik

Kitap Yayınevi
Bu kitapta bir yazarla bir çizerin mektupları yer alıyor Başka bir deyişle bu kitap iki yazar çizerin kitabı Yazarın resme olan düşkünlüğü kadar çizer de yazına düşkün Her ikisi de ilk gençlik yıllarından beri kitap hastası kitap kurdu Daha ilk tanışmalarından itibaren İstanbul 1955 sanatla ve yazınla olan ilgileri benzerlik göstermiş aynı kitapları okuyup aynı soruları sormuşlar Bugün yarım yüzyıl sonra benzemezliklerinde bile birbirlerinin benzeri olup çıkmışlar Bakın Yüksel Arslan 1996 da ne yazmış Sevgili Edgü Arslan Geçen gün 13 05 96 Galeri de çok korktum Bu ünlü otoskopi hotoskopi olgusuna maruz kalacağımı beklemiyordum Michêele ve Selçuk la konuşurken bir an salonun dibinde 7 8 metre ötemde birini gördüm ve kendi kendime dedim ki Bu benim Kendime doğru yaklaşırken 3 4 metre kala gördüm ki bu sendin İnanılır gibi değil ama gerçek Şimdi düşünüyorum da ne kendim ne sen 10 yıldır karşılaşmak ve tanımak için çalıştığım İnsanoğlu nun kendisiydi bu Ülkemizde pek sık karşılaşılmayan sözcüğü her ikisi de sevmese de entelektüel bir dostluğu yansıtıyor bu mektupların her sözcüğü Dille oynamayı seven kendilerine özgü bir humor anlayışı olan birçok ünlü ünsüz yaşayan ölmüş sanatçı yazardan sözeden yüzyıllar hatta binyıllaröncesinin sanatına düşünürlerine gönderide bulunan tabii sürekli birbirleriyle ve kendileriyle dalga geçmekten de bıkmayan bu iki dostun mektup metinler ni yazınsal birer metin olarak okumak belki de en doğru yöntem Yüksel Arslan ın tüm mektupları okunaklı el yazısıyla yazılmış ve hemen tümü resimli Bu görsel nitelikleri dolayısıyla kitapta bunlardan bazılarına yer verdik

Kitap Yayınevi
Bu kitapta bir yazarla bir çizerin mektupları yer alıyor Başka bir deyişle bu kitap iki yazar çizerin kitabı Yazarın resme olan düşkünlüğü kadar çizer de yazına düşkün Her ikisi de ilk gençlik yıllarından beri kitap hastası kitap kurdu Daha ilk tanışmalarından itibaren İstanbul 1955 sanatla ve yazınla olan ilgileri benzerlik göstermiş aynı kitapları okuyup aynı soruları sormuşlar Bugün yarım yüzyıl sonra benzemezliklerinde bile birbirlerinin benzeri olup çıkmışlar Bakın Yüksel Arslan 1996 da ne yazmış Sevgili Edgü Arslan Geçen gün 13 05 96 Galeri de çok korktum Bu ünlü otoskopi hotoskopi olgusuna maruz kalacağımı beklemiyordum Michêele ve Selçuk la konuşurken bir an salonun dibinde 7 8 metre ötemde birini gördüm ve kendi kendime dedim ki Bu benim Kendime doğru yaklaşırken 3 4 metre kala gördüm ki bu sendin İnanılır gibi değil ama gerçek Şimdi düşünüyorum da ne kendim ne sen 10 yıldır karşılaşmak ve tanımak için çalıştığım İnsanoğlu nun kendisiydi bu Ülkemizde pek sık karşılaşılmayan sözcüğü her ikisi de sevmese de entelektüel bir dostluğu yansıtıyor bu mektupların her sözcüğü Dille oynamayı seven kendilerine özgü bir humor anlayışı olan birçok ünlü ünsüz yaşayan ölmüş sanatçı yazardan sözeden yüzyıllar hatta binyıllaröncesinin sanatına düşünürlerine gönderide bulunan tabii sürekli birbirleriyle ve kendileriyle dalga geçmekten de bıkmayan bu iki dostun mektup metinler ni yazınsal birer metin olarak okumak belki de en doğru yöntem Yüksel Arslan ın tüm mektupları okunaklı el yazısıyla yazılmış ve hemen tümü resimli Bu görsel nitelikleri dolayısıyla kitapta bunlardan bazılarına yer verdik

KİTAP YAYINEVİ
Bu kitapta bir yazarla bir çizerin mektupları yer alıyor Başka bir deyişle bu kitap iki yazar çizerin kitabı Yazarın resme olan düşkünlüğü kadar çizer de yazına düşkün Her ikisi de ilk gençlik yıllarından beri kitap hastası kitap kurdu Daha ilk tanışmalarından itibaren İstanbul 1955 sanatla ve yazınla olan ilgileri benzerlik göstermiş aynı kitapları okuyup aynı soruları sormuşlar Bugün yarım yüzyıl sonra benzemezliklerinde bile birbirlerinin benzeri olup çıkmışlar Bakın Yüksel Arslan 1996 da ne yazmış Sevgili Edgü Arslan Geçen gün 13 05 96 Galeri de çok korktum Bu ünlü otoskopi hotoskopi olgusuna maruz kalacağımı beklemiyordum Michêele ve Selçuk la konuşurken bir an salonun dibinde 7 8 metre ötemde birini gördüm ve kendi kendime dedim ki Bu benim Kendime doğru yaklaşırken 3 4 metre kala gördüm ki bu sendin İnanılır gibi değil ama gerçek Şimdi düşünüyorum da ne kendim ne sen 10 yıldır karşılaşmak ve tanımak için çalıştığım İNSANOĞLU nun kendisiydi bu Ülkemizde pek sık karşılaşılmayan sözcüğü her ikisi de sevmese de entelektüel bir dostluğu yansıtıyor bu mektupların her sözcüğü Dille oynamayı seven kendilerine özgü bir humor anlayışı olan birçok ünlü ünsüz yaşayan ölmüş sanatçı yazardan sözeden yüzyıllar hatta binyıllaröncesinin sanatına düşünürlerine gönderide bulunan tabii sürekli birbirleriyle ve kendileriyle dalga geçmekten de bıkmayan bu iki dostun mektup metinler ni yazınsal birer metin olarak okumak belki de en doğru yöntem Yüksel Arslan ın tüm mektupları okunaklı el yazısıyla yazılmış ve hemen tümü resimli Bu görsel nitelikleri dolayısıyla kitapta bunlardan bazılarına yer verdik

Kitap Yayınevi
Bu kitapta bir yazarla bir çizerin mektupları yer alıyor Başka bir deyişle bu kitap iki yazar çizerin kitabı Yazarın resme olan düşkünlüğü kadar çizer de yazına düşkün Her ikisi de ilk gençlik yıllarından beri kitap hastası kitap kurdu Daha ilk tanışmalarından itibaren İstanbul 1955 sanatla ve yazınla olan ilgileri benzerlik göstermiş aynı kitapları okuyup aynı soruları sormuşlar Bugün yarım yüzyıl sonra benzemezliklerinde bile birbirlerinin benzeri olup çıkmışlar Bakın Yüksel Arslan 1996 da ne yazmış Sevgili Edgü Arslan Geçen gün 13 05 96 Galeri de çok korktum Bu ünlü otoskopi hotoskopi olgusuna maruz kalacağımı beklemiyordum Michêele ve Selçuk la konuşurken bir an salonun dibinde 7 8 metre ötemde birini gördüm ve kendi kendime dedim ki Bu benim Kendime doğru yaklaşırken 3 4 metre kala gördüm ki bu sendin İnanılır gibi değil ama gerçek Şimdi düşünüyorum da ne kendim ne sen 10 yıldır karşılaşmak ve tanımak için çalıştığım İnsanoğlu nun kendisiydi bu Ülkemizde pek sık karşılaşılmayan sözcüğü her ikisi de sevmese de entelektüel bir dostluğu yansıtıyor bu mektupların her sözcüğü Dille oynamayı seven kendilerine özgü bir humor anlayışı olan birçok ünlü ünsüz yaşayan ölmüş sanatçı yazardan sözeden yüzyıllar hatta binyıllaröncesinin sanatına düşünürlerine gönderide bulunan tabii sürekli birbirleriyle ve kendileriyle dalga geçmekten de bıkmayan bu iki dostun mektup metinler ni yazınsal birer metin olarak okumak belki de en doğru yöntem Yüksel Arslan ın tüm mektupları okunaklı el yazısıyla yazılmış ve hemen tümü resimli Bu görsel nitelikleri dolayısıyla kitapta bunlardan bazılarına yer verdik

Kitap Yayınevi
Bu kitapta bir yazarla bir çizerin mektupları yer alıyor Başka bir deyişle bu kitap iki yazar çizerin kitabı Yazarın resme olan düşkünlüğü kadar çizer de yazına düşkün Her ikisi de ilk gençlik yıllarından beri kitap hastası kitap kurdu Daha ilk tanışmalarından itibaren İstanbul 1955 sanatla ve yazınla olan ilgileri benzerlik göstermiş aynı kitapları okuyup aynı soruları sormuşlar Bugün yarım yüzyıl sonra benzemezliklerinde bile birbirlerinin benzeri olup çıkmışlar Bakın Yüksel Arslan 1996da ne yazmış Sevgili Edgü Arslan Geçen gün 13 05 96 Galeride çok korktum Bu ünlü otoskopi hotoskopi olgusuna maruz kalacağımı beklemiyordum Michêele ve Selçukla konuşurken bir an salonun dibinde 7 8 metre ötemde birini gördüm ve kendi kendime dedim ki Bu benim Kendime doğru yaklaşırken 3 4 metre kala gördüm ki bu sendin İnanılır gibi değil ama gerçek Şimdi düşünüyorum da ne kendim ne sen 10 yıldır karşılaşmak ve tanımak için çalıştığım İNSANOĞLUnun kendisiydi bu Ülkemizde pek sık karşılaşılmayan sözcüğü her ikisi de sevmese de entelektüel bir dostluğu yansıtıyor bu mektupların her sözcüğü Dille oynamayı seven kendilerine özgü bir humor anlayışı olan birçok ünlü ünsüz yaşayan ölmüş sanatçı yazardan sözeden yüzyıllar hatta binyıllaröncesinin sanatına düşünürlerine gönderide bulunan tabii sürekli birbirleriyle ve kendileriyle dalga geçmekten de bıkmayan bu iki dostun mektup metinlerni yazınsal birer metin olarak okumak belki de en doğru yöntem Yüksel Arslanın tüm mektupları okunaklı el yazısıyla yazılmış ve hemen tümü resimli Bu görsel nitelikleri dolayısıyla kitapta bunlardan bazılarına yer verdik

Kitap Yayınevi
Bu kitapta bir yazarla bir çizerin mektupları yer alıyor Başka bir deyişle bu kitap iki yazar çizerin kitabı Yazarın resme olan düşkünlüğü kadar çizer de yazına düşkün Her ikisi de ilk gençlik yıllarından beri kitap hastası kitap kurdu Daha ilk tanışmalarından itibaren İstanbul 1955 sanatla ve yazınla olan ilgileri benzerlik göstermiş aynı kitapları okuyup aynı soruları sormuşlar Bugün yarım yüzyıl sonra benzemezliklerinde bile birbirlerinin benzeri olup çıkmışlar Bakın Yüksel Arslan 1996 da ne yazmış

Kitap Yayınevi
Bu kitapta bir yazarla bir çizerin mektupları yer alıyor Başka bir deyişle bu kitap iki yazar çizerin kitabı Yazarın resme olan düşkünlüğü kadar çizer de yazına düşkün Her ikisi de ilk gençlik yıllarından beri kitap hastası kitap kurdu Daha ilk tanışmalarından itibaren İstanbul 1955 sanatla ve yazınla olan ilgileri benzerlik göstermiş aynı kitapları okuyup aynı soruları sormuşlar Bugün yarım yüzyıl sonra benzemezliklerinde bile birbirlerinin benzeri olup çıkmışlar Bakın Yüksel Arslan 1996 da ne yazmış Sevgili Edgü Arslan Geçen gün 13 05 96 Galeri de çok korktum Bu ünlü otoskopi hotoskopi olgusuna maruz kalacağımı beklemiyordum Michêele ve Selçuk la konuşurken bir an salonun dibinde 7 8 metre ötemde birini gördüm ve kendi kendime dedim ki Bu benim Kendime doğru yaklaşırken 3 4 metre kala gördüm ki bu sendin İnanılır gibi değil ama gerçek Şimdi düşünüyorum da ne kendim ne sen 10 yıldır karşılaşmak ve tanımak için çalıştığım İnsanoğlu nun kendisiydi bu Ülkemizde pek sık karşılaşılmayan sözcüğü her ikisi de sevmese de entelektüel bir dostluğu yansıtıyor bu mektupların her sözcüğü Dille oynamayı seven kendilerine özgü bir humor anlayışı olan birçok ünlü ünsüz yaşayan ölmüş sanatçı yazardan sözeden yüzyıllar hatta binyıllaröncesinin sanatına düşünürlerine gönderide bulunan tabii sürekli birbirleriyle ve kendileriyle dalga geçmekten de bıkmayan bu iki dostun mektup metinler ni yazınsal birer metin olarak okumak belki de en doğru yöntem Yüksel Arslan ın tüm mektupları okunaklı el yazısıyla yazılmış ve hemen tümü resimli Bu görsel nitelikleri dolayısıyla kitapta bunlardan bazılarına yer verdik