Zamanın Kül Dediği — Ömer Burçin Özkişi

Zamanın Kül Dediği
Ömer Burçin ÖzkişiAnima Yayınları

Anima Yayınları
Zamanın Kül Dediği Ömer Burçin Özkişi şiir 56 sayfa 13 5 x 19 5 cm Temmuz 2020 1 basım ISBN 978 605 06743 1 6 Ömer Burçin Özkişi yeni şiir kitabı Zamanın Kül Dediği ile okuruyla buluşuyor küle dönmüş yaraların kabuğu savruluyor yosun tutmuş rüzgârlarca bekliyorum bir boş kümenin ortasında çemberine asılı parmaklarım geçmişimi çekiştiriyorum geleceğin sofrasına iştahlı bir çocuktur hayat silip süpürüyor sofrada ne bulduysa anlamını kavrayamadığım cümlelerin kuytusunda ateşler yakıyorum sabaha karşı güneş ürkütüyor beni korkuyorum zift karası akşamlardan yolumuz uzun ve hep asfalt boylarında el ele yürümek de mümkün şimdi kafa kafaya çarpışmak da

Anima Yayınları
Küle dönmüş yaraların kabuğu Savruluyor yosun tutmuş rüzgârlarca Bekliyorum bir boş kümenin ortasında Çemberine asılı parmaklarım Geçmişimi çekiştiriyorum geleceğin sofrasına İştahlı bir çocuktur hayat Silip süpürüyor sofrada ne bulduysa Anlamını kavrayamadığım cümlelerin kuytusunda Ateşler yakıyorum sabaha karşı Güneş ürkütüyor beni Korkuyorum zift karası akşamlardan Yolumuz uzun ve hep asfalt boylarında El ele yürümek de mümkün şimdi Kafa kafaya çarpışmak da

Anima Yayınları
Küle dönmüş yaraların kabuğuSavruluyor yosun tutmuş rüzgârlarcaBekliyorum bir boş kümenin ortasındaÇemberine asılı parmaklarımGeçmişimi çekiştiriyorum geleceğin sofrasınaİştahlı bir çocuktur hayatSilip süpürüyor sofrada ne bulduysaAnlamını kavrayamadığım cümlelerin kuytusundaAteşler yakıyorum sabaha karşıGüneş ürkütüyor beniKorkuyorum zift karası akşamlardanYolumuz uzun ve hep asfalt boylarındaEl ele yürümek de mümkün şimdiKafa kafaya çarpışmak da

Anima Yayınları
Küle dönmüş yaraların kabuğu Savruluyor yosun tutmuş rüzgârlarca Bekliyorum bir boş kümenin ortasında Çemberine asılı parmaklarım Geçmişimi çekiştiriyorum geleceğin sofrasına İştahlı bir çocuktur hayat Silip süpürüyor sofrada ne bulduysa Anlamını kavrayamadığım cümlelerin kuytusunda Ateşler yakıyorum sabaha karşı Güneş ürkütüyor beni Korkuyorum zift karası akşamlardan Yolumuz uzun ve hep asfalt boylarında El ele yürümek de mümkün şimdi Kafa kafaya çarpışmak da

Anima
Küle dönmüş yaraların kabuğu Savruluyor yosun tutmuş rüzgârlarca Bekliyorum bir boş kümenin ortasında Çemberine asılı parmaklarım Geçmişimi çekiştiriyorum geleceğin sofrasına İştahlı bir çocuktur hayat Silip süpürüyor sofrada ne bulduysa Anlamını kavrayamadığım cümlelerin kuytusunda Ateşler yakıyorum sabaha karşı Güneş ürkütüyor beni Korkuyorum zift karası akşamlardan Yolumuz uzun ve hep asfalt boylarında El ele yürümek de mümkün şimdi Kafa kafaya çarpışmak da