Zemheri Kuyusu — Metin Savaş

Zemheri Kuyusu
Metin SavaşÖtüken Neşriyat
Zemheri Kuyusu
Metin SavaşTuzla Belediyesi Roman yarışmasında Efendi Dayı nın Kozalakları ile birinci olan yazarınikinci kitabıdır TYB Roman Ödülü sahibidir Taşrada yaşayan fakat edebiyatımızın taşrasında olmayan yazar romanında birisi taşralı iki farklı aileyi bir hikâyede buluşturur Bunu yaparken romanın hadiselerin etrafında toz bulutları gibi savrulduğu karanlık çekirdeği olan zemheri kuyusuna iki farklı mekânda hayat verir Gizemini koruyan derinlikleri araştırılması üzerinde çokça durulması gereken bir romandır Okuyanlar tarih felsefesinden arkeolojiye popüler kültürden estetiğe psikolojiden retoriğe uzanan pek çok alandaki ezberlerini gözden geçirmek ihtiyacı hissedeceklerdir Zemheri Kuyusu gürül gürül akan bir bilincin ve delilik kisvesi altından gülümseyen kolektif şuuraltının bir ifadesidir

Ötüken Neşriyat
Tuzla Belediyesi Roman yarışmasında Efendi Dayı nın Kozalakları ile birinci olan yazarınikinci kitabıdır TYB Roman Ödülü sahibidir Taşrada yaşayan fakat edebiyatımızın taşrasında olmayan yazar romanında birisi taşralı iki farklı aileyi bir hikâyede buluşturur Bunu yaparken romanın hadiselerin etrafında toz bulutları gibi savrulduğu karanlık çekirdeği olan zemheri kuyusuna iki farklı mekânda hayat verir Gizemini koruyan derinlikleri araştırılması üzerinde çokça durulması gereken bir romandır Okuyanlar tarih felsefesinden arkeolojiye popüler kültürden estetiğe psikolojiden retoriğe uzanan pek çok alandaki ezberlerini gözden geçirmek ihtiyacı hissedeceklerdir Zemheri Kuyusu gürül gürül akan bir bilincin ve delilik kisvesi altından gülümseyen kolektif şuuraltının bir ifadesidir

Ötüken Neşriyat
Tuzla Belediyesi Roman yarışmasında Efendi Dayı nın Kozalakları ile birinci olan yazarınikinci kitabıdır TYB Roman Ödülü sahibidir Taşrada yaşayan fakat edebiyatımızın taşrasında olmayan yazar romanında birisi taşralı iki farklı aileyi bir hikâyede buluşturur Bunu yaparken romanın hadiselerin etrafında toz bulutları gibi savrulduğu karanlık çekirdeği olan zemheri kuyusuna iki farklı mekânda hayat verir Gizemini koruyan derinlikleri araştırılması üzerinde çokça durulması gereken bir romandır Okuyanlar tarih felsefesinden arkeolojiye popüler kültürden estetiğe psikolojiden retoriğe uzanan pek çok alandaki ezberlerini gözden geçirmek ihtiyacı hissedeceklerdir Zemheri Kuyusu gürül gürül akan bir bilincin ve delilik kisvesi altından gülümseyen kolektif şuuraltının bir ifadesidir

Ötüken Neşriyat
Tuzla Belediyesi Roman yarışmasında Efendi Dayı nın Kozalakları ile birinci olan yazarınikinci kitabıdır TYB Roman Ödülü sahibidir Taşrada yaşayan fakat edebiyatımızın taşrasında olmayan yazar romanında birisi taşralı iki farklı aileyi bir hikâyede buluşturur Bunu yaparken romanın hadiselerin etrafında toz bulutları gibi savrulduğu karanlık çekirdeği olan zemheri kuyusuna iki farklı mekânda hayat verir Gizemini koruyan derinlikleri araştırılması üzerinde çokça durulması gereken bir romandır Okuyanlar tarih felsefesinden arkeolojiye popüler kültürden estetiğe psikolojiden retoriğe uzanan pek çok alandaki ezberlerini gözden geçirmek ihtiyacı hissedeceklerdir Zemheri Kuyusu gürül gürül akan bir bilincin ve delilik kisvesi altından gülümseyen kolektif şuuraltının bir ifadesidir

Ötüken Neşriyat
Tuzla Belediyesi Roman yarışmasında Efendi Dayı nın Kozalakları ile birinci olan yazarınikinci kitabıdır TYB Roman Ödülü sahibidir Taşrada yaşayan fakat edebiyatımızın taşrasında olmayan yazar romanında birisi taşralı iki farklı aileyi bir hikâyede buluşturur Bunu yaparken romanın hadiselerin etrafında toz bulutları gibi savrulduğu karanlık çekirdeği olan zemheri kuyusuna iki farklı mekânda hayat verir Gizemini koruyan derinlikleri araştırılması üzerinde çokça durulması gereken bir romandır Okuyanlar tarih felsefesinden arkeolojiye popüler kültürden estetiğe psikolojiden retoriğe uzanan pek çok alandaki ezberlerini gözden geçirmek ihtiyacı hissedeceklerdir Zemheri Kuyusu gürül gürül akan bir bilincin ve delilik kisvesi altından gülümseyen kolektif şuuraltının bir ifadesidir Ciltli Sayfa Sayısı 391 Baskı Yılı 2016 e Kitap Sayfa Sayısı 335 Baskı Yılı 2011 Dili Türkçe Yayınevi Ötüken Neşriyat

Ötüken Neşriyat
17 Ağustos 1999 körfez depreminde zaman yarılır ve Fuat Çınaraltı enkazdan çıkarıldığında kendisini bir asır öncesindeki 1884 depreminin İstanbul unda bulur Anlatı içinde anlatının yer aldığı bu romanın merkezinde Zemheri Kuyusu adlı gizemli bir kuyu vardır Mistik atmosferden hayatın yaman gerçeklerine parçalanmış zamanın savurduğu roman kahramanlarının yekpare zaman özlemlerine varıncaya dek iyilikle kötülüğün çarpıştığı kaotik bir anlatı Gazeteci Fuat Çınaraltı nın bilinç akışı Deli Memet in şeytanî unsurlarla amansız mücadelesi ve Psikolog Hayrünnisâ Hisar ın gençlik aşkını yeniden yakalaması Şeyh Gâlip ten Henri Bergson a kasvet yüklü bir serüven Geçmiş zamanlar ve aktüel zamanın kesişmelerine ve kopuşlarına tanık olacaksınız

Ötüken Neşriyat
Bir ruh hekimi ile hastası arasında yaşanmış bir başka zamanla bugün arasında gidip gelen bir gönül mâcerası Romanın ilgi çekici bir kurgusu var yakın geçmişte yaşadığımız Körfez Depreminde zaman yarılmış ve Fuat bir başka zamanda sevgisinin kökenini bulmuştur Romanda mistik esintiler arasında serbest şuur akımının başarılı bir uygulamasını okuyacaksınız Türkiye Yazarlar Birliği nin 2005 yılı roman dalındaki ödülü Zemheri Kuyusu adlı eseriyle Metin Savaş a verilmiştir Yorumlar Metin Savaş ın bu romanı daha önceki deneme ve başarılarının ötesinde edebiyatımız için önemli bir kazanım ve ümit olarak görünüyor Kahramanın ağzından ve yer yer serbest bilinç akımı ile yazılan roman bu tekniğin kullanıldığı romanlarımız içinde hemen ön sıraya oturmuş gibidir Konu şöyle 1999 Körfez depreminin sonrasıdır Depresyon geçirdiğini düşünen gazeteci Fuat amcasının oğlu Tolga nın yönlendirmesiyle psikiyatrist Dr Hayrünnisa hanıma gider Psikiyatrist onun geçmişini eşelemeye çalışırken beklenmedik olaylar gelişir ikisinin geçmişiyle ilgili bazı şeyler bilinmeye başlar Derken Fuat kendisini Dr Hayrünnisa nın dedesi Hisarlı Ahmet bey in konağında bulur bir zaman yarılması olmuş Fuat yüz yıl önceki büyük İstanbul depremi zamanına düşmüştür Çarpıcı bir roman örgüsü başlar mistik olaylar hurafelerle karışır Zemheri kuyusu romana girer iyilikle kötülüğün ezeli kavgası Bir meczup dünya üstündeki iyiliğin sorumluluğunu kendi üstünde hisseder Fuat bütün bu olaylar içinde yazmayı düşündüğü ama bir türlü başlayamadığı romanını yaşadığını hisseder Hayrünnisa hanıma olan ilgisi giderek derinleşmeye başlar Hayrünnisa nın kardeşi Aydın la tanışır Takunyalı Evliya ve Zemheri Kuyusu nun sırrını birlikte çözmeye karar verirler İşaret edilmesi gereken ilk nokta romanın yüzde yüz yerli olduğudur Bakış açısından roman kahramanlarına olaylardan işlenen temalara kullanılan imajlardan kahramanların tutum ve davranışlarına her türlü roman malzemesine kadar her şey millî ve o kadar sıcak Öyle ki İtalya daki pansiyon sahibi madam bile İzmir i özleyen ve türküler söyleyen bir Anadolu kadını gibi Fuat ın şuuraltından iki de bir açığa çıkan Bilge Kağan ın bin üç yüz yıl önceki Türk milleti öldün Türk milleti öleceksin haykırışı ne kadar Türk olunduğunun çarpıcı göstergesi Kahramanların en az işlenenleri bile iz bırakıyor Aslında Tolga ile nişanlısı kendi başlarına kendi sevgi ve ilişkileriyle hiç ele alınmamışlar gibi Fuat ve Hayrünnisa ilişkisinin fonu olarak görünüyorlar Fakat o kadar canlı sıcak ve etkileyici verilmişler ki en az öndekiler kadar romanı doldurmuşlar Olay örgüsü romanın kuruluşu son derece başarılı ve okuyucunun heyecanını hiç eksiltmiyor Romancının Ahmet Hamdi ve Peyami Safa dan dersini iyi aldığı anlaşılıyor Bunu yani kendi edebiyat büyüklerimizden kaynaklanan yeni atılımlara girişmeyi de ayrıca övgüye değer buluyorum Edebiyatın her türlüsü sonuçta dile dayalı sanat yaratışlarıdır Bu bakımdan özel bir roman dilinden söz edilmese bile dil sağlamlığı ve güzelliği roman sanatının da temelidir Metin Savaş ın zengin duru ve oturmuş romana yaraşır bir dili var Ayrıca romanın akışı içinde ana dil ve temiz Türkçe bilincini romanın bir parçası olarak sürekli vurgulaması da pek hoş Akıcı bir üslup içinde başta işaret ettiğimiz serbest bilinç akımının kullanılması üslubu aksatmamış Gerek bizdeki gerek batıdaki örneklerinde yoğun kullanılması halinde bilinç akımı ile yazılanlar okuyucudan özel bir dikkat ister ve yorucu olurlar Metin Savaş ın bilinç akımı uygulamasında çağrışımlara kapılıp giden sıkmayan yormayan bir anlatım başarısı var Zaman zaman Ahmet Mitat Efendi yahut Gogol tarzı okuyucu ile roman arasına girdiği de olmuş ama bu tarzı mübalağa etmemiş zarif bir çeşni katmanın ötesine geçmemiş Üzerinde çok konuşulacağını sandığım romancıya ve romanına hoş geldiniz diyor Zemheri Kuyusu nu okuyucularımıza hararetle tavsiye ediyorum Nevzat KÖSOĞLU

Ötüken Neşriyat
Tuzla Belediyesi Roman yarışmasında Efendi Dayı nın Kozalakları ile birinci olan yazarınikinci kitabıdır TYB Roman Ödülü sahibidir Taşrada yaşayan fakat edebiyatımızın taşrasında olmayan yazar romanında birisi taşralı iki farklı aileyi bir hikâyede buluşturur Bunu yaparken romanın hadiselerin etrafında toz bulutları gibi savrulduğu karanlık çekirdeği olan zemheri kuyusuna iki farklı mekânda hayat verir Gizemini koruyan derinlikleri araştırılması üzerinde çokça durulması gereken bir romandır Okuyanlar tarih felsefesinden arkeolojiye popüler kültürden estetiğe psikolojiden retoriğe uzanan pek çok alandaki ezberlerini gözden geçirmek ihtiyacı hissedeceklerdir Zemheri Kuyusu gürül gürül akan bir bilincin ve delilik kisvesi altından gülümseyen kolektif şuuraltının bir ifadesidir

Ötüken Neşriyat
17 Ağustos 1999 körfez depreminde zaman yarılır ve Fuat Çınaraltı enkazdan çıkarıldığında kendisini bir asır öncesindeki 1884 depreminin İstanbul unda bulur Anlatı içinde anlatının yer aldığı bu romanın merkezinde Zemheri Kuyusu adlı gizemli bir kuyu vardır Mistik atmosferden hayatın yaman gerçeklerine parçalanmış zamanın savurduğu roman kahramanlarının yekpare zaman özlemlerine varıncaya dek iyilikle kötülüğün çarpıştığı kaotik bir anlatı Gazeteci Fuat Çınaraltı nın bilinç akışı Deli Memet in şeytanî unsurlarla amansız mücadelesi ve Psikolog Hayrünnisâ Hisar ın gençlik aşkını yeniden yakalaması Şeyh Gâlip ten Henri Bergson a kasvet yüklü bir serüven Geçmiş zamanlar ve aktüel zamanın kesişmelerine ve kopuşlarına tanık olacaksınız