Yükümlülük Davası — A Çağrı Yıldız

Yükümlülük Davası
A Çağrı YıldızOn İki Levha Yayınları
Yükümlülük Davası
A Çağrı YıldızA Çağrı Yıldız tarafından kaleme alınan Yükümlülük Davası On İki Levha Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yükümlülük Davası A Çağrı Yıldız Kitap Özeti İdareden bir idari işlem tesis edilmesi talebinde bulunulması karşısında idarenin bu talebi reddetmesi veya cevapsız bırakması halinde Alman idari yargılama hukukunda bireylere tanınan yargısal koruma aracı yükümlülük davasıdır Yükümlülük davası idarenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde mahkeme tarafından idareye karşı zorlayıcı bir hüküm verilmesi imkanını tanıyan bir idari dava türüdür Bu davada mahkeme şartları yerine gelmişse idarenin talep edilen işlemi tesis etmesine hükmedebilmektedir Bu çalışmada yükümlülük davası incelenmiş ve Türk hukukunda uygulanabilirliği konusunda bir değerlendirme yapılmıştır Çalışmanın amacı farklı hukuk sistemlerini karşılıklı olarak ele alarak hangisinin üstün olduğunu ortaya koymak ve o sistemi savunmak değildir Amaç farklı hukuk sistemlerine ait müesseselerinin kendi bağlamlarında kavranıp bu sistemlerde ortaya çıkmış fikirlerden hukukumuz açısından yararlı olacağını düşündüklerimizin öğretimize kazandırılmasına çalışmaktır Bu bağlamda yükümlülük davası öncelikle kendi sistemi içerisindeki yeri ve işlevleri çerçevesinde açıklanmaya çalışılmıştır Ardından bu dava türü aynı işlevin hukukumuzda karşılanması amacıyla kullanılan hukuki araç olan iptal davasıyla karşılaştırılmıştır Bu karşılaştırmanın sonucunda idarenin yükümlülüklerini yerine getirmediği hallerde bireylere daha etkili bir yargısal korumanın nasıl sağlanabileceği konusunda bir değerlendirme yapılmıştır Yayınevi On İki Levha Yayınları Yazar A Çağrı Yıldız Sayfa 163 Sayfa Kağıt 1 Hamur Ciltli Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Mart 2021 Barkod 9786257334747 Kategori Hukuk Üzerine

On İki Levha Yayınları
İdareden bir idari işlem tesis edilmesi talebinde bulunulması karşısında idarenin bu talebi reddetmesi veya cevapsız bırakması halinde Alman idari yargılama hukukunda bireylere tanınan yargısal koruma aracı yükümlülük davasıdır Yükümlülük davası idarenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde mahkeme tarafından idareye karşı zorlayıcı bir hüküm verilmesi imkanını tanıyan bir idari dava türüdür Bu davada mahkeme şartları yerine gelmişse idarenin talep edilen işlemi tesis etmesine hükmedebilmektedir Bu çalışmada yükümlülük davası incelenmiş ve Türk hukukunda uygulanabilirliği konusunda bir değerlendirme yapılmıştır Çalışmanın amacı farklı hukuk sistemlerini karşılıklı olarak ele alarak hangisinin üstün olduğunu ortaya koymak ve o sistemi savunmak değildir Amaç farklı hukuk sistemlerine ait müesseselerinin kendi bağlamlarında kavranıp bu sistemlerde ortaya çıkmış fikirlerden hukukumuz açısından yararlı olacağını düşündüklerimizin öğretimize kazandırılmasına çalışmaktır Bu bağlamda yükümlülük davası öncelikle kendi sistemi içerisindeki yeri ve işlevleri çerçevesinde açıklanmaya çalışılmıştır Ardından bu dava türü aynı işlevin hukukumuzda karşılanması amacıyla kullanılan hukuki araç olan iptal davasıyla karşılaştırılmıştır Bu karşılaştırmanın sonucunda idarenin yükümlülüklerini yerine getirmediği hallerde bireylere daha etkili bir yargısal korumanın nasıl sağlanabileceği konusunda bir değerlendirme yapılmıştır

On İki Levha Yayınları
İdareden bir idari işlem tesis edilmesi talebinde bulunulması karşısında idarenin bu talebi reddetmesi veya cevapsız bırakması halinde Alman idari yargılama hukukunda bireylere tanınan yargısal koruma aracı yükümlülük davasıdır Yükümlülük davası idarenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde mahkeme tarafından idareye karşı zorlayıcı bir hüküm verilmesi imkanını tanıyan bir idari dava türüdür Bu davada mahkeme şartları yerine gelmişse idarenin talep edilen işlemi tesis etmesine hükmedebilmektedir Bu çalışmada yükümlülük davası incelenmiş ve Türk hukukunda uygulanabilirliği konusunda bir değerlendirme yapılmıştır Çalışmanın amacı farklı hukuk sistemlerini karşılıklı olarak ele alarak hangisinin üstün olduğunu ortaya koymak ve o sistemi savunmak değildir Amaç farklı hukuk sistemlerine ait müesseselerinin kendi bağlamlarında kavranıp bu sistemlerde ortaya çıkmış fikirlerden hukukumuz açısından yararlı olacağını düşündüklerimizin öğretimize kazandırılmasına çalışmaktır Bu bağlamda yükümlülük davası öncelikle kendi sistemi içerisindeki yeri ve işlevleri çerçevesinde açıklanmaya çalışılmıştır Ardından bu dava türü aynı işlevin hukukumuzda karşılanması amacıyla kullanılan hukuki araç olan iptal davasıyla karşılaştırılmıştır Bu karşılaştırmanın sonucunda idarenin yükümlülüklerini yerine getirmediği hallerde bireylere daha etkili bir yargısal korumanın nasıl sağlanabileceği konusunda bir değerlendirme yapılmıştır

On İki Levha Yayıncılık
İdareden bir idari işlem tesis edilmesi talebinde bulunulması karşısında idarenin bu talebi reddetmesi veya cevapsız bırakması halinde Alman idari yargılama hukukunda bireylere tanınan yargısal koruma aracı yükümlülük davasıdır Yükümlülük davası idarenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde mahkeme tarafından idareye karşı zorlayıcı bir hüküm verilmesi imkanını tanıyan bir idari dava türüdür Bu davada mahkeme şartları yerine gelmişse idarenin talep edilen işlemi tesis etmesine hükmedebilmektedir Bu çalışmada yükümlülük davası incelenmiş ve Türk hukukunda uygulanabilirliği konusunda bir değerlendirme yapılmıştır Çalışmanın amacı farklı hukuk sistemlerini karşılıklı olarak ele alarak hangisinin üstün olduğunu ortaya koymak ve o sistemi savunmak değildir Amaç farklı hukuk sistemlerine ait müesseselerinin kendi bağlamlarında kavranıp bu sistemlerde ortaya çıkmış fikirlerden hukukumuz açısından yararlı olacağını düşündüklerimizin öğretimize kazandırılmasına çalışmaktır Bu bağlamda yükümlülük davası öncelikle kendi sistemi içerisindeki yeri ve işlevleri çerçevesinde açıklanmaya çalışılmıştır Ardından bu dava türü aynı işlevin hukukumuzda karşılanması amacıyla kullanılan hukuki araç olan iptal davasıyla karşılaştırılmıştır Bu karşılaştırmanın sonucunda idarenin yükümlülüklerini yerine getirmediği hallerde bireylere daha etkili bir yargısal korumanın nasıl sağlanabileceği konusunda bir değerlendirme yapılmıştır