Zaman Tanrı ve Dört Boyutçuluk — Turan Argun Sezer

Zaman Tanrı ve Dört Boyutçuluk
Turan Argun SezerSARMAL KİTABEVİ
Zaman Tanrı ve Dört Boyutçuluk
Turan Argun SezerZaman sonsuzluk ezelilik ve ebedilik gibi kavramların genel olarak filozofları matematikçileri bilcümle üzerinde temaşa eden herkesi delirttiğine yönelik temeli pek de yanlış olmayan bir genelleme vardır Bunun sebebi ise içinde ister Tanrı nın düşünüldüğü isterse de düşünülmediği bir sonsuzluk imgesinin insanı önemsizleştirici derecede ufaltan bir dizi deneyime yol açması olabilir Cantor Gödel Boltzmann ve Turing gibi dehalar bu konular üzerine kafa yoran ama zihni rahatsızlıklarla mücadele etmek zorunda olan dehalardı Peki bu ne kadar doğrudur David Foster Wallace bir keresinde şöyle yazmıştı Sonsuzluğun Cantor u deliye döndürdüğünü söylemek Aziz George un ejderha ile savaşı kaybettiğine yas tutmak gibidir Sadece yanlış değildir aynı zamanda tahkir edici bir ifadedir Bence Cantor u deli eden bu matematiksel ikilem değildi sadece O Tanrı nın zihnini çözümlemeye kendini çok yakın hissetmişti ve onu iyi okuyan birisi bunu fark etmekte zorlanmayacaktır Akıl sağlığını arazi bir mesele olarak kabul edelim ya da etmeyelim şunu söylemek zorundayız Tanrı nın mutlak mevcudiyetini kabul etme biçimlerimiz onu nasıl anladığımızdan son derece farklıdır İlki için şunu diyebiliriz Tanrı yı kabul edebiliriz İkincisi için ise O nun zihninin nasıl işlediğini bilemeyiz ve hatta bunu anlamlandıramayız bile

Sarmal Kitabevi
Zaman sonsuzluk ezelilik ve ebedilik gibi kavramların genel olarak filozofları matematikçileri bilcümle üzerinde temaşa eden herkesi delirttiğine yönelik temeli pek de yanlış olmayan bir genelleme vardır Bunun sebebi ise içinde ister Tanrı nın düşünüldüğü isterse de düşünülmediği bir sonsuzluk imgesinin insanı önemsizleştirici derecede ufaltan bir dizi deneyime yol açması olabilir Cantor Gödel Boltzmann ve Turing gibi dehalar bu konular üzerine kafa yoran ama zihni rahatsızlıklarla mücadele etmek zorunda olan dehalardı Peki bu ne kadar doğrudur David Foster Wallace bir keresinde şöyle yazmıştı Sonsuzluğun Cantor u deliye döndürdüğünü söylemek Aziz George un ejderha ile savaşı kaybettiğine yas tutmak gibidir Sadece yanlış değildir aynı zamanda tahkir edici bir ifadedir Bence Cantor u deli eden bu matematiksel ikilem değildi sadece O Tanrı nın zihnini çözümlemeye kendini çok yakın hissetmişti ve onu iyi okuyan birisi bunu fark etmekte zorlanmayacaktır Akıl sağlığını arazi bir mesele olarak kabul edelim ya da etmeyelim şunu söylemek zorundayız Tanrı nın mutlak mevcudiyetini kabul etme biçimlerimiz onu nasıl anladığımızdan son derece farklıdır İlki için şunu diyebiliriz Tanrı yı kabul edebiliriz İkincisi için ise O nun zihninin nasıl işlediğini bilemeyiz ve hatta bunu anlamlandıramayız bile

Sarmal Kitabevi
Zaman sonsuzluk ezelilik ve ebedilik gibi kavramların genel olarak filozofları matematikçileri bilcümle üzerinde temaşa eden herkesi delirttiğine yönelik temeli pek de yanlış olmayan bir genelleme vardır Bunun sebebi ise içinde ister Tanrı nın düşünüldüğü isterse de düşünülmediği bir sonsuzluk imgesinin insanı önemsizleştirici derecede ufaltan bir dizi deneyime yol açması olabilir Cantor Gödel Boltzmann ve Turing gibi dehalar bu konular üzerine kafa yoran ama zihni rahatsızlıklarla mücadele etmek zorunda olan dehalardı Peki bu ne kadar doğrudur David Foster Wallace bir keresinde şöyle yazmıştı Sonsuzluğun Cantor u deliye döndürdüğünü söylemek Aziz George un ejderha ile savaşı kaybettiğine yas tutmak gibidir Sadece yanlış değildir aynı zamanda tahkir edici bir ifadedir Bence Cantor u deli eden bu matematiksel ikilem değildi sadece O Tanrı nın zihnini çözümlemeye kendini çok yakın hissetmişti ve onu iyi okuyan birisi bunu fark etmekte zorlanmayacaktır Akıl sağlığını arazi bir mesele olarak kabul edelim ya da etmeyelim şunu söylemek zorundayız Tanrı nın mutlak mevcudiyetini kabul etme biçimlerimiz onu nasıl anladığımızdan son derece farklıdır İlki için şunu diyebiliriz Tanrı yı kabul edebiliriz İkincisi için ise O nun zihninin nasıl işlediğini bilemeyiz ve hatta bunu anlamlandıramayız bile Yayınevi Sarmal Kitabevi Yazar Turan Argun Sezer Sayfa 466 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı 2023 Barkod 9786256885592 Kategori Araştıma İnceleme Referans

Sarmal Kitabevi
Zaman sonsuzluk ezelilik ve ebedilik gibi kavramların genel olarak filozofları matematikçileri bilcümle üzerinde temaşa eden herkesi delirttiğine yönelik temeli pek de yanlış olmayan bir genelleme vardır Bunun sebebi ise içinde ister Tanrı nın düşünüldüğü isterse de düşünülmediği bir sonsuzluk imgesinin insanı önemsizleştirici derecede ufaltan bir dizi deneyime yol açması olabilir Cantor Gödel Boltzmann ve Turing gibi dehalar bu konular üzerine kafa yoran ama zihni rahatsızlıklarla mücadele etmek zorunda olan dehalardı Peki bu ne kadar doğrudur David Foster Wallace bir keresinde şöyle yazmıştı Sonsuzluğun Cantor u deliye döndürdüğünü söylemek Aziz George un ejderha ile savaşı kaybettiğine yas tutmak gibidir Sadece yanlış değildir aynı zamanda tahkir edici bir ifadedir Bence Cantor u deli eden bu matematiksel ikilem değildi sadece O Tanrı nın zihnini çözümlemeye kendini çok yakın hissetmişti ve onu iyi okuyan birisi bunu fark etmekte zorlanmayacaktır Akıl sağlığını arazi bir mesele olarak kabul edelim ya da etmeyelim şunu söylemek zorundayız Tanrı nın mutlak mevcudiyetini kabul etme biçimlerimiz onu nasıl anladığımızdan son derece farklıdır İlki için şunu diyebiliriz Tanrı yı kabul edebiliriz İkincisi için ise O nun zihninin nasıl işlediğini bilemeyiz ve hatta bunu anlamlandıramayız bile

Sarmal
Zaman sonsuzluk ezelilik ve ebedilik gibi kavramların genel olarak filozofları matematikçileri bilcümle üzerinde temaşa eden herkesi delirttiğine yönelik temeli pek de yanlış olmayan bir genelleme vardır Bunun sebebi ise içinde ister Tanrı nın düşünüldüğü isterse de düşünülmediği bir sonsuzluk imgesinin insanı önemsizleştirici derecede ufaltan bir dizi deneyime yol açması olabilir Cantor Gödel Boltzmann ve Turing gibi dehalar bu konular üzerine kafa yoran ama zihni rahatsızlıklarla mücadele etmek zorunda olan dehalardı Peki bu ne kadar doğrudur David Foster Wallace bir keresinde şöyle yazmıştı Sonsuzluğun Cantor u deliye döndürdüğünü söylemek Aziz George un ejderha ile savaşı kaybettiğine yas tutmak gibidir Sadece yanlış değildir aynı zamanda tahkir edici bir ifadedir Bence Cantor u deli eden bu matematiksel ikilem değildi sadece O Tanrı nın zihnini çözümlemeye kendini çok yakın hissetmişti ve onu iyi okuyan birisi bunu fark etmekte zorlanmayacaktır Akıl sağlığını arazi bir mesele olarak kabul edelim ya da etmeyelim şunu söylemek zorundayız Tanrı nın mutlak mevcudiyetini kabul etme biçimlerimiz onu nasıl anladığımızdan son derece farklıdır İlki için şunu diyebiliriz Tanrı yı kabul edebiliriz İkincisi için ise O nun zihninin nasıl işlediğini bilemeyiz ve hatta bunu anlamlandıramayız bile

Sarmal Kitabevi
Zaman sonsuzluk ezelilik ve ebedilik gibi kavramların genel olarak filozofları matematikçileri bilcümle üzerinde temaşa eden herkesi delirttiğine yönelik temeli pek de yanlış olmayan bir genelleme vardır Bunun sebebi ise içinde ister Tanrı nın düşünüldüğü isterse de düşünülmediği bir sonsuzluk imgesinin insanı önemsizleştirici derecede ufaltan bir dizi deneyime yol açması olabilir Cantor Gödel Boltzmann ve Turing gibi dehalar bu konular üzerine kafa yoran ama zihni rahatsızlıklarla mücadele etmek zorunda olan dehalardı Peki bu ne kadar doğrudur David Foster Wallace bir keresinde şöyle yazmıştı Sonsuzluğun Cantor u deliye döndürdüğünü söylemek Aziz George un ejderha ile savaşı kaybettiğine yas tutmak gibidir Sadece yanlış değildir aynı zamanda tahkir edici bir ifadedir Bence Cantor u deli eden bu matematiksel ikilem değildi sadece O Tanrı nın zihnini çözümlemeye kendini çok yakın hissetmişti ve onu iyi okuyan birisi bunu fark etmekte zorlanmayacaktır Akıl sağlığını arazi bir mesele olarak kabul edelim ya da etmeyelim şunu söylemek zorundayız Tanrı nın mutlak mevcudiyetini kabul etme biçimlerimiz onu nasıl anladığımızdan son derece farklıdır İlki için şunu diyebiliriz Tanrı yı kabul edebiliriz İkincisi için ise O nun zihninin nasıl işlediğini bilemeyiz ve hatta bunu anlamlandıramayız bile