Zamanın Kapısı — Sibel Ulu Aşkar

Zamanın Kapısı
Sibel Ulu AşkarFavori Yayınları
Zamanın Kapısı
Sibel Ulu AşkarBu kitapta kökleri sevgiyle sulanmış zeytin ağaçlarının gölgesinde oynayan cömert portakal ağaçlarının altında hayal kuran çocuklar var Yedi kaynaktan su doldurmak su kenarında dilekler tutmak için akşamdan sözleşen genç kızlar mahalledeki teyzeler nineler var Bilgelik üzerine kurulu sıcak anıların arasında kesilen her dal için yüreğe dikilen bir fidan tohumdan ağaca acıdan şifaya uzanan bir yol var Öykülerdeki sözcükler ipe dizilen narçiçekleri kadar narin cesur yürekli orman perileri kadar gözü pek duygularla örülü Bu kitap sadece şiir gibi öykülerle değil Antakya nın binlerce yıllık kültürel nefesiyle yoğruluyor Öykülerde duyacağınız sesler medeniyetlerin harman olduğu farklı dil ve inançların aynı sofrada buluştuğu bereketin ve dayanışmanın kadim topraklarından geliyor Bu öykülerle Antakya da insanın sadece toprağı değil umudu da ektiğini göreceksiniz Sibel Öğretmen yağmurun coşkusunu denizin dinginliğini yeşillenen tohumun müjdesini bu toprakların kültürel ikliminde harmanlayıp her biri armağan gibi olan öykülere dönüştürüyor Bugün tam da böyle bir umuda tam da böyle bir armağana ihtiyacımız var Sibel Ulu Aşkar öykülerini anlatmaya başlarken Tarihin elinde tuttuğu başak elden ele dolaşıp çoğalmalıydı ve sahibine ulaşmalıydı demiş ve o başağı sahibine emanet etmiş Çocuklara Daha şimdiden kitabın şiir gibi diliyle ve okuyan her çocuğun kitapta kendisine ayrılan bölüme bezediği renklerle başağın filizlendiğini büyüdüğünü görüyorum Başak umuda umut tohuma tohum ise yepyeni bir ormana dönüşecek Tıpkı anka kuşu gibi tıpkı güzel Antakya gibi Prof Dr Şerife Yalçınkaya Tanıtım Bülteninden

Favori Yayınları
Bu kitapta kökleri sevgiyle sulanmış zeytin ağaçlarının gölgesinde oynayan cömert portakal ağaçlarının altında hayal kuran çocuklar var Yedi kaynaktan su doldurmak su kenarında dilekler tutmak için akşamdan sözleşen genç kızlar mahalledeki teyzeler nineler var Bilgelik üzerine kurulu sıcak anıların arasında kesilen her dal için yüreğe dikilen bir fidan tohumdan ağaca acıdan şifaya uzanan bir yol var Öykülerdeki sözcükler ipe dizilen narçiçekleri kadar narin cesur yürekli orman perileri kadar gözü pek duygularla örülü Bu kitap sadece şiir gibi öykülerle değil Antakya nın binlerce yıllık kültürel nefesiyle yoğruluyor Öykülerde duyacağınız sesler medeniyetlerin harman olduğu farklı dil ve inançların aynı sofrada buluştuğu bereketin ve dayanışmanın kadim topraklarından geliyor Bu öykülerle Antakya da insanın sadece toprağı değil umudu da ektiğini göreceksiniz Sibel Öğretmen yağmurun coşkusunu denizin dinginliğini yeşillenen tohumun müjdesini bu toprakların kültürel ikliminde harmanlayıp her biri armağan gibi olan öykülere dönüştürüyor Bugün tam da böyle bir umuda tam da böyle bir armağana ihtiyacımız var Sibel Ulu Aşkar öykülerini anlatmaya başlarken Tarihin elinde tuttuğu başak elden ele dolaşıp çoğalmalıydı ve sahibine ulaşmalıydı demiş ve o başağı sahibine emanet etmiş Çocuklara Daha şimdiden kitabın şiir gibi diliyle ve okuyan her çocuğun kitapta kendisine ayrılan bölüme bezediği renklerle başağın filizlendiğini büyüdüğünü görüyorum Başak umuda umut tohuma tohum ise yepyeni bir ormana dönüşecek Tıpkı anka kuşu gibi tıpkı güzel Antakya gibi Prof Dr Şerife Yalçınkaya

Favori Yayınları
Bu kitapta kökleri sevgiyle sulanmış zeytin ağaçlarının gölgesinde oynayan cömert portakal ağaçlarının altında hayal kuran çocuklar var Yedi kaynaktan su doldurmak su kenarında dilekler tutmak için akşamdan sözleşen genç kızlar mahalledeki teyzeler nineler var Bilgelik üzerine kurulu sıcak anıların arasında kesilen her dal için yüreğe dikilen bir fidan tohumdan ağaca acıdan şifaya uzanan bir yol var Öykülerdeki sözcükler ipe dizilen narçiçekleri kadar narin cesur yürekli orman perileri kadar gözü pek duygularla örülü Bu kitap sadece şiir gibi öykülerle değil Antakya nın binlerce yıllık kültürel nefesiyle yoğruluyor Öykülerde duyacağınız sesler medeniyetlerin harman olduğu farklı dil ve inançların aynı sofrada buluştuğu bereketin ve dayanışmanın kadim topraklarından geliyor Bu öykülerle Antakya da insanın sadece toprağı değil umudu da ektiğini göreceksiniz Sibel Öğretmen yağmurun coşkusunu denizin dinginliğini yeşillenen tohumun müjdesini bu toprakların kültürel ikliminde harmanlayıp her biri armağan gibi olan öykülere dönüştürüyor Bugün tam da böyle bir umuda tam da böyle bir armağana ihtiyacımız var Sibel Ulu Aşkar öykülerini anlatmaya başlarken Tarihin elinde tuttuğu başak elden ele dolaşıp çoğalmalıydı ve sahibine ulaşmalıydı demiş ve o başağı sahibine emanet etmiş Çocuklara Daha şimdiden kitabın şiir gibi diliyle ve okuyan her çocuğun kitapta kendisine ayrılan bölüme bezediği renklerle başağın filizlendiğini büyüdüğünü görüyorum Başak umuda umut tohuma tohum ise yepyeni bir ormana dönüşecek Tıpkı anka kuşu gibi tıpkı güzel Antakya gibi Prof Dr Şerife Yalçınkaya

Favori Yayınları
Bu kitapta kökleri sevgiyle sulanmış zeytin ağaçlarının gölgesinde oynayan cömert portakal ağaçlarının altında hayal kuran çocuklar var Yedi kaynaktan su doldurmak su kenarında dilekler tutmak için akşamdan sözleşen genç kızlar mahalledeki teyzeler nineler var Bilgelik üzerine kurulu sıcak anıların arasında kesilen her dal için yüreğe dikilen bir fidan tohumdan ağaca acıdan şifaya uzanan bir yol var Öykülerdeki sözcükler ipe dizilen narçiçekleri kadar narin cesur yürekli orman perileri kadar gözü pek duygularla örülü Bu kitap sadece şiir gibi öykülerle değil Antakya nın binlerce yıllık kültürel nefesiyle yoğruluyor Öykülerde duyacağınız sesler medeniyetlerin harman olduğu farklı dil ve inançların aynı sofrada buluştuğu bereketin ve dayanışmanın kadim topraklarından geliyor Bu öykülerle Antakya da insanın sadece toprağı değil umudu da ektiğini göreceksiniz Sibel Öğretmen yağmurun coşkusunu denizin dinginliğini yeşillenen tohumun müjdesini bu toprakların kültürel ikliminde harmanlayıp her biri armağan gibi olan öykülere dönüştürüyor Bugün tam da böyle bir umuda tam da böyle bir armağana ihtiyacımız var Sibel Ulu Aşkar öykülerini anlatmaya başlarken Tarihin elinde tuttuğu başak elden ele dolaşıp çoğalmalıydı ve sahibine ulaşmalıydı demiş ve o başağı sahibine emanet etmiş Çocuklara Daha şimdiden kitabın şiir gibi diliyle ve okuyan her çocuğun kitapta kendisine ayrılan bölüme bezediği renklerle başağın filizlendiğini büyüdüğünü görüyorum Başak umuda umut tohuma tohum ise yepyeni bir ormana dönüşecek Tıpkı anka kuşu gibi tıpkı güzel Antakya gibi Prof Dr Şerife Yalçınkaya

Favori Yayınları
Bu kitapta kökleri sevgiyle sulanmış zeytin ağaçlarının gölgesinde oynayan cömert portakal ağaçlarının altında hayal kuran çocuklar var Yedi kaynaktan su doldurmak su kenarında dilekler tutmak için akşamdan sözleşen genç kızlar mahalledeki teyzeler nineler var Bilgelik üzerine kurulu sıcak anıların arasında kesilen her dal için yüreğe dikilen bir fidan tohumdan ağaca acıdan şifaya uzanan bir yol var Öykülerdeki sözcükler ipe dizilen narçiçekleri kadar narin cesur yürekli orman perileri kadar gözü pek duygularla örülü Bu kitap sadece şiir gibi öykülerle değil Antakya nın binlerce yıllık kültürel nefesiyle yoğruluyor Öykülerde duyacağınız sesler medeniyetlerin harman olduğu farklı dil ve inançların aynı sofrada buluştuğu bereketin ve dayanışmanın kadim topraklarından geliyor Bu öykülerle Antakya da insanın sadece toprağı değil umudu da ektiğini göreceksiniz Sibel Öğretmen yağmurun coşkusunu denizin dinginliğini yeşillenen tohumun müjdesini bu toprakların kültürel ikliminde harmanlayıp her biri armağan gibi olan öykülere dönüştürüyor Bugün tam da böyle bir umuda tam da böyle bir armağana ihtiyacımız var Sibel Ulu Aşkar öykülerini anlatmaya başlarken Tarihin elinde tuttuğu başak elden ele dolaşıp çoğalmalıydı ve sahibine ulaşmalıydı demiş ve o başağı sahibine emanet etmiş Çocuklara Daha şimdiden kitabın şiir gibi diliyle ve okuyan her çocuğun kitapta kendisine ayrılan bölüme bezediği renklerle başağın filizlendiğini büyüdüğünü görüyorum Başak umuda umut tohuma tohum ise yepyeni bir ormana dönüşecek Tıpkı anka kuşu gibi tıpkı güzel Antakya gibi Prof Dr Şerife Yalçınkaya

Favori
Bu kitapta kökleri sevgiyle sulanmış zeytin ağaçlarının gölgesinde oynayan cömert portakal ağaçlarının altında hayal kuran çocuklar var Yedi kaynaktan su doldurmak su kenarında dilekler tutmak için akşamdan sözleşen genç kızlar mahalledeki teyzeler nineler var Bilgelik üzerine kurulu sıcak anıların arasında kesilen her dal için yüreğe dikilen bir fidan tohumdan ağaca acıdan şifaya uzanan bir yol var Öykülerdeki sözcükler ipe dizilen narçiçekleri kadar narin cesur yürekli orman perileri kadar gözü pek duygularla örülü Bu kitap sadece şiir gibi öykülerle değil Antakya nın binlerce yıllık kültürel nefesiyle yoğruluyor Öykülerde duyacağınız sesler medeniyetlerin harman olduğu farklı dil ve inançların aynı sofrada buluştuğu bereketin ve dayanışmanın kadim topraklarından geliyor Bu öykülerle Antakya da insanın sadece toprağı değil umudu da ektiğini göreceksiniz Sibel Öğretmen yağmurun coşkusunu denizin dinginliğini yeşillenen tohumun müjdesini bu toprakların kültürel ikliminde harmanlayıp her biri armağan gibi olan öykülere dönüştürüyor Bugün tam da böyle bir umuda tam da böyle bir armağana ihtiyacımız var Sibel Ulu Aşkar öykülerini anlatmaya başlarken Tarihin elinde tuttuğu başak elden ele dolaşıp çoğalmalıydı ve sahibine ulaşmalıydı demiş ve o başağı sahibine emanet etmiş Çocuklara Daha şimdiden kitabın şiir gibi diliyle ve okuyan her çocuğun kitapta kendisine ayrılan bölüme bezediği renklerle başağın filizlendiğini büyüdüğünü görüyorum Başak umuda umut tohuma tohum ise yepyeni bir ormana dönüşecek Tıpkı anka kuşu gibi tıpkı güzel Antakya gibi Prof Dr Şerife Yalçınkaya

Favori Yayınları
Bu kitapta kökleri sevgiyle sulanmış zeytin ağaçlarının gölgesinde oynayan cömert portakal ağaçlarının altında hayal kuran çocuklar var Yedi kaynaktan su doldurmak su kenarında dilekler tutmak için akşamdan sözleşen genç kızlar mahalledeki teyzeler nineler var Bilgelik üzerine kurulu sıcak anıların arasında kesilen her dal için yüreğe dikilen bir fidan tohumdan ağaca acıdan şifaya uzanan bir yol var Öykülerdeki sözcükler ipe dizilen narçiçekleri kadar narin cesur yürekli orman perileri kadar gözü pek duygularla örülü Bu kitap sadece şiir gibi öykülerle değil Antakya nın binlerce yıllık kültürel nefesiyle yoğruluyor Öykülerde duyacağınız sesler medeniyetlerin harman olduğu farklı dil ve inançların aynı sofrada buluştuğu bereketin ve dayanışmanın kadim topraklarından geliyor Bu öykülerle Antakya da insanın sadece toprağı değil umudu da ektiğini göreceksiniz Sibel Öğretmen yağmurun coşkusunu denizin dinginliğini yeşillenen tohumun müjdesini bu toprakların kültürel ikliminde harmanlayıp her biri armağan gibi olan öykülere dönüştürüyor Bugün tam da böyle bir umuda tam da böyle bir armağana ihtiyacımız var Sibel Ulu Aşkar öykülerini anlatmaya başlarken Tarihin elinde tuttuğu başak elden ele dolaşıp çoğalmalıydı ve sahibine ulaşmalıydı demiş ve o başağı sahibine emanet etmiş Çocuklara Daha şimdiden kitabın şiir gibi diliyle ve okuyan her çocuğun kitapta kendisine ayrılan bölüme bezediği renklerle başağın filizlendiğini büyüdüğünü görüyorum Başak umuda umut tohuma tohum ise yepyeni bir ormana dönüşecek Tıpkı anka kuşu gibi tıpkı güzel Antakya gibi Prof Dr Şerife Yalçınkaya