Yüreğimde Sonsuz Hasret — Saffet Ünal

Yüreğimde Sonsuz Hasret
Saffet ÜnalCinius Yayınları
Yüreğimde Sonsuz Hasret
Saffet ÜnalTarihi bir olay olarak anlatılır ya mübadele ne yazık ki öyle değildir Sadece kalpleri de kendileri ile birlikte göç edenler ve onların yakınları yandaşları bilir bu kelimenin içinin acıyla dramla gözyaşıyla dolu olduğunu Sadece yaşayanlar bilir göç yollarının gözyaşlarıyla sulandığını Her göç edenin gittiği yere umutlar götürmeye çalışırken kalbinin sızısına yolun tozunu bastığını Yeni vatanın sonsuz güzellikleri için heyecanlanırken eskiyi unutmaktan korkan kalplerinin çıkardığı sesin gürültüsü sadece onları sağır eder Hiç tanımadıkları denizlerin dalga sesini bile aşar kalplerinde hüznün yarattığı dalgalar Kilitledikleri kapıların son gıcırtısı geride bıraktıkları bağların bahçelerin ıssız kalışı kapılarındaki hayvanların öksüz bakışları yurt bildikleri toprakların ve dost bildikleri komşuların hem kendilerinden hem zihinlerinden yavaş yavaş uzaklaşması yüzlerce yıllık hüzünlü hikâyeler taşır gelecek nesillere Yeni nin en acı halidir göç insanın en yaralı yeridir Bitmeyen hüzünlerin büyük ayrılıkların sonsuz hasretlerin damla damla akıp denizlere döndüğü bir merhaledir Dillerden düşmeyen her sözcüğüne bin anlam yüklü bir değil binlerce yıllık kocaman ve acılarla dolu bir hikâyedir Göç hasretin ve çaresizliğin yıllarca kanayan aktarılan yâresidir Nesli bu acıları yaşayanlardan sadece bir tanesi bizim bildiğimiz duyabildiğimiz ve yazabildiğimiz ufacık bir parçası Bu hikâye bir göç hikâyesi midir bilmem ama şunu bilirim ki bu hikâye hüznün hasretin çaresizliğin ve ölümüm gerçekliğinin ortaya dökülmesidir Sonsuz hasretlerin duyulmayan çığlıkların bir annenin arşa ulaşan yakarışlarının yıllar sonra kaleme alınmasıdır Nesli nin terk edildiği yerde nesiller sonra bulunması bilinmesi ve duyulmasıdır Bu hikâye tüm hasretlere selam çakan gerçek bir hüznün hikâyesidir

Cinius Yayınları
Tarihi bir olay olarak anlatılır ya mübadele ne yazık ki öyle değildir Sadece kalpleri de kendileri ile birlikte göç edenler ve onların yakınları yandaşları bilir bu kelimenin içinin acıyla dramla gözyaşıyla dolu olduğunu Sadece yaşayanlar bilir göç yollarının gözyaşlarıyla sulandığını Her göç edenin gittiği yere umutlar götürmeye çalışırken kalbinin sızısına yolun tozunu bastığını Yeni vatanın sonsuz güzellikleri için heyecanlanırken eskiyi unutmaktan korkan kalplerinin çıkardığı sesin gürültüsü sadece onları sağır eder Hiç tanımadıkları denizlerin dalga sesini bile aşar kalplerinde hüznün yarattığı dalgalar Kilitledikleri kapıların son gıcırtısı geride bıraktıkları bağların bahçelerin ıssız kalışı kapılarındaki hayvanların öksüz bakışları yurt bildikleri toprakların ve dost bildikleri komşuların hem kendilerinden hem zihinlerinden yavaş yavaş uzaklaşması yüzlerce yıllık hüzünlü hikâyeler taşır gelecek nesillere Yeni nin en acı halidir göç insanın en yaralı yeridir Bitmeyen hüzünlerin büyük ayrılıkların sonsuz hasretlerin damla damla akıp denizlere döndüğü bir merhaledir Dillerden düşmeyen her sözcüğüne bin anlam yüklü bir değil binlerce yıllık kocaman ve acılarla dolu bir hikâyedir Göç hasretin ve çaresizliğin yıllarca kanayan aktarılan yâresidir Nesli bu acıları yaşayanlardan sadece bir tanesi bizim bildiğimiz duyabildiğimiz ve yazabildiğimiz ufacık bir parçası Bu hikâye bir göç hikâyesi midir bilmem ama şunu bilirim ki bu hikâye hüznün hasretin çaresizliğin ve ölümüm gerçekliğinin ortaya dökülmesidir Sonsuz hasretlerin duyulmayan çığlıkların bir annenin arşa ulaşan yakarışlarının yıllar sonra kaleme alınmasıdır Nesli nin terk edildiği yerde nesiller sonra bulunması bilinmesi ve duyulmasıdır Bu hikâye tüm hasretlere selam çakan gerçek bir hüznün hikâyesidir