Zafer Yıldırım 4 Kitap Seti — Zafer Yıldırım

Zafer Yıldırım 4 Kitap Seti
Zafer YıldırımVaveyla Yayıncılık
Zafer Yıldırım 4 Kitap Seti
Zafer YıldırımSetimiz Zafer Yıldırım ın Ay Işığında Gökkuşağı Kum Saati Kumraliçe ve Denize Doğru Konuşmalar kitaplarından oluşmaktadır Ay Işığında Gökkuşağı Deniz kızını gördüm dedim gülüp geçtiniz Ay Işığında Gökkuşağı dedim Olur mu hiç dediniz Korkuyorum Tımarhaneye atacaksınız beni Diğer gördüklerimi söylesem Anlayamazsınız beni diyorum Susuyorum Kum Saati Tahayyülü kasvete sarınan bir yolculukta yarım kalan aşkların dilin ucunda soluklanan anıların iki yabancının beraberce tutunduğu bir başına adsız bir duygunun öyküsü Kum Saati Ege açıklarında başlayıp Akropolis in yansımalarında kendini arayan yabancılık kavramını dostlukla sınayarak iki farklı milletten insanı güçlü bir duyguda birleştiren bir anlatı Her sayfada öykünün içindeki üçüncü kişi olarak olayları dinlediğinizi hissettiren içsel bir yolculuğun ortasında insanlığa ait duyguları tüm ölçütleri geride bırakarak yalnızca dostluk kavramında harmanlayan güçlü bir kalemden bir denizcinin hikâyesi Eleni susmuştu yıldızlar susmuştu Akropolis susmuştu Sessizlik ustura ağzı gibi keskin gelip aramıza durmuştu Dokunsan derin bir yara açacak ve oluk oluk kan akacak gibiydi Ve beni kan tutuyordu Konuyu değiştirsem bir türlü değiştirmesem bir türlü ne diyeceğimi bilememek ayrı bir sıkıntıydı Yalpalıyordum ve bu yalpalardan kurtulmak zorundaydım Kolumu kaldırdım Eleni nin arkasından dolaştırıp omzundan tutup yavaşça kendime doğru çektim Sanki o da o anda başını koyacak bir omuz arıyormuşçasına itiraz etmeden başını omzuma koydu Kumraliçe Kudi der dostlarım bana Zoru severim Bu yüzden şair oldum Aklım akmaz yapılan Nice işlere şahit oldum Yerim içerim gönlümce Dünyayı dolaşırım Dönüp Müslüman mahallesinde Salyangoz satarım Denize Doğru Konuşmalar Biliyor musun deniz Üç beş kelimeyi yan yana yazıyorum Ona şiir diyorlar Bana da şair Nasıl mutlu oluyorlar Bu kadar kolay mı şair olmak Bu kadar kolay mı mutlu olmak Bilsem mutlu edecek Odun a değil Kendime yazardım

Vaveyla Yayıncılık
Setimiz Zafer Yıldırım ın Ay Işığında Gökkuşağı Kum Saati Kumraliçe ve Denize Doğru Konuşmalar kitaplarından oluşmaktadır Ay Işığında Gökkuşağı Deniz kızını gördüm dedim gülüp geçtinizAy Işığında Gökkuşağı dedimOlur mu hiç dedinizKorkuyorumTımarhaneye atacaksınız beniDiğer gördüklerimi söylesemAnlayamazsınız beni diyorumSusuyorumKum Saati Tahayyülü kasvete sarınan bir yolculukta yarım kalan aşkların dilin ucunda soluklanan anıların iki yabancının beraberce tutunduğu bir başına adsız bir duygunun öyküsü Kum Saati Ege açıklarında başlayıp Akropolis in yansımalarında kendini arayan yabancılık kavramını dostlukla sınayarak iki farklı milletten insanı güçlü bir duyguda birleştiren bir anlatı Her sayfada öykünün içindeki üçüncü kişi olarak olayları dinlediğinizi hissettiren içsel bir yolculuğun ortasında insanlığa ait duyguları tüm ölçütleri geride bırakarak yalnızca dostluk kavramında harmanlayan güçlü bir kalemden bir denizcinin hikâyesi Eleni susmuştu yıldızlar susmuştu Akropolis susmuştu Sessizlik ustura ağzı gibi keskin gelip aramıza durmuştu Dokunsan derin bir yara açacak ve oluk oluk kan akacak gibiydi Ve beni kan tutuyordu Konuyu değiştirsem bir türlü değiştirmesem bir türlü ne diyeceğimi bilememek ayrı bir sıkıntıydı Yalpalıyordum ve bu yalpalardan kurtulmak zorundaydım Kolumu kaldırdım Eleni nin arkasından dolaştırıp omzundan tutup yavaşça kendime doğru çektim Sanki o da o anda başını koyacak bir omuz arıyormuşçasına itiraz etmeden başını omzuma koydu Kumraliçe Kudi der dostlarım banaZoru severimBu yüzden şair oldumAklım akmaz yapılanNice işlere şahit oldumYerim içerim gönlümceDünyayı dolaşırımDönüp Müslüman mahallesindeSalyangoz satarım Denize Doğru Konuşmalar Biliyor musun denizÜç beş kelimeyi yan yana yazıyorumOna şiir diyorlarBana da şair Nasıl mutlu oluyorlarBu kadar kolay mı şair olmak Bu kadar kolay mı mutlu olmakBilsem mutlu edecekOdun a değil Kendime yazardım

Vaveyla Yayıncılık
Setimiz Zafer Yıldırım ın Ay Işığında Gökkuşağı Kum Saati Kumraliçe ve Denize Doğru Konuşmalar kitaplarından oluşmaktadır Ay Işığında Gökkuşağı Deniz kızını gördüm dedim gülüp geçtiniz Ay Işığında Gökkuşağı dedim Olur mu hiç dediniz Korkuyorum Tımarhaneye atacaksınız beni Diğer gördüklerimi söylesem Anlayamazsınız beni diyorum Susuyorum Kum Saati Tahayyülü kasvete sarınan bir yolculukta yarım kalan aşkların dilin ucunda soluklanan anıların iki yabancının beraberce tutunduğu bir başına adsız bir duygunun öyküsü Kum Saati Ege açıklarında başlayıp Akropolis in yansımalarında kendini arayan yabancılık kavramını dostlukla sınayarak iki farklı milletten insanı güçlü bir duyguda birleştiren bir anlatı Her sayfada öykünün içindeki üçüncü kişi olarak olayları dinlediğinizi hissettiren içsel bir yolculuğun ortasında insanlığa ait duyguları tüm ölçütleri geride bırakarak yalnızca dostluk kavramında harmanlayan güçlü bir kalemden bir denizcinin hikâyesi Eleni susmuştu yıldızlar susmuştu Akropolis susmuştu Sessizlik ustura ağzı gibi keskin gelip aramıza durmuştu Dokunsan derin bir yara açacak ve oluk oluk kan akacak gibiydi Ve beni kan tutuyordu Konuyu değiştirsem bir türlü değiştirmesem bir türlü ne diyeceğimi bilememek ayrı bir sıkıntıydı Yalpalıyordum ve bu yalpalardan kurtulmak zorundaydım Kolumu kaldırdım Eleni nin arkasından dolaştırıp omzundan tutup yavaşça kendime doğru çektim Sanki o da o anda başını koyacak bir omuz arıyormuşçasına itiraz etmeden başını omzuma koydu Kumraliçe Kudi der dostlarım bana Zoru severim Bu yüzden şair oldum Aklım akmaz yapılan Nice işlere şahit oldum Yerim içerim gönlümce Dünyayı dolaşırım Dönüp Müslüman mahallesinde Salyangoz satarım Denize Doğru Konuşmalar Biliyor musun deniz Üç beş kelimeyi yan yana yazıyorum Ona şiir diyorlar Bana da şair Nasıl mutlu oluyorlar Bu kadar kolay mı şair olmak Bu kadar kolay mı mutlu olmak Bilsem mutlu edecek Odun a değil Kendime yazardım img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img