MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Zemahşeri de Akıl Vahiy İlişkisi — Adem Eryiğit

Zemahşeri de Akıl Vahiy İlişkisi
227,50
GenelİlahiyatKur ân İncelemeleri

Zemahşeri de Akıl Vahiy İlişkisi

Adem Eryiğit

ÇIRA AKADEMİ

2021253 sf.
Karton Kapak13.50x21.002. HamurTürkçe
Çıra KitapEn ucuz

Zemahşeri de Akıl Vahiy İlişkisi

Adem Eryiğit

İslam düşünce tarihinde Kur an ı anlamaya yönelik çabalar Kur an a farklı yaklaşımların ortaya çıkmasına yol açmıştır Genel anlamda aklın bilgi elde edilmesini sağlayan bir vasıta olduğu konusunda İslam âlimleri ittifak halinde olmuşlardır Ancak varlığı olayları dinî meseleleri ve dinî hükümleri kavrama konusundaki aklın gücüne bakışları farklılık arz etmiştir Aklı mutlak bilgi kaynağı kabul eden Mu tezile aklı nasslar karşısında bir hakem konumuna getirmiş ve nassları fazlaca te vil etmiştir Mu tezile dinin anlaşılması ve yorumlanması konusunda akılcılığı benimsemesi ve bu husustan ödün vermemesiyle İslam düşüncesinde akılcılığın öncüsü kabul edilmiştir Nassların açıklanması ve yorumlanması için aklı gerekli gören Ehl i Sünnet aklı kendi başına hakikatleri kavramaktan aciz ve sınırlı görmüştür Akıl nakil çatışması halinde nakli öncelemiştir Ehl i Sünnet kelamcıları ortaya koydukları bu yöntemle aklın mutlak hakimiyetini benimseyen Mu tezile ile akılcı eğilimlerden kaçınıp rivayet merkezli bir din anlayışı temelinden hareket eden Selefiyye arasında orta bir yol belirlemişlerdir Mu tezile de akıl vahiy ilişkisinin anlaşılması bakımından Kâdî Abdülcebbâr ö 415 1025 sonrası dönemin en güçlü ismi olan Cârullah ez Zemahşerî ö 538 1144 ve meşhur tefsiri el Keşşâf önem kazanmaktadır O Hanefî Mu tezilî çizginin en seçkin kişiliklerinden olmakla beraber onu diğer Mu tezilîlerden farklı kılan özelliği Ehl i Sünnet geleneği içerisinde tefsirinin ilgi görmesi ve yaygın bir şekilde okunmasıdır Zemahşerî her ne kadar edebiyatçı ve müfessir kimliğiyle bilinse de kelama dair eseri el Minhâc fî Usûli d Dîn ve meşhur tefsiri el Keşşâf ta kelamî tartışmalara iştirak etmiş ve Mu tezile nin görüşlerini savunmuştur Mu tezile nin akıl ve dil merkezli Kur an yorumunun özgün bir örneğini vermiştir Son dönem Mu tezilîlerinin kelamî düşüncelerinin akılcılık ve vahiy algılarının gözlemlenebilmesi için Zemahşerî nin akıl vahiy ilişkisine bakışının incelenmesi faydalı olacaktır Biz bu çalışma ile bu hususa katkı sağlamayı hedefliyor olmakla beraber günümüzde güncelliğini koruyan akıl vahiy münasebeti bağlamındaki problemler ve tartışmalara da ışık tutmayı diliyoruz

Ekin Kitap
227,50

Çıra Yayınları

2021253 sf.
Ekin Kitap

İslam düşünce tarihinde Kur an ı anlamaya yönelik çabalar Kur an a farklı yaklaşımların ortaya çıkmasına yol açmıştır Genel anlamda aklın bilgi elde edilmesini sağlayan bir vasıta olduğu konusunda İslam âlimleri ittifak halinde olmuşlardır Ancak varlığı olayları dinî meseleleri ve dinî hükümleri kavrama konusundaki aklın gücüne bakışları farklılık arz etmiştir Aklı mutlak bilgi kaynağı kabul eden Mu tezile aklı nasslar karşısında bir hakem konumuna getirmiş ve nassları fazlaca te vil etmiştir Mu tezile dinin anlaşılması ve yorumlanması konusunda akılcılığı benimsemesi ve bu husustan ödün vermemesiyle İslam düşüncesinde akılcılığın öncüsü kabul edilmiştir Nassların açıklanması ve yorumlanması için aklı gerekli gören Ehl i Sünnet aklı kendi başına hakikatleri kavramaktan aciz ve sınırlı görmüştür Akıl nakil çatışması halinde nakli öncelemiştir Ehl i Sünnet kelamcıları ortaya koydukları bu yöntemle aklın mutlak hakimiyetini benimseyen Mu tezile ile akılcı eğilimlerden kaçınıp rivayet merkezli bir din anlayışı temelinden hareket eden Selefiyye arasında orta bir yol belirlemişlerdir Mu tezile de akıl vahiy ilişkisinin anlaşılması bakımından Kâdî Abdülcebbâr ö 415 1025 sonrası dönemin en güçlü ismi olan Cârullah ez Zemahşerî ö 538 1144 ve meşhur tefsiri el Keşşâf önem kazanmaktadır O Hanefî Mu tezilî çizginin en seçkin kişiliklerinden olmakla beraber onu diğer Mu tezilîlerden farklı kılan özelliği Ehl i Sünnet geleneği içerisinde tefsirinin ilgi görmesi ve yaygın bir şekilde okunmasıdır Zemahşerî her ne kadar edebiyatçı ve müfessir kimliğiyle bilinse de kelama dair eseri el Minhâc fî Usûli d Dîn ve meşhur tefsiri el Keşşâf ta kelamî tartışmalara iştirak etmiş ve Mu tezile nin görüşlerini savunmuştur Mu tezile nin akıl ve dil merkezli Kur an yorumunun özgün bir örneğini vermiştir Son dönem Mu tezilîlerinin kelamî düşüncelerinin akılcılık ve vahiy algılarının gözlemlenebilmesi için Zemahşerî nin akıl vahiy ilişkisine bakışının incelenmesi faydalı olacaktır Biz bu çalışma ile bu hususa katkı sağlamayı hedefliyor olmakla beraber günümüzde güncelliğini koruyan akıl vahiy münasebeti bağlamındaki problemler ve tartışmalara da ışık tutmayı diliyoruz

Pandora
243,75

Çıra

2021253 sf.
Pandora

İslam düşünce tarihinde Kur an ı anlamaya yönelik çabalar Kur an a farklı yaklaşımların ortaya çıkmasına yol açmıştır Genel anlamda aklın bilgi elde edilmesini sağlayan bir vasıta olduğu konusunda İslam âlimleri ittifak halinde olmuşlardır Ancak varlığı olayları dinî meseleleri ve dinî hükümleri kavrama konusundaki aklın gücüne bakışları farklılık arz etmiştir Aklı mutlak bilgi kaynağı kabul eden Mu tezile aklı nasslar karşısında bir hakem konumuna getirmiş ve nassları fazlaca te vil etmiştir Mu tezile dinin anlaşılması ve yorumlanması konusunda akılcılığı benimsemesi ve bu husustan ödün vermemesiyle İslam düşüncesinde akılcılığın öncüsü kabul edilmiştir Nassların açıklanması ve yorumlanması için aklı gerekli gören Ehl i Sünnet aklı kendi başına hakikatleri kavramaktan aciz ve sınırlı görmüştür Akıl nakil çatışması halinde nakli öncelemiştir Ehl i Sünnet kelamcıları ortaya koydukları bu yöntemle aklın mutlak hakimiyetini benimseyen Mu tezile ile akılcı eğilimlerden kaçınıp rivayet merkezli bir din anlayışı temelinden hareket eden Selefiyye arasında orta bir yol belirlemişlerdir Mu tezile de akıl vahiy ilişkisinin anlaşılması bakımından Kâdî Abdülcebbâr ö 415 1025 sonrası dönemin en güçlü ismi olan Cârullah ez Zemahşerî ö 538 1144 ve meşhur tefsiri el Keşşâf önem kazanmaktadır O Hanefî Mu tezilî çizginin en seçkin kişiliklerinden olmakla beraber onu diğer Mu tezilîlerden farklı kılan özelliği Ehl i Sünnet geleneği içerisinde tefsirinin ilgi görmesi ve yaygın bir şekilde okunmasıdır Zemahşerî her ne kadar edebiyatçı ve müfessir kimliğiyle bilinse de kelama dair eseri el Minhâc fî Usûli d Dîn ve meşhur tefsiri el Keşşâf ta kelamî tartışmalara iştirak etmiş ve Mu tezile nin görüşlerini savunmuştur Mu tezile nin akıl ve dil merkezli Kur an yorumunun özgün bir örneğini vermiştir Son dönem Mu tezilîlerinin kelamî düşüncelerinin akılcılık ve vahiy algılarının gözlemlenebilmesi için Zemahşerî nin akıl vahiy ilişkisine bakışının incelenmesi faydalı olacaktır Biz bu çalışma ile bu hususa katkı sağlamayı hedefliyor olmakla beraber günümüzde güncelliğini koruyan akıl vahiy münasebeti bağlamındaki problemler ve tartışmalara da ışık tutmayı diliyoruz

Nobel Kitap
269,75

Çıra Yayınları

2021253 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

İslam düşünce tarihinde Kur an ı anlamaya yönelik çabalar Kur an a farklı yaklaşımların ortaya çıkmasına yol açmıştır Genel anlamda aklın bilgi elde edilmesini sağlayan bir vasıta olduğu konusunda İslam âlimleri ittifak halinde olmuşlardır Ancak varlığı olayları dinî meseleleri ve dinî hükümleri kavrama konusundaki aklın gücüne bakışları farklılık arz etmiştir Aklı mutlak bilgi kaynağı kabul eden Mu tezile aklı nasslar karşısında bir hakem konumuna getirmiş ve nassları fazlaca te vil etmiştir Mu tezile dinin anlaşılması ve yorumlanması konusunda akılcılığı benimsemesi ve bu husustan ödün vermemesiyle İslam düşüncesinde akılcılığın öncüsü kabul edilmiştir Nassların açıklanması ve yorumlanması için aklı gerekli gören Ehl i Sünnet aklı kendi başına hakikatleri kavramaktan aciz ve sınırlı görmüştür Akıl nakil çatışması halinde nakli öncelemiştir Ehl i Sünnet kelamcıları ortaya koydukları bu yöntemle aklın mutlak hakimiyetini benimseyen Mu tezile ile akılcı eğilimlerden kaçınıp rivayet merkezli bir din anlayışı temelinden hareket eden Selefiyye arasında orta bir yol belirlemişlerdir Mu tezile de akıl vahiy ilişkisinin anlaşılması bakımından Kâdî Abdülcebbâr ö 415 1025 sonrası dönemin en güçlü ismi olan Cârullah ez Zemahşerî ö 538 1144 ve meşhur tefsiri el Keşşâf önem kazanmaktadır O Hanefî Mu tezilî çizginin en seçkin kişiliklerinden olmakla beraber onu diğer Mu tezilîlerden farklı kılan özelliği Ehl i Sünnet geleneği içerisinde tefsirinin ilgi görmesi ve yaygın bir şekilde okunmasıdır Zemahşerî her ne kadar edebiyatçı ve müfessir kimliğiyle bilinse de kelama dair eseri el Minhâc fî Usûli d Dîn ve meşhur tefsiri el Keşşâf ta kelamî tartışmalara iştirak etmiş ve Mu tezile nin görüşlerini savunmuştur Mu tezile nin akıl ve dil merkezli Kur an yorumunun özgün bir örneğini vermiştir Son dönem Mu tezilîlerinin kelamî düşüncelerinin akılcılık ve vahiy algılarının gözlemlenebilmesi için Zemahşerî nin akıl vahiy ilişkisine bakışının incelenmesi fayd

Şehadet Kitap
325,00

Çıra Akademi

2021253 sf.
Şehadet Kitap

İslam düşünce tarihinde Kur an ı anlamaya yönelik çabalar Kur an a farklı yaklaşımların ortaya çıkmasına yol açmıştır Genel anlamda aklın bilgi elde edilmesini sağlayan bir vasıta olduğu konusunda İslam âlimleri ittifak halinde olmuşlardır Ancak varlığı olayları dinî meseleleri ve dinî hükümleri kavrama konusundaki aklın gücüne bakışları farklılık arz etmiştir Aklı mutlak bilgi kaynağı kabul eden Mu tezile aklı nasslar karşısında bir hakem konumuna getirmiş ve nassları fazlaca te vil etmiştir Mu tezile dinin anlaşılması ve yorumlanması konusunda akılcılığı benimsemesi ve bu husustan ödün vermemesiyle İslam düşüncesinde akılcılığın öncüsü kabul edilmiştir Nassların açıklanması ve yorumlanması için aklı gerekli gören Ehl i Sünnet aklı kendi başına hakikatleri kavramaktan aciz ve sınırlı görmüştür Akıl nakil çatışması halinde nakli öncelemiştir Ehl i Sünnet kelamcıları ortaya koydukları bu yöntemle aklın mutlak hakimiyetini benimseyen Mu tezile ile akılcı eğilimlerden kaçınıp rivayet merkezli bir din anlayışı temelinden hareket eden Selefiyye arasında orta bir yol belirlemişlerdir Mu tezile de akıl vahiy ilişkisinin bakımından Kâdî Abdülcebbâr ö 415 1025 sonrası dönemin en güçlü ismi olan Cârullah ez Zemahşerî ö 538 1144 ve meşhur tefsiri el Keşşâf önem kazanmaktadır O Hanefî Mu tezilî çizginin en seçkin kişiliklerinden olmakla beraber onu diğer Mu tezilîlerden farklı kılan özelliği Ehl i Sünnet geleneği içerisinde tefsirinin ilgi görmesi ve yaygın bir şekilde okunmasıdır Zemahşerî her ne kadar edebiyatçı ve müfessir kimliğiyle bilinse de kelama dair eseri el Minhâc fî Usûli d Dîn ve meşhur tefsiri el Keşşâf ta kelamî tartışmalara iştirak etmiş ve Mu tezile nin görüşlerini savunmuştur Mu tezile nin akıl ve dil merkezli Kur an yorumunun özgün bir örneğini vermiştir Son dönem Mu tezilîlerinin kelamî düşüncelerinin akılcılık ve vahiy algılarının gözlemlenebilmesi için Zemahşerî nin akıl vahiy ilişkisine bakışının incelenmesi faydalı olacaktır Biz bu çalışma ile bu hususa katkı sağlamayı hedefliyor olmakla beraber günümüzde güncelliğini koruyan akıl vahiy münasebeti bağlamındaki problemler ve tartışmalara da ışık tutmayı diliyoruz