MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Yüzünü Herkesten Saklar Gibi — Leyla İpekçi

Yüzünü Herkesten Saklar Gibi
325,00
RomanROMAN ÖYKÜRoman Günümüz

Yüzünü Herkesten Saklar Gibi

Leyla İpekçi

H Yayınları

2024272 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

Yüzünü Herkesten Saklar Gibi

Leyla İpekçi

Sözler kaleminin ucuna süzülerek gelen gerçeğin aynasıdır diyen yazar Leylâ İpekçi yeni romanıyla okurlarını selamlıyor Bu kez aynasından 60 yıldır içinde yüzdüğü bellek denizine Boğaziçi ne bakıyor Çocukluğunu geçirdiği Boğaziçi nin sularıyla Hisar ın taşlarıyla bulutlar ve kuşlarla onlarındiliyle konuşuyor İkiBoğaz arasında tek yolcubenim Yazar Nida Türker in son zamanlarda yaşadığı bellek yitimine bir türlü teşhis konulamaz Sanki iç dünyası dışına taşmış tüm dünya da onun içine hücum etmiştir Yaşadığı Anadolu Hisarı nda roman karakterleriyle terapisti komşuları kocası ve kimi zaman torunu yer değiştirmekte rüyasındaki görüntüler yazdıklarında suret bulmakta ve zamanlarla mekanları iç içe geçiren belleği ona türlüoyunlar oynamaktadır Etrafındakiler ondaki bu tuhaf hali bilinmeyen bir hastalığa yorarken o ise halindeki muammayı usul usul okurun kabına dökmeye başlar İnsanın anlamını ayrıntı gibi görünen gerçeklerde saklayan ve kaleminde ona yeniden anlam kazandıran Nida Türker daha önce hiç kurulmamış bağlantıların iç yüzüne okur ile birlikte dalacaktır Boğaziçi nde gömülmüş bir sırrın su üzerine çıkmakta olan yüzüne doğru uzun mesafe yüzücüsü gibi sabırla kulaç atarken Sandalcı nın emanetine uzanacak mıdır Yazılanlar romancının ana malzemesi olan dile kendi sesini veren bir nefesten dirilir diyen İpekçi her kelimenin kendi kast ettiğinin çok ötesinde anlam kazanmasının bu nefesi kaynağından çektiğini öğrenmekle başlayanharikuladeliklerle dolu bir yolculuk olduğuna inanıyor Romanın tıpkı gerçek gibi yazılan değil yaşanan bir süreçle canlandığından hareketle kelimelerin birbiriyle buluşmasının eşsiz bir genişleme şevki verdiğini belirtiyor Aynasındaki sırrın yüzünü bu şevk ile açmaya ve örtmeye çalışan İpekçi insan gerçeğine doğru her romanda kaldığı yerden yüzmeye devamediyor Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
330,00

H Yayınları

2024272 sf.
Şehadet Kitap

Sözler kaleminin ucuna süzülerek gelen gerçeğin aynasıdır diyen yazar Leylâ İpekçi yeni romanıyla okurlarını selamlıyor Bu kez aynasından 60 yıldır içinde yüzdüğü bellek denizine Boğaziçi ne bakıyor Çocukluğunu geçirdiği Boğaziçi nin sularıyla Hisar ın taşlarıyla bulutlar ve kuşlarla onların diliyle konuşuyor İki Boğaz arasında tek yolcu benim Yazar Nida Türker in son zamanlarda yaşadığı bellek yitimine bir türlü teşhis konulamaz Sanki iç dünyası dışına taşmış tüm dünya da onun içine hücum etmiştir Yaşadığı Anadolu Hisarı nda roman karakterleriyle terapisti komşuları kocası ve kimi zaman torunu yer değiştirmekte rüyasındaki görüntüler yazdıklarında suret bulmakta ve zamanlarla mekanları iç içe geçiren belleği ona türlü oyunlar oynamaktadır Etrafındakiler ondaki bu tuhaf hali bilinmeyen bir hastalığa yorarken o ise halindeki muammayı usul usul okurun kabına dökmeye başlar İnsanın anlamını ayrıntı gibi görünen gerçeklerde saklayan ve kaleminde ona yeniden anlam kazandıran Nida Türker daha önce hiç kurulmamış bağlantıların iç yüzüne okur ile birlikte dalacaktır Boğaziçi nde gömülmüş bir sırrın su üzerine çıkmakta olan yüzüne doğru uzun mesafe yüzücüsü gibi sabırla kulaç atarken Sandalcı nın emanetine uzanacak mıdır Yazılanlar romancının ana malzemesi olan dile kendi sesini veren bir nefesten dirilir diyen İpekçi her kelimenin kendi kast ettiğinin çok ötesinde anlam kazanmasının bu nefesi kaynağından çektiğini öğrenmekle başlayan harikuladeliklerle dolu bir yolculuk olduğuna inanıyor Romanın tıpkı gerçek gibi yazılan değil yaşanan bir süreçle canlandığından hareketle kelimelerin birbiriyle buluşmasının eşsiz bir genişleme şevki verdiğini belirtiyor Aynasındaki sırrın yüzünü bu şevk ile açmaya ve örtmeye çalışan İpekçi insan gerçeğine doğru her romanda kaldığı yerden yüzmeye devam ediyor

Kitap Sepeti
340,00

H Yayınları

2024272 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Sözler kaleminin ucuna süzülerek gelen gerçeğin aynasıdır diyen yazar Leylâ İpekçi yeni romanıyla okurlarını selamlıyor Bu kez aynasından 60 yıldır içinde yüzdüğü bellek denizine Boğaziçi ne bakıyor Çocukluğunu geçirdiği Boğaziçi nin sularıyla Hisar ın taşlarıyla bulutlar ve kuşlarla onlarındiliyle konuşuyor İkiBoğaz arasında tek yolcubenim Yazar Nida Türker in son zamanlarda yaşadığı bellek yitimine bir türlü teşhis konulamaz Sanki iç dünyası dışına taşmış tüm dünya da onun içine hücum etmiştir Yaşadığı Anadolu Hisarı nda roman karakterleriyle terapisti komşuları kocası ve kimi zaman torunu yer değiştirmekte rüyasındaki görüntüler yazdıklarında suret bulmakta ve zamanlarla mekanları iç içe geçiren belleği ona türlüoyunlar oynamaktadır Etrafındakiler ondaki bu tuhaf hali bilinmeyen bir hastalığa yorarken o ise halindeki muammayı usul usul okurun kabına dökmeye başlar İnsanın anlamını ayrıntı gibi görünen gerçeklerde saklayan ve kaleminde ona yeniden anlam kazandıran Nida Türker daha önce hiç kurulmamış bağlantıların iç yüzüne okur ile birlikte dalacaktır Boğaziçi nde gömülmüş bir sırrın su üzerine çıkmakta olan yüzüne doğru uzun mesafe yüzücüsü gibi sabırla kulaç atarken Sandalcı nın emanetine uzanacak mıdır Yazılanlar romancının ana malzemesi olan dile kendi sesini veren bir nefesten dirilir diyen İpekçi her kelimenin kendi kast ettiğinin çok ötesinde anlam kazanmasının bu nefesi kaynağından çektiğini öğrenmekle başlayanharikuladeliklerle dolu bir yolculuk olduğuna inanıyor Romanın tıpkı gerçek gibi yazılan değil yaşanan bir süreçle canlandığından hareketle kelimelerin birbiriyle buluşmasının eşsiz bir genişleme şevki verdiğini belirtiyor Aynasındaki sırrın yüzünü bu şevk ile açmaya ve örtmeye çalışan İpekçi insan gerçeğine doğru her romanda kaldığı yerden yüzmeye devamediyor

Ekin Kitap
370,00

H Yayınları

2024272 sf.
Ekin Kitap

Sözler kaleminin ucuna süzülerek gelen gerçeğin aynasıdır diyen yazar Leylâ İpekçi yeni romanıyla okurlarını selamlıyor Bu kez aynasından 60 yıldır içinde yüzdüğü bellek denizine Boğaziçi ne bakıyor Çocukluğunu geçirdiği Boğaziçi nin sularıyla Hisar ın taşlarıyla bulutlar ve kuşlarla onlarındiliyle konuşuyor İkiBoğaz arasında tek yolcubenim Yazar Nida Türker in son zamanlarda yaşadığı bellek yitimine bir türlü teşhis konulamaz Sanki iç dünyası dışına taşmış tüm dünya da onun içine hücum etmiştir Yaşadığı Anadolu Hisarı nda roman karakterleriyle terapisti komşuları kocası ve kimi zaman torunu yer değiştirmekte rüyasındaki görüntüler yazdıklarında suret bulmakta ve zamanlarla mekanları iç içe geçiren belleği ona türlüoyunlar oynamaktadır Etrafındakiler ondaki bu tuhaf hali bilinmeyen bir hastalığa yorarken o ise halindeki muammayı usul usul okurun kabına dökmeye başlar İnsanın anlamını ayrıntı gibi görünen gerçeklerde saklayan ve kaleminde ona yeniden anlam kazandıran Nida Türker daha önce hiç kurulmamış bağlantıların iç yüzüne okur ile birlikte dalacaktır Boğaziçi nde gömülmüş bir sırrın su üzerine çıkmakta olan yüzüne doğru uzun mesafe yüzücüsü gibi sabırla kulaç atarken Sandalcı nın emanetine uzanacak mıdır Yazılanlar romancının ana malzemesi olan dile kendi sesini veren bir nefesten dirilir diyen İpekçi her kelimenin kendi kast ettiğinin çok ötesinde anlam kazanmasının bu nefesi kaynağından çektiğini öğrenmekle başlayanharikuladeliklerle dolu bir yolculuk olduğuna inanıyor Romanın tıpkı gerçek gibi yazılan değil yaşanan bir süreçle canlandığından hareketle kelimelerin birbiriyle buluşmasının eşsiz bir genişleme şevki verdiğini belirtiyor Aynasındaki sırrın yüzünü bu şevk ile açmaya ve örtmeye çalışan İpekçi insan gerçeğine doğru her romanda kaldığı yerden yüzmeye devamediyor

Nobel Kitap
400,00

H Yayınları

2024272 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Sözler kaleminin ucuna süzülerek gelen gerçeğin aynasıdır diyen yazar Leylâ İpekçi yeni romanıyla okurlarını selamlıyor Bu kez aynasından 60 yıldır içinde yüzdüğü bellek denizine Boğaziçi ne bakıyor Çocukluğunu geçirdiği Boğaziçi nin sularıyla Hisar ın taşlarıyla bulutlar ve kuşlarla onlarındiliyle konuşuyor İkiBoğaz arasında tek yolcubenim Yazar Nida Türker in son zamanlarda yaşadığı bellek yitimine bir türlü teşhis konulamaz Sanki iç dünyası dışına taşmış tüm dünya da onun içine hücum etmiştir Yaşadığı Anadolu Hisarı nda roman karakterleriyle terapisti komşuları kocası ve kimi zaman torunu yer değiştirmekte rüyasındaki görüntüler yazdıklarında suret bulmakta ve zamanlarla mekanları iç içe geçiren belleği ona türlüoyunlar oynamaktadır Etrafındakiler ondaki bu tuhaf hali bilinmeyen bir hastalığa yorarken o ise halindeki muammayı usul usul okurun kabına dökmeye başlar İnsanın anlamını ayrıntı gibi görünen gerçeklerde saklayan ve kaleminde ona yeniden anlam kazandıran Nida Türker daha önce hiç kurulmamış bağlantıların iç yüzüne okur ile birlikte dalacaktır Boğaziçi nde gömülmüş bir sırrın su üzerine çıkmakta olan yüzüne doğru uzun mesafe yüzücüsü gibi sabırla kulaç atarken Sandalcı nın emanetine uzanacak mıdır Yazılanlar romancının ana malzemesi olan dile kendi sesini veren bir nefesten dirilir diyen İpekçi her kelimenin kendi kast ettiğinin çok ötesinde anlam kazanmasının bu nefesi kaynağından çektiğini öğrenmekle başlayanharikuladeliklerle dolu bir yolculuk olduğuna inanıyor Romanın tıpkı gerçek gibi yazılan değil yaşanan bir süreçle canlandığından hareketle kelimelerin birbiriyle buluşmasının eşsiz bir genişleme şevki verdiğini belirtiyor Aynasındaki sırrın yüzünü bu şevk ile açmaya ve örtmeye çalışan İpekçi insan gerçeğine doğru her romanda kaldığı yerden yüzmeye devamediyor

Pandora
425,00

H Yayınları

2024272 sf.
Pandora

Sözler kaleminin ucuna süzülerek gelen gerçeğin aynasıdır diyen yazar Leylâ İpekçi yeni romanıyla okurlarını selamlıyor Bu kez aynasından 60 yıldır içinde yüzdüğü bellek denizine Boğaziçi ne bakıyor Çocukluğunu geçirdiği Boğaziçi nin sularıyla Hisar ın taşlarıyla bulutlar ve kuşlarla onlarındiliyle konuşuyor İkiBoğaz arasında tek yolcubenim Yazar Nida Türker in son zamanlarda yaşadığı bellek yitimine bir türlü teşhis konulamaz Sanki iç dünyası dışına taşmış tüm dünya da onun içine hücum etmiştir Yaşadığı Anadolu Hisarı nda roman karakterleriyle terapisti komşuları kocası ve kimi zaman torunu yer değiştirmekte rüyasındaki görüntüler yazdıklarında suret bulmakta ve zamanlarla mekanları iç içe geçiren belleği ona türlüoyunlar oynamaktadır Etrafındakiler ondaki bu tuhaf hali bilinmeyen bir hastalığa yorarken o ise halindeki muammayı usul usul okurun kabına dökmeye başlar İnsanın anlamını ayrıntı gibi görünen gerçeklerde saklayan ve kaleminde ona yeniden anlam kazandıran Nida Türker daha önce hiç kurulmamış bağlantıların iç yüzüne okur ile birlikte dalacaktır Boğaziçi nde gömülmüş bir sırrın su üzerine çıkmakta olan yüzüne doğru uzun mesafe yüzücüsü gibi sabırla kulaç atarken Sandalcı nın emanetine uzanacak mıdır Yazılanlar romancının ana malzemesi olan dile kendi sesini veren bir nefesten dirilir diyen İpekçi her kelimenin kendi kast ettiğinin çok ötesinde anlam kazanmasının bu nefesi kaynağından çektiğini öğrenmekle başlayanharikuladeliklerle dolu bir yolculuk olduğuna inanıyor Romanın tıpkı gerçek gibi yazılan değil yaşanan bir süreçle canlandığından hareketle kelimelerin birbiriyle buluşmasının eşsiz bir genişleme şevki verdiğini belirtiyor Aynasındaki sırrın yüzünü bu şevk ile açmaya ve örtmeye çalışan İpekçi insan gerçeğine doğru her romanda kaldığı yerden yüzmeye devamediyor