Zalimler ve Zavallılar — Mehmet Suat İlhan

Zalimler ve Zavallılar
Mehmet Suat İlhanBerikan Yayınları

Berikan Yayınları
İngiliz yazar Karen Armstrong islamofobya Haçlılardan beri süregelen tarihi bir vakıadır Keşmirin Irakın işgali ve Afganistanda olup bitenler batılı politikacıların uygulamalarından ortaya çıkmakta ve islamofobiyi körüklemektedir Bu düşünce Batının sömürgecilik geleneğinden beslenmektedir Batıda islam düşmanlığının kökleri derindir Politikacılar bu kökleri ısrarla yeniden ortaya çıkarıyor Ancak İslam dünyası dünya barışının liderliğini üstlenebilir Çünkü İslam Peygamberi adil bir toplum oluşturma hususunda ısrarlıydı ve bunu oluşturdu demektedir Batı dünyası suni tehlikeler yaratarak tüm dünyada İnsan Hakları ve demokrasi getireceklerini vaat ediyor Bu işledikleri günahları ve suçları gizlemek için hedef saptırmaktan başka bir şey değildir İnsan hakları konusundaki milatlarını İngilizlerin 1215 tarihli Manga Kartasına kadar götürüp ne kadar eski bir geleneğe sahip olduklarını ispat etmeye çalışırken bilerek ve isteyerek Peygamberimizin 632 yılında tüm insanlara ve dünyaya ilan ettiği Veda Hutbesini görmek istemezler işin esas üzücü tarafı ülkemizdeki yeni kuşakların büyük bir çoğunluğunun bu tür oyunların farkında olmamaları Egemen güçlerin Orta Doğu başta olmak üzere dünyanın diğer yerlerinde gerçekleştirmeye çalıştıkları temel hedef bölge halklarının övünülecek geçmişleri ile bağlarını kesmek yani moral kaynaklarını kurutmaktır Tarihlerini kültürlerini ahlaki değerlerini unutturup onları sözde batı yardımına psikolojik olarak hazır hale getirmek temel hedefleridir Bu politikanın çoğu zaman maalesef başarılı olduğunu görürüz Ülkelerini savunmak zorunda kalan mazlum ulusların demokrasi ve insan hakları düşmanı gibi gösterilmelerinin sebebi budur

Berikan Yayınevi
İngiliz yazar Karen Armstrong İslamofobya Haçlılardan beri süregelen tarihi bir vakıadır Keşmir in Irak ın işgali ve Afganistan da olup bitenler batılı politikacıların uygulamalarından ortaya çıkmakta ve islamofobiyi körüklemektedir Bu düşünce Batı nın sömürgecilik geleneğinden beslenmektedir Batı da İslam düşmanlığının kökleri derindir Politikacılar bu kökleri ısrarla yeniden ortaya çıkarıyor Ancak İslam dünyası dünya barışının liderliğini üstlenebilir Çünkü İslam Peygamberi adil bir toplum oluşturma hususunda ısrarlıydı ve bunu oluşturdu demektedir Tarih toplumlarının hafızası ise ve toplumlar meydana getirdikleri olaylar ve gelişmeler ile tarihlerini oluşturuyorlarsa Batılılardan Orta Çağ karanlarını Haçlı Seferlerini Engizisyon Mahkemelerini Coğrafi Keşiflerden sonra Amerika Kıtasında uyguladıkları vahşetleri bu gün ki Irak ve Afganistan katliamlarını Filistin zulmünü nasıl aynı düşüneceği Bugün Batı dünyası bilimsel ve teknolojik üstünlüğü nedeniyle ulaşılmak istenen bir medeniyet düzeyini temsil etmesine karşın emperyalist amaçları nedeniyle engellenmesi gereken bir gücü temsil eder

Berikan
İngiliz yazar Karen Armstrong İslamofobya Haçlılardan beri süregelen tarihi bir vakıadır Keşmirin Irakın işgali ve Afganistanda olup bitenler batılı politikacıların uygulamalarından ortaya çıkmakta ve islamofobiyi körüklemektedir Bu düşünce Batının sömürgecilik geleneğinden beslenmektedir Batıda islam düşmanlığının kökleri derindir Politikacılar bu kökleri ısrarla yeniden ortaya çıkarıyor Ancak İslam dünyası dünya barışının liderliğini üstlenebilir Çünkü İslam Peygamberi adil bir toplum oluşturma hususunda ısrarlıydı ve bunu oluşturdu demektedir Batı dünyası suni tehlikeler yaratarak tüm dünyada İnsan Hakları ve demokrasi getireceklerini vaat ediyor Bu işledikleri günahları ve suçları gizlemek için hedef saptırmaktan başka bir şey değildir İnsan hakları konusundaki milatlarını İngilizlerin 1215 tarihli Manga Kartasına kadar götürüp ne kadar eski bir geleneğe sahip olduklarını ispat etmeye çalışırken bilerek ve isteyerek Peygamberimizin 632 yılında tüm insanlara ve dünyaya ilan ettiği Veda Hutbesini görmek istemezler işin esas üzücü tarafı ülkemizdeki yeni kuşakların büyük bir çoğunluğunun bu tür oyunların farkında olmamaları Egemen güçlerin Orta Doğu başta olmak üzere dünyanın diğer yerlerinde gerçekleştirmeye çalıştıkları temel hedef bölge halklarının övünülecek geçmişleri ile bağlarını kesmek yani moral kaynaklarını kurutmaktır Tarihlerini kültürlerini ahlaki değerlerini unutturup onları sözde batı yardımına psikolojik olarak hazır hale getirmek temel hedefleridir Bu politikanın çoğu zaman maalesef başarılı olduğunu görürüz Ülkelerini savunmak zorunda kalan mazlum ulusların demokrasi ve insan hakları düşmanı gibi gösterilmelerinin sebebi budur