Yürüyen Duvar — İlhami Emin

Yürüyen Duvar
İlhami EminTekin Yayınevi
Yürüyen Duvar
İlhami Eminİlk kez Melamilik Mevlevilik Bektaşilik Alevilik Osmanlı Atatürk ve Yörüklük bir romanda damıtılarak büyüleyici bir şekilde anlatılıyor Hazreti Yusuf un kanlı üç gömleğinden parçalanmış Yugoslavya ya Duvar halen Yürüyor Hacı Bektaş Veli den Mevlana ya Yunus tan Kaygusuz Abdal a Melami Pirlerinden Yörüklere Duvar halen Yürüyor Bu sefer Yörük Osman nın rüyalarından gerçeğe Ağlardağ dan Yunt Dağları na oradan Toroslar a Yörük Osman rüyalarıyla gerçek arasında ermişlik mertebesine yükselerek 600 yıl boyunca yaşanmış zorunlu göçleri parçalanmışlıkları büyük acıları kardeş kavgalarını Melamilik felsefesiyle harmanlayarak aktarıyor Henüz on yaşında olan Yörük Osman ın kendini bulma arayışı Yelova köyündeki dedesi Sufi Mehmet Ağa nın herkesin dallardaki yapraklar kadar sayısız günahı vardır deyişiyle başlıyor Köy yolunda yürürken çoban köpekleriyle kuşlarla yaptığı söyleşiler ise artık doğanın bir dili olduğunu bilen Osman ı büyük yolculuğa çağırıyor Yörük Osman rüyalarında kaybolur gerçekle düş olanı yan yana yaşar babası Derviş Mümin in melami oğlu hiçbir şeyden korkmaz diyerek verdiği ilk nasihatıyla korkuyu yenerek olgunluk dönemine erişir Yörük Osman babasının nasıl melami dervişi olduğunu merak eder Derviş Mümin gir de gör dediğinde on iki sümbül arasındaki bir gül olan melamilik felsefesini tanımaya başlar Ustrumcaya oniki tarikatın gülü olan tarikatlarüstü melamiliği getiren ise Nurül Arabi oluyor ve Osman ın rüyaları yolculukları derinleşerek anlamlanıyor Okuyucunun ilk başta garipseyeceği ve belkide zorlanacağı yazım tarzı ilerleyen sayfalarda Yörük Osman ın güçlü anlatımıyla sarsılarak okuyanıda içine çeken bir fırtınaya dönüşecek ve o büyük aynı zamanda büyülü yolcuğun bir seyyahı olan okuyucu noktayı aramayacak denli nefesini tutacak virgüle gerek duymayacak çünkü soluklanma ihtiyacı hissetmeyecek Hacı Bektaş ın aklı ile yürüttüğü duvarı siz de yürütecek ve Yörük Osman ın rüyalarının gerçekle buluşmasına tanık olacaksınız

Tekin Yayınevi
İlk kez Melamilik Mevlevilik Bektaşilik Alevilik Osmanlı Atatürk ve Yörüklük bir romanda damıtılarak büyüleyici bir şekilde anlatılıyor Hazreti Yusuf un kanlı üç gömleğinden parçalanmış Yugoslavya ya Duvar halen Yürüyor Hacı Bektaş Veli den Mevlana ya Yunus tan Kaygusuz Abdal a Melami Pirlerinden Yörüklere Duvar halen Yürüyor Bu sefer Yörük Osman nın rüyalarından gerçeğe Ağlardağ dan Yunt Dağları na oradan Toroslar a Yörük Osman rüyalarıyla gerçek arasında ermişlik mertebesine yükselerek 600 yıl boyunca yaşanmış zorunlu göçleri parçalanmışlıkları büyük acıları kardeş kavgalarını Melamilik felsefesiyle harmanlayarak aktarıyor Henüz on yaşında olan Yörük Osman ın kendini bulma arayışı Yelova köyündeki dedesi Sufi Mehmet Ağa nın herkesin dallardaki yapraklar kadar sayısız günahı vardır deyişiyle başlıyor Köy yolunda yürürken çoban köpekleriyle kuşlarla yaptığı söyleşiler ise artık doğanın bir dili olduğunu bilen Osman ı büyük yolculuğa çağırıyor Yörük Osman rüyalarında kaybolur gerçekle düş olanı yan yana yaşar babası Derviş Mümin in melami oğlu hiçbir şeyden korkmaz diyerek verdiği ilk nasihatıyla korkuyu yenerek olgunluk dönemine erişir Yörük Osman babasının nasıl melami dervişi olduğunu merak eder Derviş Mümin gir de gör dediğinde on iki sümbül arasındaki bir gül olan melamilik felsefesini tanımaya başlar Ustrumcaya oniki tarikatın gülü olan tarikatlarüstü melamiliği getiren ise Nurül Arabi oluyor ve Osman ın rüyaları yolculukları derinleşerek anlamlanıyor Okuyucunun ilk başta garipseyeceği ve belkide zorlanacağı yazım tarzı ilerleyen sayfalarda Yörük Osman ın güçlü anlatımıyla sarsılarak okuyanıda içine çeken bir fırtınaya dönüşecek ve o büyük aynı zamanda büyülü yolcuğun bir seyyahı olan okuyucu noktayı aramayacak denli nefesini tutacak virgüle gerek duymayacak çünkü soluklanma ihtiyacı hissetmeyecek Hacı Bektaş ın aklı ile yürüttüğü duvarı siz de yürütecek ve Yörük Osman ın rüyalarının gerçekle buluşmasına tanık olacaksınız Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 200 Baskı Yılı 2014 Dili Türkçe Yayınevi Tekin Yayınevi

Tekin Yayınevi
İlk kez Melamilik Mevlevilik Bektaşilik Alevilik Osmanlı Atatürk ve Yörüklük bir romanda damıtılarak büyüleyici bir şekilde anlatılıyor Hazreti Yusuf un kanlı üç gömleğinden parçalanmış Yugoslavya ya Duvar halen Yürüyor Hacı Bektaş Veli den Mevlana ya Yunus tan Kaygusuz Abdal a Melami Pirlerinden Yörüklere Duvar halen Yürüyor Bu sefer Yörük Osman nın rüyalarından gerçeğe Ağlardağ dan Yunt Dağları na oradan Toroslar a Yörük Osman rüyalarıyla gerçek arasında ermişlik mertebesine yükselerek 600 yıl boyunca yaşanmış zorunlu göçleri parçalanmışlıkları büyük acıları kardeş kavgalarını Melamilik felsefesiyle harmanlayarak aktarıyor

Tekin
İlk kez Melamilik Mevlevilik Bektaşilik Alevilik Osmanlı Atatürk ve Yörüklük bir romanda damıtılarak büyüleyici bir şekilde anlatılıyor Hazreti Yusuf un kanlı üç gömleğinden parçalanmış Yugoslavya ya Duvar halen Yürüyor Hacı Bektaş Veli den Mevlana ya Yunus tan Kaygusuz Abdal a Melami Pirlerinden Yörüklere Duvar halen Yürüyor Bu sefer Yörük Osman nın rüyalarından gerçeğe Ağlardağ dan Yunt Dağları na oradan Toroslar a Yörük Osman rüyalarıyla gerçek arasında ermişlik mertebesine yükselerek 600 yıl boyunca yaşanmış zorunlu göçleri parçalanmışlıkları büyük acıları kardeş kavgalarını Melamilik felsefesiyle harmanlayarak aktarıyor Henüz on yaşında olan Yörük Osman ın kendini bulma arayışı Yelova köyündeki dedesi Sufi Mehmet Ağa nın herkesin dallardaki yapraklar kadar sayısız günahı vardır deyişiyle başlıyor Köy yolunda yürürken çoban köpekleriyle kuşlarla yaptığı söyleşiler ise artık doğanın bir dili olduğunu bilen Osman ı büyük yolculuğa çağırıyor Yörük Osman rüyalarında kaybolur gerçekle düş olanı yan yana yaşar babası Derviş Mümin in melami oğlu hiçbir şeyden korkmaz diyerek verdiği ilk nasihatıyla korkuyu yenerek olgunluk dönemine erişir Yörük Osman babasının nasıl melami dervişi olduğunu merak eder Derviş Mümin gir de gör dediğinde on iki sümbül arasındaki bir gül olan melamilik felsefesini tanımaya başlar Ustrumcaya oniki tarikatın gülü olan tarikatlarüstü melamiliği getiren ise Nurül Arabi oluyor ve Osman ın rüyaları yolculukları derinleşerek anlamlanıyor Okuyucunun ilk başta garipseyeceği ve belkide zorlanacağı yazım tarzı ilerleyen sayfalarda Yörük Osman ın güçlü anlatımıyla sarsılarak okuyanıda içine çeken bir fırtınaya dönüşecek ve o büyük aynı zamanda büyülü yolcuğun bir seyyahı olan okuyucu noktayı aramayacak denli nefesini tutacak virgüle gerek duymayacak çünkü soluklanma ihtiyacı hissetmeyecek Hacı Bektaş ın aklı ile yürüttüğü duvarı siz de yürütecek ve Yörük Osman ın rüyalarının gerçekle buluşmasına tanık olacaksınız

Tekin Yayınevi
İlk kez Melamilik Mevlevilik Bektaşilik Alevilik Osmanlı Atatürk ve Yörüklük bir romanda damıtılarak büyüleyici bir şekilde anlatılıyor Hazreti Yusuf un kanlı üç gömleğinden parçalanmış Yugoslavya ya Duvar halen Yürüyor Hacı Bektaş Veli den Mevlana ya Yunus tan Kaygusuz Abdal a Melami Pirlerinden Yörüklere Duvar halen Yürüyor Bu sefer Yörük Osman nın rüyalarından gerçeğe Ağlardağ dan Yunt Dağları na oradan Toroslar a Yörük Osman rüyalarıyla gerçek arasında ermişlik mertebesine yükselerek 600 yıl boyunca yaşanmış zorunlu göçleri parçalanmışlıkları büyük acıları kardeş kavgalarını Melamilik felsefesiyle harmanlayarak aktarıyor Henüz on yaşında olan Yörük Osman ın kendini bulma arayışı Yelova köyündeki dedesi Sufi Mehmet Ağa nın herkesin dallardaki yapraklar kadar sayısız günahı vardır deyişiyle başlıyor Köy yolunda yürürken çoban köpekleriyle kuşlarla yaptığı söyleşiler ise artık doğanın bir dili olduğunu bilen Osman ı büyük yolculuğa çağırıyor Yörük Osman rüyalarında kaybolur gerçekle düş olanı yan yana yaşar babası Derviş Mümin in melami oğlu hiçbir şeyden korkmaz diyerek verdiği ilk nasihatıyla korkuyu yenerek olgunluk dönemine erişir Yörük Osman babasının nasıl melami dervişi olduğunu merak eder Derviş Mümin gir de gör dediğinde on iki sümbül arasındaki bir gül olan melamilik felsefesini tanımaya başlar Ustrumcaya oniki tarikatın gülü olan tarikatlarüstü melamiliği getiren ise Nurül Arabi oluyor ve Osman ın rüyaları yolculukları derinleşerek anlamlanıyor Okuyucunun ilk başta garipseyeceği ve belkide zorlanacağı yazım tarzı ilerleyen sayfalarda Yörük Osman ın güçlü anlatımıyla sarsılarak okuyanıda içine çeken bir fırtınaya dönüşecek ve o büyük aynı zamanda büyülü yolcuğun bir seyyahı olan okuyucu noktayı aramayacak denli nefesini tutacak virgüle gerek duymayacak çünkü soluklanma ihtiyacı hissetmeyecek Hacı Bektaş ın aklı ile yürüttüğü duvarı siz de yürütecek ve Yörük Osman ın rüyalarının gerçekle buluşmasına tanık olacaksınız

Tekin Yayınevi - Roman Dizisi
İlk kez Melamilik Mevlevilik Bektaşilik Alevilik Osmanlı Atatürk ve Yörüklük bir romanda damıtılarak büyüleyici bir şekilde anlatılıyor Hazreti Yusuf un kanlı üç gömleğinden parçalanmış Yugoslavya ya Duvar halen Yürüyor Hacı Bektaş Veli den Mevlana ya Yunus tan Kaygusuz Abdal a Melami Pirlerinden Yörüklere Duvar halen Yürüyor Bu sefer Yörük Osman nın rüyalarından gerçeğe Ağlardağ dan Yunt Dağları na oradan Toroslar a Yörük Osman rüyalarıyla gerçek arasında ermişlik mertebesine yükselerek 600 yıl boyunca yaşanmış zorunlu göçleri parçalanmışlıkları büyük acıları kardeş kavgalarını Melamilik felsefesiyle harmanlayarak aktarıyor Henüz on yaşında olan Yörük Osman ın kendini bulma arayışı Yelova köyündeki dedesi Sufi Mehmet Ağa nın herkesin dallardaki yapraklar kadar sayısız günahı vardır deyişiyle başlıyor Köy yolunda yürürken çoban köpekleriyle kuşlarla yaptığı söyleşiler ise artık doğanın bir dili olduğunu bilen Osman ı büyük yolculuğa çağırıyor Yörük Osman rüyalarında kaybolur gerçekle düş olanı yan yana yaşar babası Derviş Mümin in melami oğlu hiçbir şeyden korkmaz diyerek verdiği ilk nasihatıyla korkuyu yenerek olgunluk dönemine erişir Yörük Osman babasının nasıl melami dervişi olduğunu merak eder Derviş Mümin gir de gör dediğinde on iki sümbül arasındaki bir gül olan melamilik felsefesini tanımaya başlar Ustrumcaya oniki tarikatın gülü olan tarikatlarüstü melamiliği getiren ise Nurül Arabi oluyor ve Osman ın rüyaları yolculukları derinleşerek anlamlanıyor Okuyucunun ilk başta garipseyeceği ve belkide zorlanacağı yazım tarzı ilerleyen sayfalarda Yörük Osman ın güçlü anlatımıyla sarsılarak okuyanıda içine çeken bir fırtınaya dönüşecek ve o büyük aynı zamanda büyülü yolcuğun bir seyyahı olan okuyucu noktayı aramayacak denli nefesini tutacak virgüle gerek duymayacak çünkü soluklanma ihtiyacı hissetmeyecek Hacı Bektaş ın aklı ile yürüttüğü duvarı siz de yürütecek ve Yörük Osman ın rüyalarının gerçekle buluşmasına tanık olacaksınız Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 200Baskı Yılı 2014Dili TürkçeYayınevi Tekin Yayınevi

Tekin Yayınevi
İlk kez Melamilik Mevlevilik Bektaşilik Alevilik Osmanlı Atatürk ve Yörüklük bir romanda damıtılarak büyüleyici bir şekilde anlatılıyor Hazreti Yusuf un kanlı üç gömleğinden parçalanmış Yugoslavya ya Duvar halen Yürüyor Hacı Bektaş Veli den Mevlana ya Yunus tan Kaygusuz Abdal a Melami Pirlerinden Yörüklere Duvar halen Yürüyor Bu sefer Yörük Osman nın rüyalarından gerçeğe Ağlardağ dan Yunt Dağları na oradan Toroslar a Yörük Osman rüyalarıyla gerçek arasında ermişlik mertebesine yükselerek 600 yıl boyunca yaşanmış zorunlu göçleri parçalanmışlıkları büyük acıları kardeş kavgalarını Melamilik felsefesiyle harmanlayarak aktarıyor Henüz on yaşında olan Yörük Osman ın kendini bulma arayışı Yelova köyündeki dedesi Sufi Mehmet Ağa nın herkesin dallardaki yapraklar kadar sayısız günahı vardır deyişiyle başlıyor Köy yolunda yürürken çoban köpekleriyle kuşlarla yaptığı söyleşiler ise artık doğanın bir dili olduğunu bilen Osman ı büyük yolculuğa çağırıyor Yörük Osman rüyalarında kaybolur gerçekle düş olanı yan yana yaşar babası Derviş Mümin in melami oğlu hiçbir şeyden korkmaz diyerek verdiği ilk nasihatıyla korkuyu yenerek olgunluk dönemine erişir Yörük Osman babasının nasıl melami dervişi olduğunu merak eder Derviş Mümin gir de gör dediğinde on iki sümbül arasındaki bir gül olan melamilik felsefesini tanımaya başlar Ustrumcaya oniki tarikatın gülü olan tarikatlarüstü melamiliği getiren ise Nurül Arabi oluyor ve Osman ın rüyaları yolculukları derinleşerek anlamlanıyor Okuyucunun ilk başta garipseyeceği ve belkide zorlanacağı yazım tarzı ilerleyen sayfalarda Yörük Osman ın güçlü anlatımıyla sarsılarak okuyanıda içine çeken bir fırtınaya dönüşecek ve o büyük aynı zamanda büyülü yolcuğun bir seyyahı olan okuyucu noktayı aramayacak denli nefesini tutacak virgüle gerek duymayacak çünkü soluklanma ihtiyacı hissetmeyecek Hacı Bektaş ın aklı ile yürüttüğü duvarı siz de yürütecek ve Yörük Osman ın rüyalarının gerçekle buluşmasına tanık