Yüzünde Bir Yer — Sema Kaygusuz

Yüzünde Bir Yer
Sema KaygusuzDoğan Kitap
Yüzünde Bir Yer
Sema KaygusuzGözüm Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni Kendinden verdiği bu göz bakışın algının ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın uzak ayarı yapsan bil ki bir mil batırıp içine akıtıyorsun onu Devraldığın gözü imha ediyorsun Çünkü daha bakarken değiştiriyorsun şeyleri Çerçeveye aldığın nesne her neyse onu dünyadan koparıp kendi betimine buluyor hayat sabitlediğin anlardan ibaretmiş gibi evrenin zamandan münezzeh sıfatını önce insan yüzlerinde göreceğin yerde kendi yapıtında deniyorsun Hiç olmazsa bir kerecik gözüm diyerek sevsen beni alnında bir yere koysan billur cismimi bir sürü çerçeveler bulsak seninle yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin alelade ya da özel kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek ne güzel olurdu Yeter ki iste sana feda olsun gözüm

Metis Yayıncılık
Gözüm Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni Kendinden verdiği bu göz bakışın algının ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın uzak ayarı yapsan bil ki bir mil batırıp içine akıtıyorsun onu Devraldığın gözü imha ediyorsun Çünkü daha bakarken değiştiriyorsun şeyleri Çerçeveye aldığın nesne her neyse onu dünyadan koparıp kendi betimine buluyor hayat sabitlediğin anlardan ibaretmiş gibi evrenin zamandan münezzeh sıfatını önce insan yüzlerinde göreceğin yerde kendi yapıtında deniyorsun Hiç olmazsa bir kerecik gözüm diyerek sevsen beni alnında bir yere koysan billur cismimi bir sürü çerçeveler bulsak seninle yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin alelade ya da özel kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek ne güzel olurdu Yeter ki iste sana feda olsun gözüm

Metis Yayınları
Gözüm Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni Kendinden verdiği bu göz bakışın algının ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın uzak ayarı yapsan bil ki bir mil batırıp içine akıtıyorsun onu Devraldığın gözü imha ediyorsun Çünkü daha bakarken değiştiriyorsun şeyleri Çerçeveye aldığın nesne her neyse onu dünyadan koparıp kendi betimine buluyor hayat sabitlediğin anlardan ibaretmiş gibi evrenin zamandan münezzeh sıfatını önce insan yüzlerinde göreceğin yerde kendi yapıtında deniyorsun Hiç olmazsa bir kerecik gözüm diyerek sevsen beni alnında bir yere koysan billur cismimi bir sürü çerçeveler bulsak seninle yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin alelade ya da özel kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek ne güzel olurdu Yeter ki iste sana feda olsun gözüm Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 160 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Metis Yayıncılık

Metis Yayınları - Roman Dizisi
Gözüm Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni Kendinden verdiği bu göz bakışın algının ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın uzak ayarı yapsan bil ki bir mil batırıp içine akıtıyorsun onu Devraldığın gözü imha ediyorsun Çünkü daha bakarken değiştiriyorsun şeyleri Çerçeveye aldığın nesne her neyse onu dünyadan koparıp kendi betimine buluyor hayat sabitlediğin anlardan ibaretmiş gibi evrenin zamandan münezzeh sıfatını önce insan yüzlerinde göreceğin yerde kendi yapıtında deniyorsun Hiç olmazsa bir kerecik gözüm diyerek sevsen beni alnında bir yere koysan billur cismimi bir sürü çerçeveler bulsak seninle yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin alelade ya da özel kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek ne güzel olurdu Yeter ki iste sana feda olsun gözüm Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 160Baskı Yılı 2016Dili TürkçeYayınevi Metis Yayıncılık

Metis Yayıncılık
Gözüm Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni Kendinden verdiği bu göz bakışın algının ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın uzak ayarı yapsan bil ki bir mil batırıp içine akıtıyorsun onu Devraldığın gözü imha ediyorsun Çünkü daha bakarken değiştiriyorsun şeyleri Çerçeveye aldığın nesne her neyse onu dünyadan koparıp kendi betimine buluyor hayat sabitlediğin anlardan ibaretmiş gibi evrenin zamandan münezzeh sıfatını önce insan yüzlerinde göreceğin yerde kendi yapıtında deniyorsun Hiç olmazsa bir kerecik gözüm diyerek sevsen beni alnında bir yere koysan billur cismimi bir sürü çerçeveler bulsak seninle yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin alelade ya da özel kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek ne güzel olurdu Yeter ki iste sana feda olsun gözüm

Gözüm

Metis Yayınları
Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni Kendinden verdiği bu göz bakışın algının ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın uzak ayarı yapsan bil ki bir mil batırıp içine akıtıyorsun onu Devraldığın gözü imha ediyorsun Çünkü daha bakarken değiştiriyorsun şeyleri Çerçeveye aldığın nesne her neyse onu dünyadan koparıp kendi betimine buluyor hayat sabitlediğin anlardan ibaretmiş gibi evrenin zamandan münezzeh sıfatını önce insan yüzlerinde göreceğin yerde kendi yapıtında deniyorsun Hiç olmazsa bir kerecik gözüm diyerek sevsen beni alnında bir yere koysan billur cismimi bir sürü çerçeveler bulsak seninle yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin alelade ya da özel kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek ne güzel olurdu Yeter ki iste sana feda olsun gözüm

Metis Yayınları
Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni Kendinden verdiği bu göz bakışın algının ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın uzak ayarı yapsan bil ki bir mil batırıp içine akıtıyorsun onu Devraldığın gözü imha ediyorsun Çünkü daha bakarken değiştiriyorsun şeyleri Çerçeveye aldığın nesne her neyse onu dünyadan koparıp kendi betimine buluyor hayat sabitlediğin anlardan ibaretmiş gibi evrenin zamandan münezzeh sıfatını önce insan yüzlerinde göreceğin yerde kendi yapıtında deniyorsun Hiç olmazsa bir kerecik gözüm diyerek sevsen beni alnında bir yere koysan billur cismimi bir sürü çerçeveler bulsak seninle yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin alelade ya da özel kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek ne güzel olurdu Yeter ki iste sana feda olsun gözüm

Metis Yayınları
Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni Kendinden verdiği bu göz bakışın algının ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın uzak ayarı yapsan bil ki bir mil batırıp içine akıtıyorsun onu Devraldığın gözü imha ediyorsun Çünkü daha bakarken değiştiriyorsun şeyleri Çerçeveye aldığın nesne her neyse onu dünyadan koparıp kendi betimine buluyor hayat sabitlediğin anlardan ibaretmiş gibi evrenin zamandan münezzeh sıfatını önce insan yüzlerinde göreceğin yerde kendi yapıtında deniyorsun Hiç olmazsa bir kerecik gözüm diyerek sevsen beni alnında bir yere koysan billur cismimi bir sürü çerçeveler bulsak seninle yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin alelade ya da özel kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek ne güzel olurdu Yeter ki iste sana feda olsun gözüm

METİS YAYINLARI
Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni Kendinden verdiği bu göz bakışın algının ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın uzak ayarı yapsan bil ki bir mil batırıp içine akıtıyorsun onu Devraldığın gözü imha ediyorsun Çünkü daha bakarken değiştiriyorsun şeyleri Çerçeveye aldığın nesne her neyse onu dünyadan koparıp kendi betimine buluyor hayat sabitlediğin anlardan ibaretmiş gibi evrenin zamandan münezzeh sıfatını önce insan yüzlerinde göreceğin yerde kendi yapıtında deniyorsun Hiç olmazsa bir kerecik gözüm diyerek sevsen beni alnında bir yere koysan billur cismimi bir sürü çerçeveler bulsak seninle yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin alelade ya da özel kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek ne güzel olurdu Yeter ki iste sana feda olsun gözüm Yayınevi METİS YAYINLARI Yazar SEMA KAYGUSUZ Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 160 SAYFA Yıl 2015

Metis
Gözüm Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni Kendinden verdiği bu göz bakışın algının ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın uzak ayarı yapsan bil ki bir mil batırıp içine akıtıyorsun onu Devraldığın gözü imha ediyorsun Çünkü daha bakarken değiştiriyorsun şeyleri Çerçeveye aldığın nesne her neyse onu dünyadan koparıp kendi betimine buluyor hayat sabitlediğin anlardan ibaretmiş gibi evrenin zamandan münezzeh sıfatını önce insan yüzlerinde göreceğin yerde kendi yapıtında deniyorsun Hiç olmazsa bir kerecik gözüm diyerek sevsen beni alnında bir yere koysan billur cismimi bir sürü çerçeveler bulsak seninle yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin alelade ya da özel kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek ne güzel olurdu Yeter ki iste sana feda olsun gözüm YAZAR HAKKINDA Önce radyo oyunu koreografi ve tiyatro ile ilgilenen yazar edebiyat alanına öyküleriyle girdi İlk öykü dosyaları Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü ne 1995 ve Gençlik Kitabevi Ödülü ne 1996 değer bulundu Öykü kitabı Sandık Lekesi ile Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü nü 2000 aldı İlk romanı Yere Düşen Dualar 2006 yılında yayımlandı Eleştirmenlerin takdirini alan ve çok sevilen roman çevrildiği başka dillerde de yazarına çeşitli ödüller getirdi Almanya DAAD kültür programının davetlisi olarak 2010 yılını Berlin de geçirdi 2009 tarihli ikinci romanı Yüzünde Bir Yer Avusturya KulturKontakt kurumu tarafından onurlandırıldı Yönetmenle birlikte Pandora nın Kutusu filminin Yeşim Ustaoğlu 2008 senaryosunu yazdı İlk oyun kitabı Sultan ve Şair 2013 ile başlayarak yazarın bütün eserlerini bir külliyat olarak yayımlıyoruz

Metis Yayınları
2009 Avusturya KulturKontakt Ödülü Gözüm Herkes gibi dilden yapıldım ben de Tek bir cümleyle baştan aşağı nasıl oluverdiğimi dün gibi hatırlıyorum Bir gün annem bana rahminde bir kıvılcım gibi parladığım ânı dölleşmenin oluştuğu ikinci sevişmeyi hissettiğini ve o sıra babamın kulağına Bir kız diye fısıldamış olduğunu söyledi Onu dinlerken tarifsiz bir şükran duygusuyla dünyaya aşkla çağrılmış olmanın sevincini hissetmiştim O günden sonra yeryüzünde rastladığım bütün oluşlara özgün birer anlam bağışlandı Bu öyle bir cümleydi ki ruhuma ekilen annemin bana gebeyken ayışığı aşerdiğini babamın da onun için ayışığı topladığını hayal edecek kadar ileri gidebilmiştim Ne de olsa hayal etmek bir yanıyla dünyada yer tutmaktı Halil Türkden Miras kalan suskunluğun poetikası Agos Kitap Kirk 3 Mart 2015 Tüh ve ah Ağrıyı pişmanlığı perişanlığı en iyi anlatan iki ünlem İlk buluşması bundan beş yıl önce olan Yüzünde Bir Yer her sözcüğün değerini bilen bir yazarın Sema Kaygusuz un kaleminden bir kitap İşte bu iki ünlem kitabın bölümleri aynı zamanda Yazar da can havliyle ağızdan çıkan bu ünlem ifadelerinin hakkını verecek bir hikâye anlatıyor romanda Kendine bir yer bulmaya çalışan utanç duygusu ve suskunluklarımızın romanı Yüzünde Bir Yer öyle ki Dersim Katliamı sonrasında miras kalan ruh halleri ve duygularla uğraşıyor Kaygusuz Romanın odağında Dersim Katliamı ndan kurtulan babaanne Bese ve torunu var Kaygusuz un esin kaynağıysa çok yakında bir Dersim sürgünü olan babaannesi ve miras kalan ağrılara sahip olanlarda görülen tutulma hali O günleri yaşayan büyükler atalar ya yitip gidiyor ya yaşamaya devam ediyor Yani yolculuk devam ediyor öyle ya da böyle Yeni kuşak ise o yaşantının yolculuğun izleriyle doğuyor Kaygusuz un ifadesiyle Tatmadığın bir acının göğsüne yuvalanması gibi Tuhaf bir duygu yani içinize sirayet eden o anlamsız utanç hayatla olan uyumunuzu altüst ediyor bozuyor ve durduruyor Ve en önemlisi susturuyor romanın da ana meselesi olan bu susma ve tutulma hali Sevcan Tiftik Queeresk ekoloji anlatısı Yüzünde Bir Yer K24 27 Aralık 2018 Sömürünün böylesi derinleştiği bir çağda hayvanla insan arasındaki ortak zihin üstüne düşünmek küçük burjuvanın yararsız felsefe üretme özentisinden başka bir şey değildi Yüzünde Bir Yer s 60
Yüzünde Bir Yer
Sema Kaygusuz
Kitap Hakkında Gözüm Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni Kendinden verdiği bu göz bakışın algının ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın uzak ayarı yapsan bil ki bir mil batırıp içine akıtıyorsun onu Devraldığın gözü imha ediyorsun Çünkü daha bakarken değiştiriyorsun şeyleri Çerçeveye aldığın nesne her neyse onu dünyadan koparıp kendi betimine buluyor hayat sabitlediğin anlardan ibaretmiş gibi evrenin zamandan münezzeh sıfatını önce insan yüzlerinde göreceğin yerde kendi yapıtında deniyorsun Hiç olmazsa bir kerecik gözüm diyerek sevsen beni alnında bir yere koysan billur cismimi bir sürü çerçeveler bulsak seninle yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin alelade ya da özel kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek ne güzel olurdu Yeter ki iste sana feda olsun gözüm YAZAR HAKKINDA Önce radyo oyunu koreografi ve tiyatro ile ilgilenen yazar edebiyat alanına öyküleriyle girdi İlk öykü dosyaları Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü ne 1995 ve Gençlik Kitabevi Ödülü ne 1996 değer bulundu Öykü kitabı Sandık Lekesi ile Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü nü 2000 aldı İlk romanı Yere Düşen Dualar 2006 yılında yayımlandı Eleştirmenlerin takdirini alan ve çok sevilen roman çevrildiği başka dillerde de yazarına çeşitli ödüller getirdi Almanya DAAD kültür programının davetlisi olarak 2010 yılını Berlin de geçirdi 2009 tarihli ikinci romanı Yüzünde Bir Yer Avusturya KulturKontakt kurumu tarafından onurlandırıldı Yönetmenle birlikte Pandora nın Kutusu filminin Yeşim Ustaoğlu 2008 senaryosunu yazdı İlk oyun kitabı Sultan ve Şair 2013 ile başlayarak yazarın bütün eserlerini bir külliyat olarak yayımlıyoruz Ürün Özellikleri Yazar Sema Kaygusuz Yayınevi Metis ISBN 9789753429931 Sayfa Sayısı 160 Boyut 13 x 19 5 cm Dil Türkçe Cilt Tipi Karton Kapak

Metis Yayınları
Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni Kendinden verdiği bu göz bakışın algının ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın uzak ayarı yapsan bil ki bir mil batırıp içine akıtıyorsun onu Devraldığın gözü imha ediyorsun Çünkü daha bakarken değiştiriyorsun şeyleri Çerçeveye aldığın nesne her neyse onu dünyadan koparıp kendi betimine buluyor hayat sabitlediğin anlardan ibaretmiş gibi evrenin zamandan münezzeh sıfatını önce insan yüzlerinde göreceğin yerde kendi yapıtında deniyorsun img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

DOĞAN KİTAP
Gözüm Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni Kendinden verdiği bu göz bakışın algının ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın uzak ayarı yapsan bil ki bir mil batırıp içine akıtıyorsun onu Devraldığın gözü imha ediyorsun Çünkü daha bakarken değiştiriyorsun şeyleri Çerçeveye aldığın nesne her neyse onu dünyadan koparıp kendi betimine buluyor hayat sabitlediğin anlardan ibaretmiş gibi evrenin zamandan münezzeh sıfatını önce insan yüzlerinde göreceğin yerde kendi yapıtında deniyorsun Hiç olmazsa bir kerecik gözüm diyerek sevsen beni alnında bir yere koysan billur cismimi bir sürü çerçeveler bulsak seninle yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin alelade ya da özel kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek ne güzel olurdu Yeter ki iste sana feda olsun gözüm