Zembil Hikayeleri — Süer Kalkan

Zembil Hikayeleri
Süer KalkanSokak Kitapları Yayınları
Zembil Hikayeleri
Süer KalkanNeden Yazmayı Tercih EdiyorumEmekli oluncaya kadar emekliliğin nasıl geçmesi gerektiğini hiç düşünmedim Etrafımdaki arkadaşların emeklilik hakkında söylediklerine bazen bir fikir ekler bazen da hiç kale almazdım Nihayet emeklilik gelip kapıyı çaldığında bir müddet bocaladım şaşkın ördek gibi ne yapacağımı ne yapılması gerektiğini bilemedim Lakin ne yapacağımı bildiğimi sandığımda parklardaki banklarda tele dizilmiş kuşlar gibi oturan oldum kahvehanelerde duman altında tıklım tıklım oturan ve televizyonlarda sık sık görüntülenen oldum Aslında insanoğlunun ölünceye kadar yapabileceği pek çok şey vardır Bahçem yoksa saksım da mı yok deyip çiçek yetiştirdim Resim boyası mızrap yoksa kurşun kalemim de mi yok dedim resim yaptım Bu konuda öz eleştiri yaptım Kendime bunlar sana yeni bir yaşamın kapısını aralar sana bir amaç bağışlar ve sen yeniden doğmuş gibi yeni bir hayata başlamış olursun dedim Boş geçen günlerim sizlerden özür dilerim Lütfen beni mazur görünüz dedim Ancak şunu da itiraf edeyim ki bu fikir analizleri beni 1985 deki gibi bir şeyler yazmaya iteledi Neticede Zembil Hikâyeleri Yabancı Kuşlar ile Atmaca ve Sinek Kuşu kitabından sonra Türkiye de yayınlanan üçüncü kitabım oldu

Sokak Kitapları Yayınları
Neden Yazmayı Tercih EdiyorumEmekli oluncaya kadar emekliliğin nasıl geçmesi gerektiğini hiç düşünmedim Etrafımdaki arkadaşların emeklilik hakkında söylediklerine bazen bir fikir ekler bazen da hiç kale almazdım Nihayet emeklilik gelip kapıyı çaldığında bir müddet bocaladım şaşkın ördek gibi ne yapacağımı ne yapılması gerektiğini bilemedim Lakin ne yapacağımı bildiğimi sandığımda parklardaki banklarda tele dizilmiş kuşlar gibi oturan oldum kahvehanelerde duman altında tıklım tıklım oturan ve televizyonlarda sık sık görüntülenen oldum Aslında insanoğlunun ölünceye kadar yapabileceği pek çok şey vardır Bahçem yoksa saksım da mı yok deyip çiçek yetiştirdim Resim boyası mızrap yoksa kurşun kalemim de mi yok dedim resim yaptım Bu konuda öz eleştiri yaptım Kendime bunlar sana yeni bir yaşamın kapısını aralar sana bir amaç bağışlar ve sen yeniden doğmuş gibi yeni bir hayata başlamış olursun dedim Boş geçen günlerim sizlerden özür dilerim Lütfen beni mazur görünüz dedim Ancak şunu da itiraf edeyim ki bu fikir analizleri beni 1985 deki gibi bir şeyler yazmaya iteledi Neticede Zembil Hikâyeleri Yabancı Kuşlar ile Atmaca ve Sinek Kuşu kitabından sonra Türkiye de yayınlanan üçüncü kitabım oldu

ALASKA YAYINEVİ
Zembil Hikâyeleri 2 insanın zaaflarıyla erdemleri arasında gidip gelen hayat yolculuğunu Anadolu nun farklı coğrafyalarından süzülen öykülerle bir araya getiriyor Kitap kader vicdan adalet suç aşk hırs ve dayanışma gibi temaları ada yaşamından köy meydanlarına hapishane koğuşlarından mahkeme salonlarına uzanan geniş bir anlatı evreninde ele alıyor Her öykü kendi içinde bağımsız bir dünya kurarken ortak bir insanlık hâlinde buluşuyor Bu kitapta okur yanlış kimlikler kör düğümler suskun suçlar ve gecikmiş adaletle yüzleşirken bir yandan da küçük insanların büyük sınavlarına tanıklık ediyor Güç ve çıkar ilişkilerinin gölgesinde kalan masumiyet toplumsal yozlaşma karşısında direnen vicdan ve geleneklerin içten dayanışması yalın ama çarpıcı bir dille aktarılıyor Yer yer sertleşen gerçeklik yer yer sükûnetli bir gözlemle dengeleniyor anlatı okuru yormadan derinleştiren bir ritim yakalıyor Zembil Hikâyeleri 2 kısa öykünün imkânlarını kullanarak uzun bir hafızaya sesleniyor Her sayfada yeni bir düğüm atılırken okurdan o düğümü çözmesi bekleniyor Hayatın karmaşık yüzünü sade bir anlatımla görmek isteyenler için bu kitap hem düşündüren hem de iz bırakan bir okuma deneyimi sunuyor

Sokak Kitapları
Neden Yazmayı Tercih Ediyorum Emekli oluncaya kadar emekliliğin nasıl geçmesi gerektiğini hiç düşünmedim Etrafımdaki arkadaşların emeklilik hakkında söylediklerine bazen bir fikir ekler bazen da hiç kale almazdım Nihayet emeklilik gelip kapıyı çaldığında bir müddet bocaladım şaşkın ördek gibi ne yapacağımı ne yapılması gerektiğini bilemedim Lakin ne yapacağımı bildiğimi sandığımda parklardaki banklarda tele dizilmiş kuşlar gibi oturan oldum kahvehanelerde duman altında tıklım tıklım oturan ve televizyonlarda sık sık görüntülenen oldum Aslında insanoğlunun ölünceye kadar yapabileceği pek çok şey vardır Bahçem yoksa saksım da mı yok deyip çiçek yetiştirdim Resim boyası mızrap yoksa kurşun kalemim de mi yok dedim resim yaptım Bu konuda öz eleştiri yaptım Kendime bunlar sana yeni bir yaşamın kapısını aralar sana bir amaç bağışlar ve sen yeniden doğmuş gibi yeni bir hayata başlamış olursun dedim Boş geçen günlerim sizlerden özür dilerim Lütfen beni mazur görünüz dedim Ancak şunu da itiraf edeyim ki bu fikir analizleri beni 1985 deki gibi bir şeyler yazmaya iteledi Neticede Zembil Hikâyeleri Yabancı Kuşlar ile Atmaca ve Sinek Kuşu kitabından sonra Türkiye de yayınlanan üçüncü kitabım oldu