Zaman Yeli — Gürsel Korat

Zaman Yeli
Gürsel KoratYapı Kredi Yayınları ( YKY )
Zaman Yeli
Gürsel KoratGeçmiş neydi Yaşanıp bitmiş bir düş Zaman neydi Şimdi Zamanın geçişi duruşlara benziyor Zaman geçip gitti derken maddenin biçim ve yer değiştirdiğini söylemiş oluyoruz yalnızca çünkü zaman bir soyutlamadan başka bir şey değil diyen Gürsel Korat tan tarihsel bilinçaltını zaman la kazıyan ve yeniden kuran bir roman Babai İsyanını nın ardından Moğol istilasıyla sarsılan Selçuklu ülkesinde Kapadokya nın her göreni afallatan çok dinli çok dilli büyülü topraklarında dolaşıp duran kör bir Latin askeri ile İnsan sevmeyen zalimler nasıl tanrı adına hükmederler diyen sağır bir kilise ressamının zamanın tozunu attıran hikâyesidir Zaman Yeli nde anlatılan İsyancılara karşı Selçuklu askerleriyle birlikte savaşıp esir düşen sonra da kendilerini yollara vuran Kör Leon ile Sağır Dimitri nin yöredeki sıradışı varlığı beyinden ırgatına papazından dervişine bölgenin çaresiz insanları için yeni bir isyanın kıvılcımı haline gelecek hiçbir şeye inancı kalmamış Emîr Haydar ı bile değiştiren bu dünya depremi dinleri ve mezhepleri kaynaştırıp Kapadokya nın karanlık yeraltı şehirlerini umutla aydınlatan insanca bir yaşamın müjdecisi olacaktır TADIMLIK Zaman geçip gidiyor ve yaşananların düş olup olmadığı bile bilinmiyor Az önceki zamanın bile Zamanın geçişi duruşlara benziyor Biraz önce alnımda duran elim sanki şimdi dizimin üstünde değil sanki hareket denen şey yalan Sanki zaman diye bir şey yok Geçmiş ve gelecek diye bir şey yok şimdiki zaman da yok Nesneler yer değiştiriyor biz de buna zaman diyoruz Bazı gecelerde iri inci taneleri gibi nazlı yıldızlarıyla salınan gökyüzüne baktığımda elimin altından akıp giden zaman yelini anımsıyor onun sırtını sıvazlıyorum Elimin altından mı gelip geçmişti o aslan yeli Vasili nin baykuş yüzündeki hırçınlığa tanık olmuş muydum hiç

Yapı Kredi Yayınları
çev. Devrim Çakır
Geçmiş neydi Yaşanıp bitmiş bir düş Zaman neydi Şimdi

İletişim Yayınları
Geçmişi yeniden kuran bir ütopya İsyancılara karşı Selçuklu safında çarpışıp esir düşmüş kör askerle sağır kilise ressamının Moğol istilası yıllarında Kapadokya nın yeraltı âleminde dinleri mezhepleri kaynaştıran bir ortaklaşmacı hayatın ortaya çıkışına varan macerası Vücudumuzdaki her şey dünyayla yaşıttır bu nedenle benim hem otuzdört yaşında hem de altı milyar yaşında olduğum doğrudur Zamanın geçişi duruşlara benziyor Zaman geçip gitti derken maddenin biçim ve yer değiştirdiğini söylemiş oluyoruz yalnızca çünkü zaman bir soyutlamadan başka bir şey değil Bu yüzden olmalı Kapadokya nın geçip gitmiş zamanına en az biçim değiştirdiği yerlerden girip çıktığımda kendimi tarihsel kurgu yapayım derken tarihsel zaman bulmuş düş definecisi gibi hissettim Dil ve zaman ilişkisi bir yazarın arkeolojik arka planı dır oradan hiçbir anlamı olmayan böcek ölüleri de çıkar bir heykel de Günlük dilde ikona diyoruz yeraltı şehirlerinden sözediyoruz Haydar Vasili veya Dimitri adlarını söyleyip geçiyoruz Oysa tarihsel bilinçaltı nı biraz kazıyınca doğada hiçbir şeyin yok olmadığını yalnızca biçim değiştirdiğini anlamamız kolaylaşıyor Tıpkı bir noktadan diğer noktaya yer değiştiren hava akımı gibi Yel gibi Zaman gibi Zaman Yeli gibi

İLETİŞİM YAYINLARI
Geçmişi yeniden kuran bir ütopya İsyancılara karşı Selçuklu safında çarpışıp esir düşmüş kör askerle sağır kilise ressamının Moğol istilası yıllarında Kapadokya nın yeraltı âleminde dinleri mezhepleri kaynaştıran bir ortaklaşmacı hayatın ortaya çıkışına varan macerası Vücudumuzdaki her şey dünyayla yaşıttır bu nedenle benim hem otuzdört yaşında hem de altı milyar yaşında olduğum doğrudur Zamanın geçişi duruşlara benziyor n Zaman geçip gitti derken maddenin biçim ve yer değiştirdiğini söylemiş oluyoruz yalnızca çünkü zaman bir soyutlamadan başka bir şey değil Bu yüzden olmalı Kapadokya nın geçip gitmiş zamanına en az biçim değiştirdiği yerlerden girip çıktığımda kendimi tarihsel kurgu yapayım derken tarihsel zaman bulmuş düş definecisi gibi hissettim n Dil ve zaman ilişkisi bir yazarın arkeolojik arka planı dır oradan hiçbir anlamı olmayan böcek ölüleri de çıkar bir heykel de Günlük dilde ikona diyoruz yeraltı şehirlerinden sözediyoruz Haydar Vasili veya Dimitri adlarını söyleyip geçiyoruz Oysa tarihsel bilinçaltı nı biraz kazıyınca doğada hiçbir şeyin yok olmadığını yalnızca biçim değiştirdiğini anlamamız kolaylaşıyor n Tıpkı bir noktadan diğer noktaya yer değiştiren hava akımı gibi Yel gibi Zaman gibi Zaman Yeli gibi GÜRSEL KORAT 1994

YAPI KREDİ YAYINLARI
Geçmiş neydi Yaşanıp bitmiş bir düş Zaman neydi Şimdi Zamanın geçişi duruşlara benziyor Zaman geçip gitti derken maddenin biçim ve yer değiştirdiğini söylemiş oluyoruz yalnızca çünkü zaman bir soyutlamadan başka bir şey değil diyen Gürsel Korat tan tarihsel bilinçaltını zaman la kazıyan ve yeniden kuran bir roman Babai İsyanını nın ardından Moğol istilasıyla sarsılan Selçuklu ülkesinde Kapadokya nın her göreni afallatan çok dinli çok dilli büyülü topraklarında dolaşıp duran kör bir Latin askeri ile İnsan sevmeyen zalimler nasıl tanrı adına hükmederler diyen sağır bir kilise ressamının zamanın tozunu attıran hikâyesidir Zaman Yeli nde anlatılan İsyancılara karşı Selçuklu askerleriyle birlikte savaşıp esir düşen sonra da kendilerini yollara vuran Kör Leon ile Sağır Dimitri nin yöredeki sıradışı varlığı beyinden ırgatına papazından dervişine bölgenin çaresiz insanları için yeni bir isyanın kıvılcımı haline gelecek hiçbir şeye inancı kalmamış Emîr Haydar ı bile değiştiren bu dünya depremi dinleri ve mezhepleri kaynaştırıp Kapadokya nın karanlık yeraltı şehirlerini umutla aydınlatan insanca bir yaşamın müjdecisi olacaktır Zaman geçip gidiyor ve yaşananların düş olup olmadığı bile bilinmiyor Az önceki zamanın bile Zamanın geçişi duruşlara benziyor Biraz önce alnımda duran elim sanki şimdi dizimin üstünde değil sanki hareket denen şey yalan Sanki zaman diye bir şey yok Geçmiş ve gelecek diye bir şey yok şimdiki zaman da yok Nesneler yer değiştiriyor biz de buna zaman diyoruz Bazı gecelerde iri inci taneleri gibi nazlı yıldızlarıyla salınan gökyüzüne baktığımda elimin altından akıp giden zaman yelini anımsıyor onun sırtını sıvazlıyorum Elimin altından mı gelip geçmişti o aslan yeli Vasili nin baykuş yüzündeki hırçınlığa tanık olmuş muydum hiç