MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Zamanın Tozu — Uğur Erkman

Zamanın Tozu
208,00
RomanTürk EdebiyatıROMAN ÖYKÜ

Zamanın Tozu

Uğur Erkman

Cinius Yayınları

2017174 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Zamanın Tozu

Uğur Erkman

yürüdüğün yol çatallaşınca ki en kötüsü budur istemesen de ihanet etmiş olabilirsin Sakin bir kış günüydü ama Ada nın batısındaki koyu yağmur yüklü bulutların arasından görünüp kaybolan sessiz şimşek parıltıları bu sükûnetin uzun sürmeyeceğinin habercisiydi Tekne iskeleye yanaşınca kalktım Birkaç saate döneriz dedim kaptana Yağmur çiselemeye başlamıştı Ağır adımlarla yokuşu tırmandım Yıllar önce bize kapıyı açan görevli yoktu Menteşeleri gıcırdayan ağır kapıyı itip açtım Yolun iki yanındaki ağaçlarda portakallar sarı sarı bakıyordu bazıları kopmuş yere düşmüştü O göz alıcı bahçenin bakımsız terk edilmiş hâli alçalmış bulutların karanlığında daha da kasvetli görünüyordu Süpürülmemiş yapraklara basarak verandanın merdivenlerinden çıktım Camlardan içeride yanan şöminenin alevleri gözüküyordu Kapıyı açıp içeri girdim Oradaydı Tekerlekli sandalyesinde oturuyordu Başı öne düşmüştü Ayak seslerime bir hastabakıcı geldi Uyuyakalmış dedi karşısına bir iskemle çekip oturdum Hissetti gözlerini açtı çok kısa bir süre baktı ilk tanıştığımızda olduğu gibi Teşekkür ederim diye elini uzattı Geleceğinizi biliyordum İşgal altındaki İstanbul un karanlık kışı Anadolu ya silah kaçıran mavnacılar onları ihbar eden bir muhbir ve yıllar sonra çıkıp gelen bir intikamcı İstanbul da başlayıp Lozan a Midilli ye ve küçük bir Ege kasabasına kadar geniş bir coğrafyaya yüzyılın başından günümüze kadar geniş bir zamana yayılan mekanlar ve zamanlar arasında gidip gelen iyi kurgulanmış iyi anlatılmış sürükleyici bir roman Zamanın ince tozuyla örtülmüş sırların vicdan azaplarının unutulmayan bir ihanetin ve gecikmiş bir intikamın hikâyesi

Şehadet Kitap
211,20

Cinius Yayınları

2017174 sf.
Şehadet Kitap

yürüdüğün yol çatallaşınca ki en kötüsü budur istemesen de ihanet etmiş olabilirsin Sakin bir kış günüydü ama Ada nın batısındaki koyu yağmur yüklü bulutların arasından görünüp kaybolan sessiz şimşek parıltıları bu sükûnetin uzun sürmeyeceğinin habercisiydi Tekne iskeleye yanaşınca kalktım Birkaç saate döneriz dedim kaptana Yağmur çiselemeye başlamıştı Ağır adımlarla yokuşu tırmandım Yıllar önce bize kapıyı açan görevli yoktu Menteşeleri gıcırdayan ağır kapıyı itip açtım Yolun iki yanındaki ağaçlarda portakallar sarı sarı bakıyordu bazıları kopmuş yere düşmüştü O göz alıcı bahçenin bakımsız terk edilmiş hâli alçalmış bulutların karanlığında daha da kasvetli görünüyordu Süpürülmemiş yapraklara basarak verandanın merdivenlerinden çıktım Camlardan içeride yanan şöminenin alevleri gözüküyordu Kapıyı açıp içeri girdim Oradaydı Tekerlekli sandalyesinde oturuyordu Başı öne düşmüştü Ayak seslerime bir hastabakıcı geldi Uyuyakalmış dedi karşısına bir iskemle çekip oturdum Hissetti gözlerini açtı çok kısa bir süre baktı ilk tanıştığımızda olduğu gibi Teşekkür ederim diye elini uzattı Geleceğinizi biliyordum İşgal altındaki İstanbul un karanlık kışı Anadolu ya silah kaçıran mavnacılar onları ihbar eden bir muhbir ve yıllar sonra çıkıp gelen bir intikamcı İstanbul da başlayıp Lozan a Midilli ye ve küçük bir Ege kasabasına kadar geniş bir coğrafyaya yüzyılın başından günümüze kadar geniş bir zamana yayılan mekanlar ve zamanlar arasında gidip gelen iyi kurgulanmış iyi anlatılmış sürükleyici bir roman Zamanın ince tozuyla örtülmüş sırların vicdan azaplarının unutulmayan bir ihanetin ve gecikmiş bir intikamın hikâyesi

Nobel Kitap
246,40

Cinius Yayınları

2017174 sf.
Ciltsiz13x20 cm2. Hamur
Nobel Kitap

yürüdüğün yol çatallaşınca ki en kötüsü budur istemesen de ihanet etmiş olabilirsin Sakin bir kış günüydü ama Ada nın batısındaki koyu yağmur yüklü bulutların arasından görünüp kaybolan sessiz şimşek parıltıları bu sükûnetin uzun sürmeyeceğinin habercisiydi Tekne iskeleye yanaşınca kalktım Birkaç saate döneriz dedim kaptana Yağmur çiselemeye başlamıştı Ağır adımlarla yokuşu tırmandım Yıllar önce bize kapıyı açan görevli yoktu Menteşeleri gıcırdayan ağır kapıyı itip açtım Yolun iki yanındaki ağaçlarda portakallar sarı sarı bakıyordu bazıları kopmuş yere düşmüştü O göz alıcı bahçenin bakımsız terk edilmiş hâli alçalmış bulutların karanlığında daha da kasvetli görünüyordu Süpürülmemiş yapraklara basarak verandanın merdivenlerinden çıktım Camlardan içeride yanan şöminenin alevleri gözüküyordu Kapıyı açıp içeri girdim Oradaydı Tekerlekli sandalyesinde oturuyordu Başı öne düşmüştü Ayak seslerime bir hastabakıcı geldi Uyuyakalmış dedi karşısına bir iskemle çekip oturdum Hissetti gözlerini açtı çok kısa bir süre baktı ilk tanıştığımızda olduğu gibi Teşekkür ederim diye elini uzattı Geleceğinizi biliyordum İşgal altındaki İstanbul un karanlık kışı Anadolu ya silah kaçıran mavnacılar onları ihbar eden bir muhbir ve yıllar sonra çıkıp gelen bir intikamcı İstanbul da başlayıp Lozan a Midilli ye ve küçük bir Ege kasabasına kadar geniş bir coğrafyaya yüzyılın başından günümüze kadar geniş bir zamana yayılan mekanlar ve zamanlar arasında gidip gelen iyi kurgulanmış iyi anlatılmış sürükleyici bir roman Zamanın ince tozuyla örtülmüş sırların vicdan azaplarının unutulmayan bir ihanetin ve gecikmiş bir intikamın hikâyesi

Pandora
272,00

Cinius

2017174 sf.
Pandora

yürüdüğün yol çatallaşınca ki en kötüsü budur istemesen de ihanet etmiş olabilirsin Sakin bir kış günüydü ama Ada nın batısındaki koyu yağmur yüklü bulutların arasından görünüp kaybolan sessiz şimşek parıltıları bu sükûnetin uzun sürmeyeceğinin habercisiydi Tekne iskeleye yanaşınca kalktım Birkaç saate döneriz dedim kaptana Yağmur çiselemeye başlamıştı Ağır adımlarla yokuşu tırmandım Yıllar önce bize kapıyı açan görevli yoktu Menteşeleri gıcırdayan ağır kapıyı itip açtım Yolun iki yanındaki ağaçlarda portakallar sarı sarı bakıyordu bazıları kopmuş yere düşmüştü O göz alıcı bahçenin bakımsız terk edilmiş hâli alçalmış bulutların karanlığında daha da kasvetli görünüyordu Süpürülmemiş yapraklara basarak verandanın merdivenlerinden çıktım Camlardan içeride yanan şöminenin alevleri gözüküyordu Kapıyı açıp içeri girdim Oradaydı Tekerlekli sandalyesinde oturuyordu Başı öne düşmüştü Ayak seslerime bir hastabakıcı geldi Uyuyakalmış dedi karşısına bir iskemle çekip oturdum Hissetti gözlerini açtı çok kısa bir süre baktı ilk tanıştığımızda olduğu gibi Teşekkür ederim diye elini uzattı Geleceğinizi biliyordum İşgal altındaki İstanbul un karanlık kışı Anadolu ya silah kaçıran mavnacılar onları ihbar eden bir muhbir ve yıllar sonra çıkıp gelen bir intikamcı İstanbul da başlayıp Lozan a Midilli ye ve küçük bir Ege kasabasına kadar geniş bir coğrafyaya yüzyılın başından günümüze kadar geniş bir zamana yayılan mekanlar ve zamanlar arasında gidip gelen iyi kurgulanmış iyi anlatılmış sürükleyici bir roman Zamanın ince tozuyla örtülmüş sırların vicdan azaplarının unutulmayan bir ihanetin ve gecikmiş bir intikamın hikâyesi